+ Yeni Konu aç
Sayfa 1/3 123 SonSon
13 sonuçtan 1 ile 6 arası

Konu: Tüp Bebek Uygulaması Caiz midir???

  1. #1

    • .: No €sc@pé :.
    • Offline

      Üyelik tarihi
      09-11-2007
      Mesajlar
      305
      Konular
      58

    Standart Tüp Bebek Uygulaması Caiz midir???

    Günümüzde çocuk sahibi olamayan çiftlerin aşılama veya tüp bebek çözümüne gitmeleri ve bununla beraber yumurta nakli veya bazı avrupa devletlerinde mevcut olan sperm banklarından sperm elde etmeleri yaygındır.İslam a göre bu gibi uygulamalara gitmek doğrumudur?
    Şimdi bu hayati soruyu aydınlatmaya çalışacağız.
    Suni aşılamanın iki çeşidi tüp bebeğin de beş çeşidi vardır.Her ne kadar memleketimizde bunların bir kısmının uygulanması yasal olarak mümkün olmasada yurt dışında ve özellikle kıbrısta bunların bir çoğu uygulanmaktadır..

    Suni Aşılamada İki Yol

    1-Evli olan çiftlerden erkeğin spermini alıp herhangi bir yol ile hanımının rahmine yerleştirip normal ilişki halinde olduğu gibi tohumlama yapmaktır.Bu çeşit suni aşılamaya götüren unsur erkeğin yani kocanın sperminin zayıf olup münasip olan yere ulaşamamasından kaynaklanmaktadır.

    2-Kocasından başka bir kimsenin spermini kadının rahmine yerleştiriptohumlama yapmaktır.Bu çeşit suni aşılamaya götüren etken ise kocanın sperminin ölü olması veya yeterli şekilde canlı hücrenin bulunmamasıdır.yahut tamamen keyfidir..

    Tüp Bebek Yöntemleri

    1-Evli olan eşlerden erkeğin spermini ,kadının da yumurtasını almak suretiyle bunların yapay bir rahimde döllenmesi yaniembriyo olması ;münasip olan bir vakitte de bu embriyonun yumurta sahibi olan hanımın rahmine nakil olunmasıdır.Bu çeşit uygulamaya götüren unsur kadının yumurtalığıyla rahmi arasındaki kanalların tıkanık olmasıdır.

    2-Erkeğin sperminin ,hanımı olmayan bir başka kadının yumurtasıyla bir tüpte döllenmesi ;münasip olan bir vakitte de tüpteki dölün adamın kendi hanımının rahmine nakil olunmasıdır.Bu çeşit uygulamaya götüren unsur evli olan eşlerden kadının yumurtalarının olmaması veya yetersiz olması lakin rahminin sağlam olmasıdır.

    3-Evli olan çiftlerin haricindeki bir başka adam ve kadından elde edilen embriyonun,bu çiftin hanımının rahmine derç edilmesidir.Bu çeşit uygulamaya götüren unsur evli olan çiftlerin erkeğin sperminin ölü ,kadının da yumurtasının muattal olması lakin rahminde bir problemin olmamasıdır.

    4-Evli olan karı kocadan erkeğin spermini kadının da yumurtasını almak surteiyle bunların bir tüpte döllenmesi ;münasip olan bir vakitte de tüpteki dölün yumurta sahibi olan hanımının rahmine değilde başka bir taşıyıcı annenin rahmine nakledilmesidir.Bu çeşit uygulamaya götüren faktör ise evli olan kadının rahminde embriyoyu taşımaya mani bir illetin olması ancak yumurtalarının sağlam olmasıdır.

    5-Bu çeşit uygulama dördüncü çeşit uygulamanın aynısı olup ancak bunda,taşıyıcı anne olan kadın sperm sahibi olan adamın hanımıdır.Bu çeşit uygulama iki hanımlı olan kişi içindir ki,birinci hanımının yumurtası kendi spermiyle döllenip ikinci hanımın rahmine yerleştirilmektedir.Buna götüren etkende yumurtası alınan hanımın rahminde,taşıyıcı anne olan hanımın da yumurtasında problem olmasıdır.

    Yukarıda beyan edilen uygulamaların hükümlerine geçmeden evvel şunu ifade etmek isterim ki:İslam dini bazılarının dediği gibi tarihsel bir din değildir,bilakis evrensel bir dindir.Yani bu şu demektir.İslamiyet bundan 14 asır önceki insanlara hitap edip ihtiyaçlarına cevap verdiği gibi günümüzün insanlarına da hitap etmekte ve ihtiyaçlarına cevap vermektedir hatta gelecek asır insanlarına da hitap edip ihtiyaçlarına ve yeni yeni uygulamalarına cevap verecektir.

    Hakkında ayet-i kerime ve hadis-i şerif olmayan,eski müçtehit imamlarımızdan da hakkında bilgi bulunmayan birtakım yeni meseleler karşısında ehil olan kişilerin ferdi hüküm vermelerinden se ,ehil olan alimlerin bir araya toplanıp aralarında müzakereler yapmak suretiyle bir hükme bağlamaları daha uygun görülmüştür.Bundan dolayıdır kiyukarda beyan edilen uygulamaların hükümleri hakkında ,İslam alemindeki ilim adamlarından müteşekkil olan (el-Mecme'u'l fıkhi) İslam konseyi uzun müzakereler ve araştırmalar neticesi olarak 1985 tarihinde umumi hükümler ve bu uygulamaların hükümleri diye iki temel başlık altında bir sonuca varmışlardır.
    Bu konuda almış oldukları kararları özetle ifade edersek.

    Tüp Bebek İçin İslami Hükümler


    1-Hamile olamayan evli kadının ve bu kadının kocasının çocuğa olan ihtiyaçları ,caiz olan uygulama şeklinin bu kadında uygulanmasını meşru kılan bir gayedir.

    2-Yukarıda beyan edilen suni aşılmanın birinci kısmı yani evli olan çiftlerden erkeğin spermini alıp herhangi bir yol ile karısının rahmine yerleştirip tohumlama yapmak yukarıda geçen umumi şartlar doğrultusunda cazidir.Ama bu cevaz kadının hamile kalabilmesi için bu işleme ihtiyaç duyması sabit olduktan sonradır.Yani bu şu demektir:Kadın normal yoldan gebe kalabiliyorsa bir takım bahaneleri ileri sürülerek bu işe teşebbüs etmek caiz değildir.

    3-Yukarıda beyan edilen tüp bebeğin birinci kısmı islam nazarında kabul olunur ki buda :Evli olan karı kocadan erkeğin spermini ,kadının da yumurtasını almak suretiyle bir tüpte döllendirmek ,münasip olan bir vakitte de tüpteki dölü yumurta sahibi olan hanımın rahmine nakletmek suretiyle yapılan uygulamadır.Lakin mevzu dışındaki birtakım şüphelerden dolayı (yumurtanın veya spermin başkasıyla karıştırılması gibi )tam olarak da salim değildir.Bundan dolayı yukarıda beyan edilen umumi şartların yerine gelmesi durumunda nihai derecede bir zaruret olmadıkça buna teşebbüs etmemel lazımdır..

    4-İslam konseyi caiz olan bu iki halde doğan çocuğun nesebinin tohum sahibi olan karı kıcadan sabit olduğunu ve miras gibi diğer hukukunda bunun üzerine terettüp ettiğini takrir etmiştir.(karara bağlamıştır.)

    5-Yukarıda geçen diğer uygulamalar ise İslam fıkhında haramdır.Zira döllenen ceninin tohumlarının sahipleri ya karı koca değillerdir veya da taşıyıcı olan karı kocadan yanabcıdır.

    kısaca;döllenmenin üç unsuru olan sperm ,yumurta ve rahmin her üçüde birbiriyle evli çifte ait olursa ,tüp ve aşılama yollarıyla çocuk sahibi olmakta dinen bir mahzur yoktur.
    Bunun aksi olan durumlarda sperm almak veya yabancı bir kadından yumurta almak,neslin karışıp kirlenmesine sebebiyet vermesinden dolayı dinen caiz değildir.Bu konuda :"Yumurta kadın için bir organdır,organ nakline izin varsa bunun da nakline izin verilmesi gerekir" denemez.Zira türeme ile alakalı organların nakline kesinlikle izin yoktur.
    İslam konseyi tohumların karışması gibi ihtimallerin mevcudiyetinden dolayı ,dinlerine bağlı olan kimselerin son derece zaruret olmadıkça bu işe girişmemelerini tavsiye etmiştir.
    Bazı tüp bebek merkezleriyle görüşmelerimizde bu sorunu yani spermin vaya yumurtanın vayahut ta embriyonun karışma ihtimallerini sorduk;cevaben Türkiye de evli olan çiftlerin haricinden sperm veya yumurta alınmasının yasak olması ,dolayısıyla bunun ispatlanması durumunda ki,- buda (dna) testiyle mümkündür- yasal işlemlere başvurulması bunun da yüklü miktarda cezayı müeyyidelere taalluk etmesinden dolayı hiç kimse buna cesaret edemez " demişlerdir.Ancak hastahanelerde yaşanan çocuk karışma haberlerinin varlığı İslam konseyinin bu konudaki haklılığını gözler önüne koymaktadır...

    Not:Kasr-ı Arifan dergisinin 1. sayısından alıntıdır.

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » Bişr isminin anlamı nedir?
    • » Namazı cemâat ile kılmak
    • » You Came To Me / Sami YUSUF
    • » Ak Parti Camia geriliminin perde arkası
    • » İmbikten Geçmek
    • » Dünyanın en güzel sineği
    • » İhlas Kavramı
    • » Somuncu Baba Ve Hulusi Efendi Kültür...
    • » Telli Turnam [ enstrümantal ]
    • » küsmüyüz ?

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » Avret yeri nedir? Kadın, evinde yalnız...
    • » samimi müslüman nasıl olmalı sizce?....
    • » İbni Kesir in El Bidayesi
    • » Teravih namazı aslen kaç rekattir?
    • » Kulak içinden çıkan kir abdesti bozar...
    • » Belediye nikahı tek başına kafimidir?
    • » Bu Yazıda Hata Var Mı?
    • » Dinen şeker hastalığı için domuz...
    • » Kabul olmayacak dua
    • » Sabır dilemek mi af dilemekmi...?
    http://img152.imageshack.us/img152/8898/mehmedhan9cq.jpg

    Sen ki, beş vakit namaz kibriyle ferahtasın,
    Günahın yok sanırken en büyük günahtasın!


  2. #2

    • Profesör
    • Offline

      Üyelik tarihi
      09-09-2007
      Mesajlar
      1.913
      Konular
      110

    Standart

    "Göklerin ve yerin hükümranlığı yalnız Allah'a aittir. O dilediğini yaratır, dilediğine kız çocuk, dilediğine de erkek çocuk bahşeder.Yahut (dilediğine) hem erkek hem kız (çocuklar) verir ve dilediğini de kısır yapar. Çünkü O, her şeyi bilendir, sınırsız güç Sahibidir." (Şu'ra:49-50)

    Ayetleri size yeter mi?

    Garanti olsun diye bir kaç tane embriyo üretip, rahime yerleştiriliyor. Oluşan üçüz,dördüz gebelikleri de riske atmamak için bebek sayısını -2,3 aylık gebe iken- zehirli iğne ile öldürüp azaltıyorlar. Tabi buna aile izin verirse...


    Bu çok şahane doğru ve iyi bir şeydir diyorsanız, zaten kimseye diyecek bir lafımız yok!
    İyinin iyiliği herkese, en büyüğü kendine,
    Kötünün kötülüğü çok kişiye, en çoğu da kendine!



  3. #3

    • .: No €sc@pé :.
    • Offline

      Üyelik tarihi
      09-11-2007
      Mesajlar
      305
      Konular
      58

    Standart

    Evet bana bu ayetler yeter de ben bi yanlış mı yaptım tek satırı bana ait değil bu yazının okuyoruz yazıyoruz Rabbim faydasız bilgiden uzak eylesin
    http://img152.imageshack.us/img152/8898/mehmedhan9cq.jpg

    Sen ki, beş vakit namaz kibriyle ferahtasın,
    Günahın yok sanırken en büyük günahtasın!


  4. #4

    • Profesör
    • Offline

      Üyelik tarihi
      09-09-2007
      Mesajlar
      1.913
      Konular
      110

    Standart

    Alıntı kasvetli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Evet bana bu ayetler yeter de ben bi yanlış mı yaptım tek satırı bana ait değil bu yazının okuyoruz yazıyoruz Rabbim faydasız bilgiden uzak eylesin
    Ben de Ayet-i kerime yazarken yada yorum yaparken sizi hedef almamıştım, ama madem siz böyle bir yorumla karşımıza çıktınız biz de sözümüzü söyleyelim...

    Kişi eklediği yazıdan sorumludur. Kişinin fikirlerini yansıtır bir bakıma. Siz inanmadığınız bir yazıyı buraya ekler misiniz? Ben kesinlikle eklemem... :lac:
    İyinin iyiliği herkese, en büyüğü kendine,
    Kötünün kötülüğü çok kişiye, en çoğu da kendine!



  5. #5

    • .: No €sc@pé :.
    • Offline

      Üyelik tarihi
      09-11-2007
      Mesajlar
      305
      Konular
      58

    Standart

    Bence siz benim yazdığım yazıyı tam okumamışsınız biraz uzun yaa yarıda kesmiş olabilirsiniz .Ben yazdıklarımın arkaasındayım yanlışsada yanlışı söyleyeceksiniz ki bilelim .Burda bilgilerimizi tazelemeye bilmediklerimizi öğrenmeye çalışıyoruz.Köstek değil destek olmanız temennisiyle.Nacizane
    Konu kasvetli tarafından (31-01-2008 Saat 22:58 ) değiştirilmiştir.
    http://img152.imageshack.us/img152/8898/mehmedhan9cq.jpg

    Sen ki, beş vakit namaz kibriyle ferahtasın,
    Günahın yok sanırken en büyük günahtasın!


  6. #6

    • Profesör
    • Offline

      Üyelik tarihi
      09-09-2007
      Mesajlar
      1.913
      Konular
      110

    Standart

    Alıntı kasvetli Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Bence siz benim yazdığım yazıyı tam okumamışsınız biraz uzun yaa yarıda kesmiş olabilirsiniz .Ben yazdıklarımın arkaasındayım yanlışsada yanlışı söyleyeceksiniz ki bilelim .Burda bilgilerimizi tazelemeye bilmediklerimizi öğrenmeye çalışıyoruz.Köstek değil destek olmanız temennisiyle.Nacizene
    Yazınızı tamamen okudum. Aslında yanlışları bulup cımbızlamak istemiştim...
    Ama biz tüp bebek uygulamasına tamamen karşıyız... Niçin?


    Allahu teala ayeti kerimesinde buyurur ki:

    "Allah her dişinin rahminde taşıdığı, rahimlerin neyi eksik neyi ziyade edeceğini bilir. O'nun katında herşey ölçü iledir." (Rad:28)

    Allah-u Teala'nın kelamına iman eden böyle işlerle uğraşmaz. İman etmeyenin ise İslam'la ilgisi kalmaz.

    Rahim bir kabre benzer
    Dıştan iç alemi bilinmez.

    Allahu Teala onu dayadı döşedi
    Çocuk için müdahele edilmez.


    Bu doğrudan doğruya bir hayasızlıktır aynı zamanda zinadır.


    Resulullah (s.a.v) Efendimiz buyuruyorlar ki:

    "Hayanın azlığı küfür alametidir." (Münavi)

    "Haya ile iman daima bir arada bulunur, birbirinden ayrılmazlar. (Yani biri gidince öteki kalmaz.)" (Camiüssağir)

    Resul-i Ekrem (s.a.v) Efendimiz diğer Hadis-i şerif'lerinde buyururlar ki:

    "Cenab-ı Hakk'ın verdiği rızka kanaat eden mümin cennete girer." (Münavi)

    "Cenab-ı Hakk'ın takdirine razı olan kimse gönül zenginliğine sahip olur." (Münavi)

    Ömer Öngüt - İslam İlmihalinden alıntıdır.
    www.hakikat.com
    İyinin iyiliği herkese, en büyüğü kendine,
    Kötünün kötülüğü çok kişiye, en çoğu da kendine!


    alitufan2003 (24-05-2014) Bunu beğendi

+ Yeni Konu aç
Sayfa 1/3 123 SonSon

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67