+ Konu Cevaplama Paneli
Toplam 4 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 4 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: yağmur seni bekleyen bir taş da ben olsaydım....

  1. #1
    dayan gönlüm
    Status :kardem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
    Üyelik tarihi: 22-08-2007
    Mesajlar: 565
    kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite

    yağmur seni bekleyen bir taş da ben olsaydım....







    İkindi yağmurlarının damlalarına,
    Fok balıklarının yardımcısı martılara,
    Ve hüzünle açıvermiş lâlelere,
    Sultanahmet camîsindeki kırk halkaya,
    Babasını arayan Felluce'li çocuğa,
    Çırpınırdı Karadeniz’e yetişmek için acele alınan abdeste,
    Bir bakışla hurmalarını döküveren ağaca,
    Firavn’ın başındaki Cebrail’in telaşına,
    Gökleri sarstığı gibi yüzleri de aydınlatan dua dolu ellere,
    Hikmet taleplerinin dönüştürülemez acelesine,
    Yağmur şiirine iç geçirip ağlayan gönüllere and olsun ki,
    Zamanı geldi vuslatın.

    ”Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım.”

    Hüd Hüd’ün sırlı bahçelerindeki güzide güllerin içindeydi kokun. Biliyorum, yalnızlığımız kadar tutkunsun seçkin ve kıymetli olana. Bu tercih nasıl gerçekleşecek diye düşünmeden de geçip gidiyor ömrümüz. Hakîler maviye döndüğünde, ölümlere uyanmak isterim hayat dolu tebessümünle. Yağmur,

    ”Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım”

    Halkaların içindeki halkaya gözleri kapalı bakmak gerekir. Nasıl gözü kapalı ölmeye geldiysek yanına; ölmeye geldiysek ölmeden evvel gizli bahçene; “Göz açılmaz, gönül görmelidir” dedin. Başımızı eğdik. Yeşilden bir bahçe oldu Musa’nın mezarı. Biz Yusuf’un derdiyle Yakub olmuş kalpler ve göklere çevrilmiş gözlerle geldik. Ve yine nisan geldi. Yağmur, sen nisanla geldin. İnsanlığa rahmet, alemlere rahmet olarak geldin. Ey yüz akı, gönül aydınlığı.. Kabul olmuş sadaka kadar güzel bir duygu sarıyor seni anan yüreğimi…

    ”Çaresiz bir takvimden yalnızlığa gün saydım
    Bir cezir yaşadım ki yaşanmamış mazide
    Dokunduğun bir küçük nakış da ben olsaydım”

    Kabul et hicretimizi, samimi olan samimiyetlerimizi boş çevirme Yağmur.
    Kapına ansızın gelmiş sahabe kırılganlığını da bir yana bıraktım. Adına hüküm inmiş Salebe’nin öğüdünü de unutmayarak düştüm düşenlerle. Rükû edenlerle beraber rükû ederek muhabbeti gerçekleştirmek istedim. Çünkü muhabbet sende kaybolmaktı. Sen, en yükseklerde, perde açıldığında kendi yüzünü görensin. Yağmur, sen Muradullah’sın.

    ”Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım
    Bir hüzün ülkesine gömülüp kaldı adım
    Kapanıyor yüzüme aralanan kapılar
    Senin için görülen bir düş de ben olsaydım.
    Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım.”




    ALINTI......
    "Ey ızdırap, anladım ki her şey seninle
    Sen Hakk'a giden yollarda vuslata vesile.."

  2. #2
    susss gönlüm!!!
    Status :^diyar^ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
    Üyelik tarihi: 02-11-2006
    Yaş: 26
    Mesajlar: 1.021
    ^diyar^ Mükemmel üstü popülarite ^diyar^ Mükemmel üstü popülarite ^diyar^ Mükemmel üstü popülarite ^diyar^ Mükemmel üstü popülarite ^diyar^ Mükemmel üstü popülarite ^diyar^ Mükemmel üstü popülarite ^diyar^ Mükemmel üstü popülarite ^diyar^ Mükemmel üstü popülarite ^diyar^ Mükemmel üstü popülarite ^diyar^ Mükemmel üstü popülarite ^diyar^ Mükemmel üstü popülarite

    yağmur...yağmur...




    Bir anda şehrin üzerine yağmaya başlar yaz yağmuru.
    Kalabalık şehrin gürültüsü, yağmurlu bir şarkıya bırakır yerini.
    Bardaktan boşalırcasına yağan yağmur, tatlı bir kaçışmayı da
    beraberinde getirir.

    Evler, arabalar, caddeler, parklar ve kaldırımdan karşıya geçmeye
    çalışan küçük kedi..
    . her şey ama herşey ıslanır.
    Sıcaktan kavrulan ağaçlar, susuz kalan yapraklar ve susuzluktan
    çatlayan toprak suya kanar.

    Yaz yağmurunu pencere kenarından usulca izlerken,
    tuhaf bir duyguya kaptırıyorsunuz benliğinizi:

    “Yağmur nasıl oluyor da hiçbir ayrım yapmaksızın herşeyin
    üzerine yağabiliyor. Nasıl bu kadar cömert davranabiliyor?”
    diye soruyorsunuz kendi kendinize.

    Hayata “kuru kuruya” bağlı olanlar için önemsenmeyecek
    bir konu belki ama, hayatın kalp atışlarını yüreğinde hissedenler
    için hayati bir mevzu.

    Keza; dünyanın en değerli varlığı olan insanlar olarak birbirimizde
    kusur bulmakta inanılmaz hünerler sergileyip,
    karşımızdakini kırıp dökmek için fırsat kollarken,
    yağmurun verdiği bu ders asla görmezlikten gelinemez.

    Yağmur; çirkin güzel, küçük büyük, zengin fakir, yaşlı genç,
    doğulu batılı, siyah beyaz, canlı cansız...
    hiç ama hiçbir hesap yapmadan kendini herkese sunuyor.
    Belki bu yüzden seviliyor. Belki de bu yüzden insanlar yağmura
    “berekettir–rahmettir” diye methiyeler diziyor...

    Yaz yağmuru için, yağdığı yerin önemli yoktur.
    O ayrım yapmaz. Herkesin ve herşeyin üzerine aynı güzellikte,
    aynı ritimle yağar. Ve bundan dolayı herkes onu sever.
    Kimsecikler şikayet etmez ondan....

    Bu sabah yine yaz yağmuru yağdı şehrin üzerine.
    Her damla sanki dudağında bir şiir mırıldanır gibiydi.
    Bir şiir... insanda rahatlık hissi uyandıran...
    ayrımcılık yapmamayı öğütleyen, küçük görmeyi yasaklayan
    ve herkese kucak açmayı öğreten bir şiir...

    Sizce kaçımız yağmur kadar vefalı, yağmur kadar cömert
    yaşabiliyor hayatı?

    Maalesef dostlar maalesef, acı ama gerçek ki;
    dünyanın en değerli varlığı olan insanlar olarak, bir yağmur
    damlası bile etmiyoruz çoğu kez!

    Ve kaybediyoruz, kazanmamız gerekenleri...
    Bir bir dökülüyoruz bu yolda.

    Ve yağmur kazanıyor, kazanmamız gerekenleri...

    Bu yüzden hep havada özgürce dans eden o oluyor.
    Öyle bir dans ki; görenleri kendine hayran bırakıyor.
    Bizse başımız eğik sadece seyretmekle yetiniyoruz bu güzelliği...

    Gökyüzünden salınarak yere inen yağmuru birazdan
    bir çift ayak çiğnemeye başlıyor.
    Ama yağmur buna da aldırış etmiyor.
    Çünkü; yeri geldiğinde ezilmenin de kendisine birşeyler katabileceğini,
    acılardan da dersler çıkarılması gerektiğini iyi hesap ediyor.
    Yani kaybettiğinde de kazanmasını biliyor.

    Ve mutluluğu, asla mutsuzluğun kollarına terk etmiyor.
    Ve sonunda kazanan yine o oluyor...

    Ne olurdu, bizlerde yağmur kadar tertemiz yaşayabilseydik hayatı.
    Kirletmeseydik tertemiz duygularımızı.
    Ne kaybederdik ayıplarımızı birbirimizin yüzüne vurmak yerine,
    örtmeyi deneseydik.
    Karşımızdakileri yaralamak ne kazandırdı ki bizlere bugüne dek.
    Ne geçti ki elimize sanki?

    Ne olurdu yaz yağmuru kadar vefakar olabilseydik!...

    Biz nasıl yaşarsak yaşayalım;
    yağmur yağmaya devam ediyor şehrin üstüne, herşeyin üstüne...

    alıntı'dır...


    Geçmiş zaman kilitli bir odanın karanlığında erimiş,
    var ile yok arasında kaybolmuş...

  3. #3
    dayan gönlüm
    Status :kardem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
    Üyelik tarihi: 22-08-2007
    Mesajlar: 565
    kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite

    Sen Sen Sen......


    Bir dağbaşı yalnızlığı yaşıyorum yeniden.,
    Dağbaşı yalnızlığı ölümden beter.
    Hiç kimse aramasa sormasa beni
    Sen gelsen yeter..
    Huzur ellerinin güzelliğidir.
    Gözlerin karşımda mutluluk denizi.
    Her sabah soframızda ekmeğimizi
    Sen bölsen yeter..
    Yüreğim seninle yaylalar kadar serin
    Ne bir çizgi hasret, ne bir nokta gam
    Yayla dumanı gibi gözlerime her akşam
    Sen dolsan yeter..
    Bende çaresizlik sonsuz kördüğüm.
    Bende sabır sende naz..
    Gündüzünden vazgeçtim düşümde biraz
    Bir yüz görümlüğü sen olsan yeter..
    Duymasa da hiç kimse şâir gönlümün,
    Sende karar kıldığını...
    Ve içimin şerha şerha yarıldığını,
    Sen bilsen yeter..
    Bir gün duysan bittiğimi, tükendiğimi..
    Çıkıp gelsen uzaklardan korkulu ürkek..
    Bir incecik dal gibi üzerime titreyerek,
    Eğilsen yeter...........


    yavuz bülent bakiler
    "Ey ızdırap, anladım ki her şey seninle
    Sen Hakk'a giden yollarda vuslata vesile.."

  4. #4
    dayan gönlüm
    Status :kardem isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
    Üyelik tarihi: 22-08-2007
    Mesajlar: 565
    kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite kardem Mükemmel üstü popülarite

    Vazgeçtim ben, yağmur konuşsun.....





    Çisil çisil gözlerime akıp gidiyor,

    Sel oluyor yüreğime yağmur,

    Seninle dolan efkarımı ona anlatıyorum,

    Sende, sende benimle yağ gönüllere diyor,

    Ama ben yapamıyorum,

    Kopamıyorum senden,

    Ve ben yağmura yürüyorum.

    Kaçıyorum hatıralardan,

    Birer birer vuruyorlar beni can evimden,


    Gözlerin beni öldürüyor her bakışında,

    Kan ağlıyor gözlerim kimi zaman,

    Şimdi yağmur olup yağmak vardı,

    Zindan gecelerde gül gibi açmak vardı,


    Vazgeçtim ben,

    Susuyorum,

    Ve ben yağmura yürüyorum
    "Ey ızdırap, anladım ki her şey seninle
    Sen Hakk'a giden yollarda vuslata vesile.."

+ Konu Cevaplama Paneli

Benzer Konular

  1. Beni Bekleyen Var mı?
    By muğlakgölge in forum Genel Edebiyat
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 07-05-2008, 20:01
  2. Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 04-03-2008, 18:52
  3. Beni Bekleyen Var mı?
    By Vuslat Rana in forum Genel Edebiyat
    Cevaplar: 5
    Son Mesaj: 23-09-2007, 01:47
  4. Keske Toprak olsaydım
    By Amine1 in forum Kurân-i Kerim
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 29-07-2007, 19:18
  5. Yağmur Bekleyen Çöl Gibiyim
    By Karayel in forum Şiir Defteri
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25-12-2006, 08:33

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok