+ Konu Cevaplama Paneli
Toplam 5 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 5 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Namazı geç kılanlara ibretlik hikaye

  1. #1
    Üye
    Status :necmettin38 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
    Üyelik tarihi: 06-02-2010
    Yaş: 20
    Mesajlar: 5
    necmettin38 Popülarite yok

    Namazı geç kılanlara ibretlik hikaye

    Anneannesinin sözleri yankılandı kulaklarında: ''Oğlum namaz hiç bu
    vakte bırakılır mı?'' Anneannesinin yaşı yetmişe dayanmış, ama ezan
    okunduğu vakit yerinden sıçrar, yaşından beklenmeyecek bir hızla
    abdestini alır ve namazını kılardı.

    Kendisi ise,nefsini bir türlü yenemiyordu. Ne oluyorsa, hep... namaz
    son dakikalara kalıyor, bu sebeple namazını alelacele eda ediyordu.
    Bunu düşünerek kalktı yerinden, gözü saate kaydı. Yatsı ezanının
    okunmasına on beş dakika kalmıştı. Başını her iki yöne pişmanlıkla
    sallastop, "Yine geciktirdim namazı." dedi kendi kendine.

    Kıvrak hareketlerle abdestini aldı ve daha elini yüzünü tam
    kurulamadan kendisini odasına attı. Mecburen, hızlı hareketlerle
    namazı eda etti. Tesbihatını yaparken anneannesini düşünmeden edemedi. "Bu halimi görse, tatlı-sert kızardı yine bana." dedi. Çok seviyordu onu ...Hele
    öyle bir namaz kılışı vardı ki, onu hep bir gökkuşağı hayranlığıyla
    seyrederdi. Namazda öyle bir mahviyeti vardı ki... hicabından renkten
    renge girerdi.

    O gün akşama kadar derse girmişti. Müthiş bir ağırlık vardı üzerinde.
    Duasını yaparken, başını ellerinin arasına alıp secdeye durdu.
    Namazdan sonra bir süre bu şekil tefekkür etmeyi severdi. Gözleri
    kapanır gibi oldu. "Ne kadar da yorulmuşum." dedi. Daldı gitti
    öylece....

    Kıyamet kopmuştu. Mahşeri bir kalabalık vardı. Her yön insanlarla
    doluydu. Kimi dona kalmış, hareketsiz bir şekilde etrafı izliyor; Kimi
    sağa sola koşturuyor, kimisi de diz çökmüş, başı ellerinin arasında
    bekliyordu. Yüreği yerinden fırlayacak gibi atıyor, adeta kafesinden
    kurtulmaya çalışıyor,soğuk soğuk terler döküyordu. Hayattayken
    kıyamet, sorgu sual ve mizan hakkında çok şey duymuş ve ahiret hayatı
    adına bu kavramlar kendisi için köşe taşı olmuşlardı. Ama mahşer
    meydanında ki ürperti, korku ve bekleyişin bu denli dehşet vereceğini
    düşünmemişti.

    Hesap ve sorgu devam ediyordu. Bu arada onun ismini de okudular.
    Hayretle bir sağa, bir sola baktı. "Benim ismimi mi okudunuz?" dedi
    dudakları titreyerek.....

    Kalabalık birden yarılmış, bir yol olmuştu önünde. İki kişi kollarına
    girdi. Mahşer meydanının vazifelileri oldukları belliydi. Kalabalık
    arasından şaşkın bakışlarla yürüdü. Merkezi bir yere gelmişlerdi.
    Melekler her iki yanından uzaklaştılar. Başı önündeydi. Bütün hayatı,
    bir film şeridi gibi geçiyordu gözlerinin önünden...." Şükürler olsun
    " dedi, kendi kendine ve devam etti; " Gözlerimi dünyaya açtım,Hep
    hizmet eden insanları gördüm. Babam sohbetlerden sohbetlere koşuyor,
    malını islam yolunda harcıyordu. Annem eve gelen misafirleri
    ağırlıyor,yemek sofralarının biri kalkıp, bir yenisi kuruluyordu. Ben
    ise, hep bu yolda oldum. İnsanlara hizmete çalıştım. Onlara Allah'ı
    anlattım. Namazımı kıldım. Orucumu tuttum. Farz olan ne varsa yerine
    getirdim. Haramlardan kaçındım. "Kirpiklerinden aşağı gözyaşları
    dökülürken, "Rabbimi seviyorum, en azından sevdiğimi zannediyorum."
    Diyordu. Ama bir yandan da "O'nun için ne yapsam az, Cennet'i
    kazanmama yetmez." Diye düşünüyordu.Tek sığınağı Allah'ın rahmetiydi.
    Hesap sürdükçe sürdü. Boncuk boncuk terliyordu. Sırılsıklam olmuş,
    zangır zangır titriyordu. Gözleri terazinin ibresindeki neticeyi
    bekliyordu. Sonunda hüküm verilecekti. Vazifeli melekler ellerinde bir
    kağıt, mahşer meydanında ki kalabalığa döndüler. Önce ismi okundu.
    Artık ayakları tutmaz olmuştu. Neredeyse yığılıp kalacaktı. Heyecandan
    gözlerini kapamış, okunacak hükme kulak kesilmişti.
    Mahşeri kalabalıktan bir uğultu yükseldi. Kulakları yanlış mı
    duyuyordu? İsmi cehennemlikler listesindeydi. Dizlerinin üstüne
    yığıldı. Hayretten dona kalmıştı." Olamaaaazzzz " diye bağırdı. Sağa
    sola koşturdu. "Ben nasıl Cehennemlik olurum? Hayatım boyunca hizmet
    eden insanlarla birlikte oldum. Onlarla beraber koşturdum. Hep rabbimi
    anlattım." Diyordu.

    Gözleri sağanak olmuş, titrek vücudunu ıslatıyordu. Vazifeli iki melek
    kollarından tuttu. Ayaklarını sürüyerek ve kalabalığı yararak
    alevleri göklere yükselen Cehennem'e doğru yürümeye başladılar.
    Çırpınıyordu. Medet yok muydu? Bir yardım eden çıkmayacak mıydı?
    Dudaklarından kelimeler kırık dökük, yalvarmayla karışık
    döküldü.."Hizmetlerim... Oruçlarım.... Okuduğum
    Kur'anlar......Namazım....Hiçbiri beni kurtarmayacak mı?" diyordu.
    Bağıra bağıra yalvarıyordu. Cehennem melekleri onu sürüklemeye devam
    ettiler. Alevlere çok yaklaşmışlardı. Başını geriye çevirdi. Son
    çırpınışlarıydı.

    Resülullah, "Evinin önünde akan bir ırmak içinde günde beş defa
    yıkanan bir insanı o ırmak nasıl temizler, günde beş vakit namazda
    insanı günahlardan öyle temizler." Buyuruyordu. "Oysa ki benim
    namazlarım da mı beni kurtarmayacak?" diye düşünüyordu.
    " Namazlarım.....Namazlarım....Namazlarım." diye diye hıçkırdı.
    Vazifeli melekler hiç durmadılar. Yürümeye devam ettiler; Cehennem
    çukurunun başına geldiler. Alevlerin harareti yüzünü yakıyordu. Son
    bir defa dönüp geriye baktı. Artık gözleri de kurumuştu. Ümitleri
    sönmüştü. Başını öne eğdi. İki büklüm oldu.

    Kollarını sıkan parmaklar çözüldü. Cehennem meleklerinden birisi onu
    itiverdi. Vücudunu birden bire havada buldu. Alevlere doğru düşüyordu.
    Tam bir iki metre düşmüştü ki, bir el kolundan tuttu.

    Başını kaldırdı. Yukarıya baktı. Uzun beyaz sakallı bir ihtiyar onu
    düşmekten kurtarmıştı. kendisini yukarıya çekti. Üstündeki başındaki
    tozu silkerek ihtiyarın yüzüne baktı.
    "Siz de kimsiniz ?" dedi.
    İhtiyar gülümsedi: " Ben senin namazlarınım."
    "Neden bu kadar geç kaldınız ?Son anda yetiştiniz. Neredeyse
    düşüyordum."dedi....
    İhtiyar yüzünü gererek, tekrar güldü; Başını salladı;
    " Sen beni hep son anda yetiştirirdin, ...hatırladın mı?
    Secdeye kapandığı yerden başını kaldırdı. Kan-ter içinde kalmıştı.
    Dışarıdan gelen sese kulak kabarttı. Yatsı ezanı okunuyordu.Bir ok
    gibi yerinden fırladı. Abdest almaya gidiyordu.

    alıntı...

    Mevla hakkıyla namazı eda edenlerden eylesin inşallah............

  2. #2
    Doçent
    Status :edepyolu isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
    Üyelik tarihi: 02-09-2009
    Yaş: 3
    Mesajlar: 739
    edepyolu Mükemmel üstü popülarite edepyolu Mükemmel üstü popülarite edepyolu Mükemmel üstü popülarite edepyolu Mükemmel üstü popülarite edepyolu Mükemmel üstü popülarite edepyolu Mükemmel üstü popülarite edepyolu Mükemmel üstü popülarite edepyolu Mükemmel üstü popülarite edepyolu Mükemmel üstü popülarite edepyolu Mükemmel üstü popülarite edepyolu Mükemmel üstü popülarite

    Mevla hakkıyla namazı eda edenlerden eylesin inşallah............[/QUOTE]

    Amin inş...Allah razı olsun.
    Madem ölüm birdefa gelecek neden
    ALLAH için olmasın...

  3. #3
    Doçent
    Status :Esad_i Yürek isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
    Üyelik tarihi: 02-09-2009
    Mesajlar: 715
    Esad_i Yürek Mükemmel üstü popülarite Esad_i Yürek Mükemmel üstü popülarite Esad_i Yürek Mükemmel üstü popülarite Esad_i Yürek Mükemmel üstü popülarite Esad_i Yürek Mükemmel üstü popülarite Esad_i Yürek Mükemmel üstü popülarite Esad_i Yürek Mükemmel üstü popülarite Esad_i Yürek Mükemmel üstü popülarite Esad_i Yürek Mükemmel üstü popülarite Esad_i Yürek Mükemmel üstü popülarite Esad_i Yürek Mükemmel üstü popülarite

    Alıntı necmettin38 Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    . Alevlere doğru düşüyordu.
    Tam bir iki metre düşmüştü ki, bir el kolundan tuttu.

    Başını kaldırdı. Yukarıya baktı. Uzun beyaz sakallı bir ihtiyar onu
    düşmekten kurtarmıştı. kendisini yukarıya çekti. Üstündeki başındaki
    tozu silkerek ihtiyarın yüzüne baktı.
    "Siz de kimsiniz ?" dedi.
    İhtiyar gülümsedi: " Ben senin namazlarınım."
    "Neden bu kadar geç kaldınız ?Son anda yetiştiniz. Neredeyse
    düşüyordum."dedi....
    İhtiyar yüzünü gererek, tekrar güldü; Başını salladı;
    " Sen beni hep son anda yetiştirirdin, ...hatırladın mı?

    Mevla hakkıyla namazı eda edenlerden eylesin inşallah............
    Amin Amin

    Rahman kıldıgımız namazlarımızı bir pacavra gibi yüzümüze vuran kullarından değil de, kıldıgımız namazlarımızınn bize şefaatcı olduğu kullarından eylesin cümlemizi inşaAllah
    Alllah'ım Gönlümde Olanı Hakkımda Hayırlı Eyle,Hakkımda Hayırlı Olanı Gönlime Razı Eyle.....

  4. #4
    "İstikbal Köklerdedir"
    Status :reis isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
    Üyelik tarihi: 15-10-2006
    Mesajlar: 2.866
    reis Mükemmel üstü popülarite reis Mükemmel üstü popülarite reis Mükemmel üstü popülarite reis Mükemmel üstü popülarite reis Mükemmel üstü popülarite reis Mükemmel üstü popülarite reis Mükemmel üstü popülarite reis Mükemmel üstü popülarite reis Mükemmel üstü popülarite reis Mükemmel üstü popülarite reis Mükemmel üstü popülarite

    Namazı son ana bırakmanın sakıncasını bir kaç kere bizzat yaşamışızdır.

    Mesela daha geçen sabah vaktinda uyanmama rağmen oyalanınca vaktin çıkmasına 15 dakika kala kalktık.

    Abdest alıp, Allahu Ekber deyip Namaza durduk. Tam Fatiha'yı okurken aniden bir tıkanılık. (Sünizit olduğu için aniden gelen yoğun geniz akıntısı).

    Affınıza sığınaraktan tam istifra edecekken namazı bozup lavobaya zor yetiştik. Tabi vakit çıktığı içinde Namaz kaçmıştı. Halbuki daha erken kalksaydık Namaz için vakit kalırdı.
    Ağlama Leylâ, mecnûn etme kendini...
    Dökme gözyaşını, gözümden düşüyorsun..!
    Delme dağları Ferhât..!
    Bu şirinlik kime..!?
    Yokluk madeninde, varlık mı arıyorsun?
    Kerem et Kerem’e Yâ Râbb..!
    Âşkın aslını göster...
    Her yan Züleyhâ dolu...
    Yusuf olmak; yürek ister...!!

  5. #5
    Kıdemli Üye
    Status :agbi isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)
    Üyelik tarihi: 02-11-2006
    Mesajlar: 5.587
    agbi Mükemmel üstü popülarite agbi Mükemmel üstü popülarite agbi Mükemmel üstü popülarite agbi Mükemmel üstü popülarite agbi Mükemmel üstü popülarite agbi Mükemmel üstü popülarite agbi Mükemmel üstü popülarite agbi Mükemmel üstü popülarite agbi Mükemmel üstü popülarite agbi Mükemmel üstü popülarite agbi Mükemmel üstü popülarite

    Namazı vaktinde kılıncı gelecek namaz a kadar Huzurlu oluyorum.

    Eğer zamanında kılmadıysam Huzursuzluk had safhada.

    ALLAH cc şükürler olsun Huzur uda vermesinden Huzursuzluğu da vermesinden.

    Ya Namaz kıldıktan sonra Huzur u tatmasaydık veya Namaz kılmadığımız zaman huzursuzluğu tatmasaydık.
    11.Ey iman edenler, bir kavim (bir başka) kavimle alay etmesin, belki kendilerinden daha hayırlıdırlar; kadınlar da kadınlarla (alay etmesin), belki kendilerinden daha hayırlıdırlar. Kendi nefislerinizi (kendi kendinizi) yadırgayıp-küçük düşürmeyin ve birbirinizi 'olmadık-kötü lakablarla' çağırmayın. İmandan sonra fasıklık ne kötü bir isimdir. Kim tevbe etmezse, işte onlar, zalim olanların ta kendileridir.

+ Konu Cevaplama Paneli

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok