"Görünen, Bilinmesi istenendir" sloganı ile izleyici karşısına çıkan filmi bu akşam ben de izledim...
Film "Gerçek İslam" düşüncesine katkıda bulunmak adına yapılmış besbelli... Eksikleri ve hataları olsa da filmi çok başarılı buldum...
Filmin ana konusunu anlamak için aslında filmi en sonuna kadar izlemek gerekiyor...
İsmine aşina olmadığım yönetmen Talip Karamahmutoğlu gerçekten izlemeye değer bir film çıkarmış...
120 yi izlemek için gittiğimiz sinemada seansa geç kaldığımızdan "gelmişken bir film izleyelim" düşüncesi ile girdiğim salona gerçekten memnun kalmış bir müşteri edası ile çıktım...
Her ne kadar film içinde "bütün müslümanları böyle göstermeye çalışıyorlar" tarzında düşüncelere girip asabımı bozsam da filmin en sonunda gerçekten memnuniyet verici sahneler sayesinde filmi tam olarak anladım...
işte kısa tanıtımı;
İstanbul Üniversitesi’ni kazanan Umut, Antalya’dan gelip okul kaydını yaptırdıktan sonra; kantindeki ilanlar yoluyla kiralık bir ev ve iki ev arkadaşı bulur.
İki arkadaşıyla birlikte paylaştığı öğrenci evinde yaşadığı bazı mistik, doğa üstü olaylar; Umut’un bilgilenme kaynaklarını çeşitlendirdiği gibi, bu donanım farklılığı onun arkadaş çevresini ve yaşam tarzını da değiştirir.
Karşılaştığı metafizik olaylarla başa çıkmanın bir yolu olarak; ibadetlerle ve ritüellerle örülü daha dini bir hayat tarzını seçen Umut için başlangıçta her şey iyi gitmektedir.
Fakat, bilgilenme kaynaklarının onu götürdüğü yer “Siyasal Ümmetçi” bir çevre olunca; Umut’un da dini yaşantısı, yalnızca ibadetlerle sınırlı kalmayıp “siyasallaşır” ve o artık bir “fundamentalist” olur.
Bu başkalaşım kahramanımızı; başlangıçtaki arkadaş çevresinden, kız arkadaşından ve son olarak da (seçimi sebebiyle çatıştığı) ailesinden koparır, uzaklaştırır.
Başlangıçta ve camiye gittiği günlerde sevgi ve hayat dolu olan Umut; siyasallaştıktan sonra, kin ve nefretin donattığı saldırgan bir kişiliğe bürünmüştür.
Bu ruh ve düşünce halinin Umut’u götürdüğü son; “intihar eylemcisi” olmaktır…



Alıntı ile Cevapla

