+ Yeni Konu aç
Sayfa 1/2 12 SonSon
9 sonuçtan 1 ile 6 arası

Konu: Ebu Leheb'in karısı kendisi ile ilgili ayet indiğini duyunca ne yaptı?

  1. #1

    • Profesör
    • Offline

      Üyelik tarihi
      09-09-2007
      Mesajlar
      1.913
      Konular
      110

    Standart Ebu Leheb'in karısı kendisi ile ilgili ayet indiğini duyunca ne yaptı?

    Ebu Leheb'in Karısı Ümmü Cemil'in Peygamberimiz (a.s.)a Düşmanlığı ve İşkenceleri


    Ebu Leheb'in karısı Ümmü Cemil
    [372] ki, Ebu Süfyan'ın kızkardeşi ve Muaviye b. Ebi Süfyan'ın da halası idi-Peygamberimiz (a.s.)a düşmanlıkta aşırı gider;[373] küfründe, inkârında ve inadında kocasına yardımcı olurdu. [374]

    Ümmü Cemil her gece [375] pıtrakları,[376] dikenleri,[377] dikenli ağaç dallarını[378] toplayıp [379] büyük demet yapar, boynuna bağlar, [380] geceleyin [381] ayağına batsın [382] yaralar açsın diye Peygamberimiz (a.s.)ın geçeceği yollara atar, saçardı. [383]

    Peygamberimiz (a.s.) ise, onlara kum yığınına,[384] ipeküzerine[385] basar gibi basar, geçerdi. [386]

    Yüce Allah, gerek Ebu Leheb, gerek karısı Ümmü Cemil hakkında indirdiği sûrede:

    "Yuh oldu iki eli Ebu Leheb'in, kendisi de yuh oldu!
    Ona ne malı yarar verdi, ne de kazandığı!
    O da, boğazında kıskıvrak bükülmüş bir urgan bulunduğu halde odun hammalı olarak karısı da, yaslanacak bir alevli ateşe!"
    [387] buyurdu; onların âhiretteki durumlarını duyurdu.[388]

    Ümmü Cemil kendisi ve kocası hakkında Tebbet sûresinin indiğini işitince [389] Peygamberimiz (a.s.)ın Hz. Ebu Bekir ile birlikte [390] Kabe Mescidinde [391]* oturduğu sırada oraya vardı. Kendisinin elinde bir taş bulunuyordu. [392]
    Hz. Ebu Bekir, onu görünce, [393] Peygamberimiz (a.s.)a:
    "Yâ Rasûlallah! Bu Ümmü Cemil'dir. [394] Eziyet edici bir kadındır. [395] Sana doğru[396] geliyor! Onun seni görmesinden korkuyorum! [397] Keşke bu kadın sana bir zarar vermeden, [398] eziyet etmeden [399] kalkıp gitmiş olsaydın, [400] bir köşeye çekilseydin!" dedi.[401]

    Peygamberimiz (a.s.):

    "O beni göremez!" buyurdu.
    [402]

    Gerçekten de, Ümmü Cemil Peygamberimiz (a.s.)ı göremedi! Yüce Allah ona göstermedi.

    O ancak Hz. Ebu Bekir'i görebildi. Gelip, Hz. Ebu Bekir'in başına dikildi.
    [403] Ona:

    "Ey Ebu Bekir! Arkadaşın nerede?" diye sordu.
    [404]

    Hz. Ebu Bekir:
    "Ne yapacaksın onu? [405] Sen benim yanımda hiç kimse görmüyor musun?" dedi.

    Ümmü Cemil:

    "Benimle alay etme! Ben senin yanında senden başkasını göremiyorum [406]. Bana haber verildi ki, arkadaşın beni hicvetmiş. [407]
    O şairse, [408] vallahi, ben de şair bir kadınım. [409] Kocam da şairdir. [410]
    İşte, ben de onu hicvediyorum: [411]

    'Biz o verilmişe isyan ediyoruz.
    Onun peygamberlik işinden yüz çeviriyoruz.
    Onun dininden hiç hoşlanmıyoruz.'
    [412]

    Vallahi, onu bulsaydım, sutaşı kendisinin ağzına vuracaktım!" dedi. [413]

    Hz. Ebu Bekir:
    "Hayır! [414] Vallahi, arkadaşım şair değildir. [415] O şiir söylemez de. [416]
    Şu Beyt'in (Kabe'nin) Rabbine andolsun ki, o seni hicvetmiş değildir" dedi. [417]

    Ümmü Cemil:
    "Muhakkak ki, sen benim katımda doğru sözlüsündür.
    Kureyşîler iyi bilir ki, ben onların ulu kişilerinin
    [418] kızıyımdır!" diyerek dönüp gidince, [419] Hz. Ebu Bekir:

    "Yâ Rasûlallah! O seni görmedi mi?" diye sordu.

    Peygamberimiz (a.s.):

    "Beni görmedi! Allah onun gözünü alıp beni göremez hale getirdi!" buyurdu.
    [420]





    [372] İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c.1, s. 380, Belânın, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1,s.12O.

    [373] Fahru'r-R âzı, Tefsir, c. 32, s. 171, Hâzin, Tefsir, c. 4, s. 425, Ebu'l-Fidâ, Tefsir, c. 4, s. 564.

    [374] Ebu'l-Fidâ, Tefsir, c. 4, s. 564.

    [375] Kurtubİ, Tefsir, c. 20, s. 240.

    [376] Fahru'r-Râzî, Tefsir, c. 32, s. 171, Kurtubi, Tefsir, c. 20, s. 240, Nesefi, Medârik, c. 4, s. 382, Hâzin, Tefsir, c. 4, s. 425,Beyzâvî, Tefsir, c. 2, s. 581, E bussuud, Tefsir, c. 9, s. 211.

    [377] İbn İshak, İbn Hisam, Sîre, c. 1, s. 380, Taberî, Tefsir, c. 30, s. 338, Fahru'r-Râzî, Tefsir, c. 32, s. 171.

    [378] Belâzulî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 122, Taberî, Tefsir, c. 30, s. 339, Hâzin, Tefsir, c. 4, s. 425.

    [379] Taberî, Tefsir, c. 30, s. 338-339.

    [380] Zemahşeri, Ke ssâf, c. 4, s. 297, F ahru'r-R â zf, Tefsir, c. 32, s. 171,1 73, M eseff, M edârik, c. 4, s. 38 2, 383.

    [381] Taberî, c. 30, s. 339, Fahru'r-RâzT, c. 32, s. 171 , Kurtubi, c. 20, s. 240, Nesefi, c. 4, s. 382, Hâzin, c. 4, s. 425, Beyzâvî,c.2,s.581,Ebussuud,c.9,s. 211.

    [382] Taberî, Tefsir, c. 30, s. 338.

    [383] İbn İshak, İbn Hişam, c. 1, s. 380, Belâzurî, Ensâb, c. 1, s. 122, Taberî, c. 30, s. 339, Fahru'r-Râzî, c. 32, s. 171, Kurtubi,c. 20, s. 240, Nesefi, c. 4, s. 382, Beyzâvî, c. 2, s. 581, E bussuud, c. 9, s. 211 .

    [384] Taberî, Tefsir, c. 30, s. 339, Kadı I yaz, eş-Şifâ, c. 1, s. 291.

    [385] Kurtubi, Tefsir, c. 20, s. 240, Ebussuud, c. 9, s. 211.

    [386] Taberî, c. 30, s. 339, Kadı I yaz, eş-Şifâ, c. 1, s. 291, Kurtubi, c. 20, s. 240. Ebussuud, c. 9, s. 211.

    [387] Tebbet: 1-5.

    [388] İbn İshak, İbn Hisam, c. 1, s. 380, İbnSa'd, Tabakâtü'l-kübrâ, c. 1, s. 200, Ahmed b. Hanbel, Müsned, c.1 ,s. 281, Buhârî,Sahih, c. 6, s. 17, Müslim , Sahih, c. 1,s.194, Belâzurî, Ensâb, c. 1.S.120,121, Taberî, Târih, c. 2, s. 216, Beyhakî, Delâil, c. 2, s.183, Begavf, Mesâbfhu's-sünne, c. 2, s. 175, Ebu'l-Ferec İbn Cevzî, el-Vefâ, c. 1, s. 184, İbn Esîr, Kâmil, c. 2, s. 60-61.

    [389]

    [390] İbn İshak, İbn Hişam, c. 1, s. 381, Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316, Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 1 23, Beyhakî,D el âil ü'n-nübüvve, c. 2, s. 195, Kadı Iyaz,eş-Şifâ,c.1, s. 291 , F ahru 'r-R âzf, Tefsir, c. 32, s. 17 3, M uhi bbüt-Ta berf, R ı yâdu 'n-n adrâ,c. 1, s. 81, K urt ubf, Tefsir, c. 20, s. 234, İ bn Seyyi d, U yun u'l-eser, c. 1, s. 102, Zeheb f, T ârfh u'l-İ si âm, s. 147, E bu'l -Fi dâ, Tefsir, c. 4,s. 565, Diyarbekrî, Hamfs, c. 1, s. 288.

    [391] İbn İshak, İbn Hişam, c.1 , s. 381, Belâzurî, Ensâb, c. 1, s. 123, Beyhakî, c. 2, s. 195, Kadı lyaz, c. 1, s. 291 , Fahru'r-Râzî, c. 32, s. 172, Muhibbü't-Taberî, c. 1, s. 81, Kurtubi, c. 20, s. 234, Zehebı, s. 147, Ebu'l-Fidâ, Tefsir, c. 4, s. 565.

    * Hicr'de (Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316).

    [392] İbn İshak, İbn Hişam, t 1, s. 381-382, Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316, Beyhakî, c. 2, s. 195, Fahru'r-Râzî, c.32, s.17, Muhibbüt-Taberî, c. 1, s. 81, Kurtubi, Tefsir, c. 20, s. 234, Zehebî, Târih, s. 147, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565, Diyarbekrî, Hamfs, c.1,s. 288.

    [393] Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316, Beyhakî, c. 2, s. 195, Muhibbüt-Taberî, c. 1, s. 80, 81, İbn Seyyid, Uyun, c. 1 , s. 103,Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565.

    [394] Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316.

    [395] Ebu Nuaym, D el âil ü'n-nübüvve, c. 1, s. 193, İbn Seyyid, Uyun, c. 1, s. 103, Kastalani, Mevâhibu'l-ledünniye, c. 1, s. 62.

    [396] Fahru'r-Râzî, Tefsir, c. 32, s. 172.

    [397] Beyhakî, Delâil, c. 2, s. 195, Fahru'r-Râzî, c. 32, s. 1 72, Muhibbü't-Taberî, c. 1, s. 81, Zehebî, s. 147, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s.565.

    [398] Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316.

    [399] Ebu Nuaym, c. 1, s. 193, İ bn Seyyid, c. 1 , s. 103, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565.

    [400] Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316, İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c. 1, s. 103.

    [401] E b u N uaym .Delâil ü'n-nübüvve, c. 1, s. 193, E bu 'I-Fi dâ, Tefsir, c. 4, s. 565, K asta lânf, M evâ hibu'l -ledün niye, c. 1, s. 6 2.

    [402] Ezrakî, c. 1 , s. 316, Ebu Nuaym, c. 1, s. 193, Beyhakî, c. 2, s. 195, Fahru'r-Râzî, c. 32, s. 172, Muhibbüt-Taberî, c. 1,s.81, İbn Seyyid, c. 1, s. 103, 147, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565.

    [403] İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c. 1, s. 381, Ezrakî, c. 1, s. 316, Belâzurî, c. 1, s. 81, Kurtubi, c. 20, s. 234, Ebu'l-Fidâ, c. 4,s. 565.

    [404] İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c.1, s. 381, Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316, Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 123, Kadı lyaz, eş-Şifâ, c.1, s. 291.

    [405] Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 123.

    [406] Diyarbekrî, Târıhu'l-hamıs, c. 1, s. 288.

    [407] İbn İshak, İbn Hişam, c.1, s. 381, Ezrakî, c. 1, s. 316, Belâzurî, c. 1, s. 123, Beyhakî, c. 2, s. 195, Kadı lyaz, c.1, s. 291 ,Fahru'r-Râzî, Tefsir, c. 32, s. 172, Muhibbüt-Taberî, R ı yâdu 'n-n adrâ, c. 1, s. 81, Kurtubi, Tefsir, c. 20, s. 234, İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c. 1 , s. 103, Zehebî, Târıhu'l-İslâm, s. 147, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565, Kastalani, Mevâhibu'l-ledünniye, c. 1, s. 62, Diyarbekrî,Hamfs, c.1, s. 288.

    [408] Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 123.

    [409] İbn İshak, İbn Hişam, c. 1, s. 381, Ezrakî, c. 1, s. 316, Kurtubi, c. 20, s. 234.

    [410] Ezrakî, Ahbâru Mekke, c. 1, s. 316.

    [411] Belâzurî, Ensâbu'l-eşrâf, c. 1, s. 122, Zehebî, Târîhu'l-İslâm, s. 147.

    [412] İbn İshak, İbn Hişam, c. 1, s. 381-382, Belâzurî, c. 1, s. 122, Fahru'r-Râzî, c. 32, s. 172, Muhibbüt-Taberî, c. 1, s. 80,Kurtubi, t 20, s. 234, Zehebî, s. 147, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565, Kastalani, İrşâdü's-sârf, c. 6, s. 25, Diyarbekrî, c. 1,s.288.

    [413] İbn İshak, İbn Hişam, c. 1,s. 381, Belâzurî, c. 1, s. 123, Kadı Iyaz c.1, s. 291, Muhibbüt-Taberî, c. 1, s. 81, Kurtubi, c.20, s. 234.

    [414] Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve, c. 2, s. 195, Fahru'r-Râzî, c. 32, s. 172, Muhibbüt-Taberî, c. 1, s. 81, İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c. 1, s. 103, Zehebî, s. 147, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565.

    [415] Muhibbüt-Taberî, c. 1, s. 81, Kastalani, Mevâhibu'l-ledünniye, c. 1, s. 62.

    [416] Ebu Nuaym , Delâil, c. 1, s. 194, İbn Seyyid, c. 1, s. 103, Ebu'l-Fidâ, c. 4, s. 565, Kastalani, Mevâhibu'l-ledünniye, c. 1, s. 62.

    [417] Beyhaki, D el âil ü'n-nübüvve, c. 2, s. 195, F ahru'r-Râ zf, c. 32, s. 172, M u hibbü't-Taberî, c. 1, s. 81, Ze hebi, T ârıhu'l -İslâm, s. 147.

    [418] Ebu Nuaym, Delâilü'n-nübüvve, c. 1, s. 193, İbn Seyyid, Uyûnu'l-eser, c. 1, s. 103, Ebu'l-Fidâ, Tefsir, c. 4, s. 565.

    [419] İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c. 1, s. 382, Beyhakî, Delâilü'n-nübüvve, c. 2, s. 195, Fahru'r-Râzî, Tefsir, c. 32, s. 172, Muhibbüt-Taberî, Rıyâdu'n-nadrâ, c. 1, s. 81, Kurtubi, Tefsir, c. 20, s. 234-235, Zehebî, Târıhu'l-İslâm, s. 1 47.

    [420] İbn İshak, İbn Hişam, c. 1, s. 234-235, Zehebî, Târıhu'l-İslâm, s. 147.



    İslam Tarihi

    Asım Köksal

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » Atasözleri (kürtçe-türkçe)
    • » Bazı.....‏
    • » CHP'li Önder Sav'a sürpriz teklif !!!!
    • » = arkadaşım =
    • » Doğum Günün Mübarek olsun Ümmî...
    • » Necmeddin-î Kübra Hazretleri
    • » Yitirdiğimiz Aşk
    • » turkcekarakter
    • » Her Koyun
    • » Şizofrenim, Aşk Halüsülasyonum Benim...

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » haremlik selamlıkla ilgili bilgi...
    • » Efendimizin Kızına Evlenirken Ettiği...
    • » Orucu Bozan Haller
    • » Çağın Sahabesi Olmak
    • » TESETTÜR HAKKINDA GÜZEL Bi HATIRLATMA
    • » Yılbaşı mı ?Mekkenin Fethi'nin...
    • » Edepli insanların özellikleri...
    • » Neticeyi sebepten bilmek
    • » Hayır Meclislerini Şer Meclislerine...
    • » Sabret gönül..yol çok uzun değil.. Az...
    İyinin iyiliği herkese, en büyüğü kendine,
    Kötünün kötülüğü çok kişiye, en çoğu da kendine!



  2. #2

    • Gül Sultan
    • Offline

      Üyelik tarihi
      17-12-2007
      Yaş
      30
      Mesajlar
      973
      Konular
      52

    Standart

    Nebiler Serverini görme, hatta akraba olma saadetine erişmiş ama hiç bir nasib alamamış,kendi azgınlıkları içinde boğulmuş,kendilerini atese sürüklemiş iki insan .... heyhat.. yazık etmişler diyesi geliyor insanın, (( ''yazık etmek'' dahi yetersiz ama)) ...

    Allah razı olsun güzel insan
    ..::عرفتك يا ربى قبل المتى::...

  3. #3

    • Hizmet, Nimettir...
    • Offline

      Üyelik tarihi
      14-01-2007
      Mesajlar
      5.054
      Konular
      318

    Standart

    Cemil yada Cemîle; Arapça'da güzel olarak biliyorum, yada güzel demek
    -yanlışım varsa düzeltilsin inşallah-

    Ümmü; Bunun da anne manasına geldiğini sanıyorum.

    Ümmü Cemil = Güzel Anne yada güzel nitelikli kadın gibi birşey olsa gerek.

    Ebu; Bu da baba demek.

    Ebu Leheb'e bilirsiniz Ebu Cehil, yani CEHALETİN BABASI
    onun karısına ise Ümmü Cehil, yani CEHALETİN ANASI

    böyle denildiğini duymuştum, ama metinde Ümmü Cemil olarak tekrar edilmiş.

    ben mi yanlış duymuşum acaba?
    1- İhvan Forum'da hiç bir akıma, hiç bir mezhebe; bunların değerlerine, hiç bir âlim ve fâzıl bilinen kişiye, hiç bir tarîkâte, cemaate veya mensublarına aşağılayıcı, hakâret edici, alaya alıcı, tekfir edici, müşrik ve sapık ilân edici üslûb ve ithâm kullanılamaz.
    2-İhvan Forum'da Müslüman olduğunu söyleyen hiç bir üyeye kâfir, müşrik sıfâtı ya da Müslüman'a yakışmayacak başka bir sıfât, îmâ dahi edilemez.

  4. #4

    • Profesör
    • Offline

      Üyelik tarihi
      09-09-2007
      Mesajlar
      1.913
      Konular
      110

    Standart

    Alıntı Dut_agaci Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Cemil yada Cemîle; Arapça'da güzel olarak biliyorum, yada güzel demek
    -yanlışım varsa düzeltilsin inşallah-

    Ümmü; Bunun da anne manasına geldiğini sanıyorum.

    Ümmü Cemil = Güzel Anne yada güzel nitelikli kadın gibi birşey olsa gerek.

    Ebu; Bu da baba demek.

    Ebu Leheb'e bilirsiniz Ebu Cehil, yani CEHALETİN BABASI
    onun karısına ise Ümmü Cehil, yani CEHALETİN ANASI

    böyle denildiğini duymuştum, ama metinde Ümmü Cemil olarak tekrar edilmiş.

    ben mi yanlış duymuşum acaba?
    İnternette bir çok kaynağa baktım ve ardından Ömer ÖNGÜT Efendinin Hazreti Muhammed A.S. kitabına da baktım, Ebu Lehebin karısının adı Ümmü Cemil yada Ebu Süfyanın kızkardeşi Ümmü Cemil olarak geçiyor kayıtlarda.
    İyinin iyiliği herkese, en büyüğü kendine,
    Kötünün kötülüğü çok kişiye, en çoğu da kendine!



  5. #5

    • Agâh ol ey nefsim..
    • Offline

      Üyelik tarihi
      13-11-2006
      Mesajlar
      1.294
      Konular
      199

    Standart

    Alıntı Dut_agaci Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Cemil yada Cemîle; Arapça'da güzel olarak biliyorum, yada güzel demek
    -yanlışım varsa düzeltilsin inşallah-

    Ümmü; Bunun da anne manasına geldiğini sanıyorum.

    Ümmü Cemil = Güzel Anne yada güzel nitelikli kadın gibi birşey olsa gerek.

    Ebu; Bu da baba demek.

    Ebu Leheb'e bilirsiniz Ebu Cehil, yani CEHALETİN BABASI
    onun karısına ise Ümmü Cehil, yani CEHALETİN ANASI

    böyle denildiğini duymuştum, ama metinde Ümmü Cemil olarak tekrar edilmiş.

    ben mi yanlış duymuşum acaba?
    araplarda künye o kişinin en önemli özelliğinden dolayı verilir... ümmü cemilin gerçek adı "Ardiya " dır...ama çok güzel bir kadın olması hasebiyle güzelliğin annesi denmiştir..

    Ebu leheb in de çok güzel yüzlü olduğu rivayet edilir .. Leheb ateş gibi kırmızı yüzlü demektir ... ona da o yüzden ebu leheb denmiştir.
    İnsan! Tepeden-tırnağa, sen arzu, dileksin.
    Nefsinde doyumsuz, fakat aşkında meleksin
    Zulmün yüzüne hak denilen silleni çeksen,
    Sillende mühürlenmiş o gayrettedir Allah.

    Bahtiyar Vahabzade

  6. #6

    • Kıdemli Üye
    • Offline

      Üyelik tarihi
      07-03-2007
      Yaş
      34
      Mesajlar
      3.498
      Konular
      108

    Standart

    Alıntı Dut_agaci Nickli Üyeden Alıntı Mesajı göster
    Cemil yada Cemîle; Arapça'da güzel olarak biliyorum, yada güzel demek
    -yanlışım varsa düzeltilsin inşallah-

    Ümmü; Bunun da anne manasına geldiğini sanıyorum.

    Ümmü Cemil = Güzel Anne yada güzel nitelikli kadın gibi birşey olsa gerek.

    Ebu; Bu da baba demek.

    Ebu Leheb'e bilirsiniz Ebu Cehil, yani CEHALETİN BABASI
    onun karısına ise Ümmü Cehil, yani CEHALETİN ANASI

    böyle denildiğini duymuştum, ama metinde Ümmü Cemil olarak tekrar edilmiş.

    ben mi yanlış duymuşum acaba?

    cemilin annesi anlamındada kullanılmış olabilir

+ Yeni Konu aç
Sayfa 1/2 12 SonSon

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67