+ Yeni Konu aç
Sayfa 1/12 1234511 ... SonSon
67 sonuçtan 1 ile 6 arası

Konu: Sakal kesmenin hükmü nedir?

  1. #1

    • EHLİ SÜNNET VEL CEMAAT
    • Offline

      Üyelik tarihi
      23-07-2007
      Yaş
      32
      Mesajlar
      382
      Konular
      35

    Standart Sakal kesmenin hükmü nedir?

    Tarih : 01.03.2007 Şerefiye Sordu :
    Soru :
    Sakal kesmenin hükmü nedir?
    --------------------------------------------------------------------------------
    Cevap: Bismillahirrahmanirrahim
    Sakalın kökünden tıraş edilmesinin meşruluğuna işaret eden hiçbir rivayet bulunmamaktadır. Sevgili Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin sahih hadislerinde sakalların tabii halleri üzere terk edilmesi ve uzatılması emredilmektedir. Bu konudaki hadis-i şeriflerden bazıları şunlardır:
    “Abdullah İbn-i Ömer (R.A)’den rivayete göre Nebi (S.A.V.): Bı-yıkları tıraş edin, sakalları bırakın buyurmuştur.”
    “On şey vardır ki bunlar fıtrattandır: Bıyığı kesmek, sakalı uzat-mak, misvak kullanmak, burna su çekmek, tırnak kesmek, mafsallarını yıkamak, koltuk altını yolmak, kasıkları tıraş etmek ve suyla taharetlen-mek, istinca.”
    Görüldüğü üzere hadis-i şeriflerde hem bıyıkların kısaltılması ve hem de sakalların uzatılması emredilmektedir. Bu nedenle fahihlerin ço-ğunluğu, sakalların uzatılmasının emredilmesinden dolayı sakalı kökün-den tıraş etmenin haram olduğuna hükmetmişlerdir. Sakalı kökünden tı-raş etmeye cevaz veren hiçbir fakih yoktur. İşte bazı muteber fıkıh kitap-larımızdan konuyla ilgili hükümler şunlardır:
    “…Kişinin sakalını kesmesi, erkeğin kadına benzemesi helal olma-dığı gibi helal değildir. Bu sebeple, erkeğin sakalını tıraş etmesi kadına benzemek olduğu için haram olmuştur.”
    “…Erkeğe sakalını kesmesi haramdır.”
    “…Yüzden tüyü izale etmek haramdır. Ancak kadının sakal ve bı-yıkları çıkarsa, kesmesi haram olmaz. Bilakis müstehaptır.”
    “…Muhakkak ki sakal erkeğin süsüdür. Sakal yaratılışın tamamın-dandır. Dış görünüşte erkek sakal ile kadından ayrılır. Sakal hiçbir zaman çirkin olmamıştır. Çünkü sakallı olan, her zaman hürmet, saygı ve tazim görür.”
    Metin ve mealleri verilen hadis-i şerifler ve muteber fıkıh kitapla-rımızdan nakledilen fetvalardan anlaşılmaktadır ki: Sakalı kökünden tıraş etmek haramdır.
    Sakal, Allah Teâlâ’nın dininden bir cüzdür. Sakal fıtridir. Yani ya-ratılış icabı erkeklerde bulunması gerekli olan bir kılıktır. Sakal, erkeğin alâmetifarikasıdır. Yani erkeği kadından ayıran en büyük özellik ve ayrı-calıktır. İslam dininin lanetlediği konuların en başında da erkeğin kadına, kadının da erkeğe benzemeye çalışması gelir.
    Bir erkeğin sakalını kesmesi, yaratılışı bozmaktır, fıtrata müdahale etmektir. Bunun altında yaratılış şeklini beğenmeme kastı aranır ki, bu insanı küfre sokabilir.
    Erkeğin tabii hali sakallı halidir. Sakal önceki peygamberler ve ümmetlerde de mevcut idi. Başta Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz olmak üzere tüm peygamberler sakallı idi. Ayrıca tüm sahabe-i kiram ve tabiin de sakallı idiler. Bütün bunlar bizlere sakalsızlığın asla caiz olma-dığının delilleridir.
    Sakal, bütün peygamberlerin, bütün sahabe ve Salih ümmetlerin it-tifak ettiği bir konu olduğu gibi ve ayrıca Hz.Peygamber (S.A.V.) Efen-dimiz ümmetine sakallarını salıvermesini emretmiştir. Bu nedenle Müs-lüman her erkek, sakalını salıvermek zorundadır.
    Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin sözleri ve işlerinden gaflet olmak, haram hükmüne muhalif olan ameldir. Binaenaleyh yüzümüzün nuru, Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin sünneti, hayâ perdesi, ümmet-lik nişanesi olan sakalı bırakmak lazımdır. Bunu kesip atmak büyük gaf-let ve cahilliktir, fıtrattan ayrılmaktır. Sakalı kesmek Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin şekil ve şemalinden çıkmaktır. Allah’ın Resulü sa-kalını hiç kesmemiştir.
    Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz sakalsız elçilerden tiksinirdi. Bir seferinde, huzuruna çıkan Yemen elçilerinin sakalsız hallerini görün-ce tiksinmiş ve yüzünü çevirmiştir.
    Yarın Allah Teâlâ’nın huzurunda toplanacağına, Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimiz ile karşılaşacağına, O’nun kıyamet günü ümmetine şefaat edeceğine inananlar, acaba bu olaydan hiç mi endişe duymuyorlar? Hz.Peygamber (S.A.V.) Efendimizin kendilerinden nefret edebileceğini, yüzünü çevirebileceğini hiç düşünmezler mi?

    Mehmet Talu ( http://www.tereke.org )

    ALINTIDIR

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » leyl!fer tarafından şikayet edilen mesaj
    • » *.Hatem Bilgili: Allah dostuna hakaret...
    • » Kendi Dilini Konuşmak
    • » Veda
    • » Sakın !...
    • » Kaza Anında Çocuğunuzu Kucağınızda...
    • » Kalbi olanlar, kışın yün çorapsız...
    • » Zaman gazetesinde 'beddua yakışmadı'...
    • » Ey Izdırap anladım ki her şey seninle
    • » Kırılış

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » Aklimi kurcaliyo..
    • » Az yeme ve içmenin faydaları nedir?...
    • » firavun imanı sahihmidir
    • » Mahşerdeki bedenimizle dünyadaki...
    • » Su içme adabı ve ayakta su içmek...
    • » Kadınların ve erkeklerin hamama...
    • » İbnu Teymiyye Neden Cezalandırıldı?
    • » sünnete uygun saç nasıl olmalıdır
    • » Herkes ecelİyle ÖlÜr
    • » Kerahet Vakti Nedir?
    " De Korkma Müslümanım Göğsün İmanla Dolsun, İRTİCA İslam İse Başımın Tacı Olsun"
    Şehid Hızır Ali Muratoğlu (k.s.)

    Kafkas Kartali (08-11-2012) Bunu beğendi

  2. #2

    • Kıdemli Üye
    • Offline

      Üyelik tarihi
      13-08-2007
      Mesajlar
      3.636
      Konular
      142

    Standart

    ancak günümüzde artık sakallı hiç devlet kurumunada giremiyoruz ve çoğu özel sektörde sakallı kabul etmiyor. bir polis sakal bırakamaz bir öğretmen sakal bıraksa mesleğinden olur.

  3. #3

    • Bir Garip Yolcu
    • Offline

      Üyelik tarihi
      05-02-2011
      Mesajlar
      2.700
      Konular
      1006

    Standart

    Sakalı kesmenin hükmü nedir?

    Hanefîlere göre; erkeğin sakalını kesmesi haramdır. Bütün sakalı kazıtmak Hint Yahudileri ile Acem Mecusîlerinin işidir. (İbn-i Âbidîn; el-Cezîrî; Celal Yıldırım)
    Peygamber Efendimiz bıyığı tıraş etmeyi ve sakalı bırakmayı emretmiştir. Bir hadîs-i şerifte “sakallarınızı salıverin” buyrulmuştur. İmam Muhammed, Ebû Hanife’den naklen; “Salıvermekten maksat; sıklaşıp çoğalıncaya kadar sakalı bırakmaktır.” demiştir. (Müslim) (el-İhtiyâr; Celal Yıldırım)

    Şafiîlere göre; sakalı kazımak mekruhtur. (İmam Şafiî’den gelen bir rivayette ise haramdır.) (el-Cezîrî; Celal Yıldırım)

    Mâlikîlere göre; sakalı kazımak haramdır. (el-Cezîrî; Zuhaylî)

    Hanbelîlere göre; sakalı kazımak haramdır. (el-Cezîrî; Zuhaylî; Celal Yıldırım)


    SAKAL KESME HAKKINDA MEZHEP

    SAHİPLERİNİN FETVALARI

    Dört mezhep sahibi imamlar ve diğer büyük zatlar sakalı kesmenin haram ve kesenin de fâsık olduğu görüşündedirler. «EL-Menhelü’l-azbü’l-Mevrûd, fi şerh-i Sünen-i Ebî Dâvûd» sahibi Şeyh Mahmûd el-Hattâb der ki:
    «Bundan dolayı sakalı kesmek, Müslümanların müctehid imamları olan Ebû Hanîfe, Mâlik, Şâfiî, Ahmed ve diğer zatlar indinde haram kabul edilmiştir».
    Yine der ki: «Haram hakkında hadîslerin iktizasına göre sarîh olarak hüküm çıkarmayı kasdeden fukahanın sözleri, onların gereğince amel edilmesi içindir. Çünkü mükellefe bilhassa ehl-i ilme vâcip olan, Resûlullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) ın lisanı üzere vârid olan hükümlerle amelden çıkmamasıdır». Yine der ki: «Bu zamanda ilimle meşgul olanların çoğu sakallarını kestiler, bıyıklarını uzatıp çoğalttılar; içlerinden bazıları kâfirlere benzeyip bıyıklarının uçlarını aldılar, burunlarının alt kısmını çoğalttılar (uzattılar); böylece cahillerin çoğu da onlara aldanıp kandılar».
    İbn-i Hazm «Muhallâ» da şöyle der: Bıyıkları kesmek (kırkmak) ve sakalı uzatmak (bırakrnak) farzdır. Buna delil olarak da İbn-i. Ömer (r.a.) ın merfûan rivayet ettiği şu hadîsi getirmiştir:

    خا لفوا المشركين ووفروا اللحى واحفواا لشوارب.

    «Müşriklere muhalefet ediniz; bıyıkları (nızı) gayet kısaltınız ve sakalları (nızı) uzatın (bırakın) ız».
    «El-İbdâ’ fi madârril-ibtida» sahibi de şu delilleri serdeder: Dört mezhep sahipleri sakalı gür ve sık bırakın vücubu ve onu kesmenin haramlığı hususunda ittifak etmişlerdir.
    Birincisi: Hanefî mezhebi “Ed-Dürrü’l-Muhtar” da şu görüşlere yer verir: Bir Müslümana sakalını kesmesi haramdır. «Nihâye» de açıklanmıştır ki: “Kabza (kubza-bir tutam) dan fazla olanı kesmek vaciptir. Fakat bir kabza, (tutam) dan aşağı alınmasını, kesilmesini -bazı mağriblilerin (Faslı vs.) ve kadınımsı (hareketli -yaşayışlı) erkeklerin yaptığı gibi- hiçbir kimse mübah görmemiştir. Saka1ı tamamen almak Hindli Yahûdilerin ve eâcim (gayr-i müslim) Mecûsîlerin işidir».
    «Daha yukarı (fazla) sını almak vaciptir, Resûlullah (Sallallahu aleyhi ve sellem) den böyle nakledilmiştir ve şöyle demiştir: «O (Sallallahu aleyhi ve sellem) sakalını eninden boyundan alırdı» (1). Bunu İmam Tirmizî «Câmi» inde rivayet etmiştir. Bunun benzeri Hanefî kitaplarının ekserisinde de mevcuttur».
    Bir kabza (kubza - tutam) dan fazlasına ait hüküm önceden geçti. Hiçbir kimse onu mübah görmemiştir, kavli ise icma’ca sarîh durumdadır. Bu iyi biline.
    İkincisi: Mâlikî mezhebinin ileri gelenlerince: Sakalı kesmek haram olduğu gibi, şayet müsle (çirkinleştirme) meydana geliyorsa, kesmek (kırkmak da haramdır. Amma az uzun olduğu zaman, kesmek (kirkmak) la müsle (çirkinleştirme -çirkinlik) meydana gelmez. Bu, birincinin hılafınadır, onun gibi değildir. Yahut mekruhtur. Ebu’l-Hasen’in «Şerhü’r-risâle» de ve onun Adeviye ait «Hâşiye» sinde böyle ifade edilir. (rh. Aleyhimâ).
    Üçüncüsü: “Şerhu’l-Ubâb” da Şâfiî mezhebinin ileri gelenlerinin görüşleri şudur: (Fâide): «Şeyhân (İmam Râfiî ve Nevevî) demişlerdir ki: Sakalı kesmek mekruhtur. Buna İbnü’rrif’a itiraz edip Şâfiî «Ümm» de haramlığına delil getirmiştir, der. Ezraîde der ki: Doğru olan, sebepsiz yere hepsinin kesilmesinin haramlığıdir.» İbn-i Kasım el-İbâdi’nin zikredilen esere olan hâşiyesinde de bunun benzeri görüş mevcuttur.
    Dördüncüsü: Hanbelî mezhebinin ileri gelenleri, sakalı kesmenin haramlığına delil getirmişlerdir. Bunlardan bazıları; mu’temed olan, sakalı kesmenin haram olduğudur, demişlerdir. “İnsaf” müellifi gibi bazıları da hılâf zikretmeksizin sakalı kesmenin baramlığını izhar etmişlerdir. Nitekim «Şerhu’l-Münteha», «Şerhu Manzûmeti’l-âdâb» ve daha başkalarına bakıldığında bu husus görülür».
    Soru : Sakalı kesmenin hükmü nedir? Sakalı bir tutam yani bir kabza veya daha fazla uzatmanın hükmü nedir? Sakalı yanlarından almanın hükmü nedir? Bir tutamdan az uzatılan sakalın hükmü nedir? Erkeğin kaşlarından, yüzünün kıllarından veya kirpiklerinden alması caiz midir? Boğazdaki kılları tıraş etmek caiz midir? Bıyığın uzunluğunun miktarı ne kadar olmalıdır? Bıyığı kısaltmayıp uzun bırakmanın hükmü nedir? Bıyık ve sakaldaki beyaz kılları yolmanın hükmü nedir? Alt dudaktaki kılları yolmanın hükmü nedir? Burundaki kılları yolmanın hükmü nedir? Göğüs ve sırttaki kılları yolmanın hükmü nedir? Sakalı kesmede zaruret olur mu?


    Cevap :

    Sakal ve sakal ile ilgili konularda ilk önce hadisleri, sonra da âlimlerimizin görüşlerini zikredeceğiz.

    Ebû Ümâme (r.a)’dan rivayetle; Ensar’dan bir grup yaşlı Rasûlullah (s.a.v)’e:

    "Ey Allah'ın Rasûlü, Ehl-i Kitâb sakallarını kısa kesip bıyıklarını uzatıyorlar.” dediklerinde Rasûlullah (s.a.v):
    "Bıyıklarınızı kesin, sakallarınızı uzatın, Ehl-i Kitab'a muhalefet edin!" cevabını verdi. (Heysemî)
    İbn-i Ömer (r.a)’dan Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

    “Bıyıkları kesin (kazıyın), sakalları çoğaltın (uzatın) ve müşriklere muhalefet edin.” Bir diğer rivayette ise; “Mecusilere muhalefet edin.” buyrulmuştur. (Müslim; Beyhakî, Kübra)

    Hz. Âişe (r.anhâ)’dan rivayette Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:

    "On şey fıtrattandır: Bıyığın kesilmesi, sakalın uzatılması, misvak, istinşak (burna su çekmek), mazmaza (ağza su çekmek), tırnakları kesmek, parmak mafsallarını yıkamak, koltuk altını yolmak, etek traşı olmak, intikâsu'l-mâ yani istinca yapmak." (Müslim, 56, 261)

    Hadiste geçen “fıtrat” kelimesini âlimler; "Uymamız emredilen bizden önceki Peygamberlerin sünneti" diye açıklamışlardır.

    Kisra'nın elçileri, Rasûlullah (s.a.v)’i Yemen’e götürmek için ve Kisrâ’nın tehditlerini içeren bir mesajla huzura çıktıklarında Rasûlullah (s.a.v) elçilerin bıyıklarını uzatıp sakallarını kısalttıklarını gördü, onlara bakmak istemedi ve şöyle dedi:

    "Yazıklar olsun size! Bunu size kim emretti?" Onlar:
    "Rabbimiz (yani Kisrâ) emretti." deyince, Rasûlullah (s.a.v):

    "Lakin benim Rabbim bana sakalımı uzatıp bıyığımı kısaltmamı emretti." buyurdular. (İbn-i Kesir, el-Bidâye; Ebû Nuaym, Delâil)

    Ebû Ümâme (r.a)’dan rivayetle; Rasûlullah (s.a.v) şöyle buyurmuştur:
    “Muhakkak Yahudiler bıyıklarını uzatır, sakallarını kısaltırlar. Onlara muhalefet edin.” (Ahmed b. Hanbel, Müsned)

    Farklı yollardan gelen bu rivayetler, Müslümanların yüzlerine verecekleri şekli tarif etmektedir. Buna göre, şu şekilde olacaktır:

    1- Bıyıklar kesilecek.

    2- Sakallar uzatılacak. Böyle yapmak Rasûlullah (s.a.v)’in ve geçmiş Peygamberlerin sünneti olup, emredildiği gibi müşriklere, Yahudi ve Hıristiyanlara muhalefet için gereklidir.


    Sakal ve bıyık bırakmak: Sakalı kesmek Hanefi, Maliki ve Hanbeli mezheplerinde haram görülmektedir. Nevevi, Rafii, Gazali ve Şafii alimlerinin çoğuna göre sakalı kesmek tenzihen mekruhtur.(İanetüt Talibinden) Peygamberimizden gelen hadislerden bir kısmında sakalı uzatmak ve bıyığı kısaltmanın fıtrattan olduğu belirtilmişken, bir kısmında da açıkça sakalı uzatıp bıyığı kısaltmak emredilmiştir. Ebu Davud’u şerheden Hattabi, Hz. Aişe vasıtasıyla rivayet edilen ve içerisinde sakalı uzatıp bıyığı kısaltmanın da bulunduğu on şey fıtrattan olduğu bildirilen hadisin şerhinde alimlerin çoğunun burada fıtratı sünnet manasına anladıklarını kaydeder. Hattabi devamla “Bunun manası şudur: Şüphesiz bu hasletler bizim kendilerine uymakla emr olunduğumuz Peygamberin sünnetlerindendir. Çünkü Cenabı Hak “Sen onların yollarına tâbi ol” buyurmuştur der...Bunu için sakal vacip veya sünnettir. (Halil Gönenç-Fetvalar)

    İbni Hümam “Kadınlaşan erkeklerin ve bazı mağriblilerin yaptığı gibi, sakalın bir kabzadan az bırakılmasını hiçbir alim mübah görmemiştir. Sakalı tamamen kazımak ise Hindli yahudilerin ve İranlı mecusilerin adetidir. Ehli sünnetin bütün müctehid imamları “Sakalın mütevatir bir sünnet olduğunda ve tamamen kazımanın haramlığında ittifak etmişlerdir. (Fıkhi Meseleler-Yusuf Kerimoğlu)

    Sakalı kesmek Şafii’ye göre mekruh, diğer üç mezhebe göre haramdır. Sakal duası sonradan ihdas edilmiştir. (Din Görevlisinin El Kitabı-Mevlüt Özcan)

    Eba Nuh ile Ced Cemire Peygamber efendimizin yanına girdikleri zaman sakallarını tıraş etmiş ve bıyıklarını bırakmış oldukları için Peygamber efendimiz onların yüzüne bakmaktan ikrah etti ve: “Yazıklar olsun size! Bu ne biçim kılıktır.” Diye onları kınadı. Onlar da Kisra’yı kastederek –Bizim Rabbımız ise böyle emretmiştir, dediler. Peygamber efendimiz “Benim de Rabbim bana sakalımı bırakmamı ve bıyıklarımı kestirmemi emretmiştir.” Dedi. (Bidaye İbni Cerir’den) (Hayatüs Sahabe-1)

    Bir tutamdan az olan sakal, bazı Mağriblilerle kadınlaşmış erkeklerin yaptığı gibi kısaltmaya gelince, bunu kimse mübah görmemiştir. Bütün sakalı kazıtmak ise hint yahudileri ile Acem mecusilerinin işidir. (Fetih) (İbni Abidin-4)

    Ebu Davud şarihi es-Suki, sakalı emreden on kadar sahih hadis zikrettikten sonra, aksine delil olmadığı için, bu emirlerin vücup ifade ettiğini, bu yüzden sakalı kesmenin dört mezhebe göre de haram olduğunu söyler. Bir kabzeden az olan sakalın alınmasını muhanneslik ve bazı Mağribliler’e benzemek olduğunu, bir kabzeden fazlasının ise alınması gerektiğini delilleriyle anlatmaya çalışır. (Sübki-Menhel) sakal yokken bıyığı da kazımak, kadına benzemek sayılacağından, muhanneslik olması itibariyle ikinci bir mahzurlu iş olmalıdır. (Fetvalarla Çağdaş Hayat-Faruk Beşer)

    Sakalla ilgili hadisler ile tatbikata bakan ulema sakalı tıraş etmenin haram olduğu neticesine varmışlardır. Kadı Iyad bunun mekruh olduğunu söylemiştir. Aynı mahiyette peygamberimizin söylediği boyama emrini yerine getirmenin farz ve terkinin haram sayılmaması da bu görüşü destekler. (İbni Hacer)


    Sünnet miktarı olursa, sakalı uzatmak da mekruh değildir. Sünnet miktarı bir tutamdır. Nihaye sahibinin açıkladığına göre, sakalın bir tutamdan fazlasını kesmek vaciptir. Bunun muktezası, kesmemenin günah olmasıdır. Meğer ki vücup “subût” manasına yorumlana. (İbni Abidin-4)
    - Ey yolcu nereye ?

    - Uzağa uzağa.....

    Kafkas Kartali (08-11-2012) Bunu beğendi

  4. #4

    • Bir Garip Yolcu
    • Offline

      Üyelik tarihi
      05-02-2011
      Mesajlar
      2.700
      Konular
      1006

    Standart





    - Ey yolcu nereye ?

    - Uzağa uzağa.....


  5. #5

    • Asistan
    • Offline

      Üyelik tarihi
      19-01-2011
      Yaş
      26
      Mesajlar
      440
      Konular
      43

    Standart

    Ne kadar harama batmışız yahu...
    Zinaya yaklaşma bari sakal kes diyelim ehl-i delalete(!)...

    "Ne oluyor ki size, kaçınılmaz bir ihtiyaçla karşı karşıya kalmanız dışında, O, size haram kıldıklarını ayrı ayrı açıklamışken, üzerinde Allah'ın ismi anılan şeyleri yemiyorsunuz? Gerçekten çoğu, bir ilim olmaksızın kendi heva (istek ve tutku)larıyla (kimilerini) saptırıyorlar. Şüphesiz, senin Rabbin haddi aşanları en iyi bilendir." (En'am Suresi 119)
    Ve herşey olur O'nun izniyle...

  6. #6

    • Kıdemli Üye
    • Offline

      Üyelik tarihi
      19-10-2010
      Mesajlar
      7.084
      Konular
      168

    Standart

    sakal meselesi ihtilafli bir konu.
    hanefilere göre haram degil,tahrimen mekruh oldugunu hatirlatirim,buda birakdiktan sonra kesilen sakalin hükmüdür.
    Haram olan kadina benzeme niyetidir.

+ Yeni Konu aç
Sayfa 1/12 1234511 ... SonSon

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67