Etiketlenen üyelerin listesi

Cuma Namazı ve Fazileti

Cuma günü büyük bir gündür. Fazileti çoktur. Müminlerin bayramıdır. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki; ''Özürsüz üç cumaya gelmeyen, İslamı arkaya atmış ve kalbi pas tutmuştur.'' (2) Hadis-i Şerifte bildirildi; ''Allahû Teâlâ her Cuma günü Cehennem ateşinden altı yüz bin kişi azad eder.'' Resûlallah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu; ''Hergün güneş zevâl vaktinde iken Cehennemi parlatırlar. Bu vakitte namaz kılmayın. Yalnız Cuma günü kılınız ki, o gün

Bu konu 12733 kez görüntülendi 13 yorum aldı ...

  1. #1
    ... Emektar Üye TevekkuL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04-03-2007
    Mesajlar
    1.695
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    8
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu

    Reklamsız forum için Üye Olmalısınız.

    Standart Cuma Namazı ve Fazileti

    Cuma günü büyük bir gündür. Fazileti çoktur. Müminlerin bayramıdır.

    Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki; ''Özürsüz üç cumaya gelmeyen, İslamı arkaya atmış ve kalbi pas tutmuştur.'' (2)

    Hadis-i Şerifte bildirildi; ''Allahû Teâlâ her Cuma günü Cehennem ateşinden altı yüz bin kişi azad eder.''

    Resûlallah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu; ''Hergün güneş zevâl vaktinde iken Cehennemi parlatırlar. Bu vakitte namaz kılmayın. Yalnız Cuma günü kılınız ki, o gün Cehennem'i parlatmazlar.''

    Yine buyurdu; ''Cuma günü ölene, şehid sevabı yazılır ve kabir azabından hariç tutulur.'' (3)



    (1) Hanefî mezhebinde İmama uyanlar Fâtiha okumaz.
    (2) T. Cum'a, 7; M. Mesâcid, 254; Salâh, 203, 204; N. Cum'a 2. 2,
    (3) T. Cenâiz, 72; Hm. II, 169, 197, 220

    Kaynak: Kimyâ-i Saâdet (İmam-ı Gazâlî)

    Devam edecek inşaAllah...

  2. 07-12-2007, 19:34
    #1
    Cuma günü büyük bir gündür. Fazileti çoktur. Müminlerin bayramıdır.

    Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu ki; ''Özürsüz üç cumaya gelmeyen, İslamı arkaya atmış ve kalbi pas tutmuştur.'' (2)

    Hadis-i Şerifte bildirildi; ''Allahû Teâlâ her Cuma günü Cehennem ateşinden altı yüz bin kişi azad eder.''

    Resûlallah (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu; ''Hergün güneş zevâl vaktinde iken Cehennemi parlatırlar. Bu vakitte namaz kılmayın. Yalnız Cuma günü kılınız ki, o gün Cehennem'i parlatmazlar.''

    Yine buyurdu; ''Cuma günü ölene, şehid sevabı yazılır ve kabir azabından hariç tutulur.'' (3)



    (1) Hanefî mezhebinde İmama uyanlar Fâtiha okumaz.
    (2) T. Cum'a, 7; M. Mesâcid, 254; Salâh, 203, 204; N. Cum'a 2. 2,
    (3) T. Cenâiz, 72; Hm. II, 169, 197, 220

    Kaynak: Kimyâ-i Saâdet (İmam-ı Gazâlî)

    Devam edecek inşaAllah...
  3. #2
    ... Emektar Üye TevekkuL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04-03-2007
    Mesajlar
    1.695
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    8
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu

    Standart

    CUMANIN ŞARTLARI

    Diğer namazlarda şart olanlar bunda da şarttır. Bunlardan başka altı şart daha vardır:

    BİRİNCİ ŞART : Vakittir. (Vakit öğle vaktidir) Eğer öğle vakti içinde Cuma namazına başlasa fakat selâmı verirken ikindi vakti girmiş olsa Cuma olmaz, iki rek'ât daha ilave ederek öğle namazını kılmalıdır. (Yani, namazdan çıkmadan iki rek'âtı daha ilave etti mi öğle yerine geçer.)

    İKİNCİ ŞART : Yerdir. Çünkü Cuma namazı sahrada, açıkta kılınmaz. Çadırlar arasında da kılınmaz. Ya şehirde olmak; yahut kırk hür, âkil ve bâliğ, mukim erkeğin bulunacağı köyde olmak lâzımdır. Mescidde olmasa da olur.

    ÜÇÜNCÜ ŞART : Sayıdır. Kırk hür, mükellef (âkil, bâliğ), mukim erkek bulunmazsa, namaz olmaz. Hutbede ve namazda bu sayıdan az olursa olmaz. (Hanefî mezhebinde üç kişi ile olur.)
    Konu TevekkuL tarafından (07-12-2007 Saat 19:46 ) değiştirilmiştir.

  4. 07-12-2007, 19:39
    #2
    CUMANIN ŞARTLARI

    Diğer namazlarda şart olanlar bunda da şarttır. Bunlardan başka altı şart daha vardır:

    BİRİNCİ ŞART : Vakittir. (Vakit öğle vaktidir) Eğer öğle vakti içinde Cuma namazına başlasa fakat selâmı verirken ikindi vakti girmiş olsa Cuma olmaz, iki rek'ât daha ilave ederek öğle namazını kılmalıdır. (Yani, namazdan çıkmadan iki rek'âtı daha ilave etti mi öğle yerine geçer.)

    İKİNCİ ŞART : Yerdir. Çünkü Cuma namazı sahrada, açıkta kılınmaz. Çadırlar arasında da kılınmaz. Ya şehirde olmak; yahut kırk hür, âkil ve bâliğ, mukim erkeğin bulunacağı köyde olmak lâzımdır. Mescidde olmasa da olur.

    ÜÇÜNCÜ ŞART : Sayıdır. Kırk hür, mükellef (âkil, bâliğ), mukim erkek bulunmazsa, namaz olmaz. Hutbede ve namazda bu sayıdan az olursa olmaz. (Hanefî mezhebinde üç kişi ile olur.)
  5. #3
    ... Emektar Üye TevekkuL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04-03-2007
    Mesajlar
    1.695
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    8
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu

    Standart

    DÖRDÜNCÜ ŞART : Cemaattir. Yani cemaatle kılmaktır. Herkes ayrı ayrı kılarsa olmaz. Fakat ikinci rek'ât'a yetişenin namazı olur. Her ne kadar rek'âtı yalnız kılacaksa da, burada kasıt yoktur. İkinci rükû'a yetişemeyen öğle namazı niyeti ile uyar.

    BEŞİNCİ ŞART : Ondan önce başka bir Cuma kılınmamalıdır. Çünkü bir şehirde bir Cuma namazından fazla kılınmaz. Ancak bir câmiye sığmaz ve bir zorluk meydana gelirse, iki kere kılınabilir. Fakat bunda da birinci tekbiri önceden almalıdırlar.

    ALTINCI ŞART : Namazdan önce, iki hutbe okumaktır. İkisi de farzdır. İki hutbe arasında oturmakta farzdır. ''Elhamdülillah'' demek yetişir. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) salavat okumak ve takvâ ile vasiyyet etmek, ''Usîküm bitakvallah'' demek, yetişir. Kur'ân-ı Kerîm'den bir ayet okumak yetişir. Bu üçü kâfidir. İkinci hutbede de bunlar farzdır. Fakat burada Kur'ân-ı Kerîm'den okunacak âyet yerine duâ farzdır.

    Cuma namazı, çocuklara, kadınlara, kölelere ve misafirlere farz değildir. Çok çamur, yağmur ve hasta taşımak (hastanın başka taşıyıcıları yoksa) gibi sebeplerle Cuma'ya gitmeyebilir. Fakat bu kimsenin de Öğle Namazını bitirenlerden sonra kılması daha iyidir.

  6. 07-12-2007, 19:48
    #3
    DÖRDÜNCÜ ŞART : Cemaattir. Yani cemaatle kılmaktır. Herkes ayrı ayrı kılarsa olmaz. Fakat ikinci rek'ât'a yetişenin namazı olur. Her ne kadar rek'âtı yalnız kılacaksa da, burada kasıt yoktur. İkinci rükû'a yetişemeyen öğle namazı niyeti ile uyar.

    BEŞİNCİ ŞART : Ondan önce başka bir Cuma kılınmamalıdır. Çünkü bir şehirde bir Cuma namazından fazla kılınmaz. Ancak bir câmiye sığmaz ve bir zorluk meydana gelirse, iki kere kılınabilir. Fakat bunda da birinci tekbiri önceden almalıdırlar.

    ALTINCI ŞART : Namazdan önce, iki hutbe okumaktır. İkisi de farzdır. İki hutbe arasında oturmakta farzdır. ''Elhamdülillah'' demek yetişir. Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) salavat okumak ve takvâ ile vasiyyet etmek, ''Usîküm bitakvallah'' demek, yetişir. Kur'ân-ı Kerîm'den bir ayet okumak yetişir. Bu üçü kâfidir. İkinci hutbede de bunlar farzdır. Fakat burada Kur'ân-ı Kerîm'den okunacak âyet yerine duâ farzdır.

    Cuma namazı, çocuklara, kadınlara, kölelere ve misafirlere farz değildir. Çok çamur, yağmur ve hasta taşımak (hastanın başka taşıyıcıları yoksa) gibi sebeplerle Cuma'ya gitmeyebilir. Fakat bu kimsenin de Öğle Namazını bitirenlerden sonra kılması daha iyidir.
  7. #4
    ... Emektar Üye TevekkuL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04-03-2007
    Mesajlar
    1.695
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    8
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu

    Standart

    CUMANIN EDEPLERİ

    On şeyde sünnet ve edebe riayet etmek lâzımdır.

    BİRİNCİ EDEP : Cumayı kalb ve iş ile perşembeden karşılamalıdır. Beyaz (temiz) elbiseleri hazırlamalı, işlerini çabucak bitirip namaza gitmeli, perşembe günü ikindiden sonra oturmalı, tesbih ve istiğfarla meşgul olmalıdır. Çünkü, bu zamanın fazileti büyüktür. Cuma günündeki ikindi ile akşam arasıda çok kıymetlidir. Bu gece hanımı ile sohbet etmenin sünnet olduğunu söylemişlerdir. Böylece, her ikisi Cuma gününe hürmeten gusül abdesti almış olurlar.

    İKİNCİ EDEP : Sabahleyin gusül abdesti almaktır. Gusül abdestini çabuk alıp, mescide yetişebilecekse alır, yoksa sonraya bırakır. Peygamber Efendimiz (aleyhisselam) Cuma günü gusül abdesti almayı defalarca emir buyurmuştur. Hattâ âlimlerden bir kısmı, bu guslün farz olduğunu zannetmişlerdir. Medine-i Münevvere halkı, bir kimseye hakaret etmek isteseler, ''Cuma günü gusül abdesti almayandan betersin'' derlerdi. Bir kimse Cuma günü cünüp olursa, cenabetlikten temizlenmeye kalktığında, Cuma'nın guslüne niyet ederek ayrıca üzerine su dökmelidir. Her iki niyeti tek gusülde yaparsa yetişir. Cuma gününe ait guslün faziletine de kavuşur.

  8. 07-12-2007, 19:59
    #4
    CUMANIN EDEPLERİ

    On şeyde sünnet ve edebe riayet etmek lâzımdır.

    BİRİNCİ EDEP : Cumayı kalb ve iş ile perşembeden karşılamalıdır. Beyaz (temiz) elbiseleri hazırlamalı, işlerini çabucak bitirip namaza gitmeli, perşembe günü ikindiden sonra oturmalı, tesbih ve istiğfarla meşgul olmalıdır. Çünkü, bu zamanın fazileti büyüktür. Cuma günündeki ikindi ile akşam arasıda çok kıymetlidir. Bu gece hanımı ile sohbet etmenin sünnet olduğunu söylemişlerdir. Böylece, her ikisi Cuma gününe hürmeten gusül abdesti almış olurlar.

    İKİNCİ EDEP : Sabahleyin gusül abdesti almaktır. Gusül abdestini çabuk alıp, mescide yetişebilecekse alır, yoksa sonraya bırakır. Peygamber Efendimiz (aleyhisselam) Cuma günü gusül abdesti almayı defalarca emir buyurmuştur. Hattâ âlimlerden bir kısmı, bu guslün farz olduğunu zannetmişlerdir. Medine-i Münevvere halkı, bir kimseye hakaret etmek isteseler, ''Cuma günü gusül abdesti almayandan betersin'' derlerdi. Bir kimse Cuma günü cünüp olursa, cenabetlikten temizlenmeye kalktığında, Cuma'nın guslüne niyet ederek ayrıca üzerine su dökmelidir. Her iki niyeti tek gusülde yaparsa yetişir. Cuma gününe ait guslün faziletine de kavuşur.
  9. #5
    Gül-i Siyahım.. Katılımcı Üye Es'ad - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    27-09-2007
    Mesajlar
    146
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    1
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu

    Standart

    Aişe (ra)’dan rivayet edildiğine göre:
    "Kim Cuma günü bana salavat getirirse, kıyamet gününde ona şefaatim hak olur"

    Enes’den rivayet edildiğine göre:
    "Cuma günü bana bolca salavat getirin,çünkü Cebrail bana az önce geldi ve Rabbisinden şu bilgileri getirdi:"Yeryüzünde bir müslüman sana bir kez salavat getirirse, ben ve meleklerim ona on kez salat ederiz."
    "Cuma günü bana çokça salavat getirin. Çünkü, Cuma, meleklerin şehadet ettiği şahitli bir gündür. Bana salavat getiren bir kulun sesi, nerede olursa olsun bana ulaşır."

  10. 07-12-2007, 20:01
    #5
    Aişe (ra)’dan rivayet edildiğine göre:
    "Kim Cuma günü bana salavat getirirse, kıyamet gününde ona şefaatim hak olur"

    Enes’den rivayet edildiğine göre:
    "Cuma günü bana bolca salavat getirin,çünkü Cebrail bana az önce geldi ve Rabbisinden şu bilgileri getirdi:"Yeryüzünde bir müslüman sana bir kez salavat getirirse, ben ve meleklerim ona on kez salat ederiz."
    "Cuma günü bana çokça salavat getirin. Çünkü, Cuma, meleklerin şehadet ettiği şahitli bir gündür. Bana salavat getiren bir kulun sesi, nerede olursa olsun bana ulaşır."
  11. #6
    ... Emektar Üye TevekkuL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04-03-2007
    Mesajlar
    1.695
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    8
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu

    Standart

    ÜÇÜNCÜ EDEP : Süslü, temiz ve güzel olarak camiye gelmektir. Temizlik, uzamış saç ve sakalları kesmek, tırnakları kesmek, bıyıklarıın düzeltmekle olur. Eğer önceden hamama girmiş ve bunları yapmış ise yetişir. Süslenmek, beyaz elbise giymekle olur. Çünkü Allahû Teâlâ, elbiseler içerisinde en çok beyaz olanı sever. Güzel kokular sürünür. Bundan da niyeti, camiye ve namaza tâzim ve hürmet olup, kendisinden bir kimseye eziyet verecek veya gıybete sürükleyecek fena bir kokunun çıkmaması olmalıdır.

    DÖRDÜNCÜ EDEP : Câmiye erken gitmektir. Bunun fazileti büyüktür. Eskiden cuma namazına sabahleyin mumla giderlerdi. Yolda sıkıntı çekip, zor yürüyebilirlerdi. İbn Mes'ud bir defa camiye gitti. Ondan önce üç kişi gelmişti. Kendine kızdı ve ''sen dördüncü olursan, işin nice olur.'' dedi. İslam'da meydana çıkan ilk bid'at'ın, Cuma'ya erken gelmenin sünnet olduğunun kalkması, unutulması olduğunu söylerler. Yahudiler ve Hristiyanlar cumartesi ve pazar olunca, acele havraya ve kiliseye giderler de; Müslümanlar, kendi günleri olan Cuma gününe kusur ederlerse nasıl olur?

    Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu:

    ''Cuma günü kim erken camiye gelirse, bir deve kurban etmiş gibi olur, daha sonra gelen inek, daha sonra gelen koyun kurban etmiş gibi olur, daha sonra gelen sadaka olarak tavuk kesmiş gibi, beşinci gelen ise bir yumurta vermiş gibi olur. Hatib minbere çıkınca, bu işi yazan melekler defteri kapatırlar ve hutbeyi dinlerler. Bu esnada gelen kişi, namazın faziletinden başka birşey bulamaz.''

  12. 07-12-2007, 20:11
    #6
    ÜÇÜNCÜ EDEP : Süslü, temiz ve güzel olarak camiye gelmektir. Temizlik, uzamış saç ve sakalları kesmek, tırnakları kesmek, bıyıklarıın düzeltmekle olur. Eğer önceden hamama girmiş ve bunları yapmış ise yetişir. Süslenmek, beyaz elbise giymekle olur. Çünkü Allahû Teâlâ, elbiseler içerisinde en çok beyaz olanı sever. Güzel kokular sürünür. Bundan da niyeti, camiye ve namaza tâzim ve hürmet olup, kendisinden bir kimseye eziyet verecek veya gıybete sürükleyecek fena bir kokunun çıkmaması olmalıdır.

    DÖRDÜNCÜ EDEP : Câmiye erken gitmektir. Bunun fazileti büyüktür. Eskiden cuma namazına sabahleyin mumla giderlerdi. Yolda sıkıntı çekip, zor yürüyebilirlerdi. İbn Mes'ud bir defa camiye gitti. Ondan önce üç kişi gelmişti. Kendine kızdı ve ''sen dördüncü olursan, işin nice olur.'' dedi. İslam'da meydana çıkan ilk bid'at'ın, Cuma'ya erken gelmenin sünnet olduğunun kalkması, unutulması olduğunu söylerler. Yahudiler ve Hristiyanlar cumartesi ve pazar olunca, acele havraya ve kiliseye giderler de; Müslümanlar, kendi günleri olan Cuma gününe kusur ederlerse nasıl olur?

    Peygamber Efendimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdu:

    ''Cuma günü kim erken camiye gelirse, bir deve kurban etmiş gibi olur, daha sonra gelen inek, daha sonra gelen koyun kurban etmiş gibi olur, daha sonra gelen sadaka olarak tavuk kesmiş gibi, beşinci gelen ise bir yumurta vermiş gibi olur. Hatib minbere çıkınca, bu işi yazan melekler defteri kapatırlar ve hutbeyi dinlerler. Bu esnada gelen kişi, namazın faziletinden başka birşey bulamaz.''
  13. #7
    ... Emektar Üye TevekkuL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04-03-2007
    Mesajlar
    1.695
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    8
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu

    Standart

    BEŞİNCİ EDEP : Geç gelmişse insanların omuzlarına basmamaktır. Hadis-i Şerifte: ''Böyle yapanı kıyamet günü köprü yaparlar, herkes üzerine basar geçer.'' buyuruldu. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) böyle yapan birisini gördü. ''Sen ne için Cuma'da bulunmadın?'' buyurdu. ''Ya Resûlallah sizinle beraberdim.'' dedi. Buyurdu ki: ''Hayır! Seni, insanların omuzlarına basarken gördüm.'' Yani böyle yapan, namazı kılmamış gibi olur. Fakat birinci safta boş yer olursa, birinci safa gitmek için geçmek câiz olur. Çünkü o safı tamamlamamakla onlar hata etmişlerdir.

    ALTINCI EDEP : Namaz kılanın önünden geçmemektir. Oturduğu zaman duvara yahut sütuna yakın oturmalıdır. Bu sûretle önünden kimse geçmez. Çünkü namaz kılanın önünden geçmek yasak edilmiştir. Hadis-i şerifte geldi ki: ''Eğer rüzgar yüzüne kül savursa, namaz kılanın önünden geçmekten daha iyidir.''

  14. 08-12-2007, 15:31
    #7
    BEŞİNCİ EDEP : Geç gelmişse insanların omuzlarına basmamaktır. Hadis-i Şerifte: ''Böyle yapanı kıyamet günü köprü yaparlar, herkes üzerine basar geçer.'' buyuruldu. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) böyle yapan birisini gördü. ''Sen ne için Cuma'da bulunmadın?'' buyurdu. ''Ya Resûlallah sizinle beraberdim.'' dedi. Buyurdu ki: ''Hayır! Seni, insanların omuzlarına basarken gördüm.'' Yani böyle yapan, namazı kılmamış gibi olur. Fakat birinci safta boş yer olursa, birinci safa gitmek için geçmek câiz olur. Çünkü o safı tamamlamamakla onlar hata etmişlerdir.

    ALTINCI EDEP : Namaz kılanın önünden geçmemektir. Oturduğu zaman duvara yahut sütuna yakın oturmalıdır. Bu sûretle önünden kimse geçmez. Çünkü namaz kılanın önünden geçmek yasak edilmiştir. Hadis-i şerifte geldi ki: ''Eğer rüzgar yüzüne kül savursa, namaz kılanın önünden geçmekten daha iyidir.''
  15. #8
    ... Emektar Üye TevekkuL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04-03-2007
    Mesajlar
    1.695
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    8
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu

    Standart

    YEDİNCİ EDEP : Birinci safta olmaya gayret etmelidir. Eğer bulunamazsa, birinci safa ne kadar yakın olursa o kadar iyi olur. Çünkü fazileti çoktur. Fakat ön safta ipek giyen askerler yahut hatibin siyah elbisesi ipekten ise yahut kılıcı altından ise veya buna benzer günahlar bulunursa, o zaman o saftan ne kadar uzak olursa o kadar iyi olur. Çünkü, bile bile günah olan yerde durmak câiz değildir.

    SEKİZİNCİ EDEP : Hatib hutbeye çıkınca artık konuşmamalıdır. Önce ezanın tekrarı ile meşgul olup sonra da hutbeyi dinlemelidir. Eğer bir kimse kendisiyle konuşursa, onu işaretle susturmalıdır. Dil ile söylememelidir. Çünkü, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdu: ''Hutbe okurken, bir kimsenin başka bir kimseye, sus yahut iyi dinle demesi, lüzumsuzdur. Bu vakitte lüzumsuz konuşanın Cuma'sı yoktur.'' Uzakta olup, hutbeyi duymasa bile susması lâzımdır. Konuşulan yerde oturmamalıdır. Bu vakitte tahıyyet-i mescid hariç hiçbir yerde namaz kılmamalıdır.

  16. 08-12-2007, 15:38
    #8
    YEDİNCİ EDEP : Birinci safta olmaya gayret etmelidir. Eğer bulunamazsa, birinci safa ne kadar yakın olursa o kadar iyi olur. Çünkü fazileti çoktur. Fakat ön safta ipek giyen askerler yahut hatibin siyah elbisesi ipekten ise yahut kılıcı altından ise veya buna benzer günahlar bulunursa, o zaman o saftan ne kadar uzak olursa o kadar iyi olur. Çünkü, bile bile günah olan yerde durmak câiz değildir.

    SEKİZİNCİ EDEP : Hatib hutbeye çıkınca artık konuşmamalıdır. Önce ezanın tekrarı ile meşgul olup sonra da hutbeyi dinlemelidir. Eğer bir kimse kendisiyle konuşursa, onu işaretle susturmalıdır. Dil ile söylememelidir. Çünkü, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyurdu: ''Hutbe okurken, bir kimsenin başka bir kimseye, sus yahut iyi dinle demesi, lüzumsuzdur. Bu vakitte lüzumsuz konuşanın Cuma'sı yoktur.'' Uzakta olup, hutbeyi duymasa bile susması lâzımdır. Konuşulan yerde oturmamalıdır. Bu vakitte tahıyyet-i mescid hariç hiçbir yerde namaz kılmamalıdır.
  17. #9
    ... Emektar Üye TevekkuL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04-03-2007
    Mesajlar
    1.695
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    8
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu

    Standart

    DOKUZUNCU EDEP : Namazı kılınca, yedi Elham ve yedi Kulhüvallah ve eûzü'leri okumalıdır. Bunları okumanın, Cuma günü şeytandan o kimseyi koruduğu eserde (Kimyâ-i Saâdet'te) bildirilmiştir. Sonra şöyle okur : ''Allahumme yâ ganî, yâ hamîd, yâ mübdi, yâ mu'îd, yâ rahîm, yâ vedûd, ağnini bihelâlike an harâmike. Ve bifadlike ammensivâke.'' Derler ki, bu duaya devam eden, ummadığı yerden rızık bulur ve insanlara ihtiyacı olmaz. Bundan sonra altı rek'ât namaz kılmak sünnettir. Çünkü Resûlallah Efendimiz (s.a.v.) böyle bildirilmiştir.

    ONUNCU EDEP : İkindi namazına kadar câmide oturmaktır. Akşama kadar oturursa daha iyi olur. Derler ki, bu, hac ve umre sevabı yerindedir. Durmazsa, evine gider. Fakat Allahû Teâlâ'yı hatrından çıkarmamalıdır. Çünkü, Cuma gününde bulunan eşref saati gafletle geçirmemek ve ona mahsus faziletten mahrum olmamak lâzımdır.

  18. 08-12-2007, 15:46
    #9
    DOKUZUNCU EDEP : Namazı kılınca, yedi Elham ve yedi Kulhüvallah ve eûzü'leri okumalıdır. Bunları okumanın, Cuma günü şeytandan o kimseyi koruduğu eserde (Kimyâ-i Saâdet'te) bildirilmiştir. Sonra şöyle okur : ''Allahumme yâ ganî, yâ hamîd, yâ mübdi, yâ mu'îd, yâ rahîm, yâ vedûd, ağnini bihelâlike an harâmike. Ve bifadlike ammensivâke.'' Derler ki, bu duaya devam eden, ummadığı yerden rızık bulur ve insanlara ihtiyacı olmaz. Bundan sonra altı rek'ât namaz kılmak sünnettir. Çünkü Resûlallah Efendimiz (s.a.v.) böyle bildirilmiştir.

    ONUNCU EDEP : İkindi namazına kadar câmide oturmaktır. Akşama kadar oturursa daha iyi olur. Derler ki, bu, hac ve umre sevabı yerindedir. Durmazsa, evine gider. Fakat Allahû Teâlâ'yı hatrından çıkarmamalıdır. Çünkü, Cuma gününde bulunan eşref saati gafletle geçirmemek ve ona mahsus faziletten mahrum olmamak lâzımdır.
  19. #10
    ... Emektar Üye TevekkuL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04-03-2007
    Mesajlar
    1.695
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    8
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu

    Standart

    Cuma Gününün Faziletleri

    Bugün yedi fazilet aramalıdır.

    1. Sabahleyin ilim meclisinde bulunmak. Hikâye anlatanlardan ve onlarla oturanlardan uzak olmak. Sözü ve ahlâkı dünyaya muhabbeti, rağbeti azaltıp âhireti çağıran kimselerin meclisinde bulunmaktır. Böyle olmayan sözler ilim meclisi sayılmaz. Böyle kıymetli meclis olursa hadis-i şerifte ki gibi, 'Böyle bir mecliste bulunmak, bin rekât namazdan daha üstündür.' olur.

    2. Bu günde aziz ve şerefli bir zaman vardır. Hadis-i şerifte geldi ki: 'Bu saatte (zamanda) kim ne isterse, istediği verilir.' Fakat bunun zamanı belli değildir.
    Aziz ve şerefli olan bu saat, güneş doğarken midir, zevâl vaktinde midir, güneş batarken midir, ezan okunurken midir, hatib minberde iken midir, namaza durmak vaktinde midir, yoksa ikindi namazı vaktinde midir? Bu vakit bildirilmiş değildir. Şüphelidir. Kadir gecesi gibidir. O halde bütün gün bunu gözetlemek, zikir ve ibadetsiz hiç vakit geçirmemek lâzımdır.

  20. 11-01-2008, 10:47
    #10
    Cuma Gününün Faziletleri

    Bugün yedi fazilet aramalıdır.

    1. Sabahleyin ilim meclisinde bulunmak. Hikâye anlatanlardan ve onlarla oturanlardan uzak olmak. Sözü ve ahlâkı dünyaya muhabbeti, rağbeti azaltıp âhireti çağıran kimselerin meclisinde bulunmaktır. Böyle olmayan sözler ilim meclisi sayılmaz. Böyle kıymetli meclis olursa hadis-i şerifte ki gibi, 'Böyle bir mecliste bulunmak, bin rekât namazdan daha üstündür.' olur.

    2. Bu günde aziz ve şerefli bir zaman vardır. Hadis-i şerifte geldi ki: 'Bu saatte (zamanda) kim ne isterse, istediği verilir.' Fakat bunun zamanı belli değildir.
    Aziz ve şerefli olan bu saat, güneş doğarken midir, zevâl vaktinde midir, güneş batarken midir, ezan okunurken midir, hatib minberde iken midir, namaza durmak vaktinde midir, yoksa ikindi namazı vaktinde midir? Bu vakit bildirilmiş değildir. Şüphelidir. Kadir gecesi gibidir. O halde bütün gün bunu gözetlemek, zikir ve ibadetsiz hiç vakit geçirmemek lâzımdır.
  21. #11
    ... Emektar Üye TevekkuL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04-03-2007
    Mesajlar
    1.695
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    8
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu

    Standart

    3. Bugün (Cuma günü) çok salâvat okumalıdır. Çünkü Peygamber Efendimiz (aleyhisselâm) buyurdu ki:
    'Bugün benim üzerime seksen salâvat okuyanın seksen senelik günahı afvedilir.'
    'Ya Resûlullah, senin üzerine nasıl salâvat okuyalım?' diye sordular. Buyurdu ki:
    'Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Salâten tekûnü leke rıdâen velihakkıhi edâen ve a'tîhi'l-vesilete veb'ashü'l-makâme'l-Mahmûd ellezi vaadtehü, eczihi annâ mâ hüve ehlühu ve eczihi efdale mâ câzeyte nebiyyen an ümmetihî ve salli alâ cemî-l ihvânihi mine'n-nebiyyine ve's-sâlihîne yâ erhame'r-râhimîn.'
    Hattâ bildirildi ki, her kim yedi Cuma gününde bunu yedi defa okursa, elbette Peygamberimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) şefaatına kavuşur. Eğer, 'Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed.' derse, yine yetişir.

    4. Bugün çok Kur'ân-ı Kerîm okumalıdır. Kehf Sûresi'ni okumalı. Zira bu sûrenin fazileti hakkında çok hadis-i şerifler vardır. Geçmiş âbidlerin âdetidir, her Cuma günü, bin İhlâs okurlardı. Bin salâvat getirirlerdi. Bin defa da, 'Subhanallahi ve'l-hamdülillâhi ve lâ ilâhe illallahü vallahü ekber.' derlerdi.

  22. 11-01-2008, 10:56
    #11
    3. Bugün (Cuma günü) çok salâvat okumalıdır. Çünkü Peygamber Efendimiz (aleyhisselâm) buyurdu ki:
    'Bugün benim üzerime seksen salâvat okuyanın seksen senelik günahı afvedilir.'
    'Ya Resûlullah, senin üzerine nasıl salâvat okuyalım?' diye sordular. Buyurdu ki:
    'Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed. Salâten tekûnü leke rıdâen velihakkıhi edâen ve a'tîhi'l-vesilete veb'ashü'l-makâme'l-Mahmûd ellezi vaadtehü, eczihi annâ mâ hüve ehlühu ve eczihi efdale mâ câzeyte nebiyyen an ümmetihî ve salli alâ cemî-l ihvânihi mine'n-nebiyyine ve's-sâlihîne yâ erhame'r-râhimîn.'
    Hattâ bildirildi ki, her kim yedi Cuma gününde bunu yedi defa okursa, elbette Peygamberimizin (sallallahu aleyhi ve sellem) şefaatına kavuşur. Eğer, 'Allahümme salli alâ Muhammedin ve alâ âli Muhammed.' derse, yine yetişir.

    4. Bugün çok Kur'ân-ı Kerîm okumalıdır. Kehf Sûresi'ni okumalı. Zira bu sûrenin fazileti hakkında çok hadis-i şerifler vardır. Geçmiş âbidlerin âdetidir, her Cuma günü, bin İhlâs okurlardı. Bin salâvat getirirlerdi. Bin defa da, 'Subhanallahi ve'l-hamdülillâhi ve lâ ilâhe illallahü vallahü ekber.' derlerdi.
  23. #12
    ... Emektar Üye TevekkuL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04-03-2007
    Mesajlar
    1.695
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    8
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu

    Standart

    5. Bugün çok namaz kılmalıdır. Hadis-i şerifte geldi ki: 'Kim câmi'e gider, dört rekât namaz kılar, her rekâtta bir Fâtiha ve elli İhlâs okursa, Cennetteki yeri kendisine gösterilmeden, yahut Cennetteki yerini bir başkası ona haber vermeden bu dünyadan gitmez.'

    Cuma günü dört rekât namaz, dört sûre ile, En'am, Kehf, Tâhâ ve Yâsîn sûreleri ile kılmak müstehabtır. Eğer bunu yapamıyorsa, Yâsîn, Secde Sûresi, Sûre-i Lokman, Sûre-i Duhân ve Sûre-i Mülk ile dört rekât namaz kılmalıdır. İbn Abbas (radıyallahu anhüma) Cuma günü tesbih namazını terk etmezdi. Bu, belli olan bir namazdır. En iyisi kuşluktan zevâl vaktine kadar kılmalı. Cuma namazından sonra ikindiye kadar va'z dinlemeli, ikindiden akşama kadar tesbih ve istiğfar ile meşgul olmalıdır.

  24. 11-01-2008, 12:25
    #12
    5. Bugün çok namaz kılmalıdır. Hadis-i şerifte geldi ki: 'Kim câmi'e gider, dört rekât namaz kılar, her rekâtta bir Fâtiha ve elli İhlâs okursa, Cennetteki yeri kendisine gösterilmeden, yahut Cennetteki yerini bir başkası ona haber vermeden bu dünyadan gitmez.'

    Cuma günü dört rekât namaz, dört sûre ile, En'am, Kehf, Tâhâ ve Yâsîn sûreleri ile kılmak müstehabtır. Eğer bunu yapamıyorsa, Yâsîn, Secde Sûresi, Sûre-i Lokman, Sûre-i Duhân ve Sûre-i Mülk ile dört rekât namaz kılmalıdır. İbn Abbas (radıyallahu anhüma) Cuma günü tesbih namazını terk etmezdi. Bu, belli olan bir namazdır. En iyisi kuşluktan zevâl vaktine kadar kılmalı. Cuma namazından sonra ikindiye kadar va'z dinlemeli, ikindiden akşama kadar tesbih ve istiğfar ile meşgul olmalıdır.
  25. #13
    ... Emektar Üye TevekkuL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    04-03-2007
    Mesajlar
    1.695
    Beğenmiş
    0
    Beğenilmiş
    8
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu

    Standart

    6. Bugünü sadakasız geçirmemelidir. İsterse bir dilim ekmek olsun. Çünkü Cuma günündeki sadakanın fazileti büyüktür. Hutbe zamanında bir şey isteyeni menetmelidir. Ona bir şey vermek câiz değildir.

    7. Haftanın bu bir gününü âhiret işleri ile geçirmelidir. Bütün gün hayırla, iyilikle meşgul olmalıdır. Dünya işlerini ertesi güne bırakmalıdır. Allahû Teâlâ'nın Kur'ân-ı Kerim'de: 'Namaz, tamam olunca, yeryüzüne dağılınız ve Allah'ın fadlını (ihsânını) arayınız.' (Cum'a, 10) buyurması üzerine Enes (radıyallahu anh) diyor ki: 'Bunun mânâsı, alışveriş etmek ve dünya malı kazanmak değildir. İlim öğrenmek, kardeşlerini ve hastaları ziyaret etmek, cenaze arkasında gitmek ve buna benzer şeyler demektir.'

  26. 11-01-2008, 12:30
    #13
    6. Bugünü sadakasız geçirmemelidir. İsterse bir dilim ekmek olsun. Çünkü Cuma günündeki sadakanın fazileti büyüktür. Hutbe zamanında bir şey isteyeni menetmelidir. Ona bir şey vermek câiz değildir.

    7. Haftanın bu bir gününü âhiret işleri ile geçirmelidir. Bütün gün hayırla, iyilikle meşgul olmalıdır. Dünya işlerini ertesi güne bırakmalıdır. Allahû Teâlâ'nın Kur'ân-ı Kerim'de: 'Namaz, tamam olunca, yeryüzüne dağılınız ve Allah'ın fadlını (ihsânını) arayınız.' (Cum'a, 10) buyurması üzerine Enes (radıyallahu anh) diyor ki: 'Bunun mânâsı, alışveriş etmek ve dünya malı kazanmak değildir. İlim öğrenmek, kardeşlerini ve hastaları ziyaret etmek, cenaze arkasında gitmek ve buna benzer şeyler demektir.'
  27. #14
    Kıdemli Üye Kıdemli Üye uykusuz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
    Üyelik tarihi
    18-05-2011
    Mesajlar
    7.857
    Beğenmiş
    2.538
    Beğenilmiş
    1.278
    Adı geçen
    0 Mesaj
    Etiketlenme
    0 Konu

    Standart

    Size Cuma günü ile ilgili bir sorum olacak: Cuma günü Cuma namazı vektinde alışveriş yasağı kimedir?
    Sadece erkeklere mi yoksa bayanları da kapsar mı?

  28. 18-12-2011, 22:46
    #14
    Size Cuma günü ile ilgili bir sorum olacak: Cuma günü Cuma namazı vektinde alışveriş yasağı kimedir?
    Sadece erkeklere mi yoksa bayanları da kapsar mı?
+ Yeni Konu aç

Benzer Konular

  1. Cuma Günü, Fazileti ve Adabı
    By Ehl-i Sünnet in forum İSLAMİ HAYAT
    Cevaplar: 3
    Son Mesaj: 05-02-2016, 00:29
  2. Cuma Namazı,
    By ihvan23 in forum ÖYKÜ ve HİKAYE
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 02-01-2014, 17:18
  3. GÖNÜL PINARI - Cuma Gününün Fazileti Ve Cuma Namazı
    By bulut_bey79 in forum İSLAMİ HAYAT
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 16-07-2011, 23:24
  4. Bu hafta Cuma namazı cuma gününe rastlıyor
    By İsmail in forum Köşe Yazıları
    Cevaplar: 0
    Son Mesaj: 25-04-2011, 18:00
  5. Cuma Namazı
    By efruz in forum İSLAMİ HAYAT
    Cevaplar: 14
    Son Mesaj: 03-01-2010, 16:54

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •