<?xml version="1.0" encoding="ISO-8859-9"?>

<rss version="2.0" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/">
	<channel>
		<title>İhvan Forum - Özgür Düşünce Paylaşım Platformu</title>
		<link>http://www.ihvanforum.org/</link>
		<description>ihvan, ihvan forum, islam, kuran, din,  islami forum, islami site, aile, dua, dini bilgiler, tasavvuf, çağrı, namaz, hadis, icma, islami yaşam, kuran meali, islami multimedya, ezgi, ilahi, islami video, muslim, Hz. Muhammed, islami soru, dini soru, fetva,risalei nur, ruhul furkan,  arapça, ilahiyat, aöf ilahiyat,mesnevi, ramazan, kandil, bayram,  eğitim, öğretim, isimler sözlüğü, rüya tabiri, program, software, teknoloji, gündem, haber, tartışma, medya, ingilizce, tarih, islam tarihi, türk tarihi, osmanlı, osmanlı tarihi, şiir, kitap, dergi, edebiyat, fotoğraf, siyaset, sağlık, yaşam, kuranı kerim tilaveti, mizah, çocuk gelişimi, çocuk yetiştirmek, çocuk eğitimi, kişisel gelişim, kpss, oks, sbs, ygs, ales, üds, film, animasyon, resim, kültür, sanat, tesettür, milli davet, görüş farklılıkları, ibadet rehberi</description>
		<language>tr</language>
		<lastBuildDate>Fri, 18 May 2012 07:17:07 GMT</lastBuildDate>
		<generator>vBulletin</generator>
		<ttl>30</ttl>
		<image>
			<url>http://www.ihvanforum.org/images/misc/rss.png</url>
			<title>İhvan Forum - Özgür Düşünce Paylaşım Platformu</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/</link>
		</image>
		<item>
			<title><![CDATA[Redyellow'un Gözüyle 240 (18.05.2012)]]></title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117813&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Fri, 18 May 2012 03:41:18 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[* 
 
Resim: http://www.habervaktim.com/resim/resim242200_1.jpg?t=  (http://www.habervaktim.com/haber/242200/yakalanan-pkklidan-sok-itiraf.html) 
 
 
---Alıntı--- 
Jandarma Genel Komutanlığı'nda MİT, Terörle Mücadele ve Genelkurmay'dan gelen uzman bir ekip tarafından sorgulanan Barış K. şunları...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><font color="Navy"><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><b><br />
<br />
<a href="http://www.habervaktim.com/haber/242200/yakalanan-pkklidan-sok-itiraf.html" target="_blank"><a href="http://www.habervaktim.com/resim/resim242200_1.jpg?t=" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.habervaktim.com/resim/resim242200_1.jpg?t=" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
<div class="bbcode_container">
	<div class="bbcode_description">Alıntı:</div>
	<div class="bbcode_quote printable">
		<hr />
		
			Jandarma Genel Komutanlığı'nda MİT, Terörle Mücadele ve Genelkurmay'dan gelen uzman bir ekip tarafından sorgulanan Barış K. şunları anlattı: “Biz <b><u>Kandil'e düzenlenecek birçok operasyonun haberini önceden alıyorduk</u>.</b> Malatya 7.Ana Jet Üs Komutanlığı ile Diyarbakır 8. Ana Jet Üs Komutanlığı'ndan<b><u> kalkacak uçakların tekerlekleri dönmeden Kandil'in haberi olurdu. </u></b>Bizler sadece emirlere uyarız. <b>Yönetim bize mağaralara girmemiz konusunda uyarıda bulunur. Biz de buna uyarız</b>.”
			
		<hr />
	</div>
</div> İnanılmaz sözler.<br />
<br />
Bu sözlerin bırakın tümünü yüzde 1i bile doğruysa içimizde hainler, alçaklar var demektir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.haberturk.com/gundem/haber/742923-hatayda-hain-pusu-video" target="_blank"><a href="http://im.haberturk.com/2012/05/17/742923_htmansetyeni.jpg?1337265868" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://im.haberturk.com/2012/05/17/742923_htmansetyeni.jpg?1337265868" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
<br />
<a href="http://www.turkiyegazetesi.com.tr/news/12601/hatayda_catisma_3_sehit.aspx" target="_blank"><a href="http://www.turkiyegazetesi.com//Resources/2012/5/17/700x12601_1.gif" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.turkiyegazetesi.com//Resources/2012/5/17/700x12601_1.gif" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
<a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1289284&amp;title=semdinlide-teror-saldirisi-1-sehit-1-yarali" target="_blank"><a href="http://medya.zaman.com.tr/2012/05/17/m_semdinli_k.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://medya.zaman.com.tr/2012/05/17/m_semdinli_k.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Yine acı haberler geliyor, yine mehmetciklerimiz şehit düşüyor.<br />
<br />
Yukarda söylenenler doğru ise bu vatan evlatlarının,buşehitlerin gerçek tatilleri o hainliği yapan namussuzlardır!<br />
<br />
Şehitlerimize rahmet, ailelerine başsağlığı diliyorum.<br />
<br />
Askerimize uzanan tüm hain elleri, o hainlere alet olanları da şiddetle kınıyorum, tümünün kökü kurusun inşaallah.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.ensonhaber.com/sehit-annesinin-yurek-yakan-gozyaslari-foto-haber-2012-05-17.html" target="_blank"><a href="http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/esh9738.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/esh9738.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
<a href="http://www.gazetea24.com/haber/hatayda-sehit-dusen-askerlerin-evlerinde-buyuk-yas-var_117808.html" target="_blank"><a href="http://anaresim.gazetea24.com/Hatayda-sehit-dusen-askerlerin-evlerinde-buyuk-yas-var.pjpeg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://anaresim.gazetea24.com/Hatayda-sehit-dusen-askerlerin-evlerinde-buyuk-yas-var.pjpeg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Evlerine yaklaşan askerleri görünce feryat ediyor anneler babalar: Yavruma bir şey mi oldu???<br />
<br />
Allah bu acıları bu millete yaşatanları kahreylesin.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.habervaktim.com/haber/242388/escinsel-modaci-islama-dil-uzatti.html" target="_blank"><a href="http://www.habervaktim.com/resim/resim242388_1.jpg?t=" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.habervaktim.com/resim/resim242388_1.jpg?t=" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Herkes kendisine yakışanı yapar, bu da kendine yakışanı yapmış ama hiç farketmez, kim ne derse desin kervan, İslam kervanı kıyamete kadar yürüyecektir!<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.stargazete.com/politika/genelkurmay-51-nolu-dvdnin-aslini-gonderdi/haber-578339" target="_blank"><a href="http://cdn.stargazete.com/dosya/578403-fit-660x390.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://cdn.stargazete.com/dosya/578403-fit-660x390.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Ergenekoncular yandı! yok deniliyordu, sahte deniliyordu, çatladı vs. deniliyordu ama genel kurmay başkanlığı cdnin aslını mahkemeye göndermiş.<br />
<br />
Bakalım ne olacak, kimler yeni ne bahaneler bulacak???<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.timeturk.com/tr/2012/05/17/dd.html" target="_blank"><a href="http://www.timeturk.com/resim/tr/2012/05/17/dd_m.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.timeturk.com/resim/tr/2012/05/17/dd_m.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Birincisi pkk denen hainlere her kim destek veriyorsa Allah onları kahreylesin.<br />
<br />
Fakat şunu da söylemeliyiz: Biz türkiye cumhuriyeti devleti olarak suriyenin içindeki harekete müdahil olursak, oradaki ayaklananlara açıktan destek verirsek suriye devletine sen niye pkkya destek veriyorsun deme hakkımız olur mu???<br />
<br />
Bizim iktidar bu konuda çok yanlış yaptı, en azından yardım yapıyorsa bile bu bu kadar aleni olmamalıydı, sen yaparsan o da yapar!<br />
<br />
daha önce de yazmıştım, suriye ile takışmanın ülkemize en büyük zararı pkk konusunda olur demiştim, ırakla olan kısa sınırımızı bile tam koruyamazsen çok daha uzun bir sınır olan suriye sınırını nasıl koruyacağız, hem de tek sınırda sorun varken iki sınırda birden sorun olacak.<br />
<br />
Siyaset körü körüne harala gürele saldırmak değildir, oyunu akıllı oynama sanatıdır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.haber100.com/HD111961_ataturk-o-idama-taniklik-etti.html" target="_blank"><a href="http://www.haber100.com/resimler/haberler/manset/111961.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.haber100.com/resimler/haberler/manset/111961.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Dersim olaylarının simge ismi Seyyit Rıza ile ilgili müthiş bir iddia, iddia sahibi o dönemin bir polisi.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://haber.rotahaber.com/ordu-evlerinde-sakal-ve-basortusu-yasagi-kalkti_272177.html" target="_blank"><a href="http://img.vol.io/rotahaber/newpics/news/170520121107046297689.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img.vol.io/rotahaber/newpics/news/170520121107046297689.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
<a href="http://www.timeturk.com/tr/2012/05/17/orduevlerine-yeni-duzenleme.html" target="_blank"><a href="http://www.timeturk.com/resim/tr/2012/05/17/orduevlerine-yeni-duzenleme_m.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.timeturk.com/resim/tr/2012/05/17/orduevlerine-yeni-duzenleme_m.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Hatadan dönmek erdemdir, orduevlerine sakallı insanların,başörtülü insanların alınmaması çok yanlış bir uygulama idi, düzeltiliyormuş, inşallah haber doğrudur. Düzeltmeyi yapanları kutluyorum.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://i1231.photobucket.com/albums/ee513/redyellow2006/Clipboard02-46.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://i1231.photobucket.com/albums/ee513/redyellow2006/Clipboard02-46.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
Düzenlemeyi yapanları kutluyorum demiştik.<br />
<br />
Fakat düzenleme &quot;kısmi&quot; olarak yapılmış gazete de haklı olarak kısmi çözüm olmaz tümüyle olmalı diyor, bence de haklılar, düzenleme bu haliyle eksik kalmış, başörtüsü, sakal v.s her yerde serbest olmalıdır.<br />
<br />
Hiç kimse insanları örtülerine, giysilerine, kıllarına, tüylerine göre sınıflandırmamalı, dışlamamalı.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.haberturk.com/dunya/haber/743042-abdnin-irani-vurma-plani-hazir" target="_blank"><a href="http://im.haberturk.com/2012/05/17/743042_htmansetyeni.jpg?1337247227" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://im.haberturk.com/2012/05/17/743042_htmansetyeni.jpg?1337247227" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Amerika süper devlet olmanın verdiği güçle adeta kudurmuş gibi!<br />
<br />
Ama zulüm ile abad olanın ahiri berbat olur der atalarımız inşallah bunların sonu da berbat olacaktır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&amp;ArticleID=1088329&amp;CategoryID=81" target="_blank"><a href="http://i.radikal.com.tr/RY12li510x340/2012/05/17/fft28_mf983444.Jpeg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://i.radikal.com.tr/RY12li510x340/2012/05/17/fft28_mf983444.Jpeg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Yeni bakanlar göreve başlamışlar ve ilk icraat olarak da cumhurbaşkanının ve kendi maaşlarını yüzde 30 düşürmüşler!!<br />
<br />
Durun durun!<br />
<br />
Telaşlanmayın, kıyametin felan koptuğu yok!<br />
<br />
Çünkü burası türkiye değil, rahat olun!<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://i1231.photobucket.com/albums/ee513/redyellow2006/Clipboard01-68.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://i1231.photobucket.com/albums/ee513/redyellow2006/Clipboard01-68.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
Saadeti Partisinden çok dikkat çekici bir uyarı.<br />
<br />
Toprak satışıyla ilgili olarak yapılan düzenlemelerde bu uyarı hep dikkate alınmalı, yanlış yapılmamalı, Allah muhafaza ilerde dönülmez, düzeltilemez hatalarla karşılaşmamak için çok dikkatli olmalı hükümetler.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1289188&amp;title=izmirin-simgesi-saat-kulesinden-hirsizlik" target="_blank"><a href="http://medya.zaman.com.tr/2012/05/17/m_izmir_k.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://medya.zaman.com.tr/2012/05/17/m_izmir_k.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Siz dua edin de saat kulesinin tümünü çalmamışlar!!!<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.trthaber.com/haber/yasam/cimlere-basiniz-41196.html" target="_blank"><a href="http://www.trthaber.com/resimler/80000/80610.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.trthaber.com/resimler/80000/80610.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Harika olmuş bence!<br />
<br />
Eskiden çocukları kovalardı bekçiler parklarda çime basıyorsunuz diye! Şimdi tam tersi olmuş, iyi de olmuş.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.trthaber.com/haber/turkiye/taraftarlar-zipladikca-elektrik-uretecek-41149.html" target="_blank"><a href="http://www.trthaber.com/resimler/80000/80522.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.trthaber.com/resimler/80000/80522.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Bundan en çok fener kazanır herhalde!!! En çok onlar zıplıyor!!!<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.ensonhaber.com/tskdan-amerikan-gazetesinin-iddiasina-cevap-2012-05-17.html" target="_blank"><a href="http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/esh8725.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/esh8725.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
<a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1289530&amp;title=genelkurmaydan-yalanlama-uluderede-ilk-goruntuyu-tskya-ait-heronlar-verdi" target="_blank"><a href="http://medya.zaman.com.tr/2012/05/18/m_heron_k.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://medya.zaman.com.tr/2012/05/18/m_heron_k.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Genel kurmay uludere olayındaki istihbaratın amerikan kaynaklı olduğunu yalanlamış ve ilk görüntüler TSKya ait heronlardan alındı demiş.<br />
<br />
Fakat ne açıklama yapılırsa yapılsın milletin zihninde hep bu olayda amerikanın bir pisliği var diye yer etti, bunu silmek çok zor.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
GÜNÜN İDAMLIĞI:<br />
<br />
<a href="http://www.gazetea24.com/haber/katil-babadan-akil-almaz-sozler_117811.html" target="_blank"><a href="http://anaresim.gazetea24.com/Katil-babadan-akil-almaz-sozler.pjpeg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://anaresim.gazetea24.com/Katil-babadan-akil-almaz-sozler.pjpeg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
4 yaşındaki çocuğu iple boğarak öldürmüş ve böyle demiş!<br />
<br />
İdam kesinlikle olmalı bu ülkede!<br />
<br />
Çocuk benim değil mi diyor vicdanız, be utanmaz seni değil, sana emanet o çocuk ve sen emanete ihanet eden bir hainsin!<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/habergoster.php?haber=67543" target="_blank"><a href="http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/resimler/1337284540.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/resimler/1337284540.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
<a href="http://www.haberform.com/images/news/71647.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.haberform.com/images/news/71647.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
Daha önce Galatasaray seyircisi sahaya pet şişe, yabancı madde vs. attı diye 5 maç ceza vermişlerdi!<br />
<br />
Yine daha önce Bursaspora &quot;saha dışında&quot; çıkan olaylar sebebiyle &quot;tarafsız sahada, seyircisiz&quot; 5 maç ceza vermişlerdi!<br />
<br />
Ama bakıyoruz son derbi maçından sonra o kadar olaydan sonra, etrafın yakılıp yıkılmasına rağmen, onlarca belediye otobüsünün, metrobüsün perişan edilmesine rağmen, polis otolarının yakılmasına, takla attırılmasına rağmen fenerbahçeye &quot;kendi sahasında seyircisiz&quot; 5 maç ceza!!!<br />
<br />
Zaten seyircisiz diyorlar dolduruyorlar binlerce kadını-çocuğu, onlar da maşaallah erkeklerden aşağı değil basıyorlar küfürü!<br />
<br />
Bu da federasyonun ADALETİ!!!<br />
<br />
Bu karar ilerde çıkacak çok daha büyük olayların, belki de cinayetlerin sebebi olacaktır, federasyon yetkileri utansınlar!<br />
<br />
Tabi utanmaları varsa!<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 </b></font></font></font></div></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=20">Gündem</category>
			<dc:creator>redyellow</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117813</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Kuranı Süs Olarak Taşımayalım Kalbimize Yerleştirelim</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117812&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 23:44:40 GMT</pubDate>
			<description>Resim: http://www.islamsitesi.net/dosyalar/kuranikerim-kurandansureler-islamsitesire41r5641h65e46h4e.png  
 
*Cep telefonunuza bir mesaj gelse. O an işiniz de olsa merak eder, mesajı okursunuz… 
 
Gelen mesaj anlamadığınız bir dilde ise?.. Bir şekilde kendi dilinize tercüme eder, sonuçta mutlaka...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><a href="http://www.islamsitesi.net/dosyalar/kuranikerim-kurandansureler-islamsitesire41r5641h65e46h4e.png" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.islamsitesi.net/dosyalar/kuranikerim-kurandansureler-islamsitesire41r5641h65e46h4e.png" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></div><br />
<b><font face="Comic Sans MS">Cep telefonunuza bir mesaj gelse. O an işiniz de olsa merak eder, mesajı okursunuz…<br />
<br />
Gelen mesaj anlamadığınız bir dilde ise?.. Bir şekilde kendi dilinize tercüme eder, sonuçta mutlaka okursunuz…<br />
<br />
Mesaj, bir arkadaşınız, bir yakınınız ya da bir dostunuzdan geliyorsa, cevaplarsınız.<br />
<br />
Allah, mesajı olan Kur’an’da, Kamer Suresi’nde ve diğer Kur’an ayetlerinde defalarca, “öğüt alıp-düşünen var mı?” diye soruyor. Kuşkusuz siz de bu sorunun muhatabısınız…<br />
<br />
“Allah’ın benden ne istediğini biliyorum zaten, okumama gerek yok” gibi bir bahaneyle Kur’an’ı okumaktan kaçınanlara sormak gerekir. “Okumaya gerek yoksa, Allah neden 6000 den fazla ayet içeren bir kitap yolladı kulları için?” Peygamberimiz (sav), İslam ve imanın gereği olarak bilinen namaz, oruç gibi belirli hükümleri kavmine iletirdi; Kur’an’a ise gerek kalmazdı.<br />
<br />
O halde belirli buyrukları farz kabul edip, Kur’an’ın diğer buyruklarını göz ardı etmenin büyük bir yanılgı olduğu açık. Kur’an’dan yararlanabilmek ve doğru yolu bulabilmek için, gereği gibi okunması gerekir. “Kendilerine verdiğimiz Kitabı gereği gibi okuyanlar, işte ona iman edenler bunlardır…” (Bakara Suresi, 121) buyurur Allah. Samimi inananlar, yaşam rehberi olan mesajı –gereği gibi- okur, ayetlerini iyiden iyiye düşünür (Sad Suresi, 29) ve yaşamlarını ona uygun olarak düzenlerler.<br />
<br />
Kur’an oldukça sade ve anlaşılır bir kitap. Allah birçok ayetle onu açıklanmış olarak indirdiğini haber verir. Kur’an’ın bir adı da apaçık, anlaşılır anlamındaki Mübîn. Allah Kur’an’ın Mübîn olduğunu buyururken “Kur’an anlaşılamaz” diyen kimseler, Kur’an’ın hayata sunduğu güzelliklerden yoksun kalırlar. Bu durum, Kuran’da Peygamberimizin, “Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kuran’ı terk edilmiş (bir kitap) olarak bıraktı” (Furkan Suresi, 30) sözleriyle ümmetinden şikayetidir.<br />
<br />
Kur’an doğruyu yanlıştan ayırmamız için indirilmiştir ve yaşamımıza dair her konu onda vardır. Allah, “her örnekten çeşitli açıklamalarda” (Kehf Suresi, 54) bulunduğunu ve onda hiçbir eksik olmadığını buyurur. Allah bizleri Kur’an’dan sorgulayacağını, ondan sorumlu olduğumuzu buyururken, gönderdiği yaşam rehberini, sorgulanacağımız kitabı anlaşılması zor olarak gönderir mi?<br />
<br />
Kur’an’da yapılan etkili, çarpıcı, şuur açıcı benzetme ve tasvirlerin tümü, konuyu en anlaşılır şekilde örneklendirir. Bu zengin anlatım, insanların derin düşünmesi, öğüt alması için.<br />
<br />
Kur’an ayetlerinin çoğunluğu muhkem; sağlam kesin ayetler. Kitabın ‘anası’, temeli olan söz konusu ayetler açık ve anlaşılır. Muhkem ayetler dışındaki ayetler müteşabih. Müteşabih ayetler, çeşitli benzetmeli anlatımlar içerirler.<br />
<br />
Kur’an’da, müteşabih ayetlerin yorumunu ancak Allah’ın bildiği belirtilir; anlamları Allah Katındadır. Ancak derin ilim ve iman sahipleri, ilmini kavrayamadıkları müteşabih ayetlerin tümüne inanırlar. İçleri titreyerek Rabb’lerinden korkan insanlar, fitne çıkarma amacındaki kişiler gibi ayetlere olmadık yorumlar getirmekten sakınırlar. Ayrıca Müslümanlar, ayetleri kendi kişisel düşüncelerine göre yorumlayarak Kur’an’dan hüküm çıkarmaktan şiddetle kaçınırlar.<br />
<br />
Yüce Allah Kur’an hakkında, “Alemlerin Rabbinden bir indirilmedir. Eğer o, Bize karşı bazı sözleri uydurup-söylemiş olsaydı. Muhakkak onun sağ-elini (bütün güç ve kudretini) çekip-alıverirdik. Sonra onun can damarını elbette keserdik.” (Hakka Suresi, 43, 44, 45, 46) buyurur. Ve Peygamberimiz(sav) aracılığıyla bize iletilenlere ilave yapılamayacağını haber vererek uyarır.<br />
<br />
Kur’an bütün insanlık için bir çağrı ancak yalnızca samimiyetle okuyanlar onu anlayabilirler. Kur’an samimi, önyargısız ve vicdanlı insanlar için – İslam’la henüz tanışmamış bile olsa- sırlarını açar ve yalnızca onların yaşam rehberi olur.<br />
<br />
Allah’tan mesaj, kesin kanıt olan ve hidayete ulaştıran Kur’an, insana önündeki iki yoldan hangisini seçeceğini işaret eder. O yolda, Allah’ın doğrularıyla yaşamak için, Kur’an’ın ışığından yararlanır insan. Şiddetli ışık gözleri kör eder ancak Kur’an’ın güçlü ilahi ışığı, göremeyen gözleri açar. Kalpler imanla, ruhlar Kur’an ahlakıyla nurlanır…<br />
<br />
Allah, müteşabih (benzeşmeli), ikişerli bir Kitap olarak sözün en güzelini indirdi. Rablerine karşı içleri titreyerek-korkanların O’ndan derileri ürperir. Sonra onların derileri ve kalpleri Allah’ın zikrine (karşı) yumuşar-yatışır. İşte bu, Allah’ın yol göstermesidir, onunla dilediğini hidayete erdirir. Allah, kimi saptırırsa, artık onun için de bir yol gösterici yoktur. (Zümer Suresi, 23) buyrulur Kur’an’da. O, sözün en güzelidir ve inananların derilerini ürpertir, kalplerini yatıştırır.<br />
<br />
Allah ayrıca, “Mü’minler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman yürekleri ürperir. O’nun ayetleri okunduğunda imanlarını arttırır ve yalnızca Rablerine tevekkül ederler. (Enfal Suresi, 2) ayetiyle Kur’an’la imanları artan müminleri tarif eder.<br />
<br />
Bizim ayetlerimize, ancak kendilerine hatırlatıldığı zaman, hemen secdeye kapananlar, Rablerini hamd ile tesbih edenler ve büyüklük taslamayan (müstekbir olmayan)lar iman eder. (Secde Suresi, 15) ifadesiyle de ayetler hatırlatıldığında iman sahiplerinin secdeye kapandıklarından söz eder.<br />
<br />
O halde derilerinin ürpermesi, kalplerinin Allah’ın zikri ile yatışması, ayetler okunduğunda imanının artması ya da secdeye kapanması için, insanın dinlediğini anlaması gerekmez mi?<br />
<br />
Kur’an, güzel bir sesten Arapça olarak dinlenildiğinde insana haz verir. Ancak anlamını bilmeden yalnızca Arapçası okunarak bir sevap kazanma aracı olarak görülmemeli Kur’an. Acaba sevap, Kur’an’ı anlamadan okuyarak mı alınır, yoksa okuduğumuzu/anladığımızı yaşamımıza geçirip, Allah’ın beğendiği ahlaka sahip olmaya çalışarak mı?<br />
<br />
Allah, ahirette Kur’an’dan sorgulanacağımızı haber verir. Kuşkusuz Arapçasını nasıl okuduğumuzdan değil, Kur’an’ı O’nun istediği gibi okuyup okumadığımız, ayetlerini düşünüp düşünmediğimiz ve dünya hayatında Kur’an’ı ne kadar yaşadığımızla sorgulanacağız.<br />
<br />
Tek doğru Kur’an’dır. Bizleri Allah’ın dosdoğru yoluna yöneltmek için gönderilmiştir. Okuyup anlamadıkça, düşünüp akletmedikçe ve uygulamadıkça sürekli tali yollara sapar, asla o doğru yolda yürüyemeyiz.<br />
<br />
Yüce Allah bir Kur’an ayetinde, Tevrat’ı sürekli okuyup da içindeki derin anlamları düşünmeyenlerin düştükleri durumu şöyle örnek verir:<br />
<br />
Kendilerine Tevrat yükletilip de sonra onu (içindeki derin anlamları, hikmet ve hükümleriyle gereği gibi) yüklenmemiş olanların durumu, koskoca kitap yükü taşıyan eşeğin durumu gibidir. Allah’ın ayetlerini yalanlayan kavmin durumu ne kötüdür. Allah, zalim bir kavmi hidayete erdirmez. (Cuma Suresi, 5)<br />
<br />
Kur’an’ı üzerimizde kitap yükü olarak taşımayalım. Samimiyetle okuyalım. Kuran, aklı ve kalbi açar, şifadır; içerdiği derin sırları kavramaya çalışalım. İbn-i Arabi’nin deyimiyle anlayışımızın her okumada yenilenmesi için dua edelim. Allah sözün en güzelini indirdiğini bildirir. Sözün en güzeli Allah’ın kitabıdır, o Allah’ın yol göstermesidir.</font></b></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=149">İslâm-i Makaleler</category>
			<dc:creator>takva_</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117812</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Dürüstlük İnsanı Cennete Görürür</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117811&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 23:43:32 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Resim: http://www.islamsitesi.net/dosyalar/insan-dusunen-uzgun-islam-200x200.png  
 
&#8220;Ey iman edenler! Yolunuzu Allah&#8217;ın kitabıyla bulmaya çalışın; ve doğrulardan olun ve hem de doğrularla beraber olun.&#8221; (Tevbe: 9/119) 
 
&#8220;Gerçek şu ki, Allah&#8217;a teslim olmuş bütün erkekler ve kadınlar, inanan bütün...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font face="Comic Sans MS"><a href="http://www.islamsitesi.net/dosyalar/insan-dusunen-uzgun-islam-200x200.png" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.islamsitesi.net/dosyalar/insan-dusunen-uzgun-islam-200x200.png" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
&#8220;Ey iman edenler! Yolunuzu Allah&#8217;ın kitabıyla bulmaya çalışın; ve doğrulardan olun ve hem de doğrularla beraber olun.&#8221; (Tevbe: 9/119)<br />
<br />
&#8220;Gerçek şu ki, Allah&#8217;a teslim olmuş bütün erkekler ve kadınlar, inanan bütün erkekler ve kadınlar, kendini ibadet ve taata vermiş erkekler ve kadınlar, niyet ve davranışlarında doğru ve samimi olan erkekler ve kadınlar, sıkıntılara göğüs geren erkekler ve kadınlar, gönülden saygı ile Allah&#8217;tan korkan erkekler ve kadınlar, sadaka veren erkekler ve kadınlar, nefislerini kontrol edip herşeyden kaçınarak oruç tutan erkekler ve kadınlar, iffet ve namuslarını koruyan erkekler ve kadınlar, Allah&#8217;ı durmaksızın çokça anan erkekler ve kadınlar var ya; işte Allah onlara bağışlanma ve büyük bir mükafat hazırlamıştır.&#8221; (Ahzâb: 33/35)<br />
<br />
&#8220;Allah&#8217;ın çağrısına uymak ve güzel söz söylemektir. İş ciddiye bindiği zaman, cihad işlerinde Allah&#8217;a karşı verdikleri sözde dursalardı, elbette kendileri için daha iyi olurdu.&#8221; (Muhammed: 47/21)<br />
<br />
Abdullah İbni Mes&#8217;ud radıyallahu anh&#8217;den rivâyet edildiğine göre Nebî sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:<br />
<br />
&#8220;Şüphesiz ki sözde ve işde doğruluk hayra ve üstün iyiliğe yöneltir. İyilik de cennete iletir. Kişi doğru söyleye söyleye Allah katında sıddîk (doğrucu) diye kaydedilir. Yalancılık, yoldan çıkmaya (fücûr) sürükler. Fücûr da cehenneme götürür. Kişi yalancılığı meslek edinince Allah katında çok yalancı (kezzâb) diye yazılır.&#8221;<br />
<br />
* Müslüman hayatı boyunca hata edebilir, yanılabilir, şeytana uyabilir, günah işleyebilir ama asla yalancı olamaz. Her işinde ve her hareketinde doğru ve dürüsttür, yalana asla bulaşmaz.<br />
<br />
Pek çok kötülüklere sebebiyet verecek yalan sözlülük müslümana yakışmaz, dürüstlük kişiyi cennete götüren amellerden biridir. Yalancılık ise; her türlü kötülüğün başı olup sonu cehennemdir. Allah&#8217;ı, Allah&#8217;tan geleni ve peygamberi tasdik etmek anlamında sadık ve sıddîkla alakalı olarak: (Âl-i İmrân: 3/17; Mâide: 5/119; Tevbe: 9/119; İsra: 17/80; Meryem: 19/41, 56; Zümer: 39/33; Hadîd: 57/19; Leyl: 92/6) ayetlerine bakılabilir.<br />
<br />
ALINTIDIR .</font></b></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=149">İslâm-i Makaleler</category>
			<dc:creator>takva_</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117811</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sen Namaz Kılıyormusun ?</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117810&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 23:42:38 GMT</pubDate>
			<description>*Al sana hakaret; “Namaz kılıyor musun?” 
Bir müslümana; “Namaz kılıyor musun?” diye sormak en büyük hakarettir bence..Hem de böyle bir soruyu sormaya, utanır insan.. 
 
Neden mi? 
 
Müslüman çünkü. Elbet kılacak.Gayrısı mümkün değil. 
 
Müslüman “teslim olmuş” demek çünkü. 
 
Kime? Rabbine.</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font face="Comic Sans MS">Al sana hakaret; “Namaz kılıyor musun?”<br />
Bir müslümana; “Namaz kılıyor musun?” diye sormak en büyük hakarettir bence..Hem de böyle bir soruyu sormaya, utanır insan..<br />
<br />
Neden mi?<br />
<br />
Müslüman çünkü. Elbet kılacak.Gayrısı mümkün değil.<br />
<br />
Müslüman “teslim olmuş” demek çünkü.<br />
<br />
Kime? Rabbine.<br />
<br />
Kayıtsız şartsız her emrine hem de.<br />
<br />
Bir müslümana; “Namaz kılıyor musun?” demek,<br />
<br />
Önce ona –kılmayana- hakaret,<br />
<br />
Sonra bizi Yaradan’a..<br />
<br />
Sonra tüm kainat ve içindekilere..<br />
<br />
Çünkü yaradılmış herşey, canlı-cansız O’na boyun büker, itaat eder.<br />
<br />
Hiç siz; “Bu bahar açmayacağım” diyen bir çiçek gördünüz mü?<br />
<br />
Ya da; “Bıktım artık meyve vermeyeceğim” diyen bir ağaç?<br />
<br />
Ya; “Bundan sonra size süt-müt yok başınızın çaresine bakın” diyen bir inek?<br />
<br />
“Bugün canım istemedi doğmayacağım” diyen güneş?..<br />
<br />
“Şeker depo etmeyeceğim” diyen bir karaciğer?<br />
<br />
“Yoruldum bugün çalışmayacağım” diyen bir kalp?<br />
<br />
“Aldığım nefesi vermeyeceğim” diyen akciğer?<br />
<br />
Yok, görmedik..Göremeyiz de.<br />
<br />
Uzatın misalleri böylece..<br />
<br />
Çünkü her yaradılmış kendince ibadette, duada..<br />
<br />
Ne için yaratıldıysa onun için yaşamakta..<br />
<br />
Nerdesin ey insan?<br />
<br />
Bak senden aşağı varlıklar dahi kullukta..<br />
<br />
Senin vücudunu oluşturan organlar dahi O’na secde ederken,<br />
<br />
Sen nerdesin?<br />
<br />
Rabbimiz buyuruyor: “Ben cinleri ve insanları sırf beni tanıyıp yalnız bana ibadet etsinler diye yarattım.” Ve Kur’an’da 87 kez “namaz” emri tekrarlanır, çağrılır insan kulluğa, özgürlüğe, kurtuluşa..<br />
<br />
Namaz kılanın tüm dünya işleri de sevap hanesine kat kat yazılır hem..<br />
<br />
O yüzden hani büyüklerimiz hep derler ya, doktor ve hemşirelere ya da sınırda nöbet tutan erlere, öğretmenlere;<br />
<br />
“Namazını bırakma evladım, bak çok mukaddes bir vazifen var..Bırakma ki her saniyen sana kalsın, ecrin çok olsun.” Ev hanımları için de aynı..<br />
<br />
Anacığım da hep; “Namaz yolda komaz” derdi..<br />
<br />
“Ben namaza başlayacağım” diyene; “Namaz zaten başlı” derdi..<br />
Yine birisi mesela; “Namaz geçti” diyecek olsa;<br />
<br />
“Sen namazdan geçmeyince, namaz senden geçmez” derdi..<br />
<br />
Rabbim rahmet eyleye..<br />
<br />
Öyle önemli ki namaz, ayakta duramayan oturarak, bu da olmazsa yatarak ima ile, illa kılacak..Ta ki başı ile ima etmeye gücü yetmeyene kadar, namaz düşmüyor insandan..<br />
<br />
Ve ötede ilk sorulacaklardan..Namaz imtihanını geçtiysen ne mutlu.<br />
<br />
Aslında sorulan; “Ben hep seninleydim, sen nerdeydin” suali belki de..<br />
Namaz bir ayraçtır. Bir kalbur gibi eler insanları..<br />
<br />
Daim secdede olanlara ne mutlu..<br />
<br />
Muhabbetle efendim.<br />
<br />
ALINTIDIR .</font></b></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=149">İslâm-i Makaleler</category>
			<dc:creator>takva_</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117810</guid>
		</item>
		<item>
			<title>kayseri de katliam gibi kaza 5 ölü 2 yaralı</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117809&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 22:16:17 GMT</pubDate>
			<description>Kaza, dün saat 21.00 sıralarında Kayseri - Ankara karayolunun 40. kilometresinde gerçekleşti. Ankara istikametine gitmekte olan Ayşe Kaya idaresindeki 34 JB 7967 plakalı otomobil ile karşı yönden gelen Abdullah Güzel yönetimindeki 06 AG 6503 plakalı araç kafa kafaya çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Trebuchet MS"><font color="Black"><font size="3"><i>Kaza, dün saat 21.00 sıralarında Kayseri - Ankara karayolunun 40. kilometresinde gerçekleşti. Ankara istikametine gitmekte olan Ayşe Kaya idaresindeki 34 JB 7967 plakalı otomobil ile karşı yönden gelen Abdullah Güzel yönetimindeki 06 AG 6503 plakalı araç kafa kafaya çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle Kaya’nın kullandığı araç, yoldan çıkarak şarampole devrildi. Bu araçta bulunan sürücü Kaya, yolculardan İsmail Tutar, Özyurt Kaya ve ismi belirlenemeyen bir şahıs olay yerinde hayatını kaybetti. <br />
<br />
HABER DETAYI VE FOTO GALERİ İÇİN:<br />
<a href="http://www.hbrhaber.com/guncel/kayseride-katliam-gibi-kaza-5-olu-2-yarali-h11488.html" target="_blank">http://www.hbrhaber.com/guncel/kayse...li-h11488.html</a></i></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=20">Gündem</category>
			<dc:creator><![CDATA[aLi'ce]]></dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117809</guid>
		</item>
		<item>
			<title>KONULARA girmem yasaklanmış o zaman bu süre için beni banla bari</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117805&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 21:56:28 GMT</pubDate>
			<description>Konularıma girmem de yasaklanmış 
 
Banlanan cezalanalar genelin de F.Gülen cemeati 
 
Buyrun o zaman FORUM hakimleri SİYASİ BAZDA Milli görüşçüler olsun Forum da onların isteklerine aracı olsun. 
 
Bu durumda bana da yol göründü. 
 
Forum un yeni düşünce yörüngesinde başarılar dilerim.</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Konularıma girmem de yasaklanmış<br />
<br />
Banlanan cezalanalar genelin de F.Gülen cemeati<br />
<br />
Buyrun o zaman FORUM hakimleri SİYASİ BAZDA Milli görüşçüler olsun Forum da onların isteklerine aracı olsun.<br />
<br />
Bu durumda bana da yol göründü.<br />
<br />
Forum un yeni düşünce yörüngesinde başarılar dilerim.<br />
<br />
F.gülen ve cemeati ve Diyalog konusunda eşdeğerde KAÇ KONU AÇILDI ? Lütfen sayın ADALETSE O KONULARI da birleştirin veya kilitleyin.<br />
<br />
Saygılarımla..</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=94">Kilitlenmiş Konular</category>
			<dc:creator>agbi</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117805</guid>
		</item>
		<item>
			<title>ASİTÜRK Ergenekon Davası için yorum u akıl almaz nasıl der bunları ?</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117796&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 21:13:13 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Milli Görüş'ün öne çıkan isimlerinden Oğuzhan Asiltürk, hükümete karşı darbe yapmakla suçlanarak tutuklanan subayların vatansever ve milliyetçi olduğu belirterek, "_ABD yakında İran'ı işgal edecek. Ancak TSK'da vatansever subaylar buna karşı çıkıyordu. Bu subaylar Ergenekon operasyonlarıyla...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Milli Görüş'ün öne çıkan isimlerinden Oğuzhan Asiltürk, hükümete karşı darbe yapmakla suçlanarak tutuklanan subayların vatansever ve milliyetçi olduğu belirterek, &quot;<u>ABD yakında İran'ı işgal edecek. Ancak TSK'da vatansever subaylar buna karşı çıkıyordu. Bu subaylar Ergenekon operasyonlarıyla tutuklatıldı&quot; dedi.</u><br />
<br />
Önceki gün Habertürk televizyonundaki bir programa katılan eski İçişleri Bakanı Asiltürk çarpıcı iddialarda bulundu.<br />
<br />
<font color="red">Sözcü gazetesinin haberine göre</font>; <font color="red">Asiltürk, hükümete karşı darbe yapmakla suçlanarak tutuklanan subayların vatansever ve milliyetçi olduklarını dile getirdi.</font><br />
<br />
Ergenekon'un bir ABD komplosu olduğunu söyleyen Asiltürk sözlerine şöyle devam etti:<br />
<br />
&quot;Ergenekon, altını çizerek söylüyorum <i><u>Türk Ordusu'nda TSK içinde Amerikan karşıtlarının tasfiyesidir. Nokta ve bir de ünlem koyuyorum. Başka birşey değildir. Çünkü aynı olaylar içinde şu anda Silahlı Kuvvetler'in içinde şu anda bir kısım insanlar var. Amerikan karşıtlarını alıp ortadan kaldırmak isteniyor</u></i>. <br />
<br />
Sebebi de Amerika'nın İran'a olası müdahalesinde orduyu kendi istedikleri hale getirmektir. Ama şerefli Türk Ordusu oyuna gelmez diye düşünüyorum. &quot;</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=94">Kilitlenmiş Konular</category>
			<dc:creator>agbi</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117796</guid>
		</item>
		<item>
			<title>İSLAM BİRLİĞİ yalnızca BELİRLİ ÜLKELERLEMİ ? TÜRK DEVLETLERİ neden yok</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117795&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 21:01:04 GMT</pubDate>
			<description>ALLAH a şükür hemen hemen RUSYA DAĞIDIKTAN SONRA Tüm Türk devletlerini dolaştım. 
 
GÖRDÜĞÜM Yasevi hz lerinin Şeh Şamil in etkilerinin hala varlığını gördüm ALLAH a şükrettim.</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>ALLAH a şükür hemen hemen RUSYA DAĞIDIKTAN SONRA Tüm Türk devletlerini dolaştım.<br />
<br />
GÖRDÜĞÜM Yasevi hz lerinin Şeh Şamil in etkilerinin hala varlığını gördüm ALLAH a şükrettim.</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=215">Münazara Forumu</category>
			<dc:creator>agbi</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117795</guid>
		</item>
		<item>
			<title>ERBAKAN Demirel Şahsi dostumdur dedimi demiş</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117793&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 20:52:30 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[ERBAKAN'DAN ŞOK YORUMLAR 
 
 
Erbakan, Ergenekon, Ulusalcılar, Mehmet Haberal, Susurluk ve 28 Şubat hakkında öyle değerlendirmeler yaptı ki pes ettirdi... 
 
- Ergenekon'un ne olduğunu bilmiyorum. Okuduğumuz şey (iddianame) roman gibi bir şey. Ne mana çıkaracaksınız? Siz alın okuyun çıkaracak...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>ERBAKAN'DAN ŞOK YORUMLAR<br />
<br />
<br />
Erbakan, Ergenekon, Ulusalcılar, Mehmet Haberal, Susurluk ve 28 Şubat hakkında öyle değerlendirmeler yaptı ki pes ettirdi...<br />
<br />
- Ergenekon'un ne olduğunu bilmiyorum. Okuduğumuz şey (iddianame) roman gibi bir şey. Ne mana çıkaracaksınız? Siz alın okuyun çıkaracak manayı çıkarın. <br />
<br />
- Ulusalcılar Milli Görüş'e yaklaştılar. Memleketini vatanını seven her insan doğru bir teşhis yaparsa Milli Görüş'e yaklaşır. Ulusalcılar dediğimiz arkadaşlarımız Türkiye'de teşhisleri görüyorlar. <br />
<br />
<font size="3">- Mehmet Haberal dostumuzdur, çalışkandır. Her zaman takdir ederiz. Biz hükümetteyken onun çeşitli hastanelerini açmışızdır. Memlekete çok büyük hizmetler yapmıştır</font>. <br />
<br />
<b><font size="3">- Demirel benim sınıf arkadaşımdır. Şahsen dostumdur, kardeşimdir.</font></b><br />
- 28 Şubat'ın baş aktörü Warren Christopher'dır. <br />
<br />
<b>- Askerle hiçbir sorunumuz yoktu</b> <br />
<br />
Zaman Gazetesi'nden Emine Dolmacı'nın Necmettin Erbakan'la yaptığı röportajı:<br />
<br />
30 Ekim 1996 tarihli kriptonun ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne gönderilmesiyle harekete geçildiği görüşünde. 28 Şubat sürecinde başbakanlıktan istifa etmeyi hiç düşünmediğini belirtiyor. Askerlerle arasının iyi olduğunun altını çiziyor. &quot;Tertipçiler dış güçlerdi&quot; görüşünü savunuyor. Erbakan, Ergenekon konusunda yorum yapmaktan kaçınırken &quot;<u>Bu konuda hiçbir şey bilmiyorum. Bilmediğim bir konuda yorum yapamam.&quot; ifadelerini kullanıyor. </u><br />
<br />
Saadet Partisi'nin İstanbul'daki mitingine katılarak sürpriz yaptınız. Yerel seçimleri nasıl değerlendiriyorsunuz? <br />
<br />
Bu seçim, 'to be or not to be' (olmak ya da olmamak) seçimidir. Genel seçimlerin de işaret fişeğidir. Yerel seçimlerde Milli Görüş'ün kazanacağı başarı, genel seçimlerde yol gösterecektir. Milli Görüş iktidara gelecek ve insanlık kurtulacaktır. <br />
<br />
<u>Son kongrede Numan Kurtulmuş genel başkanlığa geldi. Genel başkanlık için ismi parti ilk kurulduğu gün de seslendirilmişti ama bu 7 yıl sonra gerçekleşti... </u><br />
<br />
Gecikme diye bir şey yok. Bu kongrede isabetli bir karar alınmıştır. Bundan önceki kongreler de isabetlidir. Recai Bey, eşi bulunmaz bir pırlantadır. Şu anda Erzurum ve Malatya'da bir nefer gibi gece gündüz çalışıyor. <br />
<br />
<b>Demirel kardeşim, dostum</b> <br />
<br />
Süleyman Demirel, hükümetiniz döneminde cumhurbaşkanıydı. Pek çok antidemokratik uygulama onun döneminde yaşandı. Demirel 28 Şubat'ı normal buluyor. Siz nasıl yorumluyorsunuz? <br />
<br />
Amerika Dışişleri Bakanı Warren Christopher'ın gizli şifreli kriptosu var. Ankara Büyükelçiliği'ne ve komşu ülkelerin büyükelçiliklerine gönderilmiş. 15 Ekim'de D-8'leri kurmaya karar verdik Çırağan Sarayı'nda. 15 gün sonra hariciye bakanı bütün elçilere bunu gönderiyor. Ne yapıp edip Türkiye'de Refah'ı iktidardan uzaklaştırın ve askerî ihtilal yapın diyor. <br />
<br />
Yakın zamanda kendisiyle görüştünüz mü? <br />
<br />
<font size="3"><b>Elbette. Demirel benim sınıf arkadaşımdır. Şahsen dostumdur, kardeşimdir</b></font>. Tabii politikaları bakımından fikirlerimiz birbirine uymamaktadır. <br />
<br />
28 Şubat'ın mağdurusunuz. Geriye dönüp baktığınızda şunu yapardım, şunu yapmazdım dediğiniz ne var? <br />
<br />
Hayır yok. Elhamdülillah. Hatasız kul olmaz, insanlar hata yaparlar. Eğer siz tutup da hangi şartlar altında ne yaptığınıza bakarsanız, isabetli bir şekilde, vatan millet sevgisi içinde hareket etmişizdir. <br />
<br />
28 Şubat'ta istifa etmeyi düşündünüz mü hiç? İlk kararlar alındığında ve hükümetinize baskı yapıldığında... <br />
<br />
Hayır, niçin istifamı vereyim? Ben hayra hizmet ediyorum. Ne yapacağım, işbirlikçilere mi bırakacağım? <br />
<br />
Sizce 28 Şubat'ın başaktörü kimdir? <br />
<br />
Warren Christopher. <br />
<br />
Askerle hiçbir sorunumuz yoktu <br />
<br />
Direksiyon sizin elinizde miydi bu dönemde? <br />
<br />
Hiç şüphesiz. Bizim hükümetimiz bağımsız bir hükümettir. Askerle hiçbir sorunumuz yoktu. Asker bize her zaman teşekkür için gelmiştir. Tertipçiler dış güçlerdir. <br />
<br />
Ergenekon soruşturması iki yıla yakın bir süredir devam ediyor. Dava süreci başladı. Ergenekon'u nasıl değerlendiriyorsunuz? <br />
<br />
Bu hususta sadece iki cümle söyleyeceğim. Bir tanesi ne olduğunu bilmiyorum. Ne olduğunu bilmediğim bir şey hakkında konuşmam doğru olmaz. <b>İkincisi mahkemeye intikal etmiş bir konuda konuşmak doğru olmaz</b>.<font color="blue"> Bak ASİLTÜRK Erbanın bu nasihatını unutmuş</font><br />
<br />
İzlediğiniz kadarıyla düşünceniz nedir? <br />
<br />
Ne olduğunu anlayamıyorum ki, izlemekten bir mana çıkarmak mümkün değil. <br />
<br />
İddianameyi incelediniz mi? <br />
<br />
Okuduğumuz şey roman gibi bir şey. Ne mana çıkaracaksınız? Siz alın okuyun çıkaracak manayı çıkarın. <br />
<br />
Susurluk'la bağlantısı nedir sizce? <br />
<br />
Olsa da bir şey söyleyemeyeceğim. Susurluk araştırma komisyonunun, sonuna kadar görevlerini hiçbir etki altında kalmadan yapmaları konusunda başbakan olarak benim yazılı emrim vardır. Onlar da vazifelerini canla başla yapmışlardır. Ancak bizimki 1 yıllık bir hükümetti. Hükümetimiz döneminde bunların sonuçlanması imkanı olmamıştır. <br />
<br />
Ulusalcılar mı Milli Görüşçü oldu yoksa siz mi yaklaştınız? <br />
<br />
Ulusalcılar Milli Görüş'e yaklaştılar. Memleketini vatanını seven her insan doğru bir teşhis yaparsa Milli Görüş'e yaklaşır. Ulusalcılar dediğimiz arkadaşlarımız Türkiye'de teşhisleri görüyorlar. Ancak bunları görmek yetmiyor, önemli olan tedavidir. Onların bu konuları yeteri kadar dinlemeleri lazım gelir. Yeteri kadar dinlemedikleri için sıralarını bekliyorlar. <br />
<br />
<u>Başkent Televizyonu'nda bir programın reklam arasında yaşanan diyaloglara şahit olduk. Televizyonun sahibi Mehmet Haberal'la diyaloğunuz nedir? <br />
<br />
Mehmet Haberal dostumuzdur, çalışkandır. Her zaman takdir ederiz. Biz hükümetteyken onun çeşitli hastanelerini açmışızdır. Memlekete çok büyük hizmetler yapmıştır.</u> <br />
<br />
Zamanla insanlar değişir dönüşür, siz ne kadar değiştiniz? <br />
<br />
Hak bildiğimiz yolda yürüyoruz. Temel konularda değişme diye bir şey olmaz. <br />
<br />
Nermin Hanım'ın yokluğu hayatınızdan ne götürdü? <br />
<br />
Bunu dile getirmek mümkün değildir. Dinimiz saadeti aileye bağlamıştır. Aile saadetin çekirdeğidir. Bir hanım bir erkeğe Allah'ın emanetidir, erkek de hanıma Allah'ın emanetidir. Aile ebedi bir şeydir, yani aile cennette de devam eder. Allah herkese sağlık sıhhat içinde ailesiyle birlikte yaşamayı nasip etsin. <br />
<br />
Çocuklarınızın siyasette yer almasına nasıl bakıyorsunuz? <br />
<br />
<b><u>Siyaseti ibadet olarak yapıyoruz. Vatan, sevgisinin bir gereğidir. İhtiyari değil, mecburidir</u></b>. <br />
<br />
Hayatta sizi en çok ne mutlu eder? <br />
<br />
Cennet müjdesini almak. <br />
<br />
En son ne zaman film izlediniz ve hangi filmi izlediniz? <br />
<br />
Pek vaktim olmuyor maalesef. <br />
<br />
En son hangi kitabı okudunuz? <br />
<br />
Rand Cooperation'un raporlarını okudum. Amerika'daki siyonist merkezlerin çalışma raporları. <br />
<br />
ERBAKAN'DAN ŞOK YORUMLAR<br />
Siyaset - 28 Mart 2009 10:48<br />
Erbakan, Ergenekon, Ulusalcılar, Mehmet Haberal, Susurluk ve 28 Şubat hakkında öyle değerlendirmeler yaptı ki pes ettirdi...<br />
- Ergenekon'un ne olduğunu bilmiyorum. Okuduğumuz şey (iddianame) roman gibi bir şey. Ne mana çıkaracaksınız? Siz alın okuyun çıkaracak manayı çıkarın. <br />
<br />
- Ulusalcılar Milli Görüş'e yaklaştılar. Memleketini vatanını seven her insan doğru bir teşhis yaparsa Milli Görüş'e yaklaşır. Ulusalcılar dediğimiz arkadaşlarımız Türkiye'de teşhisleri görüyorlar. <br />
<br />
- Mehmet Haberal dostumuzdur, çalışkandır. Her zaman takdir ederiz. Biz hükümetteyken onun çeşitli hastanelerini açmışızdır. Memlekete çok büyük hizmetler yapmıştır. <br />
<br />
- Demirel benim sınıf arkadaşımdır. Şahsen dostumdur, kardeşimdir.<br />
<br />
- 28 Şubat'ın baş aktörü Warren Christopher'dır. <br />
<br />
- Askerle hiçbir sorunumuz yoktu <br />
<br />
Zaman Gazetesi'nden Emine Dolmacı'nın Necmettin Erbakan'la yaptığı röportajı:<br />
<br />
30 Ekim 1996 tarihli kriptonun ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne gönderilmesiyle harekete geçildiği görüşünde. 28 Şubat sürecinde başbakanlıktan istifa etmeyi hiç düşünmediğini belirtiyor. Askerlerle arasının iyi olduğunun altını çiziyor. &quot;Tertipçiler dış güçlerdi&quot; görüşünü savunuyor. Erbakan, Ergenekon konusunda yorum yapmaktan kaçınırken &quot;Bu konuda hiçbir şey bilmiyorum. Bilmediğim bir konuda yorum yapamam.&quot; ifadelerini kullanıyor. <br />
<br />
Saadet Partisi'nin İstanbul'daki mitingine katılarak sürpriz yaptınız. Yerel seçimleri nasıl değerlendiriyorsunuz? <br />
<br />
Bu seçim, 'to be or not to be' (olmak ya da olmamak) seçimidir. Genel seçimlerin de işaret fişeğidir. Yerel seçimlerde Milli Görüş'ün kazanacağı başarı, genel seçimlerde yol gösterecektir. Milli Görüş iktidara gelecek ve insanlık kurtulacaktır. <br />
<br />
Son kongrede Numan Kurtulmuş genel başkanlığa geldi. Genel başkanlık için ismi parti ilk kurulduğu gün de seslendirilmişti ama bu 7 yıl sonra gerçekleşti... <br />
<br />
Gecikme diye bir şey yok. Bu kongrede isabetli bir karar alınmıştır. Bundan önceki kongreler de isabetlidir. Recai Bey, eşi bulunmaz bir pırlantadır. Şu anda Erzurum ve Malatya'da bir nefer gibi gece gündüz çalışıyor. <br />
<br />
Demirel kardeşim, dostum <br />
<br />
Süleyman Demirel, hükümetiniz döneminde cumhurbaşkanıydı. Pek çok antidemokratik uygulama onun döneminde yaşandı. Demirel 28 Şubat'ı normal buluyor. Siz nasıl yorumluyorsunuz? <br />
<br />
Amerika Dışişleri Bakanı Warren Christopher'ın gizli şifreli kriptosu var. Ankara Büyükelçiliği'ne ve komşu ülkelerin büyükelçiliklerine gönderilmiş. 15 Ekim'de D-8'leri kurmaya karar verdik Çırağan Sarayı'nda. 15 gün sonra hariciye bakanı bütün elçilere bunu gönderiyor. Ne yapıp edip Türkiye'de Refah'ı iktidardan uzaklaştırın ve askerî ihtilal yapın diyor. <br />
<br />
Yakın zamanda kendisiyle görüştünüz mü? <br />
<br />
Elbette. Demirel benim sınıf arkadaşımdır. Şahsen dostumdur, kardeşimdir. Tabii politikaları bakımından fikirlerimiz birbirine uymamaktadır. <br />
<br />
28 Şubat'ın mağdurusunuz. Geriye dönüp baktığınızda şunu yapardım, şunu yapmazdım dediğiniz ne var? <br />
<br />
Hayır yok. Elhamdülillah. Hatasız kul olmaz, insanlar hata yaparlar. Eğer siz tutup da hangi şartlar altında ne yaptığınıza bakarsanız, isabetli bir şekilde, vatan millet sevgisi içinde hareket etmişizdir. <br />
<br />
28 Şubat'ta istifa etmeyi düşündünüz mü hiç? İlk kararlar alındığında ve hükümetinize baskı yapıldığında... <br />
<br />
Hayır, niçin istifamı vereyim? Ben hayra hizmet ediyorum. Ne yapacağım, işbirlikçilere mi bırakacağım? <br />
<br />
Sizce 28 Şubat'ın başaktörü kimdir? <br />
<br />
Warren Christopher. <br />
<br />
Askerle hiçbir sorunumuz yoktu <br />
<br />
Direksiyon sizin elinizde miydi bu dönemde? <br />
<br />
Hiç şüphesiz. Bizim hükümetimiz bağımsız bir hükümettir. Askerle hiçbir sorunumuz yoktu. Asker bize her zaman teşekkür için gelmiştir. Tertipçiler dış güçlerdir. <br />
<br />
Ergenekon soruşturması iki yıla yakın bir süredir devam ediyor. Dava süreci başladı. Ergenekon'u nasıl değerlendiriyorsunuz? <br />
<br />
Bu hususta sadece iki cümle söyleyeceğim. Bir tanesi ne olduğunu bilmiyorum. Ne olduğunu bilmediğim bir şey hakkında konuşmam doğru olmaz. İkincisi mahkemeye intikal etmiş bir konuda konuşmak doğru olmaz. <br />
<br />
İzlediğiniz kadarıyla düşünceniz nedir? <br />
<br />
Ne olduğunu anlayamıyorum ki, izlemekten bir mana çıkarmak mümkün değil. <br />
<br />
İddianameyi incelediniz mi? <br />
<br />
Okuduğumuz şey roman gibi bir şey. Ne mana çıkaracaksınız? Siz alın okuyun çıkaracak manayı çıkarın. <br />
<br />
Susurluk'la bağlantısı nedir sizce? <br />
<br />
Olsa da bir şey söyleyemeyeceğim. Susurluk araştırma komisyonunun, sonuna kadar görevlerini hiçbir etki altında kalmadan yapmaları konusunda başbakan olarak benim yazılı emrim vardır. Onlar da vazifelerini canla başla yapmışlardır. Ancak bizimki 1 yıllık bir hükümetti. Hükümetimiz döneminde bunların sonuçlanması imkanı olmamıştır. <br />
<br />
Ulusalcılar mı Milli Görüşçü oldu yoksa siz mi yaklaştınız? <br />
<br />
Ulusalcılar Milli Görüş'e yaklaştılar. Memleketini vatanını seven her insan doğru bir teşhis yaparsa Milli Görüş'e yaklaşır. Ulusalcılar dediğimiz arkadaşlarımız Türkiye'de teşhisleri görüyorlar. Ancak bunları görmek yetmiyor, önemli olan tedavidir. Onların bu konuları yeteri kadar dinlemeleri lazım gelir. Yeteri kadar dinlemedikleri için sıralarını bekliyorlar. <br />
<br />
Başkent Televizyonu'nda bir programın reklam arasında yaşanan diyaloglara şahit olduk. Televizyonun sahibi Mehmet Haberal'la diyaloğunuz nedir? <br />
<br />
Mehmet Haberal dostumuzdur, çalışkandır. Her zaman takdir ederiz. Biz hükümetteyken onun çeşitli hastanelerini açmışızdır. Memlekete çok büyük hizmetler yapmıştır. <br />
<br />
Zamanla insanlar değişir dönüşür, siz ne kadar değiştiniz? <br />
<br />
Hak bildiğimiz yolda yürüyoruz. Temel konularda değişme diye bir şey olmaz. <br />
<br />
Nermin Hanım'ın yokluğu hayatınızdan ne götürdü? <br />
<br />
Bunu dile getirmek mümkün değildir. Dinimiz saadeti aileye bağlamıştır. Aile saadetin çekirdeğidir. Bir hanım bir erkeğe Allah'ın emanetidir, erkek de hanıma Allah'ın emanetidir. Aile ebedi bir şeydir, yani aile cennette de devam eder. Allah herkese sağlık sıhhat içinde ailesiyle birlikte yaşamayı nasip etsin. <br />
<br />
Çocuklarınızın siyasette yer almasına nasıl bakıyorsunuz? <br />
<br />
Siyaseti ibadet olarak yapıyoruz. Vatan, sevgisinin bir gereğidir. İhtiyari değil, mecburidir. <br />
<br />
Hayatta sizi en çok ne mutlu eder? <br />
<br />
Cennet müjdesini almak. <br />
<br />
En son ne zaman film izlediniz ve hangi filmi izlediniz? <br />
<br />
Pek vaktim olmuyor maalesef. <br />
<br />
En son hangi kitabı okudunuz? <br />
<br />
Rand Cooperation'un raporlarını okudum. Amerika'daki siyonist merkezlerin çalışma raporları. <br />
<br />
ERBAKAN'DAN ŞOK YORUMLAR<br />
Siyaset - 28 Mart 2009 10:48<br />
Erbakan, Ergenekon, Ulusalcılar, Mehmet Haberal, Susurluk ve 28 Şubat hakkında öyle değerlendirmeler yaptı ki pes ettirdi...<br />
- Ergenekon'un ne olduğunu bilmiyorum. Okuduğumuz şey (iddianame) roman gibi bir şey. Ne mana çıkaracaksınız? Siz alın okuyun çıkaracak manayı çıkarın. <br />
<br />
- Ulusalcılar Milli Görüş'e yaklaştılar. Memleketini vatanını seven her insan doğru bir teşhis yaparsa Milli Görüş'e yaklaşır. Ulusalcılar dediğimiz arkadaşlarımız Türkiye'de teşhisleri görüyorlar. <br />
<br />
- Mehmet Haberal dostumuzdur, çalışkandır. Her zaman takdir ederiz. Biz hükümetteyken onun çeşitli hastanelerini açmışızdır. Memlekete çok büyük hizmetler yapmıştır. <br />
<br />
- Demirel benim sınıf arkadaşımdır. Şahsen dostumdur, kardeşimdir.<br />
<br />
- 28 Şubat'ın baş aktörü Warren Christopher'dır. <br />
<br />
- Askerle hiçbir sorunumuz yoktu <br />
<br />
Zaman Gazetesi'nden Emine Dolmacı'nın Necmettin Erbakan'la yaptığı röportajı:<br />
<br />
30 Ekim 1996 tarihli kriptonun ABD'nin Ankara Büyükelçiliği'ne gönderilmesiyle harekete geçildiği görüşünde. 28 Şubat sürecinde başbakanlıktan istifa etmeyi hiç düşünmediğini belirtiyor. Askerlerle arasının iyi olduğunun altını çiziyor. &quot;Tertipçiler dış güçlerdi&quot; görüşünü savunuyor. Erbakan, Ergenekon konusunda yorum yapmaktan kaçınırken &quot;Bu konuda hiçbir şey bilmiyorum. Bilmediğim bir konuda yorum yapamam.&quot; ifadelerini kullanıyor. <br />
<br />
Saadet Partisi'nin İstanbul'daki mitingine katılarak sürpriz yaptınız. Yerel seçimleri nasıl değerlendiriyorsunuz? <br />
<br />
Bu seçim, 'to be or not to be' (olmak ya da olmamak) seçimidir. Genel seçimlerin de işaret fişeğidir. Yerel seçimlerde Milli Görüş'ün kazanacağı başarı, genel seçimlerde yol gösterecektir. Milli Görüş iktidara gelecek ve insanlık kurtulacaktır. <br />
<br />
Son kongrede Numan Kurtulmuş genel başkanlığa geldi. Genel başkanlık için ismi parti ilk kurulduğu gün de seslendirilmişti ama bu 7 yıl sonra gerçekleşti... <br />
<br />
Gecikme diye bir şey yok. Bu kongrede isabetli bir karar alınmıştır. Bundan önceki kongreler de isabetlidir. Recai Bey, eşi bulunmaz bir pırlantadır. Şu anda Erzurum ve Malatya'da bir nefer gibi gece gündüz çalışıyor. <br />
<br />
Demirel kardeşim, dostum <br />
<br />
Süleyman Demirel, hükümetiniz döneminde cumhurbaşkanıydı. Pek çok antidemokratik uygulama onun döneminde yaşandı. Demirel 28 Şubat'ı normal buluyor. Siz nasıl yorumluyorsunuz? <br />
<br />
Amerika Dışişleri Bakanı Warren Christopher'ın gizli şifreli kriptosu var. Ankara Büyükelçiliği'ne ve komşu ülkelerin büyükelçiliklerine gönderilmiş. 15 Ekim'de D-8'leri kurmaya karar verdik Çırağan Sarayı'nda. 15 gün sonra hariciye bakanı bütün elçilere bunu gönderiyor. Ne yapıp edip Türkiye'de Refah'ı iktidardan uzaklaştırın ve askerî ihtilal yapın diyor. <br />
<br />
Yakın zamanda kendisiyle görüştünüz mü? <br />
<br />
Elbette. Demirel benim sınıf arkadaşımdır. Şahsen dostumdur, kardeşimdir. Tabii politikaları bakımından fikirlerimiz birbirine uymamaktadır. <br />
<br />
28 Şubat'ın mağdurusunuz. Geriye dönüp baktığınızda şunu yapardım, şunu yapmazdım dediğiniz ne var? <br />
<br />
Hayır yok. Elhamdülillah. Hatasız kul olmaz, insanlar hata yaparlar. Eğer siz tutup da hangi şartlar altında ne yaptığınıza bakarsanız, isabetli bir şekilde, vatan millet sevgisi içinde hareket etmişizdir. <br />
<br />
28 Şubat'ta istifa etmeyi düşündünüz mü hiç? İlk kararlar alındığında ve hükümetinize baskı yapıldığında... <br />
<br />
Hayır, niçin istifamı vereyim? Ben hayra hizmet ediyorum. Ne yapacağım, işbirlikçilere mi bırakacağım? <br />
<br />
Sizce 28 Şubat'ın başaktörü kimdir? <br />
<br />
Warren Christopher. <br />
<br />
Askerle hiçbir sorunumuz yoktu <br />
<br />
Direksiyon sizin elinizde miydi bu dönemde? <br />
<br />
Hiç şüphesiz. Bizim hükümetimiz bağımsız bir hükümettir. Askerle hiçbir sorunumuz yoktu. Asker bize her zaman teşekkür için gelmiştir. Tertipçiler dış güçlerdir. <br />
<br />
Ergenekon soruşturması iki yıla yakın bir süredir devam ediyor. Dava süreci başladı. Ergenekon'u nasıl değerlendiriyorsunuz? <br />
<br />
Bu hususta sadece iki cümle söyleyeceğim. Bir tanesi ne olduğunu bilmiyorum. Ne olduğunu bilmediğim bir şey hakkında konuşmam doğru olmaz. İkincisi mahkemeye intikal etmiş bir konuda konuşmak doğru olmaz. <br />
<br />
İzlediğiniz kadarıyla düşünceniz nedir? <br />
<br />
Ne olduğunu anlayamıyorum ki, izlemekten bir mana çıkarmak mümkün değil. <br />
<br />
İddianameyi incelediniz mi? <br />
<br />
Okuduğumuz şey roman gibi bir şey. Ne mana çıkaracaksınız? Siz alın okuyun çıkaracak manayı çıkarın. <br />
<br />
Susurluk'la bağlantısı nedir sizce? <br />
<br />
Olsa da bir şey söyleyemeyeceğim. Susurluk araştırma komisyonunun, sonuna kadar görevlerini hiçbir etki altında kalmadan yapmaları konusunda başbakan olarak benim yazılı emrim vardır. Onlar da vazifelerini canla başla yapmışlardır. Ancak bizimki 1 yıllık bir hükümetti. Hükümetimiz döneminde bunların sonuçlanması imkanı olmamıştır. <br />
<br />
Ulusalcılar mı Milli Görüşçü oldu yoksa siz mi yaklaştınız? <br />
<br />
Ulusalcılar Milli Görüş'e yaklaştılar. Memleketini vatanını seven her insan doğru bir teşhis yaparsa Milli Görüş'e yaklaşır. Ulusalcılar dediğimiz arkadaşlarımız Türkiye'de teşhisleri görüyorlar. Ancak bunları görmek yetmiyor, önemli olan tedavidir. Onların bu konuları yeteri kadar dinlemeleri lazım gelir. Yeteri kadar dinlemedikleri için sıralarını bekliyorlar. <br />
<br />
Başkent Televizyonu'nda bir programın reklam arasında yaşanan diyaloglara şahit olduk. Televizyonun sahibi Mehmet Haberal'la diyaloğunuz nedir? <br />
<br />
Mehmet Haberal dostumuzdur, çalışkandır. Her zaman takdir ederiz. Biz hükümetteyken onun çeşitli hastanelerini açmışızdır. Memlekete çok büyük hizmetler yapmıştır. <br />
<br />
Zamanla insanlar değişir dönüşür, siz ne kadar değiştiniz? <br />
<br />
Hak bildiğimiz yolda yürüyoruz. Temel konularda değişme diye bir şey olmaz. <br />
<br />
Nermin Hanım'ın yokluğu hayatınızdan ne götürdü? <br />
<br />
Bunu dile getirmek mümkün değildir. Dinimiz saadeti aileye bağlamıştır. Aile saadetin çekirdeğidir. Bir hanım bir erkeğe Allah'ın emanetidir, erkek de hanıma Allah'ın emanetidir. Aile ebedi bir şeydir, yani aile cennette de devam eder. Allah herkese sağlık sıhhat içinde ailesiyle birlikte yaşamayı nasip etsin. <br />
<br />
Çocuklarınızın siyasette yer almasına nasıl bakıyorsunuz? <br />
<br />
Siyaseti ibadet olarak yapıyoruz. Vatan, sevgisinin bir gereğidir. İhtiyari değil, mecburidir. <br />
<br />
Hayatta sizi en çok ne mutlu eder? <br />
<br />
Cennet müjdesini almak. <br />
<br />
En son ne zaman film izlediniz ve hangi filmi izlediniz? <br />
<br />
Pek vaktim olmuyor maalesef. <br />
<br />
En son hangi kitabı okudunuz? <br />
<br />
Rand Cooperation'un raporlarını okudum. Amerika'daki siyonist merkezlerin çalışma raporları.</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=94">Kilitlenmiş Konular</category>
			<dc:creator>agbi</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117793</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Grev Sözcüsü ERDOĞAN Greve Neden Karşı</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117792&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 20:47:55 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[İstanbul'da yayınlanan Kent Yaşam Gazetesi arşivinden çıkan bir fotoğraf ve haber; Başbakan Erdoğan&#8217;ın 1988 yılında işçi grevinde &#8216;grev gözcüsü önlüğü&#8217; giydiğini ve &#8216;bu mücadeleye destek vermek inancımız gereğidir&#8217; dediğini ortaya çıkardı. 
 
24 yıl önce Refah Partisi İstanbul İl Başkanı...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>İstanbul'da yayınlanan Kent Yaşam Gazetesi arşivinden çıkan bir fotoğraf ve haber; Başbakan Erdoğan&#8217;ın 1988 yılında işçi grevinde &#8216;grev gözcüsü önlüğü&#8217; giydiğini ve &#8216;bu mücadeleye destek vermek inancımız gereğidir&#8217; dediğini ortaya çıkardı.<br />
<br />
24 yıl önce Refah Partisi İstanbul İl Başkanı görevindeyken; Basın-İş&#8217;e bağlı Darphane ve Damga Matbaası işyerinde grev yapan işçileri ziyaret eden Erdoğan, o zamanki konuşmasında &#8220;<b>Ülkemizde işçiler, kira bile ödeyemeyecek zorluklar içinde. Böylesine haklı mücadelenin yanında olmak inancımız gereğidir</b>&#8221; demişti. <br />
<br />
<b><font color="darkred">28 YIL SONRA ERDOĞAN MEMURUN GREV HAKKI YOK DİYEREK MEMURA GÖZ DAĞI VERİYOR</font></b><br />
<br />
İşte Başbakan'ın açıklamaları<br />
<br />
Memura zam pazarlığında verilen teklifi beğenmeyen sendikaların protesto gösterilerine ve iş bırakma eylemine, Başbakan Erdoğan memurun grev hakkı yok dedi.<br />
<br />
<a href="http://www.personelmeb.net/images/upload/545670_10150793945140060_187025295059_9401971_1955627251_n.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.personelmeb.net/images/upload/545670_10150793945140060_187025295059_9401971_1955627251_n.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
<b>SONUÇ : 28 yıl önce grev sözcüsü olup greve destek olan Sayın ERDOĞAN, 28 yıl sonra  memurun protestosuna ve iş bırakmasına bile tahammül edemiyor.</b><br />
<br />
Sayın ERDOĞAN, İktidara geldiğinizde memurlara ve öğretmenlere iki yıl sabredin dediniz. Tam 10 yıl geçti. <br />
<br />
<b><font color="darkred">10 yıllık iktidarınız döneminde hizmetli maaşları öğretmen maaşlarını geçti.</font></b><br />
<br />
Siyasilere, bürokratlarınıza yüzde 60 zam verirken;Danışmanlarınıza, özel kalemlerinize, sekreterlerinize hatta şoförlerinize bile yüzde yüze yakın zam yaparken ülke Yunanistan'a dönmüyorda , memura zamma gelince mi ülke Yunanistan'a dönecek...<br />
<br />
Her gittiğiniz Yurt dışı gezisinde ülkemizin ekonomisini Dünya devleri ile kıyaslıyorsunuz, memura zam konusu oldu mu , ekonomimiz bir anda allak bullak oluyor.<br />
<br />
Lütfen samimi olun.<br />
<br />
<a href="http://www.personelmeb.net/politika/grev-sozcusu-erdogan-greve-neden-karsi-h57457.html" target="_blank">http://www.personelmeb.net/politika/...si-h57457.html</a></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=20">Gündem</category>
			<dc:creator>talib</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117792</guid>
		</item>
		<item>
			<title>ERBAKAN Tuncay ÖZKAN a Gazanız mübarek olsun temennisinde bulundu yoksa Dua mı ?</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117791&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 20:43:49 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[tunnel kanallarından izlemek için link: YouTube - KanalTurk'te Erbakan'ın Konuşması 1 
 
Hiç bir şekilde seyredemiyorsanız, lütfen videoyu buradan indiriniz: Rapidshare İndir (Linke tıklayıp 'Free User' denen yere basınız. Sayma bitince 'download' butonuna basarak bilgisayarınıza indiriniz. ) 
...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>tunnel kanallarından izlemek için link: YouTube - KanalTurk'te Erbakan'ın Konuşması 1<br />
<br />
Hiç bir şekilde seyredemiyorsanız, lütfen videoyu buradan indiriniz: Rapidshare İndir (Linke tıklayıp 'Free User' denen yere basınız. Sayma bitince 'download' butonuna basarak bilgisayarınıza indiriniz. )<br />
<br />
***<br />
<br />
Yukarıdaki videoda Tuncay'a hitap eden ERBAKAN:<br />
<br />
&quot;..Memlekete, vatana çok hayırlı hizmetler yapıyorsunuz. Gazanız mübarek, sayiniz meşkur olsun. Her bakımdan tebrik ederim, teşekkür ederim...&quot;<br />
<br />
***<br />
<br />
Gaza nedir?<br />
<br />
Tuncay Özkan kimdir? Ve ne gibi çok hayırlı hizmetler yapmıştır?<br />
<br />
Bunların açıklamasını da eğer isterlerse, &quot;İslam'ın tek partisi ve temsilcisiyiz&quot; diyenler yapsınlar artık... Zira kendileri narkozdan kurtuldukları için gayet anlaşılır ve pürüzsüz olarak bunları anlatabileceklerdir.<br />
<br />
Bendeniz sadece sormak istiyorum, Erbakan'a destek olan ve onu yayınına çıkaran ve birinci ağızdan ispatlı bir şekilde &quot;gaza&quot; eden ve Erbakan (Lider, Emr sahibi) tarafından tebrik, övgü ve takdirlere boğulan Tuncay Özkan da bu tarz programlarını gösterip İNŞALLAH sorgusuz hesapsız CENNET'E girebilecek midir? Merak bu ya... <br />
<br />
Samimi cevaplarınızı bekliyorum. <br />
<br />
<font color="red">TUNCAY ÖZKAN</font> TÜRKİYE ye İslam Şeriatı geliyor diye CUMHURİYET MİTİNGLERİ ni koordine eden kişi<br />
<br />
NOT : Bu konu eskiden vardı diye konuyu kaldırmayın F.Gülen ve Cemeati hakkında Diyalog konularında aynı parelelde ONLARCA KONU AÇILDI.</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=94">Kilitlenmiş Konular</category>
			<dc:creator>agbi</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117791</guid>
		</item>
		<item>
			<title>PEYGAMBERİMİZ sav haşa hakaret edenden AKIL ALAN Milli Görüşçü olurmu ?</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117790&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 20:35:56 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*ŞEVKET KAZAN ADAM DEVİRME KONUSUNDA ÖNDER SAV'DAN TAKTİK ALDI* 
 
Önceki gün Baykal ile Sarıgül&#8217;ün görüşmesinin ardından dün Erbakan ile Kurtulmuş olaylı SP kongresinin ardından ilk kez bir araya geldi. Siyasi kulisleri karıştıran iddia ise Şevket Kazan ile CHP&#8217;li Önder Sav&#8217;ın buluştuğu iddiası...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>ŞEVKET KAZAN ADAM DEVİRME KONUSUNDA ÖNDER SAV'DAN TAKTİK ALDI</b><br />
<br />
Önceki gün Baykal ile Sarıgül&#8217;ün görüşmesinin ardından dün Erbakan ile Kurtulmuş olaylı SP kongresinin ardından ilk kez bir araya geldi. Siyasi kulisleri karıştıran iddia ise Şevket Kazan ile CHP&#8217;li Önder Sav&#8217;ın buluştuğu iddiası oldu. <br />
<br />
Ankara'sa sürpriz buluşmalar sürüyor. <b>Kazan, Sav&#8217;dan taktik aldı </b><br />
<br />
Önceki gün Baykal ile Sarıgül&#8217;ün görüşmesinin ardından dün Erbakan ile Kurtulmuş olaylı SP kongresinin ardından ilk kez bir araya geldi. Siyasi kulisleri karıştıran iddia ise <b>Şevket Kazan ile CHP&#8217;li Önder Sav&#8217;ın buluştuğu iddiası oldu. </b><br />
<br />
Saadet Partisi&#8217;nde olağanüstü kongre hazırlıkları sürdüren Necmettin Erbakan&#8217;a en yakın isimlerden, eski Adalet Bakanı Şevket Kazan&#8217;ın, CHP Genel Sekreteri Önder Sav ile buluştuğu iddiaları gündeme bomba gibi düştü. Görüşme haberi, SP koridorlarında bomba etkisi yaptı ve Kurtulmuş ekibinden büyük tepki aldı. <br />
<br />
Sav-Kurtulmuş gizli görüşmesi iddiası, habertaraf.com'da yer aldı. SP&#8217;yi karıştıran haber şöyle: &#8220;SP&#8217;de yeni bir olağanüstü kongre süreci tartışılırken, <font size="3"><u>SP Genel Başkanı Numan Kurtulmuş&#8217;a muhalif ekipte yer alan Şevket Kazan, bugün (Cuma) CHP Genel Sekreteri Önder Sav&#8217;la gizli bir görüşme yaptı</u></font>. Şevket Kazan gizli görüşmeyi doğruladı. Kazan, görüşme içeriğine ilişkin ise; CHP&#8217;nin &#8220;kongre partisi&#8221; olarak bilinmesi nedeniyle Önder Sav&#8217;la kongre usulüne ilişkin bilgi alışverişinde bulunduklarını söyledi. <br />
<br />
Telefonunu kapattı <br />
<br />
SP&#8217;ye yakın kaynaklar, Şevket Kazan&#8217;ın Önder Sav&#8217;dan &#8216;adam devirme&#8217; konusunda taktik ve bilgi aldığını öne sürdüler. SP Kongresinde Numan Kurtulmuş&#8217;a bayrak açan ekipte yer alan Şevket Kazan, önümüzdeki günlerde yapılması gündemde olan olağanüstü kongre için, Baykal&#8217;ı devirerek yerine Kemal Kılıçdaroğlu&#8217;nu getiren ve bunu da bir dergiye verdiği röportajında itiraf eden CHP Genel Sekreteri Önder Sav&#8217;dan taktik aldı. <br />
<br />
<font size="3">Kazan, Önder Sav&#8217;la yaptıkları görüşmeyi doğrularken, <b><u>&#8216;Sayın Sav eski bir dostumuz</u></b></font> ve aynı zamanda meslektaşımız. Kendileri kongre partisi olarak tanındıkları için, kongre konularında bilgi alışverişinde bulunduk. Kendileri sık sık kongre yapıyorlar. Biz de kongre sürecimizde herhangi bir usul hatası yapmamak için kendilerinin tecrübelerinden istifade etmek istedik. Bu görüşme Sayın Sav&#8217;la benim aramda yapılan kişisel bir görüşmeydi. Bunun size kadar ulaşmış olmasına hayret ediyorum&#8217; diye konuştu.&#8221; Sözkonusu görüşme iddiaları üzerine aradığımız Şevket Kazan&#8217;ın telefonu kapalı olduğu için ulaşma imkanı olmadı. Kazan&#8217;ın gün boyu bu konuyla ilgili çok telefon aldığı ve sonunda telefonunu kapattığı belirtildi. <br />
<br />
&#8216;Buluşmayı anlamlı buldum&#8217; <br />
<br />
<font size="3">PEYGAMBERİMİZ sav e haşa Hakaret eden Hacılarımıza Aptal anlamında kelimeler sarfeden bir kişi BİR MÜSLÜMAN ın dostu olurmu ?</font><br />
<br />
<i><u><u>NOT : Bu konu eskiden vardı diye konuyu kaldırmayın F.Gülen ve Cemeati hakkında Diyalog konularında aynı parelelde ONLARCA KONU AÇILDI.</u></u></i></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=94">Kilitlenmiş Konular</category>
			<dc:creator>agbi</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117790</guid>
		</item>
		<item>
			<title>4 Şehit haberi daha!!</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117789&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 20:30:41 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Resim: http://im.haberturk.com/2012/05/17/742923_htmansetyeni.jpg?1337265868  (http://www.haberturk.com/gundem/haber/742923-hatayda-hain-pusu-video) 
 
 
*Hatay'da hain pusu! * 
 
1 binbaşı, 1 üsteğmen, 1 teğmen şehit oldu... 
 
*Hatay'da çatışma* 
 
Hatay'ın Dörtyol ilçesine bağlı Kuzuculu...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://www.haberturk.com/gundem/haber/742923-hatayda-hain-pusu-video" target="_blank"><a href="http://im.haberturk.com/2012/05/17/742923_htmansetyeni.jpg?1337265868" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://im.haberturk.com/2012/05/17/742923_htmansetyeni.jpg?1337265868" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
<br />
<b><font size="4">Hatay'da hain pusu! </font></b><br />
<br />
1 binbaşı, 1 üsteğmen, 1 teğmen şehit oldu...<br />
<br />
<b>Hatay'da çatışma</b><br />
<br />
Hatay'ın Dörtyol ilçesine bağlı Kuzuculu kasabasındaki Atatürk Parkı'nın üst tarafındaki ormanlık...<br />
<br />
Hatay'ın Amanos Dağları'nda pusuyu düşürülen askerlerden bir binbaşı, bir üsteğmen, bir teğmen şehit oldu, bir astsubay ile bir er de yaralandı. Dörtyol ilçesine bağlı Kuzuculu beldesine 20 kilometre mesafedeki Amanos Dağları'nın ormanlık alanında 2 gündür arama tarama çalışması yapan jandarma özel harekat askerleri, sabah saat 07.30'da bölücü terör örgütü PKK mensupları tarafından pusuya düşürüldü. 10'un üzerinde olduğu sanılan teröristler, rütbeli askerleri hedef alarak uzun namlulu silahlar ve roketatarlarla ateş açtı. <br />
<br />
Açılan ilk ateşte İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli Jandarma Binbaşı Erhan Dikmen (41), Jandarma Üsteğmen Aytaç Kaya (30) ve Jandarma Teğmen Ahmet Tarım (25) şehit oldu. Bir astsubay ile bir er de yaralandı. Durumları ağır olan 2 asker İskenderun Devlet Hastanesi'ne kaldırılarak tedavi altına alındı.<br />
<br />
../..<br />
<br />
<b>BİR KARA HABER DE HAKKARİ'DEN</b><br />
<br />
Hakkari'nin Derecik beldesindeki askeri birliğe bir grup PKK'lı tarafından uzun namlulu silahlar ve havan topları ile düzenlenen saldırıda, 1 güvenlik görevlisi şehit oldu, 1'i ise yaralandı.<br />
<br />
Şemdinli ilçesine Derecik beldesinde bulunan askeri tabura, Balkayalar dağından uzun namlulu silahlar ve havan topları ile düzenlenen saldırıya güvenlik güçleri tarafından karşılık verilmesi üzerine çatışma çıktı. Çatışmada, 1 güvenlik görevlisi şehit oldu, 1 güvenlik görevlisi ise yaralandı. Olay üzerine bölgede havadan ve karadan geniş çaplı operasyon başlatıldı.<br />
<br />
<a href="http://www.haberturk.com/gundem/haber/742923-hatayda-hain-pusu-video" target="_blank">kaynak</a></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=20">Gündem</category>
			<dc:creator>redyellow</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117789</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Liberallik kılık değiştirmiş Batıcılıktır</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117788&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 20:09:49 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Karakoç:  
Liberallik kılık değiştirmiş Batıcılıktır  
 
"Batı parçalayıcı, İslam birleştiricidir" diyen Sezai Karakoç'a göre, Kürtlerden bir grup aydın çıksa 'Diyarbakır sadece Türkün değildir, sadece Kürdün de değildir Arapların da değildir hepsinindir' deseydi, bugünkü durum olmayabilirdi.  
 
...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Karakoç: <br />
<font size="5"><font color="#ff0000"><font size="5"><font color="#ff0000">Liberallik kılık değiştirmiş Batıcılıktır </font></font></font></font><br />
<font size="4"><br />
&quot;Batı parçalayıcı, İslam birleştiricidir&quot; diyen Sezai Karakoç'a göre, Kürtlerden bir grup aydın çıksa 'Diyarbakır sadece Türkün değildir, sadece Kürdün de değildir Arapların da değildir hepsinindir' deseydi, bugünkü durum olmayabilirdi. <br />
</font><br />
<br />
<br />
<b><br />
Dünya Bülteni/ Haber Merkezi<br />
</b><br />
Diriliş düşüncesinin mimarı Sezai Karakoç, batıcılık, milliyetçilik konusuında çarpıcı açıklamalar yaptı..'Batı parçalayıcı, İslam birleştiricidir' diyen Sezai Karakoç'a göre, Kürtlerden bir grup aydın çıksa &quot;Diyarbakır sadece Türkün değildir, sadece Kürdün de değildir Arapların da değildir hepsinindir deseydi, bugünkü durum olmayabilirdi. Karakoç, &quot;Aslında bu ses çıkabilirdi de Kürt aydınından, müsaitti&quot; diye konuştu. <br />
<br />
Sezai Karakoç, &quot;Kürtler kilit taşı rolündedirler. Birleştirme misyonunu üstlenseler idi halk bugünün yüz katı arkalarında olurdu. İçlerinde bulundukları dört devleti birleştirebilirler. Dilleri de böyledir. Kürtler birleştirme misyonunu üstlenseler idi, bugünün on katı yüz katı halk arkalarında olurdu. Dört devletçiği birleştirmek işini en çok Kürtler ve Kürt aydınları yapabilirdi. Öncülük anlamında tabi, yoksa tek başına yapamazlar. Ancak bu fikirler doğmadı, bu da yine devletin suçudur. Devlet medrese sistemini resmen kapattı. Sonra en önemlisi hocaların, ağaların, şeyhlerin çocuklarını devlet, Halk Partisi aldı. Güya asimile etmek adına ulus devletçi yapmaya kalktı. Bir kısmını Batı&#8217;ya eğitime gönderdiler. Sonra demokratik düzene geçince, hepsi milliyetçi oldular. Zihniyetleri ise CHP ile aynıdır&quot; ifadesinu kullandı.<br />
<br />
İşte Sezai Karakoç'un konuşmasından satır başları...<br />
<b><br />
Sorunların temeli Osmanlı sonrası kurulan devletlerin suniliği köksüzlüğü<br />
</b><br />
Devletimiz olan Osmanlı devleti 1918 de resmen bitmiş oldu. Sonrasında devlet parçalandı ve bir takım devletler ortaya çıktı. Şu anda çektiğimiz bütün sıkıntıların temelinde bu devletlerin yada devletçiklerin kuruluşundaki sunilik ve köksüzlük yatıyor. 100 yıla yaklaşıyoruz 2018 . Bu işi çözemediğimiz bu eski devletinin halkının-tebaasının problemlerini çözemediğimiz taktirde bir asır dönmüş olacak. Ondan sonra aynı problemlere devam mı edeceğiz daha mı ciddi durumlar doğacak bunu göreceğiz.<br />
<b><br />
İktidarın iddiası 2023&#8217;de güçlenmiş bir Türkiye. Ama düşünmüyor ki tek başına Türkiye&#8217;nin meselesi değil bu<br />
</b><br />
Türkiye&#8217;ye bakalım diyorlar ki 2023 de cumhuriyetin 100. Yıl dönümü olacak işte yüzüncü yıldönümüne kuvvetlenmiş güçlenmiş bir Türkiye olarak çıkmaya çalışıyoruz. Şu andaki iktidarında iddiası bu. Ama düşünmüyor ki tek başına Türkiye&#8217;nin meselesi değil bu mesele. O 1918 deki duruma bağlı. Yalnız Türkiye&#8217;ninki değil şu an Suriye&#8217;de olan çatışmaların nedenini araştırırsak yine gidecek 1918&#8217;e varacak. <br />
<b><br />
Devletlerin suniliği onları parçalanmaya götürüyor. Şimdi Irak, Suriye. Sırada İran, Türkiye <br />
</b><br />
Irak üç parça olmuş can çekişiyor, artık bölünme aşamasında. Bölünmesin diye uğraşanlar var ama bir yandan şartlar ve diğer yandan kökteki sunilik (yapaylık) diyor ki parçalanacaksınız.<br />
<br />
Şimdi aynı şey Suriye&#8217;ye de sirayet etti. O da parçalanayım mı parçalanmayayım mı kavgasını yaşayacak. Bu daha sonra İran&#8217;a intikal edecek. İran daha dayanıklıdır, çünkü din esası üzerinde duruyor. İran&#8217;<font face="Times New Roman TUR">ı</font>n şartları daha değişik, fakat buna rağmen bu parçalanma hadisesinin temelinde yatan faktör İran&#8217;da da ateşlenirse ki o faktör milliyetçiliktir, İran da bu parçalanmanın önünde duramaz. Arapların paramparça oluşu ortadadır. Körfezde beş altı tane ufacık devletçik var güya. Bunlar normalde ne kadar yaşayabilirler?<br />
<br />
Meselenin kökü şudur; Osmanlı devleti parçalandığı zaman, ortaya çıkan bu oluşumlar nasıl oluştu ve bunların dayanıklılığı ne kadardır? Mesele budur.<br />
<b><br />
Parçalanmanın temelinde yatan ana faktör: Milliyetçilik <br />
</b><br />
Batılılar Osmanlı Devleti&#8217;ni oluşturan halkları sürekli olarak tahrik ettiler. Her yerde bağımsızlık ateşi yakıldı. Öncelikle gayrimüslimlere. Avrupa&#8217;daki gayrimüslimler milliyetçilikle kışkırtıldılar ve ayrıldılar. Rumlar, Sırplar, Romenler, Bulgarlar, hepsi.<br />
<br />
Sonra bu ateş Müslüman kitlelere de aşılandı. İlk olarak Arnavutlara aşıladılar. Çünkü onlar Avrupa&#8217;da idi. Onlara sizin kökünüzde Latinlik vardır dediler düşününüz ki en meşhur Türkçe Lugatı hazırlamış olan Şemsettin Sami&#8217;yi dahi bu milliyetçilik hususunda kullanmak istediler.<br />
<b><br />
Türkiye dâhil Osmanlı sonrası tüm devletler milliyetçilik temelli kuruldular<br />
</b><br />
Daha sonra devlete açılan savaş sonucu devlet yıkılınca, bütün halkları kışkırtarak ayrılmaya teşvik ettiler. Bunlar da bu model üzerine sözde devletlerini kurdular. Irak, Suriye, Lübnan, Suudi Arabistan, Mısır, Cezayir, Tunus, Fas hep böyledir. Ancak sonunda bunların hepsini işgal ettiler.<br />
<br />
Türkiye, Anadolu olarak Kurtuluş Savaşı&#8217;nı verdi ve kendisini kurtardı. Ama yeni devlet nasıl olacaktı?<br />
<br />
Yine aynı hastalıkla hareket edildi. Madem bizden kopanlar milliyetçilik ile ayrıldılar, biz de milliyetçilik ile bu işe girişelim dediler. Ama bugün görüyoruz ki bu ayrılmalar ne Arnavutlara ne Araplara ne diğer kavimlere yaramamıştır. Gayrimüslimler bile azınlık olarak dağılıp Avrupa&#8217;nın içinde kayboldu.<br />
<b><br />
Milliyetçilik Yunanlara Bulgarlara dahi yaramadı, Osmanlıda en azından özerktiler<br />
</b><br />
Şimdi Yunanistan kaybolmak üzeredir. Bulgarlar defalarca efendi değiştirdiler. Alman istilası ile Rus istilası ile. Şimdi yine Almanların ekonomik hâkimiyeti altındadırlar. Osmanlı hakimiyeti altında en azından az çok özerktiler. Kendi hayatlarını yaşıyorlardı. Ancak Osmanlı sonrası defalarca esarete düştüler.<br />
<br />
Müslüman olarak ayrılanlar da bugün binbir sıkıntı içindedir. Irak Arapçılık yapmaya kalkıştı. Halbuki Kuzeyinde Kürtler, güneyinde Şiiler var. Kerkük&#8217;te Türkler var. Buralarda milliyetçilikle bir devlet nasıl ayakta tutulabilir? Önce şerif ailesinden kral tayin edildi, sonra İngiliz idaresi. İkinci Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra bağımsız olunca da problemler ortaya çıktı. Şimdi ise Irak paramparçadır. Aynı durum Suriye&#8217;ye intikal ediyor. Hatta orada gayrimüslimler de var. Şimdi bu devletin milliyetçilik ile, ulus devlet fikri ile, Suriye devleti adı ile yaşaması mümkün değil. Bir de dışarıdan karıştırıldığına göre yaşayamayacaktır.<br />
<b><br />
Arapların en büyüğü Mısırın geleceği dahi karanlıktır<br />
</b><br />
Arapların en büyüğü Mısır&#8217;<font face="Times New Roman TUR">ı</font>n geleceği dahi karanlıktır. Yakın bir gelecekte orada büyük bir patlama olabilir. Asıl hedef Mısır&#8217;dır. Çünkü Arapları her şeye rağmen bir araya toplaması beklenen en büyük devlet orasıdır. Ama Mısır, belki en büyük patlamayı yaşayacak ve paramparça olacaktır. Temenni etmiyoruz, inşallah olmaz. Fakat tarihi sosyolojik yapı bunu gerektiriyor. Bütün Arap devletçikleri de aynı durumdadır.<br />
<b><br />
Ulus devlet fikri ile kurulan devletlerin hepsi çürük<br />
</b><br />
Ulus devlet fikri ile kurulduğu için ve geçmişteki yapıya hiç uymadığı için Batı&#8217;dan alınan fikirlerle kurulan devletlerin hepsi çürüktür. Milliyetçilik, nasyonalizm kavramı, bizim yapımıza, 1400 yıllık İslam halkları yapısına hiç uymayan teoride kalan soyut bir kavramdır. Osmanlılar genişleyip büyüyünce kavmiyet iddiasını bırakmış ve herkesi toplayan ana damara, İslam&#8217;a sarılmışlardır. Ve onun için uzun boylu yaşamışlardır. 1918&#8217;den sonra doğan parçacıklar, milliyetçiliğe sarıldılar ama hemen hepsi işgal edildiler. İkinci Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra bağımsız oldular, ancak derhal birleşmeleri yeni bir proje gerçekleştirmeleri gerekirken bunu yapamadılar. Zaman kaybettiler. Bugün patlak veren Arap baharı ile bu coğrafya paramparça olmaya doğru gidiyor.<br />
<br />
Cumhuriyetin kuruluşu da maalesef aynı modeldir. Mademki çoğunluk Türk&#8217;tür, buna Türkiye Cumhuriyeti diyelim. Batı&#8217;da ulus devletler, Almanya, Fransa var. Bizde niye Türkiye demeyelim dediler ve böyle kuruldu. Fakat bugün görülüyor ki bu şekilde yaşaması mümkün değildir. İşte güneydoğu sorunu, Kürt meselesi. Küçük bir mesele zannedildi baştan, ama büyük bir problem olarak duruyor ve çözülemedi. Ve çözülecek durumu da yok.<br />
<b><br />
Kürtler iflas eden milliyetçilik teorisine sarıldılar, bir yere varmaları mümkün değil<br />
</b><br />
Kürtlere gelince. Kürtler de aynı yola sarıldılar. Batı&#8217;da Londra Kürdoloji Ensitüsü&#8217;nde vb. yerlerde yetiştikleri için buna sarıldılar. Onlar da ırkçılık yolu ile gidiyorlar. İflas eden bir teori ile bir yere varmaları mümkün değildir. Kürtlerin şansı bunun tam tersinde idi. Tabii ki, elbette ki bu ulus devlet denilen nesnede, daha az olan halkların bir takım hakları çiğneniyor, onlar asimile edilmek isteniyor. Buna karşı çıkmaya elbette insanların hakkı var. Fakat bunun çözümü biz de ayrılalım değil. Tam tersine Kürtler hem kendileri için, hem bütün buradaki dört devlet için bir şans iken, bu şansı tam tersine kullandılar. Neydi bu şans; BİRLEŞTİRME!<br />
<b><br />
Kürtlerin şansı ayırmak değil birleştirmek idi<br />
</b><br />
Kürtler birleştirmeye çalışmalıydı. Ayırmak ve ayrılmak yerine. Neyi birleştirmeye, bu dört ülkeyi. Türkiye&#8217;yi, Suriye&#8217;yi, İran&#8217;<font face="Times New Roman TUR">ı</font> ve Irak&#8217;<font face="Times New Roman TUR">ı</font>. Aksine bu devletleri parçalayıp kendilerine bağımsızlık sağlamak yolunu seçtiler. Halbuki bu hem mümkün değil, hem bu hareketin bir sonucu yok. Kürtler ayırmaya değil, birleştirmeye çalışsalar idi daha muvaffak olurlardı.<br />
<b><br />
Kürt aydını; Diyarbakır sadece Türkün değildir, sadece Kürdün de değildir Arapların da değildir hepsinindir diyebilirdi<br />
</b><br />
Kürtlerden bir grup aydın çıksa idi ve dese idi ki; Hiçbir memleket hiçbir ırkın değildir. Diyarbakır Kürtlerin değildir, sadece Türklerin de değildir. Arapların da değildir. Hepsinindir. <br />
<br />
Aslında bu ses çıkabilirdi Kürt aydınından. Aslında bu sesin çıkmasına müsaitti oralar çünkü medreseler vardı. Bu medreselerde saydığımız bütün ırkların sahip olduğu medeniyet okunuyordu, öğretiliyordu. Arapça, Farsça, Türkçe, Kürtçe o medreselerde yoğruluyordu. Bu medreseden çıkan insanlar ırkçı olmazdı.<br />
<b><br />
Kürtler kilit taşı rolündedirler. Birleştirme misyonunu üstlenseler idi halk bugünün yüz katı arkalarında olurdu <br />
</b><br />
Kürtler dört devletle de akrabadırlar. Kilit taşı rolündedirler. Bu dört devleti birleştirebilirler. Dilleri de böyledir. Kürtler birleştirme misyonunu üstlenseler idi, bugünün on katı yüz katı halk arkalarında olurdu. Dört devletçiği birleştirmek işini en çok Kürtler ve Kürt aydınları yapabilirdi. Öncülük anlamında tabi, yoksa tek başına yapamazlar. Ancak bu fikirler doğmadı, bu da yine devletin suçudur. Devlet medrese sistemini resmen kapattı. Sonra en önemlisi hocaların, ağaların, şeyhlerin çocuklarını devlet, Halk Partisi aldı. Güya asimile etmek adına ulus devletçi yapmaya kalktı. Bir kısmını Batı&#8217;ya eğitime gönderdiler. Sonra demokratik düzene geçince, hepsi milliyetçi oldular. Zihniyetleri ise CHP ile aynıdır.<br />
<b><br />
Ulus devlet fikrini yumuşatsalar da 1950 sonrası tüm iktidarlar CHP içinden çıktılar temel ideolojileri aynıdır<br />
</b><br />
Ülkemizde 50&#8217;den sonraki iktidarlar da bu meseleyi çözemediler. Çünkü CHP&#8217;nin içinden çıkmışlardır ve TEMEL İDEOLOJİLERİ AYNIDIR. Ulus devlet fikrini yumuşatsalar da devlet şemasını değiştirmediler. Fikri bakımdan da çok zayıftılar. Bu yüzden onlar da mevcudu devam ettirdiler.<br />
<b><br />
Osmanlı ırk temelli bir yapıya iltifat etmedi<br />
</b><br />
Türkiye ve İran&#8217;<font face="Times New Roman TUR">ı</font>n da akıbetleri Irak ve Suriye&#8217;nin peşindedir. İran&#8217;<font face="Times New Roman TUR">ı</font> din ayakta tutuyor ama baskı çok büyüktür, bu baskı altında ayakta duramaz. Bir atılım yapması lazım. İran&#8217;da bir din devleti kuruldu ama bu devlet adeta milli bir din devletidir. Milliyetçiliğin ve maalesef Fransız İhtilali&#8217;nin etkisi var. Osmanlı ise ırk temelli bir yapıya hiçbir zaman iltifat etmedi. İran devrimini üç unsur oluşturuyor, üç temel üzerine kuruldu bu devrim. Bunlar, din, Fransız devriminin etkisinde bir cumhuriyetçilik ve İrancılık yani milliyetçilik.<br />
<br />
1979 da devrim olunca gittim, Cağaloğlu&#8217;ndaki İran konsolosluğuna baktım. Yazıhaneye yakındır. Bayrağı değişmişti, yaklaşıp levhasına baktım, İran İslam Cumhuriyeti yazıyor. Madem İslam diyorsun, niye buna İran&#8217;<font face="Times New Roman TUR">ı</font> da ilave ediyorsun? Madem İslam neden cumhuriyeti ekliyorsun? Rejim böyle yaparak kendi kendini sınırladı. İran&#8217;la sınırladı cumhuriyet ile sınırladı. Aynı Suudi Arabistan gibi. O da kendisini Hem Suudlukla, hem de Araplıkla sınırlıyor.<br />
<b><br />
Yeni anayasa çözüm değil. Çözüm anayasaya Kürtleri koymak da değildir<br />
</b><br />
Şimdi bütün sorunlarımızın temelinde bu anlayış yatıyor. Anayasa yapılsa ne olacak. Çözüm anayasaya Kürtleri koymak değildir.<br />
<b><br />
Batıcılıkla milliyetçilikle ve demokrasi ile yüzleşmeli ve hesaplaşmalı kendi otantik ideolojimiz anayasaya konmalıdır<br />
</b><br />
Bizim mutlaka şu 3 şeyle yüzleşmemiz ve hesaplaşmamız lazımdır; Batıcılık, Milliyetçilik ve daha sonra gelen demokrasi. Müslümanların bunlarla hesaplaşıp orijinal ve kendine has ideolojisini bulması lazımdır. Eğer bu ideoloji bulunamazsa bir çıkış yolu yoktur. Çünkü saydığımız bu üç şey tamamen Batı&#8217;dan alınmıştır. Yeni anayasa da kendi otantik ideolojimiz konmalıdır<br />
<b><br />
Liberaller din konusunda ittihatçılar gibiler<br />
</b><br />
Şimdi liberaller denen bir grup çıktı ortaya. Medyada bayağı etkililer. Anayasaya da etki yapmak istiyorlar ve ırkı, dini bir tarafa bırakalım diyorlar. Din konusunda tıpkı ittihatçılar ve gibi düşünüyorlar, bu noktada onlarla beraberler. Soyut bir devlet teorisidir önerileri. Anayasanın alt planında bu olsun istiyorlar. Halbuki böyle bir şey dünyanın hiçbir yanında yok.<br />
<br />
Fransa&#8217;da devletin temelinde Fransızlık, milliyetçilik var. Daha başka düşünceler var, Fransız ihtilali var kökünde. İngiltere&#8217;de İngilizlik var, ABD&#8217;de Amerikancılık var kökünde. Hristyanlık var zaten hepsinde.<br />
<b><br />
Liberaller köksüz soyut bir yapı istiyorlar. Geçmişi olmayan yapan yapının geleceği de olmaz<br />
</b><br />
Şimdi siz burada bu liberallere bakıp da geçmişi olmayan, tarihsel bir yönü olmayan, tamamen soyut bir yapı kurarsanız, onun geleceği de olmaz. Geçmişi olmayan, bugünü olmayan şeyin geleceği de olmaz. Türkiye bu tehlike ile karşı karşıyadır.<br />
<b><br />
Batıcılık asla çıkar yola götürmez<br />
</b><br />
Irkçılığı, milliyetçiliği ne kadar yumuşatmaya çalışırsanız çalışın, istediğiniz kadar biz Türk derken ırkı kastetmiyoruz deyin, o da bir çare değildir. Batıcılık bizi her zaman taklide götüren ve asla bir çıkar yola götürmeyen bir eğilimdir. Bütün bunları Batılılar da gördüklerinden bizim için yeni bir kelime attılar ortaya; demokrasi.<br />
<b><br />
Demokrasi başı sonu belirsiz bir ideoloji, her kapıyı açan maymuncuk gibi bize empoze edilmek isteniyor<br />
</b><br />
Şimdi demokrasi her türlü eksikliğin çaresi gibi gösteriliyor. Bir nevi maymuncuk gibi her kapıyı açar. Veya aspirin gibi, her türlü hastalığa çaredir, her renge yorulabilir. Her yere çekilebilir. Ucu bucağı olmayan, başı sonu belirsiz bir ideoloji gibi bize empoze edilmek isteniyor.<br />
<br />
Oysa bu faydaları da sakıncaları da olan bir yönetim şeklidir. Bir denemedir, İkinci Dünya Savaşı&#8217;ndan sonra yayılmaya başlayan yeni bir rejim denemesidir. Bunun başarılı olacağına da inanmıyorum. Herkesin kendi özlemlerini yakıştırdığı, fakat aslında onun içinde bu özlemlerin bulunup bulunmadığı belli olmayan bir rejimdir.<br />
<br />
Artık dünya uzmanlaşmaya gidiyor. Depreme karşı yapılacak şeyler meclisin işi değil, uzmanların işidir. İhtisaslar o kadar ilerliyor ki, meclise çok az iş kalıyor. Sadece bir onay alıyor. Bir takım insanlar meclisi bir meslek, bir zanaat haline getirmiştir. Onu çıkarları için kullanıyorlar. Yürümüyor aslında. O zaman siyaset için siyaset muhalefet için muhalefet yapılıyor.<br />
<b><br />
Mevcut sistemler çağın gerisinde iflas etmiş durumda, alternatifi olmadığı için ayakta duruyorlar<br />
</b><br />
Artık teknoloji çok ilerlediği için bir çok müessesenin hükmü kalmamıştır. İllere göre milletvekilliği de çağdışı. İllerin vekili hepimizin vekili ise o zaman yine hepimiz seçebiliriz bugün teknoloji buna müsait. Adaylar tüm Türkiye&#8217;nin adayı olsun. Bu sistem Holanda&#8217;da, Belçika&#8217;da var. 450 kişilik bir liste ortaya konsun, millet bu listelere oy versin. Çağın gerisinden kalmış iflas etmiş bir sistem var ortada. <br />
<br />
Pekiyi, karşısına ne konacak? Bu rejim alternatifi olmadığı için ayaktadır.<br />
<br />
ABD, İngiltere, gelenekçi olduğu için eski yapıyı muhafaza ediyor. Dünya da bunları taklit ederek devam ediyor. Bugünün teknolojisi önünde artık bu yapılar bu rejimler ayakta duracak vaziyetten uzaklaşmış durumda. Ama sönmüş bir yıldızın hala ışığının gelmesi gibi bunların da geçmişten gelen bir devam durumları var. <br />
<br />
Geleceğimizi düşünmek hepimizin görevidir. Madem ki Türkiye Batıcılık, Milliyetçilik ve şimdi de demokrasi üçlüsü ile ayakta sallanıyorsa ve sağlam değilse, bunun bir sendromu varsa ki Kürt meselesi bu hastalığın sendromudur, çok ciddi olarak memleketin aydınlarının bu konuyu düşünmesi lazımdır. Türkiye&#8217;nin sorunu kendine has değil. Irak&#8217;ta da, Suriye&#8217;de de, İran&#8217;da da, Mısır&#8217;da da sorun aynıdır. Körfez ülkeleri de Suudi Arabistan da ayakta duramayacaktır. Çünkü bunların hepsi çürük bir esasa dayalıdır.<br />
<br />
İslam coğrafyası aydınları bu çöken yapıların yerine sağlam kalıcı yapının projelerini üretmeleri lazımdır.<br />
<b><br />
Tanzimat, Meşrutiyet, Cumhuriyet, Demokrasi ve liberallik. Bu süreç bir projedir<br />
</b><br />
Tanzimat, Meşrutiyet, Cumhuriyet, Demokrasi ve liberallik, bu süreç bir projedir. İslam dünyası düşünürleri çıkmalı ve buna karşı yeni bir yapıyı konuşmalıdır. Projeler tartışılmalı ve kabul göreni hareket haline gelmelidir. Yeni bir yapının İslam dünyasına hakim olması ve mevcut yapıyı değiştirerek yeni bir yere çıkmamız lazımdır.<br />
<b><br />
Görüşümüz garpçılık-batıcılık değildir. Batıcı görüşler parçalayıcı, İslam bütünleyicidir<br />
</b><br />
Bu ırkçılık değildir. Garpçılık-Batıcılık değildir. Bu Liberalizm değildir. Bütün bu görüşler, parçalayıcıdır, bölücüdür. Bize bütünleyici görüş lazımdır. Bu da İslam&#8217;dır. Fetret dönemleri dışında bu bütünlük sağlanmıştır.<br />
<br />
Emeviler, Hz. Hasan&#8217;<font face="Times New Roman TUR">ı</font>n fedakarlığının anlamına eremediler. Ömer bin Abdülaziz buna teşebbüs etti ancak yapamadı. Emevilik, ırkçılık-asillik iddiası onların sonunu getirdi.<br />
<br />
Bu gün de fetret devirlerinin en korkunçlarından birini yaşıyoruz. Ve Batı&#8217;dan aldığımız çareler çözüm olmadı tam tersi fetreti büyüttü.<br />
<br />
Diriliş hareketi bir projedir. Biz diyoruz ki Türkiye&#8217;yi, Türkiye olarak düşünmeyelim. İslam Âlemi&#8217;ni bütünlükle düşünelim. İslam milleti kavramını yine ön plana çıkaralım, geçmişte olduğu gibi. İslam medeniyeti kavramını yeniden ortaya koyalım. Ve İslam devletine doğru gidelim. İranlısı da geliyorsa gelsin, gelsin zaten. Araplar da gelsin. Hiç birinin olmasın o devlet, İslam devleti olsun. Millet de, dili, ırkı, adetleri ne olursa olsun &#8211; İslam&#8217;a aykırı olmamak kaydı ile &#8211; muhteremdir. Herkesin mezhebi, tarikatı, cemaati kendinedir. Çünkü bir tek mezhepte birleşmeyi gerçekleştirmek temenni edilse de, mümkün değildir.<br />
<b><br />
Zulmü küçük devletler, çürük devletler daha çok yapar<br />
</b><br />
Eski yapılar devam ettikçe maalesef halklar zulumlere maruz kalacaklar. Bu devletçikler, küçük ve güçsüz oldukları için herhangi bir muhalefet gördükleri zaman, korkudan zulme kaçarlar. Zannedilir ki devlet büyüdükçe zulüm artar. Hayır, devlet büyüdükçe zulüm azalır. Küçük devlet korkar. Alır, yargılar, muhakeme eder. Ama korktuğu için kalkar, protesto yapanı vurur öldürür. Zulüm yapar. Çünkü kendisi sağlam değildir, bilir çürük olduğunu. Bu bakımdan bizim görüşümüz bir projedir.<br />
<b><br />
Liberallik batıcılığın kılık değiştirmiş halidir<br />
</b><br />
Müslüman aydınların uyanıp, Batı&#8217;dan gelen üç cereyandan kendilerini kurtarmaları gerekmektedir. Eski Batıcılık kılık değiştirerek içimize girmiştir. Tanzimat adı altında geldi sonra o değişti meşrutiyet adını aldı, sonra cumhuriyet adını aldı, milliyetçilik adını aldı, şimdi de liberallik adını aldı. Bunların hepsi aynı şeydir. Temeli Batıcılıktır.<br />
<b><br />
Avrupa insan hakları batı ideolojisidir.<br />
</b><br />
Bu Batıcılık onlara göre insancılık, hümanizm, aydınlanmadır. Çünkü Avrupa&#8217;nın, Batı&#8217;nın ideolojisi, onlara göre insanlık ideolojisidir. Halbuki Avrupa İnsan Hakları, Batı ideolojisidir ve buna sahip çıkmak Batıcılıktır. Bir İslam ülkesi için bu bir zuldür. Kendi ideolojisi yokmuş gibi, geçmişteki insanlar boşuna yaşamış gibi, hiçbir görüşleri yokmuş, tamamen hüda-yı nabit yaşamışlar, sanki hiçbir şey üretmemişler, hiçbir fikirleri olmamış, hiçbir medeniyet kurmamışlar gibi şimdi Batı&#8217;dan insanlığı, medeniyeti, insan haklarını alacağız. Bu tabi Batılılar için söylüyorum, aynı karganın tavus kılığına girmesi gibidir.<br />
<br />
Tanzimat, meşrutiyet, cumhuriyet sürecinin halkası olan demokrasi ve liberallik ki, bugün önümüzdeki en büyük fikri tehlikedir. Bu tehlike silahlı tehlikeden büyüktür.<br />
<b><br />
İslam birliği istemek üçüncü dünyacılık değildir. Batı niçin birinci dünya olsun<br />
</b><br />
Daha önce yaptığım açıklamalar üzerine hemen bu fikrin savunucusu bir gazetede benim karşıma birisi çıktı. Orada diyor ki, ben İslam Birliği&#8217;ni isteyince üçüncü dünyacı olmuşum. Batı birinci dünya oluyor, ikinci dünya da Rusya ve sosyalist grup. Bunun dışı ise üçüncü dünya. Biz İslam birliği diyorsak üçüncü dünyacı oluyormuşuz.<br />
<br />
Neden biz birinci dünya olamayalım da onlar birinci ikinci, biz üçüncü olalım?<br />
<b><br />
İslam&#8217;<font face="Times New Roman TUR">ı</font>n bir tek şartı var o da bütün Müslümanlar bir arada ve birliktedirler<br />
</b><br />
Bir de üçüncü dünyalı olmak İslam&#8217;<font face="Times New Roman TUR">ı</font>n beş şartından biri midir diye alay ediyor. Bir de bunu karıştırıyor. Benim elimde gazete yok, kanal da yok. İslamcı geçinen bu kadar yazar var. Bir tanesi çıkıp da o terbiyesize bir cevap veremedi. Ben diyorum ki İslam&#8217;<font face="Times New Roman TUR">ı</font>n bir tek şartı var, o da bütün müslümanlar bir arada ve birliktedirler. Müslümanlar bir bütündür, ayrılmaz. Bu İslam&#8217;<font face="Times New Roman TUR">ı</font>n farzıdır, şartıdır, imanın da şartıdır. Eğer Müslümanlıktan anlamak istiyorsa, bunu öğrensin.<br />
<b><br />
İmanımız, İslam&#8217;<font face="Times New Roman TUR">ı</font>mız bize emrediyor, bütün Müslümanlar birleşecekler kendi bağımsızlıklarını koruyacaklar, devletlerini koruyacaklar ve Batı&#8217;nın, Doğu&#8217;nun, şunun, bunun esiri kölesi ve oyuncağı olmayacaklar <br />
</b><br />
Anlasın ve öğrensin ki İslam memleketinde, İslam ile alay eden bir gün mutlaka ve mutlaka Allah tarafından cezasını bulur. O benimle değil İslam ile alay ediyor. Elbette imanımız, İslamımız bize emrediyor, bütün Müslümanlar birleşecekler kendi bağımsızlıklarını koruyacaklar, devletlerini koruyacaklar ve Batı&#8217;nın, Doğu&#8217;nun, şunun, bunun esiri kölesi ve oyuncağı olmayacaklar.<br />
<br />
Diriliş projesinin gelişmesi, büyümesi, aydınların buna sahip çıkması ile olur. İnşallah geliştirilir, tartışılır ve sonunda bütün İslam Âlemi&#8217;ne sunulur. İnşallah bu olacaktır ve Müslümanlar kendi memleketlerinde hür, bağımsız, güçlü olacaklardır. Ve bir takım batıcı tipler de gelip bizimle böyle alay edemeyeceklerdir. O günler de inşallah gelecektir.<br />
<br />
<br />
<br />
</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=20">Gündem</category>
			<dc:creator>Hikem</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117788</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Okumak yazmak ve yaşamak üzerine</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117787&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 19:48:49 GMT</pubDate>
			<description>*Okumak yazmak ve yaşamak üzerine* 
 
 
Resim: http://yenisafak.com.tr/resim/site/okumakyazma1073c2d71071cf10by.jpg  
 
*Arthur Schopenhauer* 
Cehalet ancak zenginlerle bir arada bulunduğu zaman tereddi ettiricidir. Sefalet ve ihtiyaç yoksul insanı sınırlar; onun işi yahut uğraşı bilgisinin yerini...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Palatino Linotype"><font color="DimGray"><font size="3"><b>Okumak yazmak ve yaşamak üzerine</b><br />
<br />
<br />
<a href="http://yenisafak.com.tr/resim/site/okumakyazma1073c2d71071cf10by.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://yenisafak.com.tr/resim/site/okumakyazma1073c2d71071cf10by.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
<i><b>Arthur Schopenhauer</b></i><br />
Cehalet ancak zenginlerle bir arada bulunduğu zaman tereddi ettiricidir. Sefalet ve ihtiyaç yoksul insanı sınırlar; onun işi yahut uğraşı bilgisinin yerini alır ve düşüncelerini işgal eder. Fakat cahil olan zenginler sadece zevkleri peşinde koşarak ömürlerini tüketirler ve vahşi bir hayvana benzerler; her gün görülebileceği üzere, bunlar aynı zamanda servetlerini ve boş vakitlerini kendilerine en büyük değeri kazandıran şey için kullanmadıklarından ötürü de tenkit edilmelidirler.<br />
Okurken bir başka kimse bizim için düşünür: Biz sadece onun zihin sürecini takip etmekle yetiniriz. Nasıl ki yazmayı öğrenirken talebe öğretmen tarafından kalemle çizilmiş çizgileri takip eder; okurken de tıpkı bunun gibidir; düşünme işinin büyük bölümü zaten bizim için bitirilmiştir. Bunun içindir ki kendi düşüncelerimizle meşgul olduktan sonra elimize bir kitap almak her zaman bizi bir parça rahatlatır. Fakat okurken zihnimiz aslında başka birisinin düşüncelerinin oyun alanından başka bir şey değildir. Ve dolayısıyla öyle olur ki çok fazla &#8212;yani neredeyse bütün gün&#8212; okuyan ve arada düşünmeksizin geçirilen eğlence yahut meşgale ile kendisini eğlendiren kimse, yavaş yavaş kendi kendine düşünme yeteneğini kaybeder, tıpkı at üstünden inmeyen bir adamın sonunda yürümeyi unutması gibi. Birçok eğitimli insanın durumu bundan pek farklı değildir: Okumak kendilerini ahmaklaştırır. Çünkü her boş vakitte okumak ve sürekli olarak sadece okumak zihni, mütemadiyen elle çalışmaktan daha fazla felç edici bir etkiye sahiptir, zira bu ikinci durumda uğraş kişiye kendi düşüncelerini takip edebilme imkânı sunar. Nasıl ki yabancı bir cismin ağırlığı üzerinden hiç eksik olmayan bir çelik yay sonunda esnekliğini kaybeder; bir başka kimsenin düşünceleri sürekli olarak üzerinde bir baskı yahut tazyik unsuru olarak varlığını korursa bir zihnin durumu da buna benzer. Sürekli yiyerek bir kimse midesini bozar ve böylelikle bütün bedenine zarar verirse, zihin de lüzumundan fazla beslenerek boğulabilir. Çünkü bir kimse ne kadar fazla okursa, okuduklarından kalan izler de kaçınılmaz olarak o kadar az olacaktır; zihin, üzerine tekrar tekrar yazı yazılan bir tablete benzer. Derin derin düşünmeye zaman yoktur ve okunan şeyler ancak derin düşünmeyle hazmedilebilir, eğer bir kimse daha sonra üzerinde durup düşünmeksizin sürekli okursa okudukları kök salmaz, büyük bölümü itibariyle kaybolur. Gerçekten de bedensel gıdalarımızla zihinsel gıdalarımız arasında durum hemen hemen aynıdır: İnsanın yediklerinin beşte biri ancak hazmedilir, geri kalan buharlaşmayla, terlemeyle ve benzeri şekilde kaybolup gider.<br />
Bütün bunlardan kâğıt üzerine dökülen düşüncelerin kumsaldaki ayak izlerinden farklı olmadığı sonucuna varılabilir: Adamın yürüdüğü yolu görürsünüz, fakat yolda ne gördüğünü bilmek için onun gözlerine ihtiyaç duyarsınız. <br />
<b>* * * </b>Üslup sahibi yazarları okuyarak edebi bir niteliğe ulaşılamaz: Bu, sözgelimi, ister ikna edicilik, hayal gücü zenginliği, mukayeseler yapma yeteneği, isterse cüretkârlık yahut keskinlik, kısalık yahut incelik, ifade kolaylığı veya nüktedanlık, isterse umulmadık tezatlar, veciz veya naif bir üslup ve benzeri olsun fark etmez. Fakat bu nitelikler bizde zaten varsa, demem o ki bilkuuve olarak mevcut ise, bunları ortaya çıkarırız ve farkına varırız; bunların hangi amaçlar için kullanılabileceğini yavaş yavaş öğreniriz, bunları kullanma yatkınlığımız yahut temayülümüz takviye edilebilir, hatta bunun için kendi kendimizi yüreklendirebiliriz; bunları kullanmanın etkisini örneklerle değerlendirebilir ve böylelikle doğru ve yerinde kullanımlarını öğrenebiliriz; ancak bütün bunları başardıktan sonradır ki bu sözünü ettiğimiz niteliklere bilfiil sahip oluruz. Okumak suretiyle yazabilmenin yahut üslup oluşturabilmenin tek yolu budur, çünkü böylelikle tabiî yeteneklerimizden ne şekilde yararlanabileceğimizi öğreniriz; bunu yapmak için bizde bunların mevcut olduğu bilfarz kabul edilmelidir. Bu yetenekler olmaksızın okumaktan soğuk, kuru bir üslup yani üslupçuluktan başkası elimize geçmez ve birer taklitçi olmaktan öteye gidemeyiz.<br />
<b>* * * </b>Sağlık görevlileri insanların gözlerinin yararına harfler için daha aşağısına inilemeyecek belli bir asgarî düzey tesbit etmeli. 1818'de Venedik'teyken &#8212;o zaman hâlâ hakiki Venedik kösteği imal ediliyordu&#8212; bir kuyumcu bana catena fina (ince köstek) imalatıyla uğraşanların otuzunda kör olduğunu söylemişti.<br />
<b>* * * </b>Yer kabuğu katmanları içerisinde eski zamanlarda yaşamış olan canlıların kalıntılarını muhafaza ettiği gibi, bir kütüphanenin rafları üzerindeki kitap dizileri de benzer şekilde geçmişin hatalarını ve bunların ne şekilde sergilendiğini biriktirir. Tıpkı bu yaratıklar gibi onlar da kendi dönemlerinde hayat doluydular ve yeryüzünü bir hayli gürültüye boğmuşlardı; fakat şimdi cansız ve kaskatıdırlar ve sadece paleontologlann dikkatini çekerler.<br />
<b>* * * </b>Herodotos'un anlattığına göre, Kserkes bütün bir vadiyi göz alabildiğine dolduran ordusunu görünce, bundan yüz yıl sonra bu askerlerden bir tekinin bile hayatta olmayacağı düşüncesiyle ağlamıştı. Yeni kitaplardan müteşekkil muazzam bir kataloga göz gezdirirken, on yıl geçtikten sonra bunlardan birinin bile sözünün edilmeyeceğini düşünüp de ağlamanın pek akla ziyan bir tarafı olmasa gerektir.<br />
Hayatta nasılsa edebiyatta da öyle: Her nereye dönseniz derhal kendinizi düzelmez, yola gelmez bir insan güruhuyla karşı karşıya buluyorsunuz, her tarafı her bir köşeyi doldurmuşlar, tıpkı yaz sinekleri gibi sürü halinde her yere doluşup her şeyi kirletiyorlar. Bir yığın berbat kitap, gıdasını buğday başaklarından alan ve sonunda onu boğup kurutan edebiyatın istilacı yabanî otları da öyle... İnsanların zamanını, parasını, dikkatini &#8212;ki bunların meşru hak sahibi iyi kitaplar ve onların soylu hedefleridir&#8212; gasp etmektedirler: Bunlar ya safi para kazanmak ya da makam mevki elde etmek amacıyla yazılırlar. Dolayısıyla sadece yararsız değildirler; fakat müsbet olarak zarar da verirler. Mevcut edebiyatımızın tümünün neredeyse yüzde doksanı halkın cebinden birkaç kuruş aşırmaktan başka bir hedef gözetmez ve bunu başarmak için yazar, yayıncı, ve eleştirmen elbirliği edip güçlerini birleştirmişlerdir.<br />
İzin verin size edebiyatçılar, emektar kalem erbapları ve ucuz velûd yazarlar tarafından kullanılan, her ne kadar kârlı ve başarılı da olsa, kurnazca ama melunca bir oyundan söz edeyim. Bunlar zevki selimi ve dönemin hakiki kültürünü hiç hesaba katmaksızın zarifleri zürefayı ön sıralara oturtmayı başarırlar, böylelikle zaman içerisinde hepsi okumaya ve hep aynı şeye, yani yeni kitaplara şartlandırılırlar, ki böylelikle dolanıp durdukları kibar çevrelerde sohbet konusu yapacak malzeme bulabilsinler. Kötü romanların ve Spindler, Bulwer, Eugene Sue gibi bir zamanlar meşhur olan yazarların kaleminden çıkma benzer ürünlerin hizmet ettiği gaye budur. Fakat sadece para için yazan ve bu yüzden sayıları asla azalmayan bilakis biteviye çoğalan fevkalade sıradan ve bayağı kimselerin en son eserlerini takip etmeyi büyük maharet addeden ya da buna kendini zorunlu hisseden bu tür bir okur kamuoyunun talihinden daha hazini nedir bilen var mı? Ve sırf bu yüzden bütün çağların ve ülkelerin az sayıdaki en büyük, en seçkin kafalarının eserlerini sadece isimleriyle bilirler.<br />
Edebî yahut sanatsal mecmualar da, bayağı kimselerin günlük bilgi kırıntılarını bastıkları için, okuyan kitlelerin, eğer elde edilmek istenen şey kültür ise, münhasıran hakiki edebiyat eserlerine tahsis edilmesi gereken zamanını çalmanın emsalsiz derecede kurnazca tasarlanmış birer aracından başka bir şey değildir.<br />
Dolayısıyla okumak söz konusu olduğunda geri durabilmek &#8212;nerede duracağını bilmek&#8212; çok önemli bir şeydir. Geri durulacak yeri kestirmedeki maharetin esası, zaman zaman neredeyse salgın halinde yaygın olarak okunan herhangi bir kitabı, sırf bu yüzden okumaktan ısrarla uzak durmaktır denebilir, sözgelimi sebepsiz gürültü şamata koparan, hatta yayın hayatına çıktıklarının ilk ve son gününde birkaç baskıya ulaşabilen, sonra da unutulup giden siyasî veya dinî risaleler, romanlar, şiirler ve benzeri böyledir. Ama şunu hatırdan çıkarmayın, ahmaklar için yazanlar her zaman karşılarında geniş bir dinleyici kitlesi bulurlar; okuma zamanınızı sınırlamaya dikkat edin ve okumak için ayırdığınız zamanı da münhasıran bütün zamanların ve ülkelerin büyük kafalarının eserlerine tahsis edin, onlar insanlığın geri kalanını yukarıdan seyrederler, şöhretleri onları zaten bu hüviyetiyle tanıtır. Okunması halinde sadece bunlar insana gerçekten bir şeyler öğretir ve eğitir.<br />
Hiçbir zaman kötü kitaplar çok az, ya da iyi kitaplar çok fazla okunmaz: Kötü kitaplar zihin için zehir mesabesindedir, aklı harap ederler.<br />
İyi olanı okumak için kötü olanı hiçbir zaman okumamayı insan kendisine düstur edinmeli: Çünkü hayat kısa ve hem zaman, hem dinçlik insan için sınırlı.<br />
<b>* * * </b>Her zaman, her ne kadar birbirlerinden pek haberdar olmasalar da, yan yana gelişen &#8212;biri gerçek, diğeri sadece görünüşten ibaret&#8212; iki edebiyat vardır. Bunlardan ilki zamana meydan okuyan kalıcı edebiyata dönüşür. Bunlarla bilim yahut sanat için yaşayan insanlar uğraşırlar; sessiz ve vakur, fakat fevkalâde yavaş bir şekilde kendi yolunda ilerler; Avrupa'da bir yüzyılda nadiren bir düzine eser meydana getirir; ne ki bunlar kalıcıdır. Sözünü ettiğim ikinci tür edebiyatla bilim veya sanat üzerinde yaşayan kimseler uğraşır; taraftarların gürültüsü ve şamatasıyla dörtnala ilerler ve her yıl piyasaya binlerce eser çıkarır. Fakat aradan birkaç yıl geçince insan sormadan edemez, &quot;Nerede bunlar? Nereye kayboldu bunların şöhretleri; çığ gibi yayılan, herkesi peşine takıp sürükleyen, bunca gürültü patırtı koparan şöhretleri?&quot; Edebiyatın bu türüne saman alevi gibi geçici, öbürüne kalıcı edebiyat denebilir.<br />
<b>* * * </b>Eğer okuyabilecek zamanı da satın alabilseydi, kitap satın almak insan için iyi şey olurdu; fakat insanlar genellikle kitap satın almayı o kitapların içindeki şeyleri elde etmekle karıştırırlar. Bir insanın okuduğu her şeyi muhafaza etmesini istemek, yediği her şeyi midesinde muhafaza etmesini istemekten farksızdır. Yediği şey onu bedenen, okuduğu şey de zihnen beslemiştir ve o bunlarla ne ise o olmuştur. Nasıl ki beden kendisiyle türdeş olanı hazmederse, bir insan da kendisini ilgilendiren&#8212;dikkatini çeken şeyi muhafaza edecektir; bir başka deyişle onun düşünce sistemiyle örtüşen yahut amaçlarına denk gelen şeyi bünyesinde alıkoyacaktır. Herkesin hedefleri vardır, fakat azdan azı bir düşünce sistemine benzer bir şeye yaklaşır. Bu sebepten ötürüdür ki bu insanlar hiçbir şeye nesnel bir alâka göstermez, okuduklarından hiçbir şey öğrenmez ve okuduklarından hiçbir şey hatırlamazlar.<br />
Repetitio est mater studiorum. Herhangi önemli bir kitap derhal iki kez okunmalıdır, öncelikle kitabın muhtevası bütünü itibariyle ikinci kez okunduğunda kavranılır ve başlangıç ancak son bilindiğinde gerçekten anlaşılır; ikinci olarak kitap ikinci kez okunurken kişinin içinde bulunduğu ruh hali farklıdır, dolayısıyla çoğu kez başka bir izlenim elde edilir; muhtemeldir ki muhteva başka bir ışıkta görünür. Kitaplar, bir zihnin özü&#8212;hülasası, en mükemmel örneğidir ve bu yüzden her zaman sohbetten, hatta en büyük kafanın sohbetinden bile çok daha büyük bir değere sahiptir. Önemli olan her noktada bir insanın eserleri sohbetini aşar ve onu geride bırakır. Hatta sıradan bir insanın yazıları bile, sırf bu insanın zihninin mükemmel bir örneği olmasından ötürü, öğretici, okunmaya değer ve eğlendiricidir; bir başka deyişle yazdıkları o insanın bütün düşüncesinin ve araştırmasının ürünü ve sonucudur. Buna mukabil onun sohbeti bu bakımdan tatmin edici değildir. Dolayısıyla sohbeti bizi doyurmayacak insanların yazdıkları kitapları okumak mümkündür; böylelikle zihin yüksek kültüre insanlarla değil, neredeyse münhasıran kitaplarla eğlenerek ancak yavaş yavaş ulaşacaktır.<br />
<b>* * * </b>Evrenin tarihinde yarım yüzyıl her zaman hatırı sayılır büyüklükte bir zaman dilimidir; onu biçimlendiren madde&#8212;muhteva her zaman büyük değişimler geçirir; her zaman bir şeyler olup biter.<br />
Fakat edebiyatta aynı büyüklükteki zaman dilimi çok kere tam bir sessizliktir, çünkü hiçbir şey olmamıştır; çünkü beceriksiz, kifayetsiz teşebbüsler kaale alınmaz (değerlendirmeye esas teşkil etmez); dolayısıyla elli yıl önce neredeyseniz tam olarak oradasınızdır. (s.35-45)</font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=26">Genel Edebiyat</category>
			<dc:creator>SesS!zL!k...</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117787</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Nereye yerleşeyim?..</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117786&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 19:44:28 GMT</pubDate>
			<description>*Her insan güzel yerlerde yaşamak ister. Hayat kısa da olsa rahat edebileceği beldeleri seçer, havasına, suyuna, yeşiline bakar. İmkânı olan sayfiyelere çekilir, varidatını mesud bahtiyar geçirmek için harcar.  
Peki maddiyat tek başına insana huzur verebilir mi? Ne yazık ki hayır, müreffeh...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>Her insan güzel yerlerde yaşamak ister. Hayat kısa da olsa rahat edebileceği beldeleri seçer, havasına, suyuna, yeşiline bakar. İmkânı olan sayfiyelere çekilir, varidatını mesud bahtiyar geçirmek için harcar. <br />
Peki maddiyat tek başına insana huzur verebilir mi? Ne yazık ki hayır, müreffeh ülkelerde intihar vak&#8217;alarına daha çok rastlanıyor zira. <br />
Evin ne kadar bakımlı olursa olsun bulunduğun belde sıkıntılı ise mutlu olamazsın. Cüzdan zenginliğinin yanı sıra mânâ zenginliği de lâzım, mâlum kuş tek kanatla uçamaz. <br />
İslam âlimlerinin büyüklerinden Süfyan-ı Sevrî rahimehullah da âhir ömrümü nerede geçirsem, diye çok düşünür. Etrafındakilerle istişarede bulunurlar: &#8220;Nereye yerleşsem acaba?&#8221; <br />
-Efendim Bağdat&#8217;a ne dersiniz? Abbasi Devletinin başkentidir. Sahabe-i kiramın ve evliyanın büyükleri burada yaşamışlar. Ki içlerinde fıkıh ilminin bânisi İmâm-ı A&#8217;zâm rahimehullah hazretleri de var. <br />
<br />
<font color="blue">BAĞDAT GİBİ DİYAR <br />
</font>Bu teklif Süfyan-ı Sevrî hazretlerinden kâbul görmez. &#8220;Bağdat valileri, halka zulmediyor, baskı yapıyorlar. Bunlar her vicdan sahibi gibi bizi de yaralar. Mazluma yardım gibi bir şansımız olsa düşünmeyiz ama ihtimal hükümet adamları bildiklerini işleyecek, bize sormayacaklar...&#8221; <br />
Bir grup ise Şâm-ı şerîfi tavsiye eder. Ona da razı olmaz. &#8220;Gerçi Şâm-ı şerîf Peygamberimiz aleyhisselamdan dua almıştır, beş yüzden fazla Eshab-ı kiram kabri vardır. Fakat halkı aşırı derecede hürmetkârdır. Âlimleri salih insanları parmakla gösterir, etrafında dolanırlar... <br />
Son olarak Mekke-i mükerreme teklif edilir. Görünüşte caziptir. Müslümanların beş vakit namazda yöneldikleri Kâbe-i muazzamaya yakın olmayı kim istemez? Ki Kâbemiz sevgili peygamberimizin vücuduna temas eden toprak hariç, kâinatın en kıymetli yeridir. Orada kılınan bir namaz yüz bin namaza bedeldir. Bundan kârlı ticaret olmaz... <br />
Mübarek biraz düşünür ve &#8220;hayır&#8221; der, &#8220;Orada kalmaya da cesaret edemem, zira mükerrem beldede kalpten geçirilen günahları bile soracaklar. Diğer yerlerde ise işlenmedikçe yazılmaz. <br />
Bilirsiniz büyük ticaretin zararı da büyük olur. İşte sırf bu yüzden Eshâb-ı kirâmdan bazıları (mesela Abdullah ibn-i Abbas radıyallahu anh) Taif&#8217;e yerleşmişti. Eğer onlar bile Mekke&#8217;de kalmaya cesaret edemiyorlarsa...&#8221; <br />
Hazreti Ömer Radıyallahü anh hac vazifeleri ifa edildikten sonra hüccaca seslenir: &#8220;Ey Yemenliler, Yemen&#8217;e!.. Ey Şamlılar Şam&#8217;a!.. Diğerleri de dönsünler kendi yurtlarına!&#8221; <br />
Bişri Hafî (kuddise sirruh) ikinci hac için izin isteyenlere &#8220;nafile hacca harcayacağın parayı fakirlere dağıt&#8221; tavsiyesinde bulunurlar. Yine biri haccını eda ettikten sonra mukaddes beldelerde kalmak isteyince &#8220;memleketine dön&#8221; buyururlar. <br />
Gelelim Süfyan-ı Sevrî Hazretlerinin seçimine... <br />
Mübarek Bağdat, Şam ve Mekke tekliflerinden çekinir ve Basra&#8217;ya yerleşir... Basra yılları hakikaten bereketli geçer ve orada da vefat ederler. Rabbimiz şefaatine nail eylesin... <br />
<br />
<font color="Blue">MEDİNE SEVDALISI <br />
</font>Seyyid Fehim-i Arvasî&#8217;nin (kuddise sirruh) kıymetli evladlarından Hasan Efendi Van&#8217;da müftü idi. O da Süfyan-ı Sevrî hazretleri gibi hayatının kalan kısmını nerede geçireceğini düşünüyordu. Van&#8217;da çok seviliyor, çok da itibar görüyordu ancak Kur&#8217;ân-ı kerim okutmak bile yasak olmuştu o yıllarda. <br />
Büyük dedesi aleyhisselatü vesselam &#8220;istişareye bile mahal bırakmadan&#8221; Medine-i Münevvere&#8217;ye yerleşmelerini işaret buyurulunca tereddütsüz yola çıktılar. <br />
En büyük hayali, orada vefat etmek ve Cennet-ül Bakiye defnolunmaktı... <br />
Münevver beldede 20 küsur yıl (1949-69) yaşadı. Sayısız hac ve umre yaptı. Ancak ömrünün son birkaç ayında Uhud&#8217;a bile gitmedi bir yere ayrılmadı. &#8220;Ya yolda emr-i hak vaki olursa, beni bir başka yere defnederlerse&#8221; diye korkardı. Neticede arzusuna kavuştu, Hazret-i Osman&#8217;a, Hazret-i Fatıma&#8217;ya, Hazret-i Hasan&#8217;a komşu oldu. (Radıyallahü anhüm) <br />
Biz de ahir ömrümüzde birçok İslam beldesini gördük. Başta Harameyn-i şerifeyn olmak üzere Şam, Hama, Humus, Busra, Neva, Kahire, İskenderiyye, Tanta, Taşkent, Semerkant, Buhara, Serhend, Delhi ve Agra&#8217;da mümin kardeşlerimizle tanıştık ve büyüklerimizin kabirlerini ziyaret ettik. Sonra döndük yine yurdumuza geldik. <br />
Hasılı ne Van&#8217;ı unutabilirim. Ne de ayrılabilirim İstanbul&#8217;dan!.. <br />
<br />
<br />
</b> <a href="http://www.turkiyegazetesi.com/makaledetay.aspx?id=535448" target="_blank">HAFTANIN SOHBETİ<br />
M.SAİD ARVAS <br />
</a></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=149">İslâm-i Makaleler</category>
			<dc:creator>bulut_bey79</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117786</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kürşad Atalar: Çağdaş müslüman düşüncenin dili, artık 'küresel' olmalıdır]]></title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117785&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 19:42:43 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Çağdaş müslüman düşüncenin dili, artık 'küresel' olmalıdır* 
 
*Kürşad Atalar Düşüncenin Okullaşması adlı çalışmasında, İslam'ı bütün insanlığın umudu haline getirecek, küresel karakterli bir sistematik düşüncenin üretilmemiş olması soruna odaklanıyor* 
 
 
 
 
 
*ASIM ÖZ* 
Müslüman dünya, yeni...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Palatino Linotype"><font color="DimGray"><font size="3"><b>Çağdaş müslüman düşüncenin dili, artık 'küresel' olmalıdır</b><br />
<br />
<b>Kürşad Atalar Düşüncenin Okullaşması adlı çalışmasında, İslam'ı bütün insanlığın umudu haline getirecek, küresel karakterli bir sistematik düşüncenin üretilmemiş olması soruna odaklanıyor</b><br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<b>ASIM ÖZ</b><br />
Müslüman dünya, yeni bir dönemin eşiğinde bulunuyor. Pek çoğumuz belki gelişmelerin seyrini algılamakta bile zorlanıyoruz ama geleceğin dünyasını inşa etme noktasında tek alternatif olarak İslam'ın kaldığını bugün artık rahatlıkla söyleyebiliriz. Halihazırda Müslümanlar, küresel bir güç olabilecek imkanlardan yoksundurlar; ancak bütün yerküre üzerinde bu potansiyeli haiz başka bir alternatif düşünce, inanç sistemi veya ideoloji de bulunmamaktadır. Modernitenin iflas ettiği, post-modernitenin de derde derman olamadığı bir vasatta, insanlığa umut va'deden tek din yahut 'ideoloji' olarak İslam kalmıştır. Ancak, İslam'ı bütün insanlığın umudu haline getirecek küresel karakterli bir sistematik düşünce Müslümanlar tarafından henüz  üretilememiştir. Geçen bir asırlık süre zarfında bu yolda önemli mesafeler katedilmesine rağmen, düşünce hala 'okullaşamamıştır.' Mehmed Kürşad Atalar Düşüncenin Okullaşması adlı çalışmasında, dikkatleri bu soruna odaklıyor.  <br />
<b>Düşüncenin Okullaşması düşüncesi nedir?  İçeriğinde öne çıkan hususlar nelerdir?</b><br />
'Düşüncenin Okullaşması' öncelikle bir değişim ve dönüşüm projesidir. İçeriğini belirleyen ana düşünce, Müslümanların ürettiği çağdaş düşüncenin 'yetkinleşmesi' gerektiğidir ve bu yetkinlik modernite mağlup edildiğinde ispatlanmış olacaktır. Bana göre, 19. yüzyılın sonlarından itibaren kaynaklara yönelim ile birlikte başlayan düşünsel gelişme süreci henüz 'ekolleşme' evresine ulaşamamıştır. Düşünce sistematik ve iç bütünlüğü olan tutarlı bir okul formatında ortaya konulduğu zaman, 'okullaşma' gerçekleşecektir. Okullaşma, sahici bir toplumsal ve siyasal değişimin ön şartıdır. Eğer Müslümanlar olarak bu işi gerçekleştirebilirsek, küresel manada hakimiyetimizin de önünün açılacağına inanıyorum. <br />
<b>Hakikat iddiasının hakimiyet iddiasından önce geldiğini söylüyorsunuz. Niçin?</b><br />
Çünkü insanlar esas itibarıyla hakikate tabi olurlar. Daha doğrusu, hakikati gördükleri zaman ona teslim olmak isterler. Bugün sorun, Müslümanların hakikat iddialarının 'ispatlı' bir şekilde dillendirilememesidir. Evet Kur'an hakikati temsil eder ama bugün farklı farklı Kur'an anlayışları vardır. Kur'an'ın hakikati temsil ettiğini, 'alimler', kanıtlarıyla birlikte göstermelidirler. İkna edici olan budur. Bu ise, ancak düşünsel/ilmi yahut bir 'ideolojik' bir çaba ile mümkündür. <br />
<b>Düşünce dünyasında dil üretmenin örneği olarak Rousseau örneğini zikrediyorsunuz. O nasıl bir dil üretmiş?</b><br />
Rousseau örneğini şunun için veriyorum: O, Toplum Sözleşmesi adlı kitabında, genel irade, ulus-devlet, yurttaş, egemenlik vb. kavramları yeni bir içerikle tanımlayarak, 'önceki dönem'den yani Eski Rejim'in paradigmal çerçevesinden kopuşu simgeleyen bir 'dil' oluşturuyor. Üstelik bu 'dil', Hıristiyan teolojisiyle tam bir kopuşu simgeliyor. Nitekim eserinde,  'yurttaşlık' ile 'Hıristiyanlık' kelimelerinin yan yana kullanılamayacağını bile söylüyor! Bu, boşuna değildir ve üretilmiş olan 'dil'in kaçınılmaz bir sonucudur. Yani burada bambaşka bir düşüncenin savunusu yapılmaktadır ki bu, daha sonra Fransız Devrimi'ni üretmiştir. Yani 'dil' deyip geçmemek lazım. Ben onu, özel bir paradigmal çerçevesinin özel bir formu anlamında kullanıyorum.<br />
<b>Müslüman düşüncenin eklektiklikten kaynaklanan sorunlarının çözümünün orijinal dile  vukufiyetle gerçekleşeceğini ifade ediyorsunuz. Orijinal dil nedir?</b><br />
Orijinal dil &quot;vardır ve orada durmaktadır.&quot; Yani İslam'ın dili bellidir; Kur'an ve Sünnet'te somut biçimini almıştır. Bugün sorun, bu 'dil'in iyi bilinmemesidir. Bu dilin iyi kullanımı için tabii ki 'kavramları'nın iyi bilinmesi gerekir. Bendeniz özellikle 'merkezi' kavramlar üzerinde durmaya çalışıyorum ve bunların zıtlarıyla bilinmesini önemli görüyorum. Bu bağlamda 'ibadet' ve 'özgürlük' kavramlarını özel olarak işliyorum. Çünkü bana göre bu iki kavram İslam ile modernitenin insan eylemlerini tanımlama noktasındaki en merkezi kavramlarıdır. Tabii başka kavramlar da var. Bunların da tali olanlarla ilişkisini doğru kurarak bilinmesi gerekiyor. <br />
<b>Orijinal dile vukufiyeti öne çıkarırken ideoloji kavramını kullanıyorsunuz. Sadece din veya hakikat iddiası demekle yetinmiyorsunuz. Niçin? </b><br />
'İdeoloji', postmodern dönemden sonra Batı'da popülaritesi azalmış bir kavramdır; ancak yerine de aynı manaları kapsayacak kuşatıcılıkta bir başka kavram bulunamamıştır. Bilinen içeriğiyle, bizim 'dünya görüşü' ve 'yaşam tarzı' dediğimiz şeyin karşılığıdır.  'Din' dediğimiz zaman ise, genellikle bir 'inanç sistemi' anlaşıldığı için, 'yaşam tarzı' kavramının tazammun ettiği manayı, bu kelime ile ifade etmekte çoğunlukla güçlükle karşılaşırız. Ayrıca ben bu kitabı, sadece Müslüman okura hitaben yazmadım. Kitabı okuyanların da göreceği gibi, buradaki 'iddia' bütün 'ideolojik' grupları da ilgilendiren boyutlar taşımaktadır. Ayrıca şu an için manayı en iyi yansıtan kelime olarak onu gördüğümden, bu kelimeyi seçtim.<br />
<b>Müslümanların küresel ölçekte zaaflardan arınmış etkili bir dil üretememelerinin sebebi sadece eklektik dili terk edememiş olmalarından mı kaynaklanıyor? </b><br />
Eklektik dil, zaten düşüncenin 'zayıf' olduğunu gösterir. Çünkü kavramları yerli yerine oturmuş bir 'dil'de düşüncenin başka 'kavramsal araçlar'a ihtiyacı olmaz. Örneğin &quot;İslam bilim ile çelişmez&quot; cümlesi 'savunmacı' ve 'eklektik' söylemin bir örneğidir. Bu sözü söyleyen kişi, belli ki, Batılı 'bilim' paradigmasının etkisi altındadır. Eklektik ifadeyi ortaya çıkaran işte bu 'etki'dir. Böylesi bir etkiye maruz kalmamış kişi ise şöyle der: &quot;İslam'ın bilim ile çelişmemesi niçin bir zorunluluk olsun?&quot; Tabii ki, bu cümleyi kurabilmek kolay değildir. Çünkü altında derin bir düşünce ve bunun felsefi tartışmaları vardır. <br />
<b>Müslüman düşüncenin dış etkilerden arınma sürecinde olduğunu ifade ediyorsunuz.  Bunun örnekleri neler?</b><br />
Son bir yüzyıllık süre içerisinde önemli 'kavramsal' değişmeler yaşadık. Örneğin geçen  asırda  Kur'an ayetlerinin bir kısmının tefsirinde rasyonalist etkilere açık bir dil kullanılıyordu, daha sonra bu yorum tarzı önemli ölçüde terk edildi. Bu, bir ilerlemedir. Hakeza Mevdudi de bile, İslam'ın 'teo-demokrasi' olarak nitelenebileceğine ilişkin bir üslup var iken, bugün artık Müslüman entelektüel çevrelerde demokrasi eleştirisi rahatlıkla yapılabilmektedir. Bu da bir ilerlemedir. Ayrıca Kutub, zamanında Örnek Bir Kur'an Nesli kavramsallaştırması yapmıştı ama bunun içeriğini 'kaba hatlarıyla' verebilmişti. Şimdi örneğin geleneğin iki önemli unsuru olan 'mezhepler' ve 'tasavvuf' konusunda eleştirel yaklaşımlar ortaya konulabilmektedir. Dahası, bugün bir genel demokrasi eleştirisinin de ötesine geçilmiş ve bu teorinin temel kavramları olan insan hakları, eşitlik, özgürlük gibi kavramlar da, belirli bir yetkinlik düzeyinde eleştirilebilmektedir. Bu gelişme sürecinin daha pek çok örneği verilebilir ama sanıyorum bu kadarı şimdilik yeterli olur. <br />
Müslüman siyasi düşünce Türkiye özelinde bakıldığında tekrar Meşrutiyet döneminin eklektik diline döndü. Hatta bu eklektik olma hali kimi zaman terk edilerek Batı düşüncesindeki iki alan ayrımına benzer bir bölünmeyi kabullendi. Yine Mısır, Fas, İran, Moritanya vb. ülkelerdeki düşünürlerde de bu dil yaygın. Bu dili aşmak çok kolay değil gibi...<br />
Ben burada 'geri dönüş' nitelemesini pek doğru görmüyorum. Bana göre olan, asli zaaflarımızın yeniden nüksetmesidir. Ki bu da 'düşüncenin yetkinlikle ifade edilememiş olması' olarak tanımlanabilir. Bizler 'ilm' noktasındaki eksikliğimizi bir 'okul' oluşturacak düzeyde gideremezsek, bu geri dönüşler veya yalpalamalar devam eder. Ancak benim, sürecin o istikamette değil de, yavaş da olsa 'iyi yönde' geliştiği şeklinde bir inancım var. <br />
<b>Düşüncenin Okullaşması sürecinde Beyt'ül-Hikme benzeri kuruluşlara ihtiyaç var mı? </b><br />
Bendeniz Düşüncenin Okullaşması'nı bir 'proje' olarak görüyorum ve bunun 'mali' yükünün de 'özel' sponsorlukların gücünü aştığını düşünüyorum. Bu bakımdan bu projenin arkasında 'resmi' bir desteğin olması, projenin devamı açısından gerekli gibi görünüyor. Çünkü bu projede önce İslam'ın sonra da modernitenin, bütün kavram, kurum, tarihsel tecrübe ve biyografilerle vs. bilinmesi gerekmektedir. Bu da tabiatıyla önce kaliteli bir tercüme faaliyetini, ardından da ciddi bir 'kavramsal tasnif' çabasını gerektiriyor. Buna dair de kafamda bazı 'somut' öneriler var. Ancak onların tabiatıyla 'projelendirilmesi' gerekiyor.  <br />
<b>Çağdaş Müslüman düşüncenin söylemini küresel kılacak unsurlar nelerdir?</b><br />
Çağdaş Müslüman Düşünce'nin dili, artık 'küresel' olmalıdır. Bilindiği gibi, İslami yapılanmaların öteden beri kendilerine çizdiği en büyük hedef, İslam Dünyası'nın genelinde bir dönüşüm sağlanmasıdır. Fakat dünya artık 'küreselleşmiştir' ve malum olduğu üzere iletişimin en hızlı olduğu alan da düşünce dünyasıdır. O halde bu 'fırsat'ı iyi kullanıp, İslam çağrısını dünyanın gündemi haline getirecek bir dil kullanılması gerekmektedir. Bu, tabiatıyla, çok zor ve şimdiye kadar da düşünülmemiş ve denenmemiş bir şeydir. Bunun için, mutlaka, halihazırda gerçeklik iddiasında bulunan bilimin ciddi bir eleştirisi yapılmalıdır. Çünkü halihazırdaki küresel hakimiyet, bu meşruiyet zemininden beslenmektir. Müslümanlar, onun için Hakikat İddiası'nda çok güçlü argümanlara sahip olmalıdırlar. Bunu 'ideolojik' bir üslupla ve 'yetkinlikle' yapmaları durumunda, 'küresel başarı'nın önünde ciddi bir engel kalmayacağına inanıyorum. Tabii ki bu bağlamda yapılması gereken ciddi ve zor işler var. İnşallah zaman içerisinde bu yönde bir 'inisiyatif' oluşur ve hayırlı neticelere ulaşırız diyorum.</font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=226">Röportaj - Söyleşi</category>
			<dc:creator>SesS!zL!k...</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117785</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Bakanlığın yasakladığı 3 bitkisel ürün</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117784&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 19:36:03 GMT</pubDate>
			<description>*Bakanlığın yasakladığı 3 bitkisel ürün* 
 
Resim: http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/bakanligin_yasakladigi_3_bitkisel_urun_h880874.jpg?v=2417e21ea0c5bb2aa758a1a82789670a                
   
Sağlık Bakanlığı 81 ilin valiliğine yazı göndererek, bu ürünlerin satışının durdurulmasını istedi....</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Palatino Linotype"><font color="DimGray"><font size="3"><b>Bakanlığın yasakladığı 3 bitkisel ürün</b><br />
<br />
<a href="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/bakanligin_yasakladigi_3_bitkisel_urun_h880874.jpg?v=2417e21ea0c5bb2aa758a1a82789670a" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/bakanligin_yasakladigi_3_bitkisel_urun_h880874.jpg?v=2417e21ea0c5bb2aa758a1a82789670a" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a>              <br />
  <br />
Sağlık Bakanlığı 81 ilin valiliğine yazı göndererek, bu ürünlerin satışının durdurulmasını istedi.<br />
<br />
<br />
Sağlık Bakanlığı yasaklıyor, Sanayi Bakanlığı ceza kesiyor, Reklam Kurulu reklamları durduruyor ama yine de internet ortamında satışı devam eden zayıflama haplarını pazarlayanlar, ünlü isimleri ve doktorları kullanıyor. Seda Sayan &quot;Elma Krom&quot;, İvana Sert &quot;X-TRA Kapsül&quot; ve Mesut Yar &quot;Antakya Biberi&quot; satıyor!<br />
<br />
<font color="#0000FF"><b>BAKANLIK: RTÜK DURDURSUN</b></font><br />
Alarma geçen Sağlık Bakanlığı genelgeyle uyardı: &#8220;Tarım Bakanlığı onaylı diye satılan ilaçların izni iptal edildi, reklamı yayınlayan bazı sitelere de ceza kesildi. Denetim artsın, RTÜK reklamları durdursun.&#8221; <br />
<br />
Sağlık Bakanlığı'nın defalarca yasaklamasına rağmen &quot;gıda takviyesi&quot; adı altında Tarım Bakanlığı'ndan izin alınarak ithal edilen bazı ürünler, toplumun yakından tanıdığı ünlü kişilerin isimleriyle internet ortamında peynir ekmek gibi satılıyor. Sağlık açısından sakıncalı bu ürünleri satabilmek için çekilen reklam filmlerinde, ünlü isimler ve doktorlar rol alıyor.<br />
<br />
<font color="#0000FF"><b>ÜNLÜLER REKLAMDA</b></font><br />
İnternette bu ürünlerin sitelerine girenler, Seda Sayan, İvana Sert ve Mesut Yar ile karşılaşıyor. Seda Sayan &quot;Elma Krom&quot;, ikoncan İvana Sert &quot;X-TRA Kapsül&quot; ve yakın zamanda verdiği kilolarla gündeme gelen televizyon sunucusu Mesut Yar ise &quot;Antakya Biberi&quot;nin reklam filmlerinde oynuyor. Seda Sayan, bir doktor eşliğinde ürünün ne kadar faydalı olduğunu anlatıyor. İvana Sert, incecik formunu reklam filminde oynadığı ürünü kullanmasına borçlu olduğunu söylüyor, Mesut Yar ise Antakya Biberi'ni öve öve bitiremiyor. Dr. Mustafa Eraslan &quot;Clavis ve Clavis Panax&quot;ın reklamında, Dr. Ömer Coşkun ise &quot;Klavis Panax&quot; adlı ürünün reklamında &quot;göz boyuyor&quot;.<br />
<br />
<font color="#0000FF"><b>'ONAYLI' YALANI</b></font><br />
Bu hapların satıldığı internet sitelerinde, ürünün Sağlık ve Tarım bakanlıklarınca &quot;onaylı&quot; olduğu özellikle belirtiliyor. İlaçların kısa sürede zayıflatıcı etkisi olduğu vurgulanarak ayda 6-8 kilo zayıflattığı ileri sürülüyor. Oysa ünlülerin reklam filmlerinde oynadığı bu ürünler, daha önce Sağlık Bakanlığı tarafından yasaklanmıştı. Bakanlık 2 ay önce, 13 Şubat'ta Antakya Biberi adlı hapı yasakladığını da açıklamıştı.<br />
<br />
İ<font color="#0000FF"><b>VANA SERT: BİLMİYORDUM YAYINI DURDURACAĞIM</b></font><br />
Haberde adı geçen sağlıklı zayıflama ürününün reklam yüzü olan İkoncan lakaplı modacı İvana Sert, yasaktan haberi olmadığını ifade etti. Sert, şunları söyledi: &quot;Ben bu ürünler yararlı ve yasal olarak satılıyor düşüncesiyle gelen teklifi kabul edip tanıtımında yer aldım. Böyle bir yasağı sizden duydum. Hemen avukatım devreye giriyor. Eğer öyle bir şey varsa durduruyoruz. Ben sağlıksız bulunan bir ürünü asla tanıtmam, böyle bir şeyin içinde asla yer almam. Oğlumun Sırp asıllı bakıcısı biraz şişmandı. Önce onun denemesini istemiştim. Kilo verdiğini görünce teklifi kabul ederek tanıtım filmlerinde oynamıştım.<br />
Şimdi gerekli yasal incelemeleri yapıp anlaşmamı gözden geçirerek yayını durduracağım.&quot;<br />
<br />
<font color="#0000FF"><b>SAĞLIK BAKANLIĞI'NDAN 'SATIŞ VE TANITIMI DURDURUN' GENELGESİ</b></font><br />
Ünlülerin oynadığı reklam filmleriyle ilgili herhangi bir inceleme olup olmadığını sorduğumuz Sağlık Bakanlığı'ndan hem açıklama geldi, hem de bütün illerin sağlık il müdürlüklerine gönderilmek üzere bir genelge yayınlandı. Bakanlık, Elma Krom, X-Tra Kapsül gibi ürünlerin satış ve tanıtımlarının engellenmesini istedi.<br />
<br />
Bakanlık ayrıca Dr. Mustafa Eraslan isimli kişinin, &quot;Clavis&quot; ve &quot;Clavis Panax&quot; isimli ürünün televizyon ve internette satışını yaptığı ve gerçeğe aykırı beyanlarla halkı istismar ettiğini belirtti. Bakanlık, bu ürünün de yasaklandığını duyurdu ve toplatma kararı aldı. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'ndan Habertürk'e yapılan açıklamada ise &quot;Elma Krom&quot; adlı ürünü pazarlayan bir internet sitesine 67 bin 200 TL para ve 2 internet sitesine de rekl aml arın durdurulması kararı verildiği belirtildi. Mesut Yar'ın reklamında oynadığı Antakya Biberi'ninin satışının yapıldığı 21 internet sitesi ile ilgili incelemenin ise devam ettiği bildirildi.  <br />
<br />
<b>HABERTÜRK</b></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=220">Bilinçli Tüketici Köşesi</category>
			<dc:creator>SesS!zL!k...</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117784</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sağlık Bakanlığı bu ilacı takibe aldı!</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117783&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 19:33:11 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Sağlık Bakanlığı bu ilacı takibe aldı!* 
 
Resim: http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/saglik_bakanligindan_aferin_takibi_h880735.jpg?v=bbe411490c8af52d8cae32b6cdeaae3e  
 
Sağlık Bakanlığı, uyuşturucu özellik taşıyan ''kodein'' maddesi içeren ''Aferin 30 Kapsül'' isimli ilacın...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Palatino Linotype"><font color="DimGray"><font size="3"><b>Sağlık Bakanlığı bu ilacı takibe aldı!</b><br />
<br />
<a href="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/saglik_bakanligindan_aferin_takibi_h880735.jpg?v=bbe411490c8af52d8cae32b6cdeaae3e" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://image.haber7.com/haber/haber7/photos/saglik_bakanligindan_aferin_takibi_h880735.jpg?v=bbe411490c8af52d8cae32b6cdeaae3e" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
Sağlık Bakanlığı, uyuşturucu özellik taşıyan ''kodein'' maddesi içeren ''Aferin 30 Kapsül'' isimli ilacın reçetelenmesi ve eczane dışında satışının önlenmesi için inceleme başlattı.<br />
<br />
<br />
Sağlık Bakanlığı, uyuşturucu özellik taşıyan ''kodein'' maddesi içeren ''Aferin 30 Kapsül'' isimli ilacı yakın takibe aldı. İlacın reçetelenmesi ve eczane dışında satışının önlenmesi için inceleme başlatıldı.  <br />
<br />
Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'ndan yayımlanan genelgede, normal reçete ile verilmesi gereken izlemeye tabi ilaçlar arasında bulunan Aferin 30 kapsül isimli ilacın eczane dışında satıldığı ve suiistimal edildiği şikayetlerinin ulaştığı bildirildi.  <br />
<br />
İlaçların eczane dışında satışının yasak olduğu vurgulanan genelgede, bu ilacın da normal reçete ile verilmesi, elden yapılan satışlarda reçete defterine kayıt yapılması, reçetelerin eczanelerde saklanması gerektiği belirtildi.  <br />
<br />
SGK provizyon sisteminden onay alınarak yapılan satışlarda ise kayıtların saklanmasının zorunlu olduğu hatırlatılan genelgede, il sağlık mürdürlüklerinden ilacın eczane dışında satılıp satılmadığının, reçetelerin usulüne uygun saklanıp saklanmadığının, kayıtların usulüne uygun tutulup tutulmadığının, aynı hastalar için uygun olmayan sürelerde reçete yazılıp yazılmadığının araştırılması istendi.  <br />
<br />
Ayrıca, uyuşturucu, psikotrop ve normal reçeteyle verilmesi gereken kontrole tabi ilaçların ecza depolarından eczanelere satış/sarf hareketlerinin takibinin de yapılması istenen genelgede, bu ilaçla ilgili ecza depolarından eczane dışına satış yapılıp yapılmadığının kontrol edilmesi gerektiği bildirildi.  <br />
<br />
Bu hususlara uymayan eczaneler hakkında yasal işlem uygulanacak.  <br />
<br />
<font color="#0000FF"><b>-Karaciğer tahribatı yapabilir-</b></font><br />
<br />
Sağlık Bakanlığı İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu yetkililerinden alınan bilgiye göre, Aferin adlı ilaç birden fazla formatta satılıyor.  <br />
<br />
Bunlardan sadece Aferin 30 Kapsül, Birleşmiş Milletler 1961 Uyuşturucu Maddeler Tek Sözleşmesi eki listelerinde yer alan ''kodein fosfat'' adlı kontrole tabi maddeyi içeriyor. Bu nedenle de ''Normal Reçete İle Verilmesi Gereken İzlemeye Tabi İlaçlar Listesi''nde yer alıyor.  <br />
<br />
Bu ilacın normal reçete ile verilmesi, elden yapılan satışlarında reçete kayıt defterine kayıtlarının yapılması ve reçetelerin eczanelerde saklanması zorunlu.  <br />
<br />
Sosyal güvenlik provizyon sistemlerinden onay alınarak karşılanan reçetelerin bilgisayar çıktılarının alınarak saklanması veya dijital ortamda muhafaza edilmesi gerekiyor.  <br />
<br />
Aferin 30 Kapsül'ün, ''kodein fosfat''ın yanı sıra ''parasetamol'' ve ''klorfeniramin maleat'' adlı maddeleri de içerdiğine işaret eden bakanlık yetkilileri, düşük miktarda kodein fosfat içeren ilacın uyuşturucu amaçlı alımının, yüksek dozda kullanımı zorunlu kıldığını, bunun da içeriğindeki ''parasetamol'' etken maddesinden dolayı ağır karaciğer tahribatını beraberinde getirdiğini bildirdiler. <br />
Kaynak: AA</font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=220">Bilinçli Tüketici Köşesi</category>
			<dc:creator>SesS!zL!k...</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117783</guid>
		</item>
		<item>
			<title>İşte Yıllardır Beklenen Taksim Camii</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117782&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 19:31:58 GMT</pubDate>
			<description>*İşte Yıllardır Beklenen Taksim Camii.* 
 
  
Resim: http://a6.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/p480x480/165928_10150920282964533_527489532_9705340_1737373814_n.jpg  
  
  
Resim: http://a7.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash3/p480x480/538959_10150920290929533_527489532_9705364_754546977_n.jpg</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font size="5"><font color="red">İşte Yıllardır Beklenen Taksim Camii.</font></font></b><br />
<br />
 <br />
<a href="http://a6.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/p480x480/165928_10150920282964533_527489532_9705340_1737373814_n.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://a6.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-snc6/p480x480/165928_10150920282964533_527489532_9705340_1737373814_n.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
 <br />
 <br />
<a href="http://a7.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash3/p480x480/538959_10150920290929533_527489532_9705364_754546977_n.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://a7.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-ash3/p480x480/538959_10150920290929533_527489532_9705364_754546977_n.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
 <br />
 <br />
 <br />
<a href="http://a5.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-prn1/p480x480/537555_10150920300814533_527489532_9705386_71805766_n.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://a5.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-prn1/p480x480/537555_10150920300814533_527489532_9705386_71805766_n.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=19">Serbest Kürsü</category>
			<dc:creator>KARAMURAT-3</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117782</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Lam&#8217;ın aşkından habersiziz!]]></title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117781&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 19:19:22 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Resim: http://www.haberkultur.net/upload/17_Mayis_2012_13_09_55_1280176044.jpg  (http://www.ihvanforum.org/haberoku-4677-Lamin_askindan_habersiziz.html) 
  
 *Lam&#8217;ın aşkından  habersiziz!*  
 
 *Lam&#8217;dan Elif&#8217;e  Yazılmamış Bir Mektup gibidir hayat&#8230;*     
 
       Her şey lamın elife yazılmış bir...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Palatino Linotype"><font color="DimGray"><font size="3"><div align="left"><a href="http://www.ihvanforum.org/haberoku-4677-Lamin_askindan_habersiziz.html" target="_blank"><a href="http://www.haberkultur.net/upload/17_Mayis_2012_13_09_55_1280176044.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.haberkultur.net/upload/17_Mayis_2012_13_09_55_1280176044.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a></div> <br />
 <b>Lam&#8217;ın aşkından  habersiziz!</b> <br />
<br />
 <b>Lam&#8217;dan Elif&#8217;e  Yazılmamış Bir Mektup gibidir hayat&#8230;</b>    <br />
<br />
     <font face="Arial">  <font face="Verdana">Her şey lamın elife yazılmış bir türküyü dinlemesiyle  başladı. Hatta lamın cümleleriyle anlatırsak aslında herşey elifle başladı. <br />
</font><br />
 <font face="Verdana">Önceleri  haberi yoktu lamın elif adında bir harfin varlığından. Öğrenince de ilkin çok  anlamadı elifin elifliğini. Onu da kendisi gibi bir harf bildi. Oysa yaz  gecelerinde şiirleri ve türküleri kış gecelerinde ise masalları hikayeleri  anlatılırdı elifin. Lam henüz müziklerin dilini öğrenmemişti. Türkülerin  ardındaki sır, kelimelerin arkasındaki derin manalar henüz kapısını açmamıştı  lama. Kapılar çalınana elbet bir gün açılırdı ama lam henüz çalması gereken  kapıdan bile habersizdi. Aslında bu haliyle her şey lama uzaktı. Lam  görünenlerin gerçekliğinden habersiz gerçekleri yalnızca tablodaki bir resimden  ibaret sanmaktaydı.</font><br />
<br />
 <font face="Verdana">Bir gün  tablo sandığı gerçeklerden birinin rengine takıldı lamın gözleri. Yıllardır aynı  tablonun </font></font><font face="Arial"><font face="Verdana">karşısındaydı ama ilk defa bu rengin ressamını aradı. </font></font><br />
<font face="Arial"><font face="Verdana"><br />
<a href="http://www.haberkultur.net/upload/17_Mayis_2012_13_10_24_2237207294.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.haberkultur.net/upload/17_Mayis_2012_13_10_24_2237207294.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a> <br />
<br />
O  anda kaderine yeni bir yol yazıldı lamın. Lam bilmeden uzun bir yolculuğa  hazırlandı. Yol uzadıkça engeller arttı. Her engelde lam biraz daha kendini  tanıdı. Ve o zaman anladı harflerin neden bir elife ihtiyaç duyduğunu. Ama lam  hala lamdı. Şimdilik tanıdığı elif değil elife duyulan ihtiyaçtı. ve bir gün  yine o uzun ve karışık yollarda elif lama sırrını bir türkü ile  açtı...</font><font face="Verdana"><br />
&lt;!--[endif]--&gt;</font><br />
 <font face="Verdana">Yol  kenarındaydı be. Toplamış eteklerini elife türküler söylemekteydi. Öylesine  geçmişti ki kendinden be'nin hali lama mecnunu hatırlattı. Lam be'yi izliyordu  uzun uzun. Be ki harfler arasında elife en yakın olanı. Be ki kime sorsan  bilinir elife olan sevgisi. Be ki elif onun dilinde bir isim değil, yüreğine  dökülmüş yakıcı bir gözyaşı. Bütün harflerden cümlelerden notalardan vazgeçse  be, bir tek ah dese anlaşılırdı elife olan aşkı. İşte lam böyle bir ah ediş  esnasında anladı elifin elifliğindeki o gizli hali. Ve lam duyduğu o nidanın  yakıcılıyla tıklattı yıllardır tablo sandığı kapıları. Kapılar ardında aynalar  ve aynanın köşesinde kalan elifin tebessümünün bir yansıması. Lam elife yazılmış  cümlelerin anlamını elifin aynasındaki tebessümde anladı. Tebessüme tebessüm  gerekirdi elbette. lakin vurulmuştu lam elifin tebessümündeki bu inceliğe. Bu  tebessümün karşılığı yakıcı ateşti, gözyaşıydı ve aşktı. Elife yazılmış türküler  şimdi elifin tebessümünü bile anlatamayacak kadar acizdi. Lam elif olmadan nefes  almanın yaşamak olmayacağını anlayacak kadar azizdi. Lamın alnına elifin  ellerinden nurani bir iz çizildi. Ve o gün lam kendinden geçti, lamlığın sırrını  aştı lamelifliğe erişti. Bu öyle bir eriyişti ki lamı gören lamın ardında elifin  sesini işitti. Ve elifbalarda lamlar ve elifler o günden beridir  lamelifleşti.</font><font face="Verdana"><br />
<br />
Her öykü kendi dilinden anlatır hakikatleri. Bazı  yazarlar kendi kelimeleriyle çizer kendi rengini. Bazı öyküler ise yazılan değil  yazandır aslında. Kalemi zorla tutuşturup bir lamın parmakları arasına şimdi  lamın hamlığını yazma vakti derler. Her tablo Yaratıcı'nın resmettiği hayattır,  her renk yaşananlardır bu öykünün lisanında. Ve bir de elifler vardır Rabbin  güzel kulları arasında... lamın arayışında, be'nin yakarışında ve her daim  eliflerin aşkının telaşında olabilmek dilekleriyle..</font><br />
 <br />
 <b><font color="#003366"><font face="Verdana">Esma  Bıyık</font></font></b><br />
 <font face="Verdana"><a href="http://www.xn--haberkltr-v9ac.net/" target="_blank">HaberKültür.Net</a></font><br />
<br />
</font></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=26">Genel Edebiyat</category>
			<dc:creator>SesS!zL!k...</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117781</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Çocuk soruyor: &#8216;Allah bizi niçin yarattı?&#8217;]]></title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117780&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 19:15:40 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Çocuk soruyor: &#8216;Allah bizi niçin yarattı?&#8217;* 
 
 
Resim: http://media.dunyabizim.com/haber/2012/05/12/insan-olmak.jpg  
 
 
Lütfi Bergen, çok genç ve değer verdiği bir küçük adamın, &#8220;Allah bizi niçin yarattı?&#8221; sorusuna binaen yazdı..]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Palatino Linotype"><font color="DimGray"><font size="3"><b>Çocuk soruyor: &#8216;Allah bizi niçin yarattı?&#8217;</b><br />
<br />
<br />
<a href="http://media.dunyabizim.com/haber/2012/05/12/insan-olmak.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://media.dunyabizim.com/haber/2012/05/12/insan-olmak.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
<br />
Lütfi Bergen, çok genç ve değer verdiği bir küçük adamın, &#8220;Allah bizi niçin yarattı?&#8221; sorusuna binaen yazdı..                        <br />
<br />
<br />
<br />
 <br />
<b>Yeryüzüne geliş sebebimiz</b> hakkında yazacağım. Bunu yazmak istiyorum çünkü çok genç ve değer verdiğim bir küçük adam, &#8220;<b>Allah bizi niçin yarattı?</b>&#8221; sorusu ile boğuşuyor. Bunu bana sormadı aslında. Ben bu sorununu annesinden öğrendim. &#8220;Allah bizi niçin yarattı anne?&#8221; diyesi imiş. Kadının &#8220;ibadet etmemiz için!&#8221; şeklindeki cevabı kifayet etmeyecektir. &#8220;Benim ibadetime ihtiyacı var mı ki?&#8221; Yok! Eee. Rüzgar esmektedir. Rüzgarın daldan kopardığı bir yaprak kavisler çizerek savrulur; başın taşa toprağa çarpar. Bir delikanlının hırçın dalgalar gibi kabarıp kıyılara çakılmasını anlayabilirim. Gece uyku tutmayan gözleri. En çok da insanı karanlıkta boğan korkuları.<br />
<br />
<font color="#FF0000"><b>İnsanlar nutuk (konuşma) kabiliyetini salt insanlara aitmiş gibi düşünürler</b></font><br />
<br />
İnsan cenin iken böyle korkuları yoktur diye düşünüyorum. Anneyi işitmektedir çünkü. Sarmalanmıştır. Üstü örtülüdür. Sıcak ve güvenli. Alak, duvarı kemiriyor.  Dahası anneyi anlamaktadır. Bir ceninin anneyi anlaması hayret vericidir. Konuşmayı bilmezken, kelimeleri telaffuz edemezken rahmin duvarının hemen dışında olan biteni anlamak, annenin besinini emerken düşünce ve duygularını da emmek dehşet verici. Böylece anlamanın ve bilginin kelimelere muhtaç olmadığını idrak etmekteyiz. Kozmos biraz böyle bir yerdir. Sığındığımız yer gerçekte karanlıktır. Düşünün, bir cenin dünyaya gelmek arefesindedir ve annesini anlamaktadır.<br />
<br />
<a href="http://media.dunyabizim.com/haber/2012/05/12/toprak-1.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://media.dunyabizim.com/haber/2012/05/12/toprak-1.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
Bu anlattığım şeyin yeryüzüne insan olarak gelmek ile ilgisi var? Henüz bir algılama oluşmadığından &#8220;neler saçmalıyor bu adam&#8221; demektesiniz. Bunları şunun için anlatıyorum: Kelimeleri olsun veya olmasın, konuşabilsin veya konuşmasın her varlık canlıdır, varolanı işitmektedir. İnsanlar nutuk (konuşma) kabiliyetini salt insanlara aitmiş gibi düşünürler. Oysa tam tersine bu kabiliyet hareketsiz/maddevî varlıklar için de geçerlidir. Hayvanlar, bitkiler, taş ve toprak cinsinden her varlık Vücûd ile konuşmaktadır. Her varlık, varlık sahasında var oldukça Hayy olanın tecelligahı olmaktadır. Var olan (ontik olan), canlılığı olandır.<br />
Allah Teala şöyle buyurmaktadır: &#8220;Hiçbir şey yoktur ki, O&#8217;nu hamdiyle tesbih etmemiş olsun; ancak, siz onların tesbihini kavrayamazsınız&#8221; (17 İsra 9). Bir delikanlının bu ayetle karşılaştığında şöyle demesini beklerim: &#8220;Eğer herşey Allah&#8217;ı tesbih ediyorsa, herşey canlıdır ve Allah&#8217;la bizim bilmediğimiz bir dille konuşmaktadır.&#8221; Onun için <b>Reis Seattle</b>, Amerikan Başkanına toprağın anne olduğundan bahsetmekteydi:<br />
&#8220;Washington&#8217;daki büyük başkan bize topraklarımızı satın almak istediğini bildiren bir haber yolluyor. Büyük başkan bize aynı zamanda dostluk, iyi niyet dolu sözler de gönderiyor. Bu dostça bir davranıştır; zira biz onun bu dostluğa ihtiyacı olmadığını pek iyi biliriz. Biz onun istediğini düşüneceğiz, zira eğer biz satmaya razı olmazsak, belki o zaman da beyaz adam tüfeğiyle gelecek ve bizim topraklarımızı zorla alacaktır. Gökyüzü nasıl satılır, ya da satın alınır, ya toprakların sıcaklığı? Bunu tasarlamak bize yabancıdır (&#8230;) Sizler çocuklarınıza ayaklarının altındaki toprakların bizim büyükbabalarımızın külleri olduklarını öğretmelisiniz. Toprağa kıymet vermeleri için onlara, toprağın bizim atalarımızın ruhlarıyla dolu olduğunu anlatınız. Çocuklarınıza, bizim öğrettiğimiz şeyleri öğretiniz. Toprak bizim annemizdir. Toprağın başına gelenler onun çocuklarının da başına gelir. İnsanlar toprağa tükürürlerse, kendi kendilerinin yüzüne tükürmüş olurlar. Zira biz biliyoruz ki, toprak insana değil, insan toprağa aittir. Her şey, bir aileyi birbiriyle birleştiren kan gibi birbirine bağlıdır. Her şey birbirine bağlıdır. Toprağın başına gelen oğullarının da başına gelir.<br />
<br />
 <a href="http://media.dunyabizim.com/haber/2012/05/12/kizilderili-indian-poster-1.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://media.dunyabizim.com/haber/2012/05/12/kizilderili-indian-poster-1.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
İnsan hayatın dokusunu yaratmamıştır, onun içinde yalnız bir liftir. Siz dokuya ne yaparsanız, bunu kendinize yapıyorsunuz demektir. Fakat benim ulusum soruyor, beyaz adam neyi satın almak istiyor? Havanın tazeliğine ve suyun pırıltısına sahip değilsek, onları size nasıl satabiliriz? Sonuncusu öldükten sonra bizonları yeniden geriye satın alabilir misiniz?&#8221;<br />
<br />
<font color="#FF0000"><b>&#8220;Allah bizi ibadet etmemiz için yarattı&#8221; cevabı tatmin etmeyebilir</b></font><br />
<br />
Her şey her şeye karışıyor. Bakıyorsun, bahar gelmiş. Su ve mineraller bitkileri beslemekte, bitkiler hayvanları. Bir devr-i daim kanunu yürümekte. Birinin ölümü bir başkasının dirimi halindedir. Şu taze otları yiyecek kuzu bir sene sonraki kurbanda satılacak, boynu vurulacak, kanı toprağa karışacak. Otu et, eti kan, kanı toprak yapan bir devr-i daim motoru susmamacasına çalışmakta. İşte insanın hamuru budur. Milyonlarca kere milyon kez, mevcudat, oluş ile bozuluş arasında harmanlanıyor. Aslında ibadet ediyor. &#8220;Göklerde ve yerde olan ne varsa, canlılar ve melekler Allah&#8217;a secde ederler ve onlar büyüklük taslamazlar&#8221; (16 Nahl 49).<br />
Genç adam haklı, herşey Allah&#8217;a secde ediyorsa, &#8220;Allah bizi ibadet etmemiz için yarattı&#8221; cevabı tatmin etmeyebilir. Kuş olsaydım, bir dağın eteğinde&#8230; Yine ibadet etmeyecek miydim? O zaman niye insan oldum; kuşlar kadar özgür, bozkırı yaran atlar kadar dörtnal, boynuzları erişmiş bir alageyik kadar vahşi, engin kayalıklar kadar mukavim kalsaydım. Genç adam böyle düşünüyor.<br />
Gerçek böyle değil genç adam. Âlemu&#8217;l-mülk içinde &#8220;insan&#8221; olmayı sen istedin. Seçerek geldin; sözleşip de yaratıldın. Zira, her mevcudata emaneti yüklenip yüklenmeyeceği soruldu. Kayalara, dağlara, yere, göğe, nalları şimşek çakan atlara, göğü kapatan büyük kanatlı kartala, geyiğe, kuşa, kurda&#8230; Hiçbiri istemedi. Ama sen dedin ki: İnsan olmak istiyorum. &#8220;Peki emanet?&#8221; Yüklendim gitti. Nasıl olur: &#8220;Biz emaneti göklere, yere ve dağlara yükledik de onlar yüklenmeye yanaşmadı. Ondan korktular da insan yüklendi. Şüphesiz insan, çok cahil ve zalimdir&#8221; (33 Ahzab 72).<br />
Şimdi bunu unutmuşsun. Buraya kendi isteğinle indin, insan olmaya geldin. Kavgaya katıldın. Doğduğun günü hatırla, &#8220;ya başaramazsam&#8221; diye ağlamıştın. Bir iki yumruk yemek yoldan çevirir mi er kişiyi? Yükü bırakmayacaksın, emaneti taşıyacaksın. &#8220;Olmak&#8221; istedin, dua ettin; bunun için icabet edildin. Varolmak sırası sende.<br />
 <br />
<b>Lütfi Bergen</b> yazdı</font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=137">Aile ve Çocuk</category>
			<dc:creator>SesS!zL!k...</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117780</guid>
		</item>
		<item>
			<title>ŞEHİD Hızır hocamız, Teşekkürler Anadolu Gençliğe</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117779&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 16:26:32 GMT</pubDate>
			<description>Resim: http://a7.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-prn1/536821_3645187179801_1578030689_2829258_2019463680_n.jpg  
  
*VİDEO LİNKİ:http://www.facebook.com/photo.php?v=3645128738340* 
  
http://www.facebook.com/efendihazretleri</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Palatino Linotype"><font color="black"><font size="4"><a href="http://a7.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-prn1/536821_3645187179801_1578030689_2829258_2019463680_n.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://a7.sphotos.ak.fbcdn.net/hphotos-ak-prn1/536821_3645187179801_1578030689_2829258_2019463680_n.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></font></font></font><br />
 <br />
<font size="4"><font face="Palatino Linotype"><font color="black"><b><font color="red">VİDEO LİNKİ:<a href="http://www.facebook.com/photo.php?v=3645128738340" target="_blank">http://www.facebook.com/photo.php?v=3645128738340</a></font></b></font></font></font><br />
<font color="black"> <br />
<font size="4"><font face="Palatino Linotype"><a href="http://www.facebook.com/efendihazretleri" target="_blank">http://www.facebook.com/efendihazretleri</a></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=15">İslâmî Önderler</category>
			<dc:creator>Ercan Tekin</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117779</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Türban nasıl olmalı ? tesettür nasıl olmalı? Merhum M. Esad COŞAN (radiyallahu anh)</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117778&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 16:13:58 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*http://www.youtube.com/watch?v=kVTbpNtzcVs&feature=related*]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Times New Roman"><font color="Black"><font size="5"><i><b>
<object class="restrain" type="application/x-shockwave-flash" width="640" height="385" data="http://www.youtube.com/v/kVTbpNtzcVs?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded">
	<param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/kVTbpNtzcVs?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded" />
	<param name="wmode" value="transparent" />
	<param name="allowfullscreen" value="true" />
	<!--[if IE 6]>
	<embed width="640" height="385" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.youtube.com/v/kVTbpNtzcVs?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded" allowfullscreen="true" />
	<![endif]--></object>
 </b></i></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=69">Videolar</category>
			<dc:creator>mehmet_1453</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117778</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Rusya "Nükleer" İle Tehdit Etti!]]></title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117777&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 16:04:19 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[**ABD'nin İran'a yönelik savaş planlarının hazır olduğunu açıklaması Rusya'nın tepkisini çekti.** Rusya Başbakanı Medvedev, Washington yönetimini eleştirdi ve "*Nükleer bir savaş yaşanabilir*" uyarısında bulundu. 
 
Rusya Başbakanı Dimitriy Medvedev, ülkelerin egemenlik haklarına müdahalenin...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font color="red"><b>ABD'nin İran'a yönelik savaş planlarının hazır olduğunu açıklaması Rusya'nın tepkisini çekti.</b></font></b> Rusya Başbakanı Medvedev, Washington yönetimini eleştirdi ve &quot;<b>Nükleer bir savaş yaşanabilir</b>&quot; uyarısında bulundu.<br />
<br />
Rusya Başbakanı Dimitriy Medvedev, ülkelerin egemenlik haklarına müdahalenin nükleer de dahil olmak üzere savaşlara yol açabileceği uyarısında bulundu.<br />
<br />
Medvedev, Rusya’nın ikinci büyük kenti St. Petersburg’da düzenlenen bir forumda yaptığı konuşmada, ”Uluslararası kurumları devre dışı bırakarak her türlü ortak yaptırımlar uygulama, dünyadaki mevcut durumun gelişmesine katkıda bulunmadı. Ayrıca yabancı ülkelerde kimseyi umursamayan askeri operasyonlar genellikle radikal grupların iktidara gelmesiyle son buldu” dedi.<br />
<br />
SURİYE VE İRAN UYARISI<br />
<br />
Suriye’deki durumu ima ederek ulusların kendi gelişim yollarını seçme hakkının evrensel bir değer olduğunu vurgulayan Medvedev, ”Bazı noktalarda bir devletin egemenliğinin altını dinamitleyen bu tip müdahaleler geniş ölçekli bölgesel bir savaşla son bulabilir ve hatta - kimseyi korkutmak istemiyorum - nükleer silahların kullanımıyla bile son bulabilir” ifadesini kullandı.<br />
<br />
G-8’in 18-19 Mayıs’ta ABD’de yapılacak zirvesine Medvedev katılacak ve burada Suriye ile İran konusunda görüş alışverişinde bulunacak.<br />
<br />
Medvedev, ülkede hukukun üstünlüğünün ve yolsuzlukla mücadelenin güçlendirilmesi için toplumun siyasi hayata daha fazla katılması gerektiğini belirtti.<br />
<br />
<i>haber365</i></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=20">Gündem</category>
			<dc:creator>hirahos</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117777</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Nasıl Müslüman Olduğunu Hz. Fatıma Gününde Anlattı</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117775&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 14:49:16 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[İngiltere Eski başbakanı Tony Blair'in baldızı, Filistin özgürlük mücadelesinin aktif destekçisi Booth'un konuşması  
  
Hz. Fatıma'nın doğum yıldönümü dolayısıyla Zehra Ana Derneği tarafından, Bahçeşehir Kültür Merkezi&#8217;nde binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen Dünya Müslüman Kadınlar Günü'nde...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Comic Sans MS"><font color="darkorchid"><font size="3"><font color="red"><i>İngiltere Eski başbakanı Tony Blair'in baldızı, Filistin özgürlük mücadelesinin aktif destekçisi Booth'un konuşması</i> </font></font></font></font><font color="darkorchid"><br />
 <br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="red"><font color="green">Hz. Fatıma'nın doğum yıldönümü dolayısıyla Zehra Ana Derneği tarafından, Bahçeşehir Kültür Merkezi&#8217;nde binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen Dünya Müslüman Kadınlar Günü'nde Sarah Lauren Booth'un sık sık alkışlarla kesilen konuşmasının tam metni</font></font></font></font><font color="red"><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><b><font color="green">Bismillahirrahmanirrahim. </font></b></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">Bu muhteşem toplantının değerli misafirleri, değerli kız kardeşlerim, erkek kardeşlerim . Barışın, İslamî selamlaması ile başlamak istiyorum, Selamün aleyküm ve rahmetullah ve bereketullah .</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">2010 yılında müslüman değildim. Belirsiz mücadeleleri olan çalışan bir anneydim . Tarafımca herhangi bir çaba gerektirmeyen veya yaşam şeklimi değiştirmemde zaman almayan Allah için mücadele biçiminde ve sonuç olarak az miktarda kaydadeğer sonuç elde ettim.</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">Avrupa&#8217;da yalnız çalışan ebeveyinlerden ne az ne de fazla yoğundum ve birleşik krallık mensuplarının davranışlarının basına da yansıdığı şekilde, akranlarımın içtiği kadar alkol almaktaydım ve açıkçası eski moda, güncel olmayan, ideal ve kişisel kontrol terbiyesi, ağırbaşlılık ve tevazu için pek az zaman ayırmaktaydım .</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">100 yıl önce alim müslümanlığa dönmüş olan Mohammed Asad , Avrupa&#8217;nın kültürel dış görünümünün &#8220;benmerkezciliğine&#8221; kendince kafa yormuştur .</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">Avusturya&#8217;da genç, eğitimli Musevi olarak geçen kendi gençliğine ilişkin yadıkları şu şekilde: Mutsuz olduğumdan dolayı değil &#8230; Kesinlikle mutsuz değildim, sadece neyin peşinde olduğumu gerçek anlamda bilmediğim için derinden etkilenmiş ve karmaşıktım ve aynı zamanda da bir gün bunu bileceğimden de emindim .&#8220; Bundan çalışan milyonlarca kadının ne anlayacağını tahmin edebiliyorum..</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">Kadınlar gemişte hiç bir zaman -ve henüz aksine bu kadar az zaman - ailedeki rollerini , mücadelelerini ve toplumdaki yerlerini düşünme isteğine sahip olmamışlardır . Multi milyar dolarlık kendi kendine yetebilme sanayi, aynı her zaman karlı olan &#8220;diyet&#8221; sanayi gibi , bazı bireyleri zenginleştiriyor ancak bizleri mutlu yada daha sağlıklı yapma amacına hizmet etmiyor .</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">Nasıl var olduğumuz, amacımızın ne olduğu ve öldükten sonra ne olacağını nasıl bulacağız ?</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">Kadınlara cins savaşını kazanmaları gerektikleri öğretildi. Feminizm tavsiyeleri arasında ev ve ailelerimizi daha fazla çalıştırmak sureti ile , daha yüksek profil , daha stresli iş hayatını tercih ederek aile hayatının da sınırları aştık .</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">Hiçbir yerde ücret eşitliği yok, çalışma saatlerimiz daha uzun ve evdeki talepler de aynı kalıyor. Ancak amaçlarımız eve dayalı ve aile odaklı amaçlardan kendini geliştirmeyi ve formda kalmayı kapsayacak şekilde genişlediğinden, son iki jenerasyonda bu bize bir &#8216;ilerleme&#8217; olarak satıldı.</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">Görüyorsunuz, kadınların işgücüne katılımındaki büyük artış, erkeklerin ev hayatına sağladığı katkı ile boy ölçüşememektedir. İşyerlerimiz ödüllendirici olduklarından daha çok yorucu birer yere dönüşmektedir. </font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">2009&#8217;da ben bir ülkede çalışırken, çocuklarım başka bir ülkede yaşıyordu. Bu şekilde onlara bir yüzme havuzu ve büyük bir bahçe sağlayabiliyordum. Onlar, ben giderken bacaklarıma sarıldıkça ve ben de ürettiğim işin beyhudeliğinden gittikçe nefret ettikçe, kendime, sürekli olarak, &#8216;yaşam tarzı&#8217; sağlamanın, çocuklar için uzun vadede, onlara yemek pişirdiğim veya onlara göz kulak olduğum öğleden sonralarından daha önemli olduğunu söyleyip durdum. Ve ben giderken dikkat merkezi olmak, kocamla geçirdiğim zamanın azalmasından daha eğlenceliydi. </font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">Bu arada, İngiltere&#8217;de yapılan araştırmalar, iki veya daha fazla kez sarhoş olduğunu kabul eden çocukların oranının şu anda %31 olduğunu göstermektedir. Neden kendi toplumlarımızdaki acı için hep başkalarını suçluyoruz? Konu çocuklarımızın karşı karşıya kaldığı duygusal zorluklar ve sosyal karışıklıkları olduğunda, neden kendi davranışlarımızın Allah&#8217;ın bize verdiği en değerli armağanları yani çocuklarımızı olumsuz etkileyebileceğini düşünmeden, okulları, hükümetleri veya başka devlet kurumlarını eleştirme yoluna başvurmak zorundayız?</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">&#8216;Ben buna değerim&#8217; gibi yüzeysel düzeyde bir kişisel mükemmellik arayışı, aslında 21. Yüzyılın en popüler çoktanrıcılıklarından biridir.</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">Çocuklara izletilen yetişkin filmleri, toplumu suçlamayı tercih ettiğimiz herhangi bir inkarın merkezinde, kendimizi çocuk büyütmekten ve kocalarımızı ve ebeveynlerimizi desteklemekten soyutlamamız yatıyor. Tıpkı çevremizdekilerin memnuniyetinin, çok çalışmamız nedeniyle, çoğu zaman sınırlandırılması gibi&#8230; </font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">Kardeşlerim ve kız kardeşlerim, bunları aşabilmek için çocuklarımıza İslam&#8217;ın pratiklerini öğretmeliyiz.</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">Cennetteki kadınların liderini, peygamber Muhammed (saa)&#8217;in kutsanmış kızı Fatıma&#8217;yı ele alalım. 7 yaşındayken, annesi Hatice çoktan ölmüştü. Peygamber (saa)&#8217;in camide namaz kılarken başına gelen üzücü bir olaya şahit oldu. Babası alnı secdede, yere eğilmiş yakarıyordu. İslam düşmanlarından biri olan Ebu Cehil, Muhammed&#8217;in omuzlarının arasına bir deve rahmi attı. Peygamber, kan boynuna ve yanaklarına değene kadar bunu fark etmedi ve o anda burun deliklerinde kokuyu hissetti. Kılını bile kıpırdatmadan namazına devam etti. Ondan nefret edenler, yani o zamanın toplumda söz sahibi kişileri, onunla alay ederken gülmekten yerlere yatmışlardı. O anda orada bulunan peygamberin sahabesi, kendilerini çok güçsüz hissettiler. Bir şey yapamadan, gerçek düşmanlarının güçlerinden ve alaylı kahkahalarından tedirgin halde geri durdular. Peygamberi savunmak için ise, tek bir kişi ileri atıldı. Yedi yaşındaki kızı Fatıma. Leş gibi kokan rahmi babasının boynundan ve omuzlarından temizledi. Ve sessizce değil ağlayarak ve inanmayanları azarlayarak... Onları yaptıkları şey için azarlayarak, ayıplayarak yaptı.</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">Bugünün yedi yaşındaki çocuklarını bu parmak ısırtan çocukla karşılaştırmaya çalışabiliriz. Bu onu olağanüstü yapıyor. Ancak önce çocuk haliyle onun bu gerçek kararlılığını, gücünü ve aile sevgisini, kendi sevdiğimizi söylediğimiz kişiler adına sarf ettiği çaba ile karşılaştırmalıyız.</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">Fatima&#8217;nın hayatından alınan bu gerçek hikaye, bize, kendi önceliklerimizi ve bunların etkilerini hatırlatmalı. Annesi zengin, zeki, çalışkan, bir iş kadını idi. Bugünün ithalat ve ihracat şirketlerine denk bir işletmeyi yönetiyordu. Hatice, peygamberin çok sevgili eşi, Allah ondan razı olsun, bizim ilham kaynağımızdır. Kazandığı her şeyi Allah yolunda harcadığı ve çocuklarına en iyi şekilde örnek olduğu için. Sabrı, kararlılığı, kendini sevdiği adama adamışlığı ve İslam&#8217;ın gereklerini yerine getirmesi ve İslam&#8217;a bağlılığı için&#8230;</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">Biz modanın takipçileri mi yoksa Allah&#8217;ın takipçileri miyiz? Kendimizi ailelerimize mi adıyoruz, yoksa ayrı birer varlık olarak kendimize mi? Yaşamlarımızı &#8220;dengelediğimizde&#8221;, çocuklarımıza, kuaförlere, spor salonuna, facebookta veya kendimize ayırdığımızdan daha mı fazla zaman ayıracağız? Peki, bu yargılar çocuklarımız, evliliğimiz, toplumumuz ve kaderimiz üzerinde nasıl etkiler yaratıyor?</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">İslam&#8217;dan önce, kızlarımızın her şeyin ötesinde parasal zenginliğe ihtiyaçları olduğuna inanıyordum. Anne iken feda ettiklerim asla yerine konulamayacak. Bu toplumda çalışmak zorunda olduğumuzdan, para kazanırken kaybettiklerimiz sorun değildi çünkü. Ama bedenim evdeyken, aklım hala orada değildi. Evde olduğum zamanlarda, onları bir an önce yatırmak istiyordum ki zorlu bir iş günün ödülü olarak kendime bir kadeh şarap doldurabileyim. Bazen yatarken masal okumamak için bahaneler buldum, böylece &#8216;kendime zaman ayırmak&#8217; için bir paket sigara açarak arkadaşlarımı eve davet edebilirdim. Eğlence annelikte bulunabilen bir şey değil, hep başka yerlerde aranıyor. Kendini gerçekleştirmek mi? Bir ailenin çok çalışması nasıl bir kendini gerçekleştirmedir ki?</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">Fatıma bir sarayda doğmadı veya büyümedi. Hatta o zaman için yoksul bile denilebilecek bir şekilde yetiştirildi. Annesinin serveti Allah yolunda başkalarına yardım etmek için verilen zekat olarak ve İslam&#8217;ı kurmak için harcanmıştı. Ona rağmen, bu çocukta bizim sahip olmadığımız ve başkalarının çocuklarında ve kendi çocuklarımızda olmadığından yakındığımız nitelikleri görebiliyoruz. Onlarla paylaşacak zamanımız olmaması nasıl bir ahlak? Toplumumuzun aktif, kibar, mütevazı bireyleri olmaları için onlara işlemek için zaman harcadığımız değerler neler? Her gün sergilediğimiz kendi davranışlarımız onlara nasıl örnek oluyor? </font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">Size nasıl Müslüman olduğumu anlatmak istiyorum. İsfahan&#8217;da sıradan bir şekilde namaz kıldım ve &#8220;Allah&#8217;ım kendim için hiçbir şey istemiyorum, sadece Filistinlilere yardım etmeni istiyorum.&#8221;diye dua ettim. Oturdum ve üzerimde bir rahmet, bir barış duygusunun çöktüğünü hissettim. O kadar yüksek bir duyguydu ki, zaman benim için durmuştu. Oturdum ve ellerimi açtım, yanıma bir kadın geldi ve anlamadığım dilde bana bir şeyler söyledi. Oturdu, ellerime ve ayaklarıma dokunarak &#8220;Seni seviyorum.&#8221; dedi. &#8220;Ben de seni seviyorum.&#8221; dedim. Sanki karşımdakini tanıdığım biri, büyükannem gibi ya da hiç görmediğim yaşlı bir yakınım gibi hissettim. O kadar güçlü bir duyguydu ki, o gece otele dönmedim o gece boyunca yerde oturdum. 15 saat boyunca hiç hareket etmeden camide ibadet ettim ve sonunda &#8220;Allah&#8217;ım nolur İslamiyet.&#8221; dedim. Düşünün ki Allah&#8217;ın varlığından bile habersizdim ve bir anda Allah&#8217;ın varlığından, Ehlibeyt&#8217;ten olan duyguların içine girdim ve şaşkındım. Abartmıyorum, arkadaşlarımla İsfahan&#8217;dan ayrıldıktan sonra her üç saatte bir namaz kılmak istiyordum. Ben sürekli arkadaşlarıma namaz kılalım mı diyordum, onlar erteliyordu ama ben sürekli namaz kılmak istiyordum. Ertesi gün Tahran&#8217;dan Londra&#8217;ya gitmek için uçağa bindim, uçak Londra&#8217;ya vardığında bir uçaktaki takım bayanlar gibi bende eşarbımı çıkarmak istedim, üç defa denememe rağmen başörtümü açamadım. Ondan sonraki günler, çocuklarımı okula götürmek için bile evden çıktığımda eşarbımı takarak çıkıyordum, Elhamdulillah, artık hicabımı nasıl sevdiğimi kelimelerle ifade edemem.</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">Başımdaki başörtüm Allah&#8217;ın bana verdiği bir vazife, kötülüklerden ve arzularımdan beni koruyan bir koruyucudur. Çocuklarıma Müslüman olduğumu söylediğimde, bana soracakları soruları liste yapacaklarını söylediler. Büyük çocuğumun, &#8220;Müslüman olduğun için hala benim annem olacak mısın?&#8221; sorusuna, &#8220;Müslüman olduğum için daha iyi bir anne olacağım.&#8221;dedim. İkinci sorusu, hala alkol almaya devam edecek misin sorusuna, hayır asla alkol almayacağımı söylediğimde tepkisi &#8220;Oleyy!&#8221; oldu. Üçüncü sorusu ve bence en ilginç olanı, artık gerdanlığını gösterecek misin oldu. Bu soruya şaşırarak bu nerden çıktı, öğretmenleriniz İslamiyeti size böyle mi öğretiyor diye tepki gösterdim. Çocuklarım da bu durumdan rahatsız olmalılar ki, bir daha okula öyle gelmeni istemiyorum anne dedi. Müslüman olduğum için baştan aşağı kapanacağımı söyleyince &#8220;İslamiyeti çok seviyorum!&#8221; diye bağırdı ve çocuklarım artık Müslüman.</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">Elhamdulillah, hepinize çok teşekkür ediyorum, ne olur benim için dua edin.</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">Önemli olan şu ki, İslamiyet sadece söz değil, yaptığınız ameldir. Bunun en güzel örneğini Gazze&#8217;de bir ev ziyaretinde yaşadım. 17 çocuklu bir anneyi ziyaret ettim, çocuklardan ikisi fosfor silahı yüzünden kolları yanmıştı ve iki tanesi bombalar yüzünden ne duyabiliyor, ne de konuşabiliyordu. O kadar yoksullardı ki, elektrikler zaten yok, cep telefonları çalışmıyor, kimseyle konuşamıyorum, diğer odaya geçerek ağlamaya başladım. Çocukları teselli etmeye çalıştım. Çocuklardan birisi bir ayağını atılan bombalardan dolayı kaybetmişti, onları gördüğümde o kadar ağladım ki anneleri başıma gelerek beni utandıracak bir şey söyledi: &#8220;Bizim için ağlama, biz çok mutluyuz Elhamdulillah.&#8221; Filistin&#8217;de olduğum her gün Elhamdulillah&#8217;ın ne demek olduğunu anladım.</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="green">Bizler Elhamdulillah&#8217;ın en güzel modelini Hz. Fatıma&#8217;da görüyoruz. Onun yolunda olmak dileğiyle, bütün güzellikler Allah&#8217;tan, bütün kötülükler nefsimdendir, hepinize teşekkür ediyorum</font></font></font><br />
 <br />
 <br />
v.fecr</font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=19">Serbest Kürsü</category>
			<dc:creator>Büşra Betül</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117775</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Atasoy Müftüoğlu ile Ortadoğu Üzerine Söyleşi</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117774&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 14:40:04 GMT</pubDate>
			<description>Ortadoğu, geçtiğimiz yılın başından bu yana, tarihinin en ciddi kırılmalarından birine daha şahit oluyor. Neler olup bittiğine dair sakin kafayla düşünmeye vaktimiz olmayacak kadar hızlı gelişen olaylar, zihinlerimizi enformatik işgale açık hale getiriyor. Bu zihni hercümerç içerisinde, bırakın...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Comic Sans MS"><font color="DarkOrchid"><font size="3">Ortadoğu, geçtiğimiz yılın başından bu yana, tarihinin en ciddi kırılmalarından birine daha şahit oluyor. Neler olup bittiğine dair sakin kafayla düşünmeye vaktimiz olmayacak kadar hızlı gelişen olaylar, zihinlerimizi enformatik işgale açık hale getiriyor. Bu zihni hercümerç içerisinde, bırakın gelişmeleri, küresel olaylarla ilintili bütüncül bir perspektiften okumayı; algılarımıza servis edilen haber ve haber kaynaklarını sorgulama ihtiyacı dahi hissetmiyoruz.<br />
Zulüm, kan ve gözyaşının hâkim olduğu bir yerde, isabetli yorumlar yapmanın ne denli incitici ve zor olduğunun farkındayız. Ancak tarihe göz attığımızda; İslam ümmetinin bu süreçlerde, doğru &#8220;mizan&#8221;ı arama gayretinden vazgeçtiği ve sonradan ödenen ağır bedellerin esbabının bu süreçlerde saklı olduğu gerçekleriyle karşılaşıyoruz.<br />
Nedense, ithamların, iftiraların ve de fitnelerin kol gezdiği böyle zamanlarda, ümmetin âkil adamlarına başvurmayı akıl edemeyiz. Tam da bu sebeple-aynı hataya düşmemek adına, Türkiyeli Müslümanların ağabeyi konumunda olan, Türkiye&#8217;deki, bölgedeki ve küresel çaptaki gelişmelerle yakından ilgilenen ve yorumlarını &#8220;adalet&#8221; üzere serdeden Üstad Atasoy Müftüoğlu ile Ortadoğu&#8217;daki son gelişmeleri masaya yatırdık. İstedik ki âkil adamlarımıza istediğimiz(işimize geldiği) zaman değil; her zaman başvuralım.<br />
Üstadın nitelikli delillerle altını doldurduğu bakış açısından oldukça istifade ettik. Siz değerli okuyucularımızın da müstefid olacağını ümit ediyoruz:    <br />
<a href="http://www.velfecr.com/resim/haber/abi2.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.velfecr.com/resim/haber/abi2.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a>    <br />
<b>Öncelikle bizlere vakit ayırdığınız için çok teşekkür ederiz hocam&#8230; Ortadoğu&#8217;daki son gelişmeleri masaya yatırmak istiyoruz sizinle. &#8220;Yapısal hiçbir değişim olmadı ve yakında olacağına dair de bir proje, bir çalışma yok&#8221; diyorsunuz. Yani kendinizi &#8220;devrim olarak nitelendirmeyenler&#8221; tarafında konumlandırıyorsunuz. Bunu genel hatlarıyla biraz açabilir misiniz? Ne oldu da milyonlarca insan, sokaklara döküldü ve ne oldu da bu insanlar bir &#8220;devrim&#8221;e imza atamadılar? Bunu iktidarların/dünya egemen güçlerinin, kendi muhalefetlerini &#8220;yeniden üretme(reproduction)&#8221; süreci olarak okuyabilir miyiz?</b><br />
Çözümleme yapma bilincine sahip olmayan bireyler, toplumlar, cemaatler, tek akla, tek yoruma kapanırlar, kişisel yorumları izlerler, kendilerini kişisel yorumlarla sınırlandırırlar. Kapsamlı çözümlemelere kapalı olanlar, bağnazlığı/hizipçiliği seçmiş olurlar. Bizler, hepimiz medyatikleştirilmiş bir dünyada yaşıyoruz. Hepimiz medya uyuşturucularına maruz kalıyoruz; hayır, maruz kalmıyoruz, bu uyuşturucuları gönüllü olarak tüketiyoruz. Bütün tartışmaları çok ucuz, çok yüzeysel, çok basit karşıtlıklar temelinde sürdürüyoruz. &quot;Neler oluyor&quot; la ilgilenirken,&quot;neden oluyor&quot; la ilgilenmiyoruz. Çokuluslu medya, olayları emperyal çıkarlar doğrultusunda şekillendirdikten sonra bize intikal ettiriyor.<br />
Olaylar/gelişmeler bize intikal ettiğinde deforme edilmiş olarak intikal ediyor; bizler, deforme olmuş olaylar etrafında spekülasyonlar yapıyoruz. Emperyal sistem; biz Müslümanlarla ilgili olarak, küresel çapta, kendi istediği doğrultuda bütünüyle dezenformasyona dayalı çarptırılmış, kirletilmiş bir &quot;algı&quot; biçimi oluşturuyor. Bizler olay-ları gerçekler üzerinden değil, sözünü ettiğim icat edilmiş algılar üzerinden takip ediyoruz.<br />
Kolonyal düşünce ilk olarak sömürgeleştirmek istediği halkların bilincini sömürgeleştiriyor ve bu bilincin yeni bir dil, söylem, gerçeklik, isyan, ayaklanma muhalefet üretmesine engel oluyor. Kolonyal düşünce sömürgeleştirdiği toplumların kendi tarihlerini, kendi sistemlerini, kendi değerlerini, kendi tercihlerini üretmelerine izin vermez. Kolonyal düşünce bizim tarihimizi, bizim adımıza, bize sormadan oluşturur.<br />
Bizler, bugün yaşandığı üzere yalnızca olayların kronolojisini biriktiriyor, konuşuyoruz. Sömürgeci etkileri, yönlendirmeleri, müdahaleleri eleştiriyoruz, eleştiriden öteye geçemiyoruz. Bunun için de, ciddi bir alternatif üretmeyi başaramıyoruz. Son bir yıl içerisinde tanık olduğumuz bütün ayaklanmaların İslami bir talepleri olmadı. Bütün bu ayaklanmaların yalnızca demokratik&#8220; ve &quot;pragmatik&quot; talepleri var. Devrim tanımı uluorta, keyfi bir biçimde kullanılıyor, hiç bir gerçekliği yansıtmıyor.<br />
<b>Bu ülkelerde &#8220;devrim&#8221; gerçekleşmediğine dair elinizde deliller olduğunu ve bu deliller ışığında konuştuğunuzu söylüyorsunuz. Bunlardan biraz bahsedebilir misiniz?</b><br />
Avrupa aydınlanması kendi normlarını evrensel normlar olarak sunarak dünyanın geri kalanını taşralılaştırdı. İslam toplumları bu kavramların evrenselliklerini reddetmeyi, bunlarla hesaplaşmayı, bunları sorgulamayı başaramadı. Toplumlarımız halen bu kavramların sürekli meydan okumalarıyla karşı karşıya bulunuyor. Bu kavramları ontolojik olarak tartışmayı bile başaramıyoruz. Bunu başaramadığımız için, kendi kavramlarımızı üretemiyor, kendi dilimizi özgürleştiremiyoruz. Hepimiz İslami taleplerimizi modern-seküler-liberal çerçevenin sınırları içerisinde kalarak gündeme getirebiliyoruz. Batılı değer yargılarının baskısı altında düşünüyoruz, konuşuyoruz. Karşı karşıya bulunduğumuz enformatizasyon süreçleri, bütün uzamları kuşattığı için tüm kültürler/toplumlar birbirlerinin çok kötü kopyası haline geliyor. Egemen kültür Batı kültürü olduğu için, bütün kültürler Batı kültürlerinin yüzeysel/çarpık/yozlaştırıcı bir yansımasıdır. Bu süreç içerisinde medya ve kültür aynılaşmıştır, medyadan bağımsız bir kültür üretilememektedir.<br />
Benim söylemek istediğim, dışarıdan esinlenen/yönlendirilen/manipüle edilen dönüşüm hareketlerinin &quot;devrim&#8221; sayılamayacağı konusudur. İran İslam Devrimi 33 yıldır dünya gündeminde. İran, 33 yıldır sistematik bir kuşatma altında. İran her tür ambargo/yaptırım uygulamalarıyla istikrarsızlaştırılıyor, tecrit ediliyor. Modern zamanlarda gerçek diktatörlük Avrupa modelinin diktatörlüğü olduğu için; İran&#8217;ın yeni bir modeli, İslami bir modeli tarihe geçirmesi sebebiyle, İran'dan rövanş almak istiyorlar. İran Devrimi çok yönlü, çok boyutlu bir cezalandırma ile karşı karşıya bulunurken &quot;Arap Baharı&quot; küresel ölçekte ilgi topluyor, takdir görüyor, destekleniyor, maaşa bağlanıyor.<br />
Amerikan kongresinin önümüzdeki yıl için &quot;Arap Baharı&quot;na 800 milyon dolar tahsis ettiğini biliyorsunuz. Kahire&#8217;de, öteden beri faaliyet gösteren kimi STK lara her yıl seküler-liberal-demokratik bir dönüşüme katkıda bulunmaları için 20 şer milyon dolar verildiğini hatırlamak gerekir. Bu STK'lar Türkiye de dâhil olmak üzere bütün İslam dünyası ül-kelerinde faaliyet halindeler. Bu faaliyetlerin bir sonucu olarak toplumlarımızın İslam &quot;algı&quot;sı emperyalistlerin istedikleri doğrultuda değişmiş, ılımlı/kişisel dindarlık öne çıkmış, toplumlarımız siyasal taleplerinden vazgeçmişlerdir.<br />
<b>Bir yılı aşkın bir zaman önce gerçekleşen bu ayaklanma süreci, yerini seçim sürecine bırakmaya başladı. Mısır ve Tunus&#8217;ta İslami Harekete dair köklü geçmişi olan İhvan ve Nahda Hareketi, seçimlerden zaferle ayrıldı. Batı medyası, seçim sonuçlarını yorumlarken ikiye ayrılıyor: kimi, Ortadoğu&#8217;da &#8220;radikal İslam&#8217;ın&#8221; filizleneceği öngörüsünde bulunurken; kimi de demokrasi ve İslam&#8217;ın mezcedilmesi için bu süreci bulunmaz bir fırsat olarak değerlendiriyor. Diğer yandan, gerek İhvan&#8217;ın gerekse de Nahda&#8217;nın Batı&#8217;ya &#8220;garanti&#8221; mahiyetinde beyanatlarda bulunduklarını görüyoruz. Tüm bunları nasıl yorumluyorsunuz?</b><br />
Mısır ve Tunus da dâhil olmak üzere artık Müslümanların İslami Devlet talepleri yok, demokratik devlet talepleri var. Batı dünyası hiç bir işlevi kalmamış, tükenmiş, kirlenmiş &quot;demokrasi&quot;leri savaş yoluyla İslam dünyasına ihraç ediyor. İslami bir model üretemediğimiz için, seküler modeller ithal ediyoruz. Zihinsel özgürleşme olmadan toplumlarımızda hiç bir iyileşme olmayacak, bunun bilincinde olmamız gerekir. Türkiye, Mısır&#8217;a laiklik öneriyor, öğütlüyor. Bunun anlaşılabilir, kabul edilebilir bir yanı yok.<br />
Vincent Pecora; &quot;Secularization and Cultural Criticism&quot; adlı kitabında, seküler düşüncenin Judeo-Hıristiyan köklere dayandığını, bütün referanslarının Hıristiyan düşüncesine ait olduğunu, bu nedenlerle seküler düşüncenin evrenselleştirilemeyeceğini, kimseye dayatılamayacağını; ancak, zorunlu olduğu takdirde Hıristiyan kültürlerde uygulanabilir olduğunu; İslam toplumlarına dayatılmasının çok ciddi patolojik sonuçları olacağı konusunda uyarılarda bulunuyor. Vincent Pecora; bütün bunları zihinsel özgürlüğe sahip olan bir entelektüel olduğu için söylüyor, bizler henüz zihinsel sömürge olmaktan bağımsızlaşamadığımız için, kendimizi Avrupalı referanslara mahkûm/mecbur hissediyoruz.<br />
Geçtiğimiz günlerde Tunus Cumhurbaşkanı olan zat, yaptığı bir açıklamada seküler demokrasinin güvencesi olduğunu söyledi. Tunus Millet Meclisi başkanı; iftiharla halen Burgibist olduğunu açıkladı.<br />
Hiçbir yerde yeni bir duruş, yeni bir dil, yeni bir söylem yok. Hiç bir kavrama yeni tanımlamalar getirilmedi. Yeni bir kimlik inşası gibi bir program yok. Her şey çok kokuşmuş bir ulus-devlet mantığı içerisinde cereyan ediyor, hiç bir ayaklanma sırasında tek bir antiemperyalist açıklama/slogan/tepki dile getirilmedi. Sözünü ettiğiniz ülkelerde yeni bir sentez oluşturuluyor. Bu sentez seküler-liberal-demokrat İslam sentezidir. Burada İslam belirleyici, tayin edici, asli bir unsur değildir, yalnızca folklorik/kültürel/yardımcı bir parçadır. Bu sentez içerisinde tali bir unsur olan İslam, hiç kimseye İslami bir varoluş vadetmiyor. Zaten hatırlamak gerekir ki hiç bir ayaklanmanın fikri felsefi ve düşünsel bir içeriği yoktu. Mısır&#8217;da da, Tunus&#8217;ta da halen İslami unsurların içerisinde bulundukları tutarsızlıkları aşabilecek bir noktada bulunmadıklarını düşünüyorum; çünkü, herkes Batı'ya ne yönde bir güvence verebileceğinin telaşı içerisinde bulunuyor.<br />
<a href="http://www.velfecr.com/resim/haber/abi3.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.velfecr.com/resim/haber/abi3.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<b>Birtakım Batılı yazarlar, Mısır ve Tunus gibi ülkelerin sosyal yapısını göz önüne alarak, çeşitli kırmızı çizgiler belirlenmesi gerektiğini; bu kırmızı çizgiler aşılmadığı takdirde, bu ülkelerde İslamcıların istediklerini yapabilmesinin bölgedeki &#8220;yumuşak geçiş&#8221; için son derece gerekli olduğunu yazıyorlar. Bu yaklaşımı nasıl okumalıyız; ne oldu da Batılı yazarlar bu denli müsamahakâr oldular?</b><br />
Günümüz dünyasında medya, gücün en önemli tanımlayıcısı haline geldi. Medya'nın ideolojik/politik bir yönü var. Medya'dan asla doğru/adil bir tavır beklenemez. Çünkü medya dışlayıcıdır, dünyanın güçlülerini daha da güçlendirirken, zayıfları daha da zayıflatır. Bugün, Batı ile batı dışı dünya arasında yaşanan gerilimleri/çatışmaları/karşıtlıkları anlayabilmek için medyanın yapısını ciddi bir biçimde çözümlemek gerekir. Medya'nın ahlakdışı söylemi karşısında, her zaman çok radikal ve eleştirel bir tavır sahibi olmak gerekir. Kimi güç merkezleri, ideolojik/politik çıkarlar doğrultusunda, hangi sorunlara odaklanmamız, hangi sorunlar üzerinde yoğunlaşmamız, hangi sorunlarla ilgili olarak tepki göstermemiz konusunda hepimizi bir biçimde kontrol ediyor, yönlendiriyor ve etkiliyor. Öykünün bir parçasını görüyor ve konuşuyoruz, öykünün tamamını anlamıyor, anlatmıyoruz. Parçalar üzerinde demagoji/polemik yaparak birbirimizi incitiyor, rencide ediyoruz. Bütün bu tartışmalar sırasında toplumlarımızın edilgin bir kadavra gibi istiskal edilerek kullanıldığını görmüyoruz. Toplumlarımızda yaşanan gelişmeler, olaylar, ayaklanmalar tutarlı bir bütünlük içerisinde değerlendirilemiyor. İslam toplumlarının/halklarının İslami anlamda, beklentileri/talepleri olabileceği kabul edilmiyor. İslami temsile imkan verilmiyor.<br />
Toplumlarımızın kendilerini siyasal anlamda da Avrupa'ya özgü, evrensel olduğu iddia edilen uygulamalar doğrultusunda konumlandırmaları dayatılıyor. Avrupalılar bütün Müslümanlara, biz nasıl seçiyorsak, siz de aynen bizim gibi seçeceksiniz yolunda tehditlerde bulunuyor.<br />
Reelpolitik bütün anlamları/değerleri kirletiyor, çürütüyor, yalnızca bir çıkar ortamı içerisine hapsedilen politikalar üretiyor. Siyasal sözcükler, içerisinde yaşadığımız dönemde çok farklı anlamlar, çok farklı bağlamlarda kullanılabiliyor. Kimi olaylar/gelişmeler/yönelişler algı alanımızın içerisine alınırken, kimileri algı alanımızın dı-şında tutulabiliyor. Olayları bir Ümmet bilinci/ahlakı/duyarlılığı içerisinde takip etmiyoruz. Bizler, Müslüman&#8217;ız; İslam, coğrafi varoluş fikrini reddeder. Aziz İslam Ümmeti bünyesinde hiç bir karşıtlığın içerisinde bulunamayız, hiç bir tarafgirliğin içerisinde bulunamayız. Eleştirel yorumlarımız olabilir. Bizler Müslüman&#8217;ız, hepimizin aziz ülkesi yalnızca İslam'dır.<br />
<b>Yukarıda bahsi geçen iddialar seslendirildiğinde, &#8220;komploculuk&#8221; suçlamaları gündeme geliyor. Bu suçlamalara maruz kalanlardan biri de sizsiniz. Yoğun bir medya bombardımanının olduğu bu zamanda, bize akîl değerlendirmelerde bulunmak için bir &#8220;mizan&#8221;dan bahsedebilir misiniz? Örneğin, temel esaslar/değişken olarak neyi almalıyız ki denklemin karşı tarafını rahatça çözebilelim? Emperyalizmin sürekli dekor ve oyuncu değiştirdiği bu tiyatroda, temel esasları/değişkenleri bilmek, sağlıklı yorumlar yapmamız açısından bize çok yardımcı olacaktır.</b><br />
Toplumlarımıza yönelik olarak her alanda ne yapılıyorsa bütün bunlar &quot;tarihin sonu&quot; tezini haklı çıkarabilmek için yapılıyor. Yapılanlar, Avrupa modeli nihai zafer olarak tescillensin için yapılıyor. Bunun için de &quot;demokratik&quot; süreçleri meşrulaştırmaya çalışıyorlar. Bunu başardıklarını üzülerek itiraf etmeliyiz.<br />
İslami cemaatlerin/hareketlerin/partilerin Batılı formülasyonlar doğrultusunda çözümlemeler yapıyor olması Batılıları çok mutlu ediyor. &quot;Demokrasi&quot;nin Yahudi-Hıristiyan geleneğinin ürettiği bir model olduğunu hatırlamak istemiyoruz. Karşı karşıya bulunduğumuz olaylara ilişkin olarak ufkumuzu tanımlayan değer sistemi nedir? Olayları gerçekçi bir biçimde kavramakla, olayları romantik bir biçimde kavramak birbirinden çok farklı şeylerdir. Olayları/gelişmeleri Batılılaştırılmış bir İslam algısı içerisinde takip edemeyiz. Bize dayatılan seküler çerçevelerle içeriklerle, kendi referanslarımız tarafından üretilen özgün çerçeveleri, içerikleri birbirine karıştırmamalıyız.<br />
Tartıştığımız olayların/gelişmelerin tarihin hangi evresinde cereyan ettiği konusunda bir birikimimiz olmalı. 19 uncu yüzyılda dünya birinci sanayi devrimini yaşamıştı. 20 nci yüzyıl dünyası ikinci sanayi devrimine tanıklık etti. Şimdi iletişim devrimi ile birlikte üçüncü sanayi devrimini yaşıyoruz. Bugün güç iletişim devrimi yoluyla yayılıyor. Ulus-devletlerin, hükümetlerin, egemenliklerinin mahiyeti büyük ölçüde değişiyor. Bu dönemde ulus-devletler kendi gündemleri, kendi değerleri üzerindeki kontrollerini büyük ölçüde kaybediyor. Enformasyon devrimi karşısında hiyerarşik-bürokratik yapılar da, geleneksel güçlerini kaybediyor. Ulusal özerklikler tartışmalı hale geliyor. Küreselleşme ve enformasyon devrimi devlet'lerin dokunulmazlıklarını kaldırıyor. Enformasyon, bilgi devrimi kuşkusuz daha çok güçlü-zengin ülkelerin yararlarına/çıkarlarına hizmet ediyor. İnternet yoluyla propaganda etkinlikleri daha uzağa, daha hızlı ulaşabiliyor. Bu durumda STK'lar, düşünce kuruluşları, aktivistler, muhalifler, ulus-devlet yapılarını kolaylıkla aşabiliyor, baskıcı bürokrasilerin gücünü zayıflatabiliyor. Yeni teknolojilerin dönüştürücü gücü üzerinde düşünmek ve bu konuda neler yapılabileceğine bir karar vermek gerekiyor. Toplumlarımızın, toplumsal küreselleşmenin etkisi altında bulunduğunu, toplumsal küreselleşme yoluyla fikirlerin, kültürlerin, ideolojilerin kolaylıkla yayıldığını hatırlamamız gerekiyor.<br />
<b>&#8220;Arap Baharı&#8221; denilen süreçte, Amerika, Türkiye&#8217;ye bölgede daha fazla ihtiyaç duyduğunu vurguladı ve şu anda da Türkiye-ABD ilişkilerinde altın çağın yaşandığı söyleniyor. Türkiye&#8217;nin bölge ülkeleri için &#8220;rol-model&#8221; olarak sunulmasını nasıl okumalıyız?  Kanadalı araştırmacı-yazar Mehdi Darius Nazemroaya, Türkiye için &#8220;Kalvinist İslam&#8221; modelinden ve bu modelin Türkiye&#8217;yi, küresel sisteme daha iyi entegre etmeye yaradığından bahsediyor. Bu konuda ne dersiniz?</b><br />
Türkiye, modern-seküler-liberal serbest piyasa sistemini içselleştirdiği-özümsediği, bu sistemle bütünleştiği için emperyal sistemin gözdesi durumunda. Türkiye yaptığı tercihle Avrupa modelini bütünüyle meşrulaştırmış bulunuyor. Türkiye aynı zamanda NATO üyesi, NATO'nun bir parçası. NATO'nun bir parçası olmak demek, NATO tarafından işlenen suçların da bir parçası olmak demek. NATO'nun kuruluş gerekçesi çoktan ortadan kalktı. Varşova Paktı ilga edileli yıllar oldu. Türkiye aynı zamanda NATO Füze Savunma sistemine de ev sahipliği yapıyor. Bütün bu ağır koşullar altında Türkiye&#8217;de Müslümanların nasıl da siyasal bir romantizm içerisinde bulunduklarını anlayabilmiş değilim. Bizler, gerçekleri konuşmaya cesaret edemediğimiz için, yalanlara mahkûm oluyoruz. Bugün, Türkiye de dâhil olmak üzere bütün ülkeler maliyet-fayda hesaplarına dayalı politikalar geliştiriyor.<br />
İslam dünyasında, toplumlarında, tarihinde, İslam düşüncesinde duraklamalar/gerilemeler/çöküşler hep konformizm yüzünden oldu. Bu konformist gelenek bugün de maalesef hayatiyetini koruyor. Bu konformizm yüzünden medya uyuşturucularının sınırlarını aşamıyoruz, bu konformizm yüzünden emperyal iktidar projelerine nüfuz edemiyoruz, bu konformizm yüzünden küresel tartışmalara katılamıyoruz, küresel ölçekte içerik üretemiyoruz. Küresel zihinlere maalesef sahip değiliz. Kendi aramızda en güzel dille, en güzel yollarla konuşmayı başaramıyoruz. Köylülükten, taşralılıktan kurtulamıyoruz. Aziz İslam'ın bulunmamızı istediği yerde değiliz. Sahici sorular sormuyoruz. Sahici tartışmalar yapmıyoruz. Muhataplarımız namımız yürüsün diye bize saldırıyor. Zihinsel altüst oluşlar yaşadığımızı fark etmiyoruz. Uğruna bütün varlığımızı seferber edeceğimiz, vakfedeceğimiz bir dava bilincine sahip olmadığımızı itiraf etmiyoruz. İslami temellere ihanet pahasına ödünler veriyor, uzlaşmalar sergiliyoruz. Uzlaştırılması mümkün olmayan seküler-kutsal dünya görüşlerini uzlaştırabiliyoruz. Romantik nostaljiler yüzünden putkırıcı bir dil/söylem inşa edemiyoruz. Dünyanın düşünsel/kültürel/entelektüel gündemine hiç bir biçimde müdahil olamıyoruz.<br />
<a href="http://www.velfecr.com/resim/haber/abi5.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.velfecr.com/resim/haber/abi5.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<b>Libya konusuna değinmek istiyorum biraz da. Libya&#8217;da çok kirli bir oyun oynandığını söylüyorsunuz. Libya&#8217;da yaşananlar, &#8220;Kaddafi&#8217;nin küresel projeleri reddetmesi&#8221;nin bir sonucu muydu? Şu an ne durumda Libya? Libya&#8217;nın şeriat ile yönetileceğine dair yapılan açıklamalara sevinmeli mi?</b><br />
Çeşitli vesilelerle, ısrarla, Libya olayını Kaddafi olayıyla; Suriye olayını Esad olayı ile karıştırmamak gerektiğini söyledim ve yazdım. Kaddafi ve Esad yalnızca emperyal müdahaleler için sahte gerekçeler oluşturdular. Bunları söylemek, Kaddafi ve Esad'ı onaylamak anlamına gelmez, gelmemelidir. Fransız ve İngiliz gizli servislerinin Kaddafi'nin düşüşünü örgütlediklerini dünyada neler olup bittiğini takip eden herkes biliyor ve bekliyordu. Bunun için önce Libya'da bir muhalefet icat etmek gerekiyordu. Bunu icat ettiler. Büyük paralarla ve büyük silahlarla desteklediler. Libya'da katliama maruz kalan 50 bin masum insanın katilleri NATO ile birlikte, NATO'nun emrinde ve hizmetinde bulunan muhaliflerdir. Muhalifler emperyalist saldırganları büyük bir mutluluk içinde karşılamış ve kendilerine teşekkür etmişlerdir. Tarihte Libya'da yaşanan ihanete benzer çok az ihanet yaşanmıştır. Muhalifler, ülkelerini üçbeş kuruş karşılığında emperyalistlere satmışlardır.<br />
Libya&#8217;da devrim olduğunu iddia etmek kadar gülünç bir şey olamaz. ABD, İngiltere ve Fransa, Libya'yı işgal/istila etti ve yeniden sömürgeleştirdi. Kaddafi çevresinde bulunan ne kadar politikacı varsa Libya'dan kaçıyor ve Batı ile işbirliği yapıyordu. Libya Ulusal Konseyi'nin bütünüyle Kaddafi'nin yakın çalışma arkadaşları oluşturuyor. Batılılar Libya ganimetlerini aralarında paylaştılar. Fransız Total şirketi petrolün yüzde otuzunu, İngiliz BP şirketi yüzde yirmisini, İtalyan Eni şirketi de yüzde 15 ini gasbetmiş durumdalar.<br />
Amerikalılar Libya ordusunun yeniden örgütlenmesi işini üstlenmiş vaziyetteler. ABD Libya'ya yeni bir üs kurmak için çabalarını tamamlamak üzere. CIA nın ve İngiliz İstihbaratının resmi bürolarını faaliyete geçirdiklerini biliyoruz. Batılılar petrol ve doğalgaz zenginliklerinin bütününü ele geçirmek için faaliyetlerini yoğunlaştırıyor. Sömürgeciler Libya'nın bütün servetlerini yağmalamak için Libya'ya geri geldiler. İnsani yardım gerekçesiyle/maskesiyle gerçekleştirilen sömürgeci işgalleri görememek büyük bir bilinç felcinin yansımasıdır. Sömürgeciler ayaklanma yaşanan bütün ülkelerde siyasal süreçlere açıkça müdahale etmekte, bu süreçlerin siyasal bağımsızlıkla sonuçlanmaması için ellerinden gelen her şeyi yapmaktadır.<br />
<b>Peki ya Suriye? Can yakıcı bir konu olarak önümüzde duruyor. Genel hatlarıyla nasıl değerlendiriyorsunuz Suriye&#8217;deki gelişmeleri? İslami camianın ciddi bir bölünme yaşadığını ve seviyesiz ithamların havada uçuştuğunu görüyoruz. Ekseriyet, Suriye&#8217;de İntifada olduğunu dile getirirken; Suriye&#8217;nin direniş eksenini ayakta tuttuğunu dillendirerek, bölgede ABD-İsrail menşeli bir oyuna dikkat çekenler azınlıkta kaldı İslami camia arasında. Ne dersiniz bu konuda; İran-Hizbullah-Gazze üçgenini temsil eden &#8220;direniş ekseni&#8221; hakikaten bir hayal mi; yoksa bunun hayal olduğunu iddia edenler romantik rüyalar mı görüyorlar?</b><br />
Ortadoğu iç içe geçmiş pek çok yapısal sorunla boğuşan karmaşık bir tablo içerisinde bulunuyor. Ortadoğu'da eski ve yeni oyuncular çıkar mücadelesi veriyor. Türkiye de bu oyuncular arasında kendisine bir yer bulmaya çalışıyor. Bildik senaryolar yeniden sahneye konuluyor. Ayaklanmalar, hiç bir vizyona sahip olmayan ulusalcı perspektiflerden ibaret. Bütün büyük güçler, bölgede kendi çıkarlarını sürdürebilmek için faaliyet halindeler. Suriye 1918 paylaşımından bu yana, çok ciddi yapısal sorunlar, krizler, çatışmalar, gerilimler yaşıyor. Fransız egemenliği altında bulunan Suriye din ve mezhepler temelinde yapılandırıldı. Fransızlar, Suriye&#8217;de toplumsal bünyenin Nusayri/Dürzi/Îsmaili/Hıristiyan unsurlardan oluşturulmasını sağladı. O dönemde Fransızlar Sünni Müslümanları büyük bir tehdit olarak görüyordu. Sosyalist-Arap Milliyetçisi Baas İdeolojisi, Fransızlar tarafından yapılandırılan toplumsal tabana sahip çıktı; Baasçılık ideolojisi, milliyetçiliği Suriye ile sınırlandırdı.<br />
Bu tarihsel çerçeveyi uzatmak istemiyorum. Önce şunu söylemek istiyorum. Azınlık tahakkümüne dayalı Baasçılık ideolojisini, hiç bir Müslüman&#8217;ın doğrulaması, onaylaması, bu ideolojinin tasarruflarını meşrulaştırmaya kalkışması düşünülemez, iddia edilemez. Irak'ın, Suriye'nin, Lübnan'ın, Libya'nın, Sudan ve İran'ın, Afganistan'ın istikrarsızlaştırılması, güçsüzleştirilmesi, marjinalleştirilmesi, yalnızlaştırılması, etkisizleştirilmesi, sistemin içerisine çekilmesi, şer ekseni gibi aşağılayıcı tanımlarla bu ülkeler hakkında gerçekleri yansıtmayan algılar oluşturulması 11 Eylül'den hemen sonra gündeme getirilen bir konudur.<br />
Amerika, 11 Eylül sonrası oluşturduğu bir strateji bağlamında, &quot;bu saldırıyı, istediklerimizi yaptırmak için kullanmalıyız&quot; şeklinde bir tercih oluşturmuştu. Suriye'nin önce İran yörüngesinden çıkarılması gerekiyordu. İsrail için tehdit olmaktan çıkarılması gerekiyordu. Direniş hareketlerinin Şam'dan çıkarılmaları gerekiyordu. Bütün bunları gerçekleştirmek üzere Suriye'de derme-çatma bir muhalefet imal edildi. Bu muhalefet halen bir bütünlüğe, bir programa, bir kadroya, kitlelerin ilgisini çekebilecek siyasal bir içeriğe sahip bulunmuyor, bu nedenle de kitleselleşemiyor, toplumsallaşamıyor. Fransa geçmişte bir tehdit gibi gördüğü Sünni unsurları şimdi bağrına basıyor ve onları destekliyor.<br />
Siyonistlere çok yakın Ferid Kadri gibi, Fransızlara çok yakın Burhan Galyun gibi, Amerika&#8217;da kimi STK larla iyi ilişkileri olan Ammar Ebu Halis gibi, hepsi oportünist muhalefet liderleri hiç kimseye güven telkin etmiyor. Bütün bu oportünist tipler, öncelikle İsrail'e; İran'la, Hizbullah'la, Hamas'la bütün ilişkilerini keseceklerine dair güvence üzerine güvence veriyorlar. Yaşadığımız olayların Suriye Halkının, Libya halkının öncelikleriyle, beklentileriyle, sorunlarıyla ilgisi yok. Olup bitenler güç ve çıkar politikalarıyla ilgili. Ben öteden beri muhalif unsurların Amerikan, Fransız, İngiliz, İsrail gizli servisleri tarafından kışkırtıldıklarını, bir ayaklanma için hiç bir hazırlıkları olmadığı halde yönlendirildiklerini, manipüle edildiklerini, Suriye&#8217;de bir intifada olmadığını vb. söylüyorum. Bu söylediklerim benim araştırmalarıma, gözlemlerime, analizlerime dayalı şeylerdir.<br />
<b>Amerikalı Komutan Wesley Clark, &#8220;Modern Savaşları Kazanmak&#8221; adlı kitabında şu cümleleri sarf ediyor: &#8220;2001 Kasımında Pentagon&#8217;a geri döndüğümde, kıdemli bir askeri personel memuru ile sohbet etme imkânı bulduk. Evet, yine Irak&#8217;a saldırma yolundayız, dedi. Bu beş yıllık bir savaş planı dâhilinde tartışılıyor, dedi; ve Irak ile başlayıp, sonrasında Suriye, Lübnan, Libya, İran, Somali ve Sudan toplam yedi ülkenin bulunduğunu ekledi.&#8221; Bu cümleler üzerinden konuşacak olursak; Suriye&#8217;ye müdahalenin İran&#8217;a uzanan mevcut bir planın parçası olduğunu söyleyebilir miyiz?</b><br />
Amerika'nın yakın dönemde gerçekleştirmek istediği bir planı/projesi var: Bu proje Ortadoğu'da, Mağrip ülkelerinde Amerika&#8217;nın yardımıyla yeni bir yapılanmaya gitmek yönünde. 21 nci yüzyıl projesi olarak da konuşulan bu proje; demokratik bir yönetim, serbest piyasa ideolojisi ve dinamik bir sivil toplumu içeriyor. Bu projenin İslam toplumlarına dayatılıyor olabilmesi çok düşündürücüdür. Çünkü bu tür bir proje içerisinde İslami aidiyete ilişkin hiç bir şey yoktur. İran'ın da bu tür bir proje doğrultusunda dönüştürülebilmesi için, Amerika İran'da bir rejim değişikliğini gerçekleştirebilmek için bilindiği gibi her tür kirliliğe başvurabiliyor. Suriye&#8217;nin zayıflatılması, İran'ın zayıflatılması anlamı taşıyor. Sömürgecilik yoluyla moderniteye dâhil edilmek istenen toplumlar bu defa &quot;demokrasiler&quot; yoluyla sisteme dâhil edilmek isteniyor.<br />
İran'ın, İsrail'in stratejik askeri üstünlüğü için bir tehdit olmaktan çıkarılması yönünde girişimler olduğunu biliyoruz. Amerika'nın, Avrupa'nın, İsrail'in İran'a karşı yürüttükleri ideolojik fanatizmi, resmi yalanlara dayalı enformasyon savaşlarını anlamak mümkün; ancak Arap dünyasının İran'a karşı Amerika/Avrupa/İsrail ile birlikte hareket ediyor oluşunu anlamak mümkün değil. Amerikalılar, Avrupalılar, İsrailliler savaş bahaneleri icat etmekte son derece tecrübelidirler. Şimdi yeni savaş bahaneleri imal etmeye çalışıyorlar. Kimi durumlarda İslam toprakları yeni askeri teknolojilerin gösteri yerleri olarak da kullanılabiliyor.<br />
<a href="http://www.velfecr.com/resim/haber/abi1.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.velfecr.com/resim/haber/abi1.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<b>Suriye muhalefeti, bir yandan farklı isimler altında bir araya gelme çabası içerisindeyken; bir yandan da (başta Katar ve Suudi Arabistan olmak üzere)Körfez ülkeleri, Türkiye, Amerika ve Avrupa Birliği&#8217;nin yönlendirmelerine açık olacak görüşmelere imza atıyorlar. Öyle ki Suriye İhvan&#8217;ı, dış müdahaleyi meşru gören açıklamalar bile yaptı. İlaveten; Özgür Suriye Ordusu&#8217;nun silah alışverişi için temasta olduğu kimseler de ortada. Nasıl bakacağız tüm bunlara? Müslüman kanını aktığı bir coğrafyaya dair adil yorumlar yapmanın zor olduğunun farkındayız. Bir de buna medya dezenformasyonu eklenince, İslami camia arasında duyguların zirve yaptığı bir dönem ortaya çıktı. Tüm bu duygusallıktan sıyrılarak adil yorumlar yapmak için nasıl bir yol sunarsınız bize?</b><br />
Hepimizin medya uyuşturucuları, propaganda uyuşturucuları, hizip-mezhep-meşrep uyuşturucuları konusunda son derece uyanık olmamız gerekiyor. Tarihe tanıklık etmek adaletle doğrudan ilgili bir duruştur, hiç bir şekilde adaletten ayrılmamalıyız. Hiç bir konuda yalnızca söylemsel düzeyde kalmamalı, pratik alanda da sorumluluklar almalıyız. Farklı yorumları yargılamadan önce bunlar üzerinde düşünme ihtiyacı duymalıyız. Her hangi bir tartışma sırasında varoluşumuzu biçimlendiren, anlamlı kılan, yöneten ilkeler ve ölçütlerden ödün vermemeliyiz. Hangi yönden gelirse gelsin mezhepçi çarpıtmalar konusunda duyarlı olmalıyız.<br />
Her tür korku, insanı statükoya mahkum eder; statükoları aşmak için işe cesaretle başlamak gerekir. Irksal, ulusal, mezhepsel kardeşlik yaklaşımını reddetmeliyiz. Hiç bir biçimde sahih olmayan bilgiye itibar etmemeliyiz. Özgün hiç bir fikir, sorgulama, proje, program, vizyon, model, strateji, kadro içermeyen ayaklanmaları &quot;devrim&quot; ve &quot;bahar&quot; olarak nitelendirmek gibi bir ucuzluğa tevessül etmemeliyiz. Kuşkusuz diktatörleri deviren ayaklanmalar saygı ile karşılanmalı. Ancak, diktatörleri deviren ayaklanmaların, diktatörlerle birlikte çalışan bütün kadroları muhafaza ettiği de unutulmamalıdır. Suriye konusunda da görülebileceği üzere halklar kendi gelecekleriyle ilgili olarak karar verme iradesine sahip değiller. Suriye İhvanı bile, &quot;sivil demokratik modern devlet&quot; istiyor. Türkiye&#8217;de de görüldüğü üzere; cemaat/cemaatler, partiler, hareketler yalnızca &quot;pragmatizm&quot; temelinde faaliyet gösteriyor. Yeni dünya düzeninde, İslamcı mücadeleye karşı, siyasal İslama karşı laiklikle uzlaşmış/bütünleşmiş, Avrupa kültür ve kurumlarıyla sorunu olmayan, ılımlı-edilgin-pasif bir Müslümanlık üzerinde çalışılıyor. Amerika, Suriye konusunda yapmak istediklerini paylaşımcı ilişki stratejisine dayanarak Türkiye aracılığıyla gerçekleştirmek istiyor. Tarihin tek yönlü olarak okunması, tek boyutlu yorumlara neden oluyor. 11 Eylül sonrası oluşturulan, tahakküm üreten dilin baskısı sebebiyle İslamcı tanımını kullanmaya cesaret edemeyen akımlara dayanarak Batı entelektüel dünyası bütün ideolojik rakiplerini tasfiye ettiklerini düşünüyor.<br />
<b>Diğer yandan, Suriye mevzuu, &#8220;mezhep fitnesi&#8221;nin tekrar yeşermesine sebebiyet verdi. Bazı Müslümanlar, İran&#8217;ın ismini duyunca dahi &#8220;tiksinmeye(!)&#8221; başladılar. Mevzuu, sanki Şii-Sünni mevzuuymuş gibi lanse edilmeye çalışıldı. Oysa biz biliyoruz ki, Lübnan başta olmak üzere, farklı coğrafyalardaki Sünni grupların, olaya yaklaşımları, tıpkı İran gibi&#8230; Bu tercihler, mezhepsel çıkarlar üzerine bina edilmiyorsa; kim bunları böyle lanse ediyor? Farkında olmadan küresel emperyalistlerin/müstekbirlerin ekmeğine yağ mı sürüyoruz?</b><br />
Bir örnek vermek gerekirse &quot;the cemaat&quot; örneği uygun olabilir. Bu cemaat lideri olan zat, çeşitli vesilelerle yaptığı konuşmalarda İran'dan ve bütün direniş mücadelelerinden nefret ettiğini söylüyor. Amerika&#8217;ya, Avrupa'ya, İsrail'e duyduğu yakınlığı, Müslümanlardan esirgiyor. Böyle bir gerçekle karşı karşıya bulunduğumuzu unutmamalıyız. Çoğu kez mezhepçi reflekslerle tercihler yapılabiliyor. İran&#8217;da zaman zaman mezhepçi ve ulus-devletçi refleksler gösteriyor. Güç dışında hiç bir meşruiyet ilkesine ihtiyaç duymayan bir dünyada yaşıyoruz. Militer politikalar küreselleşme maskesi altında herkese dayatılabiliyor.<br />
Kapitalist dünyanın moğolları, kendilerini bütün iyilik/kötülük, doğru/yanlış tanımlarının üzerinde görüyor, kendi kendisini dokunulmaz kılıyor. Kapitalist moğollar hiç bir şekilde uluslararası meşruiyet ilkesine ihtiyaç duymuyor. Kapitalist moğollar dünyada kendilerinden başka hiç kimseye, hiç bir iradeye karşı sorumluluk hissetmiyor. Bu koşullar içerisinde Türkiye'de dâhil olmak üzere; Suriye konusunda olduğu gibi, Libya konusunda olduğu gibi, herkes &quot;pragmatizme&quot; sığınıyor. Direnmeyen herkes moğolların ekmeğine yağ sürüyor.<br />
Küreselleşme zamanlarında; etnolojik akıntıların, medya akıntılarının, teknolojik akıntıların, finansal ve ideolojik akıntıların bütün toplumları elini kolunu sallayarak dolaştığı, etkilediği, dönüştürdüğü bir dönemde biz Müslümanların bütün bu akıntılar karşısında hiç bir hazırlığımız, eleştirimiz, birikimiz müktesebatımız, muhalefetimiz olmadığını mahcubiyet içerisinde hatırlamalıyız. Biz ne yazık ki, hep yüzeyleri tartışıyoruz. Çünkü yüzeyleri tartışmak çok kolaydır, çok ucuzdur, çok basittir. Önemli olan derinliklerde neler olup bittiğini teşhis ve teşrih etmektir. Etrafımızda neler olup bittiğini anlamak için, sloganlara/klişelere/öfkelere sığınmak çare olamaz. Etrafımızda olup bitenleri anlamak için, bugünün dünyasının dinamiklerini çözümlemek zorundayız.<br />
<b>İran&#8217;ın şerhler düşmekle beraber, Suriye haricinde Ortadoğu&#8217;daki ayaklanmaları, devrim olarak nitelendirdiğini görüyoruz. İslami camiaların en büyük eleştirisi bu husus üzerine. İranlı yetkililer, terazilerinin &#8220;yaşanan gelişmelerin Filistin&#8217;in yararına ve Siyonizm&#8217;in zararına olup olmadığı&#8221; üzerinden çalıştığını söylüyorlar ve bu sebeple Suriye Hükümeti&#8217;nin düşmemesi gerektiğini ifade ediyorlar. Bunu nasıl okumalıyız? İran, mezhepsel veya çıkarsal mı yaklaşıyor Suriye konusuna?</b><br />
İran bu konuda yanılıyor. Gerekçelerini bilmiyorum.<br />
<b>Türkiye&#8217;deki İslami camiaların, Irak&#8217;ın işgali sırasında aynı eylemlerde bulundukları anti-emperyalist sol akımlarla, Suriye mevzuunda ayrıştıklarını müşahede ediyoruz&#8230; Acaba, anti-emperyalist sol mu sınıfta kaldı; yoksa İslami camialar &#8220;Türkiye&#8221; modelini kafalarında fazla büyütüp, dünya mazlumlarına alternatif kurgu üretebilme potansiyelini terk mi ettiler?</b><br />
Her türlü konformizm, her türlü muhafazakârlık, her tür romantizm, sağcılık/gelenekçilik/görenekçilik/mezhepçilik/yerellik/taşralılık/hizipçilik/bencillik, narsisizm/pragmatizm/oportünizm; bilincin düşmanlarıdır. Bizim önce bu bilinç düşmanlarıyla bir bilinç savaşı vermemiz gerekir. Nereden gelirse gelsin, propagandaya maruz kalan, propagandaya açık bir zihnin sağlıklı düşünmesi mümkün değildir. Propaganda yoluyla aldığımız bilgiler, bilgi değildir. Her tür konformizm/romantizm yenilenme yeteneğini, bağımsız hareket etme yeteneğini yok eder. Türkiye&#8217;de içerisinde yaşadığımız siyasal romantizm sebebiyle gerçekleri göremiyoruz. İslam&#8217;ın tek boyuta indirgenmesi, kişisel dindarlığın öne çıkması, İslam&#8217;ın tarihle, siyasetle, toplum ve dünya ile ilgilenmeyen bir maneviyatçılığa dönüştürülmesi bizi ne yazık ki ilgilendirmiyor.<br />
İslam bir irade halinde tarihe çıkmıştı.<br />
İradesini yitirince de tarihin dışına sürüklendi.<br />
Günümüzde de, iradesi sınırlandırılmış/kısıtlanmış/engellenmiş bir dini hayatın içerisinde bulunuyoruz. Türkiye de sözünü ettiğiniz İslami camia şimdiye kadar yerel sınırları aşan pratikler/çerçeveler/evrensel ufuklar, üretmeyi hiç bir zaman başaramadı. Türkiye&#8217;de Müslümanlar hiç bir dönemde bütün bir Ümmet'i kuşatan/içeren bir bilinç üretmediler. Duygusal yakınlıkları, yardım kampanyalarını, dayanışma kampanyalarını bu bağlamın dışında tutuyorum.<br />
<b>Son olarak; oluşturulmaya çalışılan yeni dünya düzeni için tezgâhlanan entrikaları nasıl fark edebilir ve dünya mazlumları için siyasal anlamda İslam&#8217;ın hala alternatif olduğunu nasıl ispatlayabiliriz?</b><br />
Cesaret yoksa, umut da yok, önce bunu belirtmek gerekir. Modern zamanlar boyunca hep savunma durumunda kaldık. Bu konuma artık bir son verebilmeliyiz. Zihinsel bir dönüşüm için, düşünsel fırtınalar gerçekleştirebilmeliyiz. Özgün kültürlerin/düşüncelerin küreselleşme karşısında yersiz-yurtsuzlaştığını hatırlamalıyız. Küresel asimilasyona maruz kaldığımızı hatırlamalıyız. İslami projenin yerini, demokratik projenin aldığını hatırlamalı, bu konu etrafında kendimizi sorgulamalı, hesaba çekmeli; içerisinde yaşadığımız dönemin imkanları neler, tehditleri neler, sınırları neler, bunların farkına vararak, tarihe tanıklık etmek üzere, tarihin dikkatini çekmek üzere, bilgi/bilinç/sorgulama/eleştiri/muhalefet/içerik ve özgür bir dil/söylem üretmeye cesaret etmeliyiz.<br />
<b>Tekrar vakit ayırarak sorularımızı cevaplandırdığınız için çok teşekkür ederiz</b></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=226">Röportaj - Söyleşi</category>
			<dc:creator>Büşra Betül</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117774</guid>
		</item>
		<item>
			<title>İhvan-ı Müslimin: Filistin, İnsanlığın Davasıdır</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117773&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 14:37:29 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[İhvan-ı Müslimin Genel Mürşidi Muhammed Bedi, Mısırlıların bir kez daha Filistinlilere yardım edeceğini ve Gazze halkı üzerindeki ambargonun kaldırılacağını söyledi. 
Yakın dönemde serbest bırakılan Filistinli esirleri kabulü sırasında yaptığı açıklamasında Bedi "Filistin davası sadece Mısırlıların...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Comic Sans MS"><font color="DarkOrchid"><font size="3">İhvan-ı Müslimin Genel Mürşidi Muhammed Bedi, Mısırlıların bir kez daha Filistinlilere yardım edeceğini ve Gazze halkı üzerindeki ambargonun kaldırılacağını söyledi.<br />
Yakın dönemde serbest bırakılan Filistinli esirleri kabulü sırasında yaptığı açıklamasında Bedi &quot;Filistin davası sadece Mısırlıların davası değil. Filistin davası, tüm Arap ve İslam dünyasının, tüm alemin davasıdır. Filistin davası gibi genel kabul gören başka bir dava yok. Dünyanın her bir köşesinden Yahudiler, Hıristiyanlar, solcular ve İslamcılar, Gazze'ye uygulanan ambargonun kaldırılması için geldiler. Bu, dünyadaki tüm özgür insanların hak ve adil Filistin davasını desteklediğinin delilidir&quot; dedi.<br />
İsrail'in Mısır'daki elçiliğinin bulunduğu 22. kata tırmanarak İsrail bayraklarını indiren Mısırlı genç Ahmet Şahat'ı örnek gösteren Bedi &quot;Biz, tüm Mısırlılar olarak Filistinlilere destek olacağız ve ambargoyu kaldıracağız&quot; diye konuştu.<br />
Filistinlilerin İsrail hapishanelerinde esir olarak tutulmasına tepki gösteren Bedi, &quot;Siz, insanlığa karşı soykırım suçu işlemektesiniz. Dünya, bu çirkin suçu işleyenlerden hesap soracak&quot; dedi.<br />
Filistinliler arası uzlaşının başarıyla tamamlanması temennisinde bulunan Bedi, &quot;Siyonist çetelere karşı bir olabilmemiz için ulusal uzlaşı görüşmeleri başarıyla tamamlanmalıdır&quot; şeklinde konuştu.<br />
<b>İSRA HABER</b></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=180">İslam Dünyası</category>
			<dc:creator>Büşra Betül</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117773</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Şeyh Cemil Efendi ile Röportaj</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117772&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 14:00:27 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Hocam Tasavvuf, tarikat nedir? Tasavvuf ehline tavsiyeleriniz nelerdir?* 
 
Tasavvuf: Namazı huşu içinde, Allah&#8217;ın huzurunda olduğunu bilerek kılmak, yapılan ibadetlerden de huzur bulmaktır. Yapılan zikir ve ibadetler, bunu sağlamak içindir. Tasavvuf Allah&#8217;ın emrettiklerini yapmak,...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>Hocam Tasavvuf, tarikat nedir? Tasavvuf ehline tavsiyeleriniz nelerdir?</b><br />
<br />
Tasavvuf: Namazı huşu içinde, Allah&#8217;ın huzurunda olduğunu bilerek kılmak, yapılan ibadetlerden de huzur bulmaktır. Yapılan zikir ve ibadetler, bunu sağlamak içindir. Tasavvuf Allah&#8217;ın emrettiklerini yapmak, nehyettiklerinden de geri durmaktır. <br />
<br />
Tasavvuf: Kalbi bütün sıfatlardan temizlemektir. Sahabelerin hayatı tasavvuf idi. Daha sonra kalpler dünya sevgisine meyledince tarikatlar ortaya çıktı. İnsanlar yeniden kalplerini dünya sevgisinden temizleyerek büyük lütuflara ermişlerdir. <br />
<br />
Tasavvufçular; Kur&#8217;an ve Sünnet yolundan ayrılmasınlar. Sonra da müstehaplara, nafilelere devam etsinler. Tasavvuf; iki zikir et, sonra çık git yapmadığın iş kalmasın, değildir.<br />
<br />
Şimdiki tasavvufçular lafta. Laflan olmaz. Veyahut babam şeyhti, ben de şeyhim. Ya da bir gecede her şeye sahip olayım. Böyle tasavvuf olmaz,  hizmet etmek lazım; bu işler çalışmakla, ibadetle, zikirle olur. Tasavvuf nedir, tarikat nedir? Bilmesi lazım. Tasavvuf odur ki bir elinde ayet, bir elinde hadis olacak. Direk yürüyeceksin o yolda. Hz. Cebrail, Peygamber Efendimize sordu: İman nedir?  Hz. peygamber;  Allah&#8217;a, kitaplarına, meleklerine, gönderdiği peygamberlere, Ahiret gününe, kaza ve kaderin O&#8217;ndan geldiğine inanmandır, buyurdu. Hz. Cebrail, İslam nedir, dedi. Hz. Peygamber (s.a.s) İslam; kelime-i şehadet getirmen, namaz kılman, oruç tutman, zekât vermen, hacca gitmendir, buyurdu. Daha sonra ihsan nedir diye soruldu. Bu soruya ise Hz. Peygamber ihsan; Allah&#8217;ı görüyormuşçasına ibadet etmendir, buyurdu. İşte <u>tasavvuf bu ihsanın içindedir</u>. <b>İtikat, şeriat, tarikat</b>&#8230; Bir insanın nasıl zahiri varsa batını da var. İç de olacak dış da. Dış şeriat, iç ise tasavvuftur. Allah&#8217;ın zikrine devam edenle etmeyenin hali ölü ile diri gibidir. Ceset olmadan ruh olmaz. Fakat ruh da olmadan ceset bir işe yaramaz. Kupkurudur ceset. Bir balık nasıl ki ancak suyun içinde yaşıyorsa, kalp de ancak zikrullahla yaşar. Kalbi toparlayan, düzelten zikrullahtır. Bütün ileri gelen zatlar hep zikrullahla yücelmişler, ileri gitmişler, nefislerini temizlemişler ve doğruyu görmüşlerdir.  Açın tarih kitaplarını bir bakın. Mevlanalar, Abdulkadir-i Geylaniler, İmam Gazaliler&#8230; Hepsi zikrullahla evliya mertebesine ulaşmışlar. Tasavvuf yaşantısı bütün büyük zatlarda vardır.  Bir gün İmam-ı Gazali&#8217;nin kardeşi, bir mecliste İmam-ı Gazali şeriat hususlarında vaz u nasihatlerde bulunurken içeri girmiş ve şöyle demiş: &#8220;Ey demirleri keskinleştirici! Sen demirleri keskin edip kıyamete kadar kör mü kalacaksın?&#8221;. Bu söz üzerine imam Gazali,  kalkarak bir derviş abası giyiyor, on sene dervişlerle gezip, zikrullahla meşgul oluyor. On yıl sonra bu kez çift kanatlı olarak tekrar irşada başlıyor. Kim hizmet ederse kim öne düşerse düşsün, kardeşimizdir;  yalnız Allah ve resulünün yolundan ayrılmayacak. <br />
<br />
<b>Hocam Her insan tasavvufa girmeli midir?</b><br />
<br />
Önce Kur&#8217;an ve Sünnet gelir. Kalp tasavvufla düzelir ve kişi huzurla ibadet eder. <b>Tasavvuf olmadan, zikrullah olmadan, huzur olmadan hiçbir şeye kavuşamaz insan.</b>  Zannediyorlar ki tasavvuf ayrı, Kur&#8217;an ve Sünnet ayrıdır. Hayır, bunların hepsi birbirini tamamlar. Huzura kavuşmak için ne lazım? Lafla mı ulaşılır? Kalbi toparlayan, kalbin içindeki şeytani vesveseleri, kötü düşünce ve hayalleri kovalayan ancak zikrullahtır. Kalp; zikrullaha devam ile tedavi olur.  Şunu da unutmamak lazım, evvela bir meyvenin dışı olur, sonra içi. Tasavvuf olmadan Kur&#8217;an ve Sünnet olur ancak içi çürük olur. Şeriat olmadan tasavvuf ise hiç olmaz. <br />
<br />
<b>     Bazı ilahiyatçılar mürid olan kişinin şeyhe ihtiyacı yoktur, diyorlar. Bu konuda ne dersiniz?</b><br />
<br />
 Beyazid-i Bistami, şeyhi olmayanın şeyhi şeytandır, diyor. İlla bir usta lazımdır. Said Nursi Hazretleri diyor ki çok yerde Abdulkadir-i Geylani Hazretleri yardımıma koştu. Maneviyattan yardım olacak. Kişi kendi başına ilerleyemez. Bizler perdeyi çekip itikâfa oturuyoruz, çileye oturuyoruz.  Tarikatı olmayan biri de perdeyi çeksin, otursun. 24 saat sonra neler oluyor görsün bakalım. Haydar Baba (r.a.) maneviyatta Abdulkadiri Geylani&#8217;den izin almasına rağmen tek başına itikafa oturmamıştır. Bir mürşidi kamile ihtiyaç duymuştur. <br />
<br />
 İki zümre vardır ki çok tehlikelidir:<br />
<br />
1- Kur&#8217;an ve Sünnete uymayan tasavvufçular. Biz, bunlardan uzağız. Zaten tarikat düşmanlığına da bu tür tasavvufçular yol açıyorlar. Her türlü film fırıldak var bu tür tasavvufçularda. Derlerdi ki Elazığ&#8217;ın eski müftüsü Hacı Halil tarikatlara laf atıyor. Babasının taziyesine gittiğimde ona dedim ki, şeb ile şekeri birbirinden ayırmanız lazım. O da dedi ki: Benim lafım sizlere değil. Sizlerde âlimler var, veli zatlar var. Ben de ona dönerek: Onlardan biz de uzağız, Allah onların şerlerinden muhafaza eylesin. Ama sende; insanlar içerisinde bu konudan bahsederken Kur&#8217;an yolunda olanlarla, olmayanlar bir değildir, söyle.<br />
<br />
2-  Ehl-i sünnet vel cemaat olmayan alimler. Bunlar da tehlikelidir. Yok efendim şefaat yoktur, tarikat yoktur, evliya yoktur, tesbih-zikir yoktur&#8230; Ya ne var? Çıkarın ortaya bakalım. Ne kaldı elinizde. Nasrettin Hoca&#8217;nın misali gibi. Leyleği tutmuş, bacağını kesmiş, boynunu kesmiş. Ne kaldı geriye? Ölüye kuran okunmaz, mevlit okunmaz.  Millet uçuruma gidiyor. Yok o şirktir, bu şirktir, otur şirktir, kalk şirktir, yat şirktir, konuş şirktir, konuşma şirktir. Bir kere Allah&#8217;ın sevdiği dostlara düşman olmak Allah&#8217;a düşman olmaktır.  Allah&#8217;ın en sevdiği insan kimdir?  Peygamberler sonra evliyalar. O peygamberler ve evliyalar çalışmışlar, çabalamışlar. Sürekli zikrullahla meşgul olmuşlar. Maneviyatta zirveye çıkmışlar. Allah&#8217;ın en sevdiği kullarıdır bunlar. Allah&#8217;ın kendilerinden razı olduğu kişilerdir. Sen gelmiş onlara düşmanlık ediyorsun. Sen gelmiş eve dışarıdan bakıyorsun. Bu evin içinde bir şey yok diyorsun.  Biçare adam, senin kendinden haberin yok. Sabaha kadar yatıyorsun, hiç ibadetle meşgul olmuyorsun. Onlar gece sabahlara kadar Allah&#8217;a yalvarıyorlar, ağlıyorlar, sızlıyorlar, ibadet ediyorlar. Hele bir evin içine gir bakalım. Neler var neler.<br />
<br />
Haydar Baba (r.a) : &#8220;Zikredersen; kalp, vücut, dil zikre başlar. Devam edersen bir ateş düşer içine. Dünya ateşi gibidir; ama acı değildir. Bu ateş her yanını sarar,  gece gündüz yakmaya başlar. Sonra sıfatların ortadan kalkar. Böylece hiçbir şey kalmaz kalpte. Yalnız Allah (c.c.) kalır.  Bundan ilerisini de söylersem bana taş atarlar, dedi. Hz. Peygamber (s.a.s) Ebu Hureyre&#8217;ye: Ya Eba Hureyre! Öyle şeyler var ki desem beni öldürürler.&#8221; buyurdu. <br />
<br />
<b>    Hocam sosyal bunalımlar, cinayetler, intiharlar, aile içi şiddet  vb. hat safhada. Bunlar için ne söyleyeceksiniz?</b><br />
<br />
Bu, ahir zaman hastalığıdır. İnsanların yüzde sekseninde var.  Tarikatçılarda da var, tarikatta olmayanlarda da var. Cemaatçilerde de var. Her kesimden insanda var. Bu ahir zaman alametidir. Bazılarında bu hastalık fazla, bazılarında ise azdır. Zamanımızdaki cinayetler, intiharlar, şiddet olayları çoğunlukla hastalığı fazla olanlar tarafından gerçekleştiriliyor. Herkesin bir gayesi var. Gayeye ulaşamayınca bunalıma giriyorlar. Bir genç üniversite sınavına giriyor, kazanamıyor ve bunun sonucunda da bunalıma giriyor. Sınavı kazanıp üniversiteyi bitirdiğinde bir mesleğe atılamayınca yine bunalıma giriyor. Nasrettin Hoca&#8217;ya sormuşlar; Allah&#8217;la aran nasıl? diye. Vallahi iyi ama demiş, yetmiş senedir onun dediği oluyor. İnsanlar takdir-i ilahiye rıza göstermeyi, şükretmeyi, kanaat etmeyi, tevekkül etmeyi unutmuşlar. En şiddetli devredeyiz. Elimizden geldiği kadar siz olun, biz olalım kendimizi ve çoluk çocuğumuzu bu gibi illetlerden muhafaza edelim. Müslüman kardeşlerimizin bu hastalıklardan kurtulması için bütün hastalıkların, belaların, dertlerin Allah&#8217;tan geldiğine ve kendisi için bir imtihan olduğuna inanarak sabretmesi lazım. Allah&#8217;a teslim olup çok dua etsinler. Zamanlarını boşa geçirmesinler, farz ibadetlerini düzgün yapsınlar. İnsanlar için hayırlı hizmetlerde bulunsunlar. Ölüm gelene kadar huzur ve huşu ile Allah&#8217;a ibadet edelim. Gaye odur, ilerleme odur. Başka nereye kadar ilerleyeceksin? Kim ki Allah&#8217;ın rızasına kavuşmak isterse Allah&#8217;a ibadet etsin. Kim Allah&#8217;ın kendisinden razı olmasını isterse ölene kadar O&#8217;na kulluk etsin. Amacımız bu olmalı. Bu fani âleme ne diye aldanıyoruz ki? Elazığ&#8217;ın hepsini sana tapu etseler,  seni reis-i cumhur yapsalar ne fayda? Üç gün sonra bırakıp gideceksin. <br />
<br />
 <b>Hocam bu ahir zamanda imanımızı nasıl koruyacağız ve kalbimizi şeytanın şerlerinden nasıl temizleyeceğiz?</b><br />
<br />
  Fazlasıyla zikrullaha devam ederek imanımızı koruyacağız ve kalbimizi şeytana teslim etmeyeceğiz. Her şeyin bir temizlenme aleti vardır, kalbin temizlenme aleti de Lailahe illallahtır. Hz. Peygamber (s.a.s. ) :&#8220;Kalbinize bekçi koyun, buyurdu. Sahabe: Nasıl bekçi koyalım ya resulallah? dediler. Bunun üzerine fahri alem efendimiz: Lailahe illallahı çoğaltarak, buyurdu. Bu insanoğluna bir fırsattır. Bu imkanlar eldeyken kıymetini bilmeli.  Dervişler gelip Haydar babaya ne yapalım dediler. Haydar Baba rahmetullahi aleyh: &#8220;Kalbi mü&#8217;min beyti haktır, Haccı ekber ondadır. Buyur şeytanın putlarını temizle, Allah&#8217;ın beyti olsun.&#8221; dedikten sonra da döndü ve: &#8220;Çıkarmak kolay değil oğul&#8221; dedi.  Eskiden bir çanak çömlek bir de çul vardı. Kalpte başka da bir şey yoktu. Şimdi halı var, koltuk var, kanepe var, araba var, apartman var, konfor var, servet var, zenginlik var.  Yiğitsen çıkar kalpten bunları. Bir mürid: Her gün ya rabbi, kalbime tecelli et, derdi. Bir gün bir zat geldi. İçi pislik dolu bir daireye götürüp: Buradan içeri gir, dedi. Mürid, pis kokudan dışarıda bile zor duruyordu. Buraya girilir mi hiç? dedi. Bunun üzerine o zat: Günah ve vesvese kirleriyle dolu kalbine Allah nasıl tecelli etsin, senin kalbin buradan kötü? dedi. Biz bu davalardan vazgeçtik, Kuran ve sünnete tabi olalım, evliyaullahı da sevelim yeter. Kimselere düşmanlık etmeyelim. Yalnız Kur&#8217;an ve Sünnet yolundan gitmeyen cemaatleri ne seveceğiz, ne de yollarından gideceğiz. Diğerleri Kur&#8217;an ve sünnet çizgisinde oldukları sürece kardeşimizdir. Onlara taş atmak yok, eleştirmek yok. Kimisi Allah der, kimisi Lailahe illallah der, Kimi sesli zikrini çeker, kuranını okur, kimi sessiz.  Görüyorsunuz ya Müslüman ülkelerini ne hale sokmuşlar? Kaç fırkaya ayırmışlar, nasıl parçalamışlar. Yok sen şucusun, sen bucusun, sen sağcısın, sen solcusun. &#8220;Lailahe illallah Muhammeden resulullah&#8221; diyen ve bununla amel eden herkes kardeştir.  Allah&#8217;ımız bir, kitabımız bir, peygamberimiz bir. Ha ben bu dini eksik mi yaşıyorum. Buyur sen daha güzel yaşa&#8230; <br />
<br />
<b>  Hocam, son olarak bize ne tavsiye edersiniz. Ayrıca bize zaman ayırdığınız için çok teşekkür ediyoruz, Allah sizden razı olsun.  </b><br />
<br />
 Evet. Bu derginizin ilk sayısı, Allah yardımcınız olsun. Bu işler kolay değil, birden bire de olmaz. Sabredeceksiniz ve yavaş yavaş ilerleyeceksiniz. Haydar Baba rahmetullahi aleyh diyor ki: &#8220;Gencim, sürekli ibadetle meşgul olup maneviyata çalışıyordum. Rüyamda bir gece çok basamaklı yüksekçe bir merdivenden süratle en tepeye çıktım. Bir zat yanıma geldi ve nasıl çıktıysan öyle de aşağı in ve basamak basamak çık&#8221; dedi. Birdenbire oldu mu, kıymeti bilinmez. Sarmaşık, kavak ağacına yapışmış, çıkmış çıkmış. Kavağa: &#8220;Sen ne kadar zamanda buraya çıktın?&#8221; demiş. Kavak ağacı: &#8220;On yılda&#8221; demiş. Sarmaşık kavağa gülerek: &#8220;Senin on yılda çıktığın yere ben üç ayda çıktım&#8221; demiş. Kavak ağacı: &#8220;O, sonra belli olur&#8221; demiş.  Sonbahar bütün soğuğu, rüzgârı, yağmuruyla gelince sarmaşık kavağa: &#8220;Kökünde bana bir yer yok mu?&#8221; demiş.  İşte öyle. Sarmaşık gibi hızla çıkan hızla da iner. Kim ki bir zerre kadar iyilik yaparsa onun karşılığını görür. Kim de zerre kadar kötülük yaparsa onun karşılığını görür. Hiçbir şey karşılıksız kalmaz. Allah size bütün imkanları vermiş. Değerini, kıymetini bilin. Allah bütün şerlerden muhafaza etsin, Allah&#8217;a emanet olun&#8230;<br />
<br />
<a href="http://www.seyhhaydarbaba.net/?Syf=26&amp;Syz=65426&amp;/ŞEYH-CEMİL-EFENDİ-İLE-RÖPORTAJ" target="_blank">http://www.seyhhaydarbaba.net/?Syf=2...İ-İLE-RÖPORTAJ</a></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=15">İslâmî Önderler</category>
			<dc:creator>talib</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117772</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Seyda Molla Bahri Efendi İle...</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117771&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 13:53:29 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*SEYDA MOLLA BAHRİ TUNÇ HAZRETLERİ İLE GÜNCEL MESELELER İLE İLGİLİ SÖYLEŞİ&#8230;* 
 
*SORU: Hocam, bir Müslüman mezhepsiz olarak dinini yaşayabilir mi veya birden fazla mezhebe bağlı olarak amel edebilir mi? 
 
Cevap:* Biz öyle düşünmüyoruz. İnsan mümkün mertebe mezhebine dikkat etmeli. Haydar Baba (...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font color="darkred">SEYDA MOLLA BAHRİ TUNÇ HAZRETLERİ İLE GÜNCEL MESELELER İLE İLGİLİ SÖYLEŞİ&#8230;</font></b><br />
<br />
<b>SORU: Hocam, bir Müslüman mezhepsiz olarak dinini yaşayabilir mi veya birden fazla mezhebe bağlı olarak amel edebilir mi?<br />
<br />
Cevap:</b> Biz öyle düşünmüyoruz. İnsan mümkün mertebe mezhebine dikkat etmeli. Haydar Baba ( r.a ) şöyle dedi bana: &#8220; Ben namazda secdeden kalkarken elimi yere koyarak kalkardım. Bir gün İmam Azam Ebu Hanife&#8217;yi gördüm. Bundan dolayı beni kınadı. Ben; başka türlü yapamıyorum, zorlanıyorum dedim. O da bana güldü ve o zaman öyle devam et&#8221; dedi. Herkesin mezhebi ayrıdır. Ama sıkışık zamanda taklit caizdir. Mesela elinden kan gelen bir Hanefi su bulamıyorsa, daralmış ise, taklit edebilir. Veyahut bir şafi eli hanıma değmiş, su bulamıyor. Bu tür durumlarda taklit kapısı açıktır. <br />
<br />
<b>Soru: Hocam, kaza namazı olan sünnet kılabilir mi?<br />
<br />
Cevap:</b> Şafi mezhebinde mutlaka kaza namazı kılınacak. Hanefi mezhebinde ise kaza az, ömrü çoksa hem kazalarını kılacak hem de sünnet kılacak. Ancak ömrü az kazası çok olan biri sadece kaza namazı kılar. Bir adam yeni Müslüman olmuş, ihtiyarlamış ve ömrü daralmışsa sadece sünnet yerine kaza namazı kılsın. Ancak sabah namazının sünnetini hiçbir Müslüman hiçbir durumda terk etmemelidir. Uygun fetva budur.<br />
<br />
<b>Soru:  Hocam dinde zorlama yoktur, diyorlar. Fakat bu konuda farklı yorumlar var. Bazıları diyorlar ki zorlama ibadetlerdedir. Bazıları ise zorlama kafirleredir diyorlar. Bu konuda ne diyeceksiniz? <br />
<br />
Cevap:</b> M.Hamdi Yazır bu konuda biraz yanılmış. Müfessir kadı Beyzavi derki: &#8220;Din apaçık bir şekilde beyan olmuştur.  Bir insanı dine uygun davranmaya çağırmak zorlama değildir. Zorlama, faydasız bir şeye birini zorlamaktır. Mesela bir kör bir kuyuya veya uçuruma doğru gidiyor. Onu çağırmak, uyarmak vaciptir. Eğer işitmiyorsa, sağırsa onu kolundan tutup engellemek yine vaciptir. İşte dine çağırmak da böyledir. Din apaçıktır.  Delilleri ortadadır. Bir insanı kötülükten nehyedip dine yönlendirmek zorlama değildir. Bir insanı zarardan koruyup kara getirmek, kara ve faydalı olana teşvik etmeye zorlama denmez. Eğer zorlama olsaydı Hz. Peygamber o kadar müşrik, Yahudi ve hristiyanı islamı tebliğ ederek döve döve dine çağırır mıydı hiç? İnsanları dine, İslam&#8217;a, Allah&#8217;a çağırmada ısrar ve zorlama vardır ancak hidayet Allah&#8217;tandır. <br />
<br />
<b>Soru: İbadette zorlama var mıdır?<br />
<br />
Cevap:</b> Elbetteki zorlama yoktur. Fakat bazı hususlarda insanın iyiliği menfaati için vardır. Mesela Namaz kılmayanı Allah cezalandırıyor,  ateşle tehdit ediyor. Bu yüzden mezheplerde namaz kılmayana ceza veriyorlar. Bu yine onun faydası içindir. <br />
<br />
<b>Soru: Hocam, günümüz insanları hem namaz kılıyorlar, hem de içki içiyor, faiz yiyorlar. Sorulduğunda ise o ayrı bu ayrıdır, diyorlar. Bu konuda ne söylersiniz.<br />
<br />
Cevap: </b> Hayır, Hayır. İslamiyet bir küldür, bir bütündür. İnsan vücudunun organları veya saatin çarkları gibidir. Biri bozulursa hepsi bozulur.  Dinin bir kısmını yapıp bir kısmını terk etmek caiz değildir. Kuranda Allah buyuruyor: &#8220; Siz emirlerimizin bir kısmını tutup bir kısmını bırakır mısınız?&#8221; Yine Cenab-ı hak buyuruyor ki: &#8220; Vedhulu fissilmi kaffeh.&#8221; İslam&#8217;a bir bütün olarak dahil olun.&#8221; <br />
<br />
<b>Soru: Hocam bazıları diyorlar ki önemli olan bir mürşide bağlanmaktır. Esas ilim mürşidi bulmaktır diyorlar. Bu iddia doğru mudur?<br />
<br />
Cevap:</b> Bazı mürşidler ilim sahibi olmadıkları halde Allah onlara irşad vazifesini vermiştir. Kim ki bildiğiyle amel ederse Cenab-ı Allah ona bilmediğini de bildirir. Ancak mürşidi bulduktan sonra yine ilme ihtiyaç vardır. İlimsiz hiç olur mu? İlm-i ihtiyaç vardır. İlm-i hal de dediğimiz bu ilim herkese lazımdır.  Namaz ilmi, oruç ilmi, malı varsa zekat ilmi, ticaret yapıyorsa ticaret ilmi&#8230; lazımdır. Ayrıca bir mürşid-i kamilin de ilim sahibi olması lazımdır. Ancak bazı mürşidlere cenabı Allah ilimleri olmadıkları halde irşad vazifesi vermiştir. Bunun örnekleri vardır.<br />
<br />
<b>Soru: Bazı kadınlar diyorlar ki kocalarımız Cuma namazı kılmıyorlar, içki de içiyorlar. Acaba nikahımız düşer mi?<br />
<br />
Cevap: </b>Hayır düşmez. Ancak namazın farziyetini  inkar ederlerse düşer. Namaz kılmayan fasıktır, ancak farziyetini  inkar edenler kafir olurlar ve nikahları da düşer.  Bu cumhur ulemanın görüşüdür. <br />
<br />
<b>Soru:  Bazı ilahiyatçılar diyorlar ki bir mürşide ihtiyaç yoktur. Her insan kendinin mürşididir. Bu doğru mudur?<br />
<br />
Cevap: </b><u>Doğru değildir. İhtiyaç vardır. Peygamber (s.a.s.) buyuruyor ki: men istekalli bire&#8217;yi fekad dall. &#8220;Kim ben kendi kendime yolumu çıkarırım derse o sapıklığa düşer.&#8221; Herkese bir danışman lazımdır. Bu da kişinin ilmini, amelini, ahlakını beğendiği bir mürşid-i kamil olmalıdır. Cenab-ı Allah da buyuruyor ki: &#8220;Kunu meas-sadıkin.&#8221; Sadıklarla beraber olun.&#8221;  </u><br />
<br />
<b>Soru: Kocalarından çok şiddet gören kadınlar kocalarımızda boşanabilir miyiz? Diyorlar.<br />
<br />
Cevap:</b> Dini hakim, şer&#8217;i hakim olursa kadın da müracaat ederse hakim boşar. Şimdi de tahammül edilemeyecek seviyedeyse dava açması ve boşanması caizdir.<br />
<br />
Günümüz hakimleri  zaruri hakimlerdir. Şer&#8217;i hakimler değildir. O yüzden verdikleri kararlar şüphelidir. Günümüz hakimleri boşarsa bir talak gider. Nikah tazelemezse nikah düşer. Bu konuda şüphedeyiz. Kesin bir şey söyleyemeyiz.<br />
<br />
<b>Soru: Hocam, Ramazan ayına girmiş bulunmaktayız. Bu ay ile ilgili tavsiyeleriniz nelerdir?<br />
<br />
Cevap:</b> Ramazanın mükafatı çoktur. Bu ayda insanlar en çok şehvetine ve diline hakim olmalıdır. Hz. Peygamber s.a.s. buyuruyor ki; Beş şey abdesti bozar, orucu bozar: Gıybet, yalan, iftira, fitne fesad, şehvetle harama bakmak. Orucu bozmaktan murad, orucun hayrını ve sevabını götürür. Gençlikte kendinize çok yük yüklemeyin. Normal çalışın. Yaşlılıkta sıkıntısını yaşarsınız, yapamazsınız. Bu ayda müslüman en çok da diline hakim olmalıdır.  Kin caiz değildir. İnsanlara kin gütmemeli, Allah&#8217;a teslim olmalı.<br />
<br />
<b>Soru: Hocam bu ayda en çok ne yapmalıyız? <br />
<br />
Cevap: </b>En çok kuran okumalı. Dünya cemaatlerinden uzak kalmalı, ibadet ve taate devam etmeli.  Ve şöyle demeli: &#8220;Acaba bir daha ramazan ayına erişebilecek miyim? Son Ramazanıymış gibi ibadet, taat ve zikirde cehdetmeli, gayret etmelidir. Yapılacak şeyler bellidir: Kuran, namaz, zikir.<br />
<br />
<b>Soru: Haydar Babayı görmüş bir müridi ve halifesi olarak onun hakkında ne söylersiniz?<br />
<br />
Cevap:</b>  Kamil ve tam bir şeyhti. Hiçbir eksiği yoktu. Cenab-ı hak ona her şeyi  lutfetmişti. Şeriata uygun davranırdı. Şer&#8217;i hususlarda onda bir bahane bulunmayacak kadar büyük bir şeyhti. Halleri şeriata çok uygundu. Her hususta çok iyi ve ihlaslıydı. Hiç kimsenin hakkında onun ağzından gücenilecek bir kelime işitmedim. Kimsenin aleyhinde ve arkasında konuşmazdı. Dedi ki bir zaman hükümetin başındakilerle ilgili konuştular, ben de bir ara o insanlara katıldım. Manevi alemde bana domuz eti getirdiler ve yememi istediler, dedi. Haydar Baba Allah&#8217;ın terbiyesi altında idi. Cenab-ı Hak ona iyiliği ilham ederdi. Terbiyesini direk Allah&#8217;tan ve peygamberden almıştı. Feyz ve bereketi çoktu.  Nereye gitse cenab-ı hak oraya feyz ve bereketini verirdi. Kendi manevi hallerini ve aşkını çok gizli tutardı. Kusurluların kusurlarını yüzüne vurmazdı. Amellerini, ibadetlerini uzatırdı. Gece gündüz zikir çekerdi. İnsanlar onda şer&#8217;an bir ayıp göremezdi. <br />
<br />
 Zahiri delillerle insanları irşad ediyordu. Hiçbir alimin olmadığı, olanların korkusundan köşeye çekildiği, vaazın, vaizin olmadığı, nasihatin olmadığı ve İslam adına bir tek kelimenin söylenmediği bir dönemde köy köy irşada başladı. Taş kalpli olanlar onun yanına gider, Allah&#8217;ın izniyle saf cevher olup çıkardı. Bir peygamber ümmetine ne kadar faydalıysa Haydar Baba da bu memlekete o kadar faydalıydı. Cenab-ı Allah onu irşad memuru tayin etmişti.  Allah hepinizden razı olsun. Gayretlerinizi artırsın. Yolunuzu açık etsin&#8230;<br />
<br />
<a href="http://www.seyhhaydarbaba.net/?&amp;Bid=994144&amp;/SEYDA-MOLLA-BAHR%C4%B0-TUN%C3%87-HAZRETLER%C4%B0-%C4%B0LE-G%C3%9CNCEL-MESELELER-%C4%B0LE-%C4%B0LG%C4%B0L%C4%B0-S%C3%96YLE%C5%9E%C4%B0%E2%80%A6" target="_blank">http://www.seyhhaydarbaba.net/?&amp;Bid=...C4%B0%E2%80%A6</a></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=15">İslâmî Önderler</category>
			<dc:creator>talib</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117771</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Orduevlerinde türbana ve cübbeye yeşil ışık!</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117770&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 12:22:16 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Orduevlerinde türbana ve cübbeye yeşil ışık! 
 
17 Mayıs 2012 Perşembe 12:15 
Ordu Evleri'nde düzenlemeye gidildi. Bu düzenleme doğrultusunda cüppelilere, türbanlılara yeşil ışık yandı...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Orduevlerinde türbana ve cübbeye yeşil ışık!<br />
<br />
17 Mayıs 2012 Perşembe 12:15<br />
Ordu Evleri'nde düzenlemeye gidildi. Bu düzenleme doğrultusunda cüppelilere, türbanlılara yeşil ışık yandı...<br />
<br />
<br />
 <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Ordu Evleri, Askeri Gazinolar ve Sosyal Tesisler Yönetmeliği'nde değişikliğe gidildi. Yönetmelikte yer alan &quot;sakallı, cüppeli, sarıklı, takkeli, türbanlı gibi çağdaş olmayan kıyafetlerle gelenler, günlük sakal traşı olmamış ütüsüz ve kirli elbiselerle gelenler, yabancı uyruklu kişiler ordu evine giremezler&quot; ibaresi kaldırıldı.<br />
<br />
Milli Savunma Bakanlığı'nın konuya ilişkin yönetmeliği Resmi Gazete'nin bugünkü sayısında yayımlandı.<br />
<br />
Buna göre, yönetmelikte yer alan ve düğün yapacakların riayet edeceği hususların belirlendiği özel anlaşma şartlarına ilişkin ekinden &quot;Yaşının ilerlemesi nedeniyle dini inançlarına uygun olarak sade bir şekilde sakal bırakmış kişiler ile yaşlı annelerden yüzü açık olacak şekilde eşarplı olanların dışında; sakallı, cüppeli, sarıklı, takkeli, türbanlı vb. çağdaş olmayan kıyafetlerle gelenler, günlük sakal traşı olmamış ütüsüz ve kirli elbiselerle gelenler, yabancı uyruklu kişiler ordu evine giremezler&quot; ibaresi kaldırıldı. Yönetmelik bugünden itibaren yürürlüğe girdi.<br />
<br />
<br />
<br />
Kaynak : <a href="http://www.internethaber.com/ordu-evleri-askeri-gazinolar-ve-sosyal-tesisler-yonetmeligi-milli-savunma-bakanl-426774h.htm#ixzz1v83494pL" target="_blank">http://www.internethaber.com/ordu-ev...#ixzz1v83494pL</a><br />
<br />
<br />
<br />
bütün pislikler temizleniyor tek tek çok şükür...</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=20">Gündem</category>
			<dc:creator>salimabi</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117770</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Cübbeli ahmet diyor ki..</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117769&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 11:53:23 GMT</pubDate>
			<description>ali haydar rha.hzleri arkasından halife bırakmamıstır..bırakmadı ise mahmud efendi mürşid nasıl oluyor?mahmud efendiye talebeleri nasıl rabıta yapıyor?öyle ise kendisi sadece alim bir camii imamı olmus olmuyor mu?o cemaate mensup arkadaslar aydınlatırsa sevinirim..</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>ali haydar rha.hzleri arkasından halife bırakmamıstır..bırakmadı ise mahmud efendi mürşid nasıl oluyor?mahmud efendiye talebeleri nasıl rabıta yapıyor?öyle ise kendisi sadece alim bir camii imamı olmus olmuyor mu?o cemaate mensup arkadaslar aydınlatırsa sevinirim..</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=18">Duyurular</category>
			<dc:creator>temur_melik</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117769</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Üfürükçü Hoca ve Ünlüler!</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117766&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 10:55:59 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*2 ay boyunca üfledi 
 
Takvim Gazetesi'nde yer alan İddiaya göre Sinem, Arda'dan ayrılınca yakın dostu Demet Akbağ'a gitti. "Demet abla bana bir  çare" deyip fikir istedi. Akbağ da Sinem'e ünlü bir hocanın telefonunu  verdi. Sinem, saati 8 bin lira olan bu hocanın yanına gitti. 
* * 
 
İddiaya ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b><font color="#000000">2 ay boyunca üfledi<br />
<br />
</font>Takvim Gazetesi'nde yer alan İddiaya göre Sinem, Arda'dan ayrılınca yakın dostu Demet Akbağ'a gitti. &quot;Demet abla bana bir  çare&quot; deyip fikir istedi. Akbağ da Sinem'e ünlü bir hocanın telefonunu  verdi. Sinem, saati 8 bin lira olan bu hocanın yanına gitti.<br />
</b> <b><b><a href="http://birbak.mynet.com/galeri/arda-ve-sinem-baristi-mi/4961/256926" target="_blank"><font color="#000080"><br />
</font></a></b><br />
<br />
İddiaya  göre &quot;Hocam Arda'yla beni barıştır&quot; dedi. Sinem'in isteğini kabul eden  hoca, 40 kişilik ekibiyle &quot;Nefese kuvvet&quot; dedi. Hoca ve ekibi 2 ay boyunca Arda'nın resmine bakıp bakıp üfledi. 2 ay sonunda ise Arda ile Sinem tekrar bir araya geldi. Keramet hocada mı yoksa çiftin sevgisinde mi o ise bir soru işaretiydi...</b> <b><br />
<br />
<br />
Arda ve Sinem bir araya geldi. Büyü de peşlerindeydi. Ancak nefesten medet uman yalnızca onlar değildi. İddiaya göre Gülben Ergen de 7 yıl önce Mustafa Erdoğan ile evlenmek için bir hocanın peşine düştü. Ergen, ünlü bir dostunun tavsiyesi üzerine Sakarya'daki hocaya gitti. Çünkü Gülben, Mustafa ile evlenmeyi çok istiyordu. Çift evlendi. Ancak bu evlilik 7 yıl sonra geçtiğimiz Nisan ayında bitti.</b></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=20">Gündem</category>
			<dc:creator>AynAlı</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117766</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[''Başörtümle daha güçlü hissediyorum''(röportaj Aida Begiç)]]></title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117765&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 10:55:23 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Begiç'i sadece üslubunu sevdiğim tesettürlü bir yönetmen olarak kayda değer bulmuyor, onu Aliya İzzetbegoviç'in ''İslam Deklarasyonu''nda hayal ettiği Müslüman gençliğin saygıya lâyık bir örneği olduğunu düşündüğüm için de yakından tanımak istiyordum. 
  
Uluslarası Saraybosna Üniversitesi...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Comic Sans MS"><font color="DarkOrchid"><font size="3"><font color="red">Begiç'i sadece üslubunu sevdiğim tesettürlü bir yönetmen olarak kayda değer bulmuyor, onu Aliya İzzetbegoviç'in ''İslam Deklarasyonu''nda hayal ettiği Müslüman gençliğin saygıya lâyık bir örneği olduğunu düşündüğüm için de yakından tanımak istiyordum.</font><br />
 <br />
Uluslarası Saraybosna Üniversitesi &#8220;Entelektüel Etkinlikler Derneği&#8221; öğrencilerinin davetiyle Saraybosna&#8217;ya giderken, ilk filmi Kar&#8221;la sinema alanında farklı bir dil ortaya koyan Aida Begiç&#8217;le bir söyleşiyi de programıma almıştım. Begiç&#8217;i  sadece üslubunu sevdiğim tesettürlü bir yönetmen olarak kayda değer bulmuyor, onu Aliya İzzetbegoviç&#8217;in &#8220;İslam Deklarasyonu&#8221;nda hayal ettiği Müslüman gençliğin saygıya lâyık bir örneği olduğunu düşündüğüm için de yakından tanımak istiyordum. Son filmini henüz tamamlamıştı, yoğundu, yorgundu, yine de söyleşi teklifimi geri çevirmedi. Şehir merkezine yakın Grbaciva semtinde bir kafede bir araya geldik Begic&#8217;le. Düşündüğüm gibi gördüm Begiç&#8217;i; sempatik, birikimli, nazik ve elbette yaptığı işin çok bilincinde. Yeni filmini henüz bitirmiş olmanın sorularıyla doluydu, pek çok kez konuşma ister istemez son filmine kaydı Bir saat sürecek olan söyleşi sohbete dönüştü, uzayıp gitti.<br />
Aşağıda okuyacağınız söyleşinin gerçekleşmesine emeği geçen dernekten öğrencilere, özellikle Elif Zaim ve Emine Turgut&#8217;a, ayrıca söyleşi sırasında bana refakat eden Görsel Sanatlar ve İletişim Tasarımı bölümü öğrencilerine teşekkür ediyorum.<br />
<b>Sadece &#8220;Kar&#8221; isimli filminizi izledim ve planların, sekansların tabii akışı o kadar etkileyici geldi ki bana, sinemaya tutkuyla bağlı olduğunuzu düşündüm film bittiğinde. Neden sinema?</b><br />
Saraybosna Film Akademisi&#8217;nde öğrenimini gördüğüm yönetmenlik aslında multimedyaya dönük. Bunun içerisinde film, tiyatro, televizyon ve radyo mevcut. Açıkçası ben tiyatro alanında çalışırım diye düşünmüştüm. Bu sebeple öğrenimime film yapımı hakkında çok fazla bir fikir sahibi olmayarak başladım. Ancak bu yolculukta film yapma sürecinin tiyatro için olabileceğinden daha çok  mutlu ettiğini fark ettim. Ayrıca Bosna tiyatrosundaki durum çok rahat çalışılabilecek bir ortam sunmuyordu. Bir de tiyatro alanı bana, benim karakterime uygun değilmiş gibi bir his içindeydim. Böylece diplomamı aldıktan sonra, kısa film, sinema üzerine yoğunlaşmaya karar verdim. Aslına bakarsanız küçük bir kız çocuğuyken bile gelecekte bir sanatçı olacağımı düşünürdüm. O zamanlar piyano da çalıyordum. Çizmeyi ve yazmayı seviyordum. Şimdi düşününce temel eğilimimi daha berrak görebiliyorum. Belki güzel sanatlar, belki konservatuar okurum diye düşünürdüm hep. Sonunda bunların her birini, sevdiğim bütün alanları yönetmenlikte birleştirebileceğimi gördüm. İşte bu sebepten ötürü yönetmenlikte güzel sanatları, müziği ve edebiyatı anlayabilmeniz gerekir. Nihayet bunun yapılabilecek en doğru iş olduğuna karar verdim. Bugünlerde ise bunun çok önemli bir iletişim yolu olduğunu düşünüyorum ve hikâyelerimizi, fikirlerimizi dünyadaki bir çok, sayısız insana iletebileceğimiz medyanın en popüler dallarından biri olduğunu.  Uzun metrajlı ilk filmim olan &#8220;Kar&#8221;da    Bosna-Hersek'te bir hiçliğin ortasında bulunan küçücük bir köyün hikâyesine odaklandım. Ve bu film Kore'den, New York'a, Tahran, Belgrad hatta İzlanda'ya kadar ödül aldı. Bu benim için çok yüreklendiriciydi, tam da filmin bir dil olarak insanların kalplerine ulaşabileceğinin canlı bir kanıtıydı. Çünkü sinema gerçekten evrensel bir dil.<br />
<b>Kar filminin ardından ikinci filminizi tamamladınız. Bu filminizin ismini ve konusunu merak ediyorum.  Bir de Bosna'da sinema yapmanın ne anlama geldiğini&#8230;  </b><br />
Sinema çok zor bir iş, gerçekten hiç kolay değil. Finans sorunları nedeniyle  genellikle iki yahut üç ülkeyle birlikte çalışıyorum. Böyle olunca &#8220;Kar&#8221; Bosna Hersek, Almanya, Fransa ve İran arasında bir ortak yapım olarak gerçekleşti. Yeni tamamlanan filmim ise, Bosna-Hersek, Almanya, Fransa ve Türkiye arasında bir ortak yapım. İsmine henüz karar veremedim, baş kahramanının adını taşıyabilir, Rahima olabilir. Bir yandan bu çok güzel bir durum, çünkü fikriniz ve malzemeniz işin başında uluslararası hale geliyor. Bundan dolayı hikâyenizin fikrini farklı kültürlerden ve milletlerden gelen potansiyel ortaklarınızla paylaşmak zorundasınız. Öte yandan  bu hiç de kolay değil, çünkü herkesi bir araya getirmeniz gerekiyor. Bütün fonlardan cevap alana kadar bekliyorsunuz. Bu gerçekten zorlu bir iş. Sonunda bunları başarmanız ise prodüksiyon öncesi, prodüksiyon esnası ve sonrasını dört farklı mekanda ayarlamanız gerektiği manasına geliyor. Şu anda filmin ses düzenlemeleriyle ilgileniyoruz. Bitirmek üzereyiz. Bu süreçte Saraybosna, Leipzig, Berlin, Paris ve İstanbul arasında gidip geliyoruz. Bu gerçekten çok güzel, ancak her şeyi bir araya getirmek hiç de kolay değil. Ve bir filmi çekme sürecinde ilgilenmeniz gereken o kadar karmaşık şeyler var ki aşırı çalışmayı gerektiriyor. Çok yorgun olduğumu söyleyebilirim.<br />
<b>Birçok açıdan ilk olma özelliği taşıyorsunuz. Savaşı, kadınların yaşadığı acıları anlatan ilk yönetmensiniz örneğin. İran dışında tanıdığım ilk başörtülü yönetmensiniz de. Başörtülü bir yönetmen olmak ülkenizde, çevrenizde ne anlama geliyor? </b><br />
Bence öncelikle bir kadının yönetmen olması hiç kolay değil. Bu başörtünüz olsa da olmasa da geçerli. Benim yönetmenlik konusunda örtünmeden önce de örtündükten sonra da deneyimim var. Kişisel olarak örtülüyken kendimi daha iyi hissediyorum, bir kadın olarak başörtümle çok daha güçlü olduğumu hissettiğimi söyleyebilirim. Ancak farklı problemleriniz oluyor. Eğer başörtülü değilseniz ve gençseniz insanlar çoğunlukla sizi ciddiye almıyorlar. Size bakışları bir bedene bakıştan ibaret, bir insan oluşunuza değil. Ekseriyetle sizin duyma özelliğinden yoksun olmakla birlikte düşünemediğinize de inanırlar. Bunun yanında eğer başörtülüyseniz insanlar sizin o ortamda ne yaptığınızı, niye bulunduğunuzu merak eder ve evde oturup ailenizle ilgilenmeniz gerektiğini düşünürler. Onlara göre aslında hiçbir şey yapmamalısınızdır. Ve sizin ya salak yahut bu hayat tarzına zorlanan, ayrıca baskı altında olan biri olduğunuzu düşünürler. İşte bu yüzden başörtülü biri olarak nasıl akıllı, kendi fikirleri olan, güçlü, ilginç ve kayda değer özelliklere sahip ve modern biri olabilirsiniz, bunları düşündüklerini bilirsiniz. Birçok insana göre bu imkânsızdır. Ancak bence bunun üstesinden gelmenin tek yolu çok çalışmak ve yaptığınız işte ne kadar iyi olduğunuzu kanıtlamak olmalı. Bu büyük çabayı göstermeniz ve yaptığınız işte iyi olduğunuzu kanıtlamanızın ardından sizi şu ya da bu olarak görmeyi bırakarak olduğunuz kişiyi fark edeceklerini düşünüyorum. İkinci filmimde problemler yaşamadım. İnsanlar için setteki yüz küsur kişinin patronu olmam onlar için normaldi, bununla ilgili bir sorunları yoktu.<br />
<b>İlk filminiz Kar sert ve zor günleri ılık ve iyimser bir akışla sunuyordu. Savaşın zor yıllarının ardından insanlar hayata tutunmaya çalışıyorlardı.  Karakterler sahici, hikâye sürükleyiciydi. Bu başarınızı nasıl yorumluyorsunuz?</b><br />
Kar bütün dünyada çok farklı kesitlerden insanların kalbine ulaşmayı başardı.  Ne kadar özgün olursanız o kadar evrensel oluyorsunuz. Film çok özel yerel bir hikâyeye dayandığı için sanırım evrensel boyutu daha da genişledi. Ancak bu filmle bir takım festivallere yahut Avrupalılara bizim hakkımızda şöyle ya da böyle düşünsünler diye doğruyu anlatmak için hesaplamalara girmiş de değilim. Sadece bu etkileyici hikâyeyi anlatmak istedim. Ve benim hissettiğim en büyük sorumluluk bu kâbusu yaşamış kadınlara karşıydı. Bu yüzden seyirciyi veya orada ve buradaki festivalleri hiç düşünmedim çalışırken. Benim tek endişem ailelerini, eşlerini ve çocuklarını kaybetmiş ailelerin buna nasıl tepki verecek olduğuydu. Amacım onlara ihanet etmemekti. Oscar almak değildi. Sanırım değerli olan yaklaşım da buydu. Ben çok özel bir hikâye anlatıyorum ve bu filmde bahsettiğim topluluğa karşı sorumluluklarım var. Dünyaya Boşnakların hayatının gerçekliklerini anlatmaya çalışmıyorum, çünkü bence bunu yapamazsınız. Bosna hakkındaki nihai hikâyeyi anlatamazsınız.<br />
<b>Yeni filminizde de Saraybosna&#8217;da savaş sonrası gündelik hayatı konu aldığınızı okumuştum bir yerde. </b><br />
Bu kez 2009 Saraybosna'sında geçen bir şehir hikâyesini konu aldım. İki savaş yetimi hakkında yeni filmim. Aslında kendinden on yaş küçük erkek kardeşiyle ilgilenmeye çalışan 23 yaşındaki bir genç kadının hikâyesi. Maalesef kendisine destek olacak kimsesi yok. Ve o günün birinde erkek kardeşinin iki farklı hayat yaşadığını keşfediyor. Kardeşi bir mafya yahut bir uyuşturucu çetesine bağlanıyor, ancak kendisi neler olduğundan tam olarak emin değil. Ve o erkek kardeşini kötülüklerden korumaya çalışıyor. Olaylar Saraybosna'nın kenar mahallelerinde yaşanıyor. Bu bağlamda ülkemizin çok zorlu geçiş döneminin de hikâyesini tasvir ettiğimi söyleyebilirim.<br />
<b>Filminizin adı konusunda kararsızsınız&#8230;</b><br />
Üzerinde çalıştığımız isimlerden biri Yem'di, şimdi Rahima olsun diyoruz. Tekrar değiştirir miyiz yoksa kalır mı bilmiyorum çünkü ana karakterin ismi Rahima. Aslında bütün istediğim savaş zamanında gerçekten çok küçük olan çocukların kuşağını tasvir etmekti. Ve bu çocukların ilk hayat deneyimi savaştı. Bu sebeple benim için bu nesil çok ilgi çekici, nasıl büyüdükleri... Çünkü ben, geldiğim bu yerde ilk idrak ettiğim şey savaş olsaydı dünyam nasıl gözükürdü hayal bile edemiyorum. Ve ayrıca onlar bir geçiş döneminde büyüdüler ki bu korkunç bir şey. Bu kuşak bu anlamda çok özel ve bizim onlara karşı sorumluluğumuzun çok büyük olduğunu düşünüyorum. Ancak maalesef onlara yeterli ilgiyi göstermiyoruz.<br />
<b>Filminiz bu anlamda çok önemli, inşallah en kısa zamanda seyirciye ulaşır. Ben izlemeyi çok istiyorum, önemli bir hikâye anlattığınıza eminim.</b><br />
Bu hayatımda başıma ilk defa geliyor, bir filmi nasıl isimlendireceğimi bilmiyorum. Bir dahaki sefere önce güzel bir isim bulacağım. Ben Rahima olsun istiyorum, ancak Fransız satım şirketiyle görüştüğümde onlar bana bu ismin çok Arapça olduğunu söylediler. Ve seyirciyi yanlış yere yönelttiğini. Onlara göre bu isim kulaklara Tunus'tan gelen bir film gibi ulaşacak. Bunu Bosna'yla ilişkilendirmiyorlar çünkü isim çok Arap. Ve ben de onlara bu ismin Arapça olduğunu, bizim zaten Arapça isimlere sahip olduğumuzu söyledim. Kaçındığım şey filmin isminin değiştirilmesi. Fransa pazarı için şu şekilde, Almanya pazarı için ise daha farklı isimlendiriyorlar. Bunu engellemek istiyorum, bu yüzden Rahima benim için iyi bir seçim.   <br />
<b>Bosna-Hersek hatta Balkan sineması özelinde başka ne gibi zorluklardan söz edilebilir peki?</b><br />
Balkan sineması bağlamında bir değerlendirme yapacak olursak, bu sinemanın henüz olgunlaşmamış olduğunu belirtebiliriz. Nasıl anlatsam, mesela yönetmenlerin bağırmadan bu işi yapamayacağına inanmak çok ham bir düşünce tarzı. Bu, hiçbir zaman hoşlanmadığım bir düşünce, bir usul. Bu yüzden kendime şöyle dedim, şayet bu tarzı değiştirebilir, başka bir şekilde yönetmenlik yapabilirsem bu işi başarabilirim. Eğer böyle olmayacaksa bu alanda çalışmak istemiyorum, çünkü ben alışılmış bu kalıba uygun değilim. Bu ikinci filmimizde gerçekten elde etmek istediğimiz, öncelikle benim istediğim atmosferi yakaladığımızı düşünüyorum. Böylelikle çok huzurlu, incelikli, dostluk dolu bir aile ortamı havası olan bir sette çalıştık. Bundan dolayı çok gurur duyuyorum. Sanırım böyle bir ortamın oluşmasını bir kadın elinin değmesine bağlamak mümkün.<br />
<b>Röportajlarınızdan birinde başörtüsü kavramsal bir sanattır demiştiniz. Bu görüşünüzü biraz açabilir misiniz?</b><br />
Bundan kastım, tahmin edebileceğiniz gibi dış görünüşünüzün duruşunuzu yansıtıyor olması. Biliyorsunuz insanlar sizi başörtülü gördüklerinde karşılarındaki kişinin Müslüman ve bunun gerekliliklerini uygulayan biri olduğunu düşünüyor. İşte bundan dolayı da hemen reaksiyonlarla karşılaşıyorsunuz. Öncelikle herkesin başörtüsü konusunda iyi ya da kötü bir yorumu oluyor. Bu herkesin bir fikri olduğu anlamına geliyor. Bu sebeple bir yerde bulunduğunuzda size hemen tepki gösteriyorlar. Tabii ki çoğu insan için söz edilemeyecek bir gösterge var başımızda. Bilirsiniz insanlar içeri girer ve çıkarlar. Etrafta dolaşırlar ama siz bunu farkında bile olmazsınız. Ancak başörtülüyle herkes size tepki gösterir. Bu bağlamda kavramsal bir sanat gibi olduğunu söyleyebiliriz, çünkü bir etkiye yol açıyor. Başörtülü hanımlar hakkındaki önyargılar sadece onlara karşı negatif davranışlara sebebiyet vermekle kalmıyor, bu durum tam tersi de olabiliyor. Bence bazen başörtülü hanımların hepsinin mükemmel ve çok iyi insanlar, kadınlar olduğu konusunda bir önyargı var mesela. Ama onlar öyle değiller, bilirsiniz biz de herkes gibi sadece birer insanız. Bir kısmımız şöyle bir kısmımız böyle. Biz de dünyadaki diğer kadınlar gibi birer kadınız. Ancak biz belki de diğer insanların takip etmediği kanunlara uymaya çalışıyoruz. Tabii ki bu bizim hepimizin iyi yahut hepimizin kötü olduğu anlamına gelmez. Böyle bakacak olursak, bu önyargılara karşı savaşmak, insanların seni iyi ya da kötü tüm halleri ve unsurlarıyla gerçekten bir insan olarak görebilecekleri noktaya gelmek hiç kolay değil.<br />
<b>Pek çok bakımdan farklı çatışmaların merkezinde çalışmalarınızı sürdürüyorsunuz. Dönem olarak da öyle&#8230; Bosna-Hersek&#8217;te yaşanan bunca acıdan sonra sizin için Avrupalı olmak ne demek?</b><br />
Bir defasında Avrupa'dan geldiğimi söylemem gerektiği için çok utandığımı fark ettiğimi hatırlıyorum. Çünkü o zaman Malezya'ya gitmiştim, belki de dünya üzerinde gittiğim en uzak nokta. Ve orada çok güzel ve iyi insanları gördüm. Gerçekten çok kibarlardı. Avrupalıların onlara neler yaptığını ve yapıyor olduğunu hatırlayınca Avrupalı kimliğim beni utandırmıştı.  Avrupalılığın kimliğimin bir parçasını oluşturduğunu ilk fark edişimdi. Genellikle bir ülkenin bir parçası olmak gibi hislere sahip değilim. Aslında şehrimi çok seviyorum, Saraybosna'ya gerçekten aşığım. Ancak gelişmiş milli kimlik hissine sahip değilim ben. Boşnak&#8217;ım, bildiğiniz gibi. Bu bağlamda Avrupa'nın dünyanın eski, adil olmayan, ırkçı ve gittikçe daha da artış gösterecek şekilde faşist bir bölgesi olduğunu düşünüyorum. Ve çoğunlukla gurur duymuyorum, özellikle Avrupa'nın politikalarından. Diğer bir yandan bakarsak burada gelişmiş harika şeyler de var. İşte bu şeyler beni gururlandırıyor. Çünkü bizim de kullandığımız önemli bir kültür mirası var. Bir başka açıdan Avrupalılar bunun tek yaşam şekli olmadığını anlayamıyorlar. Bu yaşam için var olabilecek tek açıklama şekli değil, Batı Avrupalı kimliği. Avrupa'da çok daha büyük olan birçok millet var ve bunlar gayet iyi yaşıyorlar, Avrupa'da olanlardan haberdar olmayarak da hoşnutlar hallerinden. Burada, bu kıtada bizler çok Avrupa bazlı bir iklimi soluyoruz. Avrupalılar ise Avrupa'nın etkisi yahut gücü olmadan gayet güzel hayatını sürdüren mükemmel coğrafyalar, ülkeler olduğunu anlayamıyorlar. Ve zaman geçtikçe ben Avrupa'dan gittikçe daha da çok utanıyorum. Ve bence Avrupa çok yanlış bir yere ilerliyor, bu çok aşırı sağcı yönelimlerle; bu anlamda hiç de optimist değilim.<br />
<b>Peki kimliğiniz üzerine düşündüğünüzde oluştururken kendinizi nasıl tanımlıyorsunuz? Ben bir Müslümanım, bir kadınım&#8230;  Kendinizi anlatırken hangisi daha ağır basıyor?</b><br />
Hmmm, şöyle derim, ben Aida Begic'im. Tabii ki bir Müslümanım. Bosna'da yaşamak demek bence bu bölgeye ait çok değerli bir konuma sahip olmak demek. Bizler, bu ülkede yaşayan insanlar pek çok farklı etkiyle beraber büyüdük. Bu yüzden diyebilirim ki, doğulu, batılı, komünist ve neo-kapitalist, bildiğiniz çok fazla farklı, değişik element benim kimliğimin bir parçası. Buna karşılık şunu söylemeliyim, ben Doğu ile daha önce hiç karşılaşmamıştım. Doğu kültürü ve müziği benim için pek tanıdık değildi. İşte bu yüzden, kimliğimin bir parçası Amerikan filmleri ve müziği, çünkü ben bunlarla büyüdüm. Doğuyu şimdilerde keşfediyorum yahut belki de geçen yıllarda eskisinden olduğundan daha çok. Tam da bu sebepten dolayı size kimliğimi oluşturan bir etmenin aslında hiç dinlemediğim oryantal müzik olduğunu söyleyemem, buna Amerikan kaynaklı bir alternatif Tom Waits varken. Bu toplumda sevmediğim şeylerden biri de Doğu tınıları olan her şeyin Müslümanlara ait olunduğunun düşünülmesi. Ama bu yanlış bir fikir. Bazı popüler Türk ya da İran şarkıları Ramazan televizyon programları için neden bir Fransız şansonundan daha uygun olsun ki&#8230; Biz dünyanın farklı yerlerinden gelen, değişik şeyler giyen, dinleyen ve başka şeylerden hoşlanan Müslümanlar olabiliriz, önemli olan kaynağımızın aynı olması. Bence bu  İslam'ın evrenselliğinin güzelliği.<br />
<b>Bosna çok ağır bir dönemden geçti. Sizce bu depresyon atlatıldı mı yoksa hala devam mı ediyor?</b><br />
Doğrusunu isterseniz biz bu depresyonu henüz atlatamadık. Kanaatimce şu anda durum 1997-98 de olduğundan çok daha kötü. Ancak ben bunun yalnızca Bosna'nın hiç çözülmeyen durumuyla ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Çok üzücü, ama halen milliyetçi eğilimler ve nefret burada mevcudiyetini koruyor. Gerçeği yalanlamak, adaletsizlik, yolsuzluk ve diğer kötü şeyler hâlâ var. Ancak bence duvarın önünde olmak veya umutsuz olmak sadece Bosna'nın durumuyla sınırlı değil, bu dünya çapında bir sıkıntıyla ilgili. Ve ben Bosna'yı Avrupa'nın aynası olarak görüyorum. Bütün iyi gidişatı yansıtırken aynı zamanda kötü olayları da yansıtıyor. Biz yalnız olmak için çok küçük bir ülkeyiz o yüzden her zaman kendimizden daha büyük olan bir şeyin yansıması oluyoruz. Bu yüzden 21. yüzyıl ve küresel sıkıntı başladığında bence Bosna en kötü duruma, en kötü pozisyona sürüklendi. Çünkü biliyorsunuz aslında  hiç kimse değil,  1990&#8217;larda odak noktası bizdik, bizden konuşuluyor ve bizimle ilgileniliyordu. Ancak 2000'den sonra dünya kendi daha özel sorunları üzerine düşünmeye başladı. Avrupalı ülkeler kendi büyük sorunlarına sahip olmaya başladılar. Amerika, İran bütün bu küresel savaşlar ve tüm korkunç ihtimaller... Bundan dolayı bu hissin sadece bizden kaynaklanmadığını, genel durumdan kaynaklandığını düşünüyorum. Sorun bu ülkenin çok ufak olması. Alternatiflerinizin olduğunu hissetmiyorsunuz. Mesela Türkiye'deki durum söyle ya da böyle olabilir, ancak orası çok büyük bir yer bu sebeple en azından ihtimallerinizin olduğu yanılsamasına sahip olabilirsiniz. Bahsettiğim şeyi bilirsiniz. Çok küçük bir yerde yaşadığınızda bunu bu ülke olarak isimlendirelim, burası İstanbul'un veya Tahran'ın arka bahçesi gibi yahut İstanbul ve Tahran'ın bir bölgesi. Bütün ülke. İşte bu zaman çıkış olmadığı ve kaybolmuşluk hissi artıyor.<br />
<b>Aliya İzzetbegoviç&#8217;in sizin için taşıdığı önemi anlatan cümlelerinizi aktardılar bana Saraybosna Üniversitesi öğrencileri.  Bunu çok iyi anlıyor, bir de sizden dinlemek istiyorum. Aliya İzzetbegoviç sizin için ne ifade ediyor?</b><br />
Nasıl başlayacağımı bilmiyorum. Savaş başladığında henüz 15 yaşında bir genç kızdım. Her zaman asi ruhlu ve farklıydım. O zamanlarda punk-rock eğilimlere sahiptim. Her ne olursa olsun muhaliftim, ne olduğunu ve neden olduğunu bilmiyorum, ama muhaliftim. Bu yüzden belki,   savaş zamanında hayatın anlamı üzerine düşünmeye, ardından dini keşfetmeye başladım. Kendime öldükten sonra neler olacağını soruyordum. Ve bir sanatçı olarak yetişiyordum. Akademiye gidiyordum o dönemde.  Her zaman sanatçıların muhalif bir yerde durması gerektiğini düşünmüşümdür.  Bence biz herhangi bir politik ana akımın parçası olmamalıyız. Sanatçı her zaman mesafeli olmalı ve iktidarda bulunanları iyi bir şekilde eleştirmeli. Bu açıdan bakarsak, doğrusu ben Tito zamanında bile dünyanın en şahane öncülerinden biri sayılmazdım. Ben bu tip bir insan değilim ve elbet Aliya'nın yapmaya çalıştığı şeyleri takdir ediyorum. Bunu yakın zamanda fark ettim, her şey olup biterken ben çok gençtim, ancak daha sonrasında onun olağanüstü ve karizmatik bir kişi olduğunu anladım. Onun çok özel, çok yumuşak gerçekten çok iyi bir yanı var. Ve onun fikirleri, oluşturmak istediği şeyler gerçekten çok iyiydi.<br />
<b>Bu fikirler, tasarılar ne ölçüde uygulamaya geçti sizce&#8230;</b><br />
Maalesef bunların çoğu asla gerçekleşmedi. Bugünlerde konuşabildiğimiz ise bütün bu şahane fikirlerin başarısızlığı. Bu yüzden yüksek ihtimalle benim için o sahip olduğumuz tek lider olarak kalacak. Ve onun kadar karizmatik, bu ülkeyi daha iyi bir yere taşıyabilecek bir liderimiz olmasını ancak hayal edebiliyorum. Bizim üç farklı millete ait bir cumhurbaşkanlığı makamımız var, bu bizim hak ettiğimiz durum olmalı. Herkesin hak ettiği lidere sahip olacağına inanıyorum. Mesela bütün Amerikalıları sıkacak olsanız Obama'yı elde edersiniz. Ya da Fransızları sıkıp özünü çıkardığınızda Sarkozy'yi. Bunu söylemesi bazen çok üzücü oluyor, böyle düşünüp buna inanmaya başladığınızda... Bazen, aman Allah&#8217;ım, şu adama da bak, biz halk olarak gerçekten iyi değiliz, hak ettiğimiz bu muydu, diye düşünüyorsunuz, ancak bu her zaman bizim hak ettiğimiz oluyor. Bizim liderimiz yoktan ortaya çıkan bir ceza değil. O aslında biziz, o bizim monogramımız.<br />
<b>Sinemanızı geliştirirken beslendiğiniz kaynaklar neler, merak ediyorum. Hangi isimler ve eserler size güç ya da ilham veriyor? Bir de, çalışırken başlangıç noktanız ne olur&#8230;</b><br />
Öğrencilerime de hep söylediğim gibi önce konuya ilişkin bir hikâyeniz olmalı,  önemsediğiniz hikâyeler üzerinde çalışmalısınız. Bir projeye başladığımda genellikle bu işle yaklaşık olarak 3 ila 5 yıl arasında bir süre uğraşmak durumunda kalacağımın farkında oluyorum. Bu da şöyle bir anlama geliyor ki bu konu, bu hikâye mutlaka benim ilgilendiğim, önemsediğim bir şey olmalı. Genellikle yaşadığım dünyada beni nelerin rahatsız ettiğini, sevdiğim şeyleri ve beni gerçekten etkileyen durumları düşünüyorum. Hazırlığımı da her zaman bir belgesel çekecekmişim gibi yapıyorum. Ciddi olarak kurguyu yazmaya başlamadan önce her zaman belgesel malzemelerini hazırlıyorum. Bu hazırlık sürecinde hikâyemi ilgilendiren insanlarla tanışıyorum. Bu noktadan sonra konuyu nasıl ifade edebileceğimi, bu ifadenin kaynağını hayattan nasıl alabileceğimi düşünüyorum. Sonuçta hayattan daha akıllı olamam, değil mi? Mesela Kar filminin yapımı zorlu bir süreçte gerçekleşti, bu filmi 5 senede tamamladım. İniş çıkışlarım olduğunda, moralim bozulduğunda bu filmi asla tamamlayamayacağımı, sürdürmenin imkânsız olduğunu ve bırakmam gerektiğini düşünürdüm. Ancak daha sonra bu yolculuk esnasında tanıştığım ayakta kalmış ve kalan kadınlar üzerine düşününce, onlar bunu başardılarsa benim de bırakmaya, vazgeçmeye hakkım olmamalı, derdim. Şöyle ifade edebilirim, aslında bana güç veren o kadınların mücadelesi oldu. İkinci filmimde yetimlerin hayatına odaklandım. Filmin kadın karakteri, ana karakteri aslına bakarsanız gerçekten çok güçlü. Her zaman söyle düşündüm: Eğer kahramanım hiçbir desteği olmadan ailesinin ve sistemin desteği olmadan idare edebiliyorsa, benim de bırakmaya hakkım yok. Seçtiğim hikâyeler tarafından desteklendiğimi, onlardan güç aldığımı söyleyebilirim ve ben çıktığım yolculukta onları kendime örnek alıyorum. <br />
Beğendiğim yönetmenlere gelince, birçok yönetmeni çok beğeniyorum ve benim için iyi bir film izlemek büyük bir ilham kaynağı. Atıfta bulunmayı, göndermeler yapmayı önemsiyorum. Her zaman bir hatta birkaç filme veya yönetmene ithafta bulunarak yol almak istiyorum. Aslında &#8220;Kar&#8221; filminde biraz kaybolmuş gibiydim. Kendimi bağlayabileceğim bir kaynak, bir işaret yoktu sanki. İran sineması ilgimi çekiyordu, bir de Jim Jarmush ve Francis Ford Coppola gibi yönetmenler&#8230; Ancak bu filmimde elbet Dardane Brothers&#8217;la Gus Van Sant&#8217;ın çalışmalarını ve Martin Scorsese'nin Taksi Sürücüsü filmini örnek aldım. Her zaman şöyle düşünüyorum: Eğer   bu yönetmenlerle iletişime geçemiyorsam, bunu yahut şunu nasıl yapıyorsunuz, diye soramıyorsam, en azından onların filmlerini tekrar tekrar izleyerek bulundukları noktaya nasıl geldiklerini anlamaya çalışabilirim.<br />
<b>Yaşadığınız toplumun sinema kültürü konusunda ne düşünüyorsunuz? Boşnaklar sinemaya gitmeyi seviyorlar mı?</b><br />
Yerel sinema sektöründen bahsettiğimizde, evet insanlar bölgesel filmleri, Boşnak sinemasını seviyorlar. Ancak mevcut olan sorun Saraybosna ve Banja Luka dışındaki diğer şehirlerin çoğunda sinema bulunmaması. Bu sebeple ülke çapında dağıtım yaptığınızda beraberinizde bazı makineler götürmeniz gerekiyor. Burası gerçekten tahrip edilmiş bir yer. Savaştan önce her köyün sineması ve diğer her şeyi olan bir kültür merkezi vardı. İkinci Dünya Savaşından sonra komünistlerin hayali bu ülkedeki herkesi eğitmekti, tüm Yugoslavya'yı. Böylece insanlar isteseler de istemeseler de eşit haklar verilmiş ve eğitilmiş olurlardı. Bu fikir bu anlamda harika görünüyordu, çünkü biz her yere kültür götürmek istiyorduk. Bu her tarafa yaymak istedikleri diktatörlük ideolojisiyle bağlantılıydı. Onlar arkalarında tüm bu tesisleri bırakmışlardı. Savaştan sonra tabii ki her şey yerle bir olmuştu. İşte maalesef bu yüzden Bosna'da dağıtım yapmak istediğinizde beraberinizde malzemelerinizi de getirmeniz gerekiyor ve gittikçe daha az insan sinemaya gidiyor. İnsanlar hayal kırıklığına uğramış durumdalar ve iyi filmlerin devamı gelmiyor. Bu yüzden sanırım seyircimizin büyük bir kısmını kaybettik.<br />
<b>Bosna üzerine yapılmış yerli ve yabancı filmleri nasıl değerlendiriyorsunuz?  </b><br />
Biz yeterli film çekmiyoruz. Bunların hepsini görmedim. Eğer kurgudan bahsedecek olursak bu bir belge değil, sadece bir manipülasyon diyebiliriz. İyi bir kurgu  doğruları yansıtırken, kötü bir kurgu yalanlar söyler. Ve bazen bu ikisini ayırt etmek kolay değil. Özellikle de bölgenin gerçeğine aşina olmayan seyirci için. İşte bu sebeple yalanlar göstermek gerçekten çok sakıncalı. Ancak yine de bence yapabildiğimiz kadar çok film yapmak çok şahane olurdu. Böylece 5 tane çok iyi filme sahip olabiliriz. Bosna'da biz yılda sıfır ila üç film çekiyoruz. Bu bir Bosna sinemasından söz etmek için yeterli bir sayı değil diye düşünüyorum. Sinemanız olabilmesi için mesela 3 tane ana dalga içinde değerlendirilebilecek, 2 tane tamamen deneysel, 5 tane de şöyle böyle denilebilecek sayıda film yapmalısınız, bildiğiniz gibi. İşte bundan sonra senede 10-15 filminiz olur ve siz tamam diyebilirsiniz. Bu 15'in arasında 2 tane gerçekten iyi filmimiz var. 3 tanesi idare eder. Elimizde 5 tane çok kötü film var. O zaman elimizde üzerine konuşabileceğimiz materyal var demektir. Biz savaş bittiğinden beri çok az sayıda kayda değer film yaptık. Ve ben bunun sinema üzerinde konuşabilmek için yeterli olduğunu düşünmüyorum. Umut ediyorum ki çok daha fazla film çekeriz ve kendi hikâyelerimizi daha çok anlatırız. Böylece tüm dünyayla tecrübemizi paylaşabiliriz. Özellikle şu yaşadığımız zamanda herkesin bir savaşla bağlantılı olmasından dolayı bunun çok kıymetli olduğunu düşünüyorum. Bizim bu konudaki tecrübelerimiz gerçekten ilgi çekici olabilir.<br />
<b>Bosna'da değerli bulduğunuz yönetmenler hangileri? Ve tabii ki sizin dışınızdaki kadın yönetmenler?</b><br />
Grbavica filminin yönetmeni Jasmila Zbanic&#8217;i anmalıyım. Tiyatro yönetmenlerimiz de var ve bir de yetişen genç belgesel yönetmenleri ki aralarında öğrencilerim de var. Ben onların çok iyi yetişeceğini düşünüyor, umut ediyorum. Şimdilerde daha çok kadın yönetmene sahibiz, ancak sanırım bildiğim kadarıyla Bosna tarihinde belki de sadece bir tek kadın yönetmenimiz var. Şimdilerde bir çok kadın yönetmenden söz etmek mümkün. Ve bence biz erkek meslekdaşlarımızdan daha başarılıyız. Bundan kastım kadın yönetmenlerimizin varlığıyla sonunda Balkan sinemasında doğru dürüst karakterlerin varlığından da söz edebilmek.  Konuşabileceğiniz ve üzerine düşünebileceğiniz karakterler bunlar. Ancak daha önce Balkan sinemasında kadınlar ya savaş karakteri, bir anne tiplemesi, bir ******ydi, bundan daha fazlası değillerdi. Çoğunlukla bu istikametlere yönelim vardı. Kadın yönetmenler ve senaryo yazarlarıyla birlikte biz gerçekçi kadın karakterlere sahip olduk. Şimdi bunları konuşup analiz edebiliriz ve bence bu kadın yönetmenlere sahip olmanın çok iyi bir sonucu.<br />
<b>Peki ya Türk sineması? Hangi yönetmenleri takip ediyorsunuz?</b><br />
Maalesef pek aşina değilim. Türkiye'den pek fazla yönetmen tanımıyorum. Benim için Türk sineması uyuyan bir güzelin uyanmış olması anlamına geliyor. Ve bence gerçekten gelişen bir sinema. Gelecek yıllarda odak noktamız olacağını düşünüyorum. Türkiye'den çok beğendiğim yönetmenlerden biriyle çalıştım, Semih Kaplanoğlu; kendisi yeni filmimde de ortak yapımcım. Aynı zamanda Hüseyin Karabey'i de beğeniyorum, bir Türk-Kürt yönetmen, &#8220;My Marlon Brando&#8221; filminin, &#8220;Unutma Beni İstanbul&#8221; projesinin de yapımcısı. Kendisiyle iyi arkadaşız,  onu çok severim. Seyfi'yi de seviyorum ancak onun sadece bir filmini izledim bu da Tatil kitabı, son filmi değil. Ve Tatil Kitabını çok seviyorum. Bildiğim bazı isimler de var ki şimdi aklıma gelmiyor, ancak Türkiye'de yetişen çok değerli genç sinemacılar olduğunu biliyorum,  onların Türkiye'nin geleceği olacağına da inanıyorum. Bekleyelim ve görelim.<br />
<b>Son olarak İran sineması üzerine görüşlerinizi sormak istiyorum&#8230;</b><br />
Gerçekten olağanüstü etkileyici İran sinemasının çıkışı ki Godard'ın da dediği gibi sinema bitti  aynı zamanda ve belki de tuhaf bir şekilde o haklıdır. Bence İran sinemasının yakın tarihte evrensel sinemaya yaptığı katkıya biz hepimiz ulusal ve bölgesel sinemamızda ulaşmayı ümit etmeliyiz. Yenilerde Asgâr Ferhadi&#8217;nin Oscar alan filmi izledim. Bence harikaydı,  gerçekten çok beğendim. Çok günümüze ait ve çok iyi yapılmış. Yönetmenin diğer filmlerini bilmiyorum. Ancak tabii ki en sevdiklerim Kiyarüstem ve Mecidi, ikisi de olağanüstü değerli yönetmenler.  İran'da sinema alanında gerçekleşen olağanüstü bir başarı, onlar bu jenerasyonu ve bu anı iyi değerlendirdiler. Ve İtalya'daki neo-realizm'e dayanmaları da çok isabetli oldu. Böylece onlar her şeyi değiştiren sinemanın sadece tarifini aldılar, bir realizmle bunu İran kültürüne ve hikâyelerine uyguladılar, bunun sonucunda çok da mucizevi bir şey açığa çıktı ve onlar bu yolla kültürlerini tanıttılar. Dünya çapında insanlar İran'ı sinemasıyla sevmeye başladılar. Ve umarım İran'ın bugünkü durumu, kültürüne ve sinemasına bu geldiği noktada zarar vermez. Umarım bugünün politik durumu bu iyi gelişmelerin sonu olmaz. Bu tip politik konuşmalara girmek ister misiniz bilmiyorum, ancak sanatçıların sinemayı inşa edebilmeleri için konuşma özgürlüğü olmalı. Eğer onları susturursanız, kültürü öldürürsünüz. Bu yüzden püf noktası insanları konuşamayacak hale getirmek değil. Çünkü o zaman işinde iyi olanları engellersiniz ve bu şekilde herkesi engellemiş olursunuz.<br />
<b>AİDA BEGİÇ:</b> 1976 Saraybosna doğumlu olan Aida Begiç, 2000 yılında Saraybosna Film Akademisi'nden mezun oldu. Mezuniyet filmi &quot;First Death Experience&quot; Cannes Film Festivali'nin Cinefondation bölümünde yarıştı ve Dünya çapında pek çok ödül kazandı. 2003 yılında ikinci kısa filmi &quot;North Went Mad&quot;i yazdı ve yönetti. 2008 yapımı ilk uzun metrajlı filmi &#8220;Kar&#8221;da savaş sonrasının Bosna&#8217;sında bir avuç kadının hayata tutunma hikâyelerini, özgün bir dille beyazperdeye aktaran yönetmen bu ilk yapıtıyla başta Cannes olmak üzere pek çok uluslararası festivalden ödülle dönmüştü. Yönetmen aynı zamanda Saraybosna Film Akademi&#8217;sinde yönetmenlik üzerine ders vermektedir.<br />
<font color="#333333"><b>Ropörtaj:</b> Cihan Aktaş</font><br />
<font color="#333333"><b>Kaynak:</b> Dünya Bülteni</font></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=226">Röportaj - Söyleşi</category>
			<dc:creator>Büşra Betül</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117765</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Faruk Köse'den net tavır]]></title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117764&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 10:49:29 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[AKP Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik'in 'rejmle sorun yok, sistemle sorun var' sözleri üzerine Faruk Köse, Yeni Akit'teki köşesinde net tavır koydu. 
  
Köse, meselenin sistem değil bir rejim sorunu olduğunu belirterek, eğer sistem sorunu ise 'yeni anayasaya ne gerek var' diye sordu. Köse, *yeni...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Comic Sans MS"><font color="DarkOrchid"><font size="3">AKP Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik'in 'rejmle sorun yok, sistemle sorun var' sözleri üzerine Faruk Köse, Yeni Akit'teki köşesinde net tavır koydu.<br />
 <br />
Köse, meselenin sistem değil bir rejim sorunu olduğunu belirterek, eğer sistem sorunu ise 'yeni anayasaya ne gerek var' diye sordu. Köse, <b>yeni Anayasa ile rejim değişmeyecek sadece işleyiş sistemi ile değişecekse eskisinden ne farkı olacak diye yazdı. </b><br />
<b>Bu ülkenin esas sorunun bir rejim sorunu olduğunun</b> altını çizen ve bunun örneklerini de veren Faruk Köse toplumun tek çaresinin ise <b>'İslam'</b> olduğunu kaydetti.<br />
İşte Faruk Köse'nin o önemli yazısı:<br />
Yeni bir anayasa niye yapılır? Eğer ciddi bir sorun varsa ve bu sorun ancak &quot;anayasal ölçek&quot;te çözülebilecekse, yeni bir anayasa yapmaya gerek var demektir. Peki, yeni anayasa ile çözülmesi gereken ana sorun &quot;rejim sorunu&quot; mudur, yoksa &quot;sistem sorunu&quot; mu? Anayasa yazımına başlamadan önce &quot;doğru bir yaklaşım&quot;la buna karar verilmeli değil miydi?<br />
<font color="#b22222"><b>ANLAŞILAN İKTİDAR PARTİSİ BU HUSUSU DÜŞÜNMÜŞ</b></font><br />
Anlaşılan, iktidar partisi bu hususu düşünmüş ve problemin <b>&quot;sistem sorunu&quot; </b>olduğunda karar kılmış. Nitekim <b>AKP Genel Başkan Yardımcısı Ömer Çelik </b>şöyle diyor:<br />
&quot;Yeni bir anayasa yapıyorsak sistemin de ne olduğunu tartışmak lazım. Anayasayı hangi sisteme göre yapacağız?.... Problem şudur; Türkiye'de sistem tartışmalarıyla rejim tartışmaları birbirine karıştırılır.... <b>Biz sistem tartışıyoruz, rejim tartışmıyoruz.</b> Türkiye'nin rejimiyle kimsenin bir problemi yok!&quot;<br />
<b>Yani neymiş?</b> Türkiye'nin bir &quot;rejim sorunu&quot; yokmuş, hatta rejimle hiç kimsenin problemi yokmuş. Sorun sistem sorunuymuş, hatta bunun esası da <b>&quot;anayasanın yapımında nasıl bir sistemin takip edileceği&quot;</b>ymiş.<br />
Şaşılacak şey doğrusu! O zaman ne gerek var yeni bir anayasaya? Eğer yeni anayasa ile sadece &quot;sistem&quot;e dair değişiklikler yapacaksanız hiç zahmet etmeyin, kimseyi de boş yere beklentiye sevketmeyin. Çünkü eğer yeni anayasa &quot;rejim&quot;i değiştirmeyecekse, rejim içinde sadece &quot;işleyiş sistemi&quot;ni değiştirecekse, eskisinden ne farkı olacak?<br />
Çünkü <b>bu ülkenin esas sorunu &quot;rejim sorunu&quot;dur</b>.<br />
Çünkü <b>&quot;Kemalist-Laik rejim&quot;</b> ile <b>&quot;dindar millet&quot; </b>arasında baştan beri bir uyuşmazlık ve anlaşmazlık olduğu herkesçe malum değil mi? Hatta sosyal, iktisadi, siyasi, idari ve hukuki sistem, bu uyuşmazlık vesilesiyle rejimi ayakta tutmak hesapları üzerine dizayn edilmedi mi?<br />
<font color="#b22222"><b>'SANIĞIN İDAMINA, ŞAHİTLERİN BİLAHARE DİNLENMESİNE'</b></font><br />
Bir rejim ki; İstiklal Mahkemeleri'nin &quot;sanığın idamına, şahitlerin bilahare dinlenmesine&quot; kaydıyla verdiği kararlarla; Dinine sahip çıkanların <b>&quot;Hıyanet-i Vataniyye Kanunu&quot;</b>, zulme isyan edenlerin <b>&quot;Takrir-i Sükûn Kanunu&quot; </b>gibi mevzuatla susturulup ezildiği uygulamalarla; toplumun inanç ve kültür değerleri hiçe sayılarak Avrupa'dan kopya edilmiş hukuk sistemiyle; geçmişini inkâr, dinini imha üzerine kurgulanmış yeni hayat tarzıyla biçimlendirilmiş. Kur'an yasaklanmış, camiler kapatılmış, vakıf varlıkları talan edilmiş, <b>yüzlerce İslam alimi idam edilmiş</b>. İslam'a dair ne varsa hayattan uzaklaştırılmış, toplum keskin ve sert bir &quot;başkalaşma&quot;ya uğratılmış. <b>Böyle bir rejim ile toplum arasında bir sorun yok mu yani?</b><br />
Büyük çoğunluğu dindar olan bir topluma cebren uygulanan <b>&quot;Laiklik&quot; bir &quot;sistem sorunu&quot; mu, &quot;rejim sorunu&quot; mu?</b> Eğer sistem sorunuysa sorun yok demektir, çünkü sistem her zaman değiştirilebilir. Yok, rejim sorunuysa, o zaman ciddi bir sorunumuz var demektir; çünkü rejimi değiştirmek kolay değildir. Bu durumda yeni anayasayla çözülmesi gereken en önemli sorunların başında, işte bu &quot;dindar topluma uygulanan Laiklik&quot; yer alıyor olacağından, &quot;Laiklik&quot; konusunu kesin karara bağlamak lazım değil mi? <b>Nasıl olur da &quot;laik rejimin dayatılması&quot; dindar toplum için sorun teşkil etmez?</b><br />
Bu ülkede yaşayan farklı etnik yapılar arasında &quot;Laiklik&quot; ve &quot;Kemalizm&quot;, ya da &quot;Kemalist Laiklik&quot; çimento işlevi göremedi, toplumu kaynaştıramadı. Kaynaştırdıysa bu ayrışma niye? <b>İşte Kürt ve Türk toplumları arasında geldiğimiz noktayı görüyoruz</b>. &quot;Uygulama sistemi&quot; değiştiğinde Laiklik kaynaşmayı sağlayabilecek mi? <b>Demek ki &quot;rejimi değiştirmek&quot; ve &quot;toplumu oluşturan unsurlar arasında kaynaşmayı sağlayarak toplum ile devlet arasında uyumlaşmayı sağlayacak yeni bir rejim kurmak&quot; gerekecektir!</b><br />
<font color="#b22222"><b>TEK ÇARE İNANÇ BİRLİĞİ, YANİ İSLAM'DIR</b></font><br />
Bu ülkede yaşayan toplumları kaynaştıracak tek çare <b>&quot;inanç birliği&quot;dir; hadi net olalım, o inancın dayandığı &quot;İslam&quot;dır</b>. Çünkü görüyoruz, uygulanan biçimiyle Laiklik, toplumun ayrışmasına, birlik ve beraberliğin bozulmasına, kavmiyetçiliğin pekişmesine ve ülkenin parçalanmışlığa doğru sürüklenmesine neden olmuştur. Bunu düzeltecek olan, toplum için <b>&quot;tanıdık ve kabul edilebilir bir rejim&quot;</b>dir.<br />
Meseleye sadece &quot;sistem&quot; açısından bakarsanız, dindar toplum için değişen hiçbir şey olmayacak demektir. &quot;Kırk katır mı istersiniz&quot;den &quot;kırk satır mı istersiniz&quot;e dönmenin sağlayacağı bir fayda göremiyorum. Akıbet aynı olduktan sonra, &quot;işleyiş sistemi&quot;ndeki yeniliğin ne yararı olacak?<br />
Yeni anayasanın getirmesi gereken en önemli şey, yeni bir rejim kurgulanması ve dindar topluma laik yasaların uygulanmasına son verilmesi olacaktır. Kırk katıra da, kırk satıra da hayır! Kalbi hür, beyni hür, hayatı hür bir birey ve toplum inşa edemeyecekse, yeni bir anayasaya lüzum da yok!<br />
<b>NOT:</b> Rejimle sorunu olanlar, sorunlarını gerekçeleriyle birlikte bana yazarlarsa bu köşede yayımlarım.<br />
 <br />
vha</font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=20">Gündem</category>
			<dc:creator>Büşra Betül</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117764</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Cemaate devletten 150 milyon dolar yardım..</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117763&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 10:30:12 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Cemaate devletten 150 milyon dolar yardım..* 
 
Resim: http://www.timeturk.com/resim/tr/2012/05/14/cemaate-devletten-150-milyon-dolar-yardim.jpg  
 
*Amerikan televizyonu CBS'in dünyaca ünlü '60 Dakika' haber programı 13 Mayıs'ta yayınlanan kuşağında 'Gülen Hareketi'ni ele aldı. CBS muhabiri...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>Cemaate devletten 150 milyon dolar yardım..</b><br />
<br />
<font color="#151515"><font face="Verdana"><blockquote><a href="http://www.timeturk.com/resim/tr/2012/05/14/cemaate-devletten-150-milyon-dolar-yardim.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.timeturk.com/resim/tr/2012/05/14/cemaate-devletten-150-milyon-dolar-yardim.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
<b><font size="3"><font color="#800000">Amerikan televizyonu CBS'in dünyaca ünlü '60 Dakika' haber programı 13 Mayıs'ta yayınlanan kuşağında 'Gülen Hareketi'ni ele aldı. CBS muhabiri Lesley Stahl ve yapımcı Shacher Bar-On tarafından hazırlanan haber programında Türkiye'den yola çıkılarak ABD'nin Teksas eyaletine uzanan yolda 'Gülen Hareketi' mercek altına alındı.. </font></font></b><br />
<br />
<font size="3">Fethullah Gülen'in hoşgörü, dinler arası diyalog ve eğitime önem veren öğretisiyle sadece Türkiye'de değil, dünya genelinde milyonlarca mürit oluşturduğu ve oluşturmaya devam ettiği belirtildi. &quot;60 Dakika&quot; programında Fetullah Gülen'in şu anda &quot;Yaşayan en önemli 2-3 İslam aliminden biri&quot; olduğu savunularak, müritlerine cami yerine, dünya genelinde okullar açma tavsiyesinde bulunduğu belirtildi.<br />
<br />
'ABD'DE 20 BİN ÖĞRENCİSİ VAR' <br />
<br />
Gülen Hareketi'nin sadece ABD'de 130 özel okula sahip olduğu vurgulanarak, söz konusu okullarda 20 binden fazla öğrencinin eğitim aldığı ve bu okullarda eğitim almak için 30 bin kişinin de sıra beklediği ifade edildi.<br />
<br />
Fetullah Gülen'in öğretisi sayesinde &quot;Gülen Hareketi&quot;nin Türkiye'den Togo'ya, Tayvan'dan Teksas'a kadar dünya çapında 1000'den fazla özel okuluyla eğitim verdiği hatırlatılarak, bu okullarda din yerine matematik ve fizik okutulduğu vurgulandı. Gülen'in internet sayfasında müritlerine, &quot;Fizik, matematik ve kimya öğrenmek Allah'a ibadettir&quot; öğretisini aşıladığı belirtildi.<br />
<br />
'MİLYAR DOLARLIK GÜLEN İMPARATORLUĞU' <br />
Fetullah Gülen'in internet sayfasındaki öğretilerinden birinin, &quot;Eğer zengin olmanın yollarını aramazsanız, bu Allah'ın gözünde günahtır&quot; dediği belirtilerek, müritlerinin bu öğreti sayesinde Türkiye'nin ekonomik açıdan en güçlü gruplarından biri haline geldiği hatırlatıldı. Türkiye'deki milyar dolarlık Gülen İmparatorluğu'nun yüzlerce okulunun yanı sıra televizyon kanalları, bir büyük banka, ülkenin en büyük ticaret örgütü ve yine ülkenin en büyük gazetesine sahip olduğu belirtildi.<br />
<br />
'CEMAAT KAPİTALİZMİ SEVİYOR' <br />
<br />
Türkiye'de 25 yıl gazetecilik yapan Amerikalı gazeteci Andrew Finkel'in Fetullah Gülen hakkındaki görüşlerine de &quot;60 Dakika&quot; programında yer verildi. &quot;Gülen Hareketi kapitalizmi seviyor&quot; diyen Finkel, &quot;Farklı bir açıdan baktığımızda Gülen Hareketi, dini bir cemaatten çok, bir 'iş kurma ağı' gibi görünüyor&quot; şeklinde konuştu.<br />
<br />
'DEVLETTEN 150 MİLYON DOLAR YARDIM' <br />
<br />
ABD'de Gülen'in eğitim veren okullarının devletten 150 milyon dolar yardım aldığı belirtilerek, son dönemde bu konunun ABD'li yetkililer tarafından mercek altına alındığı ve bazı kesimler tarafından eleştirildiği iddia edildi. Gülen Hareketi'nin okullarını kullanarak, ABD'ye birçok mültecinin gelmesini ve çalışma vizesi almasını sağladığı savunulan &quot;60 Dakika&quot; programında Fetullah Gülen'in kendisinin de yıllardır ABD'nin Pensilvanyia eyaletinde bir çiftlikte yaşadığı vurgulandı.<br />
<br />
Programda Gülen'e binlerce kilometre uzaklıktaki bu çiftlikten Türkiye'yi yönetmeye çalıştığı eleştirilerine muhatap olduğu da belirtildi. </font><br />
<br />
timetûrk</blockquote></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=20">Gündem</category>
			<dc:creator>maksut ibrahim</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117763</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Kapıda başörtüsü nöbeti tutan profesör, kameralara yakalandı</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117762&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 10:27:31 GMT</pubDate>
			<description>Resim: http://img1.zaman.com.tr/2012/05/16/prof01.jpg  
Resim: http://img1.zaman.com.tr/2012/05/16/prof02.jpg  
Resim: http://img1.zaman.com.tr/2012/05/16/prof03.jpg  
Resim: http://img1.zaman.com.tr/2012/05/16/prof04.jpg  
 
*Kapıda başörtüsü nöbeti tutan profesör, kameralara yakalandı* 
 ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://img1.zaman.com.tr/2012/05/16/prof01.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img1.zaman.com.tr/2012/05/16/prof01.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<a href="http://img1.zaman.com.tr/2012/05/16/prof02.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img1.zaman.com.tr/2012/05/16/prof02.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<a href="http://img1.zaman.com.tr/2012/05/16/prof03.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img1.zaman.com.tr/2012/05/16/prof03.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<a href="http://img1.zaman.com.tr/2012/05/16/prof04.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img1.zaman.com.tr/2012/05/16/prof04.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
<b>Kapıda başörtüsü nöbeti tutan profesör, kameralara yakalandı</b><br />
  16.05.2012 - 12:05<br />
 <br />
 <br />
 <br />
 Ege Üniversitesi (EÜ) Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri  Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. E. Rennan Pekünlü, okulun giriş kapısında  nöbet tutarak başörtülü öğrencileri içeriye almıyor. Okul girişinde  başörtülü öğrencilerin fotoğraflarını çeken profesör, ardından kapının  arkasına geçerek başörtülü öğrencilerin girişine izin vermiyor. Yüzünü  kağıt ile gizleyen Pekünlü, başı açık öğrenciler gelince okulun kapısını  açıyor, zorluk çıkarmıyor.<br />
   <br />
 kaynak<br />
 <a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1288501&amp;title=kapida-basortusu-nobeti-tutan-profesor-kameralara-yakalandi" target="_blank">http://www.zaman.com.tr/haber.do?hab...lara-yakalandi</a></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=20">Gündem</category>
			<dc:creator>largactil</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117762</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Orduevlerine türban, sarık, cübbe serbest!</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117761&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 10:19:15 GMT</pubDate>
			<description>*Orduevlerine türban, sarık, cübbe serbest!* 
 
                 *Orduevleri, askeri gazinolar ve sosyal tesislerde gerçekleştirilecek düğünlere katılan misafirlere yönelik türban, sarık, cübbe ve takke yasağı kaldırıldı.* 
 
                                                           
Orduevleri,...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>Orduevlerine türban, sarık, cübbe serbest!</b><br />
<br />
                 <b>Orduevleri, askeri gazinolar ve sosyal tesislerde gerçekleştirilecek düğünlere katılan misafirlere yönelik türban, sarık, cübbe ve takke yasağı kaldırıldı.</b><br />
<br />
                                                          <br />
Orduevleri, Askeri Gazinolar ve Sosyal Tesisler Yönetmeliği'nde gerçekleştirilen değişiklik Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.<br />
<br />
<br />
Milli  Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülecek  yönetmeliğin, düğün salonu kiralama işlemlerine yönelik Ek-27 nolu  formda yapılan değişiklikle, ordu evlerine türban, sarık, cübbe ve takke  ile giriş serbest hale geldi..<br />
<br />
<br />
Eski yönetmelikte yer alan &quot;Yaşının ilerlemesi nedeniyle dini inançlarına uygun olarak sade bir  şekilde sakal bırakmış kişiler ile yaşlı annelerden yüzü açık olacak  şekilde eşarplı olanların dışında; a) Sakallı, cüppeli, sarıklı,  takkeli, türbanlı vb. gibi çağdaş olmayan  kıyafetlerle gelenler, b)Günlük sakal tıraşı olmamış, ütüsüz ve kirli  elbiselerle gelenler, c) Yabancı uyruklu kişiler ordu evine giremezler&quot;  ifadeleri çıkarıldı.Orduevleri, Askeri Gazinolar ve Sosyal Tesisler Yönetmeliği'nde gerçekleştirilen değişiklik Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi.<br />
<br />
 Milli  Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı tarafından yürütülecek  yönetmeliğin, düğün salonu kiralama işlemlerine yönelik Ek-27 nolu  formda yapılan değişiklikle, ordu evlerine türban, sarık, cübbe ve takke  ile giriş serbest hale geldi.<br />
(ANKA)<br />
</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=20">Gündem</category>
			<dc:creator>AynAlı</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117761</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA["Gözümde Tek Şirk olsaydı İblisin o yemininde gizlenirdi."]]></title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117759&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 09:59:12 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Mekânın başka bir yerinde veya zamanın başka bir kısmında veya başka bir nefste,  
 
benzer/siz kavramları konuşan düşünen veya yapan insanların olduğunu,  
 
hiç beklemediği enaniyeti yüzünden baktığı ve gördüğünde,  
 
"yeterince kısa zaman içindeki" yapıp ettiklerinin ürünü olaraktan kalbi...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>Mekânın başka bir yerinde veya zamanın başka bir kısmında veya başka bir nefste, <br />
<br />
benzer/siz kavramları konuşan düşünen veya yapan insanların olduğunu, <br />
<br />
hiç beklemediği enaniyeti yüzünden baktığı ve gördüğünde, <br />
<br />
&quot;yeterince kısa zaman içindeki&quot; yapıp ettiklerinin ürünü olaraktan <i>kalbi akletmeyici bir frekansa girdiğinden</i> şaşırıp kalmasıyla ateşlenen, <br />
<br />
</b><b><u>haset</u>'tir.</b><br />
<br />
İblisin Haset ateşini günlük hayatta binlerce şekillerde  tanımayabiliriz. Müşahade edebiliriz. Ve öyle ağır gelir ki, veya olur  da gelirse, başka bir meseleye, düşünceye veya amele girmedikçe  kurtulunamaz. kişi kendini gereksiz yıpratabilir.<br />
<br />
* * * <br />
<br />
(hasette, akli meleke kullanılan kıskançlık gibi değildir. bir yanlışın var denebilir. hayır. kıskançlık maslahatlıdır ama bilinmeyebilir. haset ise yanlış ilgisiz maslahatlara bağlanmak yüzünden iblisin işi olduğu kaçırılır... bazen hased form değiştir eskide hased, yenide mased olur, &quot;fikir tazelememek&quot; de eklenirse, yine karıştırmanın diğer sebebi olabilir.)</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=215">Münazara Forumu</category>
			<dc:creator>Enfüsî</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117759</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Yazar Sema Maraşlı'nın Bu tepkisini Doğru Buluyormusunuz?]]></title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117758&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 09:56:55 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Dün itibariyle face sayfasında şöyle bir haber vardı, 
  
  
''Bugün haber 7 de yazmayı bıraktım. Dün gece "Özür Dileten Reklamlar" diye manşetten haber diye girdikleri  
Papa 16. Benediktus ile Mısır'ın El-Ezher Camii İmamı Ahemd El-Tayyip'i fotomontajla öpüşüyormuş gibi gösterilen fotoğrafları...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Comic Sans MS"><font color="DarkOrchid"><font size="3">Dün itibariyle face sayfasında şöyle bir haber vardı,<br />
 <br />
 <br />
''Bugün haber 7 de yazmayı bıraktım. Dün gece &quot;Özür Dileten Reklamlar&quot; diye manşetten haber diye girdikleri <br />
Papa 16. Benediktus ile Mısır'ın El-Ezher Camii İmamı Ahemd El-Tayyip'i fotomontajla öpüşüyormuş gibi gösterilen fotoğrafları yayınladıkları için Haber 7 de artık yazmayacağım. Haber 7 benim için artık bitmiştir. <br />
<br />
Zaten bir kısım medya gay ilişkileri normal göstermeye çalışıyor, nesilleri bo...zmak için, Haber 7 yi de bunun içinde görmek beni çok üzdü. O fotoğrafların montaj olması hiç önemli değil. Yayınlanması hem hile ile çirkin bir eylem yapıyorlar gibi gösterilen din adamları için hem de o fotoğraları topluma normalmiş gibi sunmak adına kabul edilir bir şey değil. Tepkilerimizi göstermediğimiz sürece bize her şeyi dayatıyorlar. Haber 7 buraya kadarmış. Yazılarımı takip etmek isteyenler cocukaile sitemizden takip edebilirler. Selam ve dua ile..''<br />
 <br />
Doğruluğunu net olarak bilmiyorum ama bu tavrı hakkında düşüncelerinizi almak istedim...:gul</font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=30">Düşünce Parkı / Anketler</category>
			<dc:creator>Büşra Betül</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117758</guid>
		</item>
		<item>
			<title>İngiliz, sarığın ne olduğunu anlayınca...</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117754&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 09:21:07 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*İNGİLİZ, SARIĞI HEMEN TAKTI* 
 
Mahmud Ustaosmanoğlu (ks) 
 
 
  
    Tekrar ayetimize dönelim. 
    Dünyada ve ahirette hamdler kendisine  mahsus kılınan Mevla Teala Hazretleri Hakim olduğu gibi Habir&#8217;dir. Yani  her şeyden ziyade haberdardır. Peygambere karşı yapılanlardan haberdar  olmasa,...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Verdana"><font color="DarkRed"><font size="3"><i><div align="left"> <div align="center"><b>İNGİLİZ, SARIĞI HEMEN TAKTI</b><br />
<br />
Mahmud Ustaosmanoğlu (ks)<br />
<br />
</div> </div> <div align="left"><div align="center">   Tekrar ayetimize dönelim.<br />
    Dünyada ve ahirette hamdler kendisine  mahsus kılınan Mevla Teala Hazretleri Hakim olduğu gibi Habir&#8217;dir. Yani  her şeyden ziyade haberdardır. Peygambere karşı yapılanlardan haberdar  olmasa, peygamberi muhafaza edebilir miydi?<br />
 <br />
    İmam-ı Rabbani Hazretleri anlatıyor:<font color="#0000ff">&#8221;Mevla  Teala, benden perdeyi açtı ve cin âlemini gösterdi. Baktımki yeryüzünde  toplu iğne atacak kadar yer yoktu. Her bir cinin başında da bir melek  bir topuzla bekliyor. Birine bir kötülük yapmak istediğinde topuzla onun  başına vuruyor. Allah&#8217;ın emriyle. Bazısına Allah emir vermiyor. O zaman  o kişiye cinler musallat oluyor. Yine Allah&#8217;ın izniyle.&#8221; </font><br />
 <br />
    Yani:<font color="#ff0000">&#8221;Ben kayırıyorum sizi, siz beni değil.&#8221; </font>buyuruyor Mevla&#8217;mız.<br />
 <br />
    Madem Rabbimiz herşeyden haberdardır.  Öyleyse niçin O&#8217;na boyun eğilmiyor. Yine bildiğimizi yapıyoruz. Böyle  güzel Allah-u Teala&#8217;dan sana emirler geliyor ve sen yapmıyorsun. Allah&#8217;a  güvenmiyorsun.<br />
    İbrahim (Aleyhisselam)&#8217;ı düşünelim.  Müşrikler İbrahim (Aleyhisselam) ı ateşe attıklarında, Cebrail  (Aleyhisselam) onu karşılayıp:<font color="#0000ff">&#8221;Ya İbrahim bir hacetin var mı?&#8221;</font>  diye sordu. İbrahim (Aleyhisselam) ise cevaben:&#8221;Sana ihtiyacım yoktur.&#8221;  dedi. Cebrail: &#8221;Öyleyse Rabbinden iste.&#8221; deyince İbrahim  (Aleyhisselam): <font color="#0000ff">&#8221;O benim halimi bilir.Bu bana yeter.&#8221;</font> cevabını verdi.<br />
    İbrahim (Aleyhisselam) ın kuvvetli tevekkülüne karşılık ateş onu yakmadı ve bizzat Mevla Teala ateşe hitaben buyurdu ki: <font color="#ff0000">&#8221;Ey ateş! İbrahim üzerine soğuk ve selamette ol.&#8221;</font>(Enbiya 69)<br />
 <br />
    İşte böyle Allah&#8217;a güvenmek lazımdır. Ancak ve maalesef imanlar tamamlanamadı. Mesela bir erkeğe:<font color="#0000ff">&#8221;Sakal bırak&#8221; </font>diyoruz.<font color="#993300">&#8221;Ben insanların içine nasıl çıkarım&#8221; </font>diye cevap veriyor. Bunu kimin buyurduğunu hiç düşünmüyor.<br />
 <br />
    Bir insan anasının rahmine düştüğünde  bir toplu iğnenin başından daha küçüktür. O anne 50 kg., 60 kg.  kaldırır, çeşitli hareketler yapar ama yinede çocuk düşmez. Onu, Hakim  olan Allah muhafaza eder. Dünyaya geldiğinde çocuk kendi başına yiyemez,  içemez, soğuktan ve sıcaktan korunamaz. Ana, baba veya diğer bakıcıları  sebep kılıp yine onu Allah muhafaza eder.<br />
 <br />
    Onun için güvenelim Allah&#8217;ımıza.  Çarşaf giymekle, sakal bırakmakla insanlara önder olmuş oluyoruz.  Hakkında konuşanlar oluyor fakat mani olamıyorlar. Öylelerine yakınlık  göstermek lazım. Bizim yardımcımız Allah&#8217;tır. Her hususta olduğu gibi bu  hususta da O&#8217;na güvenmeliyiz. Şimdiye kadar hangi tehlikeyi başımıza  getirdi. Şimdiye kadar Mevla bizi hep muhafaza etti. Onun için iyilikte  önder olalım. Rehberlik yapalım.<br />
 <br />
    Furkan Suresi&#8217;nin şu ayeti kerimesini unutmayalım:<br />
 <font color="#ff0000">  &#8221;Onlar (öyle  kullarım var) ki, Ey Rabbimiz bize zevcelerimizden ve nesillerimizden  gözlerimizi aydın edecek iyi kimseler ihsan et. Ve bizi takva  sahiplerine önder yap, derler.&#8221;</font>(Ayet 74)<br />
 <br />
    Ne demek bu? Yani bizi takva da öyle  ilerlet ki herkese önder olalım. Bakın, bu kibir olmuyor ve iyiliklerde  örnek olunmak isteniyor. Çarşaf giyiyorsunuz kaç kişinin de giymesine  sebep oluyorsunuz. Giymeyenler olsa da, onlarda doğru kıyafetin bu  olduğuna inanıyorlar.<br />
 <br />
    Geçenlerde İngiltere&#8217;den birisi geldi. Bir çok haberler verdi.17 yaşında bir çocuk müslüman olmuş ve sarığı görmüş: <font color="#0000ff">&#8221;Bu ne?&#8221;</font>  diye sorup öğrenince hemen bir tane sarık sarmış kafasına. Fakat bizim  müslümanlara 50 sene anlatırsın korkusundan saramaz, hemde inandığı  halde. Bu demektir ki inanmıyorlar. Tam güvenmek lazımdır.<br />
 <br />
    Resulullah Efendimizin buyurmuş olduğu hadis-i şerife dikkat edelim:<br />
 <font color="#008000">&#8221;Her  kim güzel bir sünnet (bir iş) tesis ederse onun için sünnetin ecri ve  ondan sonra o sünnet ile amel edenlerin ecri, onların ecirlerinden bir  şey noksan olmaksızın vardır. Bir kimsede kötü bir sünnet (bir iş) tesis  ederse, o sünnet günahı ve ondan sonra o sünnet ile amel eden  kimselerin günahı, onlarından günahlarından bir şey noksan olmaksızın  onun üzerine olur.&#8221;</font><br />
 <br />
    Bu hadiste güzel işlerde önder olmaya teşvik vardır.<br />
 <br />
    Ders ayetimize devam edelim:<br />
 <font color="#ff0000">   &#8221;(Allah-u  Teala hazretleri) yere ne giriyor ve yerden ne çıkıyor, gökten ne iniyor  ve göğe ne yükseliyor hepsini biliyor. O, ziyade merhamet sahibidir.  Ziyade mağfiret sahibidir.&#8221;</font><br />
 <br />
    Mevla Teala yere girenleri, kaç tane  tohum, kaç tane insan girdiğini biliyor. Mesela birisi bir şeyi çalıp  bir yere gömse, sen onu bilebilir misin? yok. Ama onu Mevla bilir. Bu  kadar büyük Allah&#8217;ın emri iğne ucu kadar da olsa kırılır mı? Söyleyin&#8230;<br />
 <br />
    Kullarına ziyade merhamet eden ve  onları ziyade bağışlayan O&#8217;dur. Cenab- Hakkın 100 rahmeti vardır.  Bunlardan 99&#8242;u ahirete ayırmış bir tanesini dünyada kullarına taksim  etmiştir. Mesela bir ana yavrusuna acıyarak, soğukta kalkar, onu  emzirir. İşte o rahmettendir.<br />
    99&#8242;unu siz düşünün artık. Her gün  zelzele olabilir, yerler batabilir. Fakat Mevla Teala bizi muhafaza  ediyor. Mesela senin kalbinden neler geçtiğini Mevla insanlara haber  verse veya kalbini bir kabın içerisine koysalar, bütün düşündüklerini de  dışarı çıkarsalar, insanların içine çıkamazsın.<br />
    Yarın Mevla Teala kulunu ridasının altına alacak:<font color="#ff0000"> &#8221;Kulum sen dünyada filan yerde şu günahı yaptın biliyor musun?&#8221;</font> diye soracak. Kul da: <font color="#0000ff">&#8221;Biliyorum Ya Rabbi&#8221;</font> diyecek. Ne zaman ki ona bütün günahlarını ikrar ettirecek ve kabul ettirecek, buyuracak ki:&#8221;Kulum<font color="#ff0000">! Dünyada kimseye gösterip de seni rezil etmedim. Bu günde seni mağfiret ediyorum.&#8221;</font> Düşünün ki ne kusurlarımız vardır. Bunlar yerin ahiret gününde zahir olsa halimiz ne olur?<br />
 <br />
    Ayetimize devam ediyoruz:<br />
 <font color="#ff0000">&#8221;Ve  kâfir olanlar dedi ki: bize kıyamet gelmeyecektir.(habibim) deki: Evet!  gaybı bilen Rabbime andolsun ki, elbette size gelecektir. Ondan ne  göklerde, ne de yerde bir zerre miktarı ve ondan daha küçük ve daha  büyük bir şey kaybolmaz. Hepside ancak apaçık gösteren bir kitapta  (lehvi mahfuzda) yazılmıştır.&#8221;</font><br />
 <br />
    Ölenin kıyameti kopmuştur. Ama bu  kıyamet-i suğra&#8217;dır. Kıyameti Kübra yakındır. Ancak biz ona kavuşur  muyuz, kavuşamaz mıyız Allah bilir.<br />
 <br />
    Ayetimizde kıyametin geleceğini inkar  eden kafirlere bu inkarlarını red ve davalarını iptal etmek üzere  Cenab-ı Hak sevgili habibine cevabı talim buyurmuş:&#8221;Ve onlara deki Ey  kafirler yerde ve gökte bulunan mevcudattan zerre miktarı hiçbir şey  ilminden gaip olmayan küçük büyük her şey levh-i mahfuzunda yazılı olan  Rabbime yemin ederim ki kıyamet elbette size ve umuma gelecektir.&#8221;  diyerek kıyametin vaki olacağını beyan etmiştir.Bundan sonra ki  ayetlerimizde de kıyametin gelmesinin hikmeti beyan ediliyor.<br />
 <br />
 (Ders ayeti)<br />
 <font color="#ff0000">&#8221;İman  edip ameli salih işleyen müminleri mükâfatlandırsın için kıyamet  gelecektir. İşte o imanla beraber amel-i salih işleyenler büyük bir  ma&#8217;firet ve meşakkatsiz güzel bir rızık vardır&#8221;</font><br />
 <br />
    Orada, çapa vurulmayacak, tarla  sürülmeyecek, ekim olmayacak.Bağlarla, bahçelerle uğraşılmayacak.Her  istenilen kişinin önüne hazır gelecek.Asıl efendilik, hanımlık orada.Siz  hanımlığı burada yapmak istiyorsunuz.Ne siz burada hanımlık isteyin ne  biz efendilik isteyelim.Bir saniye durmayalım.Durulur mu hiç? Geçmiş  büyüklerimiz nerelere yükseldi.<br />
 <br />
 (Ders ayeti)<br />
 <font color="#ff0000">   &#8221;Ve o  kimseler ki ayetlerimiz hakkında bizi acze düşürmeleri için koşup  durmuşlardır. İşte onlar pek fena, pek elem verici bir azap vardır.&#8221;</font><br />
 <br />
    Bu ayeti kerime Kuran ahkâmını iptale  çalışanların cezalarının pek şiddetli olacağını bizlere haber  vermektedir. Cneab-ı Hak bizi Kuran&#8217;ı yıkmaya değil yaşatmya  çalışanlardan eylesin. Âmin&#8230;<br />
 <br />
 (Ders ayeti)<br />
 <font color="#ff0000">   &#8221;Ve  kendilerine ilim verilmiş olanlar görürler ki sana Rabbinden indirilmiş  olan O Kur&#8217;an haktır ve Aziz, Hamid olan Allah&#8217;ın yolunu  göstermektedir.&#8221;</font><br />
 <br />
    Yani kâfirler ne kadar Kuran&#8217;ın  ayetlerini iptale çalışılırsa çalışsınlar kendilerine ilim verilenler  Kuran&#8217;ın hak olduğunu bilirler.<br />
<br />
<br />
 </div></div> <a href="http://www.mahmudelofi.com" target="_blank">www.mahmudelofi.com</a></i></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=15">İslâmî Önderler</category>
			<dc:creator>Ehl-i Sünnet</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117754</guid>
		</item>
		<item>
			<title>İHVAN Forum Yönetimine verilen 17 MAYIS 2012 Tarihli MUHTURA Banlanmalar yasaklanmalar başlıyabilir</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117753&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 09:20:54 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[---Alıntı (Orijinalin yazarı Ercan Tekin)--- 
*YÖNETİM * 
@aLi'ce (http://www.ihvanforum.org/member.php?u=3) ve ekibine, 
  
Dikkatinizi çektimi bilmiyorum ama forumda bilgisi geniş olan insanların sayısı oldukça az! Münazara yapacak insan sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor. 
  
Şimdik...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div class="bbcode_container">
	<div class="bbcode_description">Alıntı:</div>
	<div class="bbcode_quote printable">
		<hr />
		
			<div>
				<strong>Ercan Tekin</strong> Nickli Üyeden Alıntı
				<a href="showthread.php?p=1094523#post1094523" rel="nofollow"><img class="inlineimg" src="http://www.ihvanforum.org/images/buttons/viewpost.gif" alt="Mesajı göster" /></a>
			</div>
			<div class="message"><font face="Palatino Linotype"><font color="Black"><font size="4"><font size="4"><font face="Palatino Linotype"><font color="black"><b>YÖNETİM </b></font></font></font><br />
<font size="4"><font face="Palatino Linotype"><font color="black">@<a href="http://www.ihvanforum.org/member.php?u=3" target="_blank">aLi'ce</a> ve ekibine,</font></font></font><br />
 <br />
<font size="4"><font face="Palatino Linotype"><font color="black">Dikkatinizi çektimi bilmiyorum ama forumda bilgisi geniş olan insanların sayısı oldukça az! Münazara yapacak insan sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor.</font></font></font><br />
 <br />
<font size="4"><font face="Palatino Linotype"><font color="black">Şimdik nedenlerini ve önerilerimi açıklıyorum.</font></font></font><br />
 <br />
<font size="4"><font face="Palatino Linotype"><font color="black"><b>1.</b> Provakatörlükleri tespit edilmiş üyelerin forumda barındırılması forumun kalitesini herzaman düşürür. Forumda samimi insanların kollanması gerekiyor.</font></font></font><br />
 <br />
<font size="4"><font face="Palatino Linotype"><font color="black"><b>2.</b> Yönetim ehil insanlardan oluşmalıdır. Şuanda bu konuda ciddi bir revizyona ihtiyacınız var. İhvanforum bir kuruluşun ve cemaatin partinin yandaşı değilse bu yönetime herkesimden samimi ve teknik bilgisi olan üyelerden bir yönetim oluşturulmalıdır.</font></font></font><br />
 <br />
<font size="4"><font face="Palatino Linotype"><font color="black"><b>3.</b> Cemaat.com örneği verdim ama herzaman ki gibi ehilsiz kişiler tarafından engellenip kaale alınmadım. Bu verdiğim örneği uygularsanız forumun kalitesinde müthiş artışa şahit olacaksınız. Detaylı bilgileri özelden verebilirim.</font></font></font><br />
 <br />
<font size="4"><font face="Palatino Linotype"><font color="black"><b>4.</b> Foruma her görüşten insanlar geliyor, bunu yönetmek kolay değil ama özgür düşünce platformu sloganını eğer ciddiyetle ihvanforum benimsiyorsa o zaman bunu fiilen uygulamakla mükelleftir. Peki nasıl mı?</font></font></font><br />
<font size="4"><font face="Palatino Linotype"><font color="black">İşte şöyle; ''foruma herkesimden gelen insanların düşüncelerini ifadele etmeleri küfürleşme, provakasyon ve yasalara aykırılık haricinde engel olunulmamasına özen gösterilmeli, taraflı yönetimden kaçınmak için istişareli yönetim anlayışından ta'viz verilmemelidir.</font></font></font><br />
 <br />
<font size="4"><font face="Palatino Linotype"><font color="black"><font color="darkred">Bu hayati önerilerimi ve düşüncelerimi ifade ederken en içten samimiyetlerimle tespitlerimi yaptım.</font></font></font></font><br />
<font color="black"><font size="4"><font face="Palatino Linotype"><font color="darkred">2005 yıllarından beri forumlardayım, defalarca forum yönetimlerinde oldum yıllardır adminlik yapıyorum bu bilgi ve tecrübelerimi ihvanforumun geleceğine yönelik değerlendirmesi için yönetimdeki samimi insanlara havale ediyorum. <b>Yönetim </b>lütfen bu açıklamalarımı ciddiyetle ön yargısız değerlendirin, eğer ciddiyetle ve ön yargısız değerlendirmezseniz sizlerinde rahatsız olduğu forumdaki kavga ve cehaletin getirdiği provakatif çekişmeler forumdan gitmez ve kalite hergün dahada düşer, samimi ve bilgili insanlardan yoksun kısır çekişmeli bir forum olarak devam edersiniz.</font></font></font><br />
<font size="4"><font face="Palatino Linotype"><font color="darkred">İnşaAllah böyle olmaz diye temenni ediyorum.</font></font></font><br />
<font size="4"><font face="Palatino Linotype"><font color="darkred">Ves'selam</font></font></font></font></font></font></font></div>
			
		<hr />
	</div>
</div> <font size="3"><font color="red">YUKARIDAKİ ALINTI<br />
<br />
Ercan Tekin in<br />
<br />
YÖNETİM e yaptığı 17 MAYIS 2012 MUHTURASIDIR.</font></font><br />
<br />
<br />
Horoz döğüşü devam EDECEK BU DURUMDA NE DERSİN @<a href="http://www.ihvanforum.org/member.php?u=3" target="_blank">aLi'ce</a>  veya @<a href="http://www.ihvanforum.org/member.php?u=287" target="_blank">Erdem</a> <br />
<br />
<font color="blue">1. Provakatörlükleri tespit edilmiş üyelerin forumda barındırılması forumun kalitesini herzaman düşürür. Forumda samimi insanların kollanması gerekiyor.</font> <br />
<br />
@<a href="http://www.ihvanforum.org/member.php?u=27253" target="_blank">Ercan Tekin</a>  çok samimidir <b>BELA okur LANET eder</b> ki zaman içinde çeşitli kereler kendini partide sanıp KARŞI TARAFI Betaraf edip oluşumun dışına itmek isterler <b>Ercan TEKİN ben senin yerinde olsan Peygamberimiz sav haşa küfreden Önder SAV a danışır</b> fikir diyakoguna girerim sonra  @<a href="http://www.ihvanforum.org/member.php?u=3" target="_blank">aLi'ce</a>  veya @<a href="http://www.ihvanforum.org/member.php?u=287" target="_blank">Erdem</a>  e bu teklifi ederim.<br />
<br />
<font color="blue">2. Yönetim ehil insanlardan oluşmalıdır. Şuanda bu konuda ciddi bir revizyona ihtiyacınız var. İhvanforum bir kuruluşun ve cemaatin partinin yandaşı değilse bu yönetime herkesimden samimi ve teknik bilgisi olan üyelerden bir yönetim oluşturulmalıdır.</font><br />
<br />
BAK ŞİMDİ kendinden olmayan lar EHİL değil sanki kendisi çok ehil Bana göre ne ehil nede EMİN Yalnızca ÇOK BİLMİŞ Baksanıza forum u yönlendirmek istiyor <b>AMACI halk deyimi ile KENDİ ÇİFLİĞİNİ yapmak.</b> ALIŞMIŞLAR bunlar PARTİDEN ruhlarına işlemiş<b> HALK ta bu bozuk düşüncelere SANDIKLARDA CEVAP VERMİŞ.</b><br />
<br />
<font color="blue">3. Cemaat.com örneği verdim ama herzaman ki gibi ehilsiz kişiler tarafından engellenip kaale alınmadım. Bu verdiğim örneği uygularsanız forumun kalitesinde müthiş artışa şahit olacaksınız. Detaylı bilgileri özelden verebilirim.</font> MİLLİGÖRÜŞ çü İHVAN lar ne oldu ? Hala açıkmı ?<br />
<br />
<br />
<font color="blue">4. Foruma her görüşten insanlar geliyor, bunu yönetmek kolay değil ama özgür düşünce platformu sloganını eğer ciddiyetle ihvanforum benimsiyorsa o zaman bunu fiilen uygulamakla mükelleftir. Peki nasıl mı?<br />
İşte şöyle; ''foruma herkesimden gelen insanların düşüncelerini ifadele etmeleri küfürleşme, provakasyon ve yasalara aykırılık haricinde engel olunulmamasına özen gösterilmeli, taraflı yönetimden kaçınmak için istişareli yönetim anlayışından ta'viz verilmemelidir.</font><br />
<br />
<font size="4">Bir halk deyimi vardır KENDİNİ FASULYE GİBİ NİMET mi sanıyorsun MADEM BİR FORUM da ADMİN sin GİT O FORUM a İŞTENGİRLİK KAZANDIR HIZLANDIR FORUM lrda  ÜYE SAYISI İLE KONULARI İLE KENDİNDEN SÖZ ETTİRSİN.ÖNCE kendi evinin önünü süğür derler ya ıbu deyim uysada olur uymasada .</font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=94">Kilitlenmiş Konular</category>
			<dc:creator>agbi</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117753</guid>
		</item>
		<item>
			<title>CUMA NAMAZI FARZDIR - islami video izle - on vimeo</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117752&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 09:18:25 GMT</pubDate>
			<description>http://vimeo.com/24506858</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Verdana"><font color="DarkRed"><font size="3"><i>
<object class="restrain" type="application/x-shockwave-flash" width="640" height="360" data="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=24506858">
	<param name="movie" value="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=24506858" />
	<param name="wmode" value="transparent" />
	<!--[if IE 6]>
	<embed width="640" height="360" type="application/x-shockwave-flash" src="http://vimeo.com/moogaloop.swf?clip_id=24506858" />
	<![endif]--></object>
 </i></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=189">Online İslami Film</category>
			<dc:creator>Ehl-i Sünnet</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117752</guid>
		</item>
		<item>
			<title>foruma ses lazım:)</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117751&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 09:15:43 GMT</pubDate>
			<description>ya hadi siz de düşünün, hep beraber eğlenceli bir şey yapalım forumda :) ne yapabiliriz?</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>ya hadi siz de düşünün, hep beraber eğlenceli bir şey yapalım forumda :) ne yapabiliriz?</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=21">Hasbihâl - Oyun</category>
			<dc:creator>uykusuz</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117751</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Caminin avlusunda veya kapısının önünde kitap, takke, tesbih  ve benzeri şeyleri satmak caiz midir?</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117749&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 08:44:26 GMT</pubDate>
			<description>*Caminin avlusunda veya kapısının önünde kitap, takke, tesbih ve benzeri şeyleri satmak caiz midir?* 
 
CEVAP:  Caminin avlusunda veya kapısının önünde kitap, takke ve tesbih gibi şeyleri alıp-satmak cemaatin yolunu daraltıp onlara zarar verirse caiz değildir. 
 
*Halil Günenç Hocaefendi*</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Verdana"><font color="DarkRed"><font size="3"><i><b>Caminin avlusunda veya kapısının önünde kitap, takke, tesbih ve benzeri şeyleri satmak caiz midir?</b><br />
<br />
CEVAP:  Caminin avlusunda veya kapısının önünde kitap, takke ve tesbih gibi şeyleri alıp-satmak cemaatin yolunu daraltıp onlara zarar verirse caiz değildir.<br />
<br />
<b>Halil Günenç Hocaefendi</b></i></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=14">Soru - Cevap</category>
			<dc:creator>Ehl-i Sünnet</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117749</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Caminin damı camiden sayıldığına göre orada aile ile birlikte  ikamet caiz midir?</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117748&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 08:43:27 GMT</pubDate>
			<description>*Bir camimiz vardır. Üzerine imam ve müezzin için bir kat  
yapılmıştır. Caminin damı camiden sayıldığına göre orada aile ile birlikte ikamet caiz midir?* 
 
CEVAP:  Camiyi  inşa  ederken  üzerine  imam  ve  müezzin  için  meşruta yaptıracağız  diye  söylenmiş  ise  caizdir.  Çünkü  bu  da  caminin...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Verdana"><font color="DarkRed"><font size="3"><i><b>Bir camimiz vardır. Üzerine imam ve müezzin için bir kat <br />
yapılmıştır. Caminin damı camiden sayıldığına göre orada aile ile birlikte ikamet caiz midir?</b><br />
<br />
CEVAP:  Camiyi  inşa  ederken  üzerine  imam  ve  müezzin  için  meşruta yaptıracağız  diye  söylenmiş  ise  caizdir.  Çünkü  bu  da  caminin  maslahatı içindir.  <br />
<br />
Ama cami bitirildikten sonra, yaptıranların aklına böyle bir şey gelmiş ise caiz değildir, haramdır. <br />
<b><br />
Halil Günenç Hocaefendi</b></i></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=14">Soru - Cevap</category>
			<dc:creator>Ehl-i Sünnet</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117748</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Gaybi İman</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117742&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 07:45:58 GMT</pubDate>
			<description>Allah dostu odur ki, postunu atmış gezmektedir kâinatta... 
Mekân erimiş göz görmüş ten dokunmuştur yücelmiştir sanatta! 
 
Bilim inkârıyla uğraşsın dursun ben keşfederim diye diye 
Gücün zerresine sevinsin Hakk’a kul olmayana yok hediye! 
 
*Saffet Kuramaz*</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font size="4">Allah dostu odur ki, postunu atmış gezmektedir kâinatta...<br />
Mekân erimiş göz görmüş ten dokunmuştur yücelmiştir sanatta!<br />
<br />
Bilim inkârıyla uğraşsın dursun ben keşfederim diye diye<br />
Gücün zerresine sevinsin Hakk’a kul olmayana yok hediye!<br />
<br />
<b>Saffet Kuramaz</b></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=172">Şiirleriniz</category>
			<dc:creator>saf deha</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117742</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Çevredeki evleri yıkarak camileri genişletmek caiz midir?</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117740&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 07:20:01 GMT</pubDate>
			<description>*Camimiz şehrin ortasındadır, cemaata kafi gelmiyor, çevredeki evleri istimlak etmek suretiyle onu genişletmek caiz midir?* 
 
CEVAP:  Şehir ortasındaki cami cemaata dar geldiği ve yanında başka bir cami olmadığı  takdirde çevresindeki evleri istimlak edip camiyi genişletmek caizdir.  
 
Çünkü...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Verdana"><font color="DarkRed"><font size="3"><i><b>Camimiz şehrin ortasındadır, cemaata kafi gelmiyor, çevredeki evleri istimlak etmek suretiyle onu genişletmek caiz midir?</b><br />
<br />
CEVAP:  Şehir ortasındaki cami cemaata dar geldiği ve yanında başka bir cami olmadığı  takdirde çevresindeki evleri istimlak edip camiyi genişletmek caizdir. <br />
<br />
Çünkü Mescidü'l-Haram Müslümanlara kafi gelmediğinden çevresindeki evleri zorla alıp ona eklediler. <br />
<br />
<b>Halil Günenç Hocaefendi</b></i></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=14">Soru - Cevap</category>
			<dc:creator>Ehl-i Sünnet</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117740</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Bir gayri müslimin camide çalışması veya yardım etmesi caiz  midir?</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117738&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 07:18:59 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Bir gayri müslimin camide çalışması veya yardım etmesi caiz midir?* 
  
CEVAP: Bir gayri müslimin caminin inşaatında çalışması ve yardım etmesi caiz olup  olmadığı  hususunda  ihtilaf  vardır.  Bazı  alimlere  göre  caiz  değildir.  
 
Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruluyor:  
"Müşriklerin  kendi ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Verdana"><font color="DarkRed"><font size="3"><i><b>Bir gayri müslimin camide çalışması veya yardım etmesi caiz midir?</b><br />
 <br />
CEVAP: Bir gayri müslimin caminin inşaatında çalışması ve yardım etmesi caiz olup  olmadığı  hususunda  ihtilaf  vardır.  Bazı  alimlere  göre  caiz  değildir. <br />
<br />
Kur'an-ı Kerim'de şöyle buyuruluyor: <br />
&quot;Müşriklerin  kendi  inkarlarına  kendileri  şahit  olup  dururlarken  Allah'ın mescidlerini  imar  etmeleri  mümkün  değildir  ve  onların  bütün  yaptıkları boşunadır  ve onlar ateş içinde kalıcıdırlar. Allah'ın mescitlerini ancak Allah'a ve  ahiret gününe inanan, namaz kılan, zekat veren ve Allah 'tan başkasından <br />
korkmayan  kimseler  imar  ederler, işte  hidayet  üzere oldukları  umulan bunlardır.  <br />
<br />
Alimlerin çoğuna göre ise caizdir, çünkü ayette söz konusu olan tamirden  maksat  manevı  tamirdir,  yani  camilerin işini  idare  etmek  ancak mü'minlerin işidir.<br />
<br />
<b>Halil Günenç Hocaefendi</b></i></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=14">Soru - Cevap</category>
			<dc:creator>Ehl-i Sünnet</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117738</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Camiyi yıkıp yerine daha büyüğünü yaptırmak caiz midir?</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117737&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 07:17:42 GMT</pubDate>
			<description>*Herhangi bir köy veya yerde cemaate kafi gelen ve maili  
inhidam olmak gibi tehlikeler (yıkılma tahlikesi) arzetmeyen bir caminin sırf mücavir köylerde daha gösterişlisi yapıldı diye yıktırılarak yerine daha güzel ve büyüğünü inşa etmek caiz midir?* 
 
CEVAP:  Cemaate kafi gelmeyen ve maili...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Verdana"><font color="DarkRed"><font size="3"><i><b>Herhangi bir köy veya yerde cemaate kafi gelen ve maili <br />
inhidam olmak gibi tehlikeler (yıkılma tahlikesi) arzetmeyen bir caminin sırf mücavir köylerde daha gösterişlisi yapıldı diye yıktırılarak yerine daha güzel ve büyüğünü inşa etmek caiz midir?</b><br />
<br />
CEVAP:  Cemaate kafi gelmeyen ve maili inhidam olan bir caminin yıkılmadan önce yıktırılarak yerine yenisini ve ihtiyaca hitap edenini yaptırmak elbette çok  güzel ve faziletli bir ibadettir, Mescid-i Nebevi ve Mescid'ül-Haram bu gayeyle yıktırılmış ve yeniden inşa edilmişlerdir. <br />
<br />
Ancak  soruda  geçtiği  üzere  cemaata  kafi  gelen  ve  herhangi  bir  tehlike arzetmeyen ve ecdad yadigarı olma hususiyetine sahip bir caminin yıktırılarak yerine  bir başkasının yapılması büyük bir vebal ve israftır. Kaldı ki, ecdad yadigarı  eserlere  itina  göstermek  gerekmektedir.  <br />
<br />
Bunu  yapmak  yerine  bir Kur'an  Kursu  inşa  etmek  ve  gençlerin  ıslahı  için  eldeki  imkanları  yerinde kullanmaya çalışmak daha isabetli olur. <br />
<br />
<b>Halil Günenç Hocaefendi</b></i></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=14">Soru - Cevap</category>
			<dc:creator>Ehl-i Sünnet</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117737</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Cami altında alış-veriş merkezi olması caiz midir?</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117736&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 07:16:10 GMT</pubDate>
			<description>*Dar bir camiyi yıktırıp yerine daha genişi yaptırmak ve üstünde görevliye lojman, altında da işletmek üzere dükkan ve benzeri işyeri yapmak caiz midir?* 
 
CEVAP: Daha önce yapılmış bir caminin altı veya üstüne herhangi bir inşaat yapılamaz.  Çünkü  daha  önce  cami  olarak  yapılmış  bir  binanın...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Verdana"><font color="DarkRed"><font size="3"><i><b>Dar bir camiyi yıktırıp yerine daha genişi yaptırmak ve üstünde görevliye lojman, altında da işletmek üzere dükkan ve benzeri işyeri yapmak caiz midir?</b><br />
<br />
CEVAP: Daha önce yapılmış bir caminin altı veya üstüne herhangi bir inşaat yapılamaz.  Çünkü  daha  önce  cami  olarak  yapılmış  bir  binanın  alt  ve  üst kısımları  da  camiye  aittir.  Binaenaleyh  bunlar  bu  tür  maksatlar  için kullanılamaz.  Ancak  cami  inşaatından  önce  altında  dükkan  ve  üstünde  de lojman  gibi şeylerin yapılacağı belirtilmişse yapılmasında sakınca olmaz. Yani henüz  inşaat  halindeyken  imama  veya  herhangi  bir  görevliye  lojman yapılmasında  dinen bir mahzur yoktur, ancak yapılmış bir camiyi bu maksatla <br />
yıkmak  caiz değildir, böylesi bir teşebbüs men edilir. Yine bu minval üzere caminin altına dükkan gibi şeylerin de yapılması caiz değildir. <br />
<br />
<b>Halil Günenç Hocaefendi</b></i></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=14">Soru - Cevap</category>
			<dc:creator>Ehl-i Sünnet</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117736</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Müslüman olmayan bir kimse camiye yardım ederse yardımını kabul etmek caiz mi?</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117735&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 07:14:38 GMT</pubDate>
			<description>*Müslüman olmayan bir kimse cami gibi dini müesseselere  
yardım etse, bu yardımı kabul etmek caiz midir?* 
 
CEVAP:  Müslüman  olmayan  bir  kimse  cami  gibi  dini  müesseselere  yardım etmek  istese  onu  kabul  etmekte  dini  bir  sakınca  yoktur.   
 
Çünkü  Müslüman olmayan  kimselerden ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Verdana"><font color="DarkRed"><font size="3"><i><b>Müslüman olmayan bir kimse cami gibi dini müesseselere <br />
yardım etse, bu yardımı kabul etmek caiz midir?</b><br />
<br />
CEVAP:  Müslüman  olmayan  bir  kimse  cami  gibi  dini  müesseselere  yardım etmek  istese  onu  kabul  etmekte  dini  bir  sakınca  yoktur.  <br />
<br />
Çünkü  Müslüman olmayan  kimselerden  alınan  cizye -İslam'ın,  gayrimüslimlerden  alınmasını emrettiği  vergi- ve onlardan alınan gümrük gibi şeyler yol, köprü, kışla, cami ve kanal açmak gibi amme maslahatı için harcanacaktır. Çünkü bir gayrimüslim <br />
ile  alışveriş yapmakta dini bir mahzur yoktur. Yani malını satın almak caiz olduğu  gibi kendisine bir şey satmak da caizdir. Bunun için yardımını kabul etmekte fıkhi bir mani yoktur. <br />
<br />
<b>Halil Günenç Hocaefendi</b></i></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=14">Soru - Cevap</category>
			<dc:creator>Ehl-i Sünnet</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117735</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Yolu genişletmek  için caminin bir kısmı yola verilebilir mi?</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117733&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 07:09:14 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Yol dar olup gelen gidenlere kafi gelmezse, bu yolu genişletmek için caminin bir kısmı yola verilebilir mi?* 
 
CEVAP:  Bilindiği gibi İslam Dini'nde cami kutsal sayılan bir yerdir. Camide kalmak  dahi  ibadettir.  Bu  yüzden  her  mü'minin  ona  hürmet  etmesi  gerekir.  
 
Caminin  hürmetini...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Verdana"><font color="DarkRed"><font size="3"><i><b>Yol dar olup gelen gidenlere kafi gelmezse, bu yolu genişletmek için caminin bir kısmı yola verilebilir mi?</b><br />
<br />
CEVAP:  Bilindiği gibi İslam Dini'nde cami kutsal sayılan bir yerdir. Camide kalmak  dahi  ibadettir.  Bu  yüzden  her  mü'minin  ona  hürmet  etmesi  gerekir. <br />
<br />
Caminin  hürmetini ihlal edecek her tavır ve davranıştan son derece sakınmak lazımdır. Caminin adeta dokunulmazlığı vardır. <br />
Bu  gibi sebepler yüzünden alimlerin çoğu şiddetli ihtiyaç da olsa caminin tamamı  veya  bir kısmının  yol  veya  benzeri  başka şeylere  verilemeyeceğini söylemektedirler.  Bir kısmı  da  ki  -genellikle  bunlar  Hanefi  mezhebine mensupturlar- yol dar olup şiddetli ihtiyaç vaki olduğunda caminin bir kısmı yola verilebilir, demişlerdir. <br />
<br />
<b>Halil Günenç Hocaefendi</b></i></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=14">Soru - Cevap</category>
			<dc:creator>Ehl-i Sünnet</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117733</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Cuma günü va'z yapılıp ezan  okunduktan sonra hatim duası okunması caiz midir?]]></title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117732&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 07:07:51 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*İstanbul'un birçok camiierinde cuma günü va'z yapılıp ezan okunduktan sonra imam veya müezzin tarafından hatim duası okunuyor. Dinde bunun yeri var mıdır?* 
 
CEVAP:  Cuma  ezanı  okunduktan  sonra  imam  ile  cemaatin  görevi  cuma namazını  kılmaktır. Onu tehir etmek doğru değildir. Zira...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Verdana"><font color="DarkRed"><font size="3"><i><b>İstanbul'un birçok camiierinde cuma günü va'z yapılıp ezan okunduktan sonra imam veya müezzin tarafından hatim duası okunuyor. Dinde bunun yeri var mıdır?</b><br />
<br />
CEVAP:  Cuma  ezanı  okunduktan  sonra  imam  ile  cemaatin  görevi  cuma namazını  kılmaktır. Onu tehir etmek doğru değildir. Zira cemaatin içerisinde geç  kalmaları  sakıncalı  olan  memur, işçi,  yolcu  ve  hasta  gibi  kimseler bulunabilir. Bunları tutup hapsetmek doğru değildir. Hatta bunların durumunu göz önüne alarak namazı bile kısa tutmak gerekir. <br />
<br />
Ayrıca,  Şafii mezhebi ile Hanefi mezhebinden bir kavle göre; zaruret olmadığı halde  birkaç yerde cuma namazı kılınırsa ilk cuma namazı sahih, diğerleri ise sahih değildir (Tahtavı, s. 413). <br />
<br />
Binaenaleyh hatim duası gibi lüzumsuz bir şeyle Şafiilerin namazını bozmak ve Hanefilerinkini  şüpheye  düşürmek  doğru  mudur?  Kaldı  ki  hatim  duasının hatmeden  kimse tarafından yapılması gerekir. Bu dua birkaç kelime ile de eda edilebilir.  Besmele, hamd ve salattan sonra &quot;Ya Rabbi! Okuduğum Kur'an-ı <br />
Kerim'in sevabını Hz. Peygamber (sav)'e, Al-ü Ashabına ve bütün mü'minlerin ruhuna özellikle annem ve babamın ruhlarına ithaf ediyorum&quot; şeklinde kısa bir dua  yapılsa kafidir. <br />
<br />
Mutlaka birisine para vermek ve kendisine hatim duası ettirmek şart değildir. Ayrıca birisinin Kur'an-ı Kerim'i hatmi münasebetiyle <br />
cemaatin  hatim duasını icra etmesi mekruhtur. Çünkü Peygamber'den böyle birşey varid olmamıştır (el-fetava El-Hindiyye, c. 5,s.318). <br />
<br />
<b>Halil Günenç Hocaefendi</b><br />
Allah cümlemize samimiyet ve ihlas versin.</i></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=14">Soru - Cevap</category>
			<dc:creator>Ehl-i Sünnet</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117732</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Şafii mezhebinde cuma namazı kılmak için 40 kişiden az olunursa başka mezhep taklit edilir mi?</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117731&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 07:04:32 GMT</pubDate>
			<description>*Şafii mezhebine göre cuma namazının sahih olabilmesi için cemaatin kırk kişiden aşağı olmaması gerekir. Kırk kişi olmadığı halde başka bir mezhebi takliden cuma namazını kılmak caiz midir?* 
  
CEVAP:  Cuma  namazının şartları  tamam  olmadığı  halde  başka  bir  mezhebi taklit  ederek  onu kılmak...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Verdana"><font color="DarkRed"><font size="3"><i><b>Şafii mezhebine göre cuma namazının sahih olabilmesi için cemaatin kırk kişiden aşağı olmaması gerekir. Kırk kişi olmadığı halde başka bir mezhebi takliden cuma namazını kılmak caiz midir?</b><br />
 <br />
CEVAP:  Cuma  namazının şartları  tamam  olmadığı  halde  başka  bir  mezhebi taklit  ederek  onu kılmak  caizdir.  Bu  mesele,  içtihadı  ve  ihtilaflı  bir  mesele olduğundan  ihtilaftan  kurtulmak  için kılmak  daha  iyidir.  <br />
<br />
Kezalik  bir  köy Hanefi mezhebine göre amel ediyorsa mezkur mezhebe göre her ne kadar cuma namazı  köyde kılınamıyorsa da (Çünkü bir yerde Cuma namazı kılınabilmesi için şehir olması lazımdır.) yine Şafii mezhebini takliden kılmaları daha iyidir. Çünkü  Cuma  namazı  haftada  bir  defa  Müslümanları  bir  araya  getirip kaynaştıran önemli bir unsurdur.<br />
<br />
<b>Halil Günenç Hocaefendi</b></i></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=14">Soru - Cevap</category>
			<dc:creator>Ehl-i Sünnet</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117731</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Mesnevi'den Farsça Zikirli İlahi..]]></title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117730&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 07:01:14 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[İran'da müzisyenler Hafız-ı Şirazi Şems-i Tebrizi Mevlana Celaleddin  Rumi Molla Camî vs. irfan ehlinin Farsça Şiirlerini ilahi şeklinde  okuyorlarmış.. 
 
Onlardan biri &#1605;&#1581;&#1587;&#1606; &#1583;&#1575;&#1740;&#1740; &#1606;&#1576;&#1740; (Muhsin Daeenabi)'nin zikirli ilahisiyle  karşılaşınca haberim oldu bundan.. Albümü &#1570;&#1582;&#1585;&#1740;&#1606; &#1594;&#1586;&#1604; &#1585;&#1608;&#1605;&#1740; Aherin Gazali ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>İran'da müzisyenler Hafız-ı Şirazi Şems-i Tebrizi Mevlana Celaleddin  Rumi Molla Camî vs. irfan ehlinin Farsça Şiirlerini ilahi şeklinde  okuyorlarmış..<br />
<br />
Onlardan biri &#1605;&#1581;&#1587;&#1606; &#1583;&#1575;&#1740;&#1740; &#1606;&#1576;&#1740; (Muhsin Daeenabi)'nin zikirli ilahisiyle  karşılaşınca haberim oldu bundan.. Albümü &#1570;&#1582;&#1585;&#1740;&#1606; &#1594;&#1586;&#1604; &#1585;&#1608;&#1605;&#1740; Aherin Gazali  Rumi (Rumi'nin Son Gazeli)'den bir parça..<br />
<br />
Allah Allah Allah Hû! Ya men leyse illa hû!<br />
<br />

<object class="restrain" type="application/x-shockwave-flash" width="640" height="385" data="http://www.youtube.com/v/NJQa10xuGDY?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded">
	<param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/NJQa10xuGDY?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded" />
	<param name="wmode" value="transparent" />
	<param name="allowfullscreen" value="true" />
	<!--[if IE 6]>
	<embed width="640" height="385" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.youtube.com/v/NJQa10xuGDY?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded" allowfullscreen="true" />
	<![endif]--></object>
 </div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=32">Ezgi - İlahi</category>
			<dc:creator>kodoo</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117730</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Cübbeli Ahmed Hoca - Recep ayı ve Regaib kandili sohbetlerinin mp3'leri]]></title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117729&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 06:59:06 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Recep ayı ve Regaib kandili sohbetlerinin mp3'leri* 
16/05/2012 
 
Cübbeli Ahmet Hocamız'ın yapmış olduğu Recep ayı ve Regaib kandili sohbetlerinin mp3'leri 
(Partlar 100 megabaytlık) 
 
 
D 11-06-04 Recep ayının faziletleri ve ibadetleri, Bursa Sohbeti.mp3 
L 06-07-29 Recep ayı, Bakara süresinin...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Verdana"><font color="DarkRed"><font size="3"><i><b>Recep ayı ve Regaib kandili sohbetlerinin mp3'leri</b><br />
16/05/2012<br />
<br />
Cübbeli Ahmet Hocamız'ın yapmış olduğu Recep ayı ve Regaib kandili sohbetlerinin mp3'leri<br />
(Partlar 100 megabaytlık)<br />
<br />
<br />
D 11-06-04 Recep ayının faziletleri ve ibadetleri, Bursa Sohbeti.mp3<br />
L 06-07-29 Recep ayı, Bakara süresinin tefsiri, Takva sahipleri, Takvanın Kuran'da 15 fazileti.mp3<br />
L 07-07-17 Recep ayının önemi.mp3<br />
L 07-07-31 Recep ayından mahrum olanlar.mp3<br />
L 09-07-07 Recep ayı, idris as. kıssası.mp3<br />
<br />
<br />
<a href="https://rapidshare.com/files/1292666443/Recep_ay%C4%B1_sohbetleri_part_1.rar" target="_blank">https://rapidshare.com/files/1292666443/Recep_ayı_sohbetleri_part_1.rar</a><br />
<br />
<br />
L Recep ayının eyyamı biyd oruçları ve namazları.mp3<br />
M 04-08-31 Recep ayının 15'i, tevbe, idris as. kıssası.mp3<br />
M 04-09-07 Recep ayı, istiğfar.mp3<br />
M 05-08-02 Recep ayı.mp3<br />
M 05-08-05 Recep ayı.mp3<br />
<br />
<br />
<a href="https://rapidshare.com/files/292382161/Recep_ay%C4%B1_sohbetleri_part_2.rar" target="_blank">https://rapidshare.com/files/292382161/Recep_ayı_sohbetleri_part_2.rar</a><br />
<br />
<br />
M 05-08-16 Recep ayı 20 gün orucu.mp3<br />
M 05-08-19 Recep ayının 15.günü, Musa as. Allah'ı görme isteği, idris as. göklelere yükselişi.mp3<br />
M 08-07-10 Recep ayı.mp3<br />
M 08-07-17 Recep ayı, Hz. Musa peygamberlik tebliği ve Hz. idris göğe kaldırışı.mp3<br />
M 08-07-31 Recep ayı, Hz. Musa ve Firavun sihirbazları, Şaban ayı.mp3<br />
<br />
<br />
<a href="https://rapidshare.com/files/4139602289/Recep_ay%C4%B1_sohbetleri_part_3.rar" target="_blank">https://rapidshare.com/files/4139602289/Recep_ayı_sohbetleri_part_3.rar</a><br />
<br />
<br />
M 09-06-18 Recep ayına tazim ve faziletleri.mp3<br />
M 09-07-09 Recep ayı.mp3<br />
M 09-07-16 Recep ayının faziletleri, Fotomontaj hazırlıkları.mp3<br />
M 10-06-17 Regaib Kandili, Recep ayı.mp3<br />
M 11-06-16 Recep Ayının 15.Günü, idris as. göklelere yükselişi, Harut ve Marut adlı meleklerin kıssası.mp3<br />
<br />
<br />
<a href="https://rapidshare.com/files/2753954298/Recep_ay%C4%B1_sohbetleri_part_4.rar" target="_blank">https://rapidshare.com/files/2753954298/Recep_ayı_sohbetleri_part_4.rar</a><br />
<br />
<br />
D 11-06-04 Recep ayının faziletleri ve ibadetleri, Bursa Sohbeti.mp3<br />
M 10-06-10 Recep ayı.mp3<br />
Receb-i Şerifin Fazileti.mp3<br />
Recep Ayının Fazileti-1.mp3<br />
Recep Ayının Fazileti-2.mp3<br />
<br />
<br />
<a href="https://rapidshare.com/files/3990635495/Recep_ay%C4%B1_sohbetleri_part_5.rar" target="_blank">https://rapidshare.com/files/3990635495/Recep_ayı_sohbetleri_part_5.rar</a><br />
<br />
<br />
M 05-08-11 Regaib Kandili, Cd'den Kaside-i burde okunuyor.mp3<br />
M 10-06-17 Regaib Kandili, Recep ayı.mp3<br />
M 11-06-03 Regaib Kandili.mp3<br />
Regaib kandili, 3 Ayların Fazileti.mp3<br />
<br />
<br />
<a href="https://rapidshare.com/files/1623166496/Regaib_kandili_sohbetleri_part_6.rar" target="_blank">https://rapidshare.com/files/1623166...eri_part_6.rar</a></i></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=65">Ruhûl Furkan</category>
			<dc:creator>Ehl-i Sünnet</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117729</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Redyellow'un Gözüyle 239 (17.05.2012)]]></title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117725&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Thu, 17 May 2012 03:26:46 GMT</pubDate>
			<description>* 
 
Resim: http://www.habervaktim.com/resim/resim242150_1.jpg?t=  (http://www.habervaktim.com/haber/242150/cocuklarla-tas-atmaya-devam-edecegiz.html) 
 
Resim: http://im.haberturk.com/2012/05/16/742835_htmansetyeni.jpg?1337181199 ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><font color="Navy"><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><b><br />
<br />
<a href="http://www.habervaktim.com/haber/242150/cocuklarla-tas-atmaya-devam-edecegiz.html" target="_blank"><a href="http://www.habervaktim.com/resim/resim242150_1.jpg?t=" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.habervaktim.com/resim/resim242150_1.jpg?t=" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
<a href="http://www.haberturk.com/gundem/haber/742835-gerillanin-yoldasiyiz" target="_blank"><a href="http://im.haberturk.com/2012/05/16/742835_htmansetyeni.jpg?1337181199" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://im.haberturk.com/2012/05/16/742835_htmansetyeni.jpg?1337181199" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
<a href="http://www.haber100.com/HD111848_biz-dedik-biri-gercekten-bu-adami-durdursun---.html" target="_blank"><a href="http://www.haber100.com/resimler/haberler/manset/111848.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.haber100.com/resimler/haberler/manset/111848.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Hiç şaşırmadım, şaşıran var mı?<br />
<br />
Madem gerillanın!!! yoldaşısın ne için var ankarada tbmmde? yürü git dağa!<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.habervaktim.com/haber/242123/ogrenciye-29-yasina-kadar-askerlik-yok.html" target="_blank"><a href="http://www.habervaktim.com/resim/resim242123_1.jpg?t=" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.habervaktim.com/resim/resim242123_1.jpg?t=" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Askerlikle ilgili bazı değişiklikler yapılıyormuş, fakat nedense köklü bir çözüm getirmiyorlar.<br />
<br />
Bir ara tam profesyonel askerlikden bahsedilmişti o unutuldu, bir ara askerliğin kısaltılması konuşuldu o unutuldu.<br />
<br />
Halbuki profesyonel askerliğe geçilmeli ve askerlik süresi çok az olarak belirlenmelidir. Terörle mücadelede olsun diğer güvenlik sorunlarında olsun profesyonel askerlik çok daha olumlu olur diye düşünüyorum.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
GÜNÜN YOBAZLIĞI:<br />
<br />
<a href="http://haber.rotahaber.com/prof-kapida-basortusu-nobeti-tutarken-yakalandi_271989.html" target="_blank"><a href="http://img.vol.io/rotahaber/newpics/news/160520121446365732347.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img.vol.io/rotahaber/newpics/news/160520121446365732347.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
<a href="http://www.habervaktim.com/haber/242109/nedir-bu-kafadan-cektigimiz.html" target="_blank"><a href="http://www.habervaktim.com/resim/resim242109_1.jpg?t=" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.habervaktim.com/resim/resim242109_1.jpg?t=" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
<a href="http://www.timeturk.com/tr/2012/05/16/kapida-basortu-nobeti.html" target="_blank"><a href="http://www.timeturk.com/resim/tr/2012/05/16/kapida-basortu-nobeti_m.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.timeturk.com/resim/tr/2012/05/16/kapida-basortu-nobeti_m.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
<a href="http://www.internethaber.com/ege-universitesi-fen-fakultesi-astronomi-ve-uzay-bilimleri-bolumu-ogretim-uyesi--426567h.htm" target="_blank"><a href="http://cdn.internethaber.com/news/580x385/11328.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://cdn.internethaber.com/news/580x385/11328.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Burası ege üniversitesi.<br />
<br />
Kapıda bir PROF. <br />
<br />
Ne yapıyor sizce?<br />
<br />
Ege Üniversitesi (EÜ) Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. E. Rennan Pekünlü, okulun giriş kapısında nöbet tutarak başörtülü öğrencileri içeriye almıyor. Okul girişinde başörtülü öğrencilerin fotoğraflarını çeken profesör, ardından kapının arkasına geçerek başörtülü öğrencilerin girişine izin vermiyor!!<br />
<br />
Evet evet, kocaman prof. bunu yapıyor!<br />
<br />
Ve haber sitesi haklı olarak sormuş: Uzaya mekik gönderdiniz de başörtüsüne mi takıldı?<br />
<br />
Allah bu yobazları ıslah eylesin!<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.medyagundem.com/takvim-yazarindan-muthis-tarihi-gercek/" target="_blank"><a href="http://www.medyagundem.com/wp-content/themes/goodnews/framework/scripts/timthumb.php?src=http://www.medyagundem.com/wp-content/uploads/2012/05/harp-kuran.jpg&amp;h=340&amp;w=615&amp;zc=1" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.medyagundem.com/wp-content/themes/goodnews/framework/scripts/timthumb.php?src=http://www.medyagundem.com/wp-content/uploads/2012/05/harp-kuran.jpg&amp;h=340&amp;w=615&amp;zc=1" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Çok ilginç bir haber.<br />
<br />
Bugün aynı şey olsun denilse hemen Atatürk adına karşı çıkılır, halbuki Atatürkün sağlığında harp okulu öğrencileri Kuranı Kerim üzerine yemin ediyorlarmış.<br />
<br />
Atatürk istismarcılarına, Atatürkü  kendi din karşıtlıklarına kalkan edenlere duyurulur!<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://gundem.bugun.com.tr/uludere-faciasinda-abd-bombasi-192637-haberi.aspx" target="_blank"><a href="http://www.bugun.com.tr/newsFiles/1/0/1/1/1/1/0/0/0/0/0/1/1/1/1/1/0/file/192637_mansetByk.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.bugun.com.tr/newsFiles/1/0/1/1/1/1/0/0/0/0/0/1/1/1/1/1/0/file/192637_mansetByk.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
<a href="http://haber.gazetevatan.com/abdden-uludere-itirafi/450880/1/Gundem" target="_blank"><a href="http://fotocdncube.gazetevatan.com/newpics/news/160520121425434807481.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://fotocdncube.gazetevatan.com/newpics/news/160520121425434807481.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Wall Street Journal gazetesi, Uludere'de meydana gelen ve 34 kişinin hayatını kaybetmesine neden olan hava operasyonunun, ABD'nin verdiği istihbarat üzerine gerçekleştirildiğini bildirmiş, vatan gazetesi internet sitesi de gündemi sarsar diyormuş, türkiyeye yansıyan haber böyle,gerçekten demiş mi bilemiyorum..<br />
<br />
Ama demişse bile bence gündemi sarsmaz. Çünkü bilinen bir şey bu. Uludere faciası amerikan-israil-pkk ortak komplosu diye defalarca yazıldı çizildi.<br />
<br />
Ha şu olmalı: yöneticilerimiz akıllarını başlarına alıp kimlerle ortaklık yaptıklarına iyi bakmalılar.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1288677&amp;title=uluderede-istihbarati-abdmi-verdi" target="_blank"><a href="http://medya.zaman.com.tr/2012/05/16/m_ustun_k.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://medya.zaman.com.tr/2012/05/16/m_ustun_k.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Gazetenin haberinde istihbaratı abd verdi şeklinde bir şey yokmuş, bunu da aktaralım.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.sonkulis.com/gundem/deniz-bolukbasindan-sok-aciklamalar-h3619.html" target="_blank"><a href="http://www.sonkulis.com/images/haberler/deniz_bolukbasindan_sok_aciklamalar_h3619.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.sonkulis.com/images/haberler/deniz_bolukbasindan_sok_aciklamalar_h3619.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Seçim arefesinde kaseti çıkan mhplilerden deniz bölükbaşı böyle demiş. <br />
<br />
MHP içindeki uzantılar kimler acaba biraz daha açık konuşsa daha iyi olur.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://haber.rotahaber.com/akit-yazarindan-carpici-futbol-yorumu_272039.html" target="_blank"><a href="http://img.vol.io/rotahaber/newpics/news/160520121740234805705.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img.vol.io/rotahaber/newpics/news/160520121740234805705.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Futbol terörünü önlemeye katkısı olur mu  bilemiycem ama belediyelerin bu işten el çekmeleri bence doğru olur.<br />
<br />
Belediyenin trilyonları futbol kulübüne niye veriliyor? o paralarla başka hizmetler yapsın belediye.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.internethaber.com/pkk-genel-af-silah-birakma-trt-6-ak-parti-mardin-milletvekili-abdurrahim-akdag--426560h.htm" target="_blank"><a href="http://cdn.internethaber.com/news/580x385/11323.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://cdn.internethaber.com/news/580x385/11323.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Pkkya “genel af” olmamalı, teröre karışmış, insan öldürmüşlere asla af olmamalı, bu yanlıştır. Akpli vekil yanlış düşünüyor.<br />
<br />
Böyle hainler yaptıklarının cezasını mutlaka çekmelidir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.haberedikkat.com/haber_28132_kavga-eden-baska-partiye-gitsin.html" target="_blank"><a href="http://www.haberedikkat.com/resimler/manset/Kilicdaroglu-kavga-eden-baska-partiye-gitsin-ana.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.haberedikkat.com/resimler/manset/Kilicdaroglu-kavga-eden-baska-partiye-gitsin-ana.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
<a href="http://www.gazetea24.com/haber/kilicdaroglu-resti-cekti-kavga-edenin-partide-isi-yok_117453.html" target="_blank"><a href="http://anaresim.gazetea24.com/Kilicdaroglu-resti-cekti-Kavga-edenin-partide-isi-yok.pjpeg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://anaresim.gazetea24.com/Kilicdaroglu-resti-cekti-Kavga-edenin-partide-isi-yok.pjpeg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Bence güzel bir tepki, olması gereken bir tepki, şiddete başvuranların, kavga çıkaranların her partide ve her KULÜPDE bu şekilde dışlanması lazım.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://666kb.com/i/c3uxzkdhmbm0yhqfl.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://666kb.com/i/c3uxzkdhmbm0yhqfl.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
Daha önce süt ihalesi işini eleştirmiştik, ama başbakanın açıklaması olayı farklı bir boyuta getiriyor.<br />
<br />
CHp yandaşlara verildi demişti, meğer 17 firma katılmış ihaleye, bir tanesi eksik evrak yüzünden çıkmış diğer 16 firmanın tümüne de ihale verilmiş.<br />
<br />
Hatta izmir belediyesinin süt işini yapan firmada girmiş ve o da iş almış!!<br />
<br />
İhaleyi alan firmanın birisinin sahibi de iki dönem chp milletvekilliği yapan birisiymiş!<br />
<br />
Chpli belediyenin izmirde dağıttığı ve daha düşük fiyatlı olan süt farklı süt ve farklı ambalajmış.<br />
<br />
Bu açıklamalar doğru ise muhalefetin-chpnin iddialarının tümü hikaye oluyor, yalan oluyor.<br />
<br />
Bakalım chpden nasıl bir cevap gelecek.<br />
<br />
Oturup susarlarsa, söylediklerini belgeleyemezlerse bilip bilmeden araştırmadan konuştukları için müfteri durumuna düşerler, bundan da en çok gene akp karlı çıkar.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
GÜNÜN TRAFİK CANAVARI:<br />
<br />
<a href="http://www.gazetea24.com/haber/engelli-sofor-carptigi-kisi-olunce-tutuklandi_117509.html" target="_blank"><a href="http://anaresim.gazetea24.com/Engelli-sofor-carptigi-kisi-olunce-tutuklandi.pjpeg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://anaresim.gazetea24.com/Engelli-sofor-carptigi-kisi-olunce-tutuklandi.pjpeg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Görüntüye bakar mısınız?<br />
<br />
Adam hem engelli,  hem sarhoş, hem ehliyetsiz!<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&amp;ArticleID=1088212&amp;CategoryID=84" target="_blank"><a href="http://i.radikal.com.tr/RY12li510x340/2012/05/16/fft28_mf982668.Jpeg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://i.radikal.com.tr/RY12li510x340/2012/05/16/fft28_mf982668.Jpeg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Başbakan futbola müdahele ederek yanlış yaptı ve ortaya işte son dönemlerdeki polis otolarını yakma vs. görüntüleri çıktı. <br />
<br />
Bu müdahele işini bizzat akpli kürşat tüzmen söylüyor. Ben aday oldum başkan olsaydın Fenerbahçe dahil şikede adı geçen 8 takımı da düşürecektim ama başbakan istemedi mecburen adaylığımı geri çektim diyor. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.internethaber.com/faruk-celik-toplu-sozlesme-memur-kilicdaroglu--426631h.htm" target="_blank"><a href="http://cdn.internethaber.com/news/580x385/11354.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://cdn.internethaber.com/news/580x385/11354.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
AKP'nin A'sı böyle demek ki!<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&amp;ArticleID=1088231&amp;CategoryID=81" target="_blank"><a href="http://i.radikal.com.tr/RY12li510x340/2012/05/16/fft28_mf982758.Jpeg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://i.radikal.com.tr/RY12li510x340/2012/05/16/fft28_mf982758.Jpeg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Hayret, bunun yüzü varmıymış, YÜZSÜZ değil miydi bu katil????<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 </b></font></font></font></div></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=20">Gündem</category>
			<dc:creator>redyellow</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117725</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sana Göre Hangisiyim :D</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117723&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 21:47:47 GMT</pubDate>
			<description>Resim: https://fbcdn-sphotos-a.akamaihd.net/hphotos-ak-snc6/179905_337488152989535_272770916127926_829632_900132568_n.jpg</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="https://fbcdn-sphotos-a.akamaihd.net/hphotos-ak-snc6/179905_337488152989535_272770916127926_829632_900132568_n.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="https://fbcdn-sphotos-a.akamaihd.net/hphotos-ak-snc6/179905_337488152989535_272770916127926_829632_900132568_n.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=21">Hasbihâl - Oyun</category>
			<dc:creator>Yitik Lale</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117723</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Risale-i Nur İle İktifa 'nın Vartaları ??]]></title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117714&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 20:06:57 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Marifetullah'ı kazanmakiçin yalnız Nurlar la iktifa etmenin zararları nelerdir? Bu asırda Kur'an ve Sünnet adına ihtiyacımız olan hangi mesele Risale-i Nurlar da mevzu bahis olmamıştır.. Üstadın mesele ile ilgili beyanatlarını aktararak konuyu açıyorum.. 
  
bu mektub bir derece haslara bakar: 
 ...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>Marifetullah'ı kazanmakiçin yalnız Nurlar la iktifa etmenin zararları nelerdir? Bu asırda Kur'an ve Sünnet adına ihtiyacımız olan hangi mesele Risale-i Nurlar da mevzu bahis olmamıştır.. Üstadın mesele ile ilgili beyanatlarını aktararak konuyu açıyorum..<br />
 <br />
bu mektub bir derece haslara bakar:<br />
 <br />
 <br />
<font size="4"><font color="#00008b"><font size="4"><font color="#00008b"><font size="2">Risale-i Nur, <font color="red">hakaik-i İslâmiyeye</font> <font color="red">dair</font> <font color="green">ihtiyaçlara</font> <u>kâfi geliyor</u>, <u>başka eserlere ihtiyaç bırakmıyor</u>. </font><br />
 <br />
<font size="2">Kat'î ve çok tecrübelerle anlaşılmış ki, <font color="red">imanı kurtarmak ve kuvvetlendirmek ve tahkikî yapmanın en kısa ve en kolay yolu Risale-i Nur'dadır.</font> Evet onbeş sene yerine, onbeş haftada Risale-i Nur o yolu kestirir, iman-ı hakikîye îsal eder. Bu fakir kardeşiniz yirmi seneden evvel, kesret-i mütalaa ile bazan bir günde bir cild kitabı anlayarak mütalaa ederken; yirmi seneye yakındır ki, <font color="red">Kur'an ve Kur'an'dan gelen Resail-in Nur bana kâfi geliyorlardı.</font> <font color="green">Bir tek kitaba muhtaç olmadım, başka kitabları yanımda bulundurmadım</font>. Risale-i Nur çok mütenevvi hakaika dair olduğu halde, te'lifi zamanında, yirmi seneden beri ben muhtaç olmadım. Elbette siz, yirmi derece daha ziyade muhtaç olmamak lâzım gelir.</font><br />
 <br />
<br />
<font size="2">Hem madem ben sizlere kanaat ettim ve ediyorum, başkalara bakmıyorum, meşgul olmuyorum. <font color="red">Siz dahi Risale-i Nur'a kanaat etmeniz lâzımdır, belki bu zamanda elzemdir</font>.</font><br />
</font></font></font></font><font face="Microsoft Sans Serif"><font size="1"><font face="Microsoft Sans Serif"><font size="1"><div align="right">Kastamonu Lahikası ( 77 )</div></font></font></font></font></b></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=16">Risale-i Nur</category>
			<dc:creator>serdengeçti</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117714</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Kupa Fener'in =)]]></title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117709&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 19:32:56 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Ziraat Türkiye Kupası finalinde Fenerbahçe, rakibi Bursaspor'u 4-0 yenerek 5. kez kupanın sahibi oldu.  
 
dakika 2 Caner Erkin 
 
dakika 44 Cristian 
 
dakika 58 Semih  
 
dakika 78 Alex]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Book Antiqua"><font color="DarkSlateGray"><font size="3"><b>Ziraat Türkiye Kupası finalinde Fenerbahçe, rakibi Bursaspor'u 4-0 yenerek 5. kez kupanın sahibi oldu. <br />
<br />
dakika 2 Caner Erkin<br />
<br />
dakika 44 Cristian<br />
<br />
dakika 58 Semih <br />
<br />
dakika 78 Alex <br />
<br />
detaylar; <a href="http://www.haber7.com/spor/haber/880280-kupa-29-yil-sonra-fenerbahcenin" target="_blank">http://www.haber7.com/spor/haber/880...-fenerbahcenin</a><br />
<br />
@<a href="http://www.ihvanforum.org/member.php?u=26716" target="_blank">redyellow</a>  abi bi tebriği hakettik demi :P</b></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=21">Hasbihâl - Oyun</category>
			<dc:creator>ŞehbaL</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117709</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Forumun en takvası kim hasbihali..</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117708&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 19:32:16 GMT</pubDate>
			<description>*Sevgili arkadaşlar bu bir oyun değildir diyerek sözlerime başlamak istiyorum herkesin 1 oy hakkı var ve sitemizin en takva şahsiyetini seçiyoruz bakalım sonuç ne çıkacak :)  
 
İlk oy benden olsun :EHL-İ SÜNNET abi diyorum :)*</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Times New Roman"><font color="Black"><font size="5"><i><b>Sevgili arkadaşlar bu bir oyun değildir diyerek sözlerime başlamak istiyorum herkesin 1 oy hakkı var ve sitemizin en takva şahsiyetini seçiyoruz bakalım sonuç ne çıkacak :) <br />
<br />
İlk oy benden olsun :EHL-İ SÜNNET abi diyorum :)</b></i></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=94">Kilitlenmiş Konular</category>
			<dc:creator>mehmet_1453</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117708</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Uykusuz Hakkında...</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117707&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 18:38:05 GMT</pubDate>
			<description>Öncellikle Es-Selamu Aleyküm... 
 
Bildiğiniz üzere bir süreliğine foruma uğrayamadım; sebebini merak edenler olmuştur. Hemen söyleyeyim de kimse kimse hakkında kötü zan beslemesin. Çok vakit harcadığım gerekçesiyle sözlüm yasakladı foruma girmemi:) Gelmem de gitmem de forumdan herhangi bir üye...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Öncellikle Es-Selamu Aleyküm...<br />
<br />
Bildiğiniz üzere bir süreliğine foruma uğrayamadım; sebebini merak edenler olmuştur. Hemen söyleyeyim de kimse kimse hakkında kötü zan beslemesin. Çok vakit harcadığım gerekçesiyle sözlüm yasakladı foruma girmemi:) Gelmem de gitmem de forumdan herhangi bir üye yahut üyelerle alakalı değildir...<br />
<br />
Şimdilik aranızdayım... Selamlar...</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=19">Serbest Kürsü</category>
			<dc:creator>uykusuz</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117707</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Lüzumlu ilim öğrenmek...</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117705&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 18:10:43 GMT</pubDate>
			<description>*Dinimizde ilim öğrenmenin fazileti büyüktür. Hele günümüzde ilmin önemi daha büyüktür. Her Müslümanın (İlmihal) öğrenmesi farz-ı ayndır. Allahü teâlâ, (Bilenlerden sorup öğreniniz) buyuruyor. Bilmeyenlerin, âlimlerden ve bunların kitaplarından öğrenmeleri gerekir... Yapılması ve sakınılması...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>Dinimizde ilim öğrenmenin fazileti büyüktür. Hele günümüzde ilmin önemi daha büyüktür. Her Müslümanın (İlmihal) öğrenmesi farz-ı ayndır. Allahü teâlâ, (Bilenlerden sorup öğreniniz) buyuruyor. Bilmeyenlerin, âlimlerden ve bunların kitaplarından öğrenmeleri gerekir... Yapılması ve sakınılması gereken bilgileri, doğru yazılmış ilmihal kitaplarından öğrenmek lazımdır. <br />
Âlimler, söz birliği ile bildirdiler ki, her Müslümanın Ehl-i sünnet itikadını kısa olarak ve günlük işlerindeki ve ibadetlerdeki farzları ve haramları iyice öğrenmeleri farz-ı ayndır. Bunları ilmihal kitaplarından öğrenmezse, bid&#8217;at sahibi veya mülhid yani kâfir olur!.. <br />
<br />
<font color="blue">&#8220;BİLMEMEK SUÇTUR!..&#8221; <br />
</font>Hüseyin bin Saîd hazretleri buyurdu ki: &#8220;Peygamber Efendimiz (Kadınlara da, erkeklere de ilim öğrenmek farzdır) buyuruyor. Ehemmiyet vermezse, merak etmezse, öğrenmezse îmânı gider. Meselâ haram işliyor, onun haram olduğunu bilmiyor. Bilmeyince özürlü mü olur? Hayır. Suçlu olur. Bilmemek suçtur, çünkü Allahü teâlâ emrediyor, sorun öğrenin diye. Sormuyor, öğrenmiyor, Allahü teâlânın emrini yapmıyor, onun için suçlu oluyor... Allahü teâlânın, bir kulunu sevmediğinin alâmeti, mâlâya&#8217;nî ile meşgûl olmasıdır. Hepinizde bir fıkıh kitabı bulunsun. Bu kitaplar nurludur. Kalblerimizi temizler. Kalbi zikir temizler. Zikir, Kur&#8217;ân-ı kerîm okuyarak, namâz kılarak, fıkıh öğrenerek olur. Çok lüzumlu varken, az lüzumluyu okumak, dünyâ ile meşgûl olmaktır.&#8221; <br />
İmam-ı Gazalî hazretleri, bir talebesine buyurdu ki: <br />
&#8220;İlim öğrenmek ve kitap okumak için çok gecelerini feda ettin ve çok tatlı uykularını kendine haram eyledin. Bilmem ki, niçin kendini bu kadar harap ettin? İlim öğrenmekten maksadın, eğer dünya menfaatlerini toplamak, şöhret, makam sahibi olmak ve Müslümanlara büyüklük göstermekse, sana yazıklar olsun! Çok aldanmışsın, kendini azaba sürüklemişsin! Yok eğer maksadın, İslâmiyete ve Muhammed aleyhisselamın dinine yardım etmek ve ahlâkını temizlemek ve nefsini kırmaksa, sana müjdeler olsun! Kendine ne güzel ve ebedî istikbal hazırlamışsın...&#8221; <br />
<br />
<br />
Dinimizde ilim öğrenmenin fazileti büyüktür. Hele günümüzde ilmin önemi daha büyüktür. Her Müslümanın (İlmihal) öğrenmesi farz-ı ayndır. Allahü teâlâ, (Bilenlerden sorup öğreniniz) buyuruyor. Bilmeyenlerin, âlimlerden ve bunların kitaplarından öğrenmeleri gerekir... Yapılması ve sakınılması gereken bilgileri, doğru yazılmış ilmihal kitaplarından öğrenmek lazımdır. <br />
Âlimler, söz birliği ile bildirdiler ki, her Müslümanın Ehl-i sünnet itikadını kısa olarak ve günlük işlerindeki ve ibadetlerdeki farzları ve haramları iyice öğrenmeleri farz-ı ayndır. Bunları ilmihal kitaplarından öğrenmezse, bid&#8217;at sahibi veya mülhid yani kâfir olur!.. <br />
<br />
<font color="blue">&#8220;BİLMEMEK SUÇTUR!..&#8221; <br />
</font>Hüseyin bin Saîd hazretleri buyurdu ki: &#8220;Peygamber Efendimiz (Kadınlara da, erkeklere de ilim öğrenmek farzdır) buyuruyor. Ehemmiyet vermezse, merak etmezse, öğrenmezse îmânı gider. Meselâ haram işliyor, onun haram olduğunu bilmiyor. Bilmeyince özürlü mü olur? Hayır. Suçlu olur. Bilmemek suçtur, çünkü Allahü teâlâ emrediyor, sorun öğrenin diye. Sormuyor, öğrenmiyor, Allahü teâlânın emrini yapmıyor, onun için suçlu oluyor... Allahü teâlânın, bir kulunu sevmediğinin alâmeti, mâlâya&#8217;nî ile meşgûl olmasıdır. Hepinizde bir fıkıh kitabı bulunsun. Bu kitaplar nurludur. Kalblerimizi temizler. Kalbi zikir temizler. Zikir, Kur&#8217;ân-ı kerîm okuyarak, namâz kılarak, fıkıh öğrenerek olur. Çok lüzumlu varken, az lüzumluyu okumak, dünyâ ile meşgûl olmaktır.&#8221; <br />
<font color="blue">İmam-ı Gazalî hazretleri, bir talebesine buyurdu ki: <br />
</font>&#8220;İlim öğrenmek ve kitap okumak için çok gecelerini feda ettin ve çok tatlı uykularını kendine haram eyledin. Bilmem ki, niçin kendini bu kadar harap ettin? İlim öğrenmekten maksadın, eğer dünya menfaatlerini toplamak, şöhret, makam sahibi olmak ve Müslümanlara büyüklük göstermekse, sana yazıklar olsun! Çok aldanmışsın, kendini azaba sürüklemişsin! Yok eğer maksadın, İslâmiyete ve Muhammed aleyhisselamın dinine yardım etmek ve ahlâkını temizlemek ve nefsini kırmaksa, sana müjdeler olsun! Kendine ne güzel ve ebedî istikbal hazırlamışsın...&#8221; <br />
<br />
<font color="Blue">&#8220;İlm-i siyâset&#8221; <br />
</font><br />
Lüzumlu ilimlerden biri de &#8220;İlm-i siyâset&#8221; yani siyaset ilmidir... Geçmiş zamanlarda bir zat medresede ders verir. Kendisinden yıllarca ilim tahsil eden bir talebe, artık yetiştiğini düşünerek hocasından icazet ister. Hocası da; <br />
-Evladım, yanımızda iki sene daha kal da sana ilm-i siyâseti öğreteyim, buyurur. <br />
Talebe memleketini çok özlediğinden iki sene daha kalmayı göze alamaz ve hocasından müsaade isteyerek yola koyulur... Yolu, bir köye düşer. Vakit namazını kılmak için camiye gider. Köyün hocası, pek tahsil görmemiş bir kimsedir. <br />
Delikanlı bir müddet dinler, bakar ki hoca yalan yanlış şeyler anlatıyor. Tahammül edemez ve; <br />
-Ey cemaat bu hoca deminden beri size yanlış şeyler anlatıyor. Bu meselenin doğrusu şöyledir, der. O anda cemaat ayaklanır ve; <br />
- Sen bizim hocamızın yanlışını mı çıkarıyorsun bre densiz, diyerek üzerine yürürler ve genci yaka paça dışarı atarlar... <br />
Yüzü gözü yara bere içinde kalan genç, memlekete gitmekten vazgeçip hocasının yanına döner. Medresede iki sene daha kalır ve hocasından ilm-i siyaseti öğrenir. Bu sefer hocası talebesine icazet verir ve der ki: <br />
-Evladım şimdi oldu. Artık memleketine dön ve oradakilere öğrendiklerini anlat!.. <br />
İcazetli talebe, memleketine dönerken aynı köye uğrar. O cahil hoca yine kürsüye çıkmış ve yanlış şeyler anlatmaktadır. Köylüyü onun zararlı fikirlerinden kurtarmak isteyen genç, der ki: <br />
-Ey cemaat! Bu hoca efendiyi benden iyi tanıyan yoktur. Bu, öyle bir zattır ki, sakalından bir kıl koparan, hırkasından bir iplik çeken nelere kavuşmaz ki!.. <br />
O anda öyle bir izdiham yaşanır ki, perişan bir duruma düşen hocayı o beldede bir daha gören olmamış!.. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
Zaman ne de çabuk geçiyor... Çalışanlarımızın ve siz okuyucularımızın; yani hepimizin çok sevdiği arkadaşımız, ağabeyimiz Mehmet Oruç vefat edeli bir sene oldu. Bu vesileyle kendisine Allahü tealadan rahmet dilerken, sizlerden de ruhuna bir Fatiha okumanızı istirham ediyorum... <br />
<br />
<br />
</b> <a href="http://www.turkiyegazetesi.com/makaledetay.aspx?id=535389" target="_blank">HAKİKATLER<br />
Ahmet Demirbaş <br />
</a></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=149">İslâm-i Makaleler</category>
			<dc:creator>bulut_bey79</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117705</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Recep ayını fazileti...!</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117702&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 17:57:27 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*http://www.youtube.com/watch?v=2VZVMVIGqa0 
 
Arkadaşlar lütfen 1,5 saatimizi ayıralım önümüzdeki hafta 3aylar başlangıcı Recep Ayı Allahu zülcelal'in ayıdır bu aya hürmet edenlere mahşer gününde EY RECEBE HÜRMET EDENLER AYAĞA KALKIN MÜKAFAATINIZI ALIN buyrulacak rabbim bizi o azınlığa ilhak...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Times New Roman"><font color="Black"><font size="5"><i><b>
<object class="restrain" type="application/x-shockwave-flash" width="640" height="385" data="http://www.youtube.com/v/2VZVMVIGqa0?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded">
	<param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/2VZVMVIGqa0?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded" />
	<param name="wmode" value="transparent" />
	<param name="allowfullscreen" value="true" />
	<!--[if IE 6]>
	<embed width="640" height="385" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.youtube.com/v/2VZVMVIGqa0?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded" allowfullscreen="true" />
	<![endif]--></object>
 <br />
<br />
Arkadaşlar lütfen 1,5 saatimizi ayıralım önümüzdeki hafta 3aylar başlangıcı Recep Ayı Allahu zülcelal'in ayıdır bu aya hürmet edenlere mahşer gününde EY RECEBE HÜRMET EDENLER AYAĞA KALKIN MÜKAFAATINIZI ALIN buyrulacak rabbim bizi o azınlığa ilhak eylesin amin.</b></i></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=180">İslam Dünyası</category>
			<dc:creator>mehmet_1453</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117702</guid>
		</item>
		<item>
			<title>İnsanlara ilim öğretmenin ve onları iyiliğe dâvet 1</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117701&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 17:53:52 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*[SIZE="<font><font>5</font></font>"]İnsanlara ilim öğretmenin ve onları iyiliğe dâvet 1[/SIZE]* 
http://www.youtube.com/watch?v=dZldkNH9x80&list=PLB41F6F51802677AF&index=8&feature=plpp_video]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><b><font color="#8b0000">[SIZE=&quot;&lt;font&gt;&lt;font&gt;5&lt;/font&gt;&lt;/font&gt;&quot;]İnsanlara ilim öğretmenin ve onları iyiliğe dâvet 1[/SIZE]</font></b></div>
<object class="restrain" type="application/x-shockwave-flash" width="640" height="385" data="http://www.youtube.com/v/dZldkNH9x80?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded">
	<param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/dZldkNH9x80?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded" />
	<param name="wmode" value="transparent" />
	<param name="allowfullscreen" value="true" />
	<!--[if IE 6]>
	<embed width="640" height="385" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.youtube.com/v/dZldkNH9x80?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded" allowfullscreen="true" />
	<![endif]--></object>
 </div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=19">Serbest Kürsü</category>
			<dc:creator>abu-fatimah</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117701</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Yonetıcılık vasıfları nasıl olmalıdır</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117697&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 13:49:41 GMT</pubDate>
			<description>Allahın selamı tevhid ehli muslumanların üzerine olsun 
 Allahın lanetide musluman gıbı gorunupte islamı dinamıtlemeye çalışanların ve yardakcılarının üzerine olsun 
  
Ey muslüman kardeşlerim  sizlere soruyorum malum sahsıyet yonetıcılık için yeterlımıdır ilimden basiretten uzak birinin ihavn...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>Allahın selamı tevhid ehli muslumanların üzerine olsun<br />
 Allahın lanetide musluman gıbı gorunupte islamı dinamıtlemeye çalışanların ve yardakcılarının üzerine olsun<br />
 <br />
Ey muslüman kardeşlerim  sizlere soruyorum malum sahsıyet yonetıcılık için yeterlımıdır ilimden basiretten uzak birinin ihavn forum adı altındakı bu foruma yonetıcı olması nasıl olabılır sizlere soruyourm ısım veremıyorum cunku mumtaz şahsıyet busra betul hanımefendı sahsa konu dıye konuyu yıone kapatabılır <br />
 <br />
 benımn aklım hafsalam almıyor islamla zerre kadar alakası oolmayan bırının gelıp muslumanların basına yonetıcı olması nasıl bısey  aslında bunun orneklerını gercek hayattada goruyoruz <br />
 <br />
 ecevıtın bu musluman mılletı nasıl yonettıgını bılıyoruz haddını bıldırın dıye meclıstebn cıkardıkları merve kavakcı olayı ortada ve yomnetımın yonetıcı olarak atadıgı bu malum sahsıyet ecevıt hayranı olmakla beraber merve hanımın meclısten atılamsını desteklemektedır <br />
 <br />
 ehlı kıtabın cennete gırecegını ıdaa eden bu sahsıyetı yonetıcı olarak atamak zulumdur en azından bızlere zulumdur <br />
bunun vebalı vardır</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=14">Soru - Cevap</category>
			<dc:creator>bi husben</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117697</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Başörtülüysen, DUR !</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117695&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 13:45:35 GMT</pubDate>
			<description>Resim: http://www.tumhaber.com.tr/fotograflar/1_5/1337170223_729324.jpg  (http://www.tumhaber.com.tr/fotograflar/1_5/1337170223_729324.jpg)             	             	            		            		Resim: http://www.tumhaber.com.tr/design/site/display//images/videoGaleri.png ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://www.tumhaber.com.tr/fotograflar/1_5/1337170223_729324.jpg" target="_blank"><a href="http://www.tumhaber.com.tr/fotograflar/1_5/1337170223_729324.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.tumhaber.com.tr/fotograflar/1_5/1337170223_729324.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a>             	             	            		            		<a href="http://www.tumhaber.com.tr/gallery.php?video=3476" target="_blank"><a href="http://www.tumhaber.com.tr/design/site/display//images/videoGaleri.png" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.tumhaber.com.tr/design/site/display//images/videoGaleri.png" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a>             		            	            	             	                 <br />
<br />
                 <b><br />
</b><br />
<br />
 <b><br />
</b><br />
<br />
 <b>Üniversitede başörtüsü nöbeti</b><br />
<br />
                                   	<b>Kapıda başörtüsü nöbeti tutan profesör, kameralara yakalandı.</b><br />
<br />
                	 Ege Üniversitesi (EÜ) Fen Fakültesi Astronomi ve Uzay Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. E. Rennan Pekünlü, okulun giriş kapısında nöbet tutarak başörtülü öğrencileri içeriye almıyor. Okul girişinde başörtülü öğrencilerin fotoğraflarını çeken profesör, ardından kapının arkasına geçerek başörtülü öğrencilerin girişine izin vermiyor. Yüzünü kağıt ile gizleyen Pekünlü, başı açık öğrenciler gelince okulun kapısını açıyor, zorluk çıkarmıyor.<br />
	<br />
Prof. Dr. Pekünlü, YÖK eski Başkanı Yusuf Ziya Özcan'ın, başörtülü öğrencilerin derslere girmeleri yönündeki talimatına rağmen tutumunu değiştirmedi. Aylardır kapıda nöbet tutarak başörtülü öğrencileri fişleyen ve içeriye girmelerini engelleyen Prof. Dr. E. Rennan Pekünlü, son icraatında Cihan Haber Ajansı (Cihan) kameralarına yakalandı. Kapıda başörtülü öğrencilerin fotoğraflarını çeken Pekünlü, kamerayı görünce yüzünü kağıtla gizleyerek içeriye girdi. Kapının arkasına saklanarak başörtülü öğrencilerin içeriye girişini engelleyen profesör, konuşma talebini kabul etmedi. Demokratik hakkını kullandığını ileri süren Rennan Pekünlü, &quot;Başörtülü öğrencileri içeri almamak, bir profesörün görevi mi?&quot; sorusunu cevapsız bıraktı. Kapıda bekleyerek başörtülü öğrencileri içeriye almayan profesör, erkek öğrenciler ile başı açık kız öğrencilerin giriş çıkışına karışmadı.<br />
	<br />
	<b>KINAMA, LÜZUM-U MUHAKEME VE KADEME İLERLEME CEZASI ALDI</b><br />
	<br />
İl dışında olduğu için telefonla görüştüğümüz Ege Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nadide Kazancı, &quot;Astroloji'den bir öğretim üyesinin, bizim konferans salonunda bir konferansı vardı. '13. Burçlar' mı ne... Bu konferansla ilgili olarak Rennan Pekünlü, dekanlığı arayarak, 'Başörtülü öğrenciler girmeyecek. Eğer girerlerse hepsini dışarı atarım' demiş. Bunun üzerine ben de rektör hanımla görüştüm. Bana, 'Böyle bir şey olmaz. Madem böyle bir ayrım yapıyorlar, o zaman konferansı iptal edin' dedi. Ben de, 'İstediğiniz koşulların yerine gelmesi mümkün olmadığı için konferansı iptal ettim' diye yazı yazdım. Kendisi kınama aldı, hakkında lüzum-u muhakeme çıktı, kademe ilerleme cezası verdim, son olarak tekrar bir soruşturma açtım. Daha ne yapabilirim?&quot; dedi.<br />
 	                 <br />
                              <br />
         			       					       					    <a href="http://www.tumhaber.com.tr/images/ajanslar/chn-1.png" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.tumhaber.com.tr/images/ajanslar/chn-1.png" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a>	        					       			                                            	<a href="http://www.facebook.com/sharer.php?u=%20http://www.tumhaber.com.tr/HaberOku.php?haber_id=72267" target="_blank"><br />
</a>                                    <br />
<br />
<a href="http://www.tumhaber.com.tr/HaberOku.php?haber_id=72267" target="_blank">http://www.tumhaber.com.tr/HaberOku.php?haber_id=72267</a></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=20">Gündem</category>
			<dc:creator>Dut_agaci</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117695</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Büyük fedakarlık ve Mutlu son...</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117692&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 13:02:58 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Resim: http://cdn.stargazete.com/dosya/575984-cut-540x330.jpg  (http://www.stargazete.com/politika/basortulu-esinden-bosan-emri/haber-575983) 
  
 
*&#8216;GERÇEK 28 ŞUBAT İŞTE&#8200;BÖYLE&#8200;BİRŞEYDİ&#8217;&#8200;DEDİRTEN&#8200;İBRETLİK&#8200;BİR&#8200;HİKAYE&#8200;DAHA* 
*Eşinin böşörtüsü nedeniyle ihraç edilmekle tehdit edildi. Çareyi evi ayırıp...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><a href="http://www.stargazete.com/politika/basortulu-esinden-bosan-emri/haber-575983" target="_blank"><font size="3"><a href="http://cdn.stargazete.com/dosya/575984-cut-540x330.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://cdn.stargazete.com/dosya/575984-cut-540x330.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></font></a><br />
 <br />
<br />
<b><font size="3">&#8216;GERÇEK 28 ŞUBAT İŞTE&#8200;BÖYLE&#8200;BİRŞEYDİ&#8217;&#8200;DEDİRTEN&#8200;İBRETLİK&#8200;BİR&#8200;HİKAYE&#8200;  DAHA</font></b><br />
<b><font size="3">Eşinin böşörtüsü nedeniyle ihraç edilmekle tehdit edildi. Çareyi evi ayırıp &#8216;boşandık&#8217; demekte buldu. Komutanları adım adım takip edip &#8216;ayrılmamışsın, takiyye yapıyorsun&#8217; diye bastırdı. Boşandı. 15 yılı doldurunca istifa etti ve aynı gün tekrar evlendiler.</font></b><br />
<b><font size="3">Seda Çakmak - İSTANBUL</font></b><br />
<font size="3">28 ŞUBAT sürecinde eşinin başörtülü olması gerekçe gösterilerek defalarca ikaz edilen ve disiplin notu kırılarak istifaya zorlanan eski Astsubay Üstçavuş Mehmet Akkın&#8217;ın yaşadıkları ibretlik anekdotlarla dolu. Eşi başörtülü olduğu gerekçesiyle bir çok kez uyarı alan Akkın, sonunda çareyi eşiyle evini ayırıp komutanlarına da &#8216;boşanıyoruz&#8217; demekte buldu. Ancak komutanları onu adım adım takip edip gerçekte boyanma niyeti olmadığını anlayınca &#8216;takiyye yapıyorsun&#8217; diyerek tekrar uyardı ve &#8216;Ya boşan ya da ihraç edileceksin&#8217; diye tehdit etti.</font><br />
<b><font size="3">Onlar için sorun 1996 yılında başladı</font></b><br />
<font size="3">1990 yılında Astsubay olarak göreve başlayan Mehmet Akkın, 1993 yılında Süheyla Akkın ile dünya evine girdi. 1996 yılına kadar görev yaptığı yerlerde hiçbir sorun yaşamayan Akkın, 1996 yılında eşinin başörtülü olması nedeniyle baskı görmeye başladı. O yıl görev yaptığı kışladaki mescit kapatıldı ve Akkın&#8217;ın eşi orduevi, gazino ve askeri hastanelere alınmadı.1997 yılında Kıbrıs&#8217;a atanan Akkın oradaki baskılar yüzünden ilk altı ay eşini ve çocuğunu Kıbrıs&#8217;a götüremedi. 6 ay sonra lojman dışında ev kiralayan Akkın&#8217;dan eşini başını açması için ikna etmesi istendi. Aynı şekilde Akkın&#8217;ın eşine komutan eşleri tarafından düzenlenen çay saatlerinde baskı yapıldı. Akkın 1997&#8217;de Ege Ordu Komutanlığı&#8217;na atandı ancak Ankara&#8217;dan ev kiralayarak eşini ve çocuklarını İzmir&#8217;e götürmedi.</font><br />
<font size="3"><a href="http://www.ihvanforum.org/image/jpeg;base64,/9j/4AAQSkZJRgABAgAAZABkAAD/7AARRHVja3kAAQAEAAAAUAAA/+4ADkFkb2JlAGTAAAAAAf/bAIQAAgICAgICAgICAgMCAgIDBAMCAgMEBQQEBAQEBQYFBQUFBQUGBgcHCAcHBgkJCgoJCQwMDAwMDAwMDAwMDAwMDAEDAwMFBAUJBgYJDQsJCw0PDg4ODg8PDAwMDAwPDwwMDAwMDA8MDAwMDAwMDAwMDAwMDAwMDAwMDAwMDAwMDAwM/8AAEQgBSgKKAwERAAIRAQMRAf/EAK0AAAEFAQEBAQAAAAAAAAAAAAMBAgQFBgAHCQgBAQEBAQEAAAAAAAAAAAAAAAABAgMEEAACAQMDAgQEAgcEBwQHABMBAgMRBAUAIRIxBkEiEwdRYTIUcYGRobHBQiMV8FIWCNHh8WIzJBdyhbU3gjSEJTV1J0NTdEWlkmNERnai0nODZJUmNmYRAQEBAAMBAQEAAQQCAwAAAAABESExAhJBUTJhcQMEkSKxQhP/2gAMAwEAAhEDEQA/APV1qVJddz1Fa1/ZrvYx8BbcSTsOpBrXrqNW4z+V7fwWXmjlyuFsslJGAsUtxCkjKAwIALA+O+t+O2JcRo+1+3I5naHA49Gfj6zrax8m41pU8d6DWb2v2mjE46EFIcfbRg9eECD5+CjUL60VbK1TZLePr0VFoKHr02pov4OUorBaKoU0RQBv8qU0Sej404qaUU/xAivX4aJbtGBCoDzFaVqaePxA0amU1uiNypU1YV6+OrIvESdio5bqx3b5HbrvpLYx801pAaDoB9VPEfI6i+unFytSoq38QHhUeNdWM7aIkgG1dzvX8fDbV8zag8LCnn6AChptqWch1TRqnw38KkGvx1G554Dd26ruD/FXf9OjN4oZcmootAaM39789Xqnr/24EqCOVfKNjvqOkmE9ZgR5aA1476OduiEVHKOjbfSemtevWkmgjykg7M2/So1JNQJm5EhTWnQjYjx/frd5mJ8z9OLsqBuJ5A71H4f6dc2pAyoI28pr5qnc7f6tWXK1mdhbBhVdw3QnfY6W7Us/SklSGWlKgkeO/h+rU0l4OJJ8actgCRsa66ebwyAAVYsR9J2ataV1zt0MYAsCAFUnqT01vxcbnn+lLHZUAC9SK1/Man3Sef6QkGhFASNZPVC32Xj5BsK9PzprXmawdQoR8x5qeB/076smemsmBhh15U5CtCa01u5WQuH8x+JrQ1rX4nbXH1PwDZXDGrE9S2/UHVt1Y6lFVmNTtQ+A8T166hZgdQzk/TQjkAKbn563L8o+rf8AltFPZXssUpT+o7f943WuHu7XXz0+b3udEn/Uv3ENase6MwSD/wDdkuukvDnaw6pyUA9Cfz+Wi31/CFDyVaVpsfx1Zibp42rQUBNCR4nSYhyKACXoB031GvqkIr5mIUL9KkVGi3kjVoP73jX/AEaM3Pw0RMaCvjtogvl4EVqOXmp4aEuBHkGBOyr08a6Nd80pPAkheIbp47/6dC38GQ1AXqQPMfE/jonGJYCkDahG1K121vxOSyYcqjYHbegrrWTUG4g8h1P7vDWt1mTl3E1BBAp1IHXVaxT30kT30FozhEk3cDYk/CuvPa9v/Xtnm+kMpBZZSGK2lYGdQTbFq0Hjt+vW5c6b+v8A9P8AivrFplrmO2tC7/UfJG1Kmp601m3XL/r/APH69XPKLjbqCRore2jlK8C8lxxISvwNep1F/wCf6230JfWl9LdQTW0cbGNdzIaAmu9RTWp54c/+L3PPmyplol6iD710km5GnAUVV8BrXjpy95vCv/o0XrmZric+YsUBAU1+IGnw63/scZizQbHoKDYeHTXTXmkNNWT6gf7xp01nOFM34g141+XT4Ea5+uOGs408KB47kUJ/frJ9cYRfJQkVI25fj+Gu3npkKQ7/ALf7DWb6iyahs1SEpyHgBsP06euYsuUQigFFFD9O/jqe5wyCyDoTUVG41uXZoE8S7068th8PnXV7uBEDmikcSfia6luAYA5kE0UA1NOtNLRHmXcEV3/tTWb3/oAcKmlSBWvxpqzz/V04gFGIXlQU8Bpklak4RuFTv5qUJ+Z+I1L/AJE/xCkBryZfjQDfVs3pgErsOJ5Dw+OsW3prjDvTP946yy9OqqAgigB8iip8NWXG/sNi7KKbAkErT4Hpt+Go2iEljw3O7HiRsfDb8NHEiq68SSSB5RXpX8NA9weJ5fWen6hqW4AlCQp3FOpB/bp3GvPZxWi+QfVtt+g/q0hZyRV5bEgcT1qdtzqk80hVCSuwU9WHU1+fTfWPV5W8dDHg7UUlVT6SPDWvNq5vY3EovIFjtRlG+qS/0nGh4rUkCvidFs09SAOVKDpUUPy38dGPUgqEKASK16D4U1rx2yOhHEeX6lqxp0/Dx1L231yVt2XmuwNK77jx31Dd4IxKKRyqK7UFCK+PjozZiMWkQmhLV23Py0J2erchuFYGgA3/AAro6X1lFcBQOmw8x32pTroz7CDMoDdeJI59D+rRPXrTSTv5+TV2HiSPlokmhEopru3GtR4U/PViFMjL5RXf6AdzqN99FqSKlRUGgG/510xLKQeYkr5anxApv8DoslMLlQFWpIB8NE9eSRu5BJo1PpU/69dPNknKSWhyKd6gb7gHfbWfWfjU8/01q0FQAD/Cd6fmNZbl0zY9VFFJoV600NMDMoUUqoPmB/ttqxyICzeUGvA1PxHx1fPDXzCsGZRRQTQ8T0/1jW7cms2YSjcqjZQBsfiaaxm8kmucEmvQUpwrSoG+mZyWYits5AJAHVK1AHz+H46lukNkSiod602UeFdunjqR03YcCTyqOgAJA618Rq2z8cn1W/y2f+SvZf4ZH/xG61y9dusuvnL7n1/6le4VBVf8TZY7f/dku+tzpzvbDEHiANtvy+eqgTMkatK7gRIC0jN0VR46AS5GxKpIt5AgmUPFVwOQOwI+Oi2YPFPFOhMcyygVVqbjkOo1ZiJAU7dOPgPE16ajXm/gchIIO5p8dFmTswMD5gPluemiWb0QIR/GQXqQevTRLMcSPKeu530N4wbdv2n/AFaNfPB0KqGI41p/eH7fnp0zZYkcCRyUhaDbx118okAk0NNx1Hy08h1OQ+BbavXVkDifD+E7VPX8tPqLLilyWKtclJE0vNJoxRJozRvjvrjfGvX/AMP/AGP/AM5ZmyksMPZWErzxepJcSALJczEs5Hw31ZP6z/y/9m+vPzJkXZUMRyVWoOrCuo4eP+T14uxXZa7TG2N1kDbSXC2MbzvBFTkyqKmgJArT56sa+rdtVkvcaJcWtq1qTM9tDd3fKWKMQRTuUWrMwDmo3CnXT1XJow1TUDr08dTxeA01pvRVb89bA9x0O/QazZJyBODy57MpIDBfiPjqy6SZpxA4sQCfgdY9+f0C5VApRqnzeP5ak86GEFR8NiTT9Wtzzgb9TcahRTc6snLUuAUX1KLuR1Nf3az57SmGoBG5A3+e+ntHU2+FOpO+p4A/TKjdthtrotmGDY1+A3qf2aIHXnUkcQlDT46xeehHlVgN1qG6aeeYBAV3+Pw+X7Na3YG8aglqEsuwHUjx067W7ODTQAAmi02f5jw1j651vz0jMxG7Up4kj9etW8cMeuwHILgigIp5ht+jXK3ULxj+Df6/joPTGB4qB418xp+injo38AnlSjKaHqB8K0Fa6NSYjKaV5ita1T/Rox6unip5eBr4eG/hqxfU4OkDcQCSSKbjqfxOpWZNNTcbRkMD9PhXRvODuNELKOJPhxoR+eiSWXaYrVV1+koSQOoO+i31HJGTQMK16N8ab/E6nFJzzRPBWJKsNydUtv4KFBSvTh4/HxrqaxzSlXPJtuVPKNq0Oq6k404statuPxO1NWRxEoKcqdKAUp46hg0YKsKtQEUI+GgfVQtA3x/sT4aNeezGZmNOQ8PGvTw8dG/XRtQ68TRt+vwp8NHJhPcKwy1727JHg7m/tslFdWjxNjpfSmaNp0SYMaGqiJnJ/Cvhq266eOmR7pt+4n7kwkFrju4cpgLO0jgxf9PuxbcMjFcgPPfyO4aSNoKEFgykB/LyZdRp67Zy/cW8c7RPByBEkDlSyUJFG4swrtvudZ9TWPRGngSQqZVDKvNl5AMB/eofDw1pPNwnr25kAM0bMR5ELDka+IHjofNBXKY1Zo7ZL2AXT7LF6q82IqaBa16A6txOj5MjYqgme8gWFomlExkVV4J9T1JA4r4noNSem7zAxkseqwyPewcJ5Ghif1F4tIgYsg33ZeDVHhQ/DROVB27312n3Uk02Ay8OQSK9exPGqk3ESF2RQwBbyAtVQRToSNDn9aYAMxVKDjUnfcn9Hz0tXo1iQdl2DeHw8RoX0RnWgFCailOoB+XTRZJ+BRstG8Tt5qneh/Voz7c5pSi0Wu4G1Pn1FdGpMNWRa0NG8Ag3+e+rLjPnsRmQFlcUBPlp8fhTW7dPVNLfSATQCtfw+NdY6rMmmuxIqBX4itNv36d1eqjqwZyFIWpJqevX4fPS8L9iHoCNyOpH7BXULzyExPIbcv4uJ2P7NElkfVX/AC3/APkt2b0/++XT/wCZXWuXrtuPnH7msze4/uAKD/8A2XLVYeI+8lIrrpOmPUxiQagV2+GqkuKvJWct/am2t5FjBkjdpGJ2MbhwCB1DcaEfDQk1lY+zJaMsl8jI0iuoEZ8vFzJxQilFLGv6Phqyr6utXi7Caw9WOS5+5jdmkUFQoTmeRpTr8tLMZnNxastACKUFSCK1I1GunV6+UkbUIPiRoZaZxIANR8q+P4DRZc4cUAZTufEEeGhcs04LUnx4ULCn7NGfM2ihTzrXrShpSo1Y3eIJFSnLx3rXc9dW5nDFtqSir0p0/hIPT8NXzZEp52NeNR4t/q1PrlarnzGNtLlLK4vI4ryQc1tesnChPMqOigKat0H561ff8RVRd49tTz46GK/9Q5RVktJQp48XDlS9aMu0bV22pvTXNfmos/ffbEGLxGZa6kawzdw1ri5EjJZ515AJTwLFSBXXX1cQS87zwuOe2a9L28M8TySXLAFIgpkWknwLNEwHxNBrnbq5VHce5doiRpbYi8mu2cRXVk4VHtZWMgSOWp2ZhEWFP4aHx1MMxPTuiSa4ms8tjYrGwmuGshO84ZXb7cTEMCoHmDBaV30LtZO47jyN1JjWt+2rHJyKsk9xJ6SyG1UPCgBJc8aq5YkbgL9OusuwkWf+KO6YrPtprfA/cG/sGnykvpt/yrpIERRGOJPIEAAdK8jsNcmvlDyPc3e9vapLjcN/VyCPXT7OSEpI8bD0VEj1b05OJLdONRrpP8WZCWeZ9xL7GRrNjpLHKNHNPcOlugCqLWN4QORI5NOWWnXWMa+YlXVx7hC/ubexh/5ExwwWl9cKnP7iIo800qCnkkBZNugFRq+e09eeC2mQ7xuMfewz20lrl51jktHl9P0balQ4dwadaHV9evxmQnbtrmcXdsb5ZLDDhJJn+8ulllkmKKZHI8F5BiKbanjsegLfWTEIl5E8jFVEYda8m6LSvU66iJHlcbPIIor+FpvUMPpK6lvUBYFKVrWqnb5axfKy4rps/gId5MraRda1lUkbsK0BP90/o1mXGv8AIG47q7ctkKz52xRizoKzKSXWMSlab1PAhj8t9dL6xmTRDn8T94lh96Hu2cxiNEZqOFDEMQvFSFYE1PTWfuNegU7lwMyxenlIJPWi+4iAJq0Yf0uQ/wDTFNS+kk1CyHceKsIEmkle6kmVHt7aFC0kiPWjIvw8pJ+Q0vrWVjZ31pfxmW0k9VRQNtuCQGA/QRp9TGpYkyAig6tTZeor46vn/FlFJ+HQ/PWJcWHFQp3/ACI+Pw1fXrSebUeSpLVNajanSust9QJlq1CaAChJHX/RrXn+M/NvJjg7AUHLqD1rp68p0FyP93xp+Xx103w58vVOak1IHmNF+FD/AK9cXotxGk8q1CE18Px0TyapRkAIIXfifjX9mjFmGeQHqajr+P5HR0mVzEjfoGpWtf7DQyCCqgcQTTcEHx0Lv4YFepIOxPX56My23KaKgMo2AJ5Ctf210q/MNUGgpX/dYeH4akS3OBSxPHcjbwOqzLjmB4gDem4/ZqWa15IJWIptxOx+Pz31T6r8/dze8GT7f74zmDvbKPHdpYJrd5+5pIXkDyNY/djHRhWA9e5JpExoNivmYgaL8MTP7w+6DYpYhg2xXc+GsMldd1WYx7SCExyWZs5GjmkSRYRFdEyFeTHgzBadDT1HtP3D7nz153gLjDzW+FXHXF32Jf8A2rp92LHlFOxqzFhLJwki2UlWoK6DFw+43uFZ2V5ddw2V7YZa/wAPkYLHG2uPe6giyjW1pJiTFLFE5kNxzlZuVFVwY2A4+YLZ8l7uRXmTV7fIXKe3zjJTPDbxK3cUV3PHJ9jEoQKxt7Uyp5KEy8Pzm84mc6j4GHvibu23t+7LjPCDJ2Vpd8IFu0traW/S6lmt1e3KwqbcyJHWSpBUEHpqqLax+4eExj42aPuHK3eY7OyEdpdO33bQZv1m9BpZagRn0+JBJ4jfRmzllZ+xfcm8xeJfGS5SJ8VZ3k1399PeR3E9y8tkQIS9/IRIY0l9NnrGprWMddGm9zvZPfeY7XxWNwmTl7ZyZ7izWQv70SAutpdnI+gp4sNnM8Q8p5J1FGUES3DGMzHtp3ZlfvYIO2bbDXt6J3hzzZESGGylxbWSYgAH1CqykCtOFP5n/E21S+cCwntd3thc4ncZu7TOS4OS1gxeLlvjHImMxolt7eFpeDBX9KVndiKFvh11LcF1j/bTI47HY3KY+ft2Duo9rZDHRZppVPp5K9u45EuI5fTDOIIi6K+zfw9GOksqfMZnIezt/HiL/EQd8YuEduY6+sMJlJZBEY48u8LT217bgsixyESAbk1KkbjTC/6LiftpsthJe2Mv3b2/jcRbZbJ39pk7a8LTyxZZckgBEipGGBuNgrmvFumqsXmF7VucJ3zh8z3V3jhLS4lngbDdtW7rD6kcFjdWSmASlX8xuAwUBgtCAxrqwesxd69oyTrbp3Fj0uXiaUQvMqSFFVmLFSQacVJr8N9Kzzyk3nc3b9tdY+yuspa21zlIvuccWYBZYyyIpViePmMgpvvrFvLEgLdz9tQ2MWVlztkMfNHcXFrfGVRFJDbCs8ivUcgg6ka06SYgS9+dnxS3EJ7htYzZQPPfNIxCxpFH678mIpyWI82XqBvTQ83UmLu/te4yFtjLfO2txkr1IJrSzR+TmO5hknhag6CSOJmFeoFdCzVZad+ds31/Dj7LKGa6uY/Wh4xSlGiUkGQSheHEHYnlSux31bWf8ToO/wDtG4tbS8XP2htMha3d5YzBj/NgsTS5kWoqRH4gb+I20tSz9Wjd09vw2MORuMrbx2c88trDdMSsZmt/UMq8iAPKIXqTtt11GWe7Z9w8F3NwjtkvMfczXT2lrZ30DQSXHGNpllRDvweNGZCeoGi5xrblWFSGI5DoNtv0aLLxjnjCDy7gEUNf9WjWZAh5X25Gg3Feg8dGZZj6r/5btvZXs3Yin9SqD1/+I3Wufrtvz0+cHuTJ/wDUT3ActRf8R5Xkfh/zkutzpm+mL5K6klTTareH4a1JqS4etAStaCtdRqXYaDQNwU1+J2/Lc6tmMwVS1TUfNl31EsykZSDxJB5eHh+R0M3kn0qoQEio69dtTnVlwwvHUl2WNV3bk4AAFN9z031S88hNdW7tJGtxH6sa85UV1JVPiRXYfPQnX+ivXPYRDF/72tgZyViPqDzEMFp+kgaluNyTskfdfbksUsi5e3lWGFriUgnaJONX/D+Yu/z1e0vPBk/d/bdjdzY2bJKMhbTiC5t1Usyv6BueJFOnpDlX9+jPzUifvPA2d++LnuxFex3EFq0ZFCXnZlUipFVBU8iOmiWYoZfdLtyG3hu1juLq0mjllEsarRfTMq8GBOxYxGm/iPjoSaoMxme2cpe2d1kMHeLe5K1ijFxHKYnW2InPoluC+VwrllJHLwroWYlpjMDc4ODLWHbkSC+u4Yo7MzGP01uWMXlZBVVInPJRSoJ0X6qtyvdGDtoZbe17RS5itb24e3ikVkhliaFo3uLcU/j4Ogp+Pjq81LLAbzNU/wCUwnY1vkGvUWTKxSJJJwmga5lWNlfao9BWp8X1HSbnKZJ3Jd3E0qXnaEElxcfdTZIrb8lMsZjjsZCzgB+cZY/GgptrU1n2yUff/fMQgiu8KtnYi2mS6uvRiMgupB/IeOIsBxipQgnevy1MxmXGjgPuzeyWckMwt8ZewWnJ55bf142jmeSViAo3mi4oRTy/jrczMWX8X1+neUkdrKlw1oLRYIpYBdxKs0ypRy7IQwRnO1DX4qemsZV3OiZHDZ/I5XOXkHdKWdg7QjH20VzzUR+lEs3OjhVXnyPSpPjvTW51lZt1X4vDZYXNna32ZiyE7PCYpFyJVooY5XNwFtx5nEqbCp26E+XWc5wnHJ9v2RmreHH27XAmcKiTXbXMtbZ1umlklUf/AGQyRER0Pw+Gr88r3T/+n1wYIrdbwW8QvJ5rp42dmMT3TzRr5ialY2C77azZlbnA3cXYcmYOMissgbO3x9h9ikkxaSWi8xUkDzFg1Caj89Ql5V9j7Y/0+4tr21yytf2t2blJJYy0fL1mlCgLxPRuJJJ6ClNEnrlY4XsBMN3BL3H/AFFrjIyyMzxhKR+nLJLJIgUsaEmQeYb7U6Gmi2aBY+39piLh7rGZWe2u5Jp7t5zHHLWW4LB2CyAgeQhQBtsNutSSoUntN2zdXUd5JLdu0SFAhkFPNEYix8tSxXx+Q0T20Kdp2McVwst5cvPeG4a8vw4WRmuY0hY+UAAhEAFBtonq6hf4A7cjVVht2gRJY5LaONyPRMbcqJ8AxJ5Dx1ZV8jr2hYEQq91dySWsYitbkyUkijUMOKkDpRiDXUWTItMVhrLC2y2WPDJbrQqHYuxIAWpY7npo5p7s3mQkggULU6jVtazZoKbk0G1B+BGrCT9IzKVr8BQL1/RqWLf7ApDU9DQjw2ofmdJNZl/qM7E1BrxH8XxPy/HWvMytZb0ZJ0pTcdSPjqerysxH5H+78/7fLWT5eqyE9KUZdqePz1JdY/Q/qPJzstVJBrT8tVuy/gCB1ZTvwINCAD16V0Yu/qLfX1tjbG9yV/KltbY+GS4u5yNkjjUszbDwUV0dJMYC492+y4LO0vHu8hLDdl2jWPG3glSCPgXuZImiV1gX1FrIRx366aqfjfcftjJWXct/BPPHjO1FmfLZGaCSOHjbNKknpMV/mBWhYHiNS3hLcZbJe9/beGtLhrzE5e2vLQSPeYu4gihuI4UhjuBNxkmUMrpKpUKSxNV41FNIx57EX3exgubeKfA5SC1yeQfF4LJSel6d7cQX8OPuFRRIXT05JgfOoqAab6tmulNznvFh8FHiru/x01vjb7uTI9uXt60q8bb+nvJHJdMKGqM8YUCopy1nq4xm8s5D73vP2fe90L279tc2d3HaviJ7jzqZLKW9bnRAQUWIginX4U1bGZAs177yWlr69v25NFJFcWLT2V7FMk4sntVu7+b0lUsvpB1RGPlLMK0Gq6SYxF37/wDcyZLOWWOGJewiyzWWMv2QMkcQybWXORmukR+UYDDkYhU7VGiryb3T7ujzP282Ox1xiKWUd7lf6fyt5Jp8Yb1a3Ed5IA5fikagOp6c6kaluDWds93dydye23cHcK5rHjuOyshdiWzt4LhISluLhoWiinmr6hUrRm5fKuqK/K+4HuHiJDDa2Fxk8XjsGyZXNrZKv/vq+sXvLRI0Vq8YGMKNRGU+oeRBXcKjGe4vfv8ATbmTKLe3j39rk7bt+4tLAu1xkAmPa1VXjt1UeaacBmRU2apbhyIWOLyfu5bXN9f5r+rnHi7FyrRKLktaQ50JLGlvHbpJEyWS/SC5lRiVPJSNF+Z2101p3lm+y8LcXFxmbPLN3Olw0FtK1tcf0ifMsoSdFFQqWDhiDRkpvuNEZPMQ+65uu4ZFjyFvhsvcJHhIopPuZbS2xl3HCrSxqYZALqEtI5jmLkdCCKEKjI9te9V5OkFjPfRYi/kwNzP616DNCuLit2uIU5yBv+Zkd+Z6n0zy5FgSE667Y9ws1i47a+xOSt48NjMPjLuze6gY313aXE73V1CjS8ZYWBj2laMuPgRTUsSb+pmV9uMz3djPbmxzWSt8RDgsHe2WengmF48F9J9ssaRmd3YyKI3HqFmZDXc1rp539a1ksn7TZ6zmu8o2VxnLMvfpeW0062xmFzmI57eCeeNPUuI7uBBEwepQtRajYOKjYYP25tcvcYvLXOGwKW1p3PJlI+3rd47q3sbB8e0H20bIgSrThZyqgLy366SYBYz2gyjx5HH5Wyw1vDHgstiXykJaWXM3GRkSSG8v1eJaNCY+VOTH1DVSAN3rfxYt7v2ZORzVnNcX8NnhoLe2jmtLGMRy/wAqxuLWVVZlIAdpQagV67131YtxJ7v9qb3P9wdv5HGZO3sMdh7KwslimE0kqpY3iXSFQHCyV48aSVA676MqKb2OneCNxnwL5J1kKlJftXUWJs2LQepTmOXNW8DtQjQHzns1e932/b9r3Vl7QWuEsoMdLb4+OaMTW8M0Ev1NLyVmEbAkHaop41C8y3tXBncT2phc1lXuv8Jrcf06+ghWEluAS1Z0UleUIRGNQVYr9IBpoIOR9przLWl1ir/Oxy4m9nvspNEloFmOQyELxzNz9ShiDSuypxrvQsVGgiYz2Tt8Hkmy2G7kuLbKpdLcWUtzAs6RxxCWOC3kUNGWjiglMSgMNgDXqDbMF9F7YJa4i1xdvnbhJLXt26wEl+sah5Eu5VlkmoD5WDKaKOleu2oMxkPYTBXUN9ZQZW9tbKWyubXER19WSwluhCJZYZXPOjiKhQmhDMPHVlF7N7XS3lguEyncLXeEjv7u/t7aO1Ec6terdLKjzGRw4H3TEeUUoNQw/E+2dxY9yW/cmT7quMpe21xHNBb+j6MACWs9qBwMkoDMs1WK0BKiiip0HqoYIKlS1a7/AIdNDDd385bx8ykeA+HX46JenSMBwah82xYCp26dNXHOzH1R/wAuNR7KdnVIJ45Hcf8AzG61y9dunnp82vcMGT3A77NaK3cOUJPzN1J4a3OnO9soQoWg2HQVHSuqtulUEcSBUb1Ffho1bhKkksCd92+A0JdPQ7kE/gK6LLrtqmnT4V/RpWfXZprUeIPQfHUkTqvNW7Kv3yGUupMjbul5fS3kEciO4CygqInUtSiVqpHiBq243sxNx/Y621llbGbJS3C5i2+2nuwAkyDgiVFNhThUDSXSZSH25xVzez5G9uZZcjOY2d41WKIGLgFpCvl6IB+O/XRPqQe39vMSog+4ubu8litorCWVmVTJZwhAlu4UfSOAJI3+eiXrYtX7E7Zny19m7ixZ8jkVKXU7SOAVMfpGgB28opUb6F9cJ47PwD201vNY/crcSRyXUlxI8kkkkbM6s7lqkgud/nTprfqcM26lzdrdvSSvPLhrRncFZC0YpuvHden07dNZk1fNweHCYu2hEMGPgjhqpMIQEDgSV2PwJNNa8zT1dT7e0s7WIQ2ttFbxLusSKAtevTVnj+snNHCePKFG9EDhVFIA8ONR+zWJWua8svH9zmyWRt7NbaPF3txfR4+/8qNbRt6K27yAbvQc3Ujeux8NR0l1Au+3/ca+uPvJMilClGsFn4hmWOJeW44gOyORQ1BbfbVlxm2VUj2tz+QlvP6lfQqt7vDP68jNbqXLUVVBBPHbS2/rmvG9tL+Z7JnyMVmlhAsccERLeq4nhl5FxFGUqsZFV8/zpq+Zy1JMScb2Bf2GMsLB7+3e4xoV7WVleRZLhGj/AJky0QkUQim/1HfXS3CSKi59p7q5uLC4fMQ2TRxGDKpaxMFvQ84uZGk5NsXkRTtsAKDbXLupWtsOxYcfl7PMtfyTTW0rSegf+GymFovprQMORo3w203Ksv43JoWABIr038PnrX3UpSOO9KkVo2peeV+eAwtdwKA776y1uQwyACtRvsBvWujNn6GWValaD59dG4AygtUbFhQ+A+ejP+TkJ8DXwf4/lolugSLUkbkdSvgDrf2ya7HjWu46L8dYDQfLyc1LD6fjq26159YBzIckpsBUAeH5aa1bgchPXluw8dSM28hgk7BitadPHVtW+nMCQVUb/Eb/AI6h5v4CyNT6uQ+A/HV83K1ZoJU1NDSv59Nb+4z80Ig+UAkDpQ6xbtakM83xHWnTw/u/hqK9WZRRmBBfoa12/LRnhEKgKNqf3QdifDroeboYKhOpr8OtOui2ap+4MLH3BgszgZrmS1hzFjcWUlzEBzjE8ZQuAdiRXx002PF7v2ItbnCxYeTuae0gkV7fJf0+ytrVLq2Zo3VDGAwWRHiBWRTXcg1Gs3KbGowPtJg8Die58HJdT5TE91wzQZC1mitoXEc8kzuDPbxRyyH+cQC7HiAKU1c04qWvtH2jPHfNm0ue4shkreazyOTv5AZ5YpVgRAHiCBDGtunpsgBU1PVidLxHS584LF7Q9kRf1FpLO9vP6iZWZ7i/uZGhkmuUvJJLcmX+S7TxrIWjoajrpvDC8T297P8A6ZZYeXBwT42wM5t4LnlNV7o853kZyWdnY8iWJJO+kvCyjnsTtBrxsj/hrGm9aF4DcPApJjk5iRdwa8hI4JPgxHQ6pbq3/o2LFy92cba/cGIwSXHopzaNwqtGSRUqVRQR02Hw1j12gEfbfbkYniiweOghumR7mOO0hVXK/SXAQBqeFdW3Ft1ZR21rAno28EcMS0CoihUAU+UADpTw09TUGSJUU8UDEihI8PgKflq24DMFoAakk7fiBTVHh/uHmPcnGdyRJ2rFNddvvZ4yC+ghgV5YJ7rIyLNdRMUPP0oYwJIyacX57EaJWElX3vy8jWlxBdWC3l/Pm8eGuWt4Y7WezuFgx001sA6elMkZI61bcnoCzptYz37L23e48R5hc6b7A3VpdPRCbWIY779OasVBLLOXSvTlSo6h50uB9zZx2r6Vv3Nb4YRWTdyRXl5NPcvkTYXC3cyoLyOUQmYxAL6gXkOQWlaymLzJ9h+4htc/OJ5rqLLSZGO0tYruUXMcJyVvNAJPUuPTZWtomRQvEqTxJIYsE39Ho2IwWXfF9k4tbKfEY3G5N77N280iLO8cCSvbRsIppgQ07oxHJtl31R5hmvbfuzKZqVr3tm1u7a2lzdziMlFcQiYXWSurs2skrP5hHbxTLIqL1c1O600GXT2R9wWFl9zkLS9OHtLbE4wSyt5LCwmhktwaivqUMnI134r8dc5sHtHtb7eZDsE5IXt3DexX+PxUYaJI4WjntIXjmjKQRxI4DsSspHNgaNXiDroa9hVvrNCUpsSTpoVVqvnNStKD/ZoxOyGvIcfE+bb5bDRsOrMXDD4dB4n8tA0qAOL05V38NE3nAWqpBJqAfHRXA0DVB3HIN4ddtAhJG3HkzdD4jaugUFQRQbn4eB+I0DSxJArTl/ECRXQJyO4NCCKE9f06JbgBonFuPKpBDfCg+GjG23hyqpJMZqOo8dtHSHVFaAkDqAdv1aJocigkqpJAJJY9aGnw1dZ9S2vqd/l08nsj2gaceK5Lb/vG61y9dtTp83+/WB777zOx553JMOm1bqQ63En6yhCnmK/iB8fDVcyopoKkeNTqSY3fJCAGaoJ2FB4HfTEk01F5EmnQ77dD8dVqecFA41BBFN+Qpo0RlBAPULtt10ZvnSqQP90kjlX4azeeFzjCUVixAr+o61JiyYcqEHkfMzU3Hy8dDElBQA1+rY+GiXI4ANsd/Gh0cqMtPLTp412OrL/QshH09PAn92pqyaGtGoGNa/Dw1ZbCzBAo5Mo2p1b4nV+qhK1orChU/HbWW/XHTvTC702+e9NE83IIqoVLcqAb/p8dGQzRW5VrQAgj9VNN1vzNLyDAkMS37tWXGfUwo8pHi38RPgNLdJKHUKpPLyjw6/nqNfPBoNBQmtd/y0ZwwUqSWr8B8aaIUCgJJqK1IHx0dNyBs1QdyD+7Rn7oIBQ8mFQfp+NPno1coLAAmu3E70pQaMy4EDydmpyKAivQU+OiY4ig/vDc+IofiNEDYDyqWAPX9XUaLboDgFFYbEnf/To156MBalG8wHSnXRLdcASzF2B49RQfo0X7MdQa08tRTpWmr57LN5BYbNyXy/DpuNX12k/hnCoIjFf1U1lrOHN0Vfh4A/t1LcWcAE0Yk0oD5gfnqzk+ucC81VIaoHUHx+Q0S3eHch8T9Xy/RonzXqEhWjUozjfbp/bfRJvSM5O1V2H0k06aLeLwAX32rTjQ12OjZF84qTWvxO2s+nOz+HyVPFW5ceoIP7tZ9TGvk4gkKCNqbbU2P6ddISSFLHjxX+GnFfjo0VAeDUXzbcSPnqW4HnbiDUEDp8xrP1vARgCPLWu1PiPHrrUmJvOEcN4mtab6W84pCFAVqiteH4bbb6loQ1p9P9q9dT5ocAx6bA9P0avqalgpRTuNiNqfidqV/HVl1TVCgjbcU5DxFPHqRpKzLyQoGq21PjTfTWjo1cjl6YIH41p+NPx09Xgd6aswLN06dfHbU24HkBo9iTTxPT/VqS0RuK8vKeXiDXbzba1bgaw8wNCnz69dPN0II+VdyoAqxr1qOmqFRfKAak7Hf8P0aJZonl48P7vWgrXWfhQz0rQ1FRQjfWktw1m3RS1SBsv46mc6sdsGII3O+qEkoFJGxbpWugjGlRVqAAcSR8R4/o0BDTgC1CoG6j9nTRi9mbEHiStK0B8K6luNhkmpPE1Xc1+P69UIWPUdCK7gAV0A/UBG48x6b/6tDCsQStDT+9Xx/DRMInGhou5BoKDcU2pXRdcPn16iv7jonGkYb8mIHif7eO+hzr6j/wCXxgPYztVl2AjydK/LI3WufrtXzc7283efdbdWbM3xP53D63HPcZvkOLgMOv1D5aq59HL4DpQdQPjozZhG3B8woK0r46Iah4ksRt8jTRvzP1IAXcda7g16anrpsPnxSgWjA7E6xLvCW4Qts/MU+HzB+GtTzyk9bSRAgjY0p5a77HpXWmhyQFUkhfEtXYAfPUs1KdHJFNH60DCWE1o6mqt4VHx1YuFDDcAUP7Px1Jdc/WJSg8RyoxPXVa8+f6a5Yv0KgU3+eifNIoUdDQqTvonq6fQcSQeXwAP7dE8zbiAzSBiORJ28o1y+q6WanqzEIHABA2I1vzdPmFBJBFdgPzOuvmTOWPU5MoQd6ioofw+Os3PxeYcoVWNevgw6a1JxrnfXLia9eleh1huW4E60IJIP9vHRrbgTcgTQ+Qb/ACOrrG2UMh6mhFOoPTUaklO5mlfH+L4V0a4vCpymUjx9sJXCmteKlwinx6nVlxmeWOtM1mFwlpfyXdpcTu7T5OnSFJJKRRKh4kgJ1PWvhpLi/MTO8LjuS0Sxn7btBeyrNJ95bkLV04FU3YinFqHUWTGatpvcOW0hjnhjjne2hgluKxxkXSNWWegDURx5R1I+Gi6usTB3H97by5O8naFLKYXECshjNyJaR0AAJ/l+Jp8xox/iz72ffUpllW5uIpCzGyjuJ0ZYlJAb1Co85YbrTZemjVmrvB2XclvewzZS8aWzFpNELVnDtG5lVoixA8zcOQJ0jPw1oqAKkChIpq26l4pBxUgsKb0J/YNSEu0j0DE0NfEfCura3JgJqanxqOJ/0ahYYxCk8agnp+86sZ+HcQ5DeUECu5/XpWuojFV5sWFa7U+J+Oos5JGAHNFqi1op230ZvrDKD+6eteuh9x6bIvBHqKf3qD4n/VouIzDioJBB/wB2n6dKz6l0wJQsxAbpyrTbWNrU5KiuSWACoDWNT+35a2SYLIlUWh3WgYHevzFPhrHstwgrUhWP5E0NB/p1tyIybnzE8TWtTtTw1z9etdc2OXl1qWA8PDfS3hJfw5m8ysKk1JofD5fnp57WzRBxqGHX5a366JCyKq0NSSQKj5nXOdmcgqqBqJ1/iLbV1r12ohUVPxpuB0H69akoWNQK13A6Gla6kudh3BmJcnZNgPlpLIGEcqEjf9+samEZKpRmqOop8DXY66SfqnivEU+VAdtWzQiojMnQKNgPCoHw0kwI1eg6H4aAarRuQ6+O3j+Os+pA5qHevEjxB6ePx08dAasC3H4+Pjvv460HiNwajY02X/VqS6G7k8StfD9G51Q4AMoKgkjevx1j4DGUBh48hUClaU8KAafWBaht+hXYfHVk/QFxuPgPHrrPq8iM68FKih3oVJ8DSu2pNBQB8aUBoT+/W9ztLAG32JC1/D4UrqzKzlOTyoeR6bEmm9a7jVbCfmV2OwB6D4aADBqghlA6n9egOACAzfVxFSv7tAJWDjn0WnmHz0LNNj/4j0rsahqb/EUrrO3UnmRxJD/SNulNvn8daV9Q/YI8fYXtc9P5WTP6chdHXP12Pm/3hQ909zMWoxyt74//AJd9tdIkus8pJXzUFNj+Wi1h8r3xHic8mFGNeaixNJfBwqIZvpBr8vnqVzvnKd3L3fc4a4W3s8b/AFBZLcTLeBiIQ3MKIqqD5nr5R0+J0l1uTjFvhszcZG0vJrqyFhcW941ulnIfMEHGjNx5CpJPTbU3nGfhR5TJ9y2l3Otu0htxeLDaLHY+qfSROUrMyk+XwU+J8dX101JiNhL/ALyubyFry3uZ7GVWYRzxxWwEbHrIVWvqqf4QKEeOs+b+K0Nk/c0xzbXNtDAwuzFgxI5dPtgtFZgviTv89as1N5xnLLE94oYXvcwEPqzfc28k1QBKvBWGw6tuq+Gs/CrePA5cXOeke6DR5cJb28N07SiCBRRyEQgVI6D9OtwbDG2UeLx9pYQs8kNjAsMJf6iqigrSg1WNypqkBTTcih2+Pz1liiI7PyIBJGq1NpHajEhdx/b8NSXW5LHLxoOgPh4aqTyKVNK1FSa/idEvF4CYAuCetdz8dc5i+bwLSq1B6UH6NdEvrenBloWYgU6Eg7nV2tSf0vIE+bw1FoZIUggeNAR/bx1duYx88F3P0mgG48f26hskygszVqASB4fDUv8Ao1swwgksK8fj11Ylk7MIJUAdARUeJ0Mk5Dbbb9GjPM5MkEVUcqJCPp5AGn4Vro6RAmWykkMlwkDPDRmd1BYU6E7eGp9QnP8As5r2HmyNIpZFDVHiD0266fUa+ajG6hLMQxoqliqg7AddtNjN8WnG4hHmAJBQSEAeB2FdUvi0+OT1iw4mMpt5xStfhvpSoKXcjnqGiWYx+sF2IG1Pj18dc/PrFnnIcLhzMsRtiJSCVBYbAeJHhXXTYzfOleSejM1uAyDYBup1N5wzgrFmALAbipHXfVJC0B6E1IHHw0N5xxHHcmvgNq/joqO7lar8P39NGfXRnwD+XjvU7fo0SesM9VVBquw6fP56JZ+mch/e8dGXqMm0aup2Y7rtWpG2pXYELVadBTYkfltpKEIVa9dtuvTUtxLeSKpNTUmhNP3an2px2Dcq0Ph/orp8DiBsAvgaD5fDV83Ukwx1HEeXc+HTp/t1mTVKzKwHDy77r4D9R0vnFnnSOWLA1AqDWnX9mpLlQvHhShLEbgeJ31q+tgcTRTxNT4t4/gdYTXBdgONP79d/zrqy8qRgCtaCvSoH5DXTWbv4VOoo1VAp08flrNsqf+wvLZiCTToPnrDZB+JofqBHQDQDZVK8kAFOjeB/L4635oeRQL4+P4nrqz1yAgFSB49RvWm2+41rR1GpT6QCdv8AZoFXcUqQWIofhrN86AvSpqabUJPw/PU+cZt5JGBTxCmh6ADbx0+2hixHkpRqVr4bjb9us26GL5a+alPMpPXx26avm4OJr8qip+HT466BFIBCmjUqPz1yobWhY7czQV+HX4a3uQMJ6AJUCtR+B1LZQOTiakEEgAlfD+x0lgj3FxDbiNp5kiEzJFGZGC8pJDRFFTuSdgPHS2UUV53X23YyyxX2dsrOS0iE1y0sypHEhkaEF3YhQTIpWhNaimsy4J0uYxar/NyNogFp9+waaMUtRt9wd/8Ahiv1fT89dJdZ9XKSXMYuC2vLy4yFvDaY+ITXly0qBIoyOQd3JooK71J6arSAncvbjMsf+IMaGNob9Ua6i5G1oT6+7f8AD/3unz1z+qHw9w4K9ubezss1ZXN3d24ura2guYpJJYD0kjVWJK/Mbas9C2jHIGu1D5a9TrVobWNTSnmPWvhqxn65LSnlDGjbkfH4b6NPp/7CVHsJ2xXr6WTr+P8AULrXP12Pm/3bv3b3OrdP6vffP/8AOH1rWL55URoAw8PHWrcas15nmZ82O4cgsOCgkxEMUCR5YWYubly6gyJx6lVqSPCu2p5ur2ZDL3wvJILUSYxwq2jG3jgmUIeXqNGTQc1247UOseu08z5bfFG/a0Ml7FJFNLcM6QPwLrCT5VYA02Hz1rzOFY+7xffYvbv+nZBbaC4uQRcSz+oyQ8qlY04lONOg4g/M6xZlE0YfvSeOOK/z8aesOVxLbc42VhUBI6UotKEmtdWedEK57Oz91bSxr3hdW91cRmOS48zqAdjxQmgp4EadUTsl2LBlRAbvLXkU0dnBaS3kDlJHEIFGrXqWFdX7G2tIpLeCKKWY3LRgIsxHEtQUqQK6ln6luJ4fy08KeOr5Y0yIE0qT8BX9etr/AJDAhSdiQOnw0O+nNuDyXlXffpo2bsCC2w6GmpbjnfWjl6Akbg9B+Gue1rsCtaO3lrrpkJMgocEA0JB6V+OqzmV359ep1Jv66G1/veIqp1QvIV+R8Rol6DeQoPKK/v0Yy0PkxoOjHpqXhqfw8gmMDYOdVrACprWpp15fhqXUs4dUMvWnix03O2ZL+o8horUWtOmq2zFwl5JfzXEVvJMsKJ6UbD+XKR1Hx1xr1/8AFPPvxJuHzLO8lxdT2npJJEnqRO4UqV3NCtd/ho5WzMEgWaRYbpQDDxILEkuFPQGoFdWZ+o4LcLa3AJihkc1j82wFfHWp6T65z8GglMe8rwiLqVQljU9STqy6v/JJOkIXKxMUivYPtg5epU8gPhXpqXzJHPSW07SzSML2GUvvUI3Kg6Cp+GsyTD1ylyW9y3NRdgBl8qhP9em3Mh58zEKOC6gnd5rtroOoVRwCqlPz8db87nJZJ0sOIC7EhiKhT+7WnKza4qx5AVXxDeHz0b6gJjoWNa0H5jRmdh1Y0qNvn8dGrNCZKEgkDfyr+Oih+k3wGjPy9OYMEIbatOJG4OjRCVjWvQ06eHXWL2m84837c91+y+7ruPH4W9uLi7uZXjhjmtZoQyrG8ocNIqgoyxtxI+FNbUPM+7faOAyeVw91dTyZHAhZMza28XqfbQtHBIs8pqAqE3CKCTuxoBsaY+Bp8f3ThstbZbIY65Fzj8Pcy2tzexASRu8AVmMTR8vUXzUqPGutiiznfN5iM8cHD2lfZctjZcqL+C4tY4ljiYIVkEsgdBzZRyZeNORrRG1yk0YZ/fBJ2xUOP7RvJ5s9Pb47EiS6gRHylzFDMtszb/yxFMH9YVBA2HTSTR6R2b3niO9MRBfY6aJbwJH/AFnFJMkslnM4P8qQp81ND4jfU1cxpri4S2hmnmbjDBG0spUMSFUEkgCpNANdOMR+fMn7zZL+vQY3DthrbG5i+uMfjMtkxcQmxazjilkuMjExhZI5y7JCvkJbhUnlTWfneh6b7b92X/e2APcV3ZpY2t5JGmPteMiyJ6dvELn1OdD5bkyoNuij46l4Zzlvl8xIpv8ALau2o0P0ULWnz6610GKWFCSFHiB8fx1cgJWop/DUD501mww3gOJAJFaEjw/DUCUIPAbLTcfPVlwIzEEKCDSgNdAtKVLGhXcH5nffV89hSD0B2ptQ9ddAMCtCBWhNR8RTbS8hoiDncVWu9f2axvzwFVDUEKB8E6fjXT6HGoAYr03Y9dSXA3au68qnb5VHh+Wr4C02AG9BQf6/jrVuAav1UAbbtT5jXIc3IV+IoeXXp46t3E015DyqfyJ/Cu2+oqMzk8QOnWvQ06/HQY7vrtWLvLD2mKmk9C3XI2l3eM3IO0dvKsjBGUghqDykdDoPGLf2Y7jhb7i9yuPzF2bl7i4mJltp5pDfXt0JY5o1IikIuhXyOv1Lxoa6RZmJ197N9yZC0mu8h3Rbf1yfF/0FhHaqlqcabNrdoSqKrCssjS0Wi1C7a6zGbjQYv28z2AwfeGMxmQx+QOWFmva8eVhM0NmltGgWOYEH1BE4LR1BoAoaurqs0/tBmuFnbx3ePjhtLy3zBuCZXnnvreD0TbTSFE52sxHqSCg8xIC0prPzBqO3fbvK4XN22RurrHm3e9ly176KuZkuJo54/tbckCkCiYEE+by9PNtzHr8bqfLy408a0/TrtAEhj5vrA6keOsX0zfJykt9I26MT41+erPWtTh9QPYEf/QTtdetY8mP/AMI3Ws+ux85u8Yqd591Rg0pmb6v5XD63KxtZxx5djx38R1+Os+u2w0DEmhHEdDXppudFENQCW/26zbrMm8mkgkMPK3gN9b89NCAkUAHlPUn92s+ux0hoalgN9vlrUmwOSrbGhNOp09dJvJCvIDlQDwHy1J5UVONB1Nd2r8dYoI/Hcr5vw+Xw1ZcSzXBhsVG3T8da8qXcUpUb1/T8RrYTkTQHp4/IaluBa0rxNQuxANdYt1j5NalQf4RpIthpFSafQdxXW5dWXRRulABX4an1qhjbam3gx/XqyB9fNSpoegOl6Ct13p8iOmnnpMumU2MZINRX8/lqqCyFPMWJI/h6HSzWc50Zn/lmtKn9GjSI5Yk0PH8Ov6NAsbADgFJB3qdZ99JNI4Dbkn9GpfX8UARhPMtduiFt9P8A1P3TWG4HHmDufH8TqySgXCFuSlA9a0VqH/Zp8Rr6oawxDj/LUbbrTbUvn+MlKIPpQAnbpq+ZhuhtGvQorDx2FNaX6wBgoaqIK16rQCg1myWm6M1aVFA3Uj5a1JiAE7nqSR5ToFO9QRQgf7dNY9T9MXkQwUgf7xqf0aNeegqFSwILGnlJGim1DNsTUGgHy1LNSzTHoC4Uf9oeGqoPqN8H+HT9Wg9RK1rWpJ6eB/fqW4BuvMFRtXYjp11i+tZznX417e7f9t+3GxuR7X7z7lv8pbywfbTYXGwSPPH9m8phMYtGR2W3lLTOayDkoLBiq6T1jTVXkns5nb7NZaS+yF9k5b+0hz1zEOEtyrW1k8McqcV5wSCGFxt9YNKebV+x7V2zjsF6GdGEW5s7afJ3kV9FyMKi6SU+u8Sj6QzdCNiKU1ged97dw9kXHcl/2v3LiLs22VxKPmMuZntlNrZi6vOEaK6SyKgjcyCME+ZQQQdgi2tx7I5lLZorZ8rLlVt7SITrePMU9dLWGdvUNVPqxJH6w3JVVLeUUsloubf3U7JxY/pWJwWU+1sXGPx0NlaRJFPPF9upt4C8iVaNblCa0XiSeRIOteouhWPvn2nke4u3e2Ysfl7LI9zMsdvHcQwr6AljE0LS8Z3IEqMCKA06NSh09dIyXcHufZY/K3C3XYEV1He39/aZLIfYetJfw4nKW9lEIOJLTuElJo2wfYGmnnR+iMTd2eTx9jkLIJ9veRLMixsroPUAc+Zdj9VajrqWci0IoaCoU+A+G++p0HBjxruQNjXalf8AZpboYaEHxBagUn9Y0ChhUArxp0OlurboiipLAUH938N9X1MR3UNsB/p+OlmAYCH8aVb4/LfV+g7grHc718w8dPsNNEXyAmrHevQVOs0NPGpNa/Aau8YB+tszKB0+oipH+zWQrEPSXoT4HwoNA7kKim4O531ZNAjUbFeI/vfAHU0K+ygKhFPE9P06355Aq0bwHj+O2k8h5YkcmUAdOv56erEwJmoD1+TfHWcUwglg5rQdDTYagQEE06j5j9+gQ08dgTUqTU11YGM3KlSajoPGmukkSzQCxDqg8OtfA/DSRPJpJDcQQSaVNT4/lpJjR5bmvFvKVFa12p+OkmBoU0+oemB18aaTzgGsg8xC8SAQo/tTS3ANXIkKMKgfSAafq1YPqV/l+Af2J7TA/iTJD4f/AHxutc/XY+dHfien333mn9zPZEAfCl1IK6154ieWWJ4rSh8o21n1eVIOJPgaCpXppJApqSxrQbbDw1KFoeR4ih8R+GtS5A4cVNCpbfzaz3QpAJ2AqTuNavlLNKB5TRtyfHU89rDwlaGtCfjtT8da99DhQVXr8GO22uY4GuwFK+OrJoYQOhNadPHXUSF84B+ulNh465+roYCSD4UqKHbUt0cARxA3r1ppbo5qUKldx4A701Z6wLQkCgHlHX5av0BGo2PWusM3sUMGFDQmnhq7WjSTyG+2w01L0apqa03/AL2t+b+JK5jSlBTrXx1azbyQvzJABBHgfjpuE9G1BQ8xQ9K6xtt4dAG+qgqVI3OugcGUqOIoKnc/s1ytA+prWpp4dfnqBP7p8RsRrXmaG8vKSa+aoOr/ALAI4qaleuxr11q7+Bo3JYEU28PjqW38CtQEUqCoqD8SenXV83YkmA1rVSeLdD89VmzabsWqU2GwPQfo+Ws2frcmGSGoYjffyjxqNJ60AA83Mg13O/8Ao1fXQeByBIaobZj4fo1PPnOQGj8iPqA+H7fy1oNdTXoUrQf69Aj+Q1J+bAfDQBMnJiBsPFyNjtoGc1/vt9XH/XoPUpKqVKjetCK7b+G+sS7wGMQwpuv+z9us9UeM2Pst29hLSzte38vle3zaLSCSyliArJCLe7cJJFIitdIiGQgfWiuvFqkrdKtR7Qdjq3rLYTpdLbS2kd4k7LJHC/olVDClfTMClCa8TWn1HVl4SXW5wuDs8Bjlx9tNPcr6stxNdXchkmmluHaV3d9qlmY+FPhtpLFZ/Je3naOaunvstjpMjLLbvbTrNdXDxSo0TQEtD6npl/TkZA/HkFNK6kmhsPt12Lb2/wBpH27bNCbc2o9QM8nom4+74F2Yuf5x9Sta8t9TVmLS07L7UsooIbPt6wggs5PVtohCpVJOESc15Vo3GFBUf3R8NW1Dl7P7US/tcmvbuO/qFhx+yvftoxLFxUKoR+NV4gACnhpot48dj1dXbHQFomkeI+mhKGV+chU02LMAxPidzvp9USoYreBRHDCkSeCKAo/Vtpo5yqlRTpvxHSupboFINhx3Y+A+fhoCBCrAjr0JO+tzoESm547EGusDuQoaVZ9jT8R08dW3RyAirV3amwOr6mBNubU3oTU/u1kDeo4kUWtQTv8AjrpuQMI23PU04/HU+k3lwPlIUcSBRq/L4azbqhqSAfLSgruBqBa70AryJpT4aBFNRuB4kfj0+OmjuQAoxI5bDp1+f4aQKzN6YVRUblTTb8ddLP4ArTYsASDt+OsfVS3CBnJUuAB4/jqKa3mbysKqT5T/AG21qc8LAG5UIOwNCfz0shS7lTShBoAa9Pz1lnnTgpIAJ6Heu9T+3RQ2YoxqDvWgFep1udAbeZF34kfD4fP8dSXBxPIA0BJINenhTW5MDKksQfA71GqHMePHwHQ01j2EKBjUA0pUivifh8tS+tgYQSxHIVI3+ZPx1JcH1L/y6rX2P7PX/wCYj/8ACV1pbo+dXuSoHuL38oACL3Hlg3z/AOclGtS6zNY9mQqV6ebcdaanqZWjBu1WaiioA8PjrIIvlFQNm8QdXBy8R1BRa9NQIf7x8dyf161kwFDDy7eVvHW/PSW4eo5D4gGoGsztYUU3IXrWv+vV99Beoowp8T8jrEuBrKAPFqjamrJo5QKk06/HbWrcY/yJJPHbxSTykRxRKzyStsqqoqzE+AAGp/k2p7HuHCZN7g43K2t6LdYmuHjlUqonQSREmtPOrAj5EawBnurt6LJX2MmycVpe41I3yAuA0KRLMaREyyBU85B40beh+GrboT/Fva7pG5z1lH60zWyiSUKTMjcCm/jX93xGrPOiDe954mG2x1zj5o8omYuJbXHPC38t5IIpJpAWp/CkTalmMeu0O39yOzbm0iujl44UkRTSRGHnZA5jBpRmANKDxqNXONWeUyy7zweVwWU7hw1w2Qs8StyZ41XgzPbqXZFD0IrTYnUjTz2298O2LhLt3truJ1fhYxFOfrulus0n014hHb0yT4g6s5omxe8GFNvHLLh8qt1wje7tUijb7f1YjMvJzIAQUUkEeHWmteuIliwsvdXEZbL2GJxdjdypd5WTFS3txxhRGSGaX1ACasCYSOOx8dSemczmspde9gBuhje3ZMhL9/JBj0rIDLYLHM4vaFBVFMDFwlfLSm51fXRPP6j3vu/mUfLC1wMT29jdm1xl7xleLJcJ0ike34ny+mrhjy6122B1jzcakW9h7iZ69tZUvsMljkra7w9hcM6usAlyTnnIrNTknDiV+Bah6a6W4qtue+fcYNDFBgrX1HuMvBchYJGjT7KSVYpQTvxZUUg/xE65yaJfa/dnfmQukbN4Gdbc2QkS2it/SY1ZQk5kZuNWq3JPClfHVuCjTvL3EZpLiSylTDiPIOLqSxaCaIwRsYTMjkgKSoIoanlTqDpN/B7lj5Z7nHWFzdR+hcTwRSTxdOLugZlofgdOYCsQSdvl121ub+hAVD0J2Gp5nAUt8ua9CCemrxOAB1Hi1D/D/q1STCHYHy1AHlJ+W+s+tCFiCAdq03rrHntNjmDEhfqHifl8NdLcihU4kjcDqAOlPjpLoRiOJBH4n5fhp6uCOeXI7+UCtevjqwJRP07AN1r8tEtxEUtyIrt4jRTqt/8AbB+j9Wg9WmQ7Fa9etfj8NcUsCJCqaeVj+BOhDQynl/EQKcjt+rV89qcJAxIXpWu29fiNW9jgW6UHQ+Xw2Pw1LgciFQStATSrdOumpNMckqFAFOhPw0k1XeYLu1V67HcDSzAgq1OlOv5agQRgdaU/iJNBoH8Caj6VNSoFP361kwM+qqEVNPOvy+OshvpuvKgqFp5h1/XoHipVf4T/ALtfD46AipxUV+o9Qd9qfPQcwFQQeI/R0+WgFvQnl4bNoOC05AGrHZq1GgaaclUndf4j8NAtQFFKA/Eb1/EaAbcmViz8aHYUruNAxQdiSCw3FN+ugYebEA0AGwH7N9ARv4aUAJqafqprUzA3izDejnqPw1kCMgjJoRx+Or9UPNGAbkDWlPlpIlmhOoABP0jqtdtup1FMWjrWn17AeHx1ZcCmtR0I3AFP1/6dQNfZGOwJ1vzIBMreQmjeLE9R+nVvnQ/lUbDYV/tX56m/PACaVqRuNtZt0NKIRsKHajfDVlwI1E6E0B6U8xr+3SXB3NAnMsPnsRQaS4OLgBTWlTQqQSfy1kDLKCdq06a366H1Q/y40Psl2bTpXI0/D+pXWs0fOv3Mp/1J9wKmnHuXK/mfvJdalkgw7+YqB03LfPWbdDd0au4JqNummB6mqEVrXqp2GmkFQ9SaErsN9QMr1r0P4Gvy0BCaqK06V6V21ZcCAk7INtqL0G/z0vrQQACpFSx+qulodUhQCKE78hqBG3A/AbnVlwJuCGp0/RtrX+Qi31rHkLG8spHZYr2GSCSRPqCSKUalaitDqS4PMbb2e7TsLZLa2myEEHINII7ihkCkEIx4/TVV/QANtZF9lewO3c810culxeTXn2ZuLhpmV2axEghYlaeErg7b10A4/bLs2NJ448Qvp3EjzSr6jFTI8kcjOBXYlokJPy0EqLsDtG2tFsosOgtY3aaGP1HokjlizruKFubA08DTVt26H23ZfbVtNPMmLim9e7hvUglHKKGe3FI2hQ+VCKk7dSda+1izxfa2Dw0N5DYY2KFMhJLLeJuwkaYguGr1BoNvgKazbpbqQuAwitGFw1gvpuXp9tGfOa1ceXrud9RBf6bjkZythbCtFP8AJQVoKD+H4ba35n6JH21qCGS1hVuYfmsairUpzJp18K6XngcbaAcT6MYaNSsRCrVV+C/AalvGJbhfQjWNVSJKL0AQU/EbaWzFAlgimX0poY50JUlWUEEqag0Pip6azoeW/wB41J8wPy6abgV3YpQuTQ1A+BPU6180AKqDVvPy2PLfUlwPk+kbbilSOlNb4qXfwHetabbjVtxUdgGIqQOlQRv46zPX9Zl/pzErRAabVrTeurstW7oJYbinIqDsflpbypVYLQMOg2Yat6A6hulOtR89TzGZOXV47Dw+ddW5eGic6HkT5WG/y/DS8TgBcrRWUV3pt8KazdoRiTy/h23I2Hw1fOiONwEB5AHc7/v1oAVj6h2B+X6tS2h3or/eHWumj1Od2BCE7iv4fv1JlDPDfqPh/t66zxoaACBUUG9QfDUt54BFaop9R6qfy/dqaO3J3+rr5aDQLUIAaAk+B/0nQAJPlB28AT89b80Hai0XxPTev+nT1QMEN/CAAKUBGsB1TUEbUJrtX9/XQM5cgQAW8aV/bTRLNNVxXkd/hXRYfK3QdD4bVrX57aBA9OLFdidx+7fQELcioIYilRtvoGO1fLQio6D9+gYDyqw3Xeq/H+x0HBkVTyO+/wCr/TTW/qDlb1B1qCPHw8PnrMsHFAnECpfpyPiNLAwEcG81NxQH936dQCAFKI1d+g3/AB2GgeCASajiditaEHx0A5K1A2PLqf2UGgchJUin0/Uep+WgZIOKU6nfbppgGoZ1BpRqeZa/A61NgeUAoNj/AHlO3XrrIE4Bb6Qo24/DfpoGk+HVqbD+x0DAxrx3C02J+X46smjqseR5beIHz6fiNa+s4HEnzBaGm1fGus26IxZgS3HcEbnp+umoOaShoAENd1Bpt+I1rzcZsKzUIA3U1oab/pOreemjCaKa9VbYAbn5bU1gNWlDQjkTXc0O/UjQdTrUhf8AsnqadOmuv4z6r6pf5bwP+inZgHT/AN4/+JXWud7Xz0+c/ud5fcr3Cr49zZbfrt95Lq/NVhgXUdKsOiDx1LMHKa7sKAnY/H89NBaUFDUfqr46geCoB2ANPDQIGINadDvXxqNAUBR0NK/T+egUgIOQ8xY7bbmnx0HFgQCBUj4fs0wITUU6H46BajgCCQ3iBoOHTr13FdByrWpY/ChP4fDQDWlSCK0qR+OgcFBNaD4t+Og4uAaE7HoNqaBxoKArU/wjQIKKpcCgJodazjQvMFWp5SOlP06yGB6V3BI+JAO+ga0sQcq0i8nBahNDQDcjW5xyzfJxdQANlBAJ31m1YZLLDQAyxRksEj5Mqgueiip3Py1fpUY31kEDfe29GLhB6qbmIfzKb78f4h4eOs0dFc291BHd29ylxbSDklwjAowPUhgabHQB9e3aSaFbiJGt6PIpceXl0rU+Oge8sMYrLMsZWu7MBQ/M11q7BUZPPYbFzrb3uRjtZ5YzMEev/DUGrV6eGshbzPYfHxWkl7fxW0d5GZLIyE1kAQP5P7x4mtNWVJdKmYx0q1iuPWYo8oRVPPjE/BjwpWobanXWvXaqb/GXbgCSPkGRXDcGe3mXmykgolU3eqnyjfbT15MSrHuTD5OSWGyvRcNDE08vFHrwFOVCRuVJAYDcE0OsAD9zYSPHJlHuXW0kma3UmJxJzAqVMZHIELuflvrpJvIhS959tQ28tzLf/wDLxPwEgjbz15ENH/eU8SOXTbS+sqVobOeG8t4by2k529wiyQvSnJWFV21m+kmlYgMSOi9QPGutyfrRTwYMgAoOhHwOpdDJSvl3qdtviBpLU9XDWNCpAAU+HXV+osAfkDyBoB1HUnV0BVStDtx8aHr89NwLU/8A2rx+OuI9UmPMdd/Gg+GmgPEAhSQRTcVIO9dA8Jt1pUdf9ugaFcAkE8SfHROdE4kmtSGpQmvh+WimEBqHbqPON9q/AaDghVl/i22/tXQDkUFxVjvSu+2w/ZoENSx+I/V8tA/iQQR4dR4V/sdAg26r5vEDbbQO2G/HcUp+Z8dB+TrX3y7vj7hzFpkMFEcRgrruCW8lSF43mtLFZ/sFhkLsAzPaTB24kUA20G87h9x77Ididydw9l39pbZfA3cy20LIt+l1bxXBtllVUZKJKwJDjkNj18ArG90+6cJm+5e17vBnP3eLy1rYYjLSBsfDdC6NjGaFEnFY3ui7/BeIAbcgDdl+9kvcncVvhs12y/b9hc4yG+jyLzSS0nlMSCIj0UAUvLwVjSpHSpoAymB94O948JLlO5MakF08dp9gs8LRWq2kxnD5KaWFZH3ljEXphfJVCfr5aLJovcneWbvu1+1p3mnbJX3ad1Pzt4Jkd+5Zba0NvAERVoeNw5UHyneoBTYWY0P/AFR7ycX8WE7UjzF5ZZn+jXmMQT+vYGRp4rae8coIyjmOOVuB8sbgnwJI0Ptt7j5bu++7qx2dwpx1zgsxPjbaa3gm9F/R5MVkZ6lXCqCeQUHktK11qX+jx627v99LXNZF5sNf5Gyw82fntrVrWiXqSJO2Oi8kStSAwHZTycugqajUmaLy3769447abuE9rTzPPaW0S4E426ZfVP8AVKTxjkskYYw25kVgdnUVFQdW5+Bt93x762sF83+GrW8kDSRI0GKu0aJFksB6wQzyGSq3MwCgf/Yid+LDWTGlwfc/ueuE77yWdwV1Pm1tbCbtTBwW1IxPcWaK0cbFixCXBPqBiWUV30GMuE97YbXB4r/3vJLg1ycXcV56qGfJWgnsZ4fRuUBj+4aJpo0Yjbiw2J5CzsTcxL7ux3PddxA+W/pkz5KLsyK1NJYJONvJC9ytSWVk9RI/BWBruwI3ZBrOyz7lQ93Wlv3F91L2/JHnrmK7cgLG0l8iWttKtdxHFGXhY78XK/w6z90e4SSBuBCgE7N8dZDJAxCk/CpB66BGADKw/i2pSv69tB0vmBUKSQOtemrLgjbIKU5EN5j49aeGrfWrnA44cq8qniailD+3WUDYr9JUtQVoa01YAqRUgU2rXr1/0aWjjyIZSfHY6SjlIUcRWh+oGv79X1n4GkkHzNxHWhO/6dZHMSQH+kAEhaDrrp9Qs19Uv8th5eyvZZ61/qRr/wB5XWsXsfOf3RQn3I9wyDSncuWof/bJeuktGAeURLKzggInKRgdqLuTrVnHIoE7uwRxcWYF0zWUk326enG8khloCECICxIBqdumsCzw2cs+4La4uce7SR2109qZTsCyKrEivycddALM56xwn233YkY3TlEEYUgBV5MzciooAPCugzsnf9gLqytIsbe3VzkG/wCSij4eeLgXExCl2VCBtyUaSaJ2T73x+Jv5ba4tp5be3ljtbm7iZWZLiVOaxrDXkwp1boNBVZ33LscFnrXAzY24mnuZbQclIHCG4LepIw3A9GgqK710F7J3O9za2N5ghbXtreXLwSvMWBXghbkoSta0pvq26Kod4ZHI4jH5DD2EME82Qt7K9t7nlIFWYrykjMY3C8vH4U1BUye5twzTQ2va17dFJriFJAaLI0JAUg0JCsd6npoGL7hZ4M8MnZd1DKW4W7Au0ch9Tg3mEZpQAsdulNBbnK96ZixwF1irNcPNc2ktzk7e5QFUeOQBYm9ROZ5Cuw4k9a6Adnm+9LjJ2tvdYmOysvXhN7OsEpCwuVqod3oSQxBoPLx366BuWuO+E7knXCpI+M4JHCkig26hom5S7sAzB6bUr86aCxvoe7pu2sbb2N0trnxMFv764AYFPUbk3FTTzJSnw0FB3Ge9I7UNjbeVMcbFIb2AuJboSIjcjGR1dmpRtBKGN78usPirmHIHHZox8chGzLxMawgwo60Ir6v108NBb4jEd1LfZOXN5b7myvoJYreCNwFiJWMRmOigg7PU18RoHWXa7QtyndHkTDLi4JQzs/NqiSR2O7VAAB69dBmx7eXkcE9r/VxdwoqRWUdz6nJI0RAEdwSWClTQkHagIOgZkPbjJ5K3Au+4gzzQw2V5BHH6UBs4iH4xhCrK/MVBrT5aJZqyfsi6fBRYW6y0d8GyVze3V5cQkyyRzMSqKyOvFgKBmHX89FVC+1yF2knzD8pEjRljjCqBAFEZQVNC3H+Yf49BpL7tq9btabB2d1F96033HrunCFnMgkIMaUAQ0pxGgr7T27t1trRMrlJ74RQcXgAAiEzIqs4NeTUKgqD00ErNdh4vOT3Nxc3d5C1zHbqyxv5A8FPPxO1XAAavw0C5vsjFZqSze7nuVSzto7aFY2FSkX0nkQTX4/HQFn7Px19Dh1ydxPkWwSkYuZyiPE3D01kUxqvmUdD8dWTRKs+2cdj2kuLZWiunWRLi5ookm9V/UZnNBU8vHU0V0vZuKmFqjvdCKygSG0i9Tyx8W5eotRUOTuWB31uev6BWnZ2Cx8hlgjmSZfUaCT1GBjkmYPLIn+87KCxPiNT12OXs3DNawQOtwz27My3JmYzEyVDlm8SwYgn56ktDX7GwHAosMnARLDCnqkiGJW5BYwdgASdQaa0tobK2trO3BWC3QRxKxqaL4k6B4XzN/DU9Out+dAiF5Enck7j561oZSp3oKdT4g/LWLsLNIwanL+Hx1kRyTtQ7eNNa83A0uC/Ejpv89a4oZx/Dr/Y6fMHqjOokB+k06dR+7XMNY8t1NRTwPX9ugQycV3BHhv8AAaByupAWtTv1+Q8dhoYbJIUcqKAMOtNAhII3HiKV/VTRMKHrU0ApsBuev7dFNYGoHUEfhXQM82x2Uneta/lotmFqTQneo3PyHh+WiHksAKeABJ8NACrMpYeWm29Py0AHtrepPopzYmrcR1eta7eNToJKxqiL6SBVA4gIKCnh06aB3Cq7LyC7EEUGgGY1ag4AbHcDwJ+WtSzAQ7bb0XYU+WsmnSHmwegYb8SRuNDUFbW3he6ltreK3lu3WS8kjRUaaSipykKgcmCqFqd6ADQJb2sFq0wt4Irc3MhmuGRQDJIaAuxA3JoN9AYgAs38XjSlNFuGAcl67N0A8NtEDBLMVPxpxOwNPmP2aLp7LuwJJHjT9nXRDR9JXlUKSCynVnYZyodvKKmg+VNX12GHbZQN/qr12+esheVBVKHbfx+Q3Gg7mASjV5MKU+GgAHNQStT1qD0+W2gf/MPIgAfD+x0CGiHky04ipJNdAjsRR1pToD1p8dAnJNv4fE1r+WgaGCMAu4Jr8x+OgFJQAMW6k+UU8fnoF5GpNKcOh8KdRoAE1Lb7N8aE7fs0Co5AILUPTevT9Hw1ZNH1W/y1Gvsn2Wa1r/Uv/ErrUHzn90K/9S/cKi0UdzZapr1/5yXWpZE38YSWNXjaN2IEqMjU68WBG36dLdViY/brDw2b4/8AqOT+waUzJaesiqjsgR2VhHXzqKEHUk0abBYDHdtWDYzFwtBaeq04R3aQ83Cgks1T0UddSzBnu8spj8Q2KmyNobmJ5WMlwLl4BDHSjNxjqXB8RSnxOgxMXdXt3JH97F25KEt5GlW59BeKIGMZkWQMQFqaUB8emt9TRx9xMVLNFc2fYd1c3E8TGG4kVUZ4A1N29NiPMdh8N9YFv/jOfJ22dmxnZskeWxUEElq15CWWaSSTg8YJQE8etR4b6Cvl767nbI2Vji+w57S0jNcjcmLyopRgeNAK8XAIp1GgsLTujv8AbF2BXslf6gI3bIQkekKrUhU47Bn2+Q0FVl897wMHtsP22Jfu+ZF20ZiEIHEqvnPQGoNRv1Gg2kmR7pg7Xvck9gDn4ZWNrinqRItVCpRSaVqaHQUZvPdNruWNrJYbZpojFdQrauFQJWUFXkDGrUUHqOvy1qz+CdhR7if1KN88ts+OLk3EMbxKSpioAoVegfepNT8NZayPSOlEFCoO3w0ZOc0A2qPE/sGtT+hEK7fwlRUU6/lTUt0N5VU+IrWvTTeMD2avIu1KCo321AsLBlNBVvE6AdKMpYAvTb8Pnqy4Okb4b1HTUoCorxAAJ+B/16A1Ph06EHQINqimx/i0WzHVJUfLw0QBj8NqeFdb6AADyJPIH4azZgXlU7+WnhqaGlqhvEg7fj89IA1AAAPXpU6toby5Er9Q8SfjqBW4r4FqHrX9mgF5gCBQqelBX9OrxgFuWrWreA+WrZwFL05FgKfHr+rU2s9GDk3A8gQRUgatv/lp1SHqjVBFKas57CMaqQOh6/PVklEV0XZVrXqrE00skCBa7kUPQnVkwM8/xP1V/wBeqPVJRyoeR2Hl28dcQgUBenTpoBvQJzpXepoN/wB2geOIUgDc9Touh0XlsKDc8vDp8tENopYSBQAa7jroHlVPAqeJHj+oaBhC133p9XzP6tBw2YEkUI2pvt+Q0W3Tg3mrQLXqd/yOiB8iTQjatNFk1ykgig67Gn7dEcWFaEhjWlP7fDQLzK0qaipqvifHQOMp2AGxPj+zSBvPid+vT9erZgfzVqfhQ/n8tQKEBLDc8dzuaD46NWb0DxHmNaFqAfE00TKZyKkKvmpUsKD4aICqkgljXkSToCofqUnblVanroAlvMelSaCh6D4aBy/TUmgoDQf6dAwUI2DD4EeGgQ8d6qTy/iO/T9mgDsKgg/idhXWpNDy4UL4hh/bw1kKgB40UA18NG/KK+zAg8lB2Hz+GjB6vsQa8R060B+Gga0iMeDGoOwHUj89A1zuByqP4q/6dB3k4hnJAJFAPEU0DVIYE0p0P6dAN6UoT18On6NBxoBQk7jcUr+vQDIpTiNt6/p8TrVn8HMUCk8RyUH8N9XwPqv8A5advZPsodKf1Lb/vK61gfOD3Ranub7hgVNe5ctyPw/5yXROmNoooSakgU+R0JdIGYFU5ePmJ3OijNQ067H6q6AbQ28xV5oY5mi3h9RAxUnaqkg0/LQNFtAo4LbxoCaGJVFOtdXQrRxmQNxFARxanSmlwFP1cgRUfDrqDixoASTTfbQKpJWhJFT5tA48VG1Sfj89Aym/L9n7NB25FQKqTufHVlwIrr5VPUdNQO35VoNz9I30HK5LFedBTQdWhJ60HQ" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.ihvanforum.org/image/jpeg;base64,/9j/4AAQSkZJRgABAgAAZABkAAD/7AARRHVja3kAAQAEAAAAUAAA/+4ADkFkb2JlAGTAAAAAAf/bAIQAAgICAgICAgICAgMCAgIDBAMCAgMEBQQEBAQEBQYFBQUFBQUGBgcHCAcHBgkJCgoJCQwMDAwMDAwMDAwMDAwMDAEDAwMFBAUJBgYJDQsJCw0PDg4ODg8PDAwMDAwPDwwMDAwMDA8MDAwMDAwMDAwMDAwMDAwMDAwMDAwMDAwMDAwM/8AAEQgBSgKKAwERAAIRAQMRAf/EAK0AAAEFAQEBAQAAAAAAAAAAAAMBAgQFBgAHCQgBAQEBAQEAAAAAAAAAAAAAAAABAgMEEAACAQMDAgQEAgcEBwQHABMBAgMRBAUAIRIxBkEiEwdRYTIUcYGRobHBQiMV8FIWCNHh8WIzJBdyhbU3gjSEJTV1J0NTdEWlkmNERnai0nODZJUmNmYRAQEBAAMBAQEAAQQCAwAAAAABESExAhJBUTJhcQMEkSKxQhP/2gAMAwEAAhEDEQA/APV1qVJddz1Fa1/ZrvYx8BbcSTsOpBrXrqNW4z+V7fwWXmjlyuFsslJGAsUtxCkjKAwIALA+O+t+O2JcRo+1+3I5naHA49Gfj6zrax8m41pU8d6DWb2v2mjE46EFIcfbRg9eECD5+CjUL60VbK1TZLePr0VFoKHr02pov4OUorBaKoU0RQBv8qU0Sej404qaUU/xAivX4aJbtGBCoDzFaVqaePxA0amU1uiNypU1YV6+OrIvESdio5bqx3b5HbrvpLYx801pAaDoB9VPEfI6i+unFytSoq38QHhUeNdWM7aIkgG1dzvX8fDbV8zag8LCnn6AChptqWch1TRqnw38KkGvx1G554Dd26ruD/FXf9OjN4oZcmootAaM39789Xqnr/24EqCOVfKNjvqOkmE9ZgR5aA1476OduiEVHKOjbfSemtevWkmgjykg7M2/So1JNQJm5EhTWnQjYjx/frd5mJ8z9OLsqBuJ5A71H4f6dc2pAyoI28pr5qnc7f6tWXK1mdhbBhVdw3QnfY6W7Us/SklSGWlKgkeO/h+rU0l4OJJ8actgCRsa66ebwyAAVYsR9J2ataV1zt0MYAsCAFUnqT01vxcbnn+lLHZUAC9SK1/Man3Sef6QkGhFASNZPVC32Xj5BsK9PzprXmawdQoR8x5qeB/076smemsmBhh15U5CtCa01u5WQuH8x+JrQ1rX4nbXH1PwDZXDGrE9S2/UHVt1Y6lFVmNTtQ+A8T166hZgdQzk/TQjkAKbn563L8o+rf8AltFPZXssUpT+o7f943WuHu7XXz0+b3udEn/Uv3ENase6MwSD/wDdkuukvDnaw6pyUA9Cfz+Wi31/CFDyVaVpsfx1Zibp42rQUBNCR4nSYhyKACXoB031GvqkIr5mIUL9KkVGi3kjVoP73jX/AEaM3Pw0RMaCvjtogvl4EVqOXmp4aEuBHkGBOyr08a6Nd80pPAkheIbp47/6dC38GQ1AXqQPMfE/jonGJYCkDahG1K121vxOSyYcqjYHbegrrWTUG4g8h1P7vDWt1mTl3E1BBAp1IHXVaxT30kT30FozhEk3cDYk/CuvPa9v/Xtnm+kMpBZZSGK2lYGdQTbFq0Hjt+vW5c6b+v8A9P8AivrFplrmO2tC7/UfJG1Kmp601m3XL/r/APH69XPKLjbqCRore2jlK8C8lxxISvwNep1F/wCf6230JfWl9LdQTW0cbGNdzIaAmu9RTWp54c/+L3PPmyplol6iD710km5GnAUVV8BrXjpy95vCv/o0XrmZric+YsUBAU1+IGnw63/scZizQbHoKDYeHTXTXmkNNWT6gf7xp01nOFM34g141+XT4Ea5+uOGs408KB47kUJ/frJ9cYRfJQkVI25fj+Gu3npkKQ7/ALf7DWb6iyahs1SEpyHgBsP06euYsuUQigFFFD9O/jqe5wyCyDoTUVG41uXZoE8S7068th8PnXV7uBEDmikcSfia6luAYA5kE0UA1NOtNLRHmXcEV3/tTWb3/oAcKmlSBWvxpqzz/V04gFGIXlQU8Bpklak4RuFTv5qUJ+Z+I1L/AJE/xCkBryZfjQDfVs3pgErsOJ5Dw+OsW3prjDvTP946yy9OqqAgigB8iip8NWXG/sNi7KKbAkErT4Hpt+Go2iEljw3O7HiRsfDb8NHEiq68SSSB5RXpX8NA9weJ5fWen6hqW4AlCQp3FOpB/bp3GvPZxWi+QfVtt+g/q0hZyRV5bEgcT1qdtzqk80hVCSuwU9WHU1+fTfWPV5W8dDHg7UUlVT6SPDWvNq5vY3EovIFjtRlG+qS/0nGh4rUkCvidFs09SAOVKDpUUPy38dGPUgqEKASK16D4U1rx2yOhHEeX6lqxp0/Dx1L231yVt2XmuwNK77jx31Dd4IxKKRyqK7UFCK+PjozZiMWkQmhLV23Py0J2erchuFYGgA3/AAro6X1lFcBQOmw8x32pTroz7CDMoDdeJI59D+rRPXrTSTv5+TV2HiSPlokmhEopru3GtR4U/PViFMjL5RXf6AdzqN99FqSKlRUGgG/510xLKQeYkr5anxApv8DoslMLlQFWpIB8NE9eSRu5BJo1PpU/69dPNknKSWhyKd6gb7gHfbWfWfjU8/01q0FQAD/Cd6fmNZbl0zY9VFFJoV600NMDMoUUqoPmB/ttqxyICzeUGvA1PxHx1fPDXzCsGZRRQTQ8T0/1jW7cms2YSjcqjZQBsfiaaxm8kmucEmvQUpwrSoG+mZyWYits5AJAHVK1AHz+H46lukNkSiod602UeFdunjqR03YcCTyqOgAJA618Rq2z8cn1W/y2f+SvZf4ZH/xG61y9dusuvnL7n1/6le4VBVf8TZY7f/dku+tzpzvbDEHiANtvy+eqgTMkatK7gRIC0jN0VR46AS5GxKpIt5AgmUPFVwOQOwI+Oi2YPFPFOhMcyygVVqbjkOo1ZiJAU7dOPgPE16ajXm/gchIIO5p8dFmTswMD5gPluemiWb0QIR/GQXqQevTRLMcSPKeu530N4wbdv2n/AFaNfPB0KqGI41p/eH7fnp0zZYkcCRyUhaDbx118okAk0NNx1Hy08h1OQ+BbavXVkDifD+E7VPX8tPqLLilyWKtclJE0vNJoxRJozRvjvrjfGvX/AMP/AGP/AM5ZmyksMPZWErzxepJcSALJczEs5Hw31ZP6z/y/9m+vPzJkXZUMRyVWoOrCuo4eP+T14uxXZa7TG2N1kDbSXC2MbzvBFTkyqKmgJArT56sa+rdtVkvcaJcWtq1qTM9tDd3fKWKMQRTuUWrMwDmo3CnXT1XJow1TUDr08dTxeA01pvRVb89bA9x0O/QazZJyBODy57MpIDBfiPjqy6SZpxA4sQCfgdY9+f0C5VApRqnzeP5ak86GEFR8NiTT9Wtzzgb9TcahRTc6snLUuAUX1KLuR1Nf3az57SmGoBG5A3+e+ntHU2+FOpO+p4A/TKjdthtrotmGDY1+A3qf2aIHXnUkcQlDT46xeehHlVgN1qG6aeeYBAV3+Pw+X7Na3YG8aglqEsuwHUjx067W7ODTQAAmi02f5jw1j651vz0jMxG7Up4kj9etW8cMeuwHILgigIp5ht+jXK3ULxj+Df6/joPTGB4qB418xp+injo38AnlSjKaHqB8K0Fa6NSYjKaV5ita1T/Rox6unip5eBr4eG/hqxfU4OkDcQCSSKbjqfxOpWZNNTcbRkMD9PhXRvODuNELKOJPhxoR+eiSWXaYrVV1+koSQOoO+i31HJGTQMK16N8ab/E6nFJzzRPBWJKsNydUtv4KFBSvTh4/HxrqaxzSlXPJtuVPKNq0Oq6k404statuPxO1NWRxEoKcqdKAUp46hg0YKsKtQEUI+GgfVQtA3x/sT4aNeezGZmNOQ8PGvTw8dG/XRtQ68TRt+vwp8NHJhPcKwy1727JHg7m/tslFdWjxNjpfSmaNp0SYMaGqiJnJ/Cvhq266eOmR7pt+4n7kwkFrju4cpgLO0jgxf9PuxbcMjFcgPPfyO4aSNoKEFgykB/LyZdRp67Zy/cW8c7RPByBEkDlSyUJFG4swrtvudZ9TWPRGngSQqZVDKvNl5AMB/eofDw1pPNwnr25kAM0bMR5ELDka+IHjofNBXKY1Zo7ZL2AXT7LF6q82IqaBa16A6txOj5MjYqgme8gWFomlExkVV4J9T1JA4r4noNSem7zAxkseqwyPewcJ5Ghif1F4tIgYsg33ZeDVHhQ/DROVB27312n3Uk02Ay8OQSK9exPGqk3ESF2RQwBbyAtVQRToSNDn9aYAMxVKDjUnfcn9Hz0tXo1iQdl2DeHw8RoX0RnWgFCailOoB+XTRZJ+BRstG8Tt5qneh/Voz7c5pSi0Wu4G1Pn1FdGpMNWRa0NG8Ag3+e+rLjPnsRmQFlcUBPlp8fhTW7dPVNLfSATQCtfw+NdY6rMmmuxIqBX4itNv36d1eqjqwZyFIWpJqevX4fPS8L9iHoCNyOpH7BXULzyExPIbcv4uJ2P7NElkfVX/AC3/APkt2b0/++XT/wCZXWuXrtuPnH7msze4/uAKD/8A2XLVYeI+8lIrrpOmPUxiQagV2+GqkuKvJWct/am2t5FjBkjdpGJ2MbhwCB1DcaEfDQk1lY+zJaMsl8jI0iuoEZ8vFzJxQilFLGv6Phqyr6utXi7Caw9WOS5+5jdmkUFQoTmeRpTr8tLMZnNxastACKUFSCK1I1GunV6+UkbUIPiRoZaZxIANR8q+P4DRZc4cUAZTufEEeGhcs04LUnx4ULCn7NGfM2ihTzrXrShpSo1Y3eIJFSnLx3rXc9dW5nDFtqSir0p0/hIPT8NXzZEp52NeNR4t/q1PrlarnzGNtLlLK4vI4ryQc1tesnChPMqOigKat0H561ff8RVRd49tTz46GK/9Q5RVktJQp48XDlS9aMu0bV22pvTXNfmos/ffbEGLxGZa6kawzdw1ri5EjJZ515AJTwLFSBXXX1cQS87zwuOe2a9L28M8TySXLAFIgpkWknwLNEwHxNBrnbq5VHce5doiRpbYi8mu2cRXVk4VHtZWMgSOWp2ZhEWFP4aHx1MMxPTuiSa4ms8tjYrGwmuGshO84ZXb7cTEMCoHmDBaV30LtZO47jyN1JjWt+2rHJyKsk9xJ6SyG1UPCgBJc8aq5YkbgL9OusuwkWf+KO6YrPtprfA/cG/sGnykvpt/yrpIERRGOJPIEAAdK8jsNcmvlDyPc3e9vapLjcN/VyCPXT7OSEpI8bD0VEj1b05OJLdONRrpP8WZCWeZ9xL7GRrNjpLHKNHNPcOlugCqLWN4QORI5NOWWnXWMa+YlXVx7hC/ubexh/5ExwwWl9cKnP7iIo800qCnkkBZNugFRq+e09eeC2mQ7xuMfewz20lrl51jktHl9P0balQ4dwadaHV9evxmQnbtrmcXdsb5ZLDDhJJn+8ulllkmKKZHI8F5BiKbanjsegLfWTEIl5E8jFVEYda8m6LSvU66iJHlcbPIIor+FpvUMPpK6lvUBYFKVrWqnb5axfKy4rps/gId5MraRda1lUkbsK0BP90/o1mXGv8AIG47q7ctkKz52xRizoKzKSXWMSlab1PAhj8t9dL6xmTRDn8T94lh96Hu2cxiNEZqOFDEMQvFSFYE1PTWfuNegU7lwMyxenlIJPWi+4iAJq0Yf0uQ/wDTFNS+kk1CyHceKsIEmkle6kmVHt7aFC0kiPWjIvw8pJ+Q0vrWVjZ31pfxmW0k9VRQNtuCQGA/QRp9TGpYkyAig6tTZeor46vn/FlFJ+HQ/PWJcWHFQp3/ACI+Pw1fXrSebUeSpLVNajanSust9QJlq1CaAChJHX/RrXn+M/NvJjg7AUHLqD1rp68p0FyP93xp+Xx103w58vVOak1IHmNF+FD/AK9cXotxGk8q1CE18Px0TyapRkAIIXfifjX9mjFmGeQHqajr+P5HR0mVzEjfoGpWtf7DQyCCqgcQTTcEHx0Lv4YFepIOxPX56My23KaKgMo2AJ5Ctf210q/MNUGgpX/dYeH4akS3OBSxPHcjbwOqzLjmB4gDem4/ZqWa15IJWIptxOx+Pz31T6r8/dze8GT7f74zmDvbKPHdpYJrd5+5pIXkDyNY/djHRhWA9e5JpExoNivmYgaL8MTP7w+6DYpYhg2xXc+GsMldd1WYx7SCExyWZs5GjmkSRYRFdEyFeTHgzBadDT1HtP3D7nz153gLjDzW+FXHXF32Jf8A2rp92LHlFOxqzFhLJwki2UlWoK6DFw+43uFZ2V5ddw2V7YZa/wAPkYLHG2uPe6giyjW1pJiTFLFE5kNxzlZuVFVwY2A4+YLZ8l7uRXmTV7fIXKe3zjJTPDbxK3cUV3PHJ9jEoQKxt7Uyp5KEy8Pzm84mc6j4GHvibu23t+7LjPCDJ2Vpd8IFu0traW/S6lmt1e3KwqbcyJHWSpBUEHpqqLax+4eExj42aPuHK3eY7OyEdpdO33bQZv1m9BpZagRn0+JBJ4jfRmzllZ+xfcm8xeJfGS5SJ8VZ3k1399PeR3E9y8tkQIS9/IRIY0l9NnrGprWMddGm9zvZPfeY7XxWNwmTl7ZyZ7izWQv70SAutpdnI+gp4sNnM8Q8p5J1FGUES3DGMzHtp3ZlfvYIO2bbDXt6J3hzzZESGGylxbWSYgAH1CqykCtOFP5n/E21S+cCwntd3thc4ncZu7TOS4OS1gxeLlvjHImMxolt7eFpeDBX9KVndiKFvh11LcF1j/bTI47HY3KY+ft2Duo9rZDHRZppVPp5K9u45EuI5fTDOIIi6K+zfw9GOksqfMZnIezt/HiL/EQd8YuEduY6+sMJlJZBEY48u8LT217bgsixyESAbk1KkbjTC/6LiftpsthJe2Mv3b2/jcRbZbJ39pk7a8LTyxZZckgBEipGGBuNgrmvFumqsXmF7VucJ3zh8z3V3jhLS4lngbDdtW7rD6kcFjdWSmASlX8xuAwUBgtCAxrqwesxd69oyTrbp3Fj0uXiaUQvMqSFFVmLFSQacVJr8N9Kzzyk3nc3b9tdY+yuspa21zlIvuccWYBZYyyIpViePmMgpvvrFvLEgLdz9tQ2MWVlztkMfNHcXFrfGVRFJDbCs8ivUcgg6ka06SYgS9+dnxS3EJ7htYzZQPPfNIxCxpFH678mIpyWI82XqBvTQ83UmLu/te4yFtjLfO2txkr1IJrSzR+TmO5hknhag6CSOJmFeoFdCzVZad+ds31/Dj7LKGa6uY/Wh4xSlGiUkGQSheHEHYnlSux31bWf8ToO/wDtG4tbS8XP2htMha3d5YzBj/NgsTS5kWoqRH4gb+I20tSz9Wjd09vw2MORuMrbx2c88trDdMSsZmt/UMq8iAPKIXqTtt11GWe7Z9w8F3NwjtkvMfczXT2lrZ30DQSXHGNpllRDvweNGZCeoGi5xrblWFSGI5DoNtv0aLLxjnjCDy7gEUNf9WjWZAh5X25Gg3Feg8dGZZj6r/5btvZXs3Yin9SqD1/+I3Wufrtvz0+cHuTJ/wDUT3ActRf8R5Xkfh/zkutzpm+mL5K6klTTareH4a1JqS4etAStaCtdRqXYaDQNwU1+J2/Lc6tmMwVS1TUfNl31EsykZSDxJB5eHh+R0M3kn0qoQEio69dtTnVlwwvHUl2WNV3bk4AAFN9z031S88hNdW7tJGtxH6sa85UV1JVPiRXYfPQnX+ivXPYRDF/72tgZyViPqDzEMFp+kgaluNyTskfdfbksUsi5e3lWGFriUgnaJONX/D+Yu/z1e0vPBk/d/bdjdzY2bJKMhbTiC5t1Usyv6BueJFOnpDlX9+jPzUifvPA2d++LnuxFex3EFq0ZFCXnZlUipFVBU8iOmiWYoZfdLtyG3hu1juLq0mjllEsarRfTMq8GBOxYxGm/iPjoSaoMxme2cpe2d1kMHeLe5K1ijFxHKYnW2InPoluC+VwrllJHLwroWYlpjMDc4ODLWHbkSC+u4Yo7MzGP01uWMXlZBVVInPJRSoJ0X6qtyvdGDtoZbe17RS5itb24e3ikVkhliaFo3uLcU/j4Ogp+Pjq81LLAbzNU/wCUwnY1vkGvUWTKxSJJJwmga5lWNlfao9BWp8X1HSbnKZJ3Jd3E0qXnaEElxcfdTZIrb8lMsZjjsZCzgB+cZY/GgptrU1n2yUff/fMQgiu8KtnYi2mS6uvRiMgupB/IeOIsBxipQgnevy1MxmXGjgPuzeyWckMwt8ZewWnJ55bf142jmeSViAo3mi4oRTy/jrczMWX8X1+neUkdrKlw1oLRYIpYBdxKs0ypRy7IQwRnO1DX4qemsZV3OiZHDZ/I5XOXkHdKWdg7QjH20VzzUR+lEs3OjhVXnyPSpPjvTW51lZt1X4vDZYXNna32ZiyE7PCYpFyJVooY5XNwFtx5nEqbCp26E+XWc5wnHJ9v2RmreHH27XAmcKiTXbXMtbZ1umlklUf/AGQyRER0Pw+Gr88r3T/+n1wYIrdbwW8QvJ5rp42dmMT3TzRr5ialY2C77azZlbnA3cXYcmYOMissgbO3x9h9ikkxaSWi8xUkDzFg1Caj89Ql5V9j7Y/0+4tr21yytf2t2blJJYy0fL1mlCgLxPRuJJJ6ClNEnrlY4XsBMN3BL3H/AFFrjIyyMzxhKR+nLJLJIgUsaEmQeYb7U6Gmi2aBY+39piLh7rGZWe2u5Jp7t5zHHLWW4LB2CyAgeQhQBtsNutSSoUntN2zdXUd5JLdu0SFAhkFPNEYix8tSxXx+Q0T20Kdp2McVwst5cvPeG4a8vw4WRmuY0hY+UAAhEAFBtonq6hf4A7cjVVht2gRJY5LaONyPRMbcqJ8AxJ5Dx1ZV8jr2hYEQq91dySWsYitbkyUkijUMOKkDpRiDXUWTItMVhrLC2y2WPDJbrQqHYuxIAWpY7npo5p7s3mQkggULU6jVtazZoKbk0G1B+BGrCT9IzKVr8BQL1/RqWLf7ApDU9DQjw2ofmdJNZl/qM7E1BrxH8XxPy/HWvMytZb0ZJ0pTcdSPjqerysxH5H+78/7fLWT5eqyE9KUZdqePz1JdY/Q/qPJzstVJBrT8tVuy/gCB1ZTvwINCAD16V0Yu/qLfX1tjbG9yV/KltbY+GS4u5yNkjjUszbDwUV0dJMYC492+y4LO0vHu8hLDdl2jWPG3glSCPgXuZImiV1gX1FrIRx366aqfjfcftjJWXct/BPPHjO1FmfLZGaCSOHjbNKknpMV/mBWhYHiNS3hLcZbJe9/beGtLhrzE5e2vLQSPeYu4gihuI4UhjuBNxkmUMrpKpUKSxNV41FNIx57EX3exgubeKfA5SC1yeQfF4LJSel6d7cQX8OPuFRRIXT05JgfOoqAab6tmulNznvFh8FHiru/x01vjb7uTI9uXt60q8bb+nvJHJdMKGqM8YUCopy1nq4xm8s5D73vP2fe90L279tc2d3HaviJ7jzqZLKW9bnRAQUWIginX4U1bGZAs177yWlr69v25NFJFcWLT2V7FMk4sntVu7+b0lUsvpB1RGPlLMK0Gq6SYxF37/wDcyZLOWWOGJewiyzWWMv2QMkcQybWXORmukR+UYDDkYhU7VGiryb3T7ujzP282Ox1xiKWUd7lf6fyt5Jp8Yb1a3Ed5IA5fikagOp6c6kaluDWds93dydye23cHcK5rHjuOyshdiWzt4LhISluLhoWiinmr6hUrRm5fKuqK/K+4HuHiJDDa2Fxk8XjsGyZXNrZKv/vq+sXvLRI0Vq8YGMKNRGU+oeRBXcKjGe4vfv8ATbmTKLe3j39rk7bt+4tLAu1xkAmPa1VXjt1UeaacBmRU2apbhyIWOLyfu5bXN9f5r+rnHi7FyrRKLktaQ50JLGlvHbpJEyWS/SC5lRiVPJSNF+Z2101p3lm+y8LcXFxmbPLN3Olw0FtK1tcf0ifMsoSdFFQqWDhiDRkpvuNEZPMQ+65uu4ZFjyFvhsvcJHhIopPuZbS2xl3HCrSxqYZALqEtI5jmLkdCCKEKjI9te9V5OkFjPfRYi/kwNzP616DNCuLit2uIU5yBv+Zkd+Z6n0zy5FgSE667Y9ws1i47a+xOSt48NjMPjLuze6gY313aXE73V1CjS8ZYWBj2laMuPgRTUsSb+pmV9uMz3djPbmxzWSt8RDgsHe2WengmF48F9J9ssaRmd3YyKI3HqFmZDXc1rp539a1ksn7TZ6zmu8o2VxnLMvfpeW0062xmFzmI57eCeeNPUuI7uBBEwepQtRajYOKjYYP25tcvcYvLXOGwKW1p3PJlI+3rd47q3sbB8e0H20bIgSrThZyqgLy366SYBYz2gyjx5HH5Wyw1vDHgstiXykJaWXM3GRkSSG8v1eJaNCY+VOTH1DVSAN3rfxYt7v2ZORzVnNcX8NnhoLe2jmtLGMRy/wAqxuLWVVZlIAdpQagV67131YtxJ7v9qb3P9wdv5HGZO3sMdh7KwslimE0kqpY3iXSFQHCyV48aSVA676MqKb2OneCNxnwL5J1kKlJftXUWJs2LQepTmOXNW8DtQjQHzns1e932/b9r3Vl7QWuEsoMdLb4+OaMTW8M0Ev1NLyVmEbAkHaop41C8y3tXBncT2phc1lXuv8Jrcf06+ghWEluAS1Z0UleUIRGNQVYr9IBpoIOR9przLWl1ir/Oxy4m9nvspNEloFmOQyELxzNz9ShiDSuypxrvQsVGgiYz2Tt8Hkmy2G7kuLbKpdLcWUtzAs6RxxCWOC3kUNGWjiglMSgMNgDXqDbMF9F7YJa4i1xdvnbhJLXt26wEl+sah5Eu5VlkmoD5WDKaKOleu2oMxkPYTBXUN9ZQZW9tbKWyubXER19WSwluhCJZYZXPOjiKhQmhDMPHVlF7N7XS3lguEyncLXeEjv7u/t7aO1Ec6terdLKjzGRw4H3TEeUUoNQw/E+2dxY9yW/cmT7quMpe21xHNBb+j6MACWs9qBwMkoDMs1WK0BKiiip0HqoYIKlS1a7/AIdNDDd385bx8ykeA+HX46JenSMBwah82xYCp26dNXHOzH1R/wAuNR7KdnVIJ45Hcf8AzG61y9dunnp82vcMGT3A77NaK3cOUJPzN1J4a3OnO9soQoWg2HQVHSuqtulUEcSBUb1Ffho1bhKkksCd92+A0JdPQ7kE/gK6LLrtqmnT4V/RpWfXZprUeIPQfHUkTqvNW7Kv3yGUupMjbul5fS3kEciO4CygqInUtSiVqpHiBq243sxNx/Y621llbGbJS3C5i2+2nuwAkyDgiVFNhThUDSXSZSH25xVzez5G9uZZcjOY2d41WKIGLgFpCvl6IB+O/XRPqQe39vMSog+4ubu8litorCWVmVTJZwhAlu4UfSOAJI3+eiXrYtX7E7Zny19m7ixZ8jkVKXU7SOAVMfpGgB28opUb6F9cJ47PwD201vNY/crcSRyXUlxI8kkkkbM6s7lqkgud/nTprfqcM26lzdrdvSSvPLhrRncFZC0YpuvHden07dNZk1fNweHCYu2hEMGPgjhqpMIQEDgSV2PwJNNa8zT1dT7e0s7WIQ2ttFbxLusSKAtevTVnj+snNHCePKFG9EDhVFIA8ONR+zWJWua8svH9zmyWRt7NbaPF3txfR4+/8qNbRt6K27yAbvQc3Ujeux8NR0l1Au+3/ca+uPvJMilClGsFn4hmWOJeW44gOyORQ1BbfbVlxm2VUj2tz+QlvP6lfQqt7vDP68jNbqXLUVVBBPHbS2/rmvG9tL+Z7JnyMVmlhAsccERLeq4nhl5FxFGUqsZFV8/zpq+Zy1JMScb2Bf2GMsLB7+3e4xoV7WVleRZLhGj/AJky0QkUQim/1HfXS3CSKi59p7q5uLC4fMQ2TRxGDKpaxMFvQ84uZGk5NsXkRTtsAKDbXLupWtsOxYcfl7PMtfyTTW0rSegf+GymFovprQMORo3w203Ksv43JoWABIr038PnrX3UpSOO9KkVo2peeV+eAwtdwKA776y1uQwyACtRvsBvWujNn6GWValaD59dG4AygtUbFhQ+A+ejP+TkJ8DXwf4/lolugSLUkbkdSvgDrf2ya7HjWu46L8dYDQfLyc1LD6fjq26159YBzIckpsBUAeH5aa1bgchPXluw8dSM28hgk7BitadPHVtW+nMCQVUb/Eb/AI6h5v4CyNT6uQ+A/HV83K1ZoJU1NDSv59Nb+4z80Ig+UAkDpQ6xbtakM83xHWnTw/u/hqK9WZRRmBBfoa12/LRnhEKgKNqf3QdifDroeboYKhOpr8OtOui2ap+4MLH3BgszgZrmS1hzFjcWUlzEBzjE8ZQuAdiRXx002PF7v2ItbnCxYeTuae0gkV7fJf0+ytrVLq2Zo3VDGAwWRHiBWRTXcg1Gs3KbGowPtJg8Die58HJdT5TE91wzQZC1mitoXEc8kzuDPbxRyyH+cQC7HiAKU1c04qWvtH2jPHfNm0ue4shkreazyOTv5AZ5YpVgRAHiCBDGtunpsgBU1PVidLxHS584LF7Q9kRf1FpLO9vP6iZWZ7i/uZGhkmuUvJJLcmX+S7TxrIWjoajrpvDC8T297P8A6ZZYeXBwT42wM5t4LnlNV7o853kZyWdnY8iWJJO+kvCyjnsTtBrxsj/hrGm9aF4DcPApJjk5iRdwa8hI4JPgxHQ6pbq3/o2LFy92cba/cGIwSXHopzaNwqtGSRUqVRQR02Hw1j12gEfbfbkYniiweOghumR7mOO0hVXK/SXAQBqeFdW3Ft1ZR21rAno28EcMS0CoihUAU+UADpTw09TUGSJUU8UDEihI8PgKflq24DMFoAakk7fiBTVHh/uHmPcnGdyRJ2rFNddvvZ4yC+ghgV5YJ7rIyLNdRMUPP0oYwJIyacX57EaJWElX3vy8jWlxBdWC3l/Pm8eGuWt4Y7WezuFgx001sA6elMkZI61bcnoCzptYz37L23e48R5hc6b7A3VpdPRCbWIY779OasVBLLOXSvTlSo6h50uB9zZx2r6Vv3Nb4YRWTdyRXl5NPcvkTYXC3cyoLyOUQmYxAL6gXkOQWlaymLzJ9h+4htc/OJ5rqLLSZGO0tYruUXMcJyVvNAJPUuPTZWtomRQvEqTxJIYsE39Ho2IwWXfF9k4tbKfEY3G5N77N280iLO8cCSvbRsIppgQ07oxHJtl31R5hmvbfuzKZqVr3tm1u7a2lzdziMlFcQiYXWSurs2skrP5hHbxTLIqL1c1O600GXT2R9wWFl9zkLS9OHtLbE4wSyt5LCwmhktwaivqUMnI134r8dc5sHtHtb7eZDsE5IXt3DexX+PxUYaJI4WjntIXjmjKQRxI4DsSspHNgaNXiDroa9hVvrNCUpsSTpoVVqvnNStKD/ZoxOyGvIcfE+bb5bDRsOrMXDD4dB4n8tA0qAOL05V38NE3nAWqpBJqAfHRXA0DVB3HIN4ddtAhJG3HkzdD4jaugUFQRQbn4eB+I0DSxJArTl/ECRXQJyO4NCCKE9f06JbgBonFuPKpBDfCg+GjG23hyqpJMZqOo8dtHSHVFaAkDqAdv1aJocigkqpJAJJY9aGnw1dZ9S2vqd/l08nsj2gaceK5Lb/vG61y9dtTp83+/WB777zOx553JMOm1bqQ63En6yhCnmK/iB8fDVcyopoKkeNTqSY3fJCAGaoJ2FB4HfTEk01F5EmnQ77dD8dVqecFA41BBFN+Qpo0RlBAPULtt10ZvnSqQP90kjlX4azeeFzjCUVixAr+o61JiyYcqEHkfMzU3Hy8dDElBQA1+rY+GiXI4ANsd/Gh0cqMtPLTp412OrL/QshH09PAn92pqyaGtGoGNa/Dw1ZbCzBAo5Mo2p1b4nV+qhK1orChU/HbWW/XHTvTC702+e9NE83IIqoVLcqAb/p8dGQzRW5VrQAgj9VNN1vzNLyDAkMS37tWXGfUwo8pHi38RPgNLdJKHUKpPLyjw6/nqNfPBoNBQmtd/y0ZwwUqSWr8B8aaIUCgJJqK1IHx0dNyBs1QdyD+7Rn7oIBQ8mFQfp+NPno1coLAAmu3E70pQaMy4EDydmpyKAivQU+OiY4ig/vDc+IofiNEDYDyqWAPX9XUaLboDgFFYbEnf/To156MBalG8wHSnXRLdcASzF2B49RQfo0X7MdQa08tRTpWmr57LN5BYbNyXy/DpuNX12k/hnCoIjFf1U1lrOHN0Vfh4A/t1LcWcAE0Yk0oD5gfnqzk+ucC81VIaoHUHx+Q0S3eHch8T9Xy/RonzXqEhWjUozjfbp/bfRJvSM5O1V2H0k06aLeLwAX32rTjQ12OjZF84qTWvxO2s+nOz+HyVPFW5ceoIP7tZ9TGvk4gkKCNqbbU2P6ddISSFLHjxX+GnFfjo0VAeDUXzbcSPnqW4HnbiDUEDp8xrP1vARgCPLWu1PiPHrrUmJvOEcN4mtab6W84pCFAVqiteH4bbb6loQ1p9P9q9dT5ocAx6bA9P0avqalgpRTuNiNqfidqV/HVl1TVCgjbcU5DxFPHqRpKzLyQoGq21PjTfTWjo1cjl6YIH41p+NPx09Xgd6aswLN06dfHbU24HkBo9iTTxPT/VqS0RuK8vKeXiDXbzba1bgaw8wNCnz69dPN0II+VdyoAqxr1qOmqFRfKAak7Hf8P0aJZonl48P7vWgrXWfhQz0rQ1FRQjfWktw1m3RS1SBsv46mc6sdsGII3O+qEkoFJGxbpWugjGlRVqAAcSR8R4/o0BDTgC1CoG6j9nTRi9mbEHiStK0B8K6luNhkmpPE1Xc1+P69UIWPUdCK7gAV0A/UBG48x6b/6tDCsQStDT+9Xx/DRMInGhou5BoKDcU2pXRdcPn16iv7jonGkYb8mIHif7eO+hzr6j/wCXxgPYztVl2AjydK/LI3WufrtXzc7283efdbdWbM3xP53D63HPcZvkOLgMOv1D5aq59HL4DpQdQPjozZhG3B8woK0r46Iah4ksRt8jTRvzP1IAXcda7g16anrpsPnxSgWjA7E6xLvCW4Qts/MU+HzB+GtTzyk9bSRAgjY0p5a77HpXWmhyQFUkhfEtXYAfPUs1KdHJFNH60DCWE1o6mqt4VHx1YuFDDcAUP7Px1Jdc/WJSg8RyoxPXVa8+f6a5Yv0KgU3+eifNIoUdDQqTvonq6fQcSQeXwAP7dE8zbiAzSBiORJ28o1y+q6WanqzEIHABA2I1vzdPmFBJBFdgPzOuvmTOWPU5MoQd6ioofw+Os3PxeYcoVWNevgw6a1JxrnfXLia9eleh1huW4E60IJIP9vHRrbgTcgTQ+Qb/ACOrrG2UMh6mhFOoPTUaklO5mlfH+L4V0a4vCpymUjx9sJXCmteKlwinx6nVlxmeWOtM1mFwlpfyXdpcTu7T5OnSFJJKRRKh4kgJ1PWvhpLi/MTO8LjuS0Sxn7btBeyrNJ95bkLV04FU3YinFqHUWTGatpvcOW0hjnhjjne2hgluKxxkXSNWWegDURx5R1I+Gi6usTB3H97by5O8naFLKYXECshjNyJaR0AAJ/l+Jp8xox/iz72ffUpllW5uIpCzGyjuJ0ZYlJAb1Co85YbrTZemjVmrvB2XclvewzZS8aWzFpNELVnDtG5lVoixA8zcOQJ0jPw1oqAKkChIpq26l4pBxUgsKb0J/YNSEu0j0DE0NfEfCura3JgJqanxqOJ/0ahYYxCk8agnp+86sZ+HcQ5DeUECu5/XpWuojFV5sWFa7U+J+Oos5JGAHNFqi1op230ZvrDKD+6eteuh9x6bIvBHqKf3qD4n/VouIzDioJBB/wB2n6dKz6l0wJQsxAbpyrTbWNrU5KiuSWACoDWNT+35a2SYLIlUWh3WgYHevzFPhrHstwgrUhWP5E0NB/p1tyIybnzE8TWtTtTw1z9etdc2OXl1qWA8PDfS3hJfw5m8ysKk1JofD5fnp57WzRBxqGHX5a366JCyKq0NSSQKj5nXOdmcgqqBqJ1/iLbV1r12ohUVPxpuB0H69akoWNQK13A6Gla6kudh3BmJcnZNgPlpLIGEcqEjf9+samEZKpRmqOop8DXY66SfqnivEU+VAdtWzQiojMnQKNgPCoHw0kwI1eg6H4aAarRuQ6+O3j+Os+pA5qHevEjxB6ePx08dAasC3H4+Pjvv460HiNwajY02X/VqS6G7k8StfD9G51Q4AMoKgkjevx1j4DGUBh48hUClaU8KAafWBaht+hXYfHVk/QFxuPgPHrrPq8iM68FKih3oVJ8DSu2pNBQB8aUBoT+/W9ztLAG32JC1/D4UrqzKzlOTyoeR6bEmm9a7jVbCfmV2OwB6D4aADBqghlA6n9egOACAzfVxFSv7tAJWDjn0WnmHz0LNNj/4j0rsahqb/EUrrO3UnmRxJD/SNulNvn8daV9Q/YI8fYXtc9P5WTP6chdHXP12Pm/3hQ909zMWoxyt74//AJd9tdIkus8pJXzUFNj+Wi1h8r3xHic8mFGNeaixNJfBwqIZvpBr8vnqVzvnKd3L3fc4a4W3s8b/AFBZLcTLeBiIQ3MKIqqD5nr5R0+J0l1uTjFvhszcZG0vJrqyFhcW941ulnIfMEHGjNx5CpJPTbU3nGfhR5TJ9y2l3Otu0htxeLDaLHY+qfSROUrMyk+XwU+J8dX101JiNhL/ALyubyFry3uZ7GVWYRzxxWwEbHrIVWvqqf4QKEeOs+b+K0Nk/c0xzbXNtDAwuzFgxI5dPtgtFZgviTv89as1N5xnLLE94oYXvcwEPqzfc28k1QBKvBWGw6tuq+Gs/CrePA5cXOeke6DR5cJb28N07SiCBRRyEQgVI6D9OtwbDG2UeLx9pYQs8kNjAsMJf6iqigrSg1WNypqkBTTcih2+Pz1liiI7PyIBJGq1NpHajEhdx/b8NSXW5LHLxoOgPh4aqTyKVNK1FSa/idEvF4CYAuCetdz8dc5i+bwLSq1B6UH6NdEvrenBloWYgU6Eg7nV2tSf0vIE+bw1FoZIUggeNAR/bx1duYx88F3P0mgG48f26hskygszVqASB4fDUv8Ao1swwgksK8fj11Ylk7MIJUAdARUeJ0Mk5Dbbb9GjPM5MkEVUcqJCPp5AGn4Vro6RAmWykkMlwkDPDRmd1BYU6E7eGp9QnP8As5r2HmyNIpZFDVHiD0266fUa+ajG6hLMQxoqliqg7AddtNjN8WnG4hHmAJBQSEAeB2FdUvi0+OT1iw4mMpt5xStfhvpSoKXcjnqGiWYx+sF2IG1Pj18dc/PrFnnIcLhzMsRtiJSCVBYbAeJHhXXTYzfOleSejM1uAyDYBup1N5wzgrFmALAbipHXfVJC0B6E1IHHw0N5xxHHcmvgNq/joqO7lar8P39NGfXRnwD+XjvU7fo0SesM9VVBquw6fP56JZ+mch/e8dGXqMm0aup2Y7rtWpG2pXYELVadBTYkfltpKEIVa9dtuvTUtxLeSKpNTUmhNP3an2px2Dcq0Ph/orp8DiBsAvgaD5fDV83Ukwx1HEeXc+HTp/t1mTVKzKwHDy77r4D9R0vnFnnSOWLA1AqDWnX9mpLlQvHhShLEbgeJ31q+tgcTRTxNT4t4/gdYTXBdgONP79d/zrqy8qRgCtaCvSoH5DXTWbv4VOoo1VAp08flrNsqf+wvLZiCTToPnrDZB+JofqBHQDQDZVK8kAFOjeB/L4635oeRQL4+P4nrqz1yAgFSB49RvWm2+41rR1GpT6QCdv8AZoFXcUqQWIofhrN86AvSpqabUJPw/PU+cZt5JGBTxCmh6ADbx0+2hixHkpRqVr4bjb9us26GL5a+alPMpPXx26avm4OJr8qip+HT466BFIBCmjUqPz1yobWhY7czQV+HX4a3uQMJ6AJUCtR+B1LZQOTiakEEgAlfD+x0lgj3FxDbiNp5kiEzJFGZGC8pJDRFFTuSdgPHS2UUV53X23YyyxX2dsrOS0iE1y0sypHEhkaEF3YhQTIpWhNaimsy4J0uYxar/NyNogFp9+waaMUtRt9wd/8Ahiv1fT89dJdZ9XKSXMYuC2vLy4yFvDaY+ITXly0qBIoyOQd3JooK71J6arSAncvbjMsf+IMaGNob9Ua6i5G1oT6+7f8AD/3unz1z+qHw9w4K9ubezss1ZXN3d24ura2guYpJJYD0kjVWJK/Mbas9C2jHIGu1D5a9TrVobWNTSnmPWvhqxn65LSnlDGjbkfH4b6NPp/7CVHsJ2xXr6WTr+P8AULrXP12Pm/3bv3b3OrdP6vffP/8AOH1rWL55URoAw8PHWrcas15nmZ82O4cgsOCgkxEMUCR5YWYubly6gyJx6lVqSPCu2p5ur2ZDL3wvJILUSYxwq2jG3jgmUIeXqNGTQc1247UOseu08z5bfFG/a0Ml7FJFNLcM6QPwLrCT5VYA02Hz1rzOFY+7xffYvbv+nZBbaC4uQRcSz+oyQ8qlY04lONOg4g/M6xZlE0YfvSeOOK/z8aesOVxLbc42VhUBI6UotKEmtdWedEK57Oz91bSxr3hdW91cRmOS48zqAdjxQmgp4EadUTsl2LBlRAbvLXkU0dnBaS3kDlJHEIFGrXqWFdX7G2tIpLeCKKWY3LRgIsxHEtQUqQK6ln6luJ4fy08KeOr5Y0yIE0qT8BX9etr/AJDAhSdiQOnw0O+nNuDyXlXffpo2bsCC2w6GmpbjnfWjl6Akbg9B+Gue1rsCtaO3lrrpkJMgocEA0JB6V+OqzmV359ep1Jv66G1/veIqp1QvIV+R8Rol6DeQoPKK/v0Yy0PkxoOjHpqXhqfw8gmMDYOdVrACprWpp15fhqXUs4dUMvWnix03O2ZL+o8horUWtOmq2zFwl5JfzXEVvJMsKJ6UbD+XKR1Hx1xr1/8AFPPvxJuHzLO8lxdT2npJJEnqRO4UqV3NCtd/ho5WzMEgWaRYbpQDDxILEkuFPQGoFdWZ+o4LcLa3AJihkc1j82wFfHWp6T65z8GglMe8rwiLqVQljU9STqy6v/JJOkIXKxMUivYPtg5epU8gPhXpqXzJHPSW07SzSML2GUvvUI3Kg6Cp+GsyTD1ylyW9y3NRdgBl8qhP9em3Mh58zEKOC6gnd5rtroOoVRwCqlPz8db87nJZJ0sOIC7EhiKhT+7WnKza4qx5AVXxDeHz0b6gJjoWNa0H5jRmdh1Y0qNvn8dGrNCZKEgkDfyr+Oih+k3wGjPy9OYMEIbatOJG4OjRCVjWvQ06eHXWL2m84837c91+y+7ruPH4W9uLi7uZXjhjmtZoQyrG8ocNIqgoyxtxI+FNbUPM+7faOAyeVw91dTyZHAhZMza28XqfbQtHBIs8pqAqE3CKCTuxoBsaY+Bp8f3ThstbZbIY65Fzj8Pcy2tzexASRu8AVmMTR8vUXzUqPGutiiznfN5iM8cHD2lfZctjZcqL+C4tY4ljiYIVkEsgdBzZRyZeNORrRG1yk0YZ/fBJ2xUOP7RvJ5s9Pb47EiS6gRHylzFDMtszb/yxFMH9YVBA2HTSTR6R2b3niO9MRBfY6aJbwJH/AFnFJMkslnM4P8qQp81ND4jfU1cxpri4S2hmnmbjDBG0spUMSFUEkgCpNANdOMR+fMn7zZL+vQY3DthrbG5i+uMfjMtkxcQmxazjilkuMjExhZI5y7JCvkJbhUnlTWfneh6b7b92X/e2APcV3ZpY2t5JGmPteMiyJ6dvELn1OdD5bkyoNuij46l4Zzlvl8xIpv8ALau2o0P0ULWnz6610GKWFCSFHiB8fx1cgJWop/DUD501mww3gOJAJFaEjw/DUCUIPAbLTcfPVlwIzEEKCDSgNdAtKVLGhXcH5nffV89hSD0B2ptQ9ddAMCtCBWhNR8RTbS8hoiDncVWu9f2axvzwFVDUEKB8E6fjXT6HGoAYr03Y9dSXA3au68qnb5VHh+Wr4C02AG9BQf6/jrVuAav1UAbbtT5jXIc3IV+IoeXXp46t3E015DyqfyJ/Cu2+oqMzk8QOnWvQ06/HQY7vrtWLvLD2mKmk9C3XI2l3eM3IO0dvKsjBGUghqDykdDoPGLf2Y7jhb7i9yuPzF2bl7i4mJltp5pDfXt0JY5o1IikIuhXyOv1Lxoa6RZmJ197N9yZC0mu8h3Rbf1yfF/0FhHaqlqcabNrdoSqKrCssjS0Wi1C7a6zGbjQYv28z2AwfeGMxmQx+QOWFmva8eVhM0NmltGgWOYEH1BE4LR1BoAoaurqs0/tBmuFnbx3ePjhtLy3zBuCZXnnvreD0TbTSFE52sxHqSCg8xIC0prPzBqO3fbvK4XN22RurrHm3e9ly176KuZkuJo54/tbckCkCiYEE+by9PNtzHr8bqfLy408a0/TrtAEhj5vrA6keOsX0zfJykt9I26MT41+erPWtTh9QPYEf/QTtdetY8mP/AMI3Ws+ux85u8Yqd591Rg0pmb6v5XD63KxtZxx5djx38R1+Os+u2w0DEmhHEdDXppudFENQCW/26zbrMm8mkgkMPK3gN9b89NCAkUAHlPUn92s+ux0hoalgN9vlrUmwOSrbGhNOp09dJvJCvIDlQDwHy1J5UVONB1Nd2r8dYoI/Hcr5vw+Xw1ZcSzXBhsVG3T8da8qXcUpUb1/T8RrYTkTQHp4/IaluBa0rxNQuxANdYt1j5NalQf4RpIthpFSafQdxXW5dWXRRulABX4an1qhjbam3gx/XqyB9fNSpoegOl6Ct13p8iOmnnpMumU2MZINRX8/lqqCyFPMWJI/h6HSzWc50Zn/lmtKn9GjSI5Yk0PH8Ov6NAsbADgFJB3qdZ99JNI4Dbkn9GpfX8UARhPMtduiFt9P8A1P3TWG4HHmDufH8TqySgXCFuSlA9a0VqH/Zp8Rr6oawxDj/LUbbrTbUvn+MlKIPpQAnbpq+ZhuhtGvQorDx2FNaX6wBgoaqIK16rQCg1myWm6M1aVFA3Uj5a1JiAE7nqSR5ToFO9QRQgf7dNY9T9MXkQwUgf7xqf0aNeegqFSwILGnlJGim1DNsTUGgHy1LNSzTHoC4Uf9oeGqoPqN8H+HT9Wg9RK1rWpJ6eB/fqW4BuvMFRtXYjp11i+tZznX417e7f9t+3GxuR7X7z7lv8pbywfbTYXGwSPPH9m8phMYtGR2W3lLTOayDkoLBiq6T1jTVXkns5nb7NZaS+yF9k5b+0hz1zEOEtyrW1k8McqcV5wSCGFxt9YNKebV+x7V2zjsF6GdGEW5s7afJ3kV9FyMKi6SU+u8Sj6QzdCNiKU1ged97dw9kXHcl/2v3LiLs22VxKPmMuZntlNrZi6vOEaK6SyKgjcyCME+ZQQQdgi2tx7I5lLZorZ8rLlVt7SITrePMU9dLWGdvUNVPqxJH6w3JVVLeUUsloubf3U7JxY/pWJwWU+1sXGPx0NlaRJFPPF9upt4C8iVaNblCa0XiSeRIOteouhWPvn2nke4u3e2Ysfl7LI9zMsdvHcQwr6AljE0LS8Z3IEqMCKA06NSh09dIyXcHufZY/K3C3XYEV1He39/aZLIfYetJfw4nKW9lEIOJLTuElJo2wfYGmnnR+iMTd2eTx9jkLIJ9veRLMixsroPUAc+Zdj9VajrqWci0IoaCoU+A+G++p0HBjxruQNjXalf8AZpboYaEHxBagUn9Y0ChhUArxp0OlurboiipLAUH938N9X1MR3UNsB/p+OlmAYCH8aVb4/LfV+g7grHc718w8dPsNNEXyAmrHevQVOs0NPGpNa/Aau8YB+tszKB0+oipH+zWQrEPSXoT4HwoNA7kKim4O531ZNAjUbFeI/vfAHU0K+ygKhFPE9P06355Aq0bwHj+O2k8h5YkcmUAdOv56erEwJmoD1+TfHWcUwglg5rQdDTYagQEE06j5j9+gQ08dgTUqTU11YGM3KlSajoPGmukkSzQCxDqg8OtfA/DSRPJpJDcQQSaVNT4/lpJjR5bmvFvKVFa12p+OkmBoU0+oemB18aaTzgGsg8xC8SAQo/tTS3ANXIkKMKgfSAafq1YPqV/l+Af2J7TA/iTJD4f/AHxutc/XY+dHfien333mn9zPZEAfCl1IK6154ieWWJ4rSh8o21n1eVIOJPgaCpXppJApqSxrQbbDw1KFoeR4ih8R+GtS5A4cVNCpbfzaz3QpAJ2AqTuNavlLNKB5TRtyfHU89rDwlaGtCfjtT8da99DhQVXr8GO22uY4GuwFK+OrJoYQOhNadPHXUSF84B+ulNh465+roYCSD4UqKHbUt0cARxA3r1ppbo5qUKldx4A701Z6wLQkCgHlHX5av0BGo2PWusM3sUMGFDQmnhq7WjSTyG+2w01L0apqa03/AL2t+b+JK5jSlBTrXx1azbyQvzJABBHgfjpuE9G1BQ8xQ9K6xtt4dAG+qgqVI3OugcGUqOIoKnc/s1ytA+prWpp4dfnqBP7p8RsRrXmaG8vKSa+aoOr/ALAI4qaleuxr11q7+Bo3JYEU28PjqW38CtQEUqCoqD8SenXV83YkmA1rVSeLdD89VmzabsWqU2GwPQfo+Ws2frcmGSGoYjffyjxqNJ60AA83Mg13O/8Ao1fXQeByBIaobZj4fo1PPnOQGj8iPqA+H7fy1oNdTXoUrQf69Aj+Q1J+bAfDQBMnJiBsPFyNjtoGc1/vt9XH/XoPUpKqVKjetCK7b+G+sS7wGMQwpuv+z9us9UeM2Pst29hLSzte38vle3zaLSCSyliArJCLe7cJJFIitdIiGQgfWiuvFqkrdKtR7Qdjq3rLYTpdLbS2kd4k7LJHC/olVDClfTMClCa8TWn1HVl4SXW5wuDs8Bjlx9tNPcr6stxNdXchkmmluHaV3d9qlmY+FPhtpLFZ/Je3naOaunvstjpMjLLbvbTrNdXDxSo0TQEtD6npl/TkZA/HkFNK6kmhsPt12Lb2/wBpH27bNCbc2o9QM8nom4+74F2Yuf5x9Sta8t9TVmLS07L7UsooIbPt6wggs5PVtohCpVJOESc15Vo3GFBUf3R8NW1Dl7P7US/tcmvbuO/qFhx+yvftoxLFxUKoR+NV4gACnhpot48dj1dXbHQFomkeI+mhKGV+chU02LMAxPidzvp9USoYreBRHDCkSeCKAo/Vtpo5yqlRTpvxHSupboFINhx3Y+A+fhoCBCrAjr0JO+tzoESm547EGusDuQoaVZ9jT8R08dW3RyAirV3amwOr6mBNubU3oTU/u1kDeo4kUWtQTv8AjrpuQMI23PU04/HU+k3lwPlIUcSBRq/L4azbqhqSAfLSgruBqBa70AryJpT4aBFNRuB4kfj0+OmjuQAoxI5bDp1+f4aQKzN6YVRUblTTb8ddLP4ArTYsASDt+OsfVS3CBnJUuAB4/jqKa3mbysKqT5T/AG21qc8LAG5UIOwNCfz0shS7lTShBoAa9Pz1lnnTgpIAJ6Heu9T+3RQ2YoxqDvWgFep1udAbeZF34kfD4fP8dSXBxPIA0BJINenhTW5MDKksQfA71GqHMePHwHQ01j2EKBjUA0pUivifh8tS+tgYQSxHIVI3+ZPx1JcH1L/y6rX2P7PX/wCYj/8ACV1pbo+dXuSoHuL38oACL3Hlg3z/AOclGtS6zNY9mQqV6ebcdaanqZWjBu1WaiioA8PjrIIvlFQNm8QdXBy8R1BRa9NQIf7x8dyf161kwFDDy7eVvHW/PSW4eo5D4gGoGsztYUU3IXrWv+vV99Beoowp8T8jrEuBrKAPFqjamrJo5QKk06/HbWrcY/yJJPHbxSTykRxRKzyStsqqoqzE+AAGp/k2p7HuHCZN7g43K2t6LdYmuHjlUqonQSREmtPOrAj5EawBnurt6LJX2MmycVpe41I3yAuA0KRLMaREyyBU85B40beh+GrboT/Fva7pG5z1lH60zWyiSUKTMjcCm/jX93xGrPOiDe954mG2x1zj5o8omYuJbXHPC38t5IIpJpAWp/CkTalmMeu0O39yOzbm0iujl44UkRTSRGHnZA5jBpRmANKDxqNXONWeUyy7zweVwWU7hw1w2Qs8StyZ41XgzPbqXZFD0IrTYnUjTz2298O2LhLt3truJ1fhYxFOfrulus0n014hHb0yT4g6s5omxe8GFNvHLLh8qt1wje7tUijb7f1YjMvJzIAQUUkEeHWmteuIliwsvdXEZbL2GJxdjdypd5WTFS3txxhRGSGaX1ACasCYSOOx8dSemczmspde9gBuhje3ZMhL9/JBj0rIDLYLHM4vaFBVFMDFwlfLSm51fXRPP6j3vu/mUfLC1wMT29jdm1xl7xleLJcJ0ike34ny+mrhjy6122B1jzcakW9h7iZ69tZUvsMljkra7w9hcM6usAlyTnnIrNTknDiV+Bah6a6W4qtue+fcYNDFBgrX1HuMvBchYJGjT7KSVYpQTvxZUUg/xE65yaJfa/dnfmQukbN4Gdbc2QkS2it/SY1ZQk5kZuNWq3JPClfHVuCjTvL3EZpLiSylTDiPIOLqSxaCaIwRsYTMjkgKSoIoanlTqDpN/B7lj5Z7nHWFzdR+hcTwRSTxdOLugZlofgdOYCsQSdvl121ub+hAVD0J2Gp5nAUt8ua9CCemrxOAB1Hi1D/D/q1STCHYHy1AHlJ+W+s+tCFiCAdq03rrHntNjmDEhfqHifl8NdLcihU4kjcDqAOlPjpLoRiOJBH4n5fhp6uCOeXI7+UCtevjqwJRP07AN1r8tEtxEUtyIrt4jRTqt/8AbB+j9Wg9WmQ7Fa9etfj8NcUsCJCqaeVj+BOhDQynl/EQKcjt+rV89qcJAxIXpWu29fiNW9jgW6UHQ+Xw2Pw1LgciFQStATSrdOumpNMckqFAFOhPw0k1XeYLu1V67HcDSzAgq1OlOv5agQRgdaU/iJNBoH8Caj6VNSoFP361kwM+qqEVNPOvy+OshvpuvKgqFp5h1/XoHipVf4T/ALtfD46AipxUV+o9Qd9qfPQcwFQQeI/R0+WgFvQnl4bNoOC05AGrHZq1GgaaclUndf4j8NAtQFFKA/Eb1/EaAbcmViz8aHYUruNAxQdiSCw3FN+ugYebEA0AGwH7N9ARv4aUAJqafqprUzA3izDejnqPw1kCMgjJoRx+Or9UPNGAbkDWlPlpIlmhOoABP0jqtdtup1FMWjrWn17AeHx1ZcCmtR0I3AFP1/6dQNfZGOwJ1vzIBMreQmjeLE9R+nVvnQ/lUbDYV/tX56m/PACaVqRuNtZt0NKIRsKHajfDVlwI1E6E0B6U8xr+3SXB3NAnMsPnsRQaS4OLgBTWlTQqQSfy1kDLKCdq06a366H1Q/y40Psl2bTpXI0/D+pXWs0fOv3Mp/1J9wKmnHuXK/mfvJdalkgw7+YqB03LfPWbdDd0au4JqNummB6mqEVrXqp2GmkFQ9SaErsN9QMr1r0P4Gvy0BCaqK06V6V21ZcCAk7INtqL0G/z0vrQQACpFSx+qulodUhQCKE78hqBG3A/AbnVlwJuCGp0/RtrX+Qi31rHkLG8spHZYr2GSCSRPqCSKUalaitDqS4PMbb2e7TsLZLa2myEEHINII7ihkCkEIx4/TVV/QANtZF9lewO3c810culxeTXn2ZuLhpmV2axEghYlaeErg7b10A4/bLs2NJ448Qvp3EjzSr6jFTI8kcjOBXYlokJPy0EqLsDtG2tFsosOgtY3aaGP1HokjlizruKFubA08DTVt26H23ZfbVtNPMmLim9e7hvUglHKKGe3FI2hQ+VCKk7dSda+1izxfa2Dw0N5DYY2KFMhJLLeJuwkaYguGr1BoNvgKazbpbqQuAwitGFw1gvpuXp9tGfOa1ceXrud9RBf6bjkZythbCtFP8AJQVoKD+H4ba35n6JH21qCGS1hVuYfmsairUpzJp18K6XngcbaAcT6MYaNSsRCrVV+C/AalvGJbhfQjWNVSJKL0AQU/EbaWzFAlgimX0poY50JUlWUEEqag0Pip6azoeW/wB41J8wPy6abgV3YpQuTQ1A+BPU6180AKqDVvPy2PLfUlwPk+kbbilSOlNb4qXfwHetabbjVtxUdgGIqQOlQRv46zPX9Zl/pzErRAabVrTeurstW7oJYbinIqDsflpbypVYLQMOg2Yat6A6hulOtR89TzGZOXV47Dw+ddW5eGic6HkT5WG/y/DS8TgBcrRWUV3pt8KazdoRiTy/h23I2Hw1fOiONwEB5AHc7/v1oAVj6h2B+X6tS2h3or/eHWumj1Od2BCE7iv4fv1JlDPDfqPh/t66zxoaACBUUG9QfDUt54BFaop9R6qfy/dqaO3J3+rr5aDQLUIAaAk+B/0nQAJPlB28AT89b80Hai0XxPTev+nT1QMEN/CAAKUBGsB1TUEbUJrtX9/XQM5cgQAW8aV/bTRLNNVxXkd/hXRYfK3QdD4bVrX57aBA9OLFdidx+7fQELcioIYilRtvoGO1fLQio6D9+gYDyqw3Xeq/H+x0HBkVTyO+/wCr/TTW/qDlb1B1qCPHw8PnrMsHFAnECpfpyPiNLAwEcG81NxQH936dQCAFKI1d+g3/AB2GgeCASajiditaEHx0A5K1A2PLqf2UGgchJUin0/Uep+WgZIOKU6nfbppgGoZ1BpRqeZa/A61NgeUAoNj/AHlO3XrrIE4Bb6Qo24/DfpoGk+HVqbD+x0DAxrx3C02J+X46smjqseR5beIHz6fiNa+s4HEnzBaGm1fGus26IxZgS3HcEbnp+umoOaShoAENd1Bpt+I1rzcZsKzUIA3U1oab/pOreemjCaKa9VbYAbn5bU1gNWlDQjkTXc0O/UjQdTrUhf8AsnqadOmuv4z6r6pf5bwP+inZgHT/AN4/+JXWud7Xz0+c/ud5fcr3Cr49zZbfrt95Lq/NVhgXUdKsOiDx1LMHKa7sKAnY/H89NBaUFDUfqr46geCoB2ANPDQIGINadDvXxqNAUBR0NK/T+egUgIOQ8xY7bbmnx0HFgQCBUj4fs0wITUU6H46BajgCCQ3iBoOHTr13FdByrWpY/ChP4fDQDWlSCK0qR+OgcFBNaD4t+Og4uAaE7HoNqaBxoKArU/wjQIKKpcCgJodazjQvMFWp5SOlP06yGB6V3BI+JAO+ga0sQcq0i8nBahNDQDcjW5xyzfJxdQANlBAJ31m1YZLLDQAyxRksEj5Mqgueiip3Py1fpUY31kEDfe29GLhB6qbmIfzKb78f4h4eOs0dFc291BHd29ylxbSDklwjAowPUhgabHQB9e3aSaFbiJGt6PIpceXl0rU+Oge8sMYrLMsZWu7MBQ/M11q7BUZPPYbFzrb3uRjtZ5YzMEev/DUGrV6eGshbzPYfHxWkl7fxW0d5GZLIyE1kAQP5P7x4mtNWVJdKmYx0q1iuPWYo8oRVPPjE/BjwpWobanXWvXaqb/GXbgCSPkGRXDcGe3mXmykgolU3eqnyjfbT15MSrHuTD5OSWGyvRcNDE08vFHrwFOVCRuVJAYDcE0OsAD9zYSPHJlHuXW0kma3UmJxJzAqVMZHIELuflvrpJvIhS959tQ28tzLf/wDLxPwEgjbz15ENH/eU8SOXTbS+sqVobOeG8t4by2k529wiyQvSnJWFV21m+kmlYgMSOi9QPGutyfrRTwYMgAoOhHwOpdDJSvl3qdtviBpLU9XDWNCpAAU+HXV+osAfkDyBoB1HUnV0BVStDtx8aHr89NwLU/8A2rx+OuI9UmPMdd/Gg+GmgPEAhSQRTcVIO9dA8Jt1pUdf9ugaFcAkE8SfHROdE4kmtSGpQmvh+WimEBqHbqPON9q/AaDghVl/i22/tXQDkUFxVjvSu+2w/ZoENSx+I/V8tA/iQQR4dR4V/sdAg26r5vEDbbQO2G/HcUp+Z8dB+TrX3y7vj7hzFpkMFEcRgrruCW8lSF43mtLFZ/sFhkLsAzPaTB24kUA20G87h9x77Ididydw9l39pbZfA3cy20LIt+l1bxXBtllVUZKJKwJDjkNj18ArG90+6cJm+5e17vBnP3eLy1rYYjLSBsfDdC6NjGaFEnFY3ui7/BeIAbcgDdl+9kvcncVvhs12y/b9hc4yG+jyLzSS0nlMSCIj0UAUvLwVjSpHSpoAymB94O948JLlO5MakF08dp9gs8LRWq2kxnD5KaWFZH3ljEXphfJVCfr5aLJovcneWbvu1+1p3mnbJX3ad1Pzt4Jkd+5Zba0NvAERVoeNw5UHyneoBTYWY0P/AFR7ycX8WE7UjzF5ZZn+jXmMQT+vYGRp4rae8coIyjmOOVuB8sbgnwJI0Ptt7j5bu++7qx2dwpx1zgsxPjbaa3gm9F/R5MVkZ6lXCqCeQUHktK11qX+jx627v99LXNZF5sNf5Gyw82fntrVrWiXqSJO2Oi8kStSAwHZTycugqajUmaLy3769447abuE9rTzPPaW0S4E426ZfVP8AVKTxjkskYYw25kVgdnUVFQdW5+Bt93x762sF83+GrW8kDSRI0GKu0aJFksB6wQzyGSq3MwCgf/Yid+LDWTGlwfc/ueuE77yWdwV1Pm1tbCbtTBwW1IxPcWaK0cbFixCXBPqBiWUV30GMuE97YbXB4r/3vJLg1ycXcV56qGfJWgnsZ4fRuUBj+4aJpo0Yjbiw2J5CzsTcxL7ux3PddxA+W/pkz5KLsyK1NJYJONvJC9ytSWVk9RI/BWBruwI3ZBrOyz7lQ93Wlv3F91L2/JHnrmK7cgLG0l8iWttKtdxHFGXhY78XK/w6z90e4SSBuBCgE7N8dZDJAxCk/CpB66BGADKw/i2pSv69tB0vmBUKSQOtemrLgjbIKU5EN5j49aeGrfWrnA44cq8qniailD+3WUDYr9JUtQVoa01YAqRUgU2rXr1/0aWjjyIZSfHY6SjlIUcRWh+oGv79X1n4GkkHzNxHWhO/6dZHMSQH+kAEhaDrrp9Qs19Uv8th5eyvZZ61/qRr/wB5XWsXsfOf3RQn3I9wyDSncuWof/bJeuktGAeURLKzggInKRgdqLuTrVnHIoE7uwRxcWYF0zWUk326enG8khloCECICxIBqdumsCzw2cs+4La4uce7SR2109qZTsCyKrEivycddALM56xwn233YkY3TlEEYUgBV5MzciooAPCugzsnf9gLqytIsbe3VzkG/wCSij4eeLgXExCl2VCBtyUaSaJ2T73x+Jv5ba4tp5be3ljtbm7iZWZLiVOaxrDXkwp1boNBVZ33LscFnrXAzY24mnuZbQclIHCG4LepIw3A9GgqK710F7J3O9za2N5ghbXtreXLwSvMWBXghbkoSta0pvq26Kod4ZHI4jH5DD2EME82Qt7K9t7nlIFWYrykjMY3C8vH4U1BUye5twzTQ2va17dFJriFJAaLI0JAUg0JCsd6npoGL7hZ4M8MnZd1DKW4W7Au0ch9Tg3mEZpQAsdulNBbnK96ZixwF1irNcPNc2ktzk7e5QFUeOQBYm9ROZ5Cuw4k9a6Adnm+9LjJ2tvdYmOysvXhN7OsEpCwuVqod3oSQxBoPLx366BuWuO+E7knXCpI+M4JHCkig26hom5S7sAzB6bUr86aCxvoe7pu2sbb2N0trnxMFv764AYFPUbk3FTTzJSnw0FB3Ge9I7UNjbeVMcbFIb2AuJboSIjcjGR1dmpRtBKGN78usPirmHIHHZox8chGzLxMawgwo60Ir6v108NBb4jEd1LfZOXN5b7myvoJYreCNwFiJWMRmOigg7PU18RoHWXa7QtyndHkTDLi4JQzs/NqiSR2O7VAAB69dBmx7eXkcE9r/VxdwoqRWUdz6nJI0RAEdwSWClTQkHagIOgZkPbjJ5K3Au+4gzzQw2V5BHH6UBs4iH4xhCrK/MVBrT5aJZqyfsi6fBRYW6y0d8GyVze3V5cQkyyRzMSqKyOvFgKBmHX89FVC+1yF2knzD8pEjRljjCqBAFEZQVNC3H+Yf49BpL7tq9btabB2d1F96033HrunCFnMgkIMaUAQ0pxGgr7T27t1trRMrlJ74RQcXgAAiEzIqs4NeTUKgqD00ErNdh4vOT3Nxc3d5C1zHbqyxv5A8FPPxO1XAAavw0C5vsjFZqSze7nuVSzto7aFY2FSkX0nkQTX4/HQFn7Px19Dh1ydxPkWwSkYuZyiPE3D01kUxqvmUdD8dWTRKs+2cdj2kuLZWiunWRLi5ookm9V/UZnNBU8vHU0V0vZuKmFqjvdCKygSG0i9Tyx8W5eotRUOTuWB31uev6BWnZ2Cx8hlgjmSZfUaCT1GBjkmYPLIn+87KCxPiNT12OXs3DNawQOtwz27My3JmYzEyVDlm8SwYgn56ktDX7GwHAosMnARLDCnqkiGJW5BYwdgASdQaa0tobK2trO3BWC3QRxKxqaL4k6B4XzN/DU9Out+dAiF5Enck7j561oZSp3oKdT4g/LWLsLNIwanL+Hx1kRyTtQ7eNNa83A0uC/Ejpv89a4oZx/Dr/Y6fMHqjOokB+k06dR+7XMNY8t1NRTwPX9ugQycV3BHhv8AAaByupAWtTv1+Q8dhoYbJIUcqKAMOtNAhII3HiKV/VTRMKHrU0ApsBuev7dFNYGoHUEfhXQM82x2Uneta/lotmFqTQneo3PyHh+WiHksAKeABJ8NACrMpYeWm29Py0AHtrepPopzYmrcR1eta7eNToJKxqiL6SBVA4gIKCnh06aB3Cq7LyC7EEUGgGY1ag4AbHcDwJ+WtSzAQ7bb0XYU+WsmnSHmwegYb8SRuNDUFbW3he6ltreK3lu3WS8kjRUaaSipykKgcmCqFqd6ADQJb2sFq0wt4Irc3MhmuGRQDJIaAuxA3JoN9AYgAs38XjSlNFuGAcl67N0A8NtEDBLMVPxpxOwNPmP2aLp7LuwJJHjT9nXRDR9JXlUKSCynVnYZyodvKKmg+VNX12GHbZQN/qr12+esheVBVKHbfx+Q3Gg7mASjV5MKU+GgAHNQStT1qD0+W2gf/MPIgAfD+x0CGiHky04ipJNdAjsRR1pToD1p8dAnJNv4fE1r+WgaGCMAu4Jr8x+OgFJQAMW6k+UU8fnoF5GpNKcOh8KdRoAE1Lb7N8aE7fs0Co5AILUPTevT9Hw1ZNH1W/y1Gvsn2Wa1r/Uv/ErrUHzn90K/9S/cKi0UdzZapr1/5yXWpZE38YSWNXjaN2IEqMjU68WBG36dLdViY/brDw2b4/8AqOT+waUzJaesiqjsgR2VhHXzqKEHUk0abBYDHdtWDYzFwtBaeq04R3aQ83Cgks1T0UddSzBnu8spj8Q2KmyNobmJ5WMlwLl4BDHSjNxjqXB8RSnxOgxMXdXt3JH97F25KEt5GlW59BeKIGMZkWQMQFqaUB8emt9TRx9xMVLNFc2fYd1c3E8TGG4kVUZ4A1N29NiPMdh8N9YFv/jOfJ22dmxnZskeWxUEElq15CWWaSSTg8YJQE8etR4b6Cvl767nbI2Vji+w57S0jNcjcmLyopRgeNAK8XAIp1GgsLTujv8AbF2BXslf6gI3bIQkekKrUhU47Bn2+Q0FVl897wMHtsP22Jfu+ZF20ZiEIHEqvnPQGoNRv1Gg2kmR7pg7Xvck9gDn4ZWNrinqRItVCpRSaVqaHQUZvPdNruWNrJYbZpojFdQrauFQJWUFXkDGrUUHqOvy1qz+CdhR7if1KN88ts+OLk3EMbxKSpioAoVegfepNT8NZayPSOlEFCoO3w0ZOc0A2qPE/sGtT+hEK7fwlRUU6/lTUt0N5VU+IrWvTTeMD2avIu1KCo321AsLBlNBVvE6AdKMpYAvTb8Pnqy4Okb4b1HTUoCorxAAJ+B/16A1Ph06EHQINqimx/i0WzHVJUfLw0QBj8NqeFdb6AADyJPIH4azZgXlU7+WnhqaGlqhvEg7fj89IA1AAAPXpU6toby5Er9Q8SfjqBW4r4FqHrX9mgF5gCBQqelBX9OrxgFuWrWreA+WrZwFL05FgKfHr+rU2s9GDk3A8gQRUgatv/lp1SHqjVBFKas57CMaqQOh6/PVklEV0XZVrXqrE00skCBa7kUPQnVkwM8/xP1V/wBeqPVJRyoeR2Hl28dcQgUBenTpoBvQJzpXepoN/wB2geOIUgDc9Touh0XlsKDc8vDp8tENopYSBQAa7jroHlVPAqeJHj+oaBhC133p9XzP6tBw2YEkUI2pvt+Q0W3Tg3mrQLXqd/yOiB8iTQjatNFk1ykgig67Gn7dEcWFaEhjWlP7fDQLzK0qaipqvifHQOMp2AGxPj+zSBvPid+vT9erZgfzVqfhQ/n8tQKEBLDc8dzuaD46NWb0DxHmNaFqAfE00TKZyKkKvmpUsKD4aICqkgljXkSToCofqUnblVanroAlvMelSaCh6D4aBy/TUmgoDQf6dAwUI2DD4EeGgQ8d6qTy/iO/T9mgDsKgg/idhXWpNDy4UL4hh/bw1kKgB40UA18NG/KK+zAg8lB2Hz+GjB6vsQa8R060B+Gga0iMeDGoOwHUj89A1zuByqP4q/6dB3k4hnJAJFAPEU0DVIYE0p0P6dAN6UoT18On6NBxoBQk7jcUr+vQDIpTiNt6/p8TrVn8HMUCk8RyUH8N9XwPqv8A5advZPsodKf1Lb/vK61gfOD3Ranub7hgVNe5ctyPw/5yXROmNoooSakgU+R0JdIGYFU5ePmJ3OijNQ067H6q6AbQ28xV5oY5mi3h9RAxUnaqkg0/LQNFtAo4LbxoCaGJVFOtdXQrRxmQNxFARxanSmlwFP1cgRUfDrqDixoASTTfbQKpJWhJFT5tA48VG1Sfj89Aym/L9n7NB25FQKqTufHVlwIrr5VPUdNQO35VoNz9I30HK5LFedBTQdWhJ60HQ" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></font><br />
<b><font size="3">Açık açık seni &#8216;takip ediyoruz&#8217; uyarısı</font></b><br />
<font size="3">İki yıl boyunca ailesinden ayrı yaşayan Akkın&#8217;a eşinden boşanması konusunda sürekli baskı yapılıyor ve Ankara&#8217;daki baba evi görevli subaylar tarafından gözlem altında tutuluyordu. Akkın&#8217;ın haftasonu izinleri çeşitli bahanelerle iptal edilerek Ankara&#8217;da ailesini ziyareti engelleniyordu. Bu süreç içinde komutanı Akkın&#8217;a iki yazılı uyarı verdi. Yazılarda Akkın&#8217;ın takip edildiği açıkça ifade ediliyor ve Ankara&#8217;ya gitmemesi konusunda uyarılıyordu. Akkın&#8217;a gönderilen ilk yazıda, Ankara&#8217;da bıraktığı eşinin Ankara&#8200;Merkez&#8200;Komutanlığı tarafından kamera ve fotoğraf makinalarıyla takip edildiği, başörtülü tespit edildiği için savunması isteniyordu.</font><br />
<b><font size="3">Boşanmadın boşanmış gibi yaptın!</font></b><br />
<font size="3">ASTSUBAY Mehmet Akkın&#8217;a gönderilen ilk yazıda, &#8216;&#8217;Defalarca ikaz edilmenize rağmen eşinize sözünüzü geçiremediğinizi belirttiniz. Ankara&#8217;da oturttuğunuzu tespit etmiş bulunuyoruz. Bugüne kadar da boşanmak için hiçbir yasal girişimde bulunmadığınızı, göstermelik olarak bulunup vazgeçtiğinizi ve aynı şartlarda ilişkilerinizi devam ettiği ve zaman zaman izin alarak ailenizin yanına gittiğini tespit etmiş bulunuyorum. Kısacası takiye yaparak oyalama taktiği içerisine girdiğinizi ve TSK mensuplarına yakışmayacak tavır ve davranış içerisinde olduğunuzu son bir kez daha hatırlatır, hakkınızda kesin işlem yapacağımı bildiririm&#8217;&#8217; ifadeleri yer aldı.</font><br />
<b><font size="3">Anne babamın elini neden tutamıyorum?</font></b><br />
<font size="3">28 Şubat sürecinde tıpkı bir esir gibi yaşadığını anlatan Süheyla Akkın da en çok çocuğunun &#8220;Anne ben neden babamın elini tutamıyor&#8221; sözüyle sarsıldığını söyledi. Akkın yaşadıklarını şöyle anlattı: &#8220;Eşimle aynı evde oturduğumuzu farkettirmemek için tam bir esir hayatı yaşıyordum. Kapıdan gelenlere kapıyı açmazdım. Polis kapıda beklerken ben balkona kaçtım. Dışarı çıktığımızda eşim 30 metre önümde gidiyordu. Ben çocuklarımın ellerinden tutmuşum. Oğlum bana &#8216;anne babamın elinden neden tutamıyorum ben&#8217; demişti bir keresinde. Eşimle baskı nedeniyle boşandık. Eşim ordudan ayrılmak için dilekçeyi verdiği gün nikâh başvurusunda bulundu ve biz tekrar evlendik.&#8221;</font><br />
<b><font size="3">Aynı yolda ayrı ayrı yürüdük yıllarca</font></b><br />
<font size="3">ESKİ astsubay Mehmet Akkın, baskıyı azaltabilmek için eşiyle sokağa çıktıklarında aynı yolda ayrı ayrı yürüdüklerini, aynı markette birbirlerinden uzakta durduklarını söyledi. Akkan &#8220;Sicilim bozularak rütbe ilerlemem durduruldu ve dosyam Yüksek Askeri Şura&#8217;ya gönderildi. Fakat dosyam bir şekilde geri geldi, 2001 yılında Doğubayazıt&#8217;a atandım. Aynı kabusu yaşamamak için eşimle anlaşmalı boşandık. Aslında bir ev kiralamıştım eşim ve çocuklarımla birlikte yaşıyordum. Üç yıl boyunca eşim ve çocuklarımla birlikte yürüyemedim, alış verişe dahi çıkamadım. Aynı yoldan ayrı ayrı yürüyerek, aynı markette ayrı ayrı durarak hayatımızı sürdürdük. Birlik komutanı beni kontrole geldiğinde boş evi gösteriyordum. 2005 yılında artık ben çok sevdiğim askerlik mesleğinden iyice soğumuştum. Ağustos ayında 15 yıllık mecburi hizmetimi tamamladığım gün istifa ettim</font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=10">İslâm-i Hâyat / İbadet Rehberi</category>
			<dc:creator>gulibikcin</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117692</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Değerli bir sinema oyuncusu idi ,,özlemle anıyorum</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117691&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 12:38:32 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Nubar TerziyanResim: http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/9/97/Nubarterziyan.jpg  (http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Dosya:Nubarterziyan.jpg&filetimestamp=20070801114434) 
Nubar TerziyanGenel bilgilerDoğum adıNubar AlyanakDoğum16 Mart (http://tr.wikipedia.org/wiki/16_Mart)1909...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"> <br />
<font size="3">Nubar Terziyan</font><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Dosya:Nubarterziyan.jpg&amp;filetimestamp=20070801114434" target="_blank"><font size="3"><a href="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/9/97/Nubarterziyan.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/tr/9/97/Nubarterziyan.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></font></a><br />
<font size="3">Nubar Terziyan</font><font size="3">Genel bilgiler</font><font size="3">Doğum adı</font><font size="3">Nubar Alyanak</font><font size="3">Doğum</font><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/16_Mart" target="_blank"><font size="3">16 Mart</font></a><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1909" target="_blank"><font size="3">1909</font></a><br />
<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul" target="_blank"><font size="3">İstanbul</font></a><font size="3"> <a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrkiye" target="_blank"><a href="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/archive/b/b4/20120504092438%21Flag_of_Turkey.svg/22px-Flag_of_Turkey.svg.png" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/thumb/archive/b/b4/20120504092438%21Flag_of_Turkey.svg/22px-Flag_of_Turkey.svg.png" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a></font><font size="3">Ölüm</font><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/14_Ocak" target="_blank"><font size="3">14 Ocak</font></a><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1994" target="_blank"><font size="3">1994</font></a><br />
<a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul" target="_blank"><font size="3">İstanbul</font></a><font size="3">Etkin yıllar</font><font size="3">1949-1990</font><font size="3">Ödüller</font><font size="3">&quot;Yaşam Boyu Başarı Ödülü&quot; (1993-1994) </font><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ankara_Uluslararas%C4%B1_Film_Festivali" target="_blank"><font size="3">Ankara Uluslararası Film Festivali</font></a><br />
<font size="3"><b>Nubar Terziyan</b>, (d. </font><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/16_Mart" target="_blank"><font size="3">16 Mart</font></a><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1909" target="_blank"><font size="3">1909</font></a><font size="3">, </font><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul" target="_blank"><font size="3">İstanbul</font></a><font size="3"> - ö. </font><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/14_Ocak" target="_blank"><font size="3">14 Ocak</font></a><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1994" target="_blank"><font size="3">1994</font></a><font size="3">, </font><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul" target="_blank"><font size="3">İstanbul</font></a><font size="3">) </font><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ermeniler" target="_blank"><font size="3">Ermeni</font></a><font size="3"> asıllı </font><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/T%C3%BCrk" target="_blank"><font size="3">Türk</font></a><font size="3"> vatandaşı </font><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Sinema" target="_blank"><font size="3">sinema</font></a><font size="3"> oyuncusudur.</font><br />
<font size="3">Asıl ismi Nubar Alyanak'tır. </font><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1909" target="_blank"><font size="3">1909</font></a><font size="3"> yılında </font><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul" target="_blank"><font size="3">İstanbul</font></a><font size="3">'da doğdu. Bakırköy Bezezyan Lisesi'ne gitti. </font><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1940" target="_blank"><font size="3">1940</font></a><font size="3"> yılında Gençler Temaşa Heyeti'nde sanat hayatına başladı. </font><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1949" target="_blank"><font size="3">1949</font></a><font size="3"> yılında </font><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/H%C3%BCseyin_Rahmi_G%C3%BCrp%C4%B1nar" target="_blank"><font size="3">Hüseyin Rahmi Gürpınar</font></a><font size="3">'ın <i>Efsuncu Baba</i> romanı filme alındığında Nubar Terziyan bu filmde aldığı rolle sinema oyunculuğuna başladı. 400'ün üzerinde filmde rol aldı. (Sarıyer) Büyükdereli olan Nubar Terziyan </font><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/14_Ocak" target="_blank"><font size="3">14 Ocak</font></a><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/1994" target="_blank"><font size="3">1994</font></a><font size="3"> tarihinde </font><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul" target="_blank"><font size="3">İstanbul</font></a><font size="3">'da gözlerini hayata yumdu.<br />
Nubar Terziyan, daha ziyade iyi aile reisi rolleriyle halkın gönlünde yer etti. Nubar Terziyan'ın cenaze merasimi Kumkapı Patriklik Meryem Ana Ermeni Kilisesi'nde icra olundu ve Terziyan Balıklı Ermeni Mezarlığı'ndaki aile kabrine defnedildi. Ölümünden tam bir yıl önce 14 Ocak 1993'te Nubar Terziyan, Ankara Uluslararası Film Festivali'nde &quot;Emek Ödülü&quot;ne değer bulundu.</font></div><b><font size="3">Filmografisi [<a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Nubar_Terziyan&amp;action=edit&amp;section=1" target="_blank">değiştir</a>]</font></b><br />
<br />
<div align="center"><ol class="decimal"><li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/A%C5%9Fk_Filmlerinin_Unutulmaz_Y%C3%B6netmeni" target="_blank"><font size="3">Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni</font></a><font size="3"> (1990) .... Kendisi</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Biz_Ayr%C4%B1lamay%C4%B1z" target="_blank"><font size="3">Biz Ayrılamayız</font></a><font size="3"> (1988)</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=D%C3%B6k%C3%BClen_Yapraklar&amp;action=edit&amp;redlink=1" target="_blank"><font size="3">Dökülen Yapraklar</font></a><font size="3"> (1987)</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Keriz" target="_blank"><font size="3">Keriz</font></a><font size="3"> (1985)</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Bir_Ka%C3%A7_G%C3%BCzel_G%C3%BCn_%C4%B0%C3%A7in&amp;action=edit&amp;redlink=1" target="_blank"><font size="3">Bir Kaç Güzel Gün İçin</font></a><font size="3"> (1984)</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Da%C4%9F%C4%B1n%C4%B1k_Yatak&amp;action=edit&amp;redlink=1" target="_blank"><font size="3">Dağınık Yatak</font></a><font size="3"> (1984)</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Nefret&amp;action=edit&amp;redlink=1" target="_blank"><font size="3">Nefret</font></a><font size="3"> (1984)</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Beyaz_%C3%96l%C3%BCm&amp;action=edit&amp;redlink=1" target="_blank"><font size="3">Beyaz Ölüm</font></a><font size="3"> (1983)</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%BC%C3%A7%C3%BCk_A%C4%9Fa" target="_blank"><font size="3">Küçük Ağa</font></a><font size="3"> (1983) TV mini dizisi .... Doktor Minas</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/K%C3%B6rd%C3%BC%C4%9F%C3%BCm" target="_blank"><font size="3">Kördüğüm</font></a><font size="3"> (1982)</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/A%C5%9Fklar%C4%B1n_En_G%C3%BCzeli" target="_blank"><font size="3">Aşkların En Güzeli</font></a><font size="3"> (1982)</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Z%C3%BCb%C3%BCk" target="_blank"><font size="3">Zübük</font></a><font size="3"> (1980)</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Ne_Olacak_%C5%9Eimdi" target="_blank"><font size="3">Ne Olacak Şimdi</font></a><font size="3"> (1979) .... Hakim</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C3%87ileke%C5%9F" target="_blank"><font size="3">Çilekeş</font></a><font size="3"> (1978)</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0yi_Aile_%C3%87ocu%C4%9Fu" target="_blank"><font size="3">İyi Aile Çocuğu</font></a><font size="3"> (1978)</font></li>
<li><font size="3">Kara Murat Devler Savaşıyor (1978)</font></li>
<li><font size="3">Vahşi Gelin (1978) .... Necmiye'nin babası</font></li>
<li><font size="3">Dila Hanım (1977).... Değirmenci Osman Emmi</font></li>
<li><font size="3">Bizim Kız (1977)</font></li>
<li><font size="3">Ah Bu Gençlik (1976)</font></li>
<li><font size="3">Bodrum Hakimi (1976) .... Tevfik Efendi</font></li>
<li><font size="3">Sıralardaki Heyecan (1976)</font></li>
<li><font size="3">Delisin (1975)</font></li>
<li><font size="3">Ah Bu Gençlik (1975) .... Salih Dayı</font></li>
<li><font size="3">Nöri Gantar Ailesi (1975)</font></li>
<li><font size="3">Arap Abdo (1974)</font></li>
<li><font size="3">Ayrı Dünyalar (1974)</font></li>
<li><font size="3">Doğu Ekspresinde Cinayet (1974)</font></li>
<li><font size="3">Ayrı Dünyalar (1974)</font></li>
<li><font size="3">Kısmet (1974)</font></li>
<li><font size="3">Yaz Bekarı (1974)</font></li>
<li><font size="3">Ask Mahkumu (1973)</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Bir_Demet_Menek%C5%9Fe" target="_blank"><font size="3">Bir Demet Menekşe</font></a><font size="3"> (1973).... Kuyumcu Yakup</font></li>
<li><font size="3">Öksüzler (1973).... Sütçü Rasim Dede</font></li>
<li><font size="3">Dikiz Aynası (1973)</font></li>
<li><font size="3">2000 Yılın Sevgilisi (1973)</font></li>
<li><font size="3">Anneler Günü (1973)</font></li>
<li><font size="3">Çaresizler (1973)</font></li>
<li><font size="3">Çılgin Kız ve Üç Süper Adam (1973)</font></li>
<li><font size="3">Tatlım (1973)</font></li>
<li><font size="3">Güllü Geliyor Güllü (1973)</font></li>
<li><font size="3">Soyguncular (1973)</font></li>
<li><font size="3">Bir Pınar Ki (1972)</font></li>
<li><font size="3">Acı Kader (1972)</font></li>
<li><font size="3">Afacan Harika Çocuk (1972)</font></li>
<li><font size="3">Bir Garip Yolcu (1972) .... Hakim</font></li>
<li><font size="3">Çile (1972)</font></li>
<li><font size="3">Fatma Bacı (1972)</font></li>
<li><font size="3">Kopuk (1972)</font></li>
<li><font size="3">Cambazhane Gülü (1971)</font></li>
<li><font size="3">Ateş Parçası (1971)</font></li>
<li><font size="3">Bebek Gibi Maşallah (1971)</font></li>
<li><font size="3">Binbir Gece Masallari (1971)</font></li>
<li><font size="3">Cilali İbo Teksas Fatihi (1971)</font></li>
<li><font size="3">Fatoş Sokakların Meleği (1971)</font></li>
<li><font size="3">Melek mi, Şeytan mı? (1971) .... Abdullah</font></li>
<li><font size="3">Ölmeyen Adam (1971)</font></li>
<li><font size="3">Oyun Bitti (1971)</font></li>
<li><font size="3">Saraylar Meleği (1971)</font></li>
<li><font size="3">Satın Alınan Koca (1971)</font></li>
<li><font size="3">Sevdiğim Uşak (1971)</font></li>
<li><font size="3">Solan Bir Yaprak Gibi (1971)</font></li>
<li><font size="3">Unutulan Kadın (1971)</font></li>
<li><font size="3">Yumurcağın Tatlı Rüyaları (1971)</font></li>
<li><font size="3">Ağlayan melek (1970)</font></li>
<li><font size="3">Ah Müjgan Ah (1970)</font></li>
<li><font size="3">Birleşen Yollar (1970)</font></li>
<li><font size="3">Bütün Aşklar Tatlı Başlar (1970)</font></li>
<li><font size="3">Cilali İbo Avrupa'da (1970)</font></li>
<li><font size="3">Erkeklik Öldü mü Abiler (1970)</font></li>
<li><font size="3">İşler Karışık (1970)</font></li>
<li><font size="3">Küçük Hanımefendi (1970)</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Paral%C4%B1_Askerler" target="_blank"><font size="3">Paralı Askerler</font></a><font size="3"> (1970)</font></li>
<li><font size="3">Seven Ne Yapmaz (1970)</font></li>
<li><font size="3">Son Günah (1970) .... Fahri, polis şefi</font></li>
<li><font size="3">Son Kızgın Adam (1970)</font></li>
<li><font size="3">Tatlı Hayat (1970)</font></li>
<li><font size="3">Yılan Kadın (1970)</font></li>
<li><font size="3">Zeyno (1970)</font></li>
<li><font size="3">Ağlama Değmez Hayat (1969)</font></li>
<li><font size="3">Bataklı Damın Kızı Aysel (1969)</font></li>
<li><font size="3">Boş çerçeve (1969) .... Avni</font></li>
<li><font size="3">Çingene Askı Paprika (1969)</font></li>
<li><font size="3">Dağlar Kızı Reyhan (1969)</font></li>
<li><font size="3">Galatalı Fatma (1969)</font></li>
<li><font size="3">Hayat Kavgası (1969)</font></li>
<li><font size="3">İki yetime (1969)</font></li>
<li><font size="3">Kapıcının Kızı (1969)</font></li>
<li><font size="3">Osmanlı Kartalı (1969) .... İmamoğlu'nun babası</font></li>
<li><font size="3">Son Mektup (1969)</font></li>
<li><font size="3">Aşka Tövbe (1968)</font></li>
<li><font size="3">Ana Hakkı Ödenmez (1968)</font></li>
<li><font size="3">Benim de Kalbim Var (1968)</font></li>
<li><font size="3">Dertli Pınar (1968)</font></li>
<li><font size="3">Funda (1968)</font></li>
<li><font size="3">Gül ve Şeker (1968)</font></li>
<li><font size="3">İngiliz Kemalin Oğlu (1968)</font></li>
<li><font size="3">Katip (1968)</font></li>
<li><font size="3">Paydos (1968)</font></li>
<li><font size="3">Sabah Yıldızı (1968)</font></li>
<li><font size="3">Sevemez Kimse Seni (1968)</font></li>
<li><font size="3">Tahran Macerası (1968)</font></li>
<li><font size="3">Deli Fişek (1967)</font></li>
<li><font size="3">Aşkım Günahımdır (1967)</font></li>
<li><font size="3">Ayrılık Saati (1967)</font></li>
<li><font size="3">Bekar Odası (1967)</font></li>
<li><font size="3">Cici Gelin (1967)</font></li>
<li><font size="3">Çifte Tabancalı Damat (1967)</font></li>
<li><font size="3">Hırçın Kadın (1967)</font></li>
<li><font size="3">Kara Duvaklı Gelin (1967)</font></li>
<li><font size="3">Kardeş Kavgası (1967)</font></li>
<li><font size="3">Kelepçeli Melek (1967)</font></li>
<li><font size="3">Ölümsüz Kadın (1967)</font></li>
<li><font size="3">Sefiller (1967)</font></li>
<li><font size="3">Sinekli Bakkal (1967) .... Selim Paşa</font></li>
<li><font size="3">Yarın Çok Gec Olacak (1967)</font></li>
<li><font size="3">Zehirli Çiçek (1967)</font></li>
<li><font size="3">Babam Katil Değildi (1966)</font></li>
<li><font size="3">Geceler Yarim Oldu (1966)</font></li>
<li><font size="3">Vur Emri (1966) .... Gardiyan</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Efk%C3%A2rl%C4%B1y%C4%B1m_Abiler" target="_blank"><font size="3">Efkârlıyım Abiler</font></a><font size="3"> (1966)</font></li>
<li><font size="3">Affet Sevgilim (1966)</font></li>
<li><font size="3">Akşam Günesi (1966) .... Halil</font></li>
<li><font size="3">Avare Kız (1966)</font></li>
<li><font size="3">Ayrılık Şarkısı (1966)</font></li>
<li><font size="3">Beyoğlu Esrarı (1966)</font></li>
<li><font size="3">Düğün Gecesi (1966)</font></li>
<li><font size="3">İdam Mahkumu (1966)</font></li>
<li><font size="3">Kara Tren (1966)</font></li>
<li><font size="3">Kenarın Dilberi (1966)</font></li>
<li><font size="3">Meleklerin İntikami (1966)</font></li>
<li><font size="3">Seher Vakti (1966)</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Siyah_G%C3%BCl" target="_blank"><font size="3">Siyah Gül</font></a><font size="3"> (1966)</font></li>
<li><font size="3">Suçsuz Firari (1966)</font></li>
<li><font size="3">Seven Kadın Unutmaz (1965)</font></li>
<li><font size="3">Prangalı Şehzade (1965) .... Udî</font></li>
<li><font size="3">Ekmekçi Kadın (1965)</font></li>
<li><font size="3">Şakayla Karışık (1965)</font></li>
<li><font size="3">Bekri Mustafa (1965)</font></li>
<li><font size="3">Elveda Sevgilim (1965)</font></li>
<li><font size="3">Fakir Gencin Romanı (1965)</font></li>
<li><font size="3">Komşunun Tavuğu (1965)</font></li>
<li><font size="3">Sana Layık Değilim (1965)</font></li>
<li><font size="3">Satılık Kalp (1965)</font></li>
<li><font size="3">Şeker Hafiye (1965)</font></li>
<li><font size="3">Sevinç Gözyaşları (1965)</font></li>
<li><font size="3">Şeytanın Kurbanları (1965)</font></li>
<li><font size="3">Tamirci Parçası (1965)</font></li>
<li><font size="3">Tatlı Yumruk (1965)</font></li>
<li><font size="3">Uzakta Kal Sevgilim (1965)</font></li>
<li><font size="3">Affetmeyen Kadın (1964)</font></li>
<li><font size="3">Kral Arkadaşım (1964)</font></li>
<li><font size="3">Hızır Dede (1964)</font></li>
<li><font size="3">Abidik Gubidik (1964)</font></li>
<li><font size="3">Katilin Kızı (1964)</font></li>
<li><font size="3">Kimse Fatma Gibi Öpemez (1964)</font></li>
<li><font size="3">Koçum Benim (1964)</font></li>
<li><font size="3">Macera Kadını (1964)</font></li>
<li><font size="3">Tophaneli Osman (1964)</font></li>
<li><font size="3">Yılların Ardından (1964)</font></li>
<li><font size="3">Adanalı Tayfur (1963)</font></li>
<li><font size="3">Arka Sokaklar (1963)</font></li>
<li><font size="3">Badem Şekeri (1963)</font></li>
<li><font size="3">Barut Fıçısı (1963)</font></li>
<li><font size="3">Hop Dedik (1963)</font></li>
<li><font size="3">İki Gemi Yan Yana (1963)</font></li>
<li><font size="3">Kahbe (1963)</font></li>
<li><font size="3">Kelepçeli Aşk (1963)</font></li>
<li><font size="3">Yaralı Aslan (1963)</font></li>
<li><font size="3">Ayşecik - Yavru Melek (1962)</font></li>
<li><font size="3">Biz de Arkadaş mıyız? (1962)</font></li>
<li><font size="3">Cilali İbo Rüyalar Aleminde (1962)</font></li>
<li><font size="3">Ekmek Parası (1962)</font></li>
<li><font size="3">Hayat Bazen Tatlıdır (1962)</font></li>
<li><font size="3">Kıyma Bana Güzelim (1962)</font></li>
<li><font size="3">Küçük Hanım Avrupa'da (1962)</font></li>
<li><font size="3">Küçük Hanımn Şoförü (1962)</font></li>
<li><font size="3">Külhan Aşkı (1962)</font></li>
<li><font size="3">Sokak Kızı (1962)</font></li>
<li><font size="3">Ver Elini İstanbul (1962)</font></li>
<li><font size="3">Küçük Hanımefendi (1961)</font></li>
<li><font size="3">Özleyiş (1961)</font></li>
<li><font size="3">Mahalleye Gelen Gelin (1961)</font></li>
<li><font size="3">İki Aşk Arasında (1961)</font></li>
<li><font size="3">Asktan da üstün (1961)</font></li>
<li><font size="3">Allah Cezani Versin Osman Bey (1961)</font></li>
<li><font size="3">Dolandırıcılar Şahı (1961)</font></li>
<li><font size="3">Rüzgar Zehra (1961)</font></li>
<li><font size="3">Şafakta Buluşalim (1961)</font></li>
<li><font size="3">Aliii (1960)</font></li>
<li><font size="3">Kırık Kalpler (1960)</font></li>
<li><font size="3">Satın Alınan Adam (1960)</font></li>
<li><font size="3">Talihsiz Yavru (1960)</font></li>
<li><font size="3">Yeşil Köşkün Lambası (1960)</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=D%C3%BC%C5%9Fman_Yollar%C4%B1_Kesti&amp;action=edit&amp;redlink=1" target="_blank"><font size="3">Düşman Yolları Kesti</font></a><font size="3"> (1959)</font></li>
<li><font size="3">Gurbet (1959)</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Kalpakl%C4%B1lar&amp;action=edit&amp;redlink=1" target="_blank"><font size="3">Kalpaklılar</font></a><font size="3"> (1959)</font></li>
<li><font size="3">Kırık Plak (1959)</font></li>
<li><font size="3">Ömrümün Tek Gecesi (1959)</font></li>
<li><font size="3">Beraber Ölelim (1958)</font></li>
<li><font size="3">Kumpanya (1958)</font></li>
<li><font size="3">Bir Avuç Toprak (1957)</font></li>
<li><font size="3">Beş Hasta Var (1956)</font></li>
<li><font size="3">Intikam alevi (1956)</font></li>
<li><font size="3">Zeynebin İntikamı (1956)</font></li>
<li><font size="3">Artık Çok Geç (1955)</font></li>
<li><font size="3">Dağları Bekliyen Kız (1955)</font></li>
<li><font size="3">İlk ve Son (1955)</font></li>
<li><font size="3">Beyaz Cehennem (1954)... Başkomiser Hamdi</font></li>
<li><font size="3">Kaçak (1954)</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Salg%C4%B1n" target="_blank"><font size="3">Salgın</font></a><font size="3"> (Epidemic) (1954)</font></li>
<li><font size="3">Son Baskın (1954)</font></li>
<li><font size="3">Çalsın Sazlar, Oynasın Kızlar (1953)</font></li>
<li><font size="3">Katil (1953) .... Nuri</font></li>
<li><font size="3">Öldüren Şehir (1953) .... Osman</font></li>
<li><font size="3">Soygun (1953)</font></li>
<li><font size="3">Kızıl Tuğ - Cengiz Han (1952)</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/Kanun_Nam%C4%B1na" target="_blank"><font size="3">Kanun Namına</font></a><font size="3"> (1952) .... Kamil</font></li>
<li><font size="3">İngiliz Kemal Lawrens'e Karşı (1952) ....Köylü</font></li>
<li><font size="3">Ankara Ekspresi (1952)</font></li>
<li><font size="3">Edi ile Büdü (1952)</font></li>
<li><font size="3">Edi ile Büdü Tiyatrocu (1952)</font></li>
<li><font size="3">İstanbul Çiçekleri (1951)</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0stanbul%27un_Fethi_(film)" target="_blank"><font size="3">İstanbul'un Fethi</font></a><font size="3"> (1951)</font></li>
<li><a href="http://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Efsuncu_Baba&amp;action=edit&amp;redlink=1" target="_blank"><font size="3">Efsuncu Baba</font></a><font size="3"> (1949) ....Agop</font></li>
</ol></div></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=35">Film - Animasyon</category>
			<dc:creator>gulibikcin</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117691</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Autocad ile hazırlanmış Tablo yükleme cetveli!</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117690&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 12:32:21 GMT</pubDate>
			<description>*Elektrik projelerinin olmazsa olmazı: TABLO YÜKLEME CETVELİ 
 
Elektrik İç tesisat yönetmeliğine uygun olarak tarafımdan Autocad table(Tablo) özelliği ile hazırlanmıştır.Rakamların toplamını kendisi otomatik yapmaktadır. 
 
EKRAN GÖRÜNTÜSÜ: 
 
Resim: http://f1205.hizliresim.com/x/j/5zduz.jpg ...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>Elektrik projelerinin olmazsa olmazı: TABLO YÜKLEME CETVELİ<br />
<br />
Elektrik İç tesisat yönetmeliğine uygun olarak tarafımdan Autocad table(Tablo) özelliği ile hazırlanmıştır.Rakamların toplamını kendisi otomatik yapmaktadır.<br />
<br />
EKRAN GÖRÜNTÜSÜ:<br />
<br />
<a href="http://bit.ly/c25MCx" target="_blank"><a href="http://f1205.hizliresim.com/x/j/5zduz.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://f1205.hizliresim.com/x/j/5zduz.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
<a href="https://rapidshare.com/files/2172460185/tabloyuklemecetveli.zip" target="_blank">YÜKLE</a><br />
</b></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=38">İnternet ve Bilgisayar</category>
			<dc:creator>AynAlı</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117690</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Mutlu Dünya( Muhammed Emin Can 4,5 yaşında)</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117689&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 12:21:33 GMT</pubDate>
			<description>Sevgili Muhammed düşünen ve akleden bir anne babanın düşünmeyi öğrettikleri çocuğu. Üretkenlğin ilk adımlarını attığı bu yaşında, çok güzel bir üretim yapmış ve çıtasının çok yüksek olduğunu ifade etmiştir. 
  
Evet Muhammed, yeni yazılarını bekliyorum ve seni dünyanın yazarları ve düşünürleri...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Comic Sans MS"><font color="darkorchid"><font size="3">Sevgili Muhammed düşünen ve akleden bir anne babanın düşünmeyi öğrettikleri çocuğu. Üretkenlğin ilk adımlarını attığı bu yaşında, çok güzel bir üretim yapmış ve çıtasının çok yüksek olduğunu ifade etmiştir.</font></font></font><br />
 <br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="darkorchid">Evet Muhammed, yeni yazılarını bekliyorum ve seni dünyanın yazarları ve düşünürleri arasında görmek istiyorum. İnşallah bunun olacağının sinyalini verdin zaten. Seni ve anneni babanı tebrik ediyorum. Sevgiyle gözlerinden öperken, dünyaya armağan güzel bir geleceğin sevincini yaşıyorum, aferin sana. </font></font></font><br />
 <br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="darkorchid">Saliha Erdim</font></font></font><br />
 <br />
 <br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="darkorchid">MUTLU DÜNYA </font></font></font><br />
 <br />
 <br />
 <br />
 <br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="darkorchid">Bir varmış bir yokmuş. Geceyle gündüz birbirini kovalıyormuş. Onlar bu oyunla çok eğleniyorlarmış. Kutu kutu pense, yakalanbaç, saklanbaç bu oyunlar onların oyunuymuş. Yıldızlar, gezegenler, bulutlar onların bu oyununa imreniyormuş. Yıldızlar geceye bulutlar gündüze arkadaş olmuş. Aslında birbirleriyle hepsi çok iyi dostmuş.</font></font></font><br />
 <br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="darkorchid">Dostlukları Hiçbir zaman zedelenmiyormuş. Dünyada bazı insanlarda bu duruma hayran hayran izliyormuş. Onlar ne güzel uyum ve mutluluk içinde görevlerini hiç aksatmadan yapıyorlar. Nasıl oluyor bu acaba niye diye...Bazı akıllı çocuklarda bu durumu düşünüyormuş. Bazıları bu güzelliğin bu dengenin nasıl olduğunu düşünmeden öylece yaşıyormuş. Gördükleri bazı şeyler onları çok üzüyor bazılarıysa onları çok mutlu ediyormuş. En çok üzüldükleri o korkunç savaşlarmış savaşatan nefret ediyorlarmış. Savaştan zarar gören insanların hali kendi gördükleri zarar onları çok yıpratıyormuş. Böyle bir durumda güneş bu manzrayı görmemek için bulutların arkasına saklanırmış. Bulutlarsa telaştan birbirine çarpar ağlarmış. </font></font></font><br />
 <br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="darkorchid">Bazende güneş insanlara mutlulukla gülermiş. Bebeklerin doğması insanların mutlu olması en çokta çocukların mutlu olması,baharın gelmesi, çiceklerin açması, renk renk kelebeklerin uçması, kuşların ötmesi, neşe içinde çocukların oynması, meyve verecek ağaçların çicek açması hele hele bir çocuğun annesi için çicek toplaması güneşi mutlu eder güldürürmüş. Bu seferde bulutlar mutluluktan birde hayvanlar, bitkiler sulansın diye ağlarmış.Tabi bütün bu olanlar, Allah'mızın ol demesiyle olurmuş. Böyle olduğunu bilen çocuklarsa daha fazla mutluymuş. Çünkü</font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="darkorchid">kendilerini çok güvende hisseddiyorlarmış. Allah'ımızın onları hep koruduğu onlarla arkadaş olduğunu bilmek onların mutluluğunu kat kat arttırıyormuş... </font></font></font><br />
 <br />
 <br />
 <br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="darkorchid">Yazan :Muhammed Emin Can </font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="darkorchid">Annesi:Ayşe Can </font></font></font><br />
<font size="3"><font face="Comic Sans MS"><font color="darkorchid">Balıkesir/Gönen</font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=27">Öykü - Hikâye</category>
			<dc:creator>Büşra Betül</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117689</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Bilgisayar Yaşlandırıyor</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117687&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 11:15:10 GMT</pubDate>
			<description>Bilgisayar kullanımının yüz ve göz çevresinde kalıcı deformasyon oluşturduğunu belirten Estetik ve Plastik Cerrah Doç. Dr. Tayfun Türkaslan, 10 saatin üzerinde bilgisayar monitörlerinden yayılan ışınlara maruz kalmanın gözaltı ve yüz bölgesinde erken yaşlanmayı tetiklediğini söyledi.  
 
Günümüzde...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Comic Sans MS"><font color="DarkOrchid"><font size="3">Bilgisayar kullanımının yüz ve göz çevresinde kalıcı deformasyon oluşturduğunu belirten Estetik ve Plastik Cerrah Doç. Dr. Tayfun Türkaslan, 10 saatin üzerinde bilgisayar monitörlerinden yayılan ışınlara maruz kalmanın gözaltı ve yüz bölgesinde erken yaşlanmayı tetiklediğini söyledi. <br />
<br />
Günümüzde gerek iş, gerekse özel hayatta bilgisayar karşısında çok uzun saatler geçirildiğini belirten Dr. Türkaslan,&#8221;Bu sorunun Amerika&#8217;daki boyutunu Amerika Estetik ve Plastik Cerrahi Derneği&#8217;nin yaptığı son araştırma sonuçları da ortaya koymaktadır. Buna göre bilgisayar teknolojisini yoğun olarak kullanan Amerikalılar, meme ve yağ aldırmadan sonra en çok göz çevresi estetiği yaptırıyorlar&#8221; dedi. <br />
<br />
<b>EN ÇOK KİMLER RİSK ALTINDA?</b> <br />
<br />
Meslekleri yazılım ve internet ile ilgili olan, günde aralıksız 10 saatin üzerinde bilgisayar karşısında zaman geçiren kişilerde, özellikle de kadınlarda risk olduğunu vurgulayan Türkaslan, bilgisayarın cilt üzerindeki etkisini şöyle anlattı: <br />
<br />
&#8220;Kadınların cildi erkeklere göre daha duyarlı bir yapıya sahip olduğu için dış etkenlere karşı daha reaksiyonel ve hassastır. Yoğun bilgisayar kullanımının, 30 yaşın altında henüz genç bir yüze sahip kadınların göz çevreleri ve yüzlerinde yol açtığı yaşlılık belirtileri, onların 35 yaşında gibi görünmesine neden olabiliyor. Gününün en az yarısını bilgisayar karşısında geçirmek, bazı insanlar için aynı zamanda yoğun çay, kahve ve sigara tüketimini beraberinde getirebiliyor. Bu alışkanlıklar derideki kanlanmayı, dolayısıyle cildin canlılığını ve elastikiyetini olumsuz etkiliyor. Gece bilgisayar kullanımı uyku düzenini de bozuyor. <br />
<br />
<b>BİLGİSAYARDAN YANSIYAN IŞIN YÜZÜ NASIL YAŞLANDIRIYOR?</b> <br />
<br />
Bilgisayardan yüzümüze iyonlayıcı ışınlar, statik elektrik yükleri, morötesi, kızılötesi ışınlar gibi birçok fiziksel iletiler gelmektedir. Monitörden yayılan ultraviyole gibi zararlı ışınlar ve ısı, yüzümüzdeki hücrelerin DNA`sını olumsuz etkiliyor. Deride ilk önce kuruma başlıyor. Yeteri kadar nemlenemeyen deride bu kez gevşeme ve aşağı doğru düşme ortaya çıkıyor. Burun ve yüz arasında oluklar oluşuyor. Göz altı torbaları belirginleşiyor, göz kapaklarında sarkmalar olabiliyor. Yüz bölgesinin en hassas bölgesi olan göz çevresinde koyu siyahlaşmalar başlıyor, kaş düşmeleri görülebiliyor. Yüzde zamanla güneş lekeleri benzeri lekeler dahi oluşabiliyor. Bilgisayar ekranından kaynaklanan statik elektrik yüklerinin insan derisi üzerinde toplanmasıyla, bilgisayar operatörleri ve kadınlarda akne gibi deri hastalıkları ortaya çıkabiliyor.&#8221; <br />
<br />
<b>NELER YAPILABİLİR?</b> <br />
<br />
Aşırı bilgisayar kullanımına bağlı yüz ve alt göz kapaklarındaki çökmelerin genellikle kremlerle geçici olarak giderildiğini belirten Estetik ve Plastik Cerrah Doç. Dr. Tayfun Türkaslan, kremlere rağmen düzelmeyen sorunlarda ise devreye estetik cerrahinin girdiğini söyledi. <br />
<br />
Türkaslan, &#8220;Estetiğin yanında sağlıklı bir yüze kavuşmak için elmacık, yanak bölgesinden oluşan orta ve alt yüz kısmı yukarı doğru kalıcı olarak kaldırılır. Genel anestezi altında yapılan ve tam sonucu 2 haftada alınan bu cerrahi işlem ile alt göz kapakları da destekli hale getirilir. Yüzdeki yaşlanmayla oluşan ve yorgun bir ifade sergileyen göz altı torbaları da basit ve kısa süren bir operasyonla yok edilir. Gevşeyen ve sarkan üst göz kapakları ağırlık yaparak bilgisayar kullanıcısının görme işlevini olumsuz etkileyebilmektedir. Hastanın 5. günde iyileşebildiği basit bir operasyonla sarkık göz kapakları toparlanmaktadır. Ortaya çıkan diğer erken yaşlılık belirtileri olan kaş düşüklükleri askılama işlemiyle, göz çevresinde ve kaş aralarında oluşan kırışıklıklar ise botoksla çözüme kavuşturulur&#8221; diye konuştu. <br />
<br />
Kaynak: NTV</font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=92">Sağlıklı Hayat</category>
			<dc:creator>Büşra Betül</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117687</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Başörtüsüne Özgürlük mü, Özgürlüğü Sınırlamak mı?  ÖZLEM Albayrak</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117685&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 10:26:08 GMT</pubDate>
			<description>*Başörtüsüne özgürlük mü, özgürlüğü sınırlamak mı?*  
 
Günümüzde dindar bir hayat tarzı sürmeyenlerin ötekileştirildiğini iddia edenlerden kimisi `Japonya`ya giderim ha` diyerek bizleri tehdit ededursun; kimisi de hem Türkiye`yi yabancı gazetelere şikayet hem de TRT kanallarında endam...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Comic Sans MS"><font color="DarkOrchid"><font size="3"><b>Başörtüsüne özgürlük mü, özgürlüğü sınırlamak mı?</b> <br />
<br />
Günümüzde dindar bir hayat tarzı sürmeyenlerin ötekileştirildiğini iddia edenlerden kimisi `Japonya`ya giderim ha` diyerek bizleri tehdit ededursun; kimisi de hem Türkiye`yi yabancı gazetelere şikayet hem de TRT kanallarında endam gösteredursun; başörtülü kadınlarla başörtülü olmayanlar hala eşitlenemedi bu ülkede, eşitlenemiyor. <br />
<br />
O derece içselleştirilmiş bir durum ki bu; hem AK Partili olan hem de kadınlardan oluşan bir siyasi örgütlenme, TBMM`ye yeni anayasa önerisinde bulunurken başörtülülerle ilgili `bazı meslekleri icra edebilsinler, bazılarını edemesinler` diyebiliyor. Çifte kavrulmuş haksızlık yani; laikçilerin çıkaracağı olası bir `tartışma` ihtimalinde AK Partili kadınların bile gözden çıkaracağı ilk sosyal grup yine örtülü kadınlar oluyor. <br />
<br />
İnsanın, `Var mıdır Japonya`dan öte bir köy, biz de oraya taşınalım` diyesi geliyor. <br />
<br />
Olay şöyle gelişiyor: AK Parti Kadın Kolları, `Kadın Bakış Açısıyla Yeni-Sivil Anayasa Çalıştayı` gerçekleştiriyor. Çalıştay`ın TBMM`ye sunulan sonuç raporunda ise başörtüsünün `mağduriyet` alanı olmaktan çıkartılması isteniyor ve şu talep dillendiriliyor: `Yeni anayasada kadınların kamu görevlerini yerine getirmesi konusunda erkeklerle eşit haklara sahip olduğu, başörtüsü, dini ve siyasi simgelerin burada problem teşkil etmemesi gerektiği yönünde bir hüküm yer almalıdır. Bu konuda yargıçlık, öğretmenlik, emniyet görevlisi gibi meslekler istisna tutularak tartışmalar aşılabilir.` <br />
<br />
Bir hakkın teslimi konusunda tartışmalar varsa, o tartışmalar hakkın teslim edilmemesi yoluyla aşılabilir, öyle mi? Başörtüsüyle varolmak ve şu hayatta ne yapılacaksa başörtülü olarak yapmak, sadece birilerinin izin verdiği çalışma alanlarına özgülenecek, öyle mi ... <br />
<br />
Değil efendim, bu işler lütufla olmuyor... Bazı aklı evvel ya da daha kötüsü art niyetli sosyal bilimciler, kamusal alan bahsinde `hizmet alan-hizmet veren` kavramını dolaşıma sokup, yasakçıların eline &#8211;sözde- bilimsel argüman vermiş olsa da, muasır medeniyetlerin anayasalarındaki `eşitlik` ilkesinin tanımı değişmiyor: <br />
<br />
Toplumdaki bireyler arasında, herhangi bir kayıt ya da sınır belirlemeden, imkan ve hakların temini ve teslimi anlamına gelir eşitlik, -ki Türkiye`de en çok özlemini çektiğimiz de budur. Eşitlik ilkesini kapsayan anayasalar, vatandaşlar arasında şu ya da bu sebeple ayrımcılık yapmamayı taahhüt etmiş olur. <br />
<br />
AK Parti Kadın Kolları ise, başörtüsüne şimdi olduğundan daha geniş bir hak talep ederken, eşitlik ilkesinin aksine bu hakkın sınırlarını çizmiş oluyor. Kadın Kolları`nın niyetinden şüphe etmemek, bu öneriyi bir zihin tökezlemesi, sonucu kestirilememiş bir akıl sürçmesi olarak almak isterim. Çünkü Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Fatma Şahin`in, Başkan olduğu dönemde, Kadın Kolları`nın üst yöneticilerin bir toplantısına iştirak etmiş ve çalışkan, başarılı kadınlarla tanışmıştım. O kadınların hevesli iyi niyetini görmüş, kadının toplumsal statüsünün yükseltilmesiyle ilgili projelerini memnuniyetle dinlemiştim. <br />
<br />
Dolayısıyla Kadın Kolları üyeleri, mevcut siyasal ortamın başörtülülerin başörtülü olmayanlarla eşit haklara sahip olmasına zemin sağlayacak olgunlukta olmadığını düşünerek, böylesi bir öneri sunmuş olabilir. <br />
<br />
Ancak bendeniz hiç öyle düşünmüyorum. Merve Kavakçı`nın TBMM`ye örtüsüyle girmek istediğinde siyasal atmosfer belki bu girişim için uygun değildi, nitekim bu durum Kavakçı`nın Meclis`ten haniyse kovalanmasıyla kanıtlanmış oldu. 2008 yılında başörtüsü sebebiyle hakkında kapatma davası açılmış iktidar partisinin 2011 genel seçimlerinde başörtülü bir vekil adayı göstermemesi de, görece anlaşılabilir bir durumdu. Nitekim, bu ülkenin demokratlarının kazanmayı hayal ettiklerinden çok daha fazlasını kaybetme ihtimali mevcuttu. <br />
<br />
Gelgelelim, bu ülkenin bundan sonra yönetileceği yeni ve sivil bir anayasadan sözedeceksek ülkenin mevcut siyasal koşulları teferruattır artık. Kaldı ki, başörtüsü konusunda her zaman varolmuş olan toplumsal mutabakata, son yıllarda artık bir de siyasal mutabakat eklenmiştir. Siyasi havaysa mesele, ortalık günlük güneşliktir. <br />
<br />
Ha, Bekir Coşkun`lar, Fazıl Say`lar filan yok mudur bu ülkede, vardır. Ancak bu arkadaşların başörtülülerin haklarının teslimi konusunda ikna olmasını beklemek, kıyamete kadar beklemek anlamına gelebilir. <br />
<br />
Velhasıl, yeni ve sivil bir anayasa talep ederken; kraldan çok kralcı kesilmemek elzemdir. Sonuçta yanlış anlamalara kapı aralayacak bu öneri, bir siyasal partinin Kadın Kolları`na, hele de tabanının büyük bölümünü başörtülülerin oluşturduğu bir siyasal partinin Kadın Kolları`na naçiz kanaatimce yakışmamıştır. Üzgünüm. <br />
<br />
Özlem Albayrak / Yenişafak</font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=149">İslâm-i Makaleler</category>
			<dc:creator>Büşra Betül</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117685</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Feribottaki Açık Ahlaksızlık</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117683&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 10:20:06 GMT</pubDate>
			<description>*Resim: http://www.milligazete.com.tr/images/authors/big_174.jpg  **Mehmet Şevket Eygi* 
  
araştırmacı yazar 
  
http://milligazete.com.tr/makale/feribottaki-acik-ahlaksizlik-239184.htm</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font size="4"><font face="Palatino Linotype"><font color="black"><b><a href="http://www.milligazete.com.tr/images/authors/big_174.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.milligazete.com.tr/images/authors/big_174.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a> </b><b>Mehmet Şevket Eygi</b></font></font></font><br />
 <br />
<font size="4"><font face="Palatino Linotype"><font color="black">araştırmacı yazar</font></font></font><br />
 <br />
<font size="4"><font face="Palatino Linotype"><font color="black"><a href="http://milligazete.com.tr/makale/feribottaki-acik-ahlaksizlik-239184.htm" target="_blank">http://milligazete.com.tr/makale/fer...lik-239184.htm</a></font></font></font><br />
</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=20">Gündem</category>
			<dc:creator>Ercan Tekin</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117683</guid>
		</item>
		<item>
			<title>22 yılda 2221 asker intihar etti!</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117672&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 08:35:29 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, son 22 yılda 2 bin 221 askerin intihar, 1602 askerin de çeşitli kazalar ve "kendini askerliğe elverişsiz hale getirmeye çalışırken" öldüğünü ileri sürdü. 
 
  
Barış ve Demokrasi Partisi Van Milletvekili Özdal Üçer ve Bitlis Milletvekili Hüsamettin...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Comic Sans MS"><font color="DarkOrchid"><font size="3">Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, son 22 yılda 2 bin 221 askerin intihar, 1602 askerin de çeşitli kazalar ve &quot;kendini askerliğe elverişsiz hale getirmeye çalışırken&quot; öldüğünü ileri sürdü.<br />
<br />
 <br />
Barış ve Demokrasi Partisi Van Milletvekili Özdal Üçer ve Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu'nun kışlalarda yaşanan şüpheli asker ölümleriyle ilgili verdikleri soru önergesi Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz tarafından yanıtlandı.<br />
<br />
Cumhuriyet Gazetesi'nden Ayşe Sayın'ın haberine göre, 1990'dan bu yana 3 bin 813 asker ve Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) personeli intihar ya da kaza sonucu hayatını kaybetti. İsmet Yılmaz tarafından yanıtlanan soru önergesine göre, son 22 yılda 2 bin 221 kişinin intihar ettiği ileri sürülürken 1602 kişi de &quot;kendini askere elverişsiz hale getirmeye çalışırken&quot;, silah kazası veya askeri araç kazası ya da yılan sokması, yıldırım düşmesi, elektrik çarpması ya da düşme sonucu hayatını kaybetti. <br />
<br />
vha</font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=20">Gündem</category>
			<dc:creator>Büşra Betül</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117672</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Marsta Neler Oluyor</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117670&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 08:22:47 GMT</pubDate>
			<description>Allah c.c. kâinatı yaratırken insanın hizmetine her haliyle sunmuş. Peki, neden dünyadan başka yerde insan yaşayamıyor ki… Her bilimsel araştırmada NASA tarafından bu konu hakkında olumsuz açıklamalar yayınlanıyor. NASA’dan başka bu konuyla ilgilenecek kimse de yok. Ne derlerse inanıyoruz....</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font size="4">Allah c.c. kâinatı yaratırken insanın hizmetine her haliyle sunmuş. Peki, neden dünyadan başka yerde insan yaşayamıyor ki… Her bilimsel araştırmada NASA tarafından bu konu hakkında olumsuz açıklamalar yayınlanıyor. NASA’dan başka bu konuyla ilgilenecek kimse de yok. Ne derlerse inanıyoruz. Gözümüzün gördüğü bu kâinat eğer insana sunulduysa, dünya’nın dışındaki gezegenler, yıldızlar ve kara delikler niçin yaratıldı ki… Ben toprak üzerinde yürüdüğümde ayağımın altında hareket eden karıncadan bile haberim olmazken, bu kadar detaylı bilgiyi nasıl bilebilirim ya da bilmem gerekir mi?<br />
<br />
İnsan nefes aldığı havanın oranından bile haberdar değil, yaşıyor ya… Desem ki, canım çekti biraz Marsa gideyim, gezeyim geleyim. Sanırım bu konuyu birine söylesem, bana güler hatta deliyim gözüyle acıyarak bana bakar. Ama Marsta gerçekten neler oluyor merak ediyorum. O kocaman gezegende sessizlik neden hâkim ki… Allah orada yaşayıp da kendisini öven bir canlıya neden gerek görmüyor ki… Acaba, bu dünyada kıyamet koptuktan sonra orada başka bir yaşam olacakta, şimdiden orayı hazırlıyor mu? <br />
<br />
Sabah sabah ne gereksiz düşüncelere girdim ki. Böyle olduğum zamanlar beynim daha iyi çalışıyor, tefekkür bahçelerinde dolaşmak hoşuma gidiyor. Dünyadaki zaman Marsı bağlıyor mu? Hayır… Zaman bize göre göreceli ve bir boyut farkı işte. Sanki o sürelerde bizler büyüyecek veya ölüme doğru hızla gideceğiz. Doğum ve ölüm arasında geçen seksen doksan senelik bir aralık, bize göre uzun, cinlere göre ise kısacık-bir nefes gibi geliyor. Biz ancak bizim gözümüzün gördüklerini görebiliyoruz. Abulkadir Geylani Hazretlerinin dediği gibi, “Siz benim gördüklerimi görseydiniz, bu dünyada yaşamak istemezdiniz!” varsayımından çıkarak, bizden başka bizim gözümüzün görmediği ve beslenme şekli farklı olan yaratıklar yaşıyor demek ki… Allah bizim onları görmemizi istemiyor.<br />
<br />
Beslenme şekli farklı ve hareket kabiliyeti başka canlılar Marsta yaşıyor olabilir. Bu hissettiğim bir paylaşım. Onlar yaşarken de şükür ibadetleri ile övgülerini Allah’a yapıyor olabilirler. Hiç kimse bizim yaşam biçimimize uymayan canlıları araştırmıyor ki… NASA Marsta su arıyor. Ölmüş canlı izi arıyor. Biz orada yaşayabilir miyiz sorusuna cevap arıyor. Orada başka türde bir canlı yaşar mı yaşamaz mı sorusuna cevap aramıyor. Son günlerde görünen UFO gemileri ister istemez bu canlıların varlığını inandırıcı kılıyor. Fakat merak ettiğim, Allah bize bunları göstermek istememesine rağmen, neden görünür oldular, diye de bu sorunun cevabını arıyorum. Belki yakın gelecekte içindekileri de görmeye başlayacağız. Peki, buna hazır mıyız? Allah bizi onlarla birlikte yaşamaya mı hazırlıyor ki? Bu uzaylıların dünyada işleri nedir? Niçin gemiyle geliyorlar ki… <br />
<br />
Suyun üzerinde yürüyebilen, havada uçabilen birçok hikâyeler işittik geçmişte. Bunlar evliya dediğimiz Allah dostlarıydılar. Çoğumuz buna inanmadı, hatta masal bile diyenler oldu, gülüp geçtiler. Ama UFO artık inkâr edilemez bir gerçek, hayatımıza çoktan girdi. Allah’a olan aşkını ve teslimiyetini samimiyetle yaşayan Allah dostları, sıradan bizlerin yapamadığı, düşünemediği, hayal bile edemediği her şeyi yapıyorlardı. Hatta Hz Süleyman Yemende bulunan Belkıs’ı yanına getirmiş, bir nevi ışınlamıştı. İslam dinine gerici diyenlerin, özellikle bilim adamlarının ışınlamanın nasıl yapılacağı sorusuna cevap aradığı bir devirde, bunu izah etmeleri mümkün değil hala… Bilim öylesine bu soruya karşı çaresiz!<br />
<br />
Ben Marsta neler oluyor sorusuna, hatta tüm kâinatta yaşayan canlı türlerine taktım kafayı. İçimden gelen ses, bize benzemeyen, bizim gibi yer ve içer ihtiyaçları olmayan canlıların varlığını hissediyorum. Onları keşfetmekten de korkuyorum. Ürperiyorum. Allah’a inanıyorum ve onu yarattığı her canlının mükemmel olduğunu düşünüyorum ama tanımadığımdan olsa gerek düşmanım onlara… Tıpkı, ormanda bir aslan görme, ya da bir nehirde timsah ile karşılaşma ya da bir tarlada yılan olduğunu hissettiğim korkularım varken. Bu korkularımın temeldeki adı, “Ölüm…” sanırım. Ben alıştığım şekilde yaşamayı seviyorum tüm insanlar gibi. Ölüm ile başka bir yaşama alışmak bana zor geliyor. O yüzden bilmediklerimi hem merak ediyor ve hem de korkuyla yaklaşıyorum. <br />
<br />
Bu kadar yazdıktan sonra diyorum ki, Marsta neler olmuyor ki…<br />
<br />
<b>Saffet Kuramaz  </b>     <br />
</font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=102">Kalemin Kelamı</category>
			<dc:creator>saf deha</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117670</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Sigarayı Bırakın</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117668&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 08:00:53 GMT</pubDate>
			<description>*Sizde sigara tiryakilerinden misiniz? Sigarayı isteseniz de bırakamıyor musunuz? Yapılan klinik deneyler sonucunda sigaranın sağlığa zararlı olduğu dünya üzerinde kanıtlanmış ve kabul görmüş bir gerçektir. Sigara akciğer hastalıklarından, ağız hastalıklarına kadar rahatsız edici zararlı bir...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><b>Sizde sigara tiryakilerinden misiniz? Sigarayı isteseniz de bırakamıyor musunuz? Yapılan klinik deneyler sonucunda sigaranın sağlığa zararlı olduğu dünya üzerinde kanıtlanmış ve kabul görmüş bir gerçektir. Sigara akciğer hastalıklarından, ağız hastalıklarına kadar rahatsız edici zararlı bir maddedir. Son yıllarda sigarayı bırakma oranı Türkiye’de artmıştır. Bu sigara bırakma sebeplerinin birkaç nedeni olduğu araştırmalar sonucu gözlemlenmiştir. Devletin sigarayı bırakma için “Dumansız Hava Sahası” sahası projesi, sigarayı bırakma hattı projesi ve sigaraya son yıllarda gelen büyük zamlar olduğu sanılmaktadır. Bunlar ne kadar caydırıcı etmenler olsa dahi sigarayı bırakmak yada bırakmamak tamamen kendi insiyatifinize kalmış bir durumdur. Sigara size ve çevrenizdekilere zarar vermesinin yanında ömrünüzü de yavaş yavaş elinizden almaktadır. Sigarayı bırakmak için tedaviler mevcuttur. Fakat kolay verim alan kişi sayısı oldukça azdır. Ülkemizde sigarayı bırakanların büyük bir bölümü ek gıda takviyeleri ve doğal ilaçlarla sigarayı bırakmışlardır. Sizde artık son sigaranızı içip hayatınız da temiz ve derin bir nefes almak ister misiniz? O zaman size %100 doğal olan birkaç doğal ot karışımı olan bir gıda takviyesiyle bu kötü gidişe bir son demenizi istiyoruz. Bunun için <a href="http://www.budefakacmaz.com/urun/biktim-tozu.html" target="_blank">Bıktım tozu</a> 13 şifalı bitkinin karışımından oluşmasıyla birlikte sigarayı bırakmanıza yardımcı olmanın yanı sıra kesinlikle sigarayı bırakmanızı sağlayacaktır. Sigara içmeden önce çay kaşığının ucu kadar <a href="http://www.budefakacmaz.com/urun/biktim-tozu.html" target="_blank">Bıktım tozu</a>nu emerek yutuyorsunuz arkasından bir sigara içebilirsiniz. Boğazınızda ki sigara içerken oluşan hazzı engelleyerek, sigara içerken aldığınız hazzı size vermediği için içtiğiniz sigaradan bir şey anlamıyorsunuz. Böylece sigaradan soğuyarak sigarayı bırakmanızı sağlayacaktır. <a href="http://www.budefakacmaz.com/urun/biktim-tozu.html" target="_blank">Bıktım tozu</a> Tarım ve Köy İşleri Bakanlığın’dan onaylı olup herhangi bir yan etkisinin olmaması bu ürünün kullanımını arttırmakla beraber kullanıp sigarayı bırakan kişilerin olumlu tepkileriyle karşılaşılmaktadır. </b></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=92">Sağlıklı Hayat</category>
			<dc:creator>enerjimiz</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117668</guid>
		</item>
		<item>
			<title>süper bir at fıkrası-mustafa karaman</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117666&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 07:27:36 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[süper bir at fıkrası-mustafa karaman 
 
http://www.youtube.com/watch?v=r7sr2eQBJRs&feature=plcp 
 
http://www.youtube.com/watch?v=r7sr2eQBJRs&feature=plcp]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Times New Roman"><font color="Black"><font size="5">süper bir at fıkrası-mustafa karaman<br />
<br />
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=r7sr2eQBJRs&amp;feature=plcp" target="_blank">http://www.youtube.com/watch?v=r7sr2eQBJRs&amp;feature=plcp</a><br />
<br />

<object class="restrain" type="application/x-shockwave-flash" width="640" height="385" data="http://www.youtube.com/v/r7sr2eQBJRs?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded">
	<param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/r7sr2eQBJRs?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded" />
	<param name="wmode" value="transparent" />
	<param name="allowfullscreen" value="true" />
	<!--[if IE 6]>
	<embed width="640" height="385" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.youtube.com/v/r7sr2eQBJRs?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded" allowfullscreen="true" />
	<![endif]--></object>
 </font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=45">Mizah</category>
			<dc:creator>rabbinsadikkulu</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117666</guid>
		</item>
		<item>
			<title>istanbulu kurtaran bediüzzamandır</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117665&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 07:19:07 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[istanbulu kurtaran bediüzzamandır. 
 
abdulkadir badıllı abi açıklıyor... 
 
http://www.youtube.com/watch?v=LbA1ICpOeUs&feature=plcp 
 
http://www.youtube.com/watch?v=LbA1ICpOeUs&feature=plcp]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Times New Roman"><font color="Black"><font size="5">istanbulu kurtaran bediüzzamandır.<br />
<br />
abdulkadir badıllı abi açıklıyor...<br />
<br />
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=LbA1ICpOeUs&amp;feature=plcp" target="_blank">http://www.youtube.com/watch?v=LbA1ICpOeUs&amp;feature=plcp</a><br />
<br />

<object class="restrain" type="application/x-shockwave-flash" width="640" height="385" data="http://www.youtube.com/v/LbA1ICpOeUs?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded">
	<param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/LbA1ICpOeUs?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded" />
	<param name="wmode" value="transparent" />
	<param name="allowfullscreen" value="true" />
	<!--[if IE 6]>
	<embed width="640" height="385" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.youtube.com/v/LbA1ICpOeUs?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded" allowfullscreen="true" />
	<![endif]--></object>
 </font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=16">Risale-i Nur</category>
			<dc:creator>rabbinsadikkulu</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117665</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Üstad Bediüzzaman ilahi</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117664&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 07:15:28 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[üstad bediüzzaman ilahi 
 
http://www.youtube.com/watch?v=9OYVWOtpnq4&feature=plcp 
 
http://www.youtube.com/watch?v=9OYVWOtpnq4&feature=plcp]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Times New Roman"><font color="Black"><font size="5">üstad bediüzzaman ilahi<br />
<br />
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=9OYVWOtpnq4&amp;feature=plcp" target="_blank">http://www.youtube.com/watch?v=9OYVWOtpnq4&amp;feature=plcp</a><br />
<br />

<object class="restrain" type="application/x-shockwave-flash" width="640" height="385" data="http://www.youtube.com/v/9OYVWOtpnq4?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded">
	<param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/9OYVWOtpnq4?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded" />
	<param name="wmode" value="transparent" />
	<param name="allowfullscreen" value="true" />
	<!--[if IE 6]>
	<embed width="640" height="385" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.youtube.com/v/9OYVWOtpnq4?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded" allowfullscreen="true" />
	<![endif]--></object>
 </font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=206">Ezgi,İlahi</category>
			<dc:creator>rabbinsadikkulu</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117664</guid>
		</item>
		<item>
			<title>kadir mısıroğludan müthiş bir israil-filistin kıssası</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117663&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 07:06:31 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[kadir mısıroğludan müthiş bir israil-filistin kıssası 
 
http://www.youtube.com/watch?v=zg-ekZq0dp0&feature=plcp 
 
http://www.youtube.com/watch?v=zg-ekZq0dp0&feature=plcp]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Times New Roman"><font color="Black"><font size="5">kadir mısıroğludan müthiş bir israil-filistin kıssası<br />
<br />
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=zg-ekZq0dp0&amp;feature=plcp" target="_blank">http://www.youtube.com/watch?v=zg-ekZq0dp0&amp;feature=plcp</a><br />
<br />

<object class="restrain" type="application/x-shockwave-flash" width="640" height="385" data="http://www.youtube.com/v/zg-ekZq0dp0?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded">
	<param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/zg-ekZq0dp0?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded" />
	<param name="wmode" value="transparent" />
	<param name="allowfullscreen" value="true" />
	<!--[if IE 6]>
	<embed width="640" height="385" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.youtube.com/v/zg-ekZq0dp0?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded" allowfullscreen="true" />
	<![endif]--></object>
 </font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=19">Serbest Kürsü</category>
			<dc:creator>rabbinsadikkulu</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117663</guid>
		</item>
		<item>
			<title>özür dileten reklam (forumda gerçek miş gibi yayınlanıyor)</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117661&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 06:44:33 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[15 Mayıs 2012 22:30 - 10 Yorum - 23,338 Okunma 
 
İtalyan hazır giyim firması Benetton, geçen yıl kasım ayında reklam panolarında yer alan reklamı nedeniyle özür diledi. 
 
GALERİ İÇİN TIKLAYIN 
 
 
Papa 16. Benediktus ile Mısır'ın El-Ezher Camii İmamı Ahemd El-Tayyip'i fotomontajla öpüşüyormuş...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>15 Mayıs 2012 22:30 - 10 Yorum - 23,338 Okunma<br />
<br />
İtalyan hazır giyim firması Benetton, geçen yıl kasım ayında reklam panolarında yer alan reklamı nedeniyle özür diledi.<br />
<br />
GALERİ İÇİN TIKLAYIN<br />
<br />
<br />
Papa 16. Benediktus ile Mısır'ın El-Ezher Camii İmamı Ahemd El-Tayyip'i fotomontajla öpüşüyormuş gibi gösterilen reklam nedeniyle İtalyan hazır giyim markası Benetton, reklam dolayısıyla pişmanlığını açıkladı. Firma, reklamlarının, Papa ve inananların hassasiyetini rencide ettiğini kabul ederek, Papa 16. Benediktus ve Katolik dünyasından özür diledi. <br />
<br />
Benetton avukatlarının bildirdiğine göre, bu resmi özürle dava sürecinin de kapandığı kaydedildi.<br />
Söz konusu abartılı reklam nedeniyle Vatikan, Benetton aleyhinde dava açmıştı. <br />
<br />
Verdiği enteresan reklamlarla adından söz ettiren İtalyan giyim markası Benetton, 2011 yılının Kasım ayında ''Nefret Etme!'' sloganıyla başlattığı reklam kampanyasında, fotomontajla oluşturduğu dünya liderlerinin dudaktan dudağa öpüşmesi temalı reklam, Vatikan'ın sert tepkisiyle karşılaşmıştı. <br />
<br />
 <br />
Kaynak: AA[/B][/SIZE][/COLOR][/FONT]</div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=20">Gündem</category>
			<dc:creator>veri</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117661</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Redyellow'un Gözüyle 238 (16.05.2012)]]></title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117660&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 03:18:48 GMT</pubDate>
			<description>* 
 
 
GÜNÜN ZAMMI: 
 
Resim: http://im.haberturk.com/2012/05/15/742459_htmansetyeni.jpg?1337079987  (http://ekonomi.haberturk.com/makro-ekonomi/haber/742459-hesaplar-yapildi-yoksa-yunanistan-gibi-oluruz) 
 
Vah ki vah! 
 
Dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisinin!!! sahibi ülkeye bak!</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><font color="Navy"><font size="4"><font face="Comic Sans MS"><b><br />
<br />
<br />
GÜNÜN ZAMMI:<br />
<br />
<a href="http://ekonomi.haberturk.com/makro-ekonomi/haber/742459-hesaplar-yapildi-yoksa-yunanistan-gibi-oluruz" target="_blank"><a href="http://im.haberturk.com/2012/05/15/742459_htmansetyeni.jpg?1337079987" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://im.haberturk.com/2012/05/15/742459_htmansetyeni.jpg?1337079987" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Vah ki vah!<br />
<br />
Dünyanın en hızlı büyüyen ekonomisinin!!! sahibi ülkeye bak!<br />
<br />
<div class="bbcode_container">
	<div class="bbcode_description">Alıntı:</div>
	<div class="bbcode_quote printable">
		<hr />
		
			<br />
Yapılan yeni düzenleme ile birlikte danışmanların maaşlarına rekor zam yapıldı.<br />
<br />
Meclis'te yapılan yeni düzenleme yine çok konuşulacak.<br />
<br />
Yeni bir düzenlemeyle <b><u>milletvekili danışmanının maaşı 2000 TL'den 5400 TL'ye çıkarıldı.</u></b>
			
		<hr />
	</div>
</div> <a href="http://www.habervitrini.com/haber/milletvekili-danismanlarina-dudak-ucuklatan-zam-576190/" target="_blank">kaynak</a><br />
<br />
<a href="http://www.kamudanhaber.com/images/haberler/vekil_danismanina_yuzde_170_zam_h38325.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.kamudanhaber.com/images/haberler/vekil_danismanina_yuzde_170_zam_h38325.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
<br />
Vekil danışmanlarına yüzde 250 zam yap!<br />
<br />
<br />
<div class="bbcode_container">
	<div class="bbcode_description">Alıntı:</div>
	<div class="bbcode_quote printable">
		<hr />
		
			<br />
<b>Milletvekili emekli maaşına zam</b><br />
<br />
Sandığı Kanunu'na ilişkin verilen bir önerge ile emekli milletvekilleri maaşının belirlenmesi için esas alınan &quot;Emekli Cumhurbaşkanı maaşının yüzde 42'si&quot; ifadesi &quot;maddede bulunan yüzde 42 oranı 31 Aralık 2020 tarihine kadar yüzde 60 olarak uygulanır&quot; şeklinde değiştirildi. Böylece daha önce emekli milletvekili maaşı olarak belirlenen <b><u>5 bin 800 TL, 8 bin 100 TL'ye çıkarılmış oldu</u></b>.
			
		<hr />
	</div>
</div> <a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1219236&amp;=milletvekili-emekli-maasina-zam" target="_blank">kaynak</a><br />
<br />
<a href="http://1.bp.blogspot.com/-iodN6_tAkG8/TxdK9tDVMoI/AAAAAAAAzfw/OlfvGaIHMek/s1600/SivriSinekCaz.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://1.bp.blogspot.com/-iodN6_tAkG8/TxdK9tDVMoI/AAAAAAAAzfw/OlfvGaIHMek/s1600/SivriSinekCaz.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
Milletvekili emeklilerine süper zam yap!<br />
<br />
Sonra normal memura, memur emeklisine gelince yüzde 3-4 zam teklif et, bi de üstüne &quot;hesapladık, yoksa yunanistan oluruz&quot; de!<br />
<br />
Yazık be yazık!<br />
<br />
Ayıptır be ayıp!<br />
<br />
Allahdan korkun!<br />
<br />
Kendinize, danışmanlarınıza gelince yunanistan olmuyoruz da memura, emekliye gelince mi yunanistan oluyoruz???<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://i1231.photobucket.com/albums/ee513/redyellow2006/Clipboard01-67.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://i1231.photobucket.com/albums/ee513/redyellow2006/Clipboard01-67.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
Evet güzel soru, işler iyi ise memura niye yok?<br />
<br />
Kötü ise vekil danışmanlarına, vekil emeklilerine niye var???<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.trthaber.com/haber/gundem/kesk-ve-kamu-senden-is-birakma-karari-40888.html" target="_blank"><a href="http://www.trthaber.com/resimler/78000/79930.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.trthaber.com/resimler/78000/79930.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
Bu sendikalarla hiçbir şey olmaz.<br />
<br />
Göreceksiniz taş çatlasın yüzde 8-9 zamma evet derler!<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.haberturk.com/gundem/haber/742575-pkknin-kacirdigi-askerlerden-20-yildir-haber-alinamiyor" target="_blank"><a href="http://im.haberturk.com/2012/05/15/742575_htmansetyeni.jpg?1337110328" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://im.haberturk.com/2012/05/15/742575_htmansetyeni.jpg?1337110328" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Bunu daha önce duymuşmuydunuz?<br />
<br />
Pkk denen hainler askerimizi kaçırmışlar ve tam  20 senedir bu askerlerden hiç bir haber alınamamış.<br />
<br />
Türkiye cumhuriyeti devleti için bu ne demektir?<br />
<br />
Utanç verici bir durum.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://i1231.photobucket.com/albums/ee513/redyellow2006/Clipboard02-45.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://i1231.photobucket.com/albums/ee513/redyellow2006/Clipboard02-45.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
İsmet inönü, talat aydemir için &quot;usulune uygun yargılayın ve ASIN&quot; demiş!! diyor ve &quot;biz usuluna uygun asarız, delile vs. gerek yok&quot; diye devam ediyor.<br />
<br />
Bu söylenilen şey ancak faşizmle yönetilen zorbalıkla yönetilen yerlerde olur, bu kafa faşizm kafasıdır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://haber.rotahaber.com/dogan-grubu-fulllendi_271561.html" target="_blank"><a href="http://img.vol.io/rotahaber/newpics/news/150520120848356273607_2.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img.vol.io/rotahaber/newpics/news/150520120848356273607_2.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Doğan grubu Full'un büyük çoğunluğunu almak için anlaşmış, petrol tatlı geldi demek ki.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.stargazete.com/politika/basortulu-esinden-bosan-emri/haber-575983" target="_blank"><a href="http://cdn.stargazete.com/dosya/576042-fit-660x390.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://cdn.stargazete.com/dosya/576042-fit-660x390.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Bu insanlara bunu yaşatanlar yeryüzünün en aşağılık zihniyetinin sahipleridir, yazıklar olsun.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.posta.com.tr/3Sayfa/HaberDetay/Icki_masasinda_oglunu_kesti.htm?ArticleID=121362" target="_blank"><a href="http://icdncube.posta.com.tr/editor/HR328x108/15/5/2012/fft11mm1024221.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://icdncube.posta.com.tr/editor/HR328x108/15/5/2012/fft11mm1024221.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
İçki tüm kötülüklerin anasıdır diyor Hazreti Muhammed (sav)<br />
<br />
Ne kadar doğru söylüyor işte bu habere bakınca anlaşılıyor.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://gundem.bugun.com.tr/pkk-nin-10-yillik-olum-carki-192508-haberi.aspx" target="_blank"><a href="http://www.bugun.com.tr/newsFiles/1/0/1/1/1/0/1/1/1/1/1/1/1/1/1/1/0/file/192508_mansetByk.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.bugun.com.tr/newsFiles/1/0/1/1/1/0/1/1/1/1/1/1/1/1/1/1/0/file/192508_mansetByk.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
10 yıl önce çekilen bu fotoğrafda karayılan hariç tüm görünenler ölmüşler.<br />
<br />
Kürt çocuklarını kandırıp dağa çıkaran hain karayılan ve üst yönetimi sağ ama kandırılanlar ölü!<br />
<br />
Bu bile bu hain örgütün gerçek yüzünü gösteriyor.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.yazete.com/acunun-topalogluna-verdigi-para/451651/" target="_blank"><a href="http://img.vol.io/yazete/pics/news/150520121659266646234.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img.vol.io/yazete/pics/news/150520121659266646234.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Bir program.<br />
<br />
Bu programa katılan bir kişi.<br />
<br />
Ve bu kişiye HAFTALIK 40.000 lira!<br />
<br />
Bu ülkede başbakan olup, cumhurbaşkanı olup, vekil olup de ne yapacaksın, git böyle bir yere kapağı al köşeyi dön!<br />
<br />
İnanılmaz paralar dönüyor bu işlerde.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.yazete.com/turk-malinin-girmedigi-tek-ulke/451740/" target="_blank"><a href="http://img.vol.io/yazete/pics/news/150520121923557405171.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://img.vol.io/yazete/pics/news/150520121923557405171.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Dünyada Türkiyenin ihracaat yapmadığı tek ülke varmış, adı KİRİBATİ imiş!<br />
<br />
Bilen var mı?<br />
<br />
Ve ticaret bakanı mutlaka oraya da ihraç yapacağız, gerekirse kendim gideceğim bizzat oraya demiş.<br />
<br />
Hadi kolay gelsin.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=1288034&amp;title=erdogandan-sert-aciklama-boyle-sacmalik-olur-mu" target="_blank"><a href="http://medya.zaman.com.tr/2012/05/15/m_erdogan_k.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://medya.zaman.com.tr/2012/05/15/m_erdogan_k.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
<a href="http://www.haber3.com/erdogan-kupa-sahada-mertce-verilmeliydi-1335881h.htm" target="_blank"><a href="http://d.haber3.com/news/864944.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://d.haber3.com/news/864944.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Böyle saçma şey olur mu demiş başbakan.<br />
<br />
Evet olur, oluyor, maalesef oluyor.<br />
<br />
Aynen sizin bir sene önce çıkardığınız şike yasasını &quot;kendi taraftarı olduğunuz kulübün zarar görmesi&quot; ihtimali ortaya çıkınca inatla değiştirme saçmalığınız gibi!<br />
<br />
Siz öyle yaparsanız bunlar da işte böyle saçmalıklar yaparlar.<br />
<br />
Keşke o şike yasasını değiştirmeseydiniz değiştirecekseniz de cezaları düşürme yerine iyice ağırlaştırsaydınız.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.timeturk.com/tr/2012/05/15/darbe-mahkemelerinin-kararlari-yok-sayilacak.html" target="_blank"><a href="http://www.timeturk.com/resim/tr/2012/05/15/darbe-mahkemelerinin-kararlari-yok-sayilacak_m.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.timeturk.com/resim/tr/2012/05/15/darbe-mahkemelerinin-kararlari-yok-sayilacak_m.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Doğru ama eksik, 28 şubat dönemi mahkeme kararları da incelenmelidir, siyasi sebeplerle kapatılan partiler, siyaset dışına atılmak için uydurulan suçlar var bu dönemde,bunlar da incelenmeli ve bunlar da yok hükmünde sayılmalı ve mağdurlara en başta da rahmetli Erbakan hocaya atılan iftira için iade-i itibar yapılmalıdır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.habervaktim.com/haber/241926/hz-muhammedin-yuzunu-gosterecek.html" target="_blank"><a href="http://www.habervaktim.com/resim/resim241926_1.jpg?t=" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.habervaktim.com/resim/resim241926_1.jpg?t=" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Gündeme gelmek için yapılan bir saygısızlık daha. İranlı yönetmenin yaptığ bu hareket tamamen gereksiz ve lüzumsuz bir şey. <br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.habervaktim.com/haber/241950/genelkurmay-o-manseti-yalanladi.html" target="_blank"><a href="http://www.habervaktim.com/resim/resim241950_1.jpg?t=" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.habervaktim.com/resim/resim241950_1.jpg?t=" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Yenişafak yalan yazmış!<br />
<br />
Yalanı da yatsıya kadar sürmemiş, genel kurmay yatsı olmadan söndürmüş yalanını yenişafakın!<br />
<br />
Yalan yazanlara yazıklar olsun.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.trthaber.com/haber/spor/polis-kamerasindan-derbi-goruntuleri-40872.html" target="_blank"><a href="http://www.trthaber.com/resimler/78000/79857.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.trthaber.com/resimler/78000/79857.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
<a href="http://www.trthaber.com/haber/gundem/onlem-tribunde-alinacak-40826.html" target="_blank"><a href="http://www.trthaber.com/resimler/78000/79793.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.trthaber.com/resimler/78000/79793.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
<a href="http://666kb.com/i/c3tahm9yn6gm0vnrl.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://666kb.com/i/c3tahm9yn6gm0vnrl.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
<a href="http://666kb.com/i/c3taqr60gsc9x6txt.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://666kb.com/i/c3taqr60gsc9x6txt.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
Hakikaten inanılmaz olaylar oldu ama asıl inanılmaz olay fenerbahçe kulübü başkan vekilinin açıklamaları!<br />
<br />
<a href="http://666kb.com/i/c3tal935l1aghehox.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://666kb.com/i/c3tal935l1aghehox.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<br />
<br />
<a href="http://www.haber3.com/polisleri-oldurmek-icin-esnaftan-bicak-istemisler-1335268h.htm" target="_blank"><a href="http://d.haber3.com/news/864660.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://d.haber3.com/news/864660.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Bu &quot;olaylardan taraftarımız kadar gs kulübü de sorumludur&quot; diyor!!!<br />
<br />
Gs kulübü mü fener taraftarına söylemiş sahaya inin etrafı yakın yıkın, koltukları parçalayın, yetmez, dışarı çıkın dışarda polis otolarına kablumbağa gibi takla attırın, yakın diye???<br />
<br />
Fenerbahçe kulübü bu davranışı ile fanatiklere prim veriyor, yüz veriyor. bu kafayla bu olaylar azalmaz çoğalır.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
GÜNÜN HADSİZİ:<br />
<br />
<a href="http://www.ensonhaber.com/bdpnin-doktor-doven-vekili-polisle-atisti-2012-05-15.html" target="_blank"><a href="http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/esh2015_1.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/esh2015_1.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Milletvekili geçenlerde doktor dövmüştü bi şey olmadı, eee adam da madem bi şey olmuyor o zaman daha da ilerleyelim demiş herhalde!!<br />
<br />
Zorbalık yapanlara kim olursa olsun hukuk içerisinde haddi bildirilmeli, bildirilmezse yüz verdikce astarını isterler.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.ensonhaber.com/savcidan-fenerbahcelilere-tutuklama-talebi-2012-05-15.html" target="_blank"><a href="http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/esh5385_1.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://i.ensonhaber.com/resimler/diger/esh5385_1.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Düğün davetiyesini dağıtıyormuş, aniden davetiye elinden düşmüş,gitmiş polis otosunun altına girmiş, bu garibim de mecburen davetiye çıkarmak için polis otosuna takla attırmış!!!<br />
<br />
Herhalde böyle olmuştur!!<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
GÜNÜN ANKET SORUSU:<br />
<br />
<a href="http://www.muhalifgazete.com/37952-Sizce-CHP-nin-istanbul-Buyuksehir-adayi-kim-olmali.htm" target="_blank"><a href="http://www.muhalifgazete.com/resimler/15.05.2012_6713984_15_25_.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.muhalifgazete.com/resimler/15.05.2012_6713984_15_25_.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Kemal Kılıçdaroğlu oldu kazanamadı, zülfü livaneli daha önce olmuştu kazanamamıştı, aziz yıldırım ve mustafa sarıgülün ismi konuşuluyormuş, sarıgül neyse de aziz yıldırım nerden çıktı anlamadım.<br />
<br />
Tutuklu vekillerden sonra bi de tutuklu başkan krizi mi çıkaracaklar acaba???<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.haber3.com/fuhus-yapmiyor-diye-esini-bicakladi--1336446h.htm" target="_blank"><a href="http://d.haber3.com/news/865217.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://d.haber3.com/news/865217.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Zaman zaman idam gelmeli diyorum, bazı arkadaşlar kızıyorlar.<br />
<br />
Şimdi bu kişiye layık ceza idamdan başka ne olabilir???<br />
<br />
Kesinlikle idam cezası geri getirilmeli ve bunlar tümü idam edilmelidir.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.internethaber.com/meclis-27-nisan-muhtira-arastirma-nimet-bas--426347h.htm" target="_blank"><a href="http://cdn.internethaber.com/news/580x385/11250.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://cdn.internethaber.com/news/580x385/11250.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Akp daha önce 27 nisan muhtırasının darbe komisyonunca araştırılmasını kabul etmemişti,şimdi hatadan dönmüşler ve tbmm komisyonu 27 nisan muhtırasını da araştıracakmış.<br />
<br />
Güzel bir gelişme.<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<a href="http://www.timeturk.com/tr/2012/05/15/olayli-derbide-11-kisi-tutuklandi.html" target="_blank"><a href="http://www.timeturk.com/resim/tr/2012/05/15/olayli-derbide-11-kisi-tutuklandi_m.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.timeturk.com/resim/tr/2012/05/15/olayli-derbide-11-kisi-tutuklandi_m.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
<a href="http://www.haber100.com/HD110931_olayli-derbide-bir-tutuklama.html" target="_blank"><a href="http://www.haber100.com/resimler/haberler/manset/110931.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.haber100.com/resimler/haberler/manset/110931.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<br />
Şike olayında olduğu gibi diğerlerinin yaptığı SAHAYA YANSIMAMIŞ demek ki!!!<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
<br />
 </b></font></font></font></div></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=20">Gündem</category>
			<dc:creator>redyellow</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117660</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Arapça Kutsal Bir Dil’midir ?</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117659&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 00:53:32 GMT</pubDate>
			<description>Resim: http://www.islamsitesi.net/dosyalar/arapca_yazi45r4t5j8757575tykyt.JPG  
 
*Allah ayetinde, gönderdiği elçileri kendi toplumunun diliyle gönderdiğini söylüyor. “Biz görevlendirdiğimiz her resulü ancak kendi toplumunun diliyle gönderdik ki, onlara açık seçik beyanda bulunsun ” der. Bir elçi...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><a href="http://www.islamsitesi.net/dosyalar/arapca_yazi45r4t5j8757575tykyt.JPG" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.islamsitesi.net/dosyalar/arapca_yazi45r4t5j8757575tykyt.JPG" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></div><br />
<b><font face="Comic Sans MS">Allah ayetinde, gönderdiği elçileri kendi toplumunun diliyle gönderdiğini söylüyor. “Biz görevlendirdiğimiz her resulü ancak kendi toplumunun diliyle gönderdik ki, onlara açık seçik beyanda bulunsun ” der. Bir elçi tabii ki içinde bulunduğu toplumun diliyle hitap eder.<br />
<br />
Böylece toplumun elçisini anlaması daha kolay olur. Allah Rad Suresinin 37. ayetinde “ İşte biz o Kuran’ı Arapça bir hüküm kaynağı olarak indirdik” der. Peygamberimiz ve toplumun ana dili Arapça olduğundan Kuranında Arapça bir dille inmesinden daha doğal bir şey yoktur. Ne yani peygambere İngilizce mi inseydi vahiy!!!<br />
<br />
Bizim toplumumuzda ise, Arapça genel olarak kutsal bir dilmiş gibi kabul görür. Sokakta görmüşüzdür, yerde Arapça yazan bir kağıdı bile alınlarına dokundurup yüksek yere koyarlar. Camilerde ise ne olduğunu anlamadan sırf Arapça diye nara atanı çok duymuşsunuzdur. Allah ise bize indirdiği ayetlerin içeriğinin önemli olduğunu söylüyor.<br />
<br />
Bir sürü insan vardır ki, Kuran’ı hatim eder ancak sorsanız hiçbirinin anlamını bilmez. Oysa Allah Kuran’ı bize nasıl yaşayacağımızı anlatmak için, nasıl ona kulluk edeceğimizi aktarmak için, helalleri haramları bildirmek için indirmiştir. Bunun için ya Arapça öğrenmeliyiz veya çevirilerden yararlanmalıyız. Ayrıca eklemek isterim ki, Türkçeye en çok ve farklı kişiler tarafından çevrilen kitap Kuran’dır.<br />
<br />
Aslına bakarsanız şu son 10-15 senenin olayıdır Kuran’ın çeşitli Türkçe çevirilerinin yapılması ve manasının kavranması. Eskiden Kuran insanların bohçalara sarıp evde kütüphanelerinin en üst katında yada dolaplarda sakladıkları birşeydi. Bundan dolayıdır ki insanlar Kuran’ın mesajını alamadılar ve sonraki nesillere aktaramadılar, peki ne mi aktardılar, kulaktan dolma saçmalıklar ve Arap geleneklerini.<br />
<br />
Böylelikle Allah’ın asıl istediği şeyler bilinmiyordu. İnsanlar orucu, namazı, haccı, Kuran’dan okumuyorlardı. Bilmem ne efendinin yazdıklarını din kabul ediyor ona göre yaşıyor sonraki nesillerde bunu anlatıyorlardı. Neyse ki Allah’a şükür son senelerde Kuran’a doğru bir yöneliş var. Böylece insanlar Allah’ın bizden neler istediğini ve bu istekleri nasıl karşılayacaklarını Kuran’dan çıkarmaya başladılar.<br />
<br />
Diyeceksiniz ki hadi biz Arapça bilmiyoruz da Arap niye öyle yaşıyor, Kurana uymuyor? Zaten asıl meselede bu. İnsan hangi dilden olursa olsun temel olarak Kuran’ı almaz iş yoldan sapıyor, nereye mi, ya atalarının yoluna ya da geleneğine.<br />
<br />
KURAN SAĞLIK KİTABI MI?<br />
<br />
İnsanların genel kanısı şudur ki, Allah Kurandaki haramlarını insanların sağlığı için koymuş yoksa koymazmış. Allah bazı ayetlerinde bunu belirtiyor ki domuz pistir yemeyin diyor, bazı şeyler içinse onda sizin için yararlar var ama zararları yararından fazladır diyor. Son yıllarda insan ölümlerinin büyük yüzdesinin kanserden olduğunu ve bunun en büyük nedenin ise sigara olduğunu biliyoruz. Oysa Kuranda sigara yasaklanmıyor ya da çok miktarda şeker yasaklanmıyor, 3 kilo baklava yemeyin denmiyor. Daha sayamadığımız bir sürü sağlıksız şeyde Kuranda yasaklanmıyor. Çünkü Kuran bir sağlık kitabı değil. Allah’ın haramları insanların sağlığıyla birebir orantılı olamayabilir. Hepimiz biliyoruz ki şarabın kalbe yararı var ama şarap yasakken aynı veya daha zararlı olan sigara yasak değil.<br />
<br />
HER SAÇMA ŞEY HARAM MI?<br />
<br />
Allah Kuranda haramları saymışken insanlar sanki bu haramlar yetersizmiş gibi kendi kafalarına göre haramlarda uydurabiliyorlar. İnsanlara çok saçma gelen şeylerde Kuranda olmayabilir. Kuran kimlerle evlenip kimlerle evlenilmeyeceğini söyler. Belki bize göre 20 yaşında biriyle 80 yaşındaki birinin evlenmesi saçma olabilir yada bazı akraba evliliklerine karşı çıkarız<br />
( ki bu olay bölgeden bölgeye değişir) amca çocuğu, teyze çocuğu, hala çocuğu ile evlenmek bize saçma ve kötü gelebilir ama Kuranda bize haram olan dışında herkesle evlenmek normaldir ve bunlarla ilgili bir yorum getirmemiştir. İnsanlar sadece kendi istekleri doğrultusunda sanki Kuran’da varmış gibi yorumlar yapmaları çok yanlıştır. Kuran her saçma şeye yasak getirmez ki. Kuran’ın kendi haramları vardır onların dışında kalanlar herkese helaldir.<br />
<br />
ALINTIDIR...</font></b></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=149">İslâm-i Makaleler</category>
			<dc:creator>takva_</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117659</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Şeriat,Tarikat, Marifet ve Hakikat Bu Kadar Güzel Açıklanmadı!</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117658&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 00:51:12 GMT</pubDate>
			<description>Resim: http://www.islamsitesi.net/dosyalar/carsaf141964964.JPG  
 
*1-Şeriat Kapısı 
2-Tarikat Kapısı 
3-Marifet Kapısı 
4-Hakikat Kapısı 
 
Öğreti olarak bu kapılar birer birer geçilerek Hakikate ulaşılır 
Öğrencilerinden biri Mevlana’ya sormuş 
- Efendim, bu 4 kapı mes’elesini ben pek...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><a href="http://www.islamsitesi.net/dosyalar/carsaf141964964.JPG" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.islamsitesi.net/dosyalar/carsaf141964964.JPG" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></div><br />
<b><font face="Comic Sans MS">1-Şeriat Kapısı<br />
2-Tarikat Kapısı<br />
3-Marifet Kapısı<br />
4-Hakikat Kapısı<br />
<br />
Öğreti olarak bu kapılar birer birer geçilerek Hakikate ulaşılır<br />
Öğrencilerinden biri Mevlana’ya sormuş<br />
- Efendim, bu 4 kapı mes’elesini ben pek anlayamıyorum Bana<br />
anlayabileceğim bir lisanla anlatır mısınız ?<br />
<br />
“Şimdi bak, karşı medresede dersini çalışan dört kişi var Hepsi<br />
rahlelerine eğilmiş Sen git bunların hepsinin ensesine bir şamar at, sonra<br />
gel sana anlatayım”<br />
<br />
Adam gitmiş birincinin ensesine bir tokat asketmiş Tokadı yiyen<br />
derhal ayağa kalkıp arkasını dönmüş ve daha kuvvetli bir tokatla Mevlâna’nın öğrencisini yere yıkmış<br />
Öğrenci dayağı yemiş, geri dönecek ama hocasına itaat var<br />
Yaradana güvenip ikinciye de bir tokat asketmiş<br />
O da derhal ayağa kalkıp elini kaldırmış Tam tokadı vuracakken vazgeçip yerine oturmuş<br />
Öğrenci devam etmiş üçüncüye de bir tokat atmış Üçüncü şöyle bir<br />
kafasını çevirip baktıktan sonra çalışmasına devam etmiş<br />
Dördüncü, tokadı yemesine rağmen hiç oralı bile olmadan çalışmasına<br />
devam etmişÖğrenci Mevlâna’ya dönmüş, olanları anlatmış<br />
<br />
Mevlâna ;<br />
“İşte sana istediğin örnekler;<br />
Birinci; şeriat kapısını geçememiş biri idi Şeriatta kısasa kısas<br />
olduğu için tokadı yeyince kalktı Aynısını sana iâde etti<br />
İkinci; tarîkat kapısındadır Tokadı yeyince o da kalktı tam tokadı<br />
iade edecekti ki, tarikat öğretisinde verdiği söz aklına geldi “Sana<br />
kötülük yapana bile iyilik yap” Onun için döndü, yerine oturdu<br />
Üçüncü; mârifet kapısına kadar gelmiştir İyinin ve kötünün tek<br />
Yaradan’dan geldiğini bilir, inanır Yaradan bu kötülüğe hangi iblisi<br />
âlet etti diye merakından söyle bir dönüp baktı<br />
Dördüncü; hakikat kapısını da geçmiştirİyinin ve kötünün tek sahibi<br />
olduğunu bilir Onun için dönüp bakmadı bile.<br />
<br />
ALINTIDIR...</font></b></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=149">İslâm-i Makaleler</category>
			<dc:creator>takva_</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117658</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Acaba Gavur mu Olursunuz…?</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117657&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 00:48:17 GMT</pubDate>
			<description>Resim: http://www.islamsitesi.net/dosyalar/basortusu-kuran41854148484496989.JPG  
 
*Örtü, İslam’ın emridir. Diyanet işleri Başkanı’nın dediği gibi, örtü, İslam dünyasının her tarafında, o milletin tarih ve coğrafyasına bağlı olarak, aslı değişmeyip şekli değişen bir nesnedir 
 
İşe “İslam Tarihi”...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><br />
<a href="http://www.islamsitesi.net/dosyalar/basortusu-kuran41854148484496989.JPG" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.islamsitesi.net/dosyalar/basortusu-kuran41854148484496989.JPG" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></div><br />
<b><font face="Comic Sans MS">Örtü, İslam’ın emridir. Diyanet işleri Başkanı’nın dediği gibi, örtü, İslam dünyasının her tarafında, o milletin tarih ve coğrafyasına bağlı olarak, aslı değişmeyip şekli değişen bir nesnedir<br />
<br />
İşe “İslam Tarihi” açısından baktığımızda, Kaynuka Oğulları Savaşı bir ilk’tir. Medine Çarşısı’nda bir kuyumcu dükkânına giren Müslüman kadının örtüsü, bir Yahudi tarafından çekilir. Bu hareketi hakaret sayan bir Müslümanla Yahudi kavgaya girişir. Olayda ikisi de ölür ama bu hareket, aynı şehirde yaşayan iki toplumun gerilmesine ve savaşa girmesine neden olur. Sonunda Yahudiler Suriye bölgesine sürülür.<br />
<br />
İşe “Türkiye Cumhuriyeti Tarihi” açısından baktığımızda Maraş’ın “Kahraman Maraş” olmasını başlatan ilk kurşun yine örtü yüzünden çekilir. Fransız işgalinde olan Maraş Çarşısı’nda, iki serseri Fransız askeri, hamamdan çıkan hanımın çarşafını çekiverir. Sütçü İmam, Medineli Müslümanın gösterdiği tepkiyi gösterir ve ilk kurşunu sıkar. Maraş’ın kurtuluşunun fitili ateşlenmiştir.<br />
<br />
Türk Dilinde, Müslüman olmayanlara kısaca “gavur” denir. Yahudi, Hıristiyan, Putperest ve ateist/dinsiz olması fark etmemektedir. 20 yıl önce bir süre bulunduğum Cezayir’de bu kelimenin yaşadığını gördüm. Kuzey Afrika’da, Fransa hizasında bulunan Cezair, Hayreddin Paşa ve Baba Oruc’un Osmanlı’ya hediyesidir. Bizde Tanzimat sonrasında horlanmaya başlayan bu kelime, halk dilinde, İslam’a düşman tavır taşıyanlar için de kullanılmaktadır.<br />
<br />
Bırakın örtüyü, başörtüye karşı çıkanlar! Bu tarihi yolculuktan sonra sizler, başörtüye karşı çıkmasanız gavur mu olursunuz?<br />
<br />
Ey rahmetli Sütçü İmam, senin adına açılan üniversitede, başı örtülü kızlar dış kapıdan içeri sokulmamaktadır. Hatta bu işlem, İlahiyat Fakültesi’nde de yapılmaktadır.<br />
<br />
Ey başörtüye karşı çıkanlar! Bu tarihi yolculuktan sonra, sizler baş örtüye karşı çıkmasanız gavur mu olursunuz?<br />
<br />
Hasan Tahsin’in ilk kurşunu sıktığı İzmir–Konak Meydanı’na kadar çarşaf giyip, yılanın kavından sıyrıldığı gibi ortaya çıkan sonra da bir devrin anlayışı olan çarşafı yakan “tuzu kuru kadınlar” ne yaptığını bilmektedir. O çarşaf, gavur Fransız askerinin Maraş’ta, hamamdan çıkan kadınların üstünden çektiği örtüsüydü.<br />
<br />
Ey başörtüye karşı çıkanlar! Bu tarihi yolculuktan sonra sizler baş örtüye karşı çıkmasanız gavur mu olursunuz?<br />
<br />
Rahmetli Hasan Tahsin, bir bilsen, senin ilk kurşunu sıktığın meydanda birileri hangi değeri ateşe vermektedir?<br />
<br />
Cumhuriyet, senin adına ne cinayetler işlenmektedir!<br />
<br />
Birileri çıkmış, örtüye “Ortaçağ zihniyeti” diyor. Sen kimin ağzıyla konuştuğunu biliyor musun? Üniversitede “hoca” olduğuna göre, bilmen gerekir. Üniversite hocalarının yazdığı tarih kitaplarının anlattığına göre, Ortaçağ 1453’lerde bitmiş; Yeniçağ başlamıştır. Fatih Sultan Mehmed’in Kostantinopolis’i gavur Bizans’tan alıp “İslam-bol” yapmasıyla “Ortaçağ” sona ermiştir. Ama Anadolu coğrafyası, 1000’li yıllardan itibaren Müslümanların hâkimiyeti altında olmuştur. Büyük Fetih’ten sonra, şimdi bizim “Misak-ı Milli” dediğimiz sınırlar Osmanlı Devlet hâkimiyetine girmiştir. Örtü, Ortaçağı ortadan kaldıran adamın zihniyetidir. Hal böyle olunca, “Sen kimin ağzıyla konuşmuş oluyorsun?!”<br />
<br />
Tarih çağlarını gösteren şeridi ben yapmadım. Tarih kitaplarını ben yazmadım. Ortaçağı bitirip yeniçağı açan Fatih nesli ve bütün dünya 1453’den sonrasına “Yeniçağ” diyor. Siz de böyle düşünüp, bütün dünya gibi, Ortaçağı kapatan adamın zihniyetine “Ortaçağ” demeseniz gavur mu olursunuz?<br />
<br />
Tekrar soruyorum; “Farkında mısınız, siz kimin ağzıyla konuşuyorsunuz?!”<br />
<br />
Ey bilim, senin adına ne cinayetler işleniyor? Bu adamlara öğretim üyesi, bilim adamı deniyor. Belli ki zamanında oraya gelenler ideoelejik / siyasi ölçülerle gelmiştir. Her hocanın ideolojik birlikteliği olmayan öğrenciyi araştırma görevlisi olarak yanına almadığı bilinmektedir. Ancak hepsi olmasa da, çoğu öğretim üyelerinin, kendinden daha zeki bir öğrenciyi yanına asistan olarak almadığı da söylenmektedir.<br />
<br />
Ey başörtüsüne savaş açanlar! Sizler “kayıtsız-şartsız” olabilirsiniz. Müslüman’ın “Amentü” kayıt-şartı var. Ama siz, Meclis’in duvarında yazan “Hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir” kaydına bağlı iseniz, milletin çoğunluğunun temsil edildiği meclisin kararına uymak zorundasınız. Böyle bir kayıt ve şarta da bağlı değilseniz, yaptığınız işin adını koyunuz. Biz, başörtüsünün serbest olmasını istemekle bunun “inanç özgürlüğü kapsamında” olduğuna inanıyoruz. Siz, başörtüsünü yasaklamakla neye inanıyorsunuz?<br />
<br />
Başörtü düşmanlığı yaptığınız inancın adını koysanız, gavur mu olursunuz?<br />
<br />
Dr.Mustafa Işık<br />
<br />
ALINTIDIR...</font></b></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=149">İslâm-i Makaleler</category>
			<dc:creator>takva_</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117657</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Yirmiyedi Şehid sahabeyi Barındıran Şehir</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117656&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Wed, 16 May 2012 00:46:18 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Resim: http://www.islamsitesi.net/dosyalar/nihat-hatipoglu-hoca1458414169641964196.JPG  
 
*Mekke ve Medine&#8217;den sonra en çok sahabe mezarını barındıran şehrin Türkiye&#8217;de olduğunu biliyor musunuz? 
27 şehid sahabenin mezarı; 6 peygamberin de mezar ve mekânlarına ev sahipliği yapan bu şehir...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><a href="http://www.islamsitesi.net/dosyalar/nihat-hatipoglu-hoca1458414169641964196.JPG" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.islamsitesi.net/dosyalar/nihat-hatipoglu-hoca1458414169641964196.JPG" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></div><br />
<b><font face="Comic Sans MS">Mekke ve Medine&#8217;den sonra en çok sahabe mezarını barındıran şehrin Türkiye&#8217;de olduğunu biliyor musunuz?<br />
27 şehid sahabenin mezarı; 6 peygamberin de mezar ve mekânlarına ev sahipliği yapan bu şehir Diyarbakır&#8217;dır.<br />
<br />
Son zamanlarda maalesef  terörle, şiddetle ve benzeri olaylarla anılan bu şehrin civarında dağınık halde yüzlerce sahabenin defnedildiğini biliyor musunuz? Bugünkü yazımda bu şehrin bilinmeyen birkaç noktasına işaret etmek istiyorum. Arzumuz, Diyarbakır&#8217;ın siyasi olaylarla değil de bu manevi cephesiyle anılmasıdır. Çünkü insanların aklındaki Diyarbakır imajı, hem bu şehre, hem bu şehirde yaşayanlara ve hem de Türkiye&#8217;ye yakışmıyor.<br />
<br />
Diyarbakır Hz. Ömer&#8217;in halifeliği zamanlarında hicretten 20 yıl sonra fethedilir. Hz. Ömer&#8217;in komutanlarından biri olan İyaz bin Ganem (r.a.) 8000 kişilik ordusuyla Bizans şehri olan Diyarbakır&#8217;ı kuşatır. O esnada bu şehri Meryem-i Dara isimli bir kadın idare etmekteydi. Direnirler. Ordu bu arada civardaki Palu, Hani, Silvan gibi merkezleri ele geçirir. Ancak Diyarbakır direnmeye devam eder. Nihayet kuşatmanın 5. ayında Hz. Halid bin Velid yanındaki 80 askerle bir tünelden şehre girerler. Şehrin kapılarını açarlar. İşte bu ilk çatışmada 80 kişilik sahabe grubundan 27-40 tanesi şehid olur. Şehid olanlardan birisi de Hz. Halid&#8217;in (r.a.) oğlu Hz. Süleyman&#8217;dır. Şehir fethedilir.<br />
<br />
Şehidlerin dinmeyen kanı<br />
Şehrin merkezindeki Hz. Süleyman Camii&#8217;nde Hz. Süleyman ve 27 arkadaşı gömülüdür. Bunların sayısının 40 olduğu da söylenir. Aslında bu şehidler toprağa gömülü değiller. Mahzende ve üstleri açık diye bilinir. Şöyle bir hikâye dilden dile dolaşır Diyarbakır&#8217;da. Caminin türbedarı Muhittin efendi her gün pamuk satın alarak mahzene iner ve oradaki şehid sahabenin kanlarını silermiş. Yüzündeki perdeleri ise hiç açmazmış. Bir gün pamuk alacak para bulamaz. Dalgın bir şekilde düşünürken temiz yüzlü bir yabancı yanına gelir ve bir kese para koyar avucuna. Sonra kaybolur. Türbedar bu para ile pamuk alıp mahzene iner. Şehidlerin kanlarını temizler.<br />
<br />
Bu arada şehidlerden birinin yüzündeki perdeye eli değer. Yüzü açılır. Hayretle görür ki bugün kendisine para veren kişidir. (Ali Öztürk, Diyarbakır&#8217;ın Şehid Fatihleri) Sonraları bu mahzen duvarlarla örülür. Diyarbakır&#8217;da anlatılan diğer bir hadise de şudur: 1926&#8242;da belediye başkanının emriyle, Diyarbakır&#8217;ın merkezinde bulunan sahabeden Hz. Şasa&#8217;nın mezarı kazılır. Orası bahçeye dönüşecektir. Bu sahabenin mübarek naşı çıkar ve sadece sol bacağının dizden aşağısının çürüdüğü hayretle görülür.<br />
<br />
Altı peygamberin mezarı<br />
Diyarbakır ve çevresinde altı peygamberin mezarı veya makamı vardır. Bu zatlar ya oralarda yaşamış veya oralarda gömülmüşlerdir. Bu peygamberlerin adları şöyledir: Zülküf, Elyesa, Harun, Hallah, Harut ve Enuş (Şit&#8217;in oğlu). Bir kısmının peygamberliği tartışılmalı da olsa bu liste kitaplarda verilir.<br />
<br />
Eski Diyarbakır<br />
Diyarbakır&#8217;ın tarihi böyle. Binlerce âlimin, zâhidin, tasavvuf büyüğünün yaşadığı bir kentti Diyarbakır. İnsanlar birbirlerini görünce gülümserlerdi. Edeb ve saygı hâkimdi bu şehirde. Ramazan ayında Ermeni ve Süryaniler oruç tutan Müslümanlara saygı anlamında açıkta yemek yemezlerdi. Müslümanlar ise başka din mensuplarına ve onların kiliselerine anlayışla bakarlardı. Bir sıkıntıları olduğunda yanlarında olurlardı.<br />
Diyarbakır&#8217;ın eski müftüsü olan rahmetli Halil dedemin müftülük yıllarını hatırlıyorum. Çocuktuk. Dedemin geniş avlulu evi garibanların lokantası gibi dolup boşalırdı. Kan davaları, bitmez kavgalar onun müdahalesiyle bıçak keser gibi kesilir, çözüme bağlanırdı.<br />
<br />
Din ve din hocalarına böylesine büyük sevgi ve saygı vardı. Kimsenin ırkına, diline, dinine, mezhebine, meşrebine göre muamele yapılmazdı. İnsan olmak, vicdanlı olmak yeterliydi. Düşmüşe sofralar açılır, kazanılan bir kuruş paylaşılırdı. Yabancı baş tacı yapılırdı. Her karış toprağından maneviyat fışkırırdı. Geleneksel medreselerde ilim, irfan, sevgi, ağırbaşlılık, peygamber ahlakı, hoşgörü ve maneviyat öğretilirdi.<br />
<br />
Şimdiki Diyarbakır<br />
Bugünkü Diyarbakır&#8217;da da yukarıda saydığım güzellikler aynen muhafaza ediliyor aslında. Misafir severlik, cömertlik, hoşgörü, affedicilik, saygı aynen duruyor. Duruyor ama bu anlatılmıyor. Dışarıya yansıtılmıyor. Çünkü şehrin üzerini sarmış olan politik kaos, nasipsiz söylemler şehri hak etmediği bir anafora sürüklemiş sanki. Dışarıdan baktığınızda kavganın, düşmanlığın, şiddetin gölgesinde bir şehir var sanıyorsunuz. Ama bu şehre ayak bastığınızda bu menfi noktaların hiçbirinin olmadığını görüyorsunuz.<br />
İnsanlar yine lokmalarını paylaşıyorlar. Düşene omuz veriyorlar. Yabancının elinden tutup gideceği yere taşıyorlar. Ayrı-gayri yok. Çünkü doğrusu bu. Her kesim, her bölge, her kültür iç içe. Et ve kemik gibi olmuşlar.<br />
Bu manzaraya bakarken birkaç not düşmek istiyorum. Diyarbakır&#8217;ı, bu sahabe ve peygamber şehrini beraberce hak ettiği konuma taşımak için&#8230;<br />
<br />
- Hz. Süleyman Camii&#8217;ne manevi-kültürel turlar düzenlenemez mi? Hz. Mevlana&#8217;nın Konya&#8217;sına yaptığımız manevi yolculukların bir benzerini 27 sahabe ve 6 peygambere toprak olan bu şehir hak etmiyor mu? Kaldı ki bu şehirde 400&#8242;ün üzerinde sahabenin gömülü olduğu iddia ediliyor. Dünyada bu rakamı ancak Medine ve Mekke geçer.<br />
<br />
- Çok aykırı siyasi görüşlere sahip olan gençlerin bile bir din âlimini görünce gelip onun eline sarıldığını biliyorsunuzdur. İslam&#8216;ın bu yüce gücünün birleştiricilik özelliğini hiç yitirmeden aynen koruduğunu söylemek isterim. Bu toprağın, Türkiye&#8217;nin herhangi bir ilinden hiç farkı yok. Bu satırları yazarken bile, gereksiz bir ayrıntı diyorum ama, o kadar yanlış tanıtılmış ki bu ilimiz bu cümleleri yazmak zorunda hissediyorum kendimi.<br />
<br />
- Medyamız Diyarbakır&#8217;dan bahsederken; şiddet, kavga, siyaset gibi temalardan başka bir şey düşünemez mi? Bu tür haberleri öne çıkararak bir şehri katlettiğimizin, bölücülüğü ve şiddeti beslediğimizin farkında mıyız?<br />
<br />
-Bu şehrin sahibi, bu şehrin imanlı ve inançlı evlatlarıdır. Halkıdır. Hz. Peygamber&#8217;in bir tutam saçı için bin yıl ayakta nöbet bekleyecek insanlardır. Ama maalesef onlar bunu gösteremiyor, ülke de bunu böyle bilmiyor. Ama bu böyle. Abartısız, evet aynen böyle.<br />
<br />
-İnanınız; Diyarbakır halkı hak etmediği bir konumda olduğunu fark eder ve silkinirse, sıkı sıkıya bağlı olduğu manevi bağların gereğini icraata dönüştürürse, Türkiye&#8217;nin manzarası ve talihi değişecektir. Bölgenin talihi değişecektir. Derim ki, biz de bu anlamda bölge insanına cesaret verelim, omuz verelim. Bir şeyler yapalım.<br />
<br />
Peki Diyarbakır&#8217;daki yetkililer bu hususlarda gerekeni yapıyorlar mı? Müftülük gereğini yapıyor mu? Diyanet&#8217;in taşra teşkilatı daha çok gayret etmeli bence. İyi niyetle atılan adımlar ülke çapında bir tanıtıma dönüştürülmeli. Diyarbakır ve sahabe vurgusu yeterince yapılıyor mu? Bence hayır.<br />
<br />
Bu arada Dicle Üniversitesi&#8217;nin ve özellikle Rektör Prof. Dr. Ayşegül Lale Saraç hocanın Diyarbakır için bir şans olduğunu söylemem gerekiyor. Gerekeni yapıyor, çalışıyor, gayret ediyor. Diyarbakır&#8217;ın bu kimliği görülsün diye. Diyarbakır kavgayla hatırlanmasın diye. Ama yeterli desteği görüyor mu? Bilmiyorum!<br />
Diyarbakır&#8217;daki yerel medya, adını verdiğim kurumlarla işbirliği halinde bu çalışmalara bir ivme kazandıramaz mı? Yapabileceklerine inanıyorum. Yeter ki ikna edilsinler ve iyi bir iş yapacaklarına inansınlar. Çünkü onlar da, oradaki görüntüden, kaostan, kötü tanınmadan, politik anafordan sıkılmışlardır artık. Bıkmışlardır.<br />
<br />
Dileğim şu; 2012 yılı Diyarbakır&#8217;ın hak ettiği gerçek yüzüyle tanınması için bir fırsat yılı olsun. Bunu yapmazsak Diyarbakır ve çevresindeki yüzlerce sahabe ve 6 peygamber bizden davacı olurlar. Haydi hep beraber manevi değerleri ve zenginlikleri unutturulmaya çalışılmış bu sahabe şehri için bir şeyler yapalım.<br />
<br />
<br />
Alıntıdır.</font></b></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=149">İslâm-i Makaleler</category>
			<dc:creator>takva_</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117656</guid>
		</item>
		<item>
			<title>şeyh abdulkerim el kıbrisi - Soru/Cevap - Adnan Oktar ve kadınlarla 3 çeşit birliktelik fetvası uzerine</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117648&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 15 May 2012 22:24:00 GMT</pubDate>
			<description>şeyh abdulkerim el kıbrisi - Soru/Cevap - Adnan Oktar ve kadınlarla 3 çeşit birliktelik fetvası uzerine 
 
http://www.youtube.com/watch?v=dVpU7z6hdA4 
 
http://www.youtube.com/watch?v=dVpU7z6hdA4</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Times New Roman"><font color="Black"><font size="5">şeyh abdulkerim el kıbrisi - Soru/Cevap - Adnan Oktar ve kadınlarla 3 çeşit birliktelik fetvası uzerine<br />
<br />
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=dVpU7z6hdA4" target="_blank">http://www.youtube.com/watch?v=dVpU7z6hdA4</a><br />
<br />

<object class="restrain" type="application/x-shockwave-flash" width="640" height="385" data="http://www.youtube.com/v/dVpU7z6hdA4?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded">
	<param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/dVpU7z6hdA4?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded" />
	<param name="wmode" value="transparent" />
	<param name="allowfullscreen" value="true" />
	<!--[if IE 6]>
	<embed width="640" height="385" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.youtube.com/v/dVpU7z6hdA4?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded" allowfullscreen="true" />
	<![endif]--></object>
 </font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=19">Serbest Kürsü</category>
			<dc:creator>rabbinsadikkulu</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117648</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[Soru/Cevap - ''deccal ******** kadınlarla çıkar gelir'' - Şeyh Abdulkerim Hz.]]></title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117647&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 15 May 2012 22:17:46 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Soru/Cevap - ''deccal ******** kadınlarla çıkar gelir'' - Şeyh Abdulkerim Hz. 
 
http://www.youtube.com/watch?v=roluIzFQN6U 
 
http://www.youtube.com/watch?v=roluIzFQN6U]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Times New Roman"><font color="Black"><font size="5">Soru/Cevap - ''deccal ******** kadınlarla çıkar gelir'' - Şeyh Abdulkerim Hz.<br />
<br />
<a href="http://www.youtube.com/watch?v=roluIzFQN6U" target="_blank">http://www.youtube.com/watch?v=roluIzFQN6U</a><br />
<br />

<object class="restrain" type="application/x-shockwave-flash" width="640" height="385" data="http://www.youtube.com/v/roluIzFQN6U?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded">
	<param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/roluIzFQN6U?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded" />
	<param name="wmode" value="transparent" />
	<param name="allowfullscreen" value="true" />
	<!--[if IE 6]>
	<embed width="640" height="385" type="application/x-shockwave-flash" src="http://www.youtube.com/v/roluIzFQN6U?version=3&amp;color1=0xb1b1b1&amp;color2=0xcfcfcf&amp;feature=player_embedded" allowfullscreen="true" />
	<![endif]--></object>
 </font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=19">Serbest Kürsü</category>
			<dc:creator>rabbinsadikkulu</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117647</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Ümmü Gülşen Öztürk: Çağın hastalığından çocuklar nasıl korunmalı?</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117646&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 15 May 2012 22:06:01 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Kültür Toplum ve Aile Derneği Başkanı Yard. Doç. Dr. Ümmü Gülşen Öztürk, çağımızın hastalığı teknoloji bağımlığından özellikle çocukların nasıl korunmaları gerektiğini anlattı.. 
 
 
Dünyada ve Türkiye&#8217;de ilk defa düzenlenen ve *Başbakan Erdoğan&#8217;ın* da katıldığı Teknoloji Bağımlılığı Kongresini...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Palatino Linotype"><font color="DimGray"><font size="3">Kültür Toplum ve Aile Derneği Başkanı Yard. Doç. Dr. Ümmü Gülşen Öztürk, çağımızın hastalığı teknoloji bağımlığından özellikle çocukların nasıl korunmaları gerektiğini anlattı..<br />
<br />
<br />
Dünyada ve Türkiye&#8217;de ilk defa düzenlenen ve <b>Başbakan Erdoğan&#8217;ın</b> da katıldığı Teknoloji Bağımlılığı Kongresini düzenleyen<b> Kültür Toplum ve Aile Derneği (KÜLT) Başkanı Yard. Doç. Dr. Ümmü Gülşen Öztürk</b>, çağımızın hastalığı teknoloji bağımlığı ve ebeveynlerin çocukları bu hastalıktan nasıl korumaları gerektiğini tüm ayrıntılarıyla <b>Nursel Tozkoparan&#8217;a</b> anlattı..<br />
<br />
<font color="#0000FF"><b>TELEVİZYON, İNTERNET, BİLGİSAYAR KESİNLİKLE ÇOCUĞUN ODASINDA OLMAMALI</b></font><br />
<br />
<b>Ailelerin, özellikle çocuklu ailelerin en çok tereddütte kaldığı konudur eve internet bağlanıp bağlanılmaması. Bazı aileler de koruma amaçlı internet bağlamıyorlar ama bu seferde çocuklarıyla çekişiyorlar. Siz ne öneriyorsunuz?</b><br />
<br />
Teknolojiye hayır dememiz bu çağda mümkün değil. Aksi takdirde kendimizle çelişiriz. Teknolojinin pek çok kolaylığı olduğunu da inkâr edemeyiz. Biz bağımlısı olmaya hayır diyoruz. Televizyonsuz, internetsiz, bilgisayarsız evler çözüm değildir. Bunu, aile psikolojisi hocalarımız, klinik hocalarımız da asla önermiyorlar. Önerilen takip etmektir.<br />
<b><br />
Bağımlılık hale gelmemesi için ne yapılması ya da ne yapılmaması lazım?</b><br />
<br />
Bilgisayar, televizyon, internet kesinlikle çocuğun odasında olmamalı.  Toplu yaşam alanında olmalı ve çocuklar ailelerin yanında bilgisayara girmeli. Mesela &#8220;ödev yapacağım&#8221; diye giriyor, peki gerçekten ödev mi yapıyor! Bunun takip edilmesi gerekir. Yine hocalarımız bilgisayarın yüzü size dönük olsun&#8221; diye öneriyorlar. Devamlı kontrol edilmeli, asla yasaklama olmamalı. <br />
<br />
<b>Peki, çocukların internette oyun oynamalarına izin var mı?</b><br />
<br />
Elbette oyun oynayabilirler ama bunun da zamanını kısıtlamak lazım. Mesela hafta içi yarım saat, hafta sonu 1 saat izin verilebilir. Eğer yüksek sınıflarda ise dersleri yoğunsa sadece hafta sonu izin verilebilir.<br />
<br />
<b>Siz çocuklarınıza müsaade ediyor musunuz?</b><br />
<br />
Biz hafta içi oyun oynamasına izin vermiyoruz, bizim denetimimizde ödevlerini yapıyorlar. Ama hafta sonu bir saat oynamalarına izin veriyoruz. Herkese de bu şekilde öneriyorum. Çocuk psikiyatristinin önerisiyle buna devam ediyorum ve memnunum. Çocuklar da buna uyum sağladı. Şu an için problemimiz yok. <br />
<br />
<font color="#0000FF"><b>İNTERNET BAĞIMLILIĞI, MADDE BAĞIMLILIĞINDAN DAHA TEHLİKELİ BOYUTTA</b></font><br />
<br />
<b> İnternet bağımlılığı çağın bir hastalığı diyebilir miyiz?</b> <br />
<br />
Kesinlikle. Hatta uyuşturucu gibi fiziksel madde bağımlığından daha tehlikeli bir boyutta olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü madde bağımlıları sadece kendilerine zarar verir ama teknoloji bağımlıları kendileriyle, eşleriyle, çocuklarıyla ilgilenmezler, iş hayatları bozulur. Bu ilgisizliklerinden evlilikleri olumsuz etkilenir hatta bozulur ve evlerine maddi katkıları olmaz. Veya çocukların sosyal ortamları bozulmaya başlar. Siber zorbalık dediğimiz şey ortaya çıkar. Dolayısıyla teknolojı bağımlısı biri sadece kendine değil çevresine de zararı olduğu için çok tehlikeli. Bunu o boyuta getirmemek en büyük amacımız. <br />
<br />
<b>Siber zorbalık nedir?</b><br />
<br />
Siber zorbalık yeni bir terim. Zorbalık biliyorsunuz fiziksel ve ruhsal tehdit etmek. Siber zorbalık da bunun teknoloji yardımıyla yani internet, televizyon, cep telefonu yardımıyla yapılmasıdır. Mesela kişinin bir konuşmasını ya da bir görüntüsünü buluyorlar internet ortamında yayınlıyorlar veya yüz yüze söyleyemedikleri hakaretleri içeren mailler atıyorlar. Buna siber zorbalık diyoruz. <br />
<br />
<font color="#0000FF"><b>TÜRKİYE&#8217;DE %30 KİŞİ SİBER ZORBALIĞA MARUZ KALIYOR</b></font><br />
<br />
Türkiye&#8217;de yapılan anketlerde %28 çocuk, siber zorbalık yapıyor. Bu hem devlet liselerinde hem özel liselerde saptanmış. &#8220;Siber zorbalığa maruz kalıyor musunuz?&#8221; sorusuna da % 30 &#8220;evet&#8221; cevabı vermiş. Aslında bu birbirini teyit eden bir araştırma oluyor. Bu da bu rakamın gerçek olduğunu gösteriyor. %28 kişi siber zorbalık yapıyor % 30 kişi siber zorbalığa maruz kalıyor. Bu çok yüksek bir oran, tehlikeli boyutlara varabilir. Geçen günlerde Avusturalya&#8217;da bir Türk kızı siber zorbalıktan intihar etti. Okul arkadaşları devamlı kendisine tehdit mailleri atıyorlar, psikolojik baskı yapıyorlar ve çocuk bunu ailesi ile ve okul idaresiylepaylaşamayınca, kendisini bir trenin önüne atıp intihar ediyor. Özellikle ergenlik döneminde olan çocuklar bu tazyiklere cevap verebilecek olgunlukta olmadıkları için bunları kaldıramıyorlar. <br />
<br />
<b>Belki de tehlike boyutunun bu kadar farkında değiliz?</b><br />
<br />
Aynen. Allah&#8217;a şükür ki Türkiye şu an o boyutta değil. Düzenlediğimiz Teknoloji Kongresinde, Malezya&#8217;dan, Tayland&#8217;dan yurt dışından gelen konuşmacılarımız oldu. Oralarda teknoloji bağımlılığı yüzde yetmiş gibi çok korkunç rakamlardaymış. Ve onların bizim sağlık ocaklarımız, polikliniklerimiz gibi her mahallede teknoloji bağımlılık klinikleri varmış. Bunu duyunca ben şok olmuştum. Sadece teknoloji bağımlılarına yönelik tedavi merkezleri varmış. Bu seviyede yoğun bir problem olabilir gelecekte. <br />
<br />
<b>Peki, Türkiye&#8217;deki oran nedir?</b><br />
<br />
Türkiye&#8217;deki oran en son liselerde yapılan bir araştırmaya göre bağımlılık ve siber zorbalık oranı % 28. Ama % 28 de az bir oran değil.  <br />
<br />
<font color="#0000FF"><b>BAĞIMLILIK, İNSANLARIN NORMAL HAYATINI DEVAM EDİP ETTİREMEMESİNE BAĞLIDIR</b></font><br />
<br />
<b>Birisinin bağımlı olup olmadığını nasıl anlarız? Ölçüsü nedir?</b><br />
<br />
 Bunun ölçüsünü insanların normal hayatını devam ettirip ettirememesi ile doktorlarımız karar veriyorlar. Yani işini yapabiliyorsa, çocuklarına vakit ayırabiliyorsa veya bir çocuk ödevlerini yapıyor okul performansını etkilemiyorsa, sosyal ortamını etkilemiyorsa buna bağımlılık denmiyor. Yani hayatını bozacak seviyeye geliyorsa o zaman bağımlılık deniyor. <br />
<br />
<b>Peki, bunun bir süresi var mıdır? Mesela internette şu kadar saat kalıyorsa bu bağımlılık belirtisidir diyebiliyor muyuz?</b><br />
<br />
Yok. Saat verilmiyor. Eğer bu iş hayatını bozuyorsa mesela adam 10&#8217;da işten geliyordur ama iki saat bilgisayar oynuyordur. Eviyle, eşiyle, çocuğuyla hiç ilgilenmez ama derki ben iki saat oynuyorum bu bağımlılıktır. O iki saattir ama onun aile hayatını ve çocuklarıyla iletişimini bozuyorsa; bu bağımlılıkdır. <br />
<br />
<b>Bağımlılığın fiziksel belirtileri var mıdır?</b><br />
<br />
Tabi ki. Hırçın oluyorlar, ona odaklanmak için obez oluyorlar, hareket etmiyorlar, hantal, asosyal insan oluyorlar. Kongremizde Sayın Bakanımız örnek vermişti; Uzakdoğu ülkelerinden oyun bağımlısı bir genç kız doğum yapıyor bebeğini çöpe atıyor ve tekrar oyununa devam ediyor. Bağımlılık bu derece seviyelere gelebiliyor. O ağrıyı nasıl çekti onun farkında bile değil düşünebiliyor musunuz? Oyuna kendisini o kadar kaptırmış ki bir çocuğu oluyor poşete koyuyor çöpe atıyor ve tekrar oyun oynamaya devam ediyor. Engellerseniz de çok hırçın oluyorlar, işlerini yapamıyorlar, davranışları eşlerine, çocuklarına karşı bozuluyor. <br />
<br />
<b>Bağımlılığın psikolojik belirtileri nelerdir?</b><br />
<br />
Depresyon, sosyal fobi, sosyal ortamdan uzaklaşma diyebiliriz. Mesela Amerika&#8217;da yüz yüze dersleri konmuş, ben bunu duyunca dedim ki bu bizim ülkemizde de yapılması lazım. Buradaki amacımız farkındalık yaratmak. İngiltere&#8217;den gelen bir konuşmacı &#8220; Türkiye&#8217;yi kısandım. Aslında bu konferans İngiltere&#8217;de olması lazımdı Türkiye&#8217;yi tebrik ediyorum&#8221; dedi. Bizim amacımız zaten Türkiye&#8217;yi o boyutlara getirmemek, farkındalığı yaratmak. <br />
<br />
<font color="#0000FF"><b>İNTERNET BAĞIMLILIĞIN EN YAYGIN TÜRÜ OYUN VE SİBER ZORBALIK</b></font><br />
<br />
<b>İnternet bağımlılığının en çok yaygın olduğu türler nelerdir?</b> <br />
<br />
En çok oyun. Çocukların oyun bağımlılığı. Bir de siber zorbalık. Çocuklar bunun siber zorbalık olduğunu maalesef fark etmiyorlar. Karşısındaki insanı nasıl taciz ettiğini, nasıl psikolojik problemlere neden olduğunu, onu üzdüğünün farkında değil. Siber zorbalığı da bir oyun gibi yapıyorlar, oyun felsefesinde bakıyorlar. Ama okul başarısızlıklarına hatta intihara kadar çok kötü şeylere neden oluyorlar. Bunun için ailelerin ve okul yöneticilerinin çok dikkat etmesi lazım. <br />
<br />
<b> Cinsel içerikli siteler&#8230;</b><br />
<br />
Alışveriş bağımlılığı, pornografi, arkadaş siteleri, bunları daha çok erişkinlerde görüyoruz. Çocuklar şimdilik bu konulara uzaklar. Bunları daha çok erişkinlerde görüyoruz hatta yuvalarının dağılmasına kadar varacak olaylar oluyor. <br />
<br />
<font color="#0000FF"><b>ÇOCUKLAR,İLKOKULDAN ÖNCE TEKNOLOJİ İLE FAZLA HAŞIR NEŞİR OLMASINLAR</b></font><br />
<br />
<b>Bağımlı olan kişi kendisinin farkında olur mu?</b><br />
<br />
Yok. Çoğu farkında değil. Bu ya ailelerin ya eşlerin ya okul başarısızlıklarıyla çıkıyor ortaya. Bizim kültürümüzde şöyle bir yanlış inanış var; benim çocuğum daha 3 yaşında ama bilgisayarda oyun oynayabiliyor, bunu bir maharetmiş gibi anlatıyor. Oysa bu bir maharet değildir. Hatta ilkokuldan önce çocuklar televizyonla çok fazla muhatap olmasınlar, teknoloji ile fazla haşır neşir olmasın diyor hocalarımız. Bizim ailelerimiz bunu bir zekâ belirtisiymiş gibi sunuyorlar, gurur duyuyorlar. Bunlara farkındalık yaratmak lazım. <br />
<br />
<font color="#0000FF"><b>ONLİNE ALIŞVERİŞİ TAVSİYE ETMİYORUZ</b></font><br />
<br />
<b>Online alışveriş çok yaygınlaştı. Bu bağımlılığı tetikler mi? Siz online alışverişi tavsiye ediyor musunuz?</b><br />
<br />
Açıkçası tavsiye etmiyoruz. Direk alışveriş bir sosyalleşmedir her şeyden önce. Seçerek ve görerek aldığı için bir aldatılma olmaz, kaliteliyi alma oranı daha fazladır. <br />
<br />
<b>İnternet oyunları ve oyunun neticesinde kazanma duygusu bağımlılığa neden oluyor mu?</b> <br />
<br />
Aynen. Teknoloji bağımlılığının bir basamağı da kumar. Oyunun bir ilerisi kumar bağımlılığına dönüşüyor. Alışanların çoğu maalesef bu şekilde alışıyormuş. Çocuklar önce oyun sonra kazanayım, puan toplayayım gibi şeylerle bağımlılık olma ayağının ilk basamaklarından biri de teknoloji maalesef. <br />
<br />
<b>İnternet kullanımı yaşam şeklimizi de değiştirdi. Online yemek siparişi, alışveriş gibi&#8230; Bunun insanlar üzerindeki etkisi nedir?</b><br />
<br />
İnsanlar sosyal hayattan kopuyorlar. Asosyal oluyorlar, iletişimsiz, tahammülsüz oluyorlar. Fiziksel olarak da obez oluyorlar. Bir sürü yan etkisi var. Bence sosyalleşmek her şeyin ilacı. <br />
<br />
<font color="#0000FF"><b>SOSYALFOBİK OLAN VE DEPRESİF İNSANLAR BAĞIMLILIĞA DAHA YATKINDIR</b></font><br />
<br />
<b>İnternet bağımlılığına kimler daha yatkındır?</b> <br />
<br />
Daha çok sosyalfobik olan ve depresif insanlar. Bunların meyli fazla ama toplumun her kesiminden, üstün zekâlılarından hiperaktifine kadar herkes yatkın. Mesela veli geliyor diyor ki, çocuk hiçbir şeye dikkatini veremiyor ama saatlerce oyun oynayabiliyor. Bu da aslında bir hİperaktivite belirtisi. Oyundaki o enerji, o değişiklik onun tanısını kolaylaştırıyor. Daha çok sosyal eğilimde problemi olan çocuklar, insanlar buna yatkın oluyorlar. Bu da onun asosyal olmasını, hiperaktif olmasını artırıyor. Kısır döngü şeklinde ikisi birbirini artırıyor. <br />
<br />
<b>Bahçede, parkta oynayan çocuğun gelişimiyle internet ortamında oynayan çocuğun gelişimi arasındaki fark nedir?</b> <br />
<br />
Çocuklar hiç hareket etmiyorlar, sokağa çıkmıyorlar, fiziksel aktiviteleri yok. Çocuklar saatlerce ya televizyonun başında, ya internetin başında. Bu durum da obeziteyi tedikliyor. Türkiye&#8217;de obezite özellikle çocuklarda çok arttı. <br />
<br />
Dolayısıyla çocuklar iletişim eksikliğinden sosyal paylaşımı bilmiyorlar, bencil oluyorlar, sorun çözmeyi bilmiyorlar. İnsanlar tabi ki sorunlarla karşılaşacak bu sorunların çözülmesi gerekecek ama sorun çözmeye hiç niyetli değiller. Problemi kavgacı bir üslupla çözmek istiyorlar. Çünkü örneğinde öyle, git al kazan, vur al, oyunlar hep böyle. Onu vurup kavga ile cebren alacağını sanıyor. <br />
<br />
<font color="#0000FF"><b>TEKNOLOJİ, İLETİŞİMİN HIZINI ARTIRIYOR AMA İNSANİ İLETİŞİMİ BOZUYOR</b></font><br />
<br />
<b>Aslında teknoloji çağında iletişim artmıyor, tam tersi iletişim kopukluğu yaşanıyor diyebilir mıyiz?</b><br />
<br />
İletişimin hızını artırıyor, daha çabuk ulaşıyoruz ama insani iletişimi, yüz yüze iletişimi çok bozuyor. <br />
<br />
İletişimden çok samimiyet kalmadı. Teknoloji ile beraber hasta ziyareti de kalmadı telefonla geçmiş olsun diyoruz. Vefat ziyaretleri kalmadı telefonla başınız sağ olsun diyoruz. Düğünlere derneklere Allah mesut etsini telefonla yapıyoruz. Bayramlaşmalar, kandilleşmeler hepsi mesajla yani iletişimimiz koptu, samimiyetimiz koptu. Mektupları bile özler olduk. Hiç olmazsa onda duygu yüklü kelimeler vardı. Bunda nasılsın iyi misin güle güle&#8230; <br />
<br />
<b> Mesela bayramlarda özenle bayram kartları seçerdik&#8230;</b><br />
<br />
Bayramlarda muhakkak gidilirdi, çoluk çocukla el öpülür hiç olmazsa bayramdan bayrama bir hatır sorulurdu. Şimdi cep telefonuyla gelemedik kusura bakmayın diyoruz. Paylaşımlar azalmaya başladı, kültürümüz, geleneklerimiz bozulmaya başladı. <br />
<b><br />
İnternet bağımlılığı evlilikleri de olumsuz etkiliyor&#8230;</b> <br />
<br />
Geçen gün gazetede okudum, bir bayan chat arkadaşı bulmuş onunla mesajlaşırken eşi yakalıyor ve kıskançlık krizi ile öldürüyor. Bu artık olağan hale geldi bunu her gün duyuyoruz. Yani sadakat kalmadı insanlar bunu normal gibi görüyorlar. &#8220;Ne olacak chatleşıyorum, ne olacak karşı karşıya değilim&#8221; gibi bahaneler sunuyorlar. Ama bu da bir psikolojik aldatma. Ve çok fazla maalesef. Teknoloji aracılığıyla arkadaş bulma çok yaygın ve bunu herkes normal olarak algılıyor. Bu şekilde evlenmeye çalışanlar çok yaygın. En çok insan ona üzülüyor. <br />
<b><br />
Bu kadar olumsuz etkileri olan internet bağımlılığının tedavisi var mıdır?</b> <br />
<br />
 ilk önce bağımlı olmamasına çalışmak lazım. Çocuğun ortamında kesinlikle televizyon, cep telefonu, internet olmayacak. Sosyal hayatın paylaşıldığı yerde olacak, size dönük olacak, siz her an kafanızı çevirip çocuğunuzun ne yaptığını bileceksiniz ve sınırlayacaksınız. Bağımlılık oluşmuşsa bu sınırlara kesinlikle uyulacak uyulmasına dikkat edilecek, eğer uzun saatler varsa kısaltılacak. Eğer bu da çözüm olmazsa bir süre bu aletleri kaldıracaksınız. Ceza değil ama ulaşımını engelleyeceksiniz. Bunlar ağır patolojik durumlarda yapılmalı ve kesinlikle klinisyen yardımı olmalı. Bunu tek başınıza ve aile olarak çözemezseniz muhakkak bir klinisyenden yardım alın. Evden uzaklaştırılması boyutuna gelmişse zaten iş büyüktür lütfen klinisyenlerden yardım alın. <br />
<br />
<b>Tedavisi olduktan sonra tekrarı mümkün müdür?</b><br />
<br />
Bunun tedavisi diğer bağımlılıklardan daha zor. Çünkü bunu hayatımızdan tamamen silemiyoruz. Nereye kadar uzaklaştıracağız. Amacımız bunu bağımlılık seviyesine getirmemek. Çünkü teknolojiyi hayatımızda yok sayamayız, bir süre uzaklaştırabiliriz o kadar. <br />
<br />
<b>Siz çok yakın bir zamanda Sayın Başbakanımızın da katıldığı Teknoloji Bağımlılığı Kongresi düzenlediniz. Nereden geldi aklınıza böyle bir organizasyon?</b> <br />
<br />
Klinisyenlerimiz bu vakaları çok görmeye başlayınca onların önerisiyle bu kongreyi yaptık. Dünyada ilk, Türkiye&#8217;de ilk uluslararası teknoloji bağımlılığı kongresi. 8 tane yabancı konuşmacımız vardı. Amerika&#8217;dan, Kanada&#8217;dan, Avusturalya&#8217;dan, Çin&#8217;den, Tayvan&#8217;dan çok geniş bir yelpazede, 35 tane yurt içi konuşmacı hocamız vardı. Cemal Kongre merkezinde üç gün sürdü ve üç salonda aynı anda ayrı ayrı seminerler yapıldı. Katılım çok güzeldi bu da bizi çok mutlu etti.  <br />
<br />
<b>Öncelediğiniz davetli profili neydi?</b><br />
<br />
Özellikle öğretmenlerimizi davet ettik, halka açık bir kongreydi ama onlara davetiye de gönderdik. Çünkü çocuklarımızla ilk onlar muhatap oluyorlar. Onlar ne yapması gerektiğini öğrensinler diye İstanbul&#8217;daki bütün rehberlik hocalarını davet ettik. Onlardan da güzel katılım oldu. Bu sevindiriciydi çünkü çocuklarla ilk iletişimi onlar kuracak.<br />
<br />
<b>Bunun devamı olacak mı?</b> <br />
<br />
Tabi ki. Ama her yıl yapmayı düşünmüyoruz. Hocalarımızın önerisi 2 yılda bir yapalım. İnşallah 2 yılda bir yapacağız. <br />
<br />
<font color="#0000FF"><b>BAŞBAKANIMIZ TEKNOLOJİYİ İHTİYACI OLDUĞU KADAR KULLANIYOR</b></font><br />
<br />
<b>Başbakanımız teknolojiyi ne kadar kullanıyor biliyor musunuz?</b><br />
<br />
İhtiyacı olduğu kadar kullanıyor onu biliyorum. Seçim zamanında küçük bir bilgisayarından maillerine baktığını görmüştüm.<br />
<br />
<b>Başbakanımızı, Teknoloji Bağımlılığı Kongresine davet ederken tedirkinlik yaşadınız mı?</b><br />
<br />
İlk önce Milli Eğitim bakanımıza bahsettik. Doğrusu &#8220;acaba hayır derler mi &#8221; diye çekindik. Çünkü biliyorsunuz Milli Eğitim bakanlığımız Ipad dağıtıyor. Ipad dağıtırken teknoloji bağımlığı kongresine destek verirler mi diye korktuk ama sağ olsunlar hem Bakanımız hem Başbakanımız hiç tereddüt etmediler. &#8220;Tabi ki bu teknolojiye hayır değil sizin kongreniz, burada amaç çocuklarımızın bağımlılığına engel olmaktır. Bir anlamda Ipad dağıtırken yanında da kullanma kılavuzunu da vermiş oluyoruz &#8220;dediler. Onların bu desteğiyle çok mutlu olduk. Hem Sayın Başbakan&#8217;ımıza hem Milli Eğitim Bakanımıza hem Ümraniye Belediyesi Başkanına çok teşekkür ediyoruz.  <br />
<br />
<b>Ipad dağıtımı ve Teknoloji Bağımlısı Kongresi ilk bakıldığında tezat gibi görünüyor&#8230;</b><br />
<br />
Ülkemizin ne kadar demokratik ve açılıma açık bir ülke olduğunu ve İngiltere&#8217;den gelen konuşmacımızın da dediği gibi kıskanılacak bir durumdayız. Dünyada bu konuda daha rahatsızlık seviyelerine gelmeden bu konuda farkındalık yaratmak için ülkenin Başbakanıyla, yerel yönetimleriyle ve sivil toplum örgütleriyle böyle bir farkındalığa uğraşmak bence gurur verici. Kıskanılacak bir şey diye düşünüyorum. Herkese çok teşekkür ediyorum. <br />
<br />
<b>Nusrel Tozkoparan / HABER7.COM</b></font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=226">Röportaj - Söyleşi</category>
			<dc:creator>SesS!zL!k...</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117646</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Adem Özköse: Suriyeli gençleri daracık hücrelerde çırılçıplak üst üste tutup işkence ediyorlar.</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117645&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 15 May 2012 21:54:41 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Özköse, Suriye Zindanında Gördüklerini Anlattı* 
 
 
 Suriye&#8217;de 66 gün esaret hayatı yaşayan gazeteci Adem  Özköse; yaşadıklarını Yeni Akit gazetesine anlattı. 
 
   *Adem Özköse: &#8220;Suriyeli gençleri daracık hücrelerde çırılçıplak üst  üste tutup işkence ediyorlar.&#8221;* 
 Yeni Akit&#8217;ten Hüseyin...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font face="Palatino Linotype"><font color="DimGray"><font size="3"><b>Özköse, Suriye Zindanında Gördüklerini Anlattı</b><br />
<br />
<br />
 Suriye&#8217;de 66 gün esaret hayatı yaşayan gazeteci Adem  Özköse; yaşadıklarını Yeni Akit gazetesine anlattı.<br />
<br />
   <b>Adem Özköse: &#8220;Suriyeli gençleri daracık hücrelerde çırılçıplak üst  üste tutup işkence ediyorlar.&#8221;</b><br />
 Yeni Akit&#8217;ten Hüseyin Kualoğlu&#8217;na konuşan <b>Adem Özköse</b>,  özgürlüğüne kavuştuğu için şu anda kafesten çıkmış bir kuş gibi olduğunu  söyledi. Özköse, cezaevinde zorla sakallarının kesildiğini belirtti. Askerler  tarafından sürekli kendisine hakaretler ve tehditler edildiğini ifade eden  Özköse; &#8220;Cezaevinde her sabah işkence sesleri ile uyanıyordum. Cezaevinde  hücreleri gizli kamera ile izliyorlardı. Suriyeli 50-60 genci çırılçıplak bir  vaziyette üst üste bir hücreye koymuşlardı. Kadınlar ve çocuklar ayrı hücrelerde  tutuluyorlardı&#8221; dedi.<br />
<br />
<br />
 Hüseyin Kulaoğlu&#8217;nun  röportajı:<br />
 <i>Gazeteci Adem Özköse, Suriye zindanlarında yaşadığı 66 günlük esareti  Akit&#8217;e anlattı. Kameraman Hamit Coşkun ile birlikte Suriye&#8217;ye giden Adem Özköse,  Şebbiha güçleri tarafından İdlib&#8217;de kaçırıldı. Gazeteci Özköse ile Suriye&#8217;de  kaçırılışını, cezaevindeki günlerini ve esaretini konuştuk...</i><br />
 <b>- Öncelikle Suriye&#8217;ye neden gitmişsiniz?</b><br />
 - Suriye&#8217;de çatışmaların içinde kalan, yaşanan sıkıntıları gözlemleyen  Suriyeli bir çocuğun belgeselini çekmek için Suriye&#8217;ye gitmiştik.<br />
 <b>- Kaçırılma olayınız nasıl oldu?</b><br />
 - Suriye&#8217;ye gittiğimiz gün aracımızla hareket halinde giderken, yaklaşık 60  kişilik Şebbiha gücü tarafından yolda araçlar durdurulmaya çalışılıyordu.  Durmayan araçlara ise ateş açıyorlardı. Biz ise yakalanmamak için başka bir yola  girdik ama yol kapalı olduğu için Şebbiha güçleri silahlarını bize doğrulttu.  İlk anda olayı anlamamıştım. Onlara kim olduklarını sorduğumda, &#8220;Esed  yandaşları&#8221; olduklarını söylediler. Daha sonra yere yatırdılar, gözlerimizi  kapadılar ve ellerimizi bağladılar.<br />
 <br />
<br />
 KAFAMIZA SİLAH DAYADILAR<br />
 <b>- Sizi nereye götürdüler?</b><br />
 - El Fua köyünde bir eve götürdüler. Gözlerimiz kapalı, ellerimiz bağlı bir  şekilde mahzene götürdüler ve yere yatırdılar. Silahlarını başımıza doğrulttular  ve silahlarına mermi sürdüler. Kendi aralarında ise, &#8220;Bunları öldürelim mi, ne  yapacağız&#8221; şeklinde konuşuyorlardı. O sırada bizi öldüreceklerini düşündüm.<br />
 <b>- Daha sonra ne oldu?</b><br />
 - 11 günün ardından gözlerimiz yine kapalı ve ellerimiz kelepçeli bir şekilde  helikopterle Şam&#8217;daki Kefer Susa Muhaberat Merkezi&#8217;ne getirdiler. Helikopterden  indirilirken, bir asker boynumdan tutup beni yere yapıştırdı ve bacağını kafama  bastı. Muhaberat merkezine gidene kadar, araçla o şekilde yolculuk yaptım.<br />
 ZORLA SAKALIMI KESTİLER<br />
 <b>- Cezaevinde nelerle karşılaştınız?</b><br />
 - Askerler sürekli bize hakaret ve tehdit ediyorlardı. Cezaevinde; güzel  yüzlü gençlere, kadınlara, çocuklara işkence ediyorlardı. Kırbaç ve sopa ile  işkence ediyorlardı. Türkiye&#8217;de oluşan kamuoyu nedeniyle bize işkence  yapılmadığını düşünüyorum. Cezaevinde, zorla sakallarımı kestiler. Tıraş  makinesi ile sakallarımı sıfıra vurdular. Cezaevinde her sabah işkence sesleri  ile uyanıyordum. İnsanlara bahçede ve tuvalette yere yatırarak, işkence  yapıyorlardı. İzzetli, şerefli Müslümanların izzetini, şerefini kırmak  istiyorlardı. Cezaevinde bir de tuvalet cezası vardı. Bir gün-iki gün,  bazılarını bir hafta tuvalete çıkartmıyorlardı.<br />
 KUR&#8217;ÂN OKUYUNCA İÇİM FERAHLIYORDU<br />
 İnancın, duanın, yenemeyeceği bir şey yok. Cezaevinde, Allah&#8217;a olan  inancımızdan dolayı direndik. Rabbime şükürler olsun. Sıkıldığım zaman Kur&#8217;ân  okuyordum ve o zaman içim ferahlıyordu, rahatlıyordum. Cezaevinde hafızlığımı  tazeledim.<br />
 CEZAEVİNDE GİZLİ KAMERALAR VARDI<br />
 Özgürlüğümüze kavuşacağımızı öğrendiğimizde, buraya gelmeden bir gün önce  bize yeni elbiseler aldılar. Cezaevi müdürünün odasına giderek, orada  elbiselerimizi giyecektik. Odaya girdiğimde, müdür kameraları kapatmayı unutmuş.  Odanın içinde kameralar dolu ve 24 saat hücreleri izliyorlar. Bunlar gizli  kameralar ve mahkumların bu kameralardan haberi yok. Bütün cezaevini o  kameralardan gördüm. Hücrelerin boyutlarına göre insanları üst üste yığmışlardı.  Kadınlar ve çocuklar ayrı hücrelerde görülüyordu. Suriyeli gençleri ise  çırılçıplak soyarak, kalabalık bir şekilde bir hücreye koymuşlar. 50-60 kişilik  gençler, o şekilde hücrelerinde kalıyorlardı. Cezaevinde yaklaşık 500 kişi  vardı. Cezaevi müdürü kameraları açık unuttuğunu fark edince, kameraları hızlı  bir şekilde kapattı.<br />
 TEŞEKKÜR EDİYORUM<br />
 <b>Türkiye&#8217;ye geldiğinizde yoğun bir ilgi ile karşılaştınız. Böyle bir  ilgi bekliyor muydunuz? </b><br />
 Bu denli büyük bir ilgi beklemiyordum. İnsanların bu kadar sahiplenmesine  şaşırdım. Nereye gitsem, insanlar hemen sarılıyor... İnşallah bizim durumumuz  Suriye&#8217;de yaşananları gündeme getirir ve mazlum insanlar için de katkısı  olur.<br />
 Suriye&#8217;den özgürlüğüme kavuşmam konusunda emeği geçen herkese teşekkür  ediyorum. Akit gazetesine de özellikle çok teşekkür ederim. Akit benim evim  gibidir. Gazeteciliği, her şeyi Akit&#8217;te öğrendim. Bu mesleğe de Akit&#8217;te  başladım. Akit&#8217;te de bana sahip çıkan haberler yer almış, Allah razı olsun.  İnsani diploması için İHH, Özgür-Der ve Mazlum-Der&#8217;e çok teşekkür ediyorum.  Şimdi Suriye&#8217;deki cezaevinde kalan kadın ve çocuk mahkumlarının kurtarılması  için devreye girmek gerekiyor.<br />
 GÜNEŞİ GÖRMEK BİLE BİR NİMET<br />
 <b>-Hücrenin dışındaki ilk gününüzde neler hissettiniz?</b><br />
 - Özgürlük çok güzel bir şey... Allah bütün mazlum insanlara, zor durumda  olanlara özgürlük versin. Duvarların olmadığı, önünde engellerin olmadığı,  güneşi görebileceğimiz bir güne başlamak çok güzel. Çocuklarımı, sevdiklerimi  gördüm. Allah o zindanlardaki insanlara da özgürlüğü yaşatsın. Ben özgür oldum  ama tam kendimi özgür hissetmiyorum, Suriye&#8217;deki mazlumlar da özgür olduklarında  kendimi tam özgür hissedeceğim. Şu anda kafesten çıkmış bir kuş gibiyim... Allah  insanı şehit etsin, esarete düşürmesin. Esaret çok ağır bir imtihandır.  Cezaevindeki son gecem ve İstanbul&#8217;a geldiğim zaman hiç uyumadım. 48 saattir  gözüme uyku girmiyor. Sabah namazının ardından, yarım saat biraz uzanabilmişim,  o kadar.<br />
 ALLAH&#8217;IN YAZDIĞINDAN BAŞKA HİÇBİR ŞEY İSABET ETMEZ<br />
 <b>- Suriye&#8217;ye gitme kararı aldığınızda bu durumu eşinize nasıl  anlattınız?</b><br />
 - Eşime Suriye&#8217;ye gideceğimi söyledim. Eşim de bana evden çıkarken, &#8220;Allah&#8217;ın  yazdığından başka hiçbir şey isabet etmez&#8221; ayetini okudu. Ben de Muhaberat  merkezinde eşimi aradığımda, kendisine bu ayeti hatırlattım ve unutmamasını  söyledim. Ailem gelişimi büyük bir tefekkürle karşıladı.<br />
 <b>- Savaş muhabirliğine devam edecek misiniz?</b><br />
 - Evet, devam edeceğim<br />
 <b>- Peki, Suriye&#8217;de Beşşar Esed devrilecek mi?</b><br />
 - Beşşar Esed inşallah devrilecektir. Allah, yetimlerin gözyaşlarını,  gençlerin çektiği çileyi boşa geçirmez. Herkesin bir planı vardır ama Allah&#8217;ın  da bir planı vardır.</font></font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=226">Röportaj - Söyleşi</category>
			<dc:creator>SesS!zL!k...</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117645</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Hangi Ehli Sünnet?</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117643&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 15 May 2012 21:03:28 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*Hangi Ehl-i Sünnet - 1 * 
 
Soru: Yukarıdaki linkte (okuyucu burada bir internet adresi veriyor) şöyle bir iddia gündeme gelmiştir ve peşinden "*İsterseniz Sifil Hoca'ya sorunuz*" denmiştir. İddialar şunlardır: 
 
"Önce hangi ehl-i Sünnet demek gerek... Sonra soru cevaplanabilsin... Maturidi...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><font color="darkred"><b>Hangi Ehl-i Sünnet - 1 </b></font><br />
<br />
Soru: Yukarıdaki linkte (okuyucu burada bir internet adresi veriyor) şöyle bir iddia gündeme gelmiştir ve peşinden &quot;<b><font color="#000099">İsterseniz Sifil Hoca'ya sorunuz</font></b>&quot; denmiştir. İddialar şunlardır:<br />
<br />
&quot;Önce hangi ehl-i Sünnet demek gerek... Sonra soru cevaplanabilsin... Maturidi mezhebi fesatta mutezileden daha aşağı değildir. (Mustafa Sabri Efendi, Tahte Sultanil Kader s.42) <b>İmam Buhari, İmam-ı Azam Ebu Hanife'ye mürcie derken ne kadar ehl-i Sünnet???</b> (Buhari, et-Tarihu'l-Kebir, VIII, 81.)<b> Muhaddis İbn Hibban &quot;Kitabu'l-Mecruhin&quot; de Ebu Hanife'ye mürcie derken ne kadar ehl-i sünnet??? İbn Kuteybe, Ebu Hanife'ye mürcie derken ne kadar ehl-i Sünnet???</b> (İbn Kuteybe, el-Maarif, 625.) İmam Pezdevi'den başka ehl-i sünnet mi olduğunu düşünüyorsunuz yoksa???!!! Pezdevi mücessime bahsinde hanbelileri ve yahudileri aynı safta değerlendirir. (Pezdevi s.348) Yine Pezdevi'ye göre İmam Eşari bidatçıdır. (Pezdevi, s.366)&quot;<br />
<br />
Hocam, bahsi geçen kaynakları tedkik etme imkanım yoktur. İsmi şerifi geçen zatların bu ifadeleri neden, nasıl ve ne zaman kullandıklarını; hatta kullanıp kullanmadıklarını da bilemiyorum. Bu iddiaların tarafınızdan cevaplanmasını ve mümkün ise ilgili kaynakların tarafınızca tedkik edilmesini rica ederim. Şimdiden Allah razı olsun. Selam ve saygılarımla...<br />
<br />
<font color="#CC0000">Cevap: </font><br />
<br />
Bu soruya internet üzerinden özel bir cevap göndermiştim. Sorunun &quot;kışkırtıcı&quot; özelliği, verilen örneklerle daha da pekiştirilmiş. Gerek olgu olarak, gerekse günümüzün, Müslümanlığı konjonktürel hassasiyetler ekseninde değerlendirme alışkanlığı karşısında ne ifade ettiği noktasında Ehl-i Sünnet'e daha mütecessis (araştıran, meraklı, gizli şeyleri öğrenmeye çalışan) bir nazarla yeniden bakmak zorunda olduğumuzu vurguluyor. Bu soruyu cevaplandırmak, bir bütün olarak geçmişi ve şimdiyi konuşmak demek. Onun için üzerinde hassasiyetle durulması gerektiğini düşünüyorum. Hatta soruda vurgulanan &quot;Hangi Ehl-i Sünnet?&quot; meselesinin net olarak aydınlatılmasının, zihnimizin durulmasına ve Ehl-i Sünnet olduğunu söyleyen ve fakat birbirine mesafeli duran kesimler arasında da buzların erimesine vesile olacağını söylemek abartı olmayacaktır.<br />
<br />
Cevap olarak şunları yazmıştım:<br />
<br />
Ehl-i Sünnet bir &quot;genel çerçeve&quot;, bir &quot;şemsiye kavram&quot;dır. Birtakım temel umdelerin kabulünde ittifak eden kitleler bu çerçevenin içine, bu şemsiyenin altına girer.<br />
<br />
&quot;Nedir bu &quot;temel umdeler&quot; diye soracak olursanız, &quot;Kur'an'da ve meşhur-mütevatir hadislerde bildirilmiş, Sahabe tabakasında genel kabul görmüş hususlara iman&quot; şeklinde genel bir cevap verebilirim.<br />
<br />
Bir kimse veya kesim, kendisini bu genel cevabın çizdiği çerçeve içinde görüyorsa, o Ehl-i Sünnet'tir.<br />
<br />
Ebu'l-Muzaffer el-İsferayni, et-Tabsir fi'd-Din'de (113-4) Ehl-i Sünnet'in itikad ilkelerini zikrettikten sonra Ebu Hanife, eş-Şafi'i, Malik, el-Evza'i, Davud ez-Zahiri, ez-Zühri, el-Leys b. Sa'd, Ahmed b. Hanbel, Süfyan es-Sevri, Süfyan b. Uyeyne, Yahya b. Ma'in, İshak b. Rahuye, Muhammed b. İshak el-Hanzali, Muhammed b. Eslem et-Tusi, Yahya b. Yahya, Muhammed b. el-Fadl el-Beceli, Ebu Yusuf, Muhammed, Züfer, Ebu Sevr ile Ehl-i re'y ve Ehl-i Hadis olarak anılan diğer Hicaz, Şam, Irak, Horasan ve Maveraunnehir imamları ve onlardan önceki Sahabe, Tabiin ve Tebe-i Tabiin kuşaklarının bu itikad üzere olduklarını söyler ve ekler: &quot;<b><font color="red">Ehl-i re'y ile Ehl-i Hadis arasında bu saydığımız hususlarda herhangi bir ihtilaf bulunmadığını tahkik etmek isteyen kimse, Ebu Hanife'nin Kelam konusunda kaleme aldığı el-Alim ve'l-Müte'allim'e, el-Fıkhu'l-Ekber'e, el-Vasıyye'ye ve eş-Şafi'i'nin eserlerine baksın. Onların eserlerinde (itikadi meseleler hakkında) asla bir farklılık bulamayacaktır</font></b>...&quot;<br />
<br />
Dolayısıyla bu temel umdeler söz konusu olduğunda, Ehl-i Sünnet olduğunu söyleyen kimse ve kesimler arasında farklılık bulunmadığını ikrar etmek insaf gereğidir.<br />
<br />
O halde &quot;Hangi Ehl-i Sünnet?&quot; sorusunun bu bağlamda hiçbir anlamı yoktur. Bu, bu bağlamda yanlış kurgulanmış bir sorudur.<br />
<br />
Bu söylenenler, Ehl-i Sünnet olduğunu söyleyen kimse ve kesimler arasında hiçbir ihtilaf bulunmadığı anlamına gelir mi? Elbette gelmez.<br />
<br />
Öyleyse &quot;Hangi Ehl-i Sünnet?&quot; sorusunun yerinde olduğu bir bağlam bulunduğunu kabul etmek gerekir. O bağlamın çerçevesini ise şöyle çizebiliriz: <b>Delaleti ve sübutu konusunda ihtilaf bulunan nasslar ve esasen hakkında sarih delaletli herhangi bir nass bulunmayan konular</b>.<br />
<br />
&quot;Delaleti ve sübutu konusunda ihtilaf bulunan nasslar&quot; ifadesiyle kasdettiğim şudur: Ehl-i Sünnet'in farklı kesimleri, &quot;İman nedir?&quot; sorusuna farklı cevaplar vermiştir. Kimi sadece &quot;Kalp ile tasdik ve dil ile ikrardır&quot; demiş, kimi de bunlara &quot;azalarla amel&quot;i eklemiştir. &quot;İman nedir?&quot; sorusunun Kur'an ve Sünnet tarafından verildiğini bildiğimiz farklı cevapları vardır ve bu ihtilaf o cevaplardan hangisinin tercih edileceği sorusuna verilen cevaptan kaynaklanmaktadır.<br />
<br />
Mesela meşhur &quot;Cibril hadisi&quot;nde iman, &quot;Allah'a, meleklerine, kitaplarına, Allah'a kavuşacağına, peygamberlerine ve diriliş gününe iman etmendir&quot; diye tarif buyurulduğu halde, başka rivayetlerde &quot;namaz kılmak ve oruç tutmak&quot; da imanın cüzlerinden olarak zikredilmiştir. Oysa Cibril hadisinde bu ibadetlerin &quot;iman&quot;dan değil, &quot;İslam&quot;dan sayıldığını görüyoruz.<br />
<br />
Burada bir &quot;delalet ihtilafı&quot; söz konusudur. Elbette amellerin imandan olup olmadığı meselesi değindiğim rivayetlere münhasır (mahsus) olarak yapılmamıştır; başka pek çok ayet ve hadis bu çerçevede taraflarca dayanak olarak alınmıştır.<br />
<br />
Keza &quot;müteşabih&quot; olarak ifade ettiğimiz &quot;haberi sıfatlar&quot;la ilgili ihtilaf da burada hatırlanmalıdır. Ehl-i Hadis genellikle tevile kapalı bir tutum sergileyerek bu sıfatları zahiri üzere anlama taraftarı olmuş, Ehl-i re'y ise bu nasslara geldiği gibi inanmakla birlikte, tevil kapısını da tamamen kapatmamıştır.<br />
<br />
<i>Ebubekir SİFİL</i><br />
<br />
(Devam edecek)<br />
<br />
<b><font size="3">Not: Cevaba neden olan soruda geçen sözleri söyleyen bu forumdaki ahi evran'dır. Cevabını almıştır. Ama onun için ilmi cevap filan önemli değildir. Maksad kafalar bulansın. <u><font color="#000099">İsterseniz Sifil Hoca'ya sorunuz</font></u> diyen de nasreddin'in kendisiydi!</font></b></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=10">İslâm-i Hâyat / İbadet Rehberi</category>
			<dc:creator>hirahos</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117643</guid>
		</item>
		<item>
			<title><![CDATA[İran'da alkol tüketimi kaygı verici boyutlardami ?]]></title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117642&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 15 May 2012 20:45:23 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[*İran'da alkol tüketimi kaygı verici boyutlarda* 
 
 
Resim: http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif  
*AAResim: http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif * 
15 Mayıs 2012 
Resim: http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif  
Resim: http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif  
Resim:...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="left"><font color="#000000"><font face="Arial"><b>İran'da alkol tüketimi kaygı verici boyutlarda</b><br />
<br />
<br />
<a href="http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<div align="left"><font color="#666666"><b>AA<a href="http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></b></font><br />
<font color="#333333">15 Mayıs 2012</font></div><a href="http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<a href="http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<div align="left"><a href="http://www.hurriyet.com.tr/planet/20559861.asp#" target="_blank"><a href="http://www.hurriyet.com.tr/p/2011/hdetay/text_buyult.gif" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.hurriyet.com.tr/p/2011/hdetay/text_buyult.gif" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
<a href="http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<a href="http://www.hurriyet.com.tr/planet/20559861.asp#" target="_blank"><a href="http://www.hurriyet.com.tr/p/2011/hdetay/text_kucult.gif" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.hurriyet.com.tr/p/2011/hdetay/text_kucult.gif" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></a><br />
</div><br />
</font></font><br />
<font color="#000000"><font face="Arial"><a href="http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></font></font><br />
<font color="#000000"><font face="Arial"><a href="http://www.hurriyet.com.tr/_np/4696/16644696.jpg" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.hurriyet.com.tr/_np/4696/16644696.jpg" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a><br />
<b>İran'da devrimden bu yana yasak olan alkol tüketiminin Tahran'da &quot;kaygı verici&quot; boyuta ulaştığı bildirildi.</b><br />
<br />
<br />
<br />
</font></font><br />
<font color="#000000"><font face="Arial"><a href="http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.hurriyet.com.tr/p/spacer.gif" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></font></font><br />
<font color="#000000"><font face="Verdana"><a href="http://www.hurriyet.com.tr/index/iran/" target="_blank">İran</a> medyasına göre, Sağlık Bakanı Yardımcısı Bagher Laricani yaptığı açıklamada, Tahran'ın güney mahallelerinde kaygı verici durumda olan alkol tüketimiyle ilgili doktorlar ve hastanelerden zaman zaman raporlar aldıklarını belirterek, bu tüketimin ülkenin &quot;bazı bölgelerinde de yüksek&quot; olduğunu söyledi.<br />
<br />
Laricani, alkol sorununa artık &quot;daha fazla dikkat etmek&quot; gerektiğini belirtti.<br />
<br />
Resmi rakamlara göre, yılda 60 ila 80 milyon litre alkol ülkeye kaçak yollardan giriyor ve polis bunun ancak 20 milyon litresini ele geçiriyor.<br />
<br />
<a href="http://www.hurriyet.com.tr/index/iran/" target="_blank">İran</a> Emniyet Genel Müdürü İsmail Ahmedi Mugaddem, kaçak alkolün yüzde 80'inin<a href="http://www.hurriyet.com.tr/index/%C4%B1rak/" target="_blank">Irak</a>'ın kuzeyinden <a href="http://www.hurriyet.com.tr/index/iran/" target="_blank">İran</a>'a girdiğini, ülkede yaklaşık &quot;200 bin alkolik&quot; bulunduğunu söyledi.<br />
<br />
<a href="http://www.hurriyet.com.tr/index/iran/" target="_blank">İran</a>'da ayrıca, gizli olarak el yapımı üretilen alkolün de bulunduğu belirtildi.<br />
<br />
<a href="http://www.hurriyet.com.tr/index/iran/" target="_blank">İran</a> polisinin bu yıl, alkollü otomobil sürenleri saptamak için alkol ölçüm cihazıyla donatıldığı, alkollü yakalananların 120 dolar para cezası, ehliyete el koyma ve adli kovuşturma gibi cezalarla karşı karşıya bulundukları kaydedildi.<br />
<br />
</font></font></div><a href="http://www.hurriyet.com.tr/planet/20559861.asp" target="_blank">http://www.hurriyet.com.tr/planet/20559861.asp</a><br />
<br />
<font color="darkred"><font size="4">Bu haber gercekten dogru olabilirmi acaba?</font></font></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=20">Gündem</category>
			<dc:creator>maksut ibrahim</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117642</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Tokken Sen, Sen Değilsin.</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117639&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 15 May 2012 20:12:05 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Resim: http://www.islamsitesi.net/dosyalar/senaidemirci4949494949gew498749.JPG  
 
*Birkaç gündür reklam panolarında gözüme ilişiyor o slogan. Sade. Şaşırtıcı. Sarsıcı. Sahici. İçinden yakalıyor insanı. &#8220;Açken SEN, SEN Değilsin&#8221; Tıp adamı tarafımla onaylıyorum cümleyi. Kan şekeri düşen insan...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><a href="http://www.islamsitesi.net/dosyalar/senaidemirci4949494949gew498749.JPG" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.islamsitesi.net/dosyalar/senaidemirci4949494949gew498749.JPG" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></div><br />
<b><font face="Comic Sans MS">Birkaç gündür reklam panolarında gözüme ilişiyor o slogan. Sade. Şaşırtıcı. Sarsıcı. Sahici. İçinden yakalıyor insanı. &#8220;Açken SEN, SEN Değilsin&#8221; Tıp adamı tarafımla onaylıyorum cümleyi. Kan şekeri düşen insan asabileşir, kontrolünü yitirir. Kendisi olmaktan çıkar sahiden. Çikolata reklamı için yerinde bir cümle. Net bir tıbbi gerçekliğe dayanıyor. Hatırı sayılır. Bu cümlenin hatırını bu kadarla saymış olalım.<br />
<br />
Kanaatimce, her yerde, her zaman, hiç olmazsa bugünlerde billboardlarda ve panolarda görmemiz gereken slogan bunun tersi olmalı: &#8220;Tokken SEN, SEN değilsin.&#8221;<br />
<br />
Tokluk, duyguları sağırlaştırır. Dışarıya ilgiyi azaltır. Başkalarına dair kaygılarımızı söndürür. İnsanı kendi kendine yeter sandırır. Hele de aşırı tokluk, hiç acıkma deneyimi yaşamamak, çevremize duyarsız kılar bizi. Diğerkâm olunmaz tokken. Tok acın halinden bilmez. Tokken, yardım için eller cebe gitmez. Paylaşmaya aklımız yatmaz. Bencilleşiriz. &#8220;Bana ne!&#8221;lerimiz çoğalır. Bahanelere yaslanırız. Konforda kayboluruz. Yüreğimizden başkalarına doğru akacak merhamet kanalları tıkanır. Kendi kabuğumuza çekiliriz; merhamet gözeneklerimiz kapanır.<br />
<br />
İnsanı, insan olarak var kılanın dilediği değildir bu. O insanı &#8220;alâka&#8221;dan yaratmıştır. &#8220;Oku; Rabbinin adıyla oku. Ki O insanı alâka&#8217;dan yarattı&#8221; diye meali verilen ayetlerin şifresi &#8220;alâka&#8221; kelimesidir. Genel kanaatin aksine, alâka&#8217; deyimi, sadece insan cenininin bir evresini ifade etmez. &#8220;alaka&#8221; diye adlandırılan bu evrede, embriyo hücreleri rahim duvarına çengellenir, asılır. Rahimle &#8220;ilgi&#8221;si başlar. Ana rahmiyle alâka kurduğu için cenine bu evrede alaka&#8217; denir. &#8220;Her şeyi birbiriyle ilişkilendir, varlıkta anlam ara!&#8221; anlamındaki &#8220;İkra!&#8221; hitabından sonra gelen cümlelerin anlam eksenini ancak böyle yakalarız. İnsan&#8217; ve alâka&#8217; birbirine ikiz kardeş gibidir. İnsan her şeyle alâkadardır; her olaydan etkilenir, her acıdan pay alır.<br />
<br />
İlk ayetler insana insan oluşunu hatırlatır: Seni Sen yapan ilgidir, alâkadır.&#8221; Çevresiyle bağını koparmış insan insan&#8217; değildir. Başkasına ilgisiz, komşusuna duyarsız, etrafına merhametsiz insan, insandan beklenen temel işlevi yerine getirmez.<br />
İlk ayetlerin akışı &#8220;insanı yaratan&#8221; Rabbinin &#8220;insan&#8221;ı yoğurmayı dilediği yönü işaretler. Bencil olmamalıdır insan. Benci olmamalıdır. Kendine yontmamalı. Sırf kendi çıkarını düşünüyor olmamalı.<br />
<br />
Zayıflara duyarsız kalmamalı. Gücüne yaslanmamalı.<br />
Yetimi öksüzü gözettiği ölçüde, yoksula muhtaca el uzattığı kadarıyla, yaratıldığı maya&#8217;ya sadık kalır insan. Böylece &#8220;alâka&#8221;dan yaratılmışlığının hakkını verir. Yoksa kendi aslına ihanet eder. Yoksa, olması gerektiği gibi olmamanın sancısını çeker. Huzurdan yoksun olur. İç barışını elde edemez. Misyonunu yerine getirmez. Yarım kalır; tamamlanamaz.<br />
<br />
Belli ki, insanlığın ufkuna &#8220;Senin Rabbin kerimlerin kerimidir&#8221; diye d/okunan ilk ayetler, &#8220;Emin Muhammed&#8221;in o sıralar &#8220;şehir&#8221;de olup bitenlere derin itirazına cevaptı. Güçlünün zayıfı ezdiğini gören Abdullah oğlu Muhammed&#8217;in [asm] fıtratı, &#8220;Böyle olmamalıydı!&#8221; diye isyan etmiş olmalıydı. Hemşerilerinin bencilleştiğine, vurdumduymazlaştığına tanık olan &#8220;evrensel vicdan&#8221;, olan bitenin insanlığa yakışmadığını haykırıyor olmalıydı. Cevap O&#8217;nun sancısı sayesinde geldi: &#8220;Karşılıksız vermeyi ilke edinen Rabbinin adına bak varlığa. Senin Rabbin kerimler kerimidir; kerem ettiği için insanı var etti. Elbette ki insandan kerem bekler, insanı iyilik ederken görmek ister.&#8221;<br />
<br />
Belli ki insanı insanla &#8220;alâka&#8221;landırmak içindir oruç. Emellerinin ardı sıra koşarken merhameti unutmasın diye açlık deneyimi yaşatır O Kerimler Kerimi. Oruç, insanlığın içindeki cevheri açığa çıkarmak için çizik atar ben&#8217;in kabuğuna. Namaz da öyle. İnsanı bildiği gördüğü her şeyi aşabilecek bir duruşa taşır kıyamıyla. Secde ile varlığın ötesine ağmaya, eğilmeye çağırır insanı: varlığın konforuna kıvranıp çürüyebilecek insanlık cevherini parlatır. Zekat da öyle. Zekat, kendinden öteye odaklar insanı.<br />
<br />
Varlığını bencil bir sarmalda tüketen insanlığa, başkaları için de var olmanın letafetini kazandırır. Sadaka, sözüne sadık kalma sınamasıdır; verilenlerin çokluğuna kanıp da Veren&#8217;in verdiğini unutmak gibi bir rezillikten kurtarır insanı. Başkalarının acıları karşısındaki duruşumuzu onarmak içindir bunca çaba. &#8220;Alâka&#8221;yı diri tutmak için.<br />
<br />
Başkalarının acıları seni acıtmıyorsa, sen sen değilsin. Kırılmış kanatların sızısı yüreğine dokunmuyorsa, sen sen değilsin. Başkalarının ihtiyaçları rahatını bozmuyorsa, sen senden bekleneni vermiyorsun, sen sen değilsin. Susuzlara su yetiştirmek için terlemiyorsan, içinin merhamet denizi kurumuş; sen sen değilsin. Açlara ayıracak lokman yoksa sofranda, insanlığını gırtlağında boğmuşsun; sen sen değilsin.<br />
Billboardların hepsini hak eden cümlemiz işte:<br />
Tokken SEN, SEN değilsin.<br />
<br />
<br />
Alıntıdır.</font></b></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=149">İslâm-i Makaleler</category>
			<dc:creator>takva_</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117639</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Tövbe Halkın Sıfatıdır</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117638&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 15 May 2012 20:10:54 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Resim: http://www.islamsitesi.net/dosyalar/kalem7485418541415414158656345.JPG  
 
*Denizin üstündeki çöplerle köpüklerin dönüp akışı, şerefli denizin köpürüp coşmasındandır&#8230; 
 
Bütün maddi ve manevi sevgi ve bağların hepsi, gerçekte Allah&#8217;ı sevmek ve bilmektir. 
 
Gerçek aşığa aşktan başka her şey...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><a href="http://www.islamsitesi.net/dosyalar/kalem7485418541415414158656345.JPG" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.islamsitesi.net/dosyalar/kalem7485418541415414158656345.JPG" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></div><br />
<b><font face="Comic Sans MS">Denizin üstündeki çöplerle köpüklerin dönüp akışı, şerefli denizin köpürüp coşmasındandır&#8230;<br />
<br />
Bütün maddi ve manevi sevgi ve bağların hepsi, gerçekte Allah&#8217;ı sevmek ve bilmektir.<br />
<br />
Gerçek aşığa aşktan başka her şey haramdır.<br />
<br />
İnsan birine aşık olduğu zaman ne zilletlere katlanır! Sevgilisine kavuşmak için her şeyini feda eder. Aşık için de Peygamber&#8217;in ve Allah&#8217;ın aşkı bundan aşağımıdır?<br />
<br />
Aşıkla maşuk arasında tam bir teklifsizlik bulunması ne güzel şeydir!<br />
<br />
İnsan her zaman göremediği, işitemediği ve düşünemediği bir şeye aşıktır. Mecnun Leyla&#8217;nın hayaline aşıktır. Mecazi bir sevginin hayali ona böyle bir tesir yaparsa, gerçek sevgilinin aşığa kuvvet, kudret bağışlamasına hayret etmemek gerekir.<br />
<br />
Suret aşkın fer&#8217;idir; çünkü aşk olmadan suretin değeri yoktur. Aşk, sureti meydana getirir.<br />
<br />
Allah aşkı ve muhabbeti her şeyin içinde vardır. İnsan kendisini yaratanı nasıl sevmeyebilir? Bu sevgi onun özündedir; fakat bir takım engeller bunu duymasına mani olur. Her şeyin sonu O&#8217;na varır. Yani artık insan her şeyi Allah için sever, başkası için O&#8217;nun talebinde bulunur ve bu aşk böylece Allah&#8217;da nihayetlenirse, sonunda Allah&#8217;ın zatını da bulur.<br />
<br />
Ahiret de, Hakk da, dostluk ve muhabbette gizlidir.<br />
<br />
Aslolan sevmektir. İnsan kendisinde bu hissi duyunca, onu arttırmak için çalışmalıdır.<br />
<br />
Vücutlarımız bir kovan gibidir; bu kovanın balı ve mumu da Allah aşkıdır.<br />
<br />
Hz.Bilal Aşkı<br />
<br />
Efendisi, Bilal&#8217;i terbiye etmek için diken dalı ile dövmekte o da dikenlere canını feda etmekteydi. Efendisi neden Ahmed&#8217;i anmaktasın diyordu&#8230; Sen, kötü bir kulsun, benim dinimi inkar ediyorsun. Efendisi onu güneş altında dövmekte, o da &#8220;Ahad&#8221; diye övünmekteydi.<br />
<br />
Derken Sıddıyk, o taraftan geçti, onun &#8220;Ahad&#8221; demesini duydu. Gözü doldu gönlü incindi, o &#8220;Ahad&#8221; sözünden bir aşina kokusu aldı. Sonra onu tenhaca görüp nasihat verdi, dedi ki: İnanışını kafirlerden gizli tut. Allah gizli şeyleri bilir, maksadını gizle. Bilal tövbe ettim dedi. Ertesi gün Sıddyk, erkenden bir iş için oradan geçiyordu. Yine &#8220;Ahad&#8221; sözüyle dayak sesini duydu. Gönlü ateşlendi.<br />
<br />
Yine nasihat etti, o da tövbe etti ama aşk gelince tövbesini bozuverdi. Böyle bir hayli tövbe etti, nihayet tövbeden bezdi. İnanışını açığa vurdu, bedenini belaya attı, ey Muhammed dedi, ey tövbelere düşman. Bedenim de seninle dolu, damarım da. Artık bu bedene nasıl olur da tövbe sığar? Bundan böyle tövbeyi gönülden çıkaracağım. Ebedi hayata nasıl olur da tövbe edebilirim?<br />
<br />
Aşk, kahredicidir, ben de onun eline düşmüş, kahrolmuş birisiyim. Aşkın coşup köpürmesiyle, aşkın acılığı ile şeker gibi tatlılaştım. Ey kasırga, senin önünde bir yaprağım ben, nereye düşeceğimi ne bilirim?<br />
<br />
Hilal&#8217;sem de koşuşup duruyorum Bilal&#8217;sem de. Senin güneşine uymuşum bir kere. Ayın Bedir oluşu yahut zayıflayıp eriyerek hilal haline gelişle ne işi var? O güneşin ardına düşmüş gölge gibi koşar durur. kaza ve kadere karşı bir kararda durmaya kalkışan kendi sakalına güler.<br />
<br />
Hem bir saman çöpü rüzgarın önüne düşmek, hem de bir yerde durmaya kalkışmak. Hem kıyamet, hem de sonra işe güce kalkmak! Ben aşkın elinde dağarcıktaki kedi gibiyim. Bir an yukarı çıkmadayım, bir an aşağı düşmede. O, beni başının üstünde döndürüp durmada. Ne aşağıda kararım var, ne yukarıda. Aşılar kuvvetli bir selin önüne düşmüşlerdir. Onlar, aşkın takdirine razı olmuşlardır.<br />
<br />
Değirmen taşı gibi durup dinlenmeden gece gündüz inleyip sızlanarak döner dururlar. Değirmen taşının dönüp durması, kimse bu ırmak duruyor demesin diye ırmak arayanlara bir şahit olmuştur. Arktaki suyu görmüyorsan gel de değirmen taşının dönüşünü gör. Feleğin o dönüp durmadan usandığı, bir karara bağlandığı yok. Sen de ey gönül, yıldız gibi ol, durup dinlenmeyi dileme.<br />
<br />
Hangi dala el atsan, nereye ulaşıp yapışsan aşk, o dalı kırar, o şeyi koparır. Kaderin dönüp duruşunu görmüyorsan unsurların coşuşunu, dönüşünü seyret.<br />
<br />
Denizin üstündeki çöplerle köpüklerin dönüp akışı, şerefli denizin köpürüp coşmasındandır. Başı dönmüş rüzgarın dönüşünü seyret de onun emrine uymuş olan deniz dalgalarının coşup köpürüşünü gör. Güneşle ay, iki değirmen öküzüdür. Dönüp dururlar ve etrafı korurlar. Yıldızlar da konak konak koşarlar. Her kutlu ve kutsuz şeyin bineği olurlar.<br />
<br />
Felekteki yıldızlar, uzak olduklarından, duyguların da tembel ve gevşek olup iz izleyemediklerinden onların hakikatini bilmezsin. Bizim göz, kulak ve akıl yıldızlarımız, gece nerededir, uyanıkken nerede?<br />
<br />
Gah kutlulukla, vuslatta, gönülleri hoş. Gah kutsuzlukla, ayrılıkta kendilerinden geçmişlerdir. Felekteki ay, böyle dönüp durdukça bazen kapkaranlıktır bir zamanda apaydınlık. Gah balla süt gibi bahar ve yaz olur, gah, bir ölüm yerine benzeyen kış, zemheri gelir çatar, karlar yağar.<br />
<br />
Külli olan şeyler bile onun önünde top gibi yuvarlanıp durur, çevganına tabi olur, secde eder. Sen ey gönül, bu yüz binlerce varlık içinden bir cüzüsün, nasıl olur da onun hükmüne karşı kararsız bir hale gelmezsin?<br />
<br />
Beyin emrindeki ata dön, at gah ahırda mahpustur, gah gezer dolaşır. Seni de bir mıha bağladı mı sabret, çözdü mü yürü sıçra. Güneş gökyüzünde eğri büğrü gitti mi yüzü kararır, Allah onu bir tutulmaya uğratır.<br />
<br />
Sen de aklını başına devşir de tutulma yerine düşmemeye savaş, bu suretle de tencere gibi yüzü kara bir hale gelme. Buluta da öyle yürüme, böyle yürü diye ateşten kırbaç vururlar. Filan ovaya yağmur yağdır, buraya değil, kulağını aç diye kulağını bururlar.<br />
<br />
Senin aklın, güneşten artık değildir ya. Nehyedilen fikirde kakılıp kalma. Ey akıl, sen de dizginini eğriltme de tutulup nursuz bir hale gelmeyesin. Güneşin suçu az oldu mu az tutulur, yarısını tutulmuş görürsün, yarısını nurlu.<br />
<br />
Allah, bu suretle seni suçun ne kadarsa o kadar tutarım. Suça verilen ceza suç miktarıncadır. İster iyi olsun ister kötü&#8230; İster aşikar olsun, ister gizli&#8230; Biz her şeyi duyarız, her şeyi görürüz der.<br />
<br />
Babacığım, bundan geç, nevruz oldu, halk, Allah lütfuna ulaştı, herkesin ağzına tat geldi. Yine ırmağımıza can suyu geldi. Yine padişahımız köyümüze kondu.<br />
<br />
Baht salınıp gezmede, eteğini sürmede, tövbeyi bozma zamanı geldi diye naralar atmadadır. Yine sel geldi, tövbeyi silip süpürdü. Bekçi uykuya daldı, fırsat vakti gelip çattı. Her mahmur, şarap içti, sarhoş oldu. Bu gece varımızı, yoğumuzu rehine koyacağız.<br />
<br />
O canlara canlar katan lal şarapla lal içinde lal olduk, lal içinde lal kesildik. Yine meclis şenlendi, gönülleri parlattı. Kalk, kem göz değmesin diye mangala çöre otu at. Güzel sarhoşların naralarını duyuyorum. Camın, ta sonuna kadar böyle olmayalım işte.<br />
<br />
İşte bir Hilal bir Bilal&#8217;e dost oldu. Diken yarası, ona gül ve gülnar kesildi. Beden diken yarası ile kalbura döndü ama canım, bedenim, devlet gülistanı oldu. Beden, o kafirin dikeninin zahmı önünde ama canım, Allah&#8217;ın sarhoşu.<br />
<br />
Canıma bir can kokusudur gelmede, merhametli sevgilimin kokusu erişmede. Mustafa, Miraçtan geldi, Bilal&#8217;ine nu mutlu ne mutlu. Sıddıyk, doğru özlü, doğru sözlü Bilal&#8217;den bu sözleri duyunca tövbesinden el yudu.<br />
<br />
Sıddıyk bunun üzerine Mustafa&#8217;nın yanına gelip vefalı Bilal&#8217;in halini anlattı. Dedi ki: O felekleri ölçen çevik ve kutlu kanatlı Bilal, şimdi senin aşkına düşmüş, senin tuzağına tutulmuştur.<br />
<br />
Padişahın doğanı iken o kuzgunlardan zahmetlere uğramada. O ağır define, pislik içine gömülmüş. Baykuşlar, doğana sitem etmedeler. Suçsuz olduğu halde kanatlarını yolmadalar.<br />
<br />
Suçu ancak doğan oluşu. Yusuf&#8217;un güzellikten başka ne suçu var ki? Baykuşun yeri yurdu yıkık yerlerdir. Onun için doğana kafirce kızmadalar. Neden o diyarı hatırlıyorsun? Neden padişahın köşkünü bileğini anıyorsun? Baykuşların köyünde gevezelik ediyor, buraya bir kargaşalıktır salıyorsun. Feleğin üstündeki esir bile, yuvamıza haset ederken sen oraya yıkık yer diyor, orayı hor görüyorsun.<br />
<br />
Deli oldun galiba ki baykuşların seni padişah ve başbuğ yapmaları hevesine kapıldın. Vehme, sevdaya kapılıp dönmede, dolaşmada, bu cennete virane adını takmadasın.<br />
<br />
Kötü huylu herif, bu delilik, bu saçma fikirler, kafadan çıkıncaya kadar kafana vuracağız senin. Bu sözlerle onu doğruya karşı çarmıha geriyorlar, elbiselerini soyup çıplak vücudunu diken dallarıyla dövüyorlar. Bedenden yüzlerce kan ırmağı fışkırmada. Öyle olduğu halde &#8220;Ahad&#8221; diyerek baş koymada.<br />
<br />
Dinini gizle melun kafirlerden sırrını sakla diye öğütler verdim. Fakat o aşık, kıyamete ulaşmış&#8230; Ona tövbe kapısı kapanmış. Hem aşıklık, hem tövbe, hem de sabretme imkanı. Bu, pek imkansız bir şeydir canım efendim. Tövbe bir kurtçağızdır, aşksa bir ejderhaya benzer. Tövbe, halkın sıfatıdır, aşksa Allah sıfatı.<br />
<br />
Aşk, kimseye niyazı ve ihtiyacı olmayan Allah&#8217;ın vasıflarındandır. Ondan başkasına aşık olma geçici bir hevestir. Çünkü mecazi aşk, altınlarla bezenmiş bir güzelliktir. Görünüşü nurdur, fakat içi dumandır. Nur gitti de duman meydana çıktı mı mecazi aşk, derhal soğur donar. O güzellik aslına gider, beden kokmuş rüsvay, kötü bir halde kalır.<br />
<br />
Ayın nuru da aya döndü mü duvardaki aksi gider, o duvar simsiyah kesilir. O nakış, o boya gitti mi su ve toprak kalır. Ay olmayınca o duvar şeytan gibi bir hale düşer. Kalp altının yüzünden altını gidince, o altın, kendi madenine dönünce, kepaze bakır, duman gibi kala kalır. Bu yüzden de ona aşık olanın yüzü kararır.<br />
<br />
Gözlülerse altın madenine aşık olurlar. Aşkları her gün biraz daha artar. Çünkü altın madenine altınlıkta ortak yoktur. Merhaba ey şüphesiz hilesiz altın madeni. Kim kalp bir akçayı altın madenine ortak ederse asıl altın, mekansızlık madenine gitti mi, aşık da ıstırabından ölür, maşuk da. İkisi de adeta suyu çekilmiş girdaptaki balığa döner.<br />
<br />
Allah&#8217;a ait olan aşk, yücelik güneşidir. Halk da gölge gibi onun nurunun emrindedir. Mustafa, bu vakayı duyunca hoş bir surette ferahladı, neşelendi Ebubekir&#8217;de bu hali görünce söz söylemeye iştahlandı. Mustafa gibi bir dinleyici duyunca her kılı, ayrı bir dil oldu.<br />
<br />
Mustafa dedi ki: Peki, ne çaresi var şimdi? Ebubekir ben ona müşteriyim dedi. Efendisi ne isterse zarara ziyana bakmadan alacağım. Çünkü o yeryüzünde Allah esiri olmuş, Allah düşmanlarının hışmına uğramış.<br />
<br />
Mustafa dedi ki: Ey devlet arayan, bu hususta ben de sana ortağım. Vekilim ol, müşteri olup onu al, yarı parasını ben de sana ortağım. Ebubekir baş üstüne deyip derhal amansız kafirin evine gitti. Kendi kendine çocukların elindeki inciyi almak kolaydır diyordu. Yol yanıltan Şeytan, dünya malına karşılık bu ahmak çocukların aklını, imanını satın alır ya.<br />
<br />
Leşe o kadar ziynet verir ki karşılık olarak onlardan iki yüz tane gül bahçesi satın alır. Büyü yapar da o kadar ay ışığı gösterir ki aşağılık adamlardan yüzlerce keseyi kapar.<br />
<br />
Peygamberler onlara alışveriş etmeyi öğrettiler, onların önünde din mumunu yaktılar. Fakat şeytan ve yol yanıltan büyücü, hileyle, büyüye peygamberleri onlara çirkin gösterdi. Düşman büyü yaparak karı ile kocayı birbirine çirkin gösterir, nihayet aralarına ayrılık düşer. Onların gözlerini büyüyle kapattılar da böyle değerli bir inciyi aşağılık kişiye sattılar.<br />
<br />
Bu inci, iki alemde de üstündür. Gel de hemen şu eşek gibi bir şeyden anlamayan çocuktan satın al. Eşeğe göre katır bocuğu ile inci birdir. O eşek zaten inciyle denizin vücudunda şüphe eder. O denizi de inkar eder, incilerini de. Hiç hayvan, inciyi süsü püsü arar mı? Allah, lal ve inci aramaz. Allah onun kafasına böyle bir şey koymamıştır.<br />
<br />
Hiç eşeklerde küpe gördün mü? Eşeğin kulağı da yeşilliktedir aklı da. Vettini suresindeki &#8220;İnsanı en güzel şekilde yarattık&#8221; ayetini oku. Ey dost en değerli inci candır. En güzel şekli olan insan şekli, arştan da üstündür, düşünceye de sığmaz. Bu paha biçilmez şeyin değerini söylesem ben de yanarım, duyan da yanar.<br />
<br />
Burada artık sus dudağını yum, eşeğini bu tarafa sürme. Sıddıyk da eşeklerin yanına gitti. Kapının halkasını dövdü. Kapı açılınca o kafirin evine adeta kendinden geçmiş bir halde girdi. Kendinden geçmiş sarhoş ve ateşli bir halde oturdu. Ağzından bir hayli acı sözler çıktı.<br />
<br />
Dedi ki: Bu Allah dostunu nasıl dövüyorsun? Ey apaçık düşman bu ne haset? Kendi dininde doğru isen doğru sözlü bir adama zulmetmeye gönlün nasıl razı oluyor? Ey kafirlik dininde karı olan, nasıl oluyor da bir şehzadeye karşı böyle bir zanda bulunuyorsun? Ey ebedi lanete uğramış, ey merdut adam, daima adamı eğri büğrü gösteren aynaya bakma. O anda Sıddıyk&#8217;ın ağzından çıkan sözleri söylesem elini ayağını kaybedersin. O hikmet kaynakları cihetsizlik makamından coşmada, dudağından Fırat gibi kaynayıp akmada idi.<br />
<br />
Herhangi bir taştan su kaynar, akar. Bu su, taşın ne yanından gelir, ne ortasından. Allah o taşı kendisine bir siper yapmıştır. O gök renkli suyu, o taştan akıtıp durmadadır. Nitekim senin göz kaynağından da nur, hiç eksilmeden akıp durmadadır. O nur, ne yağdan meydana gelir, ne deriden. Dost, yaratılışta o gözü, nura bir vesile yapmıştır. Kulak boşluğunda da çekici bir yel vardır. Söyleyenin yalan olsun doğru olsun sözlerini duyar anlar.<br />
<br />
O küçücük kemikteki yel nasıl bir yeldir ki söz söyleyenin harfini, sesini alıyor? Kemikle yel ancak bir vesileden ibarettir. İki alemde de Allah&#8217;dan başka kimse yoktur. Perdesiz olarak duyan da odur söyleyen de. Çünkü &#8220;Kulaklar baştan sayılır.&#8221;<br />
<br />
Kafir dedi ki: Ey ikramcı adam, eğer acıyorsan para ver, al onu. Gönlün yanıyorsa onu benden satın al. Müşkülün parasız hallolmaz. Ebubekir, yüzlerce hizmette bulunur, Allah&#8217;a karşı da beş yüz kere şükür secdesine kapanırım. Güzel bir kulum var fakat kafir. Vücudu beyaz ama gönlü kara, gönlü nurlu kulu ver bana. Birisini gönderip kölesini getirtti, hakikatten o köle pek güzeldi. Bir derece ki o kafir, hayran oldu, taşa benzeyen yüreği adeta yerinden oynadı.<br />
<br />
Surete tapanların hali budur. Taş gibi yürekleri, bir suret gördüler mi mum gibi erir. Fakat yine dayandı, inat etti, bu hiçbir şey değil, bundan başka daha para vermelisin dedi.<br />
<br />
Ebubekir, o kafirin, hırsı yatışıncaya, gönlü razı oluncaya kadar da para verip Bilal&#8217;i satın aldı. O taş yürekli kafir acıklanarak, eğlenerek, alay ederek bir kahkaha attı.<br />
<br />
Sıddıyk dedi ki: Bu kahkaha neden? Herif cevap vereceği yerde büsbütün gülmeye kahkahasını arttırmaya başladı.<br />
Dedi ki: Bu kara köleyi almaya bu kadar düşmesen, bu kadar sevdalanmasan, ben de ısrar etmezdim , bu verdiğin paranın onda biriyle almış olurdun. Bence o yarım akça bile etmez. Fakat pahasını bağıra çağıra sen arttırdın.<br />
<br />
Sıddıyk a ahmak diye cevap verdi, çocuk gibi bir cevize karşılık bir inci verdin. Bence o iki cihana değer. Ben cana bakıyorum sen renge bakıyorsun. O kızıl altın fakat şu ahmaklar yurdunda oturanların hasedi yüzünden kara görünmede. Cisimlerin şu yedi rengini gören baş gözü, bu perde ardından o ruhu göremez. Eğer satışta biraz daha nekeslik etseydin bütün malımı mülkümü verirdim. Daha ziyade üstüne düşseydin başkalarından bir etek dolusu altın borç alır, onu da verirdim. Fakat bedava buldun da ucuz verdin. Hokkayı açıp da içindeki inciyi görmedin.<br />
<br />
Cahilliğinden üstü kapalın okkayı verdin, yakında görürsün sen ne zarara girdin! Lal dolu hokkayı yele verdin. Zenci gibi kara yüzlü oluşuna da seviniyorsun. Sonunda çok eyvah dersin. Hiçbir kimse bahtı, devleti satar mı? Baht sana köle elbiselerini bürünmüş de gelmişti. Fakat talihsiz gözün, zahirden başka bir şey görmedi ki. O sana kulluğunu gösterdi, fakat çirkin huyun onunla hileye düzene girişti.<br />
<br />
A herzevekil bu bedeni ak, gönlü kara köleyi puta taparcasına al bakalım. Bu senin, o da benim. İkimiz karlıyız a kafir. Senin dinin senin, benimki benim. Puta tapanların layığı budur zaten. Çulu atlas olur atı sopa. Kafirlerin mezarı gibi dumanla ateşle doludur içi, fakat dışarısı yüzlerce nakışla, ziynetle bezenmiştir.<br />
<br />
Zalimlerim malları gibi hani. Dışarıdan güzel görünür ama hakikatte mazlum kanıdır, vebalidir. Münafık gibi görünüşte orucu, namazı görünür de hakikatte otsuz, çimensiz kapkara topraktır.<br />
<br />
Gar gur edip duran boş buluta benzer. Ondan ne yeryüzünde bir fayda vardır, ne buğdaya bir kuvvet. Hileli ve yalan vade gibi hani. Sonu rüsvaylıktır, fakat önü parlak görünür.<br />
<br />
Ondan sonra Bilal&#8217;in elini tuttu, o mihmetin dişlerinde bir hilale dönmüş olan dostun eline yapıştı, yola düştüler. O bir hilale dönmüş de ağza yol bulmuştu, tatlı dilli birine gitmekteydi. Zayıf, hasta bir haldeydi. Mustafa&#8217;nın yüzünü görünce sırt üstü düşüp bayıldı.<br />
<br />
Uzun müddet kendisinden geçmiş olarak öyle baygın kaldı. Kendine gelince sevincinden gözyaşları dökmeye başladı. Mustafa onu kuçakladı. Ona ne bağışladı, ne ihsanlarda bulundu kim bilir? Sanki bir bakırdı, iksire kavuşmuş. Sanki bir müflisti, bol bir define elde etmiş.<br />
<br />
Perişan balık denize düşmüştü, yolunu kaybetmiş kervan yol bulmuştu. Peygamberin o anda söylediği sözler, geceye söylenseydi gecelikten çıkar, sabah gibi apaydın olurdu. Ben, o sözleri anlatamam ki!<br />
<br />
Hamel burcundaki güneş, otlara ve henüz olmamış hurmalara ne yapar? Bilirsin ya. Arı duru su, çiçeklerle fidanlara neler söyler? Onu da bilirsin. Allah&#8217;ınn sanatı, cihanın bütün cüzilerine karşı adeta afsuncuların ağzından çıkan soluğun, harfin tesirini yapar. Allah çekişi, tesir ve sebeplerle olur. Harfsiz, dudaksız yüzlerce söz söyler Allah Tesir ediş de kaderden değil midir? Fakat tesiri, akılla anlaşılmaz.<br />
<br />
Akıl, asıllarda mukallit olduğu için bil ki ferilerinde de mukallittir. Akıl peki, ben aslı bilmede de mukallidim, fer-i bilmede de fakat asıl maksat nedir, diye sorarsa de ki: Asıl maksat öyle bir şeydir ki sen onu bilemezsin vesselam.<br />
<br />
Peygamber dedi ki: Ey Sıddıyk, sana demedim mi ki bu ihsanda beni de ortak et. Ebubekir biz dedi ikimiz de senin kullarınız. Ben, onu senin rızan için azat ettim. Sen beni kul et,bana dostum de, de senden hiç azatlık istemem. Benim azatlığım sana kul olmamdır. Sensiz olursam mihnetlere azaplara uğrarım.<br />
<br />
Ey Allah seçilmişi, bu seçilişinle dünyayı dirilttin. Halkın geri kalanlarını ileri götürdün, hele beni yok mu? Gençliğimde rüya görmüştüm, değirmi güneş, bana selam vermişti. Beni yerden almış, gökyüzüne çıkarmıştı. Bu yücelişte ona yoldaş olmuştum. Bu rüya, olmayacak bir şey, malihulyadan ibaret. Hiç olmayacak şey, benim halime uyar mı?, benim vasfım olur mu? Demiştim.<br />
<br />
Fakat seni görünce kendimi gördüm. Aferin o güzel aynaya! Seni görünce olmayacak şey, bana hal oldu. Canım ululuklara daldı. Ey şehirlerin ruhu, seni görünce bu güneşin sevgisi, harareti, gözümden düştü. Gözüm senin yüzünden yüce bir himmet sahibi oldu, artık çayırlığa, çimenliğe hor bakıyor, onları hoş görmüyor.<br />
<br />
Nur aradım, kendimi nurun nuru olarak gördüm. Huri aradım, kendimi hurilerin bile kıskandıkları derecede güzel buldum. Latif ve gümüş bedenli bir Yusuf aradım, sen de bir Yusuf&#8217;lar yurdu gördüm ben. Cennet peşindeydim, arayıp duruyordum. Her cüzün, bana bir cennet göründü. Bu övüşte bana nispetledir, yoksa bu övüş sana bir kınamadır, bir hicivdir. Hani, Allah Kelim&#8217;i Musa&#8217;ya karşı, o saf çoban, Allah&#8217;ı övüyor. Gel de bitlerini kırayım sana süt içireyim,çarığını dikeyim, önüne çevireyim diyordu ya. Fakat Allah onun bu sözlerini medih, saydı; sen de merhamet eder, benim sözlerimi medih sayarsan şaşılmaz. Anlayışlara acı, kusurludur onlar ey akılların, vehimlerin ötesinde olan Allah. Ey aşıklar, eskileri yenileyen alemden yepyeni bir ikbal, bir devlet erişti.<br />
<br />
O alem, öyle bir alemdir ki biçarelere çareler, arar. Dünyanın yüz binlerce bulunmaz matahı o alemdedir. Ey kavim, müjdeler olsun, ferahlık vakti geldi, zahmet devri geçti, ferahlanın ey kavim.<br />
<br />
Ey Bilal, bizi ferahlandır demek için bir güneş, hilalin evine gitti. Ey Bilal, düşman kokusu ile dudak altından söylediğin sözü minarelere çık da kafirlerin körlüğüne rağmen bağır.<br />
<br />
Müjdeci, her dertlinin kulağına, kalk ey talihsiz, devlet yolunu tut diye bağırmada. Ey bu hapiste, şu kokmuş yerde, bitler içinde kalan, kendine gel&#8230; kimse duymasın kurtuldun sus!<br />
<br />
Dostum, her kılın dibinden bir davul sesi gelmede&#8230; Neden şimdi susuyorsun? Hasetçi düşman öyle bir sağır oldu ki bu kadar davul sesine karşı hani, ses nerede ki diyor. Bak, ne taze diye yüzüne reyhan vuruyorlar da körlüğünden bu eziyet de nedir ki demekte. Huri, elini sıkar; kör neden beni incitiyor diye hayretlere düşer, elini çeker. Bedenimi, elimi ne diye çekiştirip duruyorlar&#8230; Ben uyuyorum, bırakın da güzelce dalayım, bir rüya göreyim der. Rüyada arayıp durduğun burada&#8230; gözünü aç, o izi kutlu ay, önünde! Onun için yücelere daha fazla bela geldi. Çünkü sevgili, güzellere daha fazla cilvelenir.<br />
<br />
Her yolda güzellerle latife eder, kendisini onlara gösterir, onlarla cilvelenir. Fakat bazen körleri de bir coşturur. Bir an için kendisini körlere de verir. Bu yüzden de körlerin mahallesinden bir feryattır kopar.<br />
<br />
Bilal&#8217;in bazı vasıflarını duydum. Şimdi de Hial&#8217;in zayıflığını dinle. O, yürüyüşte, gidişte Bilal&#8217;den ileriydi; kötü huylarını daha fazla tepelemişti. Senin gibi ardına ardına gitmez, her an daha ziyade gerilemezdi; senin gibi mücevheri bırakıp taşa koşmazdı. Hani şunu gibi: Bir adama konuk geldi. Adam, konuğun yaşını sormaya, ne vakit doğduğunu araştırmaya koyuldu. Oğul dedi, kaç yaşındasın? Söyle, saklama anlat bakalım. Konuk on sekiz dedi yahut on yedi, on altı. Yahut da kardeşlik, on beş!<br />
<br />
Ev sahibi hadi bakalım şaşkın hadi, biraz daha geri geri git de ananın rahmine gir!<br />
<br />
Birisi bir beyden at istedi. Bey, yürü dedi, o güzel atı al. Adam, ben onu istemem deyince neden dedi. Adam dedi ki: Pek huylu geri geri gidiyor. Boyuna gerisin geri gitmede. Bey dedi ki: Sen de kuyruğunu eve çevir.<br />
<br />
Senin nefis atının kuyruğu da şehvettir. Bu sebepten o kendisine tapan geri geri gider. Şehvet, sana aslından kuyruk olduysa o şehveti çek çevir, ahirete şehvetlen. Şehvetini yemeden içmeden kestin mi şehvet yüce akıl cihetine düşer, oradan baş gösterir. Hani bir ağacın kötü dallarını budarsın da iyi dallarından dal budak verir, o dallar kuvvetlenir ya.<br />
<br />
Kuyruğunu o tarafa çevirdin mi geri geri gitse bile sığınılacak yere kadar varır, dayanır. Ne mutludur binicisine râm olan ve doğru giden atlar. Onlar, ne geri giderler, ne huysuzluk ederler. Allah Kelim&#8217;i Musa gibi hızlı hızlı gider, bir kilim gibi Bahreyn&#8217;e kadar varır, yayılır.<br />
<br />
Musa&#8217;nın gittiği yol, tam yedi yüz yıllık yoldu, o sevda ile bu kadar uzun yolu aştı. Bedenindeki gidiş gayreti bu kadardı. Canındaki gayretse ta İlliyn&#8217;e değdi. İyi biniciler, birbirlerini geçmek için atlarını sürdüler. Karınları şiş battallarsa ahırda kala kaldılar.<br />
<br />
Hani bir kervan bir köye gelip çatmış, orada açık bir kapı görmüştü. Kervan halkından biri bu kocakarı soğuğunda eşyamızı buraya atalım, birkaç gün burada kalalım dedi.<br />
<br />
İçeriden bir ses geldi: Hayır neyiniz varsa önce dışarıya bırakın da ondan sonra içeri girin. Atılması gereken ne varsa dışarıya at da öyle gel. Onlarla içeriye girmeye kalkışma ki bu meclis pek yüce bir meclistir.<br />
<br />
Hilal, gönlü üstat, ruhu aydın bir zattı. İnanmış bir adamın kuluydu, ona seyislik etmekteydi. Ahırda seyislik ediyordu, ay, kuldu, köleydi ama hakikatte padişahlar padişahıydı. Beyin, kölesinden haberi bile yoktur. Çünkü ona ancak şeytanın Adem&#8217;e baktığı gibi bakıyordu.<br />
<br />
Ancak su ve toprak görüyordu, ondaki defineden haberi yoktu. Beş duyguyla altı ciheti görüyordu, beş duygunun aslını değil. Toprağın rengi meydandaydı, din nuru görünmüyordu. Her peygamber alemde böyleydi.<br />
<br />
Birisi minareyi görür, minaredeki kuşu göremez. Minaredeki hünerli doğanı gözü alamaz. İkincisi kanatlarını çırpan kuşu görür, fakat kuşun ağzındaki tüyü göremez. Alllah nuru ile bakansa hem kuşu görür, hem ağzındaki tüyü.<br />
<br />
Öbürüne der ki: Tüyü gör tüyü. Tüyü göremedikçe düğüm açılmaz. Birisi insanı nakışlarla bezenmiş balçıktan bir suret görür öbürü ilim ve amelle dolu bir balçık.<br />
<br />
Beden minaredir, ilim ve ibadet kuşa benzer, onu ister üç yüz tane say ister iki tane. Orta görüşlü adam, yalnız kuşu görür, kuştan başka önde, artta hiçbir şey göremez. Tüyse, kuşta gizli olan tüydür, kuşun canı onunla kaimdir. Gagasında tüy bulunan kuşun işi, hiç eğreti olmaz. Onun bilgisi daima canından coşar.<br />
<br />
Mevlana Celaleddin Rumi<br />
<br />
Alıntıdır.</font></b></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=149">İslâm-i Makaleler</category>
			<dc:creator>takva_</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117638</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Vâv Olmak</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117637&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 15 May 2012 20:03:50 GMT</pubDate>
			<description>Resim: http://www.islamsitesi.net/dosyalar/vav-harfi4846ewg9456685594963ge.JPG  
 
*İnsan vav şeklinde doğar, bir ara doğrulunca kendini elif sanır. 
 
İnsan iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölmüştür. 
 
Kulluğun manası vavdadır, elif uluhiyetin ve ehadiyetin simgesidir. 
 
O yüzden...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><a href="http://www.islamsitesi.net/dosyalar/vav-harfi4846ewg9456685594963ge.JPG" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.islamsitesi.net/dosyalar/vav-harfi4846ewg9456685594963ge.JPG" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></div><br />
<b><font face="Comic Sans MS">İnsan vav şeklinde doğar, bir ara doğrulunca kendini elif sanır.<br />
<br />
İnsan iki büklüm yaşar, oysa en doğru olduğu gün ölmüştür.<br />
<br />
Kulluğun manası vavdadır, elif uluhiyetin ve ehadiyetin simgesidir.<br />
<br />
O yüzden Lafz-ı ilahi elifle başlar. Elif kainatın anahtarıdır, vav kainattır.<br />
<br />
Rabbi vav gibi mütevazı olsun ister kulları.<br />
<br />
Musa dal olmuştur ama Firavunun gözü Elifte kalmıştır.<br />
<br />
İbrahim ateşte vavdır, Nemrut bizzat ateşe odun.<br />
<br />
Yunus, vav olup balığın karnında anca kurtarmıştır kendini.<br />
<br />
İnsan iki büklüm olunca rahat eder ana karnında.<br />
<br />
Boylu boyunca uzansa da kim rahattır mezarında?<br />
<br />
Vavın elifle münasebeti ne kadar iyiyse, kainatın dengeside o kadar düzgündür.<br />
<br />
Kim kimi hatırlarsa evvel o ona koşar.<br />
<br />
Kainatta tüm cisimler boşlukta dönerken insan belki o yüzden boşlukta kalmamış, Rabbi onu imanla doldurmuştur.<br />
<br />
Evvelde eliftir, bir ilahi nefesle ahirde vav olur kainat.<br />
<br />
Manayı bilmeyenler vav diyemez vay der.<br />
Buna anlamca vaveyla denir.<br />
Yani vav olamadıkları için feryad edenlerin halidir.<br />
<br />
Elif bir ağaç ve insan onun dalıdır.<br />
Azrail budadıkça nefesleri daha gür çıkar sesleri.<br />
<br />
Herbiri Dal olur ve o ağaçtan beslenir. Vav olur o ağacın gölgesine sığınır.<br />
Ve Allah insana seslenir, peygamber eliyle ulaşan mesajı hem dal hem vav ol der insana.<br />
<br />
&#8220;Mümin erkekler ve mümin kadınlar birbirlerinin velileridir. İyiliği emrederler; kötülüğe engel olurlar. Namaz kılarlar, zekat verirler. Allah&#8217;a ve Resulüne itaat ederler. İşte bunlara Allah rahmet edecektir. Allah şüphesiz güçlüdür, hakimdir.&#8221;<br />
<br />
Başkasının önünde eğilmek ne zordur. Birilerinin emri altına girmek ne ağırdır. Krallara boyun eğmemiş insan görmediği bir varlığa mı itaat edecektir?<br />
<br />
İnsan kendinin bile farkında değildir iki lam birbirine sarılıp kainatı ayakta tutan sütunlar gibi durmuştur elifin ardında, kainatın gezegenleri yuvarlanıp son harf misali peşinden giderken, insan yolculukta geri kalmanın acısını ne zaman anlayacaktır. Zordadır sığınacak yeri yoktur. Evrene ve seslere kulak verenler duyar yeniden o kutlu çağrıyı;<br />
<br />
&#8220;Sabır ve namazla Allah&#8217;tan yardım isteyin. Rablerine kavuşacak ve O&#8217;na döneceklerini umanlar ve Allah&#8217;a gerçek bir saygı gösterenlerden başkasına namaz elbette ağır gelir&#8221;<br />
<br />
Sonra çağırır insanı, belki cennet kokusunu duyurmak içindir bu davet, belki kendi yanına çağırıyordur.<br />
<br />
İşte o ayet: &#8220;Secde et, yaklaş!&#8221;<br />
<br />
Eğil ve ben senin başını göklere erdireyim, yıldızları ayağına sereyim, sana gezmekle bitiremeyeceğin cennetler, sayamayacağın nimetler vereyim demektir bu.<br />
<br />
Secde et, vav ol, vay dememek için&#8230;<br />
<br />
Muhabbetle<br />
<br />
Alıntıdır.</font></b></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=149">İslâm-i Makaleler</category>
			<dc:creator>takva_</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117637</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Duyguların Matematiği</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117636&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 15 May 2012 19:59:31 GMT</pubDate>
			<description>Resim: http://www.islamsitesi.net/dosyalar/sayilar596541561gw418416we654.JPG  
 
*Önce sevdim: Sevdiğimi öğrendim, sevebileceğimi farkettim. Sevdikçe kendimi kainatla topladığımı gördüm. 
 
Affetmeyi öğrendim: Affetmenin, dostlarımı 10la çarpmak olduğunu fark ettim. 
 
Pişman oldum: Pişman olduğumu...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><a href="http://www.islamsitesi.net/dosyalar/sayilar596541561gw418416we654.JPG" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.islamsitesi.net/dosyalar/sayilar596541561gw418416we654.JPG" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></div><br />
<b><font face="Comic Sans MS">Önce sevdim: Sevdiğimi öğrendim, sevebileceğimi farkettim. Sevdikçe kendimi kainatla topladığımı gördüm.<br />
<br />
Affetmeyi öğrendim: Affetmenin, dostlarımı 10la çarpmak olduğunu fark ettim.<br />
<br />
Pişman oldum: Pişman olduğumu itiraf ettim; pişman oldukça hatalarımı küçük, anlaşılır ve bağışlanabilir parçalara bölebildiğimi gördüm.<br />
<br />
Hatırlamayı öğrendim: Hatırladıkça sevgilerimin kare kökünü bulup, onlardan hüzün çıkardığımı fark ettim.<br />
<br />
Değer vermesini öğrendim: Değer verdikçe sevgilerin küpünü bulup, onları mutlulukla çarpabileceğimi gördüm.<br />
<br />
İltifat etmesini öğrendim: İltifat ettikçe insanlarla aramdaki en kısa mesafenin bir tebessümün resmettiği bir çizgi olduğunu gördüm.<br />
<br />
Özür dilemeyi öğrendim: Özür diledikçe nefretin ve öfkenin sonsuza bölündüğünü böylece dargınlıkların limit sıfıra giderken yok olduğunu fark ettim.<br />
<br />
Hüzünlendim: Hüznü sevdim, hüznün kalbime dokunmasına izin verdim.<br />
Böylece bütün mutlulukların ve zevklerin sonunda ayrılık çizgisine teğet geçip geri döndüğünü gördüm.<br />
<br />
Ve bir gün öleceğim: Kesinlikle öleceğim ve öldüğüm gün anlayacağım ki; yaşadığım hayat, paydası sonsuzluk olan basit bir kesirden ibaretmiş.<br />
<br />
Tüm bu işlemlerin sağlamasını yapmak isterseniz, kalbinize bir bakın.<br />
<br />
Senai Demirci<br />
<br />
Alıntıdır.</font></b></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=149">İslâm-i Makaleler</category>
			<dc:creator>takva_</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117636</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Erkek Adam Ağlamazmış…!</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117635&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 15 May 2012 19:58:36 GMT</pubDate>
			<description><![CDATA[Resim: http://islamsitesi.net/dosyalar/namaz4454rh5e745rhertkj.JPG  
 
*Erkek adam ağlamazmış!! 
 
Hz. Muhammed (s.a.v) ümmetim ümmetim 
diye gözyaşı dökmedi mi? 
Zilzal suresini duyunca Hz. Ebubekir hıçkırıklara gömülmedi mi?? 
Hz. Ömer,efendimiz (s.a.v)&#8217;in yattığı hasırdan sırtının çukur çukur...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><a href="http://islamsitesi.net/dosyalar/namaz4454rh5e745rhertkj.JPG" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://islamsitesi.net/dosyalar/namaz4454rh5e745rhertkj.JPG" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></div><br />
<b><font face="Comic Sans MS">Erkek adam ağlamazmış!!<br />
<br />
Hz. Muhammed (s.a.v) ümmetim ümmetim<br />
diye gözyaşı dökmedi mi?<br />
Zilzal suresini duyunca Hz. Ebubekir hıçkırıklara gömülmedi mi??<br />
Hz. Ömer,efendimiz (s.a.v)&#8217;in yattığı hasırdan sırtının çukur çukur olduğunu görünce gözünde yaşlar birikmedi mi?<br />
Kabirlerin yanına varınca sakalları ıslanıncaya kadar ağlayan Hz. Osman adam değil mi!!!<br />
Hz. Muhammed (s.a.v) ne buyurdu hadislere Bak! &#8230; &#8221;Ağlayın, eğer ağlayamıyorsanız ağlamış gibi hüzünlenin.<br />
Kıyamet günündeki azabı bilseydiniz, ayakta duramayacak hale gelinceye kadar Namaz kılar, Sesiniz kısılıncaya kadar ağlardınız.&#8221; Erkek ADAM Ağlamaz değil!<br />
Adam gibi ADAMSA ağlar!!!<br />
AŞK der Ağlar,<br />
AFF der Ağlar,<br />
ALLAH der Ağlar&#8230;<br />
<br />
Alıntıdır.</font></b></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=149">İslâm-i Makaleler</category>
			<dc:creator>takva_</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117635</guid>
		</item>
		<item>
			<title>Efendim (SAV) Ümmetinin Sana İhtiyacı Var</title>
			<link>http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117634&amp;goto=newpost</link>
			<pubDate>Tue, 15 May 2012 19:57:37 GMT</pubDate>
			<description>Resim: http://www.islamsitesi.net/dosyalar/muhammed_gulgew4544erh.JPG  
 
*Ayaklarının altından bir toz düşer mi diye, Arkandan bir ümit yürüyenler var. Sana dokunan rüzgar ne zaman gelir Ey Sevgili? Okyanusun tam ortasında çalıkıp kalmış, Nefessiz yelkenler, yorgun kaptanlar var. Azat ettiklerin...</description>
			<content:encoded><![CDATA[<div><div align="center"><a href="http://www.islamsitesi.net/dosyalar/muhammed_gulgew4544erh.JPG" class="highslide" onclick="return hs.expand(this)" ><img src="http://www.islamsitesi.net/dosyalar/muhammed_gulgew4544erh.JPG" border="0" alt="" onload="HSImageResizer.createOn(this);" /></a></div><br />
<b><font face="Comic Sans MS">Ayaklarının altından bir toz düşer mi diye, Arkandan bir ümit yürüyenler var. Sana dokunan rüzgar ne zaman gelir Ey Sevgili? Okyanusun tam ortasında çalıkıp kalmış, Nefessiz yelkenler, yorgun kaptanlar var. Azat ettiklerin gidemedi, bir ümit kapının önünde. Sensizliği ebedi esaret sayan kölelerin var. Saraylarının önünde çağrını bekliyor bak, Tacını, tahtını yakıp sana koşacak sultanların var.<br />
<br />
Analar, babalar uğruna feda olmadı mı bir bir? Daha feda olunacak canlar, cananlar var. Adım adım gezdiğin topraklar bahtiyar En Sevgili, Ayaklarını öpmemiş daha nice mekanlar var. Bir gör başını okşadığın çocukların mutluluğunu. Başları tozlu, avuçlarına hasret nice yetimlerin var. Seni gören gözler ışıltıya gark oldu, sırrına erdi görmenin Gözünün yaşı silinmemiş daha bekleyenlerin var. En güzel şarkısını sana saklıyor bülbül, Güllerin de senin için ayırdığı bir demet gülü var.<br />
<br />
Şair son noktasını koyamadı şiirinin, İlhamına muhtaç son dörtlüğü var. Bir sürü eksik renk paletinde ressamların, Fırçalar bir bir boşluğa vurup duruyor&#8230; Ab-ı Hayat terin&#8217;e banıp tamamlanacak resimler var&#8230; Müezzinler&#8217;in yetmiyor nefesleri bir duy, La İlahe İllALLAH&#8217;ınla tamamlanacak ezanların var.<br />
<br />
Kucağında binlerce şehid gözlerini yummadı mı? Bak ufuklara mıh gibi çakılmış kalmış Mübarek ellerini bekleyen açık kalmış gözler var. Mezarların başında yazısız taşlar, isimsiz ölüler; Gelip kaleminle ümmetimdir yazarsın diye, Sabırla bekleyen naaşlar var, ölüler var!.. Ordular dağınık, kumandanlar şaşkın, Eğeri hazırlanmış başıboş duruyor en önde, Seninle şaha kalkacak, bembeyaz küheylanın var.<br />
<br />
Cehenneme götürüyorlarken günahkarlar saf saf, İçlerinde dönüp dönüp ardına bakanlar var. Ne kadar olsalar da günahkar, Son anda yetişecek peygamberi var. Dünya döner, şems döner&#8230; Aşkınla feza döner, Daha ellerinden tutup dönecek Mevlana&#8217;lar var. Sevgisi tükeniyor Yunus&#8217;un tereddütü bundan, Sevgisini tazeleyeceği sevgilisine ihtiyacı var.<br />
<br />
Var olanlar senin varlığınla vardı&#8230; Her varlığın sana ihtiyacı var. Sensiz çıkılan yollar yokluğa vardı, Varlığımızın Sebebi EFENDİM; ÜMMETİN SANA İHTİYACI VAR!&#8230;<br />
<br />
Alıntıdır.</font></b></div>

 ]]></content:encoded>
			<category domain="http://www.ihvanforum.org/forumdisplay.php?f=149">İslâm-i Makaleler</category>
			<dc:creator>takva_</dc:creator>
			<guid isPermaLink="true">http://www.ihvanforum.org/showthread.php?t=117634</guid>
		</item>
	</channel>
</rss>

