+ Yeni Konu aç
5 sonuçtan 1 ile 5 arası

Konu: HAREMLİK ve SELAMLIK NİÇİN GEREKLİ (Ayet ve Hadis)

  1. #1

    • EHLİ SÜNNET VEL CEMAAT
    • Offline

      Üyelik tarihi
      23-07-2007
      Yaş
      32
      Mesajlar
      382
      Konular
      35

    Standart HAREMLİK ve SELAMLIK NİÇİN GEREKLİ (Ayet ve Hadis)

    Eüzübillahimineşşeytanirracim Bismillahirrahmanirrahim

    HAREMLİK ve SELAMLIK

    İslam'ın aile yapısı "Haremlik ve Selamlık" kaidesi üzerine bina olunmuştur. Bu kaide müslüman bir aileyi diğerlerinden (gayri müslimler ve ataist kafirlerden) ayıran bir alamettir.
    Haremlik selamlık emri keyfi bir uygulama olmayıp, kitap,sünnet,icma ile sabit olan bir emirdir.
    Dinimiz doğacak olan neslin sağlam olmasına önem vermiş ve zinaya teşvik edecek her yolu kapatmıştır.
    İslamın emrettiği tesettürü tatbik edemediğinden dolayı, "Haremlik-Selamlık" emrini kalplerinin temiz olduğu-nu(!) ileri sürerek gereksiz gören kimseler tabiki zinaya götüren sebeplere ve zinaya düşeceklerdir.
    Bu risale de "Haremlik-selamlık" mevzuu ayet ve hasilerle açıklanmış,ayrıca mevzunun tesettür ve zina ile alakalı olması hasebiyle "tesettür" ve "zina" mevzularına da değinilmiştir.
    Çıplaklık; ahlakın bozulmasına,kadın-erkek karışımına, kadın-erkek karışımı da zinaya götürürür.
    Zinanı dünyada başa getirdiği belaları hergün gözlerimizle görüp müşahade ediyoruz. Ahiretteki mesüliyeti de Cehennem azabıdır.

    Enes Uner Şubat 2007 İslamda Tesettür Haremlik ve Selamlık Kitabı giriş bölümü


    HAREMLİK ve SELAMLIKLA ALAKALI AYETLERİN AÇIKLAMASI

    "Birde onun zevcelerinde lüzumlu bir şey istediğiniz vakit perde arkasından isteyin. Bu hem sizin kalpleriniz hemde onların kapleri için daha temizdir." (Ahzab Suresi 53. ayet)

    Bu ayetin bize anlattığı hüküm ve emir, kadınlarla karışmamak (bir arada bulunmamak) ve onlarla konuşma adabındaki ölçüdür.

    AYETİN NÜZÜL SEBEBİ

    Buhari, Ömer b. Hattab (r.a.)'dan şöyle rivayet ediliyor
    Ömer (r.a.):
    "Ya Resulullah! (s.a.v.) evinize iyi adamlar da,kötü adamlar da geliyor. Mü'minlerin annelerine emretsenizde örtünseler.Bu daha hayırlı olur dedim.
    Bunun üzerie bu ayet nazil olmuştur.Bu ayet Ömer!in (r.a.) görüşlerine muvafık olarak inen ayetlerden biridir.

    AYETİN TEFSİRİNDEKİ İNCELİK

    "Bu hem sizin kapleriniz hemde onların kalpleri için daha temizdir" ayeti göz ile kalp arasında bir bağlantı olduğunu göstermektedir. Göz arzuların yolu,bakışta şehvetin elçisidir. Göz görmedikçe kalp istemez öyleyse göz görmediği zaman kalp daha temiz olur,fitne ortaya çıkmaz.

    BU AYETTEKİ HİCAB EMRİ YALNIZ RESULULLAH'IN ZEVCELERİNE Mİ YOKSA BÜTÜN KADINLARA MIDIR?

    Hicab kelimesi perde; ve kadın-erkek arasında sınır anlamında kullanılır. Bu ayeti kerime her ne kadar Resulullah (s.a.v) zevceleri hakkında nazil olmuşsa da hükmü bütün mü'min kadınları içine almaktadır. Çünkü bu hükümler toplumun ahlak kuralları,ilahi irşad yollarıdır ki, bunlarda bütün halk eşittirler.
    Yabancı kadın ve erkeklerin bir arada bulunmaması,yabancı bir kadından bir şey isteneceği zaman perde arkasından istenmesi yalnız Resulullah (s.a.v) zevcelerine mahsus değil,bütün mü'min kadınlara ait umumi bir hükümdür.
    Resulullah (s.a.v) zevceleri mü'minlerin anneleri olduğu halde yabancı erkeklerle bir arada bulunmamaları onlardan bir şey isteneceği zaman perde arkasından istenmesi, düğer mü'min kadınlarında yabancı erkeklerle bir arada bulunmalarının,onlarla konuşmalarının caiz olmadığına delalet eder.
    Çünkü her zaman ve her yerde ahlaki fitne kadınlarla erkeklerin İslami kurallar dışında bir arada bulunmalarından doğmaktadır

    (Ahkam Tefsiri M.A. Sabuni)

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » Veys El-Karani'nin Evradından Bir Kısım
    • » Bir caminin gölgesindeki ikiyüzlüler‏
    • » En son yazan üyeye bir öğüt/tavsiye ver...
    • » Hayat Ağacı
    • » Cemaleddin Afgani
    • » -şimdi Seni Benim Elimden Kim...
    • » Avant Browser 11.8 Build 1 - İnternet...
    • » Dr. Muzaffer Kuşhan, zayıflamanın...
    • » Mükemmel Fotoshop
    • » Şifa Deposu Meyve İncir

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » Kur'an
    • » Gözardı Edilen Kuran Hükümleri
    • » Camide Kuran Dinleme Adabını Biliyor...
    • » (LA TAHZEN)Üzülme!Allah bizimle beraber!
    • » Kur'an ve Yönetim....
    • » Kur'an ı Bolca Okumalıyız, Ama Nasıl...
    • » Rivayetlere Göre Kur'an ı Anlamaya...
    • » Duha Süresi
    • » Nisa Suresi 34. Ayet
    • » Kur'ân-ı Kerim'de Vahdet Kavramı
    " De Korkma Müslümanım Göğsün İmanla Dolsun, İRTİCA İslam İse Başımın Tacı Olsun"
    Şehid Hızır Ali Muratoğlu (k.s.)

    Nakşibendiyye74 (27-07-2013) Bunu beğendi

  2. #2

    • EHLİ SÜNNET VEL CEMAAT
    • Offline

      Üyelik tarihi
      23-07-2007
      Yaş
      32
      Mesajlar
      382
      Konular
      35

    Standart

    amin kardeşim inşaAllah
    " De Korkma Müslümanım Göğsün İmanla Dolsun, İRTİCA İslam İse Başımın Tacı Olsun"
    Şehid Hızır Ali Muratoğlu (k.s.)


  3. #3

    • Doçent
    • Offline

      Üyelik tarihi
      17-11-2006
      Mesajlar
      560
      Konular
      8

    Standart

    NUR 61 – Görme özürlü, topal veya hasta gibi özürlülerin sizin evlerinizden yemek yemelerinde mahzur olmadığı gibi, sizin de eşlerinize yahut çocuklarınıza ait evlerinizden, babalarınızın evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek kardeşlerinizin, kız kardeşlerinizin evlerinden, amcalarınızın evlerinden, halalarınızın evlerinden, dayılarınızın evlerinden, teyzelerinizin evlerinden yahut anahtarları size bırakılıp sahip çıkmanız istenen yerlerden veya arkadaşlarınızın evlerinden yemek yemenizde mahzur yoktur. İster toplu, ister ayrı ayrı yemenizde de sakınca yoktur. Evlerinize girdiğiniz zaman Allah katından kutlu, feyizli ve bereketli bir iyi dilek temennisi olarak birbirinize selâm verin!İşte Allah size âyetlerini böylece açıklıyor.Umulur ki düşünüp hikmetini anlarsınız.

    Bu ayete göre haremlik selamlık uygulaması serbest olduğu anlaşılıyor.
    EN'ÂM SÛRESİ (51) Kendileri için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir şefaatçi bulunmaksızın, Rab'lerinin huzurunda toplanmaktan korkanları, Allah'a karşı gelmekten sakınsınlar diye, onunla (Kur'an ile) uyar.

  4. #4

    • EHLİ SÜNNET VEL CEMAAT
    • Offline

      Üyelik tarihi
      23-07-2007
      Yaş
      32
      Mesajlar
      382
      Konular
      35

    Standart

    Zeygue kardeşim aynı Nur Suresinin 31 ve 32 ayetlerinde mümin erkek ve mümin kadınların gözlerinin haramdan sakınmalarını kendilerine haram olan erkek ve kadınlara bakmamalarını söyleyen Rabbimiz kadın erkek karışık oturmamıza nasıl müsade eder? Yine bir kadının hangi erkeklerin yanına çıkabileceği hangi erkeklerin yanına çıkamayacağı yazıyor Nur Suresi ve Ahzab suresinin tefsirlerinde daha dikkatli okumanızı rica ederim ve ayrıca tefsir okumanızı rica ederim. Nur 61. ayetinin de tefsirine bakınız mealden hüküm çıkarmanız doğru değil çünkü Nur 61 'de anlatılan konu sizin anladığınız konu değil tamamen başka bir mevzuu hakkında inmiştir. Nur Suresi ve Ahzab Suresinin Tefsirlerini özellikle okursanız kadın ve erkeklerin nelere dikkat etmesi gerektiği yazıyor.

    Bunu anlamak için de Tefsire bakmanız lazım, veya hüküm çıkarabilmek için alim olmamız gerekir her ikisinide yapmıyorsanız bir alime danışmalısınz.İşte bizim en büyük eksiğimiz tefsir okumadığımız içindir ayetlerin mealinden hüküm çıkarmak çok yanlıştır, biz ne bir müfessir nede müctehit bir alim değiliz.
    Biz ancak Alimlerin çıkardığı hükümlerle ,yani Kitap,sünnet,icma ve kıyasla amel edebiliriz. Ayetlerin mealinden islamı anlamak zordur Tefsir de bunun için gereklidir yani Kur'an-ı tam anlamıyla anlamak içindir. Sahabe efendilerimiz bile tam anlayamadıkları ayetleri Tefsir etmesi (açıklaması) için Peygamberimiz (s.a.v.)'e sorarlardı.
    Ayrıca bu emir kitap,sünnet,icma ve kıyasla sabittir, haremlik ve selamlık vardır, ayette de anlaşıldığı üzere Efendimiz s.a.v hanımları bu emirle birlikte yabancı erkeklerle mahremi olmayan erkeklerle perde arkasından konuşmuş onlarla bir arada bulunmamışlardır.
    Alimlere danışmanızı veya tefsir okumanızı rica ederim burada lüzümsuz tartışmalara yol açmamak için Kur'an-ı kendi anladığımız gibi değil Alimlerimizin müfessir ve müctehit imamlarımızın çıkardığı hükümleri burada yazmak en doğru olanıdır. Kur'an ne size nede bana göre inmedi Kur'an Allah ve Resülünün emrettiği gibi bizlere hayatımızda uygulamak ve teslim olamız için indi.
    Dikkat ettiyseniz ben Tefsir den yazdım kaynağını da verdim, siz ise ayetin meailinden yazdınız ve Haşa Allah ve Resülü adına karar verip haremlik selamlığı serbest kılmak böyle bir emir yok der gibi bir durum ortaya çıkmış olur , bu da çok yanlıştır insanı iman dairesinden çıkarır lütfen Allah rızası için bir alime danışınız veya Tefsir okuyunuz , Ehli Sünnet bir alime sorunuz veya Ehli Sünnet alimlerin eserlerini okuyumuz.
    Konu ((MUHAMMED)) tarafından (30-07-2007 Saat 12:36 ) değiştirilmiştir.
    " De Korkma Müslümanım Göğsün İmanla Dolsun, İRTİCA İslam İse Başımın Tacı Olsun"
    Şehid Hızır Ali Muratoğlu (k.s.)


  5. #5

    • Bir Garip Yolcu
    • Offline

      Üyelik tarihi
      05-02-2011
      Mesajlar
      2.700
      Konular
      1006

    Standart

    Kime nasıl güveneceğimizi şaşırdık doğrusu. Mesela ehli Sünnet olarak bildiğimiz, insanlara keyfine göre değil, İslamın emrine göre fetva verdiğine inandığımız Faruk Beşer, internet sitesinde belki bilerek, belki bilmeyerek bir yanlışa imza attı. Biz samimiyetine inandığımız için bunun bir hata olduğunu kabul ediyoruz ama bu yanlışı düzeltmeye mecburuz.

    HAREMLİK SELAMLIK OSMANLIDAN KALMIŞ!

    Ziyaretler ve Haremlik-Selamlık başlığı altında “1- Akrabamız İslam’ı usullere göre yaşamıyorsa (örneğin haremlik-selamlık kuralına uymuyorsa ) ziyaret edelim mi? 2- Akrabamız (cahilliğinden veya bilerek) İslam düşmanı ise ziyaret edelim mi? 3- Akrabamız Müslüman olmasına rağmen yaşantısı bir kâfirin ki ile aynıysa ve hatta daha beterse ziyaret edelim mi? 4- Bütün bu bahsettiğim özellikleri taşıyan akrabalara gerekli uyarı ve nasihatleri yaptığımız halde fayda etmezse ziyarete devam edelim mi? Bu sorduğum sorular komsular için de geçerlidir.”

    Sorulan bir sorunun cevap kısmında lafı haremlik selamlığa getirip şöyle diyor:

    “Haremlik selamlık İslam’ın bir emri değildir. Uzun süren oturmalarda ve sohbetlerde, rahat olabilmek ve hoş olmayan davranışlardan korunmak için, özellikle Osmanlı döneminde alınmış bir tedbir ve tercihtir. Doğrusu İslam ahlakı açısından fena da değildir, tercihe şayandır. Ancak bunu İslam’ın bir emri gibi görüp, kadınla erkeğin bir arada bulunamayacağını söylemek ve bunu dinin bir vazgeçilmezi kabul etmek doğru değildir. İslam’ın kadından da erkekten de istediği bir örtünme/tesettür tarzı vardır, her iki taraf da bunun esas şartlarını yerine getirdikten sonra, halvet, gibi, ten teması gibi, laubalilik gibi diğer mahzurlar da bulunmadıktan sora bir mekânda olmalarının şerî bir engeli yoktur. Mesela, oturup beraber yemek yiyebilirler.”

    HAREMLİK SELAMLIK

    Faruk Beşer Hocaefendi, haremlik selamlığın Osmanlı’dan geldiğini söylemiş. Allah’u Teala Ahzab Suresinin 53. Ayetinde ise şöyle buyuruyor: “Peygamber’in hanımlarından bir şey istediğiniz zaman perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz, hem de onların kalpleri için daha temiz bir davranıştır.”

    Burada Müminlere verilen ölçü şudur: “Yabancı bir erkek kendisine na mahrem olan bir kadın ile irtibata geçecek ise mümkün mertebe arada bir perde, bir engel olmalı.”

    Kadınların ve erkeklerin ayrı ayrı oturmalarına haremlik, selamlık denmiyor mu?

    Peki, ayette belirtilen bu ölçü nedir? Haremlik selamlık değil midir? Ne fark var? Osmanlı, bunu sosyal hayata uyarladığı için “haremlik, selamlık” ismi vermiş ise hüküm değişir mi?

    Haremlik selamlık İslamın emri değildir demek büyük bir yanlıştır.

    KÖR ADAM İLE OTURMAYI YASAKLADI!

    Haremlik-selamlık tatbikatı; gözleri haramdan korumak ve nesil emniyetini muhafaza etmek için zaruridir. Ümmü Seleme (Radıyallahu Anha) validemizden rivayete göre bu tatbikat bizzat Peygamber (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz tarafından yapılmıştır. Şöyle ki:

    Hicab, örtünmek ayet-i kerimesi geldikten sonra, Ben ve Meymüne Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimizin yanında otururken, kör olan Abdullah İbni Mektûm (Radıyallahu Anh) yanımıza çıkageldi. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz bize:

    - Perde arkasına çekilin, buyurdu. Biz:

    - Ey ALLAH\’ın Resûlu!… O kör değil mi? Bizi ne görür, ne tanır, dedik. Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz:

    Siz de kör müsünüz? Onu görmüyor musunuz?” (Ebu Davud; No:Libas:37; No: 4112, 2/460)

    Resulüllah Efendimiz’in koyduğu ölçüye bakın Müslümanlar. “O sizi görmüyor ama siz onu görüyorsunuz”

    Bakınız Fıkıh Üstadı Mehmet Talu Hocaefendi bu konuyu ele alırken ne diyor:

    Bazıları da diyorlar ki: Kadın tesettürlü olduktan sonra erkeklerle bilhassa akrabalarla, birbirlerine nikahları düşenlerle bir arada oturmalarında sakınca yoktur, oturabilirler, karşılıklı konuşabilirler.

    Böyle bir düşünce tarzının yanlışlığı ortadadır. Kadın-erkek bir arada bulunduktan sonra açıklıktan, kapalılıktan söz etmek lüzumsuzdur. Kadın, evinde veya evinin dışında kocasının arkadaşını karşılar onunla sohbet eder, tartışır ve çay, yemek vesaire gibi ikramlarda bulunur ve tokalaşırsa o kadının açık veya kapalı olmasında çok bir farklılık sayılmaz. Zira ALLAH birini erkek birini kadın yaratmış birbirine karşı meyil ve arzulu yapmıştır. Bu kanunu değiştirmeye kimsenin gücü yetmez.

    Dünya üzerinde malum olduğu üzere kadında utanma duygusunun, erkekte de kıskanma mefhumunun yok olması sebeplerinden biri de Haremlik-Selâmlık konusuna riayetsizliktir. Zeyd b. Eslem (Radıyallahu Anh) den rivayete göre Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz:

    “Kıskançlık imandandır”(Beyhekî, Şuabu’l-İman, 7/411, NO:10797) buyurdu. Bunun üzerinde çok titiz olmak lazımdır. Çünkü şeref kıskançlıkla orantılıdır. Ebû Cafer (Radıyallahu Anh) den rivayete göre Resûlullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) Efendimiz:

    “Ben gayyûrum. İbrahim (Aleyhisselam) da gayyûr idi. Gayyûr olmayan yani karısını kıskanmayan bir kimsenin şüphe yok ki, kalbi hastadır.”( İbn-i Ebi Şeybe, Nikah: 270, No: 7, 3/467) buyurdu. Bu hususta en iffetli yol, kadının yanına erkeğin girmemesi, kadının da erkek cemaatine çıkmamasıdır. Başka bir ifade ile Haremlik-Selâmlık kuralına uymaktır. Müslümanlığımız da bunu gerektirir.

    UYANIK MÜSLÜMAN OLALIM!

    İnşallah bu konu anlaşılmıştır. Haremlik Selamlık uygulamasının aslı Peygamberimize dayanmaktadır ve kadının tesettürlü erkeğin kör olması bile beraber bir mecliste oturmalarını caiz kılmamaktadır.

    Faruk Beşer Hocaefendi’ye de bu yazısını sitesinden kaldırmasını ve düzeltme mahiyetinde bir metin koymasını tavsiye ediyoruz. Allah’u Teala muhafaza buyursun Müslümanların zihninde oluşacak bir bulantının vebalini ahirette çekmek zor olacaktır.

    www.ismailaga.info
    - Ey yolcu nereye ?

    - Uzağa uzağa.....

    Kafkas Kartali (08-07-2012) Bunu beğendi

+ Yeni Konu aç

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67