+ Yeni Konu aç
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Nur cemaati'nde Okuyucular Grubu

  1. #1

    • Profesör
    • Offline

      Üyelik tarihi
      07-09-2009
      Yaş
      55
      Mesajlar
      963
      Konular
      81

    Standart Nur cemaati'nde Okuyucular Grubu

    Okuyucular Grubu
    Said Nursi 1960 yılında vefat ettikten sonra şuan "ağabeyler" denilen gurubun, Said Nursi'nin "Benim yerimde ve Nur’un şahs-ı manevisinin çok ehemmiyetli bir mümessili olmasından hiçbir cihetle gücenmemek elzemdir." iltifatına mazhar olan Hüsrev Altınbaşak ile arasında bir ayrılık meydana gelmiştir. Bu kişiler Zübeyir Gündüzalp'i kendilerine yol gösterici olarak belirlediler.Ancak,Nur Cemaatinin tarihi yapılanması konusunda önemli analizler içeren "karakalem" web sitesi başta olmak üzere bu konuda tarihsel analiz yapanlar tarafından, Said Nursi'nin vefatından sona nurculuğun önderliğinin bir süre ikili kollektif önderliğe dönüştüğü ifade edlmektedir.Bu ikili önderliği Zübeyir Gündüzalp-Av.Bekir Berk ikilisi olarak ifade edebiliriz.Son şahitler olarak anılan Said Nursi ile beraber olan nurculuğun ustaları, Cemaatin dışa açılımını ve sosyal iletişimini Av.Bekir BERK 'in ,iç yönelim ve dini bilgilerin ve Said Nursi esaslı önceki kuşak birikiminin aktarımının yetkilisinin ise Zübeyir Gündüzalp olduğu belirtilmektedir.Bu grup daha sonra İstanbul Cemaati olarak adlandırılmıştır.Ancak bu cemaat halen devam etmektedir.Siyasal literatürde ,1971 sıkıyönetim yargılamalarında İzmir Sıkıyönetim Mahkemelerindeki nurcular yargılanması;Avukat Bekir BERK ve arkadaşları(53 sanık)davası olarak adlandırılmıştır. Ana cemaat olan bu İstanbul Cemaatinin şu anda liderliğini ise 1992 yılında Av.Bekir berk in vefatından sonra son şahitlerden,kanaat önderi Mehmet Fırıncı yürütmektedir. Yazıcılar Arap harflerini ibadet görerek, risaleleri Arap harfleri ile yazdıklarından dolayı halk arasında yazıcılar ismini almışlardır. Okuyucalar grubu latin harfleri ile matbaada risalelerin seri olarak çoğaltılıp yayılmasından yanaydı. Said Nursi hayattayken bile, böyle bir bölünmeye sebep olmak isteyenlerden şöyle bahseder:

    Gizli düşmanlarımız iki plânı takib ediyorlar. Biri beni ihanetlerle çürütmek; ikincisi, mabeynimize bir soğukluk vermektir. Başta Hüsrev aleyhinde bir tenkid ve itiraz ve gücenmek ile bizi birbirimizden ayırmaktır. Ben size ilân ederim ki; Hüsrev'in bin kusuru olsa ben onun aleyhinde bulunmaktan korkarım. Çünki şimdi onun aleyhinde bulunmak, doğrudan doğruya Risale-i Nur aleyhinde ve benim aleyhimde ve bizi perişan edenlerin lehinde bir azîm hıyanettir. [Şualar, Osmanlıca asıl nüsha 540, Latince çeviri nüshası 444]

    1982 yılında anayasa referandumunda Okuyucular arasında bir bölünme daha oldu. Anayasa'ya evet diyen gruba Şûracılar, hayır diyen ve Yeni Nesil gazetesi ile temsil edildiği söylenen gruba ise Gazeteciler denildi.

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » GÖnÜl Yorgunuyum
    • » bazı full oyunlar
    • » uyan ey gözlerim gafletten uyan
    • » Benim Derdim Bana Yeter ...
    • » Sizden İzinsiz Bilgisayarınıza Kurulum...
    • » AKP'nin "Tabuları Yıkma Gecesi"nde...
    • » SahraNur tarafından şikayet edilen mesaj
    • » Murat Yazıcı tarafından şikayet edilen...
    • » 14 Şubat sevgİlİler gÜnÜ deĞİl,...
    • » Yürekleri Ferahlatmak Adına...........

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » Kulluk/ Ubudiyet
    • » yemişli ağaç taşlanır..
    • » 'Sarıklı Genç' turnusolu
    • » *.diyaloğun ilkelerini İslam alimleri ...
    • » Kusura Bakmayın ama Bu Vefasızlık Kabul...
    • » bir domatesin düşündürdükleri..
    • » *.Hakiki kuvvet Kur'an'dadır.*
    • » Bunalım gençliği
    • » Risale-i Nur'dan hakikat çekirdekleri
    • » Ali Ulvi Kurucu'dan Üstadımızın feragati
    EY MÜSLÜMAN; EHLISÜNNETE IYI SARIL, TAKLITLERINDEN KACIN...

    FORUMDA IDAMA (banlamaya) H A Y I R

    Allahin (c.c.) selami üzerimize olsun...

  2. #2

    • Profesör
    • Offline

      Üyelik tarihi
      07-09-2009
      Yaş
      55
      Mesajlar
      963
      Konular
      81

    Standart

    Merhum Av.Bekir BERK Ağabey

    1960 yılları sırasında bütün Anadolu'da “Nurcular” ın davaları devam ediyordu. Bu davaları takip edip, sanıkları savunan birkaç avukat vardı. Her avukat bu davalara girmek istemiyordu. Girmek isteyenlerin de, ilk defa karşısına çıkan bu davanın bitirilmesi için çok çalışması gerekiyordu. Bu sebeple, davaların hukuki yönünü iyi incelemiş, mevzuata bihakkın vakıf avukatlar, başka davalar girmiyorlar, bütün Türkiye’deki bu davaların müdafii olarak çalışıyorlardı.

    Nur davalarına giren Avukatların başında Bediüzzaman Said Nursi’nin avukatlığını da yapmış olan İstanbul Barosundan Avukat Bekir Berk geliyordu. Ayrıca, Isparta Barosundan Hüsamettin Akmumcu, Antalya Barosundan Gültekin Sarıgül, İzmir’de Necdet Doğanata vardı. Daha sonra Hakimlikten emekli Av. Suudi Reşat Saruhan da (Rize eski Milletvekili) davalara girmeye başladı.

    Bekir Berk bu davalardan sonra artık NUR AVUKATI olarak Anadolu’daki bütün davalarda müdafi olarak hazır bulundu. Kar, kış, yağmur, çamur O’nu hakkı savunmadan alıkoyamadı. Bazen uçakla, bazen otobüsle bazen da at arabası ile binlerce kilometre yolu aşarak, yüzlerce davaya girdi. Nurcular aleyhine açılmış bir davada, Avukat Bekir Berk bulunmasın mümkün değildi. Türkiye’deki savcı ve hakimlerin büyük kısmı kendisini bu davalarda tanıdılar.

    Bekir Bey ve diğer avukatlar Risale-i Nur Talebelerinin davaları dışında, diğer dini cemaat mensublarının davalarına da giriyorlardı. Mesela Süleymancıların, tarikat mensuplarının davaları da arada bir çıkıyordu.

    O müdafaalarını yaparken, aynı zamanda Nur Risalelerini ve Bediüzzaman’ı da anlatıyor, tanıtıyordu. Gittiği her şehirde dava öncesi veya sonrası, Mülki ve adli erkândan birileri muhakkak O’nunla görüşür, Nur Talebeleri konusunda menfi-müspet tartışırlardı. Gittiği yerlerde mutlaka ileri gelenleri ziyaret eder, güler yüzüyle onlara bir şeyler anlatmaya çalışırdı.

    Bekir Berk, Milliyetçiler Derneği Başkanı olarak popüler bir Gençlik lideri idi. Birçok sosyal aktivitede lider olarak bulunuyordu. 1958 yılında Bediüzzaman’la tanışarak, O’nun avukatlığını üstlendi. Afyon Mahkemesinde yaptığı müdafaa, hukuk tarihine altın harflerle yazılacak kıymettedir. O’nun Bediüzzaman’la görüşmesini, Mustafa Sungur ağabey şöyle anlatıyor:

    Bekir Berk’in Bediüzzaman’la görüşmesini, Mustafa Sungur şöyle anlatıyor:

    “Bekir Berk Bey gelmişti. Allah rahmet eylesin. Üstad üç defa ‘Nurun en büyük kahramanı, Nurun en büyük kahramanı, Nurun en büyük kahramanı’ diye tekrarladı. Sonra da ‘Kardeşim Bekir’ dedi ‘sende üç cihet var. Bir, Nur talebesi, bir de vekilimsin. Bir cihet daha var, onu şimdi söylemeyeceğim’ demişti.”
    EY MÜSLÜMAN; EHLISÜNNETE IYI SARIL, TAKLITLERINDEN KACIN...

    FORUMDA IDAMA (banlamaya) H A Y I R

    Allahin (c.c.) selami üzerimize olsun...

+ Yeni Konu aç

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67