+ Yeni Konu aç
2 sonuçtan 1 ile 2 arası

Konu: Rüya Tabirleri - K - Harfi

  1. #1

    • Katre-i Umman
    • Offline

      Üyelik tarihi
      10-12-2007
      Mesajlar
      2.983
      Konular
      340

    Standart Rüya Tabirleri - K - Harfi

    - K -

    * KABAK: Hasta bir kimsenin rüyada kabak görmesi, şifa bulmaya ve afiyete ermeye
    delâlet eder. Rüyada kabak görmek, şanlı, yüce, itibarlı, insanlara yakın, iyi idareci,
    âlim veya doktor olan bir kimse ile tâbir edilir.
    Bir kimsenin rüyada kabak tarlasından kabak topladığını görmesi, Yunus (a.s.)'ın
    kıssasına binaen selâmete ermeye ve hastalıktan şifaya delâlet eder.
    Rüyada pişmiş kabak yediğini görmek, yediği miktarınca bir ilmi öğrenmeye veya
    dağınık olan şeyleri bir araya getirmeye delâlet eder.
    Bazı kere kabak görmek keder, sıkıntı, dar geçim veya hastalığa yahut hapse delâlet
    eder. Bazan da rüyada kabak yemek, zihin ve zekânın iyiliğine ve insanın keskin
    aklına delâlet eder.
    Rüyada kabaktan yapılan kaplar görmek, hafif ruhlu, faydalı, güzel ve yüce, şerefli
    kadınlara alâmettir.
    Rüyada pişmemiş çiğ kabak yediğini görmek, münakaşa ve şerre işarettir.
    Kab içerisinde olan pişmiş kabağı yediğini görmek, üzüntü ve keder ile tâbir olunur.
    Eğer yediği pişmiş kabak, kab içinde değilse, o takdirde rızka ve kaybettiği şeyi
    bulmaya delâlet eder.
    Kabak ağacı, malı olmayan bir fakire de işarettir. Kabak ağacının gölgesinde
    oturduğunu görmek, halk ile iyi geçinmeye delâlet eder.

    * KABALIK: Vali veya yüksek makamdaki bir kimsenin rüyada kabalıkla anıldığını
    görmesi: "Eğer kaba, katı yürekli olsaydın onlar etrafından herhalde dağılıp
    gitmişlerdi bile." (Al-i İm-ran, 159) mealindeki âyet hükmünce, vazifeden azledilmeye
    delâlet eder.
    * KABARCIK: Kişinin rüyada vücudunda kabarcık görmesi, borç ve alacağı istemeye
    işarettir. Bazı kere de kabarcık illeti, mala ve malın fazlalığına delâlet eder. Bu
    sebeple rüyada vücudunda kabarcık ve çıban çıktığını gören kimsenin malı çoğalır ve
    zengin olur.

    * KABE: Rüyada Allah'ın kudsî evi Kabe'yi görmek, hayırlı bir amelle müjdelenmeye
    delâlet eder. Kabe'yi görmek, Kabe'ye gitmeye de işarettir.
    Rüyada Kabe'yi kendi evinde görmek, izzet, şeref ve şevkete delâlet eder. Rüyada
    Kabe istikametinde yürümek, dinde salâha ve müjdeye delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada Kabe'de namaz kıldığını görmesi, yüksek bir zattan kuvvet
    almaya, düşman şerrinden emin olmaya ve hayra ermeye delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada Kabe'ye nazar etmesi, korku ve şiddetten emin olmaya delâlet
    eder. Rüyada Kabe'ye varıp orada hac ile alakalı bir şey yapmak, yüce Allah'ın
    farzlarından emrettiği bir şeyi ifa etmeye işarettir.
    Rüyada Kabe'nin harap olduğunu görmek, namazın terki ile tâbir olunur. Çünkü
    Kabe, namaza delâlet eder. Kabe, namaz kılanların kıblesidir.
    Bir kimsenin rüyada Kabe'nin kendi evinde olduğunu görmesi, daimi bir saltanata,
    devlete ve insanlar arasında şöhret bulmaya delâlet eder.
    Nablusî (rh.a.) demiştir ki:
    "- Bir kimse rüyada, meleklerin, gökten inip ve Kabe'yi temelinden kaldırıp bir başka
    şehre koyduklarını görse, bu rüya, o yerde bir fitnenin çıkmasına, Müslümanların
    önderinin o şehirde bulunmasına delâlet eder..."
    Rüyada Allah'ın kudsî evi Kabe'yi görmek, şu şekilde de tâbir olunur:
    a) Dinde salâha ermek,
    b) Sünnete ittiba,
    c) Kur'ân-ı Kerim,
    d) İlim sahibi baba,
    e) Mescid ve cami,
    f) Şerefli zevce,
    g) İlim ve hikmet,
    h) Namaz.
    Kabe'yi rüyada görmek, cennete de delâlet eder. Çünkü Kabe Allah'ın evidir. Cennet
    de Allah'ın mümin kulları için yarattığı bir kudsî mekândır. Cennete kavuşmak ise,
    ancak Kabe'ye yönelmekle mümkün olur.

    * İBRAHİM (A.S.)’IN MAKAMI: Rüyada Hak dostu Peygamber İbrahim (a.s.)'ın
    makamında bulunduğunu veya o cihete doğru namaz kıldığını görmek: "Orada
    apaçık alâmetler İbra him'in makamı vardır." (Al-i İmran, 97) mealindeki âyet-i keri
    menin işaretince, hacca gitmeye, dini korumaya ve tam bir Müslü
    manlığa delâlet eder.
    Yine rüyada İbrahim (a.s.)'ın makamına girdiğini görmek, korkudan emin olmaya
    delâlet eder. Çünkü Kabe'ye giren korkudan emin olur...
    Bazı kere de o mübarek makamı rüyada görmek, melikler gibi yüksek rütbeye nail
    olmaya veya ilimle uğraşmaya delâlet eder.

    * KABIZ: Rüyada kabız olduğunu görmek, rızık hususunda zorluk ve sıkıntıya delâlet
    eder. Kabız halinden kurtulmak ise, üzüntü ve kederden kurtulmaya işarettir.

    * KABİH (Çirkin): Rüyada çirkin bir hal görmek, çetin bir kadına ve evlenmeye delâlet
    eder. Kabih hali, günah ve şer işlere de işarettir.
    * KABİLE: Rüyada bir kabile veya toplu halde bir millet görmek, cemiyet işlerinde
    vazife almaya ve insanlarla kaynaşmaya delâlet eder.

    * KABİL: Bilindiği gibi Kabil, Hazret-i Adem'in oğludur. Ve dünyada ilk cinayet işleyen
    kimsedir. Nefsine uyarak kardeşini öldürmüş ve ziyana uğrayanlardan olmuştu. Bu
    sebeple onu rüyada görmek, asi ve günahkâr olmaya delâlet eder.

    * KABİR: Bekâr bir kimsenin rüyada kabir kazdığını görmesi, hile ile bir kadın ile
    evleneceğine delâlet eder.
    Rüyada kabir görmek, hapse işarettir. Nitekim hapishane de kabre delâlet eder.
    Rüyada kabir yaptığını görmek, ev yapmaya veya evi tamir etmeye alâmettir. Çünkü
    kabir de insanın evidir ve orada uzun müddet kalacaktır.
    Bir kimsenin rüyada kabirler üzerine yağmur yağdığını görmesi, o kabirdekilere
    Allah'ın rahmetinin tecelli ettiğine alâmettir.
    Bazı kere de rüyada kabir görmek, uzak yolculuklara, üzüntü, keder, korkunç yerler,
    zevce ve zindanlara delâlet eder.
    Rüyada Hâtemül Enbiya (s.a.v.) efendimizin mübarek kabrini açtığını görmek, Resûl-i
    Ekrem'in unutulmuş olan bir sünnetini ihya etmeye işarettir.
    Bir kimsenin rüyada dam üstünde kabir kazdığını görmesi, uzun ömre delâlet eder.
    Rüyada bir kabirden çıktığını görmek, üzüntü, keder ve sıkıntıdan kurtulmaya veya
    hastalıktan şifa bulmaya delâlet eder.
    Ibn-i Sîrîn hazretleri demişlerdir ki:
    "- Rüyada kabre konulduğunu görmek, sıkıntı ile tâbir olunur. Üzeri örtülü olmayarak
    kabre konulduğunu görmek, uzun bir yolculuğa delâlet eder. Ve o kişi bu seferde
    hayır ve menfaata nail olur. Kendi mezarı üzerinde ayakta durup kendine baktığını
    gören günahlarından kurtulur."
    Rüyada bir ölünün kabrini açtığını görmek, o ölünün yol ve mesleğini talep etmeye ve
    onun yolunca gitmeye delâlet eder.
    Eğer o ölü âlimse, rüya sahibi ilim ve hikmete nail olur.
    Rüyada dikilmiş bir kefenle beraber bir kabir içine defnedilmiş olduğunu görmek, bir
    kadınla nikahlanmaya delâlet eder. Yine rüyada bir kabir satın aldığını ve fakat içine
    girmediğini görmek, bir kadına nikâhla mâlik olmaya veya bir hizmetçiye işarettir.

    * KABRİSTAN: Kişinin rüyada kabristan görmesi, vaaza, Kur'an-ı Kerim okumaya,
    ağlamaya, ibrete, ölümü hatırlamaya, korkmaya ve dünyadan alâkayı kesip ahirete
    yönelmeye delâlet eder. Çünkü ölüm en büyük vaizdir.
    Yine rüyada kabristan görmek, âlim ve takva sahibi kimselere melikin memurlarına ve
    Müslüman askerlerin yiğitlerine delâlet eder. Bazı kere de İslâm kabristanı görmek,
    Müslüman mücahitlerin çadırlarına ve Müslümanların orduyla karşılaşmaya hazırlanmalarına
    alâmettir.
    Rüyada kâfirlere ait kabristanı görmek, üzüntü ve kedere, korkuya, dinde şüpheye,
    tenha ve ıssız zindana delâlet eder. Çünkü kabristan, kendisine gelen cisim ve
    cesetler için bir zindandır.
    Rüyada hasta kimsenin kabristana girdiğini, orada bir bina yaptığını görmesi, o
    hastalıktan kurtulmayarak öleceğine delâlet eder.
    Rüyada kabristana girdiğini orada korku ile ağladığını veya Kur'ân-ı Kerim
    okuduğunu, yahut kıbleye dönerek namaz kıldığını görmek, hayırlı kimselere, zikir
    meclislerine, ibadet ve taata delâlet eder.
    Ezan okuyarak kabristana girdiğini görmek, vaaz ve nasihattan anlayan kimseye öğüt
    vermeye işarettir.
    Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki:
    "- Rüyada bir Ölüye yol gösterdiğini görmek, ilim ve hikmete nail olmaya ve bu ilimle
    delâlet ehlinden bir cemaatı hidayete erdirmeye delâlet eder. Rüyada bir ölü ile
    minder üzerinde oturup kucaklaştığını görmek, uzun ömre ve çok yaşamaya işarettir."
    İbn-i Sîrîn (rh.a.) demiştir ki:
    "- Rüyada bir ölünün kendisine yıkanmış bir elbise verdiğini görmek, zengin olmağa,
    bir ölünün elbisesinden olmayan bir elbise verdiğini, bunu alıp giydiğini ve sonra
    çıkarıp ölüye iade ettiğini görmek, hanesinden birinin vefatına delâlet eder."
    Rüyada bir ölünün kendisine dünyanın makbul şeylerinden birini verdiğini görmek,
    ümid etmediği yerden gelecek hayra ve nimete delâlet eder.
    Yine rüyada bir ölünün kendisine yeni ve temiz bir elbise verdiğini görmek, rızkın
    genişliğine ve maişetin güzelliğine işarettir. Bir ölünün ekmek verdiğini görmek ise,
    beklemediği yerden rızık ile tâbir olunur.
    Bir kimsenin rüyada ölünün elinden sarık alması hayır ve menfaate delâlet eder.
    Kendisine bir ölünün karpuz verdiğini gören, üzüntü, keder ve gama uğrar.

    * KABURGA KEMİĞİ: Rüyada kaburga kemikleri görmek, kadınlara delâlet eder. Bu
    sebeple kaburga kemiklerinden birinde meydana gelen şeyin tâbiri o şeyin kadınlarda
    meydana gelmesi dir. Çünkü kadınlar kaburgadan yaratılmışlardır.
    Rüyada kaburga kemiklerinden birisinin olmadığını görmek, rüya sahibinin
    hanesinden birinin ölümüne delâlet eder.
    Bazı kere de rüyada görülen kaburga kemikleri rütbe ve yaşta farklı dostluk, sevgi ve
    birbirlerine uygun olan aile ve akrabalarına alâmettir. Yine kaburga kemikleri görmek,
    gizli işlere, dokumacılık için gerekli aletlere; sineye çekilecek işkence, meşakkat,
    lezzet ve azaba da delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada kaburga kemiklerinin büyüdüğünü veya kemiklerin üzerindeki et
    ve derinin kalınlaştığını görmesi, rızka, şişmanlaşmaya ve hastalıktan şifa bulmaya
    delâlet eder.
    Rüyada kaburga kemiklerinin yok olduğunu görmek, aile, mal ve çocuktan bir şeyin
    kaybolmasına işarettir.

    * KAÇMAK: Rüyada ilim ve irfan sahibi birinin kaçması, yüksek bir memuriyete
    delâlet eder. Yine rüyada korktuğu bir düşmandan kaçtığını görmek, korkudan emin
    olmaya ve düşmana galip gelmeye delâlet eder.
    Rüyada herhangi bir şeyden firar etmek: "O halde (Resulüm de ki): Hepiniz Allah'a
    kaçın. Hakikat ben sizi O'n(un azabından açıkça korkutan (bir Peygamber)im."
    (Zariyât, 50) meha-lindeki âyet gereğince, Allahu Teâlâ'ya dönmeye ve ilticaya
    delâlet eder.

    * KADAYIF: Bir kimsenin rüyada kadayıf görmesi, servete, menfaate ve sevinçle
    beraber lezzetlere ve kolay elde edilen rızka delâlet eder.

    * KADEH: Rüyada kadeh görmek, şu şekilde tâbir olunur:
    a) Zevce,
    b) Hizmetçi,
    c) Rızık,
    d) Hamile kadın,
    e) Mal ve servet...
    Rüyada dolu kadeh görmek, hamile kadına işarettir. Kadehin içinde bulunan suyun
    döküldüğünü görmek, hamile kadının çocuğunu düşüreceğine alâmettir.
    Ibn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada kadehin kırılıp içindekinin döküldüğünü
    görmek, rüya sahibinin evladının vefat edeceğine işarettir. Elinde boş bir kadeh
    görenin çocuğu olmaz. Elindeki kadehin içindekini içirip bitirdiğini görmek, ecelin yaklaştığına,
    kadeh içinde kerih bir içecek görmek, ölüme delâlet eder.
    Rüyada billur kadehlerin kırıldığını görmek, sıkıntı ve üzüntüye delhalet eder. Yine
    rüyada kadehleri yediğini görmek de sıkıntı ile tâbir olunur.

    * KADI (Hâkim): Rüyada bir hakimin teraziye konulduğunu ve terazide ağır geldiğini
    görmek, o hâkimin Allahu Teâlâ indinde ecir ve sevaba nail olacağına delâlet eder.
    Bir tüccarın rüyada kadı olduğunu ve adaletle hükmettiğini görmesi, halka insafla
    muamele etmesine işarettir. Bir valinin rüyada insanlar arasında zalimane bir şekilde
    hükmettiğini görmesi, vazifeden azledileceğine delâlet eder.
    Yine rüyada, kadı, âlim, doktor veya salih bir kimse olduğunu görmek, yücelik, izzet,
    güzel şöhret, takva ve ilme delâlet eder.
    Hasta bir kişinin rüyada hakimi, kendisinin lehine hükmettiğini görmesi, hastalıktan
    şifa bulmaya ve hafiflemeye delâlet eder.
    Nablusî demiştir ki:
    “- Bir kimse rüyada bir dava sebebiyle hâkimin huzuruna çıksa, hakim de onun
    davasına adaletle hükmetse, o kimsenin düşmanından tamamıyla hakkını almasına,
    üzüntü ve kederli ise, üzüntü ve kederden kurtulmasına delâlet eder. Eğer hâkim,
    adaletle hükmetmeyip zulüm etse ve rüya sahibinin birisiyle de davası varsa, o
    insandan tamamıyla hakkını alamayacağına işarettir."

    * KADIN: Bir kimsenin rüyada güzel bir kadın görmesi, hayır ve rahatlıkla temin
    edilecek bir seneye delâlet eder. Görülen kadının çirkin olması, bunun tam zıddı...
    Bazı kere de rüyada görülen kadın, ambar, mahzen, sandık ve eşyasını içine
    koyduğu her şeye delâlet eder.
    Ebu Saidü'l-Vaaz demiştir ki: Rüyada güzel bir kadın görmek, bekası olmayan yani
    geldiği gibi giden bir mala delâlet eder.
    Hasta birinin rüyada güzel bir kadını sırtına yüklendiğini görmesi, hastalıktan şifa
    bulmaya delâlet eder. Zevcesi genç olduğu halde, onu ihtiyarlamış görmekte hayır
    yoktur.
    Rüyada güzel ve genç bir kadınla konuşup sohbet ettiğini veya gülüşüp oynaştığını
    yahut o kadının odasına girdiğini görmek, feyz ve bereket dolu bir seneye, hayır ve
    sürura, mal ve rızka delâlet eder.
    Yine rüyada kendi evine güzel bir kadının girdiğini görmek, sevinç ve ferahlığa delâlet
    eder.
    Denilmiştir ki: Rüyada kadın görmek, bazı kere kabre delâlet eder. Çünkü insan
    anasından doğduğu gibi kabre girer.
    Bazan da rüyada kadın görmek, yatak ve elbise gibi gizli şeylere muttali olan kadına,
    meyveli ağaca, içine ip sarkıttığı kuyuya, üzerine bastığı pabuca, oturacak yere ve
    evine delâlet eder.
    Rüyada tanımadığı buğday denizli, genç, bezekli bir Arap kadın görmek, tarifi
    mümkün olmayan bir güzelliğe ve nimete delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada şişman kadın görmesi, o senenin ucuzluk ve bolluk olmasına,
    zayıf kadın görmesi de kıtlık ve pahalılık içinde geçmesine delâlet eder...
    İmam Nablusî demiştir ki: Tabirce kadının en iyisi, Arap ve buğday benimzi olan
    kadındır. Bu kadınların da tanınmayanı tanınandan daha hayırlıdır.
    Bir kadının her ne şekilde olursa olsun rüyada gördüğü genç kadın, onun düşmanı
    olan bir kadındır. Yine bir kadının rüyada yaşlı bir kadın görmesi, o kadının artık
    çalışamadığına delâlet eder. Yaşlı kadın dünyadır.
    Rüyada bir şehirde silahlı birtakım kadınları hayvanlara binmiş halde görmek, o
    şehire gelecek işçilere alâmettir.
    Kişinin rüyada zevcesinin kendisine bir başka kadın takdim ettiğini görmesi,
    zevcesinden ayrılmasına veya aralarında bir anlaşmazlık çıkmasına işarettir.

    * KADININ ERKEĞE BENZEMESİ: Bir kadının rüyada erkek elbisesi giyip tıpkı
    erkeğe benzediğini ve elbiselerin de kendisine yakıştığını görmesi, halinin güzel
    olmasına delâlet eder.
    Yine rüyada erkek olduğunu gören kadının hal ve harekâtı kocasının arzuladığı ve
    istediği şekilde olur.

    * KADINLAR: Bir kimsenin rüyada, birçok kadını bir arada görmesi, dünyaya delâlet
    eder. Bu sebeple rüyada kadınların kendi tarafına yönelip geldiğini görmek, rüya
    sahibine dünyanın teveccüh edip yönelmesine alâmettir.
    Rüyada kadınların kendisine sırtlarını dönmüş gidiyorlar görmek, fakirliğe ve
    dünyanın ondan yüz çevirmesine delâlet eder.

    * KADRETMEK: Rüyada bir kimseye kadrettiğini görmek, din ve dünyaca noksanlığa
    delâlet eder. Kendisi başkası tarafından kadre uğratılmak, masum ve mazlum olmaya
    işarettir.
    Bazı kere de rüyada kadretmek, hırsızlığa ve Hazret-i Yusuf un kıssasına binaen
    haksızlık ettiği kimseye muhtaç olmaya delâlet eder.

    * KADİR GECESİ: Rüyada kendisini kadir gecesinde görmek, af ve mağfirete,
    günahlara tevbeye ve Allahu Teâlâ'ya ilticaya, bol rızka, mal ve menfaate delâlet
    eder.
    Kadir gecesinde bir mescidde namaz kıldığını, sonra istiğfar ettiğini görmek, dinde
    salâha, ahiret saadetine, takva ve veraya delâlet eder.

    * KAFES: Rüyada kafes görmek, müşkülâta, üzüntü ve kedere, bazan da küçük
    çocuklar için beşiğe delâlet eder. Kafes, ev ile de tâbir olunur. Bu sebeple rüyada bir
    tavuk ve bir kafes aldığını görmek, bir hizmetçi satın almaya delâlet eder.
    Ebu Saidü'l-Vaaz demiştir ki: İçinde tavuk veya kuş muhafaza eden büyük kafes
    görmek, eve delâlet eder. Rüyasında böyle bir kafes satın aldığını gören kimse bir
    daire satın alır.
    Bir kimsenin rüyada başını kafese sokarak sokaklarda yürüdüğünü görmesi, kendi
    evini satmaya delâlet eder. Rüyada içi boş bir kafes görmek, sürür ve ferahlığa
    delâlet eder.

    * KAFESÇİ: Kişinin rüyada kafesçiyi görmesi, bina ustasına, terziye, nikâh ve nesle
    delâlet eder. Bazı kere de bu rüya, öğretmene, gardiyana ve görücüye işarettir.
    Yine rüyada kafesçiyi görmek, eğitici ve terbiye ediciye delâlet eder. Çünkü kafes
    hayvanları ehil hale getirir.

    * KÂFİR: Bir kimsenin rüyada, Allahu Teâlâ'yı ve Onun peygamberini inkâr eden
    kâfiri görmesi, düşman ile tâbir olunur.
    Rüyada ihtiyar bir kâfir görmek, apaçık düşmandır.
    Nablusî (rh.a.) demiştir ki:
    “- Bir kimse rüyada kendisinin kâfir olduğunu ve önünde bal bulunduğunu ve fakat o
    baldan yemediğini görse, o kişi Allahu Teâlâ'nın nimetlerini inkâr ettiğine delâlet
    eder."

    * KAFTAN: Rüyada kaftan, yani elbise görmek, kuvvete ve yardımcıya, dinde salâha
    delâlet eder.
    Rüyada yünden veya ipekten mamul atlas bir kaftan giydiğini görmek, rüya sahibinin
    şeref ve saadete erişeceğine delâlet eder. Yine giyilmiş kaftan görmek, sıkıntı ve
    üzüntüden kurtulmaya işarettir.
    Bazı kere de kaftan görmek, sabır, sebat ve azme alâmettir.

    * KÂFUR: Bir kimsenin rüyada kâfur görmesi, izzet ve zinetle beraber güzel övgüye
    delâlet eder.
    Kâfur rüyası şunlara da delâlet eder:
    a) Alim,
    b) Altın,
    c) Sadık dost,
    d) Güzel hizmetçi,
    e) Çok mal ve menfaat,
    f) Medh ve sena,
    g) Nefsin zineti,
    h) Ferah ve sürür...
    Bazı kere de kâfur görmek, gizlice sadaka vermeye ve çocuğu yüklenmeye alâmettir.
    Fihrist’e dön
    Rüyada kâfurun ölü veya diri ile beraber görülmesi, salih amellere ve iyi adamlarla,
    salih kimselerle birlikte haşredilmeye delâlet eder.

    * KAĞIT: Rüyada kâğıt üzerine yazı yazdığını görmek, bir şey inkâr etmeye delâlet
    eder.
    Bir kimsenin rüyada elinde kâğıt olduğunu görmesi, ihtiyaçlarının giderileceğine ve
    işinin görüleceğine delâlet eder. Bazı kere de kâğıt görmek, üzüntü ve sıkıntının
    gideceğine delâlet eder.

    * KAĞITÇI: Kişinin rüyada kâğıtçıyı görmesi, halka hile öğreten bir adama delâlet
    eder.

    * KAĞNI: Rüyada kağnı görmek, yolculuk ile tâbir olunur. Kağnıya bindiğini ve
    öküzleri bir yola koyduğunu görmek, çok uzun sürecek sefere delâlet eder.

    * KAHİN: Bir kimsenin rüyada kâhin görmesi, dünyadan ve şüpheli şeylerden uzak
    durmaya veya ilmi için kendisine uyulan İmam ve Fıkıh âlimine ya da hiç kimsenin
    fikrinden ayrılmadığı âlime delâlet eder.
    Bazı kere de kâhin görmek, kedere, üzüntüye ve asılsız habere delâlet eder. Çünkü
    kâhinleri doğrulamak cehalet alâmetidir.

    * KAHKAHA: Rüyada gülüp kahkaha attığını görmek, uzun ve huzurlu bir ömür ile
    tâbir olunur.

    * KAHRAMAN: Rüyada Allah yolunda cenk eden kahramanlardan birini görmek,
    izzet ve şerefe, rızık ve menfaata delâlet eder. O kahramanla beraber ata bindiğini
    görmek, arzu ve murada ermeye alâmettir.

    * KAHVE: Rüyada kahve içtiğini veya başkasına ikram ettiğini görmek, sıhhat ve
    afiyete, hayır ve iyiliğe delâlet eder. Çünkü bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır.

    * KALABALIK: Rüyada bir tüccarın, kalabalık ve izdiham olduğunu görmesi
    müşterinin çok olacağına, duanın makbuliyetine ve dua isteyenlere delâlet eder.
    Yine rüyada kalabalık ve izdiham olduğunu görmek, asker ve saltanata işarettir.
    Rüyada hayırlı bir iş için toplananları görmek, din ve devlet ve güzel amele delalet eder.

    * KALAFAT: Bir kimsenin rüyada bir gemiyi kalafata girmiş görmesi, uzun bir deniz
    yolculuğuna delâlet eder.

    * KALAY: Rüyada kalay görmek, halkın, avam ve alçaklarına işarettir. Bazı kere de
    kalay görmek, kendisinden yapılan kap, kaçak v.s. gibi şeylere alâmettir

    * KALAYCI: Rüyada kalaycı görmek, halkın eşyasına süs ve zinet veren ve
    kendisine çeken kişiye delâlet eder. Bazı kere de kalaycı görmek, iyilik ve doğruluk
    sahibi biri ile tâbir olunur.
    Yine rüyada görülen kalaycı, vaaz ve nasihatıyla insanların kalplerini temizleyen,
    onlara doğru yolu gösteren âlim ve vaize delâlet eder.
    Kalaycı rüyası değişik ve türlü türlü tâbir edilmiştir.

    * KALB: Kalb, insan vücudunun sultanıdır. Bu sebeple rüyada kalb görmek, rüya
    sahibinin kahramanlığına, cesaretine, akıllı, zeki, cömert ve müsamahakâr olduğuna,
    ahlâk ve adaletine delâlet eder.
    Rüyada kalbinin karnında çıktığını görmek, dinin güzelliğine delâlet eder. Rüyada
    kalbinin parça parça olduğunu görmek, üzüntü ve kederden kurtulmaya, hastalıktan
    şifa bulmaya ve feraha delâlet eder.
    Denilmiştir ki: Kalb insanın dini ve zekâsıdır. Bundan ötürü bir kimse kalbinde göz
    bulunduğunu görse, o kimsenin akıl, zeka ve anlayışına, dindarlığına ve güzel şekilde
    konuştuğuna alâmettir.
    Rüyada kalbinin çalınıp götürüldüğünü görmek, dört şekilde tâbir olunur:
    a) Şiddetli korku,
    b)Cinnet,
    c) Dinde fesat,
    d) Büyük musibet...
    Bazı kere de kalb rüyası, insanın zevcesine delâlet eder. Çünkü evin kadını, evdeki
    her şeyin idarecisidir.
    Nablusî (rh.a.) demiştir ki:
    “- Rüyada kendi kalbinin parçalandığını gören kimse, korku, zühd ve takva ehli ise, o
    kimsenin Allahu Tehalâ'ya olan kalbî rabıtasının devam ettiğine ve Allahu Teâlâ'dan
    korku üzere bulunmasından dolayı onun Allah'a olan bağlılık ve rabıtasına hiçbir şeyin
    manî olamayacağına delâlet eder."

    * KALB KATILIĞI: Rüyada Allahu Teâlâ'nın zikrinden ve ya Resûl-i Ekrem (s.a.v.)'in
    hadislerine karşı katı kalbli olduğunu görmek, rüya sahibinin günahkâr olduğuna
    delâlet eder.
    Kalb katılığı, dinde zayıflığa, ibadette gevşekliğe ve harama meyletmeye de işarettir.
    Çünkü kalb iyi olursa, bütün beden iyi olur.

    * KALBUR: Bir kimsenin rüyada kalbur görmesi, ilme, iyiyi kötüden ayırd etmeye,
    izzet, rütbe ve Hak ile batılın arasını ayır maya alâmettir.
    Kalbur rüyası dört veçhe ile de tâbir olunur:
    a) İyi ve gayretli hizmetkâr,
    b) Şefik dost,
    c) İtaatkâr talebe,
    d) Zeki adam...
    Rüyada kalburun yırtıldığını veya kaybolduğunu görmek, hizmetçinin veya hanımın
    vefatına delâlet eder.
    Bazı kere de kalbur görmek, kuyumcuya, söz ve işi birbirinden ayıran ve tercih eden
    kazanç ve ticaretinde takva sahibi kimseye işarettir.
    Rüyada kalburla bir şey çalkalayanı görmek, ilmiyle, emir ve nehyederek hak ile batıl
    arasını ayıran kimseye delâlet eder.

    * KALDIRIM: Rüyada kaldırım taşları üzerinde yürüdüğünü görmek, çetin bir bir
    yolculuk ile tâbir olunur.

    * KALÇA: Bir kimsenin rüyada büyük bir kalça görmesi, zevcenin malına delâlet
    eder. Eğer görülen kalça çok büyükse, zevcenin malı da o nisbette çok olur.
    Rüyada kendi kalçalarının büyük olduğunu görmek, hanımının malı ile yükselmeye ve
    o sebeple hayra erişmeye delâlet eder.
    Kişinin rüyada ***ı üzerinde süründüğünü görmesi, aciz ve çaresiz kalmaya işarettir.
    Çünkü insan ayakta duramadığı zaman ***ı üzerinde oturur.

    * KALE: Rüyada kale görmek, İslâm ile tâbir olunur. Çünkü kale insanı düşmana
    karşı koruyucudur. İslâm'da kişinin dünya ve ahiretini koruyan bir unsurdur.
    Yine kale rüyası, ilim ve Kur'ân-ı Kerim'e ve insanı şeytan ordularından muhafaza
    eden şeylere delâlet eder.
    Rüyada kale görmek, üzüntü ve kederden kurtulmaya ve ferahlığa erişmeye işarettir.
    Rüyada bir kaleye girdiğini görmek, ibadet ve taata ve korkudan emin olmaya
    alâmettir.
    Cabirü'l-Mağribî demiştir ki: Rüyada bir kalede olup nezdinde çok erzak ve silah
    bulunduğunu görmek, dinde salâh üzere olmaya delâlet eder.
    Rüyada, ta uzaklarda bir kale görmek, bir yerden diğer bir yere yolculuk etmeye
    işarettir. Yine rüyada müstahkem bir kaleye kapandığını görmek, işlerde başarrılı
    olmaya delâlet eder.
    Rüyada kale içerisinde hapsedildiğini görmek, mülke mâlik olmaya, bekâr için
    evlenmeye, evli için de bir çocuğa delâlet eder. Kâfirin rüyada kale içerisinde
    hapsedildiğini görmesi, hidayete ereceğine işarettir. Bu rüya, günahkâr kimsenin
    günahlarından tevbe ederek Rabbine dönmesine alâmettir.
    Rüyada bir kale yaptığını görmek, düşmandan korunmaya, haramlardan uzak
    kalmaya, nefsini zillet ve beladan muhafazaya delâlet eder.
    Rüyada kale ev veya köşkünün harap olduğunu görmek, dindeki noksanlığa veya
    zevcenin vefatına delâlet eder.
    Denilmiştir ki: Kale, hiç kimsenin kudreti yetemeyeceği kuvvetli ve metin bir insana
    delâlet eder.
    Bazı kere de rüyada kale görmek, günahlardan kurtulmaya ve Cenab-ı Hakk'a
    yönelmeye delâlet eder.

    * KALEM: Bir kimsenin rüyada kalem görmesi, ilim, iyilikle emir, kötülükten
    sakındırmak ve çocuğa alâmettir.
    Rüyada elinde bir kalem olduğunu görmek, evlat, memuriyet ve sevinmeğe delâlet
    eder.
    Rüyada kalemin kırıldığını veya zayi olduğunu, yahut çalındığını görmek, zarar ve ziyan ile tâbir olunur.
    Nablusî demiştir ki:
    “- Kalem, sultan, âlim, hâkim, dil ve kılıç gibi insanın kendisiyle şeref ve şan
    kazandığı ve hükümlerini icra eden kimseye ve icra edilen şeylere delâlet eder."
    Rüyada içi mürekkep dolu bir kalem görmek, hamile olan kadın için erkek çocuğa
    delâlet eder.
    Yine kalem görmek: "Hokka kalemle ve (erbab-ı kalemin) yazmakta oldukları
    şeylere andolsun." (Kalem, 1) mealindeki âyet-i kerimenin işaretince yemine delâlet
    eder.
    Bazı kere de kalem rüyası, cömertlik ve iyilik ile tâbir olunur. Kalem, insan ve insanın
    sır sahibine de delâlet eder.
    Bazan da kalem, düşmana zafer bulmaya, güzel bir isme, halk arasında hayırla
    anılmaya delâlet eder.
    Rüyada kudret kalemini güzel bir şekilde görmek, ilme, hıfza, büyük bir sanata, uzun
    ömre ve rızka delâlet eder.

    * KALFA: Kişinin rüyada kalfa görmesi, arzu ve muradının hasıl olacağına ve uzun
    ömre delâlet eder.
    Bazı kere de kalfa görmek, işleri bitirmeye, imar ve sanata ve eve delâlet eder.

    * KALKAN: Rüyada beyaz kalkan görmek, din ve kıymetli erkeğe; yeşil kalkan, takva
    ve vera sahibi erkeğe; kırmızı kalkan, oyun oynayan neşeli erkeğe, siyah kalkan, mal
    sahibi ve büyük kimseye; karışık renkli kalkan da karışık bir adama delâlet eder.
    Yine rüyada kalkan görmek, kişiyi zarar ve ziyandan koruyan ve muhafaza eden
    kalkan, örtü v.s. gibi şeylere işarettir. Kalkan rüyası oruca da delâlet eder. Oruç
    kötülüklere karşı kalkandır. Resûl-i Ekrem (s.a.v.): "Oruç kalkandır!" buyurmuştur.
    Bazı kere de kalkan, delil ve hüccetle galebe eden dosta alâmettir.
    Rüyada kıymetli ve güzel bir kalkan görmek, zengin ve güzel bir kadın ile tâbir olunur.
    Kıymetsiz ve çirkin kalkan, çirkin ve kıymetsiz kadına delâlet eder.
    Bazı kere de kalkan, emniyet ve huzura, fedakâr bir dosta ve şerefli bir zevceye
    delâlet eder.

    * KALIP: Kişinin rüyada kalıp görmesi, o kalıbın şekilleri ile tâbir edilir. Şöyle ki: Baş
    kalıpları başa giyilen şeylere, ayak kalıpları, ayak içinde olduğu halde kendisiyle
    yürünen şeylere delâlet eder.
    Rüyada helva kalıpları görmek, rızık, fayda ve ticarete delâlet eder.

    * KALKMAK: İbn-i Şîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada hayır için ayağa kalktığını
    görmek, neticesi menfaat olacak bir işe delâlet eder. Bir fenalık için ayağa kalkmak,
    sonunda pişman olunacak bir şeye işarettir.
    Yine ibn-i Sîrîn (rh.a.) demiştir ki: Rüyada yüksek bir mevkide oturduğunu görmek,ulüvv-ü kadr ve menzilete, dünya ve ahiret saadetine delâlet eder.
    Namaz için ayağa kalktığını ve kıble cihetine döndüğünü görmek, dinde salâha,
    günahların mağfiretine, helal rızka, takva ve veraya delâlet eder.

    * KALPAZAN (Sahte para basan): Kişinin rüyada kalpazan görmesi, aldanmaya,
    sebatsızlığa ve boş şeylerle avunmaya delâlet eder.

    * KAMA: Rüyada kama veya hançer görmek, kuvvet ve kudrete, mal ve zenginliğe
    delâlet eder. Hançeri veya bıçağı kınına soktuğunu görmek, bir kadın ile evlenmeye
    delâlet eder.

    * KAMARA: Rüyada bir vapurun kamarasında hapsedildiğini görmek, üzüntü ve
    kedere, kamaradan çıktığını görmek, selâmet ve sevince ve ele geçecek nimete
    delâlet eder.

    * KAMBUR: Rüyada kendisinin kambur olduğunu görmek, yakınları ve çocukları
    tarafından kuvvetli ve muktedir bir adamın yardımcı olmasıyla çok mala veya mülke
    nail olmaya alâmettir.
    Rüyada görülen kamburluk hâli, rüya sahibi üzerinde birikip ödemeye güç
    yetiremediği borca delâlet eder. Çünkü sırt yüklenecek şeydir.
    Bazı kere de kamburluk günaha işarettir. Kamburluk rüyası, uzun bir ömre de alâmettir.

    * KAMÇI: Bir kimsenin rüyada kamçı görmesi, ihtiyaçların bitmesine, arzu ve isteğe
    erişmeye ve düşmanı kahretmeye delâlet eder. Kamçı, evlada, haline uygun ve
    müsait arkadaşa, hayırlı bir yardımcıya delâlet eder.
    Kamçı, devlet reisine de delâlet eder. Rüyada hayvanının kuyruğunun kesilip güzel
    bir kamçı yapıldığını görmek, heybet ve kudret sahibi büyük bir sultana yakın olmaya
    delâlet eder. Eğer rüya sahibi ehil bir kimse ise, o sultan onu bir şehre vali tayin eder.
    Şayet rüyada görülen kamçı, güzel şekilde yapılmış değilse, o kimse vergi toplamaya
    memur edilir.
    Rüyada, istediği gibi gezen ve yaşayan herhangi bir adamı kamçı ile dövdüğünü
    görmek, o adama vaaz ve nasihat etmeye işarettir.
    Nablusî demiştir ki:
    "- Bir kimse rüyada kendisine sultanın kendi kamçısıyla yüz veya yüzden daha aşağı
    yahut daha fazla kırbaç vurduğunu görse, o kimse sultan tarafından vurulan o
    kırbacın sayısınca mala nail olur."
    Kişinin rüyada gökyüzünden bir kamçı indiğini görmesi, Alla-hu Teâlâ'nın gazabına
    ve azabına delâlet eder.
    Rüyada kamçı ile kendi bindiği atı kırbaçladığını görmek, acele yapılması gereken bir
    işe alâmettir. Ve rüya sahibinin o iş hususunda Allahu Teâlâ'ya dua edeceğine delâlet
    eder.

    * KAMÇI v.s. ŞEYLERLE VURMAK: Kişinin rüyada bir başka kişiye kamçı ile
    vurması, o kişi hakkında kötü bir söz söylemeye, dövülenden kan aktığı takdirde,zarar etmesine delâlet eder.
    Rüyada kırbaçla vurduğunu görmek, düşmana galip gelmeye veya onların ileri
    sürdükleri delilleri iptal etmeye işarettir.
    Rüyada diri adamın ölüyü dövdüğünü görmesi, namaz, hac ve zekât gibi dini
    meselelerde dirinin dini bakımdan durumunun kuvvetli olmasına delâlet eder. Bu tâbir, ölünün döven razı ve döven kimseye itaat ve inkiyad ettiği zamandır.
    Bir kimsenin rüyada kendisini bir ölünün dövdüğünü görmesi, yapacağı yolculuktan
    hayra ermesine delâlet eder.
    Bazı kere de rüyada dövmek, dövüleni ayıplamaya ve ona öğüt vermeye delâlet eder.
    Denilmiş ki: Rüyada dövmek, duadır. Bundan dolayı rüyada bindiği merkebini
    dövdüğünü gören kimse, Rabbine dua edip ve ihtiyaçlarını istedikten sonra, yemek
    yemeğe delâlet eder.
    Bir âmir rüyada, emri altında bulunan memurlardan birisini dövdüğünü görse, bu
    rüya, hayra ve dövenden dövülene erişecek menfaata alâmettir.

    * KAMET: Rüyada namaz için kamet ettiğini görmek, vaadini yerine getirmeye, arzu
    ve muradın hâsıl olmasına ve zor durumda olan kimsenin kurtuluşuna delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada kapı veya taht üzerinde kamet ettiğini görmesi, ecelinin geldiğine
    işarettir.
    Zindandaki kişinin namaz için kamet getirdiğini ve namazını ayakta kıldığını görmesi,
    zindandan kurtulmaya ve selâmet bulmaya delâlet eder.
    Yine rüyada ezan okuyup kamet getirdiğini görmek, Sünnet-i Seniyyeye tâbi olmaya,
    bid'atlerden kaçmaya delâlet eder. Ezan okumak şan ve şerefe, izzet ve ikbâle de
    alâmettir.

    * KAMIŞ: Rüyada yanında birçok kamış olduğunu görmek, az bir zahmetle bir şey
    elde etmeye işarettir. Rüyada elinde bir kamış olduğunu ve buna dayandığını
    görmek, az bir ömrü kaldığına delâlet eder.
    Rüyada İran kamışı, üzüm çubuğu ve başka şeylerden yapılan çardakları görmek,
    üzüntü ve kederden kurtulmaya ve bol rızka delâlet eder. Bazı kere de bu rüya,
    sırların meydana çıkmasına ve hizmetçilere iltifat etmeğe, yalan söze ve gösteriş için
    amel işlemeğe delâlet eder.
    Rüyada şeker kamışı görmek, zahmet ve meşakkatle kazanılan rızka, bazı kere de
    sokakta veya kamışın görüldüğü yerlerde kavgaya işarettir.
    Bazan da bu rüya, temiz ve şerefli bir nesle veya her hayrın asıl ve esası olan "Ilm-i
    Tevhid"e yahut oruç ve namazın vaciplerini yerine getirmeğe, ya da devlet reisinin
    hizmetçilerine delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada, kamışın, altın veya gümüş ya da zümrütten birtakım dal ve
    budak olduğunu görmesi, dünyada nail olacağı helâl mala, temiz zevceye ve
    çocuklarıyla beraber cennete girmeğe, cennet köşklerine inmeye ve onların kubbeleri altında oturmayı gerektiren güzel ve salih amellerine delâlet eder.
    Rüyada hasta bir adamın, zindandaki kimsenin kamışı soyulmuş ve kabuğu
    çıkarılmış görmesi, kurtulmaya ve şifa bulmaya delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada şeker kamışını çiğnediğini görmesi, çok konuşulması gereken bir
    işe delâlet eder. Ancak, konuşması hoş ve tatlı olur.
    Nablusî demiştir ki:
    "- Rüyada şekerkamışı veya sıkılabilecek başka bir şeyi sıktığını ve sıkılan o şeylere
    ateş dokunmaksızın ona mâlik olduğunu gören kimse, ucuzluğa ve bolluğa erişir. Bu
    gibi rüyanın tâbirinde sıkılan şeyin ancak meydana gelen sıkıntı ve suyu muteber
    tutulur."
    Bazı kere de rüyada şekerkamışı görmek, cimri bir adamdan elde edilen rızka
    işarettir.
    Rüyada görülen kamış, şu şekilde tâbir edilmiştir: Kamıştaki boğumlar, günler ve
    aylara, yahut senelere delâlet eder. Bazı kere de kamış, uyanıkken elinden giden
    şeyin yine ona dönmesine alâmettir.

    * KAMP: Rüyada bir kampta olduğunu veya kampı idare ettiğini görmek, memuriyete
    veya kolay elde edilecek rızka delâlet eder.

    * KAMYON: Bir kimsenin rüyada komyonu sürdüğünü görmesi, menfaatli bir
    yolculuğa delâlet eder. Kamyonla eşya taşıdığını görmek, bir yerden bir yere
    nakletmeye işarettir.

    * KAN: Kan rüyası, haram mal ile tâbir olunur. Danyal (a.s.) demiştir ki:
    "- Rüyada burnundan kan aktığını görmek, haram mal kazanmaya delâlet eder. Eğer
    kan az olmayıp elbisesini ıslatır ve kendisinde zaaf ve bitkinlik görür ise, bu defa
    rüya, fakirliğe ve malın noksan olmasına delâlet eder."
    Rüyada, cilt ve deriden kan aktığını görmek, sıhhat ve selâmete alâmettir. Eğer rüya
    sahibinin gurbette adamı varsa, o kişi sağ ve selâmetle evine döner.
    Rüyada kan kuyusuna düştüğünü görmek, kan veya haram mal ile tâbir olunur. Kendi
    yerinde kandan bir çukur olduğunu görmek, rüya sahibinin o yerde kanının
    döküleceğine işarettir.
    Nablusî demiştir ki: "Bir kimse rüyada kan küpüne yahut testisine veya kandan
    çukura düştüğünü görse, onu heyecana ve ıstıraba atacak bir kana delâlet eder.
    Rüyada testide görülen kan, âdet gören kadının kanıdır. Hayız kanı, bekâr kız için
    kocaya, hamile kadın için düşük yapmaya, hayızdan kesilmiş kadın için de hastalığa
    delâlet eder."
    Bir kimsenin rüyada kendi kanını içtiğini görmesi, üzüntü, keder ve meşakkata delâlet
    eder.

    * KAN AKACAK DERECEDE VURMAK: Rüyada kan akacak derecede bir kimseye
    vurduğunu görmek, öfke ve sinire delâlet eder.
    Rüyada bir hastanın kendisine kan akacak derecede vurulduğunu görmesi, o hastanın vefatına alâmettir. Bu rüya sağlam insanlar için rızka delâlet eder.

    * KAN ALMAK: Rüyada kan aldığını veya kan aldırdığını görmek, eğer ehil ise valilik
    ile tâbir olunur.
    Zindandaki kimsenin rüyada kan aldırdığını görmesi, zindandan kurtulacağına ve
    selâmet bulacağına delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada kan almak veya aldırmak, dört şekilde tâbir
    olunur:
    a) Feth,
    b) Zafer,
    c) Yolculuk,
    d) Düşmanlık ve dava.
    Ebu Saidü'l-Vaaz demiştir ki: Rüyada kan aldırdığını gören, eğer kan alan ihtiyar ise
    dostundan istemediği ve razı olmadığı bir söz işitmeye delâlet eder. Eğer kan alan
    genç ise düşmanından istemediği ve razı olmadığı bir söze işarettir.
    Rüyada sağ elinden kan alındığını görmek, iyi bir geçime, malın kat kat artmasına
    delâlet eder. Eğer kan sol elinden alınırsa, o kişi ortak veya dostuna galip gelir, onun
    ortak ve dostunun malı kat kat artar. Eğer başında bulunan bir damardan fazla kan
    alsa, o kişinin başka birisinden istifade edeceğine delâlet eder.
    Rüyada kan içtiğini görmek, haram mala veya gıybet etmeye işarettir.
    Rüyada korktuğu bir kimseden kan aldığını görmek, onun şerrinden emin olamaya
    delâlet eder.
    Sanatı kan almak olan kimsenin, rüyada kan alması, rahata ve o mahalde kan
    alınmasına muhtaç olan kimselerin hastalıklardan şifa bulmalarına delâlet eder.
    Rüyada kendi damarını uzunluğuna kestiğini görmek, düşmanından kendisini
    kötüleyecek bir söz işitmeye delâlet eder. Ve bu söz ona tesir eder. Ayrıca o kimsenin
    malı artar.
    Bekâr bir kızın rüyada kendisinden kan alındığını görmesi, evlenmek ile tâbir olunur
    ve o evlenir. Küçük erkek çocuk için kan alınmak, onun sünnet edilmesine işarettir.
    Hapiste olanın kan aldırması, hapisten çıkmasına delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada tanımadığı bir kadın tarafından kanının alındığını görmesi, talih
    ve bahtının açılmasına delâlet eder.
    Rüyada damarını yardığını ve kan çıktığını görmek, günahtan tevbeye alâmettir. Eğer
    damardan çıkan kanın rengi siyah olursa, bu defa o kişi günah ve kötülüklerinde ısrar
    eder ve sonra yine tevbe eder.

    * KAN ALICI: Kişinin rüyada kan alıcı birini görmesi, herkesi kötüleyen bir adama
    delâlet eder. Rüyada kan alıcının, bir kimsenin damarını enine kestiğini ve kanını
    aldığını görmek, o adamın, kötüleyerek dostluğunu kesen ve araya düşmanlık tohumları
    atan bir kişi olduğuna delâlet eder. Eğer rüyada damarı uzununa keserek kan
    alırsa, hoş ve makbul söz söyleyen ve halkın arasını bulmaya çalışan bir adam
    olduğuna işarettir.

    * KANAL: Rüyada kanal görmek, bekçiye ve devlet reisinin haznedarına delâlet eder.
    Rüyada bir su kanalının yüzerek geçtiğini görmek, üzüntü ve kederden kurtulmaya,
    darlıktan selâmete ermeye işarettir.

    * KANAT: Bir kimsenin rüyada kanat görmesi, erkek evlada işarettir. Bu sebeple
    rüyada iki kanadı olduğunu gören kimsenin iki erkek çocuğu dünyaya gelir. Çünkü
    kuş kanadıyla uçar. İnsanda hayırlı nesiller ile şerefini sürdürür.
    Yine iki kanat, mal ve iki çocuk ile tâbir olunur. Rüyada kanadının kırıldığını görmek,
    çocuğun hasta olacağına delâlet eder. Kanadının yerinden koparıldığını görmek,
    çocuğun ölümü ile tâbir edilir.
    Rüyada kanat görmek, bazı kere de, mal ve yolculuğa delâlet eder. Yine kanat, rüya
    sahibi için akrabaları tarafından gelecek yara ve acıya alâmettir.
    Bir kimsenin rüyada kanadı olduğunu ve bu kanatlarla uçtuğunu görmesi, kuvvet ve
    kudretle yolculuk yapmaya işarettir. Rüyada kanadı olduğunu fakat uçmadığını
    görmek de hayır ile tâbir edilir.
    Rüyada kanadının kendisine ağırlık verdiğini ve uçamaz hale geldiğini görmek,
    günah ve şerre delâlet eder ve o kişi günah işleyenlerden biridir.
    Kanat rüyası çeşitli şekillerde tâbir edilmiştir. Bazan yelek, iyi ve kıymetli et ve rütbe
    ile de tâbir olunur.

    * KANCA:
    Rüyada bir kanca görmek veya ona tutunmak, yardıma, iyi bir arkadaşa
    delâlet eder. Kancanın yerinden koptuğunu görmek, arkadaştan ayrılığa işarettir.

    * KANDİL: Hasta bir adamın rüyada kandilinin söndüğünü görmesi, ömrünün bittiğine
    ve ölümüne delâlet eder.
    Hamile kadının yanan kandil veya mum kandilinin söndüğünü görmesi, ömrünün
    bittiğine ve ölümüne delâlet eder.
    Hamile kadının yanan kandil veya mum görmesi, erkek ve âlim bir çocuk
    doğurmasına ve müjdeye delâlet eder.
    Rüya ışığı zayıf ve az olan küçük kandil görmek, hamile kadın için kız çocuğuna
    alâmettir.
    Denilmiştir ki: Yanan kandil ve mum görmek, gizli şeylerin aşikâreye çıkmasına
    delâlet eder.
    Rüyada gündüzün bir mum ile yürüdüğünü görmek, din kuvvetine ve sırat-ı
    müstakime delâlet eder.
    Rüyada kendi evinin kandilini güzel ve ışıklı olarak görmek, evinin işlerini yapan
    kimsenin halinin düzgün ve iyiliğine delâlet eder. Buna mukabil evinin kandilinin
    ışıksız ve kuvvetsiz görülmesi, evin işini gören kimsenin zayıflığına ve
    hareketsizliğine işarettir.
    Nablusî (rh.a.) demiştir ki:
    "- Hasta olan bir adamın rüyada kendisini mum ile gökyüzüne çıktığını, sonra yeryüzüne indiğini görse, o kişinin ruhunun semâya çıkmasına delâlet eder."
    Rüyada yanan bir mumdan veya kandilden ışık aldığını görmek, ilim ve yüksek
    makama alâmettir. Ve o kimse bir âlimden feyz alarak muradına nail olur.
    Rüyada kendi evinin kandilinin söndüğünü görmek, evin işlerini yürüten kimsenin
    karışıklığına ve kötülüğüne, medh edilmesine ve işinin güçlenmesine delâlet eder.
    Bazı kere de bu rüya, zevcesinin veya çocuğunun ya da ana-babasının veya evinin
    işlerine nezaret eden kimsenin ölümüne alâmettir.
    Kişinin rüyada yanmış mumu ışıksız ve ziyasız görmesi, üzüntü ve kedere ve kalb
    katılığına delâlet eder. Kandili vaktinde yaktığını ve etrafa ışık saçtığını görmek, yüce,
    şöhretli ve faydalı bir çocuğa işarettir.
    Rüyada cami kandilleri görmek, âlimlerin zenginlerine, takva sahibi ve Kur'ân-ı Kerim
    okuyucusuna delâlet eder.
    Rüyada mescidin kandilinin söndüğünü görmek, o mahaldeki bir âlimin ölümüne
    delâlet eder. Denilmiştir ki: Kandil, kadın; fitili de o kadından olan çocuktur. Kandilden
    fitili ile faydalınılır.
    Yine kandiller, gökteki yıldızlar ile de tâbir olunur. Bir kimsenin rüyada gökten
    yıldızları aldığını görmesi, mescidden kandilleri almaya işarettir.
    Rüyada kibrit çakıp kandil yaktığını görmek, servete, rızka, ilme ve çocuğa delâlet
    eder.

    * KANDİL KABI: Rüyada kandil konan kap görmek, sahipleri için geçime işarettir.
    Yine kandil kabı, insanın hayat ve tabiatı ile tâbir edilir.
    Rüyada yağ ve fitilin, kandil kabında mahvolduklarını görmek, rüya sahibinin
    hayatının mahvolmasına delâlet eder. Yağ ve fitilin temiz olduğunu görmek, hayatın
    temiz olmasına işaret, kirli olduğunu görmek de, hayatın üzüntü ve keder içinde
    geçeceğine delâlettir.
    Rüyada görülen kandil kabı ev içinde gezdirilip dolaştırılan cinsten ise, o takdirde, ev
    halkının işlerine bakan hane sahibine işarettir.
    Kandil kabının tunçtan olduğunu görmek, devam eden hayra, topraktan olduğunu
    görmek, devam etmeyen bir hayra ve mala delâlet eder.

    * KANEPE: Kişinin rüyada kanepe görmesi veya üzerinde oturması, yüksek mevki ve
    iyi yere delâlet eder. Rüyada kanepenin kırıldığını görmek, bulunduğu mevkiden
    düşmeye ve azledilmeye işarettir.

    * KANTAR: Bir kimsenin rüyada kantar görmesi: "Kadınlara, oğullara, yığın yığın
    biriktirilmiş altın ve gümüşe..." (Âl-i İmran, 14) mealindeki âyet-i kerimenin
    işaretince fakir için zenginliğe alâmettir.
    Cabirü'l-Mağribî demiştir ki: Rüyada kantar görmek, hakim ve vekiline veya
    muavinine delâlet eder. Rüyada kantarı kırdığını görmek, hakim veya muavini ile
    dostluğu kesmeye işarettir.
    Denilmiştir ki: Rüyada kantar görmek, kan dökücü bir kimse ile tâbir olunur.
    Rüyada kantarın topunu kaçırdığını görmek, adaleti elden kaçırmaya ve zulme
    delâlet eder.
    Bazı kere de kantar rüyası, servet ve malın ziyade olacağına işarettir.

    * KAP-KACAK: Rüyada boş bir kap görmek, kanaatkar olmaya, dolu kap görmek,
    rızık ve zenginliğe delâlet eder.

    * KAPAN (Tuzak): Rüyada kapan görmek, hile ve yalana delâlet eder. Kapana
    yakalandığını görmek, hilebaz bir adamın şerrine uğramaya işarettir.

    * KAPAMAK: Bir kimsenin rüyada yeni bir kapıyı kapadığını görmesi, bekârsa temiz
    ve saliha bir kadınla evlenmeye alâmettir. Evli ise bunun tam zıddı...
    Bazı kere de rüyada bir veya daha fazla kapıyı kapadığını görmek, işinde devamlı
    kalacağına delâlet eder.
    Kilit kapamak, nikâh ve evlenmeye işarettir.
    Rüyada kapısının kapalı olduğunu görmek, dünya işlerine önem vermeye ve
    korumaya işarettir. Evinin kapısını kapamak istediğini ve fakat kapayamadığını
    görmek, aciz kaldığı bir durumdan dönmeye delâlet eder.

    * KAPI: Rüyada Kabe'nin kapısını görmek, müjdeye, hacca gitmeye, üzüntü ve
    kederden kurtulmaya delâlet eder.
    Rüyada görülen kapı, o evin işlerini yürüten kimseye delâlet eder. Bu sebeple rüyada
    ev kapısında bir fenalığın veya noksanlığın meydana geldiğini görmek, ev sahibinin
    iyilik ve fenalığına işarettir. Kapının iyi oluşu, onun iyiliğine, kötü oluşu da kötü haline
    delâlet eder.
    Rüyada açık kapı görmek, rızık ile tâbir olunur.
    Yine evlerin kapılarını görmek, kadınlara da delâlet eder. Kilitli kapılar bekâr kızlara,
    açık kapılar dul kadınlara alâmettir.
    Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Rüyada kapı görmek, üç veçhe ile tâbir olunur:
    a) Hane sahibi,
    b) İkinci zevce,
    c) Hizmetkâr...
    Rüyada bir kapıyı kapayıp diğer bir kapıyı açtığını görmek, yeni bir zevce almaya
    işarettir. Bekâr bir adamın kapısına bir eşik yaptığını görmesi, evlenmek ile tâbir
    olunur.
    Bir kimsenin rüyada evinin kapısını yere düşmüş görmesi, hasta ise şifa bulmaya,
    müjde ve selâmete delâlet eder.
    Ebu Saidü'l-Vaaz demiştir ki: Rüyada evinde lüzumundan fazla kapılar açıldığını
    görmek, hanenin harap ve işlerinin bozulmasına delâlet eder.
    Rüyada ev kapısının kapatılmış olarak görülmesi, o ev halkı hakkında büyük bir
    musibete işarettir.
    Kapının ortasında küçük bir kapının daha olduğunu görmek, iyiye alâmet değildir.
    Rüyada dar bir kapıdan genişliğe çıktığını görmek, geçim sıkıntısından kurtulmaya,
    üzüntü ve kederden beri olmaya-delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada bilinmeyen bir kapıdan içeri girdiğini görmesi, düşman üzerine
    galip olmaya işarettir.
    Bazan meçhul ve bilinmeyen kapıları görmek, ilme, rızk ve kazanca, yolculuğa, rüya
    sahibi için hayır ve şer kapılarının açılmasına delâlet eder.
    Rüyada kapıdan çıktığında genişlik, yeşillik ve güzel kokulara, güzel çiçeklere tesadüf
    ettiğini görmek, rüya sahibinin ahiretinin güzel olmasına alâmettir. Karanlık, pis,
    hayvan leşi ve ateşle karşılaştığı takdirde, bu rüya, ahirette halinin iyi olmadığına ve
    azaba uğrayacağına delâlet eder.
    Rüyada kapının açılmış halini görmek, işlerin kolaylığına; insanın yüzüne kapandığını
    görmek; sıkıntı ve geçim darlığı delâlet eder.
    Yine rüyada kapının göğe açılması, duaların kabul olunmasına ve günahlardan
    kaçınmaya delâlet eder. Bazı kere de birçok kapıların göğe açıldığını görmek, uzun
    azab ve sıkıntılara delâlet eder.
    Eğer o günlerde yağmur yağmıyor ve kuraklık hüküm sürüyorsa, bu rüya, yağmurun
    yağmasına, kuraklıktan kurtulan yerlerin yeniden hayat bulup yeşermesine delâlet
    eder.
    Bir kimsenin rüyada evinin kapısının yeni olduğunu veya bir ustanın onu düzelttiğini
    görmesi, sıhhat ve afiyetle müjdelenmeye işarettir.
    Kirmanı demiştir ki: Rüyada evin bütün kapıları tâbir cihetiyle bir mânâya ise de
    sokak kapısı tâbirde daha ziyadeye delâlet eder. Rüyada bir yeni kapı yaptığını veya
    kilitlediğini görmek, bir kadının izdivacına talip olmaya ve onunla evlenmeye delâlet
    eder.
    Rüyada kapının halkasını görmek, elçi ve haberciye işarettir. Kapısında iki halka
    olduğunu görmek, iki kimseye borçlanmaya delâlet eder. Kapının halkasının
    kırıldığını görmek, bid'at ehli olmaya işarettir. Rüyada kapının yandığını görmek, evli
    için zevcenin ölümüne delâlet eder.
    Rüyada şehir ve kale kapıları görmek, o beldenin hükümdarına delâlet eder.

    * KAPICI: Rüyada kapıcı görmek, faydasız bir hizmetçi ile tâbir olunur. Rüyada
    kendisini devlet reisinin kapıcısı olarak görmek, eğer ehil ise bir şehre vali tayin
    edilmeye delâlet eder.

    * KAPI ÇALMAK: Rüyada kapı çalmak, münazaa ve fitne ile tâbir olunur. Çünkü
    çalma kapıyı, çalarlar kapını denmiştir.
    Rüyada kapıdan dökülen şeyleri görmek, hizmetçiye veya bekçiye işarettir.

    * KAPI GICIRTISI: Bir kimsenin rüyada kapı gıcırtısı duyması, bekçi veya kapıcılar
    tarafından meydana gelecek şerre delâlet eder. Bazı kere de bu rüya, gizli sırları ifşa
    etmeye alâmettir.
    Nablusî demiştir ki:
    "- Kâtibin kaleminin kâğıt veya yazı tahtası üzerinde gıcırdaması ve rüyada bunun
    duyulması, ilim sahipleri için, Allahu Teâlâ ve halk nezdinde derecelerin âli olmasına
    ve iyilikle anılmalarına; diğer insanlar için de gizli şeylerin meydana çıkmasına ve
    meşakkata düşmelerine işarettir."

    * KAPI HALKASI: Bir kimsenin rüyada kapı halkası görmesi, karı koca arasında
    namuskârlığa ve iffete, ortaklar arasında anlaşmaya ve iki düşman arasını ıslâha
    delâlet eder.
    Bazı kere de rüyada kapı halkası görmek, namaz kılmak, zekât vermek, inanç ve
    itikatta doğru yolu bulmak gibi dinî emirlerin kendileri ile tamam olduğu ve yerine
    geldiği şeylere delâlet eder.
    Rüyada kapı halkalarını yerinden koparmak, zarar ve musibete, onları yenilemek malı
    muhafazaya veya ilme delâlet eder...

    * KAPI MANDALI: Bir kimsenin rüyada kapı mandalı görmesi, yola çıkmaktan ızdırap
    duyan yaramaz hizmetçi ile tâbir olunur.
    Rüyada kapı arkasına vurulan sürgü, çocuğa, kötürüm zevceye veya ağır yürüyen
    hayvana delâlet eder. Bazı kere de bu rüya, korkudan emin olmaya, düşmandan
    korunmaya ve gömülü mala delâlet eder.
    Fakir bir kimsenin rüyada yanında sürgü bulunduğunu görmesi, zenginliğe ve
    menfaata delâlet eder.
    Rüyada kendi evinin kapısını sürgü ile kilitlemiş olduğunu görmek, rüya sahibi için
    dünya işlerini korumaktan âciz olduğuna işarettir.

    * KAPLAN: Bir kimsenin rüyada bir kaplan avladığını veya öldürdüğünü görmesi,
    düşman üzerine galip olmaya ve onu kahretmeye delâlet eder.
    Rüyada kaplan eti yediğini görmek, mal ve şerefe nailiyete işarettir. Yine rüyada
    kaplana bindiğini görmek, büyük bir saltanat ile tâbir olunur.
    Kirmanî demiştir ki: Rüyada bir kaplana binmiş olduğunu görmek, dört vech ile tâbir
    olunur:
    a) Ulvî bir mevki,
    b) Yükseklik,
    c) Makam ve izzet,
    d) Düşmana karşı zafer.
    Kaplanın derisi, kılı, kemiği düşman malı ile tâbir olunur. Cafer-i Sâdık (r.a.)
    demiştir ki: Kaplan rüyası üç veçhe ile tâbir olunur:
    a) Kuvvetli düşman,
    b) Düşmandan elde edilen mal,
    c) Sultandan veya onun adamlarından korku...
    Rüyada kendisini bir kaplanın ısırdığını görmek, ısırdığı miktarda zarar ve ziyana
    delâlet eder.
    Bazı kere kaplan görmek, erkek adama, bazı kere de kadına delâlet eder. Bu tâbir
    kaplanın renginin değişmesine göredir.
    Denilmiştir ki: Rüyada bir kaplan veya pars avladığını gören kişi, fâsık bir adamdan
    menfaat elde eder.
    Kaplan görmek, hile sahibi kimselere de işarettir. Kaplan sütü, onu içen için meydana
    çıkacak düşmanlık ile tâbir olunur. Çünkü kaplan, düşmanlığı şiddetli inatçı bir
    hayvandır.
    Bazı kere de kaplan görmek, günahlardan tevbe ve istiğfar etmeye alâmettir.

    * KAPLICA: Rüyada bir kaplıcada yıkandığını görmek, günahlardan arınmaya,
    üzüntü ve kederden kurtulmaya, hastalıktan şifa bulmaya delâlet eder.
    Yine kaplıcada guslettiğini veya abdest aldığını görmek, sıhhat ve afiyete, borçtan
    kurtulmaya, hayırlı rızka delâlet eder.

    * KAPLUMBAĞA: Nablusî demiştir ki: Rüyada kaplumbağa görmek, güzel koku
    sürünüp bezenen, boy ve endamını erkeklere arz eden ahlâkı düşük kadına delâlet
    eder.
    Bir kimsenin rüyada kaplumbağaları çöplük ve kötü yerlerde görmesi, orada cahiller
    arasında ilim ehlinin kadir ve kıymetinin zayi olacağına işarettir.
    Bazı kere rüyada kaplumbağa görmek, hakim ve savcıların reisleri ile tâbir olunur.
    Çünkü kaplumbağa denizde bulunan hayvanların en bilgilisi ve en az yiyenidir.
    Tâbircilerden bazıları demişlerdir ki: Kaplumbağalar İbrahim (a.s.)'ın ve diğer
    nebilerin kitaplarını okuyan âbid kimseye delâlet eder. Rüyada kaplumbağanın etini
    yemek, mala ve Nebilerin ilimlerinden hatıra gelmeyen bir ilme alâmettir.
    Rüyada kaplumbağanın etini yediğini görmek, hayır, ihsan, mal ve menfaata delâlet
    eder.
    Bir kimsenin rüyada kaplumbağaya rastladığını yahut ona mâlik olduğunu veya evine
    soktuğunu görmesi, eski ilimlere vakıf bir âlim sebebiyle şüphe ve tehlikelerden
    kurtulmaya delâlet eder.

    * KAR: Karın mevsiminde görülmesi, rüya sahibi için üzüntü ve kederin gitmesine,
    düşmanını kahredip ona galip gelmesine delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada kar görmek, altı şekilde tâbir olunur:
    a) Geniş rızık,
    b) Hayat,
    c) Çok ve fazla mal,
    d) Ucuzluk,
    e) Asker,
    f) (Yaz mevsiminde görüldüğünde) hastalık...
    Kişinin rüyada kar görmesi, rızıklara ve menfaatli şeylere ve grip gibi hastalıklardan iyileşmeye delâlet eder.
    Rüyada kar'ın çok yağdığını ve çok fazla olduğunu görmek, devlet reisinin maiyetine
    zulmetmesine, onlara kötü söz söylemesine delâlet eder.
    Az kar yağdığını görmek, ucuzluk ve bolluğa işarettir. Rüyada üzerine kar yağdığını
    görmek, uzun bir yolculuğa delâlet eder.
    Rüyada kar'ın üzerinde uyuduğunu görmek, hapsedilmeye işarettir.
    Bir şehre, bir mahale mevsiminde az yağan kar, o yer halkı için rızkın genişliğine,
    ucuzluk ve bolluğa delâlet eder. Rüyada kış veya yaz gününde kar soğuğunun
    kendisine isabet ettiğini görmek, fakirlik ile tâbir olunur. Çünkü fakirlik de soğuk gibi
    insanı ızdıraba sürükler.
    Cabirü'l-Mağribî demiştir ki: Rüyada bahar mevsiminde kar yağdığını görmek
    mağlubiyete delâlet eder.
    Rüyada ekilmiş ve kuru yer üzerine kar yağdığını görmek, yağmur hükmündedir ve o
    yer halkına gelecek, rahmet, bereket, nimet, ucuzluk ve bolluğa delâlet eder.
    Rüyada çok kar yağdığını görmek, çiçek, kızamık, veba, taun, verem gibi salgın
    hastalıklara işarettir. Bazı kere de harbe, hayvanlara gelecek hastalığa delâlet eder.
    Rüyada yaz gününde yüküyle kar satın aldığını görmek, rahata kavuşturacak mala,
    güzel söze veya dua sebebiyle üzüntü ve kederden halâs olmaya delâlet eder.
    Yerin kardan faydalanmayacağı bir zamanda rüyada kar yağdığını görmek, sultanın
    adaletsizliğine ve vergi toplayan memurların çalışmasına işarettir.
    Nablusî demiştir ki: Rüyada mevsimli veya mevsimsiz kar'ın yağıp bütün binaları,
    ağaçlar ve dağları kapladığını görmek, o yerin halkı ve malları üzerine gelecek zulme
    ve âfete delâlet eder.
    Yine kar'ı rüyada, mahallinin gayrinde ev, hücre, oda v.s. gibi yerlerin içerisinde
    görmek, azaba, belâya ve hastalıklara alâmettir. Bazı kere de bu rüya, acizliğe,
    yolculuk ve maaş talebinden gaflete delâlet eder.
    Rüyada kar yağdığını ve fakat kendisini şemsiye ile koruyup kardan müteessir
    olmadığını görmek, işlerde itiyad ve temkinli olmaya ve korkusuz olarak yaşamaya
    delâlet eder.

    * KARCI: Bir kimsenin yaz günü rüyada karcı görmesi, refah ve sevince işarettir.
    Kışın karcı görmek, üzüntü, keder ve kaygıya delâlet eder.

    * KARAAĞAÇ: Rüyada karaağaç görmek, işlerde başarıya, aile hayatında saadet ve
    mutluluğa delâlet eder.

    * KARABATAK: Rüyada bir kimsenin karabatak görmesi, rızka, iyiliğe, menfaata
    delâlet eder.

    * KARABİBER: Kişinin rüyada karabiber görmesi, kendisiyle malların muhafaza
    edildiği bir başka mala işarettir. Rüyada karabiber yediğini görmek, zehirli veya acı bir
    şey içmeye alâmettir.
    Rüyada yenilmediği halde çokça karabiber görmek, mala delâlet eder. Eğer ondan bir
    miktar yenilirse, üzüntü ve keder ile tâbir olunur.

    * KARACİĞER: Bir kimsenin rüyada karaciğer görmesi, yiğitlik ile tâbir olunur. Bu
    sebeple rüyada ciğerinin büyük olduğunu görmek, rüya sahibinin merhametli, yiğit ve
    kahraman bir adam olduğuna delâlet eder.
    Rüyada ciğere nazar etse ve onda aynada olduğu gibi kendisini görse, o kimse vefat
    eder.
    Ciğer rüyası, evlat ve ömüre de işarettir.
    Rüyada bir başka insanın ciğerini yediğini görmek, isabet edecek mala ve rızka
    alâmettir.
    Bir kimsenin rüyada kızartılmış veya çiğ ya da pişirilmiş birçok ciğerler görmesi,
    açılacak ve erişilecek nice hazinelere delâlet eder.
    Rüyada ciğer üzerinde yara görmek, günah ve fasıklık ile tâbir edilir. Rüyada kendi
    ciğerini kestiğini görmek, kendisinin veya sevdiklerinden birinin ölümüne delâlet eder.
    Yine rüyada kendi ciğerini yediğini görmek, ele geçecek mala delâlet eder. O kimse
    çocuğunun malından da faydalanır.
    Bazı kere de ciğer rüyası, sultan, emir veya çok zengin bir kimsenin mutfağına ve
    aşçısına delâlet eder.

    * KARANFİL: Kişinin rüyada karanfil görmesi, sena edilen güzellik ve zikr-i cemile
    delâlet eder.
    Rüyada yanında birçok karanfil olduğunu ve onları halka dağıttığını görmek, o
    mahalde isminin hayırla yâd edilmesine delâlet eder.
    Yine rüyada nezdinde bulunan karanfillerden hiç kimseye bir şey vermediğini görmek,
    hayır ve iyilikten mahrum olmaya delâlet eder.

    * KARADUT:
    Rüyada karadut görmek, rızık ve menfaata delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Rüyada siyah dut görmek, mal ve menfaattir. Bu
    rüya zevce ile arada çıkacak bir kavgaya da işarettir.

    * KARANLIK: Bir kimsenin rüyada karanlıktan aydınlığa çıktığını görmesi, günahtan
    tevbeye delâlet eder. Zindandaki adamın karanlıktan aydınlığa çıkması, hapisten
    kurtulmaya, kâfirin çıkması da Müslüman olacağına delâlet eder.
    Rüyada zifiri karanlık görmek; sapıklık ve hayrete işarettir.
    Karanlık hali zulme ve haksızlığa da delâlet eder. Bazı kere de rüyada karanlık
    görmek, göz ve kalbin kararmasına ve insanlardan gizlemek istediği şeyi gizlemeye
    işarettir.
    Rüyada borçlu bir kimsenin karanlıktan aydınlığa çıktığını görmesi, borçtan
    kurtulmaya, üzüntü ve kederin gitmesine delâlet eder.

    * KARARGAH: içinde askerlerin bulunduğu bir karargâh görmek, kuvvete, izzete ve
    neşeye delâlet eder. Bazı kere de bu rüya, haber beklemeye işarettir. Çünkü askerler
    memleketlerinden gelecek haberleri dört gözle beklerler.

    * KARA SİNEK: Rüyada kara sinek görmek, zayıf, miskin ve alçak bir adama
    işarettir. Kara sineğin büyüğünü görmek, halka zarar veren ve malı ifsad eden bir
    düşmana alâmettir.
    Rüyada kara sineği yediğini görmek, helâl olmayan bir malı yemekle tâbir olunur.
    Rüyada kulağına bir kara sinek yahut sivri sineğin girdiğini görmek, hayır ve berekete
    nailiyete delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada kara sinek öldürdüğünü görmesi, rahata veya vücut sağlığına
    delâlet eder.
    Rüyada bir malı üzerine kara sinek konduğunu görmek, o malın hırsızlar tarafından
    çalınacağına işarettir. Çünkü sinek de bir hırsız gibi konduğu yerden bir şeyler aşırır.
    Kara sinek rüyası şöyle de tâbir olunur:
    a) Şiddetli düşman,
    b) Zayıf asker,
    c) Hasta için ilaç,
    d) Temiz ve güzel rızık...
    Bazı kere de rüyada kara sinek görmek, kötü amele ve insanlar tarafından kötü
    görülüp zemmedilmeyi icab ettiren bir işte bulunmaya alâmettir.
    Rüyada kara sineğin karnına girdiğini görmek, akılsız bir kavim veya kimse ile
    arkadaş olmaya delâlet eder.

    * KARA TAVUK: Rüyada kara tavuk görmek, zeki bir çocuğa ve güzel kıyafetli
    talebeye işarettir.
    Rüyada kara tavuğun uçtuğunu gören kimsenin oğlu veya oğlu gibi sevdiği birisi
    sefere çıkar.
    Rüyada bir kara tavuk tuttuğunu veya satın aldığını yahut birisinin hediye ettiğini
    görmek, hayırlı evlada veya faydalı ve itaatkâr hizmetçiye delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada kara tavuk görmek, dört vech ile tâbir olunur:
    a) Saliha ve âbide bir zevce,
    b) İtaatkâr hizmetçi,
    c) Hayra götüren arkadaş,
    d) Sadık ve çalışkan bir adam.
    Cabiru'l-Mağribî demiştir ki: Rüyada dişi kara tavuk görmek, zevceye, erkek kara
    tavuk görmek, mütedeyyin, halûk, vakar sahibi arkadaş veya hizmetkâra delâlet eder.
    * KARGA: Kişinin rüyada karga görmesi, kaba, yalancı, sözünde durmayan sabırlı
    birine işarettir.
    Alaca karga görmek de yine yalancı ve kibirli kimseye delâlet eder.
    Rüyada bir ağacın dalı üzerinde karga görmek, gurbete gitmeye ehl ve dostlarından
    ayrı kalmaya delâlet eder.
    Cabirü'l-Mağribî demiştir ki: Rüyada bir karganın kendisiyle konuştuğunu görmek,
    bir yabancıdan hayır erişeceğine veya iyi bir habere delâlet eder.
    Rüyada karganın bir kere çığlık attığını görmek, iyilik ile tâbir olunur. İki defa
    bağırdığını işitmek fena, üç kere bağırdığını duymak iyi haberdir. Dört kere bağırması
    ise hüzün ve gama delâlet eder.
    Rüyada kendisine bir alaca karga verildiğini görmek, sevinmeye, mesrur olmaya ve
    hayra delâlet eder.
    Rüyada karganın öldüğünü veya toprağı kazdığını görmek, rüya sahibi için gurbette
    vefat etmeye işarettir.

    * KARGA YAVRUSU: Bir kimsenin rüyada karga yavrusu görmesi, fakirlik ve
    ihtiyaca, aile ve akrabalardan uzak olmaya alâmettir.
    Bu rüyayı fakir ve gurbetteki bir adam görür ise, tâbir tam zıddı. Bu kere ihtiyaçtan
    kurtulmaya, zenginliğe ve aile efradına kavuşmaya delâlet eder.

    * KARI KOCA: Rüyada karı kocayı bir arada görmek, uzun ömre ve huzurlu günlere
    delâlet eder.

    * KARIN:
    Karın rüyası kişinin ehlini, malını ve sırrını ihtiva eden şeylerle, bir yerde
    beraber yattığı kimselere işarettir.
    Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Rüyada karın görmek, dört şekilde tâbir olunur:
    a) İlim,
    b) Hazine,
    c) İş,
    d) Evlat,
    Danyal (a.s.) demiştir ki: Rüyada karnın içini ve dışını görmek mal ile tâbir olunur.
    Rüyada karnını kaybettiğini görmek, dost, velî, ahbap ve malının sahibi gibi
    kimselerin vefatına delâlet eder. Bazı kere de bu rüya, zühd, takva ve ibadete dalarak
    yeme ve içmeyi terke işarettir.
    Rüyada karın görmek: Kabir, kuyu, afiyet, sıhhat, hastalık, dost ve emanet mala
    delâlet ettiği gibi, rüya sahibi için din ve ibadet üzerine de delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada karnının güzelleştiğini, çirkinlik vermeyecek şekilde büyüdüğünü
    görmesi, ilim ve reislikle şerefli bir insan olacağına alâmettir. Karın rüyası, gizli ve
    aşikâre olan mal ve evlat ile de tâbir olunur.
    Rüyada kendi eliyle karnını yarıp içine bir takım şeyler doldurduğunu görmek, haram
    mala haris olmağa, yardığı karnından bir takım şeyler çıkardığını görmek, üzüntü,
    keder ve gamdan kurtulmağa, bir başka adamın karnını yarıp içini temizlediğini
    görmek, o kimseye iyilik etmeye alâmettir.
    Rüyada karnında bir noksan olmadığı halde boş olduğunu görmek, üç veçhe ile tâbir
    olunur:
    a) ibadet,
    b) Malda noksanlık,
    c) Oruç,
    Kişinin rüyada karnının boşaldığını görmesi, ibadet, takva ve riyazet ile meşgul
    olacağına işarettir.
    Rüyada karnın içine gönderdiğini görmek, yolculuğa, hapse girmeye veya uzaklaşıp
    ayrıldığı bir yere tekrar dönmeye delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada karnından ateş çıktığını görmesi, yetim malı yemekten tevbe
    etmeye işarettir.
    Rüyada karnı üzerine yürüdüğünü görmek, fakirlik ve ihtiyaç sebebiyle insanlardan
    karnını doyuracak bir şeyler istemesine delâlet eder..
    Rüyada kendisini anasının karnında görmek, gurbette olanlar için memlekete
    dönmeye delâlet eder.
    Bazı kere de karın rüyası, insanın ev, binek vasıtası ve hayvanları ile tâbir olunur.

    * KARINCA: Rüyada karınca görmek, şu şekilde tâbir olunur:
    a) Zayıf ve hırslı kavim,
    b) Asker ve ordu,
    c) Aile,
    d) Uzun ömür,
    e) Ucuzluk,
    f) Bolluk ve rızık...
    Bilirsiniz ki karıncalar, rızık olan yerlerde bulunur ve durmadan didinir.
    Rüyada karıncanın dilini bilmek ve anlamak, Süleyman (a.s.)'ın kıssasına binaen
    velayete delâlet eder.
    Rüyada karıncayı ağzında yiyecek ile eve girdiğini görmek, o evin hayır ve bereketine
    delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada karınca görmek, dört vech ile tâbir olunur:
    a) Ehl-i Beyt,
    b) Akraba,
    c) Yolculuk,
    d) Mal ve nimet...
    Rüyada küçük ve kırmızı karınca görmek, zayıf insanlara, iri ve siyah karınca görmek
    de akraba ve hane halkına delâlet eder.
    Rüyada karıncanın hanesine bir şey getirdiğini görmek, rızık ve nimettir. Ağzından
    burnundan karıncaların çıktığını görmek ise, ömrün bittiğine delâlet eder.
    Yine hasta bir kimse rüyada vücudunda karınca dolaştığını görürse, onun eceli
    gelmiş demektir.
    İmam Nablusî (rh.a.) demiştir ki: Bir kimse rüyada sevinçli olduğu halde, burun, kulak
    veya bunlar gibi azalarından karıncanın çıkması, o kişinin şehid olarak vefat
    edeceğine delâlet eder. Eğer kendisi mahzun bir halde idiyse, onun tevbe etmeden
    öleceğine işarettir.
    Rüyada memur olmak isteyen bir kişi karıncanın konuşmasını işitse, bu rüya, onun
    memur olacağına delâlet eder.
    Rüyada karıncanın kanatlandığını görmek, birçok askerin ölmesine delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada yatağı üzerinde karınca bulunduğunu görmesi, çok evladı
    olacağına işarettir.

    * KARINDA OT BİTMEK:
    Rüyada karnı üzerinde ot bittiğini görmek, rüya sahibi için
    ölüme delâlet eder. Yine rüyada vücudunun diğer yerlerinde çok olmayarak bedene
    zarar vermeden biten otlar görmek, o sene içerisinde ucuzluk ve bolluğa nail olmaya
    delâlet eder.

    * KARŞILAMAK: Kişinin rüyada bir şeyi karşıladığını görmesi, geometriye, yeni bir
    şeyi kesmeye veya yolculuğa işarettir. Rüyada bir karış boyundaki mızrakla
    münakaşa ve mücadele ettiğini görmek, bakire bir kızla temasta bulunmaya delâlet
    eder.

    * KARNIBAHAR: Rüyada ve vaktinde karnıbahar görmek, büyük ve kadri yüce bir
    kadın tarafından gelecek menfaata delâlet eder. Pişmiş karnıbahar, çiğinden tâbirce
    daha iyidir.
    Rüyada mevsimsiz karnıbahar yemek, üzüntü ve keder ile tâbir olunur.
    Bir kimsenin rüyada karnıbahar görmesi, faydalı, sert ve köylü bir adama işarettir.
    Rüyada elinde yaş bir karnıbahar olduğunu görmek, alacağını zahmetsiz tahsil
    etmeye alâmettir.

    * KARNIN YUMUŞAK YERİ: Bir kimsenin rüyada karnının yumuşak yerini görmesi,
    bedenin kuvvetine ve mülke delâlet eder. Yine rüyada bunların birisinde ağrı ve
    noksanlık görmek, rüya sahibinin hastalığına ve fakirliğine alâmettir.

    * KARTAL: Rüyada bir kartal yavrusuna mâlik olduğunu görmek, kadri yüce bir
    çocuk ile tâbir olunur. Rüyada görülen kartal, Nebi, melik ve salih kimseler ile de tâbir
    olunur. Kartal uzun ömre, çok mala ve habere delâlet eder.
    Rüyada büyük bir kartala mâlik olduğunu görmek, büyük bir mülke, izzet ve şerefe ve
    kuvvete delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Rüyada kartal görmek, sekiz vech ile tâbir olunur:
    a) Şeref,
    b) Siyaset,
    c) Zikr-i cemil,
    d) Güzel şöhret,
    e) Ulvî ve yüce mertebe,
    f) Sefer için emir,
    g) İzzet,
    h) Kuvvet...
    Danyal (a.s.) da şöyle demiştir: Rüyada kartal görmek, melik ve sultana delâlet eder.
    Rüyada hanesine ve mahalline bir kartalın indiğini görmek, o mahal ve belde melik ve
    reisinden hayır, şeref ve menfaat erişeceğine işarettir.
    Rüyada bir kartala rakip olarak gökyüzüne kadar uçtuğunu görmek, uzun bir
    yolculuğa delâlet eder. Rüya sahibi bu sefer esnasında nimet, şeref ve mala nail olur.
    Bir kimsenin rüyada kendisine kartalın pençesiyle vurduğunu görmesi, devlet reisi
    tarafından erişecek zarara delâlet eder.
    Rüyada kartal yavruları görmek, necib evlatlara işarettir. Kartalın eti, tüyü, kemiği,
    büyükler tarafından gelecek hayır ve şerefe ve mertebeye delâlet eder.
    Rüyada bir kartalın kendisini yüklendiğini ve onunla beraber evine doğru uçtuğunu
    görmek, iyi ve faydalı bir yolculuğa delâlet eder. Kartalla beraber göğe doğru
    uçtuğunu görmek ise, yolculuk esnasında öleceğine alâmettir.
    Rüyada kartal etinden yediğini veya kanadından, kemiğinden bir şey aldığını görmek,
    devlet reisi tarafından gelecek mala delâlet eder.

    * KARYOLA: Rüyada bir karyola üzerinde oturduğunu veya yattığını görmek, yüksek
    makama ve menfaate delâlet eder.

    * KASA: Rüyada içi para dolu kasa görmek, zenginliğe, rızka, bir yerden gelecek
    mirasa; boş kasa görmek ise, üzüntü, keder ve fakirliğe delâlet eder.

    * KASAP: Kişinin rüyada kasap görmesi, Azrail (a.s.) ile tâbir olunur. Çünkü kasap
    hayvanların canını alan kimselerdir.
    Bazı kere de kasap görmek, kuvvete ve kudrete işarettir.
    Rüyada bir kasabı öldürdüğünü görmek, hastalıktan kurtulmaya ve şifaya delâlet
    eder.
    Üzüntülü, kederli, sıkıntılı ve hapis kimsenin rüyada kasap görmesi, hayra ve
    kederinden kurtulmaya delâlet eder.
    Bazı kere de rüyada kasap görmek, gemi sahiplerine, verese ve yetimler arasında
    mal taksim eden adama delâlet eder.
    Nablusî (rh.a.) demiştir ki:
    “- Rüyada seyyar kasapları görmek, şiddet ve zarar ile tâbir olunur. Bu rüya hastalar
    hakkında, onların yakında öleceklerine, zenginler hakkında ise, onlara isabet edecek
    zarar ve şiddete, feryat eden kişiler hakkında da feryatlarının artmasına; borçlu ve
    bağlılar hakkında onların borçlarını ödemesine ve bağlarının çözülmesine delâlet
    eder."

    * KASATURA: Rüyada kasatura görmek, kudret ve kuvvete ve işlerde başarılı
    olmaya delâlet eder.

    * KASE: Bir kimsenin rüyada kâse görmesi, zevceye veya evinin geçimine işarettir.
    Eğer görülen kâse güzel ve çok kıymetli olursa, onun delâlet ettiği şey şereflidir.
    Hasta bir kimsenin rüyada kendisine bir kâse verildiğini ve içinde olan şarabı, suyu veya şerbeti içtiğini görse, bu rüya, o hastanın ölüm şarabını içmesine delâlet eder.
    Kâse satıcısını rüyada görmek, temiz bir hayata, emniyete ve yolculuktan alıkonmaya
    alâmettir. Ancak bakır kâsenin satışını görmek, bu tâbirin zıddıdır.
    Yine rüyada kâse görmek, kadın cevherleri ile de tâbir olunur.
    Bir kadın rüyada kendisine kâse içinde su verildiğini görse, bu rüya onun karnındaki
    çocuk ile tâbir edilir.

    * KASEM: Rüyada kasem ettiğini, yani yemin ettiğini görmek, sözünde durmaya,
    korkudan emin olmaya delâlet eder. Ancak bu yemin doğru şey üzerine edildiğinde
    tâbir böyledir. Yalan yere yemin etmek, zillet ve fakirliğe işarettir.

    * KASIK: Rüyada edep yerindeki kılları traş ettiğini veya herhangi bir şekilde kasık
    kıllarını görmek, borcun ödenmesine, üzüntü ve kederin gitmesine alâmettir. Kadın
    kasığı bostan ekilecek yer ile tâbir edilir.
    Denilmiştir ki: Rüyada kadının kasığını görmek, onun boşanmasına delâlet eder.
    Kadının âdet olması da, yine böyledir.

    * KASIM: Bu ayın ilk günü veya gecesi görülen rüya daha makbuldür ve aynıyla
    çıkar.

    * KASIRGA: Rüyada her tarafı yakıp yıkan kasırga görmek, üzüntü, keder ve ziyana
    delâlet eder.

    * KASİDE: Rüyada bir mescidde veya topluluk içinde kaside okuduğunu, yahut bir
    başkasının okuduğunu görmek, zikr-i cemile, tevbe ve hayırlı işlere delâlet eder.
    Çünkü kaside Cenab-ı Hakk'ın medh ü senasıdır.

    * KAŞ: Rüyada erkek için kaş, ahlâk ve huyun güzelliği, din, emanet ve vakarındaki
    mertebe ile tâbir olunur. Çünkü kaş, gözün zineti ve süsüdür.
    Denilmiş ki: Kaş, bir yaydır ki, onun okları güzel kimselerin bir an nazar etmelidir.
    Rüyada kaş görmek, bazı kere anaya-babaya, iki çocuğa, yahut iki ortağa, iki
    zevceye, iki vekile veya iki kapıcıya delâlet eder...
    Rüyada kaşların çatma olduğunu görmek, ülfet ve muhabbete işarettir. Bunun aksini
    görmek, tâbirin hilâfınadır.
    Rüyada kaşların haddini tecavüz etmeden fazla olarak görülmesi, onların delâlet
    ettiği kimselerin halinin güzelliğine alâmettir.
    Rüyada iki kaş, dince mertebeye, kaşlarda meydana gelen iyilik rüya sahibinin huy ve
    âdetine ve dinini korumasına delâlet eder.
    Bazı kere de kaş görmek, kapıcı, vali, vasi ve koca gibi gözün delâlet ettiği şeylerin
    muhafazası üzerine delâlet eder.
    Rüyada iki kaşının yeniden bittiğini görmek, ya kendisinin veya akrabadan birinin iki
    kızı dünyaya geleceğine işarettir.
    Kaş görmek şu vech ile de tâbir olunur:
    a) Mal,
    b) Zinet,
    c) Kız evlat,
    d) Uzun ömür..
    Rüyada kirpiklerin uzadığını görmek, izzet, şeref ve hayırlı evlat ile tâbir edilir.

    * KAŞAĞI: Rüyada atları tımar etmede kullanılan kaşağı görmek, yine at ile tâbir
    edilir. At ise muraddır.

    * KAŞAR: Rüyada ***** peyniri görmek veya yemek, hayırlı rızka delâlet eder.
    Hasta için bu rüya, şifa bulmaya işarettir.

    * KAŞIK: Rüyada dolu halde kaşık görmek, rızka ve menfaata, boş kaşık görmek de
    fakirliğe delâlet eder.

    * KAŞIMAK: Rüyada kaşımak ve tırmalamak hali, malda zarar ile tâbir olunur. Bu
    sebeple rüyada bir kimsenin kendisini kaşıdığını görmek, kendi malına veya
    akrabalarının malına dokunacak zarara delâlet eder.
    Rüyada alnının kaşınıldığını görmek, ömrün bittiğine ve ecelin geldiğine delâlet eder.
    Nablusî demiştir ki: Rüyada kaşınan yerde şiş, kan, irin ve sarı su gibi şeyler olursa,
    kaşıyan kimse kaşınan hakkında bir söz söyler ve kaşınmış olan kişi mala ve nimete
    nail olur.

    * KAT: Rüyada bir ev, köşk veya kat görmek, sürür ve sevince delâlet eder. Çünkü
    dünyada mekân, ahirette iman lazımdır.

    * KATIR
    : Rüyada Peygamberler Peygamberinin bindikleri "Kusva" isimli katırı
    görmek, şeref, izzet, şan, rızık ve bereket ile tâbir olunur.
    Rüyada beyaz yüzlü, dört veya iki ayağı sikkeli bir katıra binip kıble cihetine
    yöneldiğini görmek, hacca gitmeye delâlet eder. Eğer katırın yüzü başka cihete
    yönelmiş ise, bu kere şan ve şerefle uzun bir yolculuk etmeye alâmettir.
    Rüyada eğeri ile beraber dişi ve güzel katır görmek, edibe ve güzel kadına; eğeri
    olmayarak çıplak katır görmek, menfaati olmayan yolculuğa delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada kendisinin olmayan dişi bir katıra bindiğini görmesi, bir başka
    adamın hanımına hainlik etmeye işarettir.
    Nablusî demiştir ki: Katır, nesebi olmayan bir erkeğe, yahut babası köle olan kuvvetli
    bir insana delâlet eder. Bundan dolayı bir kimse katıra binse gem katırın ağzında,
    dizginler de elinde olsa, hilekâr ve kuvvetli düşmanı ile huysuz hizmetkârlarına karşı
    zafer bulur ve onları kahreder. Rüyayı gören kadın ise, bu rüya, onun kocaya
    gitmesine delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada siyah ve dişi bir katıra bindiğini görmesi, mal sahibi zengin ve
    kısır bir kadına delâlet eder.
    Rüyada katıra dönüştüğünü görmek, makam ve rütbesinden azledilmeye işarettir.
    Yine rüyada katır sütü içtiğini görmek, içtiği sütün azlık ve çokluğu nisbetinde sıkıntı
    ve güçlüğe düşeceğine delâlet eder.
    Rüyada katır görmek, yolcular için faydalı ve menfaatli yolculuğa delâlet eder.
    Sultanlar için, katıra binmek, zillet ve hapislik ile tâbir olunur.

    * KATIRCI:
    Bir kimsenin rüyada katırcıyı görmesi, iş yapmakta gayretli bir valiye,
    hayvanların çoğalma ve ıslahı vazifesini üzerine alan ve yürüten bir memura
    alâmettir.

    * KATİP: Kişinin rüyada kâtip görmesi, hilekâr ve aldatıcı adama işarettir.
    Mesleği kâtiplik olan bir kimsenin rüyada yazısının çirkin olduğunu görmesi, tevbeye
    delâlet eder.
    Rüyada devlet başkanının yazıcılarını görmek veya onların şekil ve sıfatlarına
    girmek, kadir ve şanının yüce ve halinin iyi olmasına işarettir.
    Nablusî (rh.a.) demiştir ki:
    "- Rüyada Kirâmen Kâtibin meleklerini görmek, eğer rüya sahibi takva ehli ve muttaki
    bir kimse ise, müjdeye ve onun dünya ve ahiret işlerinin kolaylığına ve kendisinin
    cennetliklerden olmasına delâlet eder. Eğer rüyayı gören kişi muttaki değilse: "(Allah
    indinde) çok şerefli yazıcılar vardır." (İnfitar, 11) mealindeki âyet-i kerimenin
    işaretince bütün kötülüklerden sakınsın."
    Rüyada nesir yazı kâtiplerini görmek, izzete, yüceliğe, şan ve şerefe, ihtiyaçlarını
    görmeye, anlayışa, güzel konuşmaya, rızka, menfaata, zevcelere, evlada, ana
    babaya ve hizmetçilere mâlik olmaya delâlet eder.
    Rüyada yol üzerinde yazı ve arzuhal yazan kimseleri görmek, polise ve kan alıcıya
    işarettir.
    Rüyada kendisini devlet dairelerinin birinde kâtip olmuş görmek, menfaata, rızka ve
    bir yerden gelecek mala delâlet eder.
    Bazı kere de rüyada kâtip görmek, ziraatçılıkla uğraşan kişilere delâlet eder. Sır
    kâtiplerini görmek ise, gelen haberlere, fazlalığa ve noksanlığa, ısrara ve gizli sırlara
    vâkıf ve muttali olmaya alâmettir.

    * KATRAN
    : Rüyada kişinin katran görmesi, müfsit kimseleri fesat ve kötülük
    çıkarmaktan men eden ve iyilik yolunu gösteren bir adama delâlet eder.
    Rüyada katran süründüğünü veya katrandan mamul elbise giydiğini görmek, Allahu
    Teâlâ'nın Cehennem ehli hakkında varid olan "Gömlekleri katrandır." (İbrahim, 50)
    mealindeki âyet işaretince, o kişinin günah ve yaramaz işler işlemesine delâlet eder.
    Bazı kere de katran görmek, haram mala ve kötü akıbete delâlet eder.

    * KAVAF (Kadın ayakkabısı diken kimse): Rüyada kadınlara mahsus ayakkabı diken
    sanatkârı görmek, nikah kıyan kimseye veya arsız bir adama işarettir. Erkek
    ayakkabısını yapan ustayı görmek, erkek ve kadın hizmetçiye ve yolculuğa delâlet
    eder.
    Rüyada tanınmayan bir sanatkâr görmek, mirasları adaletle taksim eden kimse ile
    tâbir edilir. Göncüyü görmek dahi böyle tâbir edilir. Çünkü hayvanların derisi mirastır.

    * KAUÇUK: Kişinin rüyada kauçuk görmesi, üzüntü, keder ve sıkıntıya delâlet eder.

    * KAVAL: Rüyada bir koyun çobanının kaval çaldığını görmek, iyi habere işarettir.
    Kendisinin kaval çaldığını görmek, hasrete, gurbete ve sevdiklerinden ayrılmaya
    delalet eder.

    * KAVANOZ: Rüyada camdan, topraktan veya bir başka şeyden yapılma kavanoz
    görmek, zevceye veya hizmetçiye delâlet eder.

    * KAVGA: Bir kimsenin rüyada kavga ettiğini görmesi, kuvvete veya bir adamla
    düşmanlığa, yahut ihtilâfa düşmeye delâlet eder.
    Rüyada elinde bir kılıç veya silah olduğunu görmek, rüya sahibinin yapacağı bir işten
    dolayı şöhret bulacağına işarettir.
    Rüyada bir küçük çocukla kavga ettiğini görmek, düşmana galip gelmeye delâlet
    eder.
    Yine rüyada dünya işleri için bir kimse ile kavga etmek, rızık hususunda cehd ve
    gayrete delâlet eder.
    Bir kimse rüyada, zırh cinsinden olan silahla cenk ve kavga yaptığını görse, bu rüya
    onun için, hilekâr ve zengin bir kadınla evlenmeye işarettir. Çünkü zırh vücudun bir
    kısmını örter ve insanı korur.
    Rüyada Allah yolunda kılıçla cenk ve kavga yaptığını görmek, Hak üzere olduğundan
    dolayı o kimsenin nail olacağı şerefe delâlet eder.

    * KAVUK: Rüyada âlimlerin başlarına koydukları kavuğu görmek, ilim ve hünere ve
    ilim yolunda yükselmeye delâlet eder.

    * KAVURULMUŞ ŞEY: Rüyada kavurulmuş helva görmek, rızka, faydalı ortaklığa ve
    mala delâlet eder. Yine rüyada nohut, kestane, fındık ve bunlar gibi şeylerin
    kavurulmuşunu görmek, vaadin yerine getirilmesine, borcu ödemeye, gurbette
    bulunanın gelmesine alâmettir.

    * KAVUN VE KARPUZ: İbn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki:
    - Rüyada elini semaya uzatıp bir kavun aldığını görmek, mülke ve nimete mâlik
    olmaya delâlet eder.
    Rüyada tamamen yetişmiş ve kemale ermiş kavun görmek, vücudun sıhhatına
    delâlet eder.
    Kavun rüyası, üzüntü, keder, gam ve hastalık çeken bir kimseye de işarettir.
    Denilmiştir ki: Rüyada kavun gören kimseye, çaresi ve akıbeti bilinmeyen bir gam
    isabet eder.
    Zindanda olan bir kimsenin rüyada kavun yediğini görmesi, hapisten çıkacağına
    delâlet eder.
    Rüyada kavun tarlası görmek, evhamlı birtakım insanlara işarettir. Bazı kere de
    kavun görmek, işsizliğe delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada evinden kavunları attığını görmesi, attığı kavunların sayısınca ev
    halkından vefat edecek kimselere delâlet eder.
    Kişinin rüyada karpuz görmesi, hayır ve menfaata ve vücut sıhhatına delâlet eder.
    Ebu Saidü'l-Vaaz demiştir ki: Rüyada içi boşalmamış ve bozulmamış karpuz görmek
    ve yemek vücudun sıhhat ve afiyetine delâlet eder.
    ibn-i Sîrîn (rh.a.) demiştir ki: Rüyada karpuz yemek, gam ve kederden halâs olmaya
    delâlet eder.
    Karpuzun özü, anlayış ve ilim ile tâbir olunur. Rüyada sarı karpuz görmek, kendileri
    için güzel ve medhedilen ve hayır ile yâd edilen birtakım erkek ve kadınlara alâmettir.
    Bazı kere de rüyada sarı karpuz görmek, ayıp sahibi bir kadına işarettir.
    Yeşil karpuz görmek, şehre, çocuğa, zevceye yahut erkek hizmetçiye delâlet eder.
    Rüyada kırmızı karpuz görmek, her türlü süs, zinet ve bezeğe alâmettir.

    * KAVUN KARPUZ SATAN: Rüyada kavun karpuz satıcısını görmek, köle simsarı ve
    yanında şifa veren ilaçlar ve yiyecekler bulunan bir adama işarettir.

    * KAVURMACI: Bir kimsenin rüyada kavurmacı görmesi, şer, şiddet ve namazı terk
    edip şehvanî arzulara uymaya işarettir. Bazı kere de bu rüya, adamın ardınca
    ayıplarını söyleyen bir kimseye delâlet eder.

    * KAVUŞMAK: Rüyada dost ve sevdiklerinden birisine kavuşmak, sıla-i rahme ve
    oruca kavuşmaya delâlet eder.
    Rüyada bir âlime, bir veliye, büyük bir zâta kavuştuğunu görmek, dostluğu
    muhafazaya, sözünde durmaya, dinde salâha, sultana yaklaşmaya ve gönül
    uyanıklığına delâlet eder.
    Rüyada bid'at sahibi veya kâfirlerden birine kavuşmak, dünya ve dinin bozulacağına,
    rüya sahibinin vakitlerini oyun ve fuzulî şeyler ile zayi edeceğine işarettir.

    * KAVUT (Kavurulmuş undan yapılan yemek): Rüyada kavut görmek, sefere, takva
    ve veraya, perhiz etmeye ve salih amele delâlet eder.
    Rüyada bir kuyu içinde kavutu su ile karıştırıp içmek, az ad olmaya, devlet reisine
    yaklaşmaya veya hapisten kurtulmaya delâlet eder.
    Yine kavut rüyası, cehennemden kurtulmayı gerektiren salih ve güzel amele işarettir.
    Bazı kere de kavut görmek, kaybolmuş bir şeyi bulmaya delâlet eder.
    Kişinin rüyada kavut görmesi, dininin güzelliğine ve kara yolu ile sefer edeceğine
    delâlet eder.

    * KAYA: Kişinin rüyada kayalar görmesi, sabırlı ve şerefli bir kadına delâlet eder.
    Yine kayalar, işlerde basiretli hareket etmeye, sabır ve sebata, uzun ömre,
    hayvanlara ve binalara delâlet eder.
    Nablusî (rh.a.) demiştir ki:
    "- Rüyada kaya görmek, bazan da: "Kayaya sığındığım vakit ben balığı unutmuşum." (Kehf, 63) mealindeki âyet gereğince unutmaya işarettir."
    Kirmanî der ki: Rüyada kaya görmek, iki vech ile tâbir olunur:
    a) Mal,
    b) Büyük bir adam.
    Rüyada beyaz bir taş düştüğünü görmek, güzel huy sahibi bir kimse ile dost olmaya
    ve ondan gelecek hayır ve menfaata delâlet eder.
    Bekâr bir kimsenin rüyada ata biner gibi bir taşın üstüne çıktığını görmesi, yakında
    evleneceğine delâlet eder.
    Rüyada şehir içinde görülen büyük taşların çokluğu, o şehir halkı için ucuzluğa ve
    bolluğa işarettir.
    Kaya şöhrete delâlet ederse, o şöhret rüya sahibi için uzun bir müddet devam eder.
    Eğer kadına delâlet ederse sabırlı ve kanaatkar olur.
    Kaya rüyası şöyle de tâbir olunur:
    a) Kapı eşiği,
    b) Merdiven ayağı,
    c) Sütun,
    d) Âbide...
    Bir kimsenin rüyada taşı deldiğini ve onu bir şeye benzetmeye çalıştığını görmesi, bir
    meseleyi araştırmaya ve onun sırrına vakıf olmaya delâlet eder.
    Bazı kere de koca koca kayalar görmek, kalbi katı, gafil ve cahil kimse ile tâbir edilir.

    * KAYBOLMAK: Rüyada bir âlimin insanlar içinde kaybolduğunu görmesi, o âlimin
    ilminden halkın faydalanmasına ve şöhretinin her tarafta yayılmasına delâlet eder.
    Rüyada kaybolmak hali, bazı kere de nasibin noksanlığına işarettir. Rüyada kendi
    evinin kaybolduğunu görmek, mâlik olduğu şeylerin elden gitmesine delâlet eder.

    * KAYIK: Bir kimsenin rüyada balıkçı kayığı görmesi, rızık, nimet ve menfaata delâlet
    eder. Çünkü balıkçılar o kayıkla rızıklarını temin ederler.
    Rüyada yelkenli kayık görmek, üzüntü, keder, sıkıntının gitmesine ve gönül
    ferahlığına delâlet eder.
    Rüyada geçit kayığına bindiğini görmek, Allahu Teâlâ'nın lütuf ve merhametine
    delâlet eder. Çünkü gemiler ve kayıklar Allah'ın kudretiyle su üzerinde akıp giderler.
    Geçit kayığına yakın görülen şey, rüya sahibinin yakınları ile tâbir olunur.
    Rüyada küçük kayık küreği görmek, korku ve tehlikelerden selâmete kavuşmaya
    işarettir. Yine kürek görmek, güç işlerde kendisine yardım edecek dost ve arkadaşa
    işarettir.

    * KAYINBİRADER: Rüyada kayınbiraderini görmek, güç ve kuvvete ve işlerde
    başarılı olmaya delâlet eder.

    * KAYINPEDER: Kayınpeder de insanın babası mesabesindedir. Bu sebeple rüyada
    kayınpeder görmek, hayır ile tâbir olunur. Yine bu rüya, hiç ümit edilmeyen yerden
    gelecek rızka ve menfaata delâlet eder.

    * KAYIPTAN GELEN SES: Rüyada, emir, nehiy veya korkutmak ve men etmek,
    yahut müjdelemek için kayıptan bir ses işittiğini görmek, sesin hitap ettiği şekilde tâbir
    olunur. Rüyada ne denilmişse, tâbiri de odur.

    * KAYISI: Bir kimsenin rüyada ve mevsiminde kayısı görmesi, hayra ve afiyete
    delâlet eder. Kayısı ağacını görmek, insanların ferahlandığı bir adam ile tâbir olunur.
    Rüyada kayısı ağacı görmek, mal ve hüzün ile tâbir edilir. Bazı kere de kayısı
    görmek, hizmetçi ve menfaatlı mala delâlet eder.
    Saidü'l-Vaaz demiştir ki: Rüyada yeşil zerdali veya kayısı yediğini görmek,
    hastalıktan şifa bulmaya ve sadaka para yemeye delâlet eder.

    * KAYIŞ: Bir kimsenin rüyada kayış veya tasma görmesi, yardıma, söz ve şartını
    yerine getirmeye, vaadinde sadık olmaya ve çalışmaya delâlet eder.
    Bazan da kayış rüyası, rızka, çocuğa, erkek hizmetçiye işarettir. Yine kayış görmek,
    yolculuk yapmaya delâlet eder.

    * KAYMAK: Rüyada kaymak görmek, ana rahmindeki çocuk ile tâbir olunur. Yine
    kaymak, faydası çok, büyüyen ve lezzetli olan toplu mal ve ganimetten meydana
    gelen rızka delâlet eder.
    Denilmiştir ki: Bir kimse rüyada kaymak yese Allah Azze ve Celle o kişiye Beytü'l-
    Mukaddes'i (yani Mescid-i Aksa'yı) ziyaret etmeyi ihsan buyurur.
    Kaymak rüyası, ucuzluk, bolluk, kazanç, fayda ve arzu ettiği şeyleri kolaylıkla elde
    etmek ile de tâbir olunur.

    * KAYNAK: Rüyada bir su kaynağı görmek, yahut o kaynaktan su içmek, temizliğe,
    afiyete, güzel hayata ve rızka delâlet eder.

    * KAYYUM: Rüyada cami ve mescid hizmetlerine bakan kimseyi görmek, hayırlı ve
    sevaplı işlere ve ömrün bereketine delâlet eder. Rüyada kendisini kayyum olmuş
    görmek, daha da güzeldir. Ve Allah indinde makbuliyete işarettir.

    * KAZ: Rüyada görülen kaz, zevceye ve hizmetçiye işarettir.
    Rüyada kaz eti yediğini görmek, zengin ve neşeli bir kadınla rızıklanmaya,
    komşulardan gelecek mala delâlet eder.
    Bazı kere de rüyada kaz görmek, kadir ve kıymetli, takva ve vera sahibi, ibadet ehli
    ve iffetli olan birtakım kimselere delâlet eder.
    Rüyada kaz ile konuştuğunu görmek, hanım tarafından şerefe ve rif’ate nailiyete
    delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada şehirden veya bir mahalleden kaz sesleri işitmesi, o yerlerden
    musibet sesleri veya ölüm haberleri işitmesine alâmettir.
    Yine kaz rüyası, ululuğa, mertebenin yüceliğine ve iyilikle tanınmaya delâlet eder.

    * KAZA-İ HACET (Büyük abdest): İbn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyasında büyük
    abdest bozduğunu görmek, eldeki malın gitmesine delâlet eder. Bunun tuvalet ve
    abdesthane gibi bir yerde yaptığını görmek, infaka delâlet eder.
    Rüyada büyük abdest bozarken bir hayvan çıkardığını görmek, evladı olmağa delâlet
    eder. Eğer hayvan erkek ise evladı erkek, dişi ise çocuğu kız olur.
    Rüyada necaset veya gübre üzerine oturduğunu görmek, akrabadan yahut mirastan
    ele geçecek haram mala delâlet eder.
    Ibn-i Kesir demiştir ki: Rüyada necaset içine daldığını görmek, keder ve üzüntüye
    delâlet eder. Abdesthaneye düştüğünü görmek, günah ve zillet ile tâbir olunur.
    Ibn-i Sîrîn (rh.a.) demiştir ki: Rüyada büyük abdest bozduğunu görmek, gam ve
    kederden kurtulmaya işarettir. Eğer malı varsa zekâtını verir. Kuru necaset
    çıkardığını görmek, afiyeti için bir kısım malını harcayacağına delâlet eder. Abdestini
    sulu çıkardığını görmek, bütün malın telef olacağına işarettir.
    Yine rüyada abdest bozarken bütün insanların kendisine baktığını görmek, fena söz
    ile tâbir olunur.
    Rüyada büyük abdestinin fena halde koktuğunu görmek, ele geçecek haram mala
    delâlet eder. Kendi yatağına büyük abdestini yaptığını görmek, zevcesinden
    ayrılmaya işarettir.
    Bazı kere de bu rüya, büyük bir hastalığa delâlet eder.

    * KAZAN: Rüyada kazan görmek, birçok vech ile tâbir olunur:
    a) Kadın,
    b) Ev hizmetlerini yürüten kimse,
    c) Polis memuru,
    d) Zengin yahudi...

    * KAZANCI: Bir kimsenin rüyada kazancıyı görmesi, uzun ömre delâlet eder.

    * KAZA VE KADER: Nablusî demiştir ki: Rüyada bir kimsenin kaza ve kaderin
    kendisinde veya malında câri olduğunu görse, o kişi fazla bir ücret ve çok sevaba nail
    olur. "Allahu Teâlâ, kulu için ancak hayırlı olanı buyurur." hadis-i şerifinin işaret
    ettiğine göre o korktuğu bir şeye gayret eder ve bunda sonu iyi olur.

    * KAZZAZ (Şerit yapan sanatkâr): Rüyada böyle bir sanatkâr görmek, daima uzun
    yolculuklar yapan kimseye delâlet eder. Bazı kere de bu rüya, nefsi tezkiye eden,
    güzellikle iş yapan adama işarettir.

    * KAZIK: Bir kimsenin rüyada duvara kazık çaktığını görmesi, kadir ve şanlı bir zata
    muhabbet etmeye alâmettir. Rüyada bir eve kazık çakmak, bir kadına gönül
    bağlamak ile tâbir olunur.
    Kazık görmek, devlet reisi veya onun benzeri ile de tâbir edilir.
    Rüyada yaşlı bir adamın kendisinin sırtına bir kazık veya bir çivi çaktığını görmek,
    neslinden bir melik veya zamanın teki olacak bir âlimin çıkmasına delâlet eder.
    Rüyada görülen kazık ağaçtan ve o kazığı onun sırtına çakan da genç bir kimse
    olursa, bu rüya, onun kendisine düşman olacak bir çocuğunun dünyaya gelmesine
    delâlet eder.
    Rüyada demirden kazık görmek, mal ve kuvvete delâlet eder.
    Bazı kere de kazık görmek, sivri ve keskin olduğundan, acılara ve katılığı sebebiyle
    de, üzüntü, keder ve tasaya alâmettir.
    Rüyada kendi tenasül uzvundan on iki kazık çaktığını ve kendisinin de bir mescidin
    mihrabında bulunduğunu görmek, doğacak on iki çocuğa ve o çocukların hepsinin
    imam olmalarına delâlet eder.
    Rüyada bekar bir adamın bir duvara veya yere kazık çaktığını görmesi, evlenmeye
    delâlet eder. Evli ise, hanımının hamile kalacağına işarettir.
    Bir kimsenin rüyada kendisini bir kazık üzerinde görmesi, âlim ve fazıl bir zâttan kuvvet almaya delâlet eder.

    * KAZMA: Bir kimsenin rüyada kazma görmesi, kalbin kuvvetli oluşuna ve iyi işlere
    ihtimam göstermeye işarettir. Yine kazma rüyası, insanların mallarını kendi tarafına
    çeken bir adama delâlet eder.
    Bazı kere de kazma görmek, huysuz ve terbiyesiz hizmetçiye delâlet eder.
    Kazma, sâdık dostlardan yardım beklemeye de işarettir.

    * KAZMAK: Rüyada yeri kazıp oradan bir şey çıkardığını görmek, iş sahiplerinin
    işlerinin ve hükümlerinin geçerli olmasına işarettir.
    Rüyada tanıdığı bir ölünün kabrini açıp kabirden bir şey çıkardığını görmek, o ölü
    âlim veya zengin idiyse, ölünün dünyada bulunduğu mesleği talep etmesine,
    çıkardığı şey miktarınca da ona nail olmaya delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada kuru toprak kazdığını görmesi, kazdığı ve eline geçen toprak
    miktarınca mala delâlet eder. Toprağın rutubetli olması, bir başka insana yapılacak
    hileye işarettir. Fakat yapılan hileden ona bir fayda erişmez, o kimse sıkıntı ve
    meşakkate maruz kalır.
    Toprak kazmak, kabir kazmak ile de tâbir olunur. Bazı kere de rüyada toprak
    kazdığını gören kimse öldürülür. Eğer toprağı kazan hasta ise o yer onun kabrine
    delâlet eder. Yolcu ise, kazılıp çıkarılan toprak miktarınca mal elde etmeye işarettir.
    Bir adamın rüyada kendisi için su çıkarmak gayesiyle bir çukur, kuyu veya dehliz
    kazdığını görmesi, onun kendi geçimi için çalışmasına delâlet eder. Eğer böyle tecelli
    etmezse, hem kendisi hem de bütün insanların menfaati için çalışmasına alâmettir.
    Rüyada kazdığı yerin toprağından yediğini görmek, yediği kadar mala delâlet eder.
    Hapiste olan birisinin kazılmış kuyudan çıktığını görmesi, zindandan kurtulmaya,
    hastanın görmesi de şifa bulmaya delâlet eder.
    Rüyada suyu, kazdığı çukura akıttığını görmek, geçim hususunda güçlükle tâbir
    olunur ve o kimse meşakkate düşer. Rüyada içine birisini düşürmek için kuyu
    kazdığını görmek, bu hilenin bizzat kendisinin başına geleceğine işarettir.
    Rüyada bir çukura düştüğünü ve oradan çıkarılması için feryat ettiğini, ama hiç
    kimsenin de imdadına gelmediğini görmek, o zat hesabına kabir çukuruna delâlet
    eder.
    Bazı kere de çukur görmek, korkudan emin olmaya, sıkıntıdan kurtulmaya işarettir.
    Rüyada düşman korkusundan gizlenmek için çukura girdiğini görmek, düşmana galip
    gelmeye delâlet eder.

    * KEBAP: Kişinin rüyada kebap görmesi, geçimi hakkında müjdedir. Rüyada
    pişmemiş kebap görmek, çocuğu tarafından zuhur edecek bir kedere işarettir.
    Rüyada kebap edilmiş etlice yağlı kuzu görmek, çok mala; zayıf kuzu, az mala ve
    güçlükle elde edilecek rızka işarettir.
    Bir kimsenin rüyada kızartılmış kuzu kebabı yediğini görmesi, evladının kazancını
    yemeye delâlet eder. Sığır kebabı görmek, korkan kimse için emniyet; hamile hanımı
    bulunan kişi için de erkek bir çocuğa delâlet eder.
    Rüyada kebap edilmiş dana eti yemek, yiyen kimse için, rızık ve bolluğa delâlet eder.
    Oğlak kebabı ise, onu yiyen için erkek çocuğa işarettir.
    Yine rüyada kebap edilmiş erkek deve görmek, erkek çocuk ile tâbir olunur. Bu
    sebeple rüyada erkek deve kebabı yiyen kişi, erkek bir çocuğa nail olur ve o çocuk
    büyüdüğünde baba onun kazancından yer...
    Bazı kere de kebap edilmiş erkek deve, korkudan emin olmaya delâlet eder.
    Rüyada kebap edilmiş erkek devenin kollarının kendisiyle konuştuğunu görmek,
    kudret ve kuvvete mâlik olmaya delâlet eder.
    Rüyada pişirilmiş veya kebap edilmiş kuş etleri görmek, zulüm ve hile ile bir kadın
    tarafından elde edilecek rızık ve mala alâmettir.
    Nablusî (rh.a.) demiştir ki: Rüyada hayvanın kaburga tarafından yapılmış kebabı
    yemek, ağırlık ve insana isabet edecek üzüntüye işarettir. Kaburga tarafının kebabı,
    kadınla da tâbir olunur. Zira Hazret-i Havva, Hazret-i Adem'in sol tarafından yaratılmıştır.
    Rüyada bir hayvanın baş tarafından bedeninin yarısına kadar olan kısmın kebabını
    görmek, kızlar ve hizmetçilere; yarıdan aşağı tarafı da, oğlanlara delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada kebap edilmiş veya pişirilmiş eti yediğini görmesi, zahmet ve
    meşakkatle kazanılacak rızka delâlet eder.
    Bazı kere de kebap rüyası, sıkıntıdan kurtulmak, düşmana zafer bulmak ve erkek bir
    çocuğun dünyaya gelmesine delâlet eder.

    * KEBAPÇI: Rüyada kebapçı görmek, hoca ve muallime delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada kebap almak için kebapçıya gittiğini görmesi, çocuğunu talim ve
    terbiye için bir hocaya vermesine delâlet eder. Kişinin rüyada kendisini kebapçı olmuş
    görmesi, zulüm ve müsadere yoluyla devlet mallarını zimmetine geçirmesine delâlet
    eder.
    Bazı kere de kebapçı görmek, yaraları ameliyat eden doktor ve tabibe işarettir. Yine
    kebapçı rüyası, ferahlığa, bekâr kimselerin evlenmesine, evlilerin yeni bir çocuğu
    olmasına delâlet eder.

    * KEBAP ŞİŞİ: Kişinin rüyada kebap şişi görmesi, devlet kapısında işinin
    görülmesine, hayır , rızık ve rahatlığa vasıta olmaya alâmettir. Yine kebap şişi, ev
    işlerini yürüten kimseye de delâlet eder.

    * KEÇECİ: Rüyada keçeciyi görmek, sabretmeye, azme ve işlerinde sağlam olmaya
    işarettir. Rüyada keçeciyi kendi yanında görmek, mala, rızık ve menfaata delâlet
    eder.

    * KEÇİ: Rüyada bir keçi bulduğunu veya ona mâlik olduğunu görmek, dünyada tedbir
    sahibi büyük bir adama delalet eder.
    Rüyada erkek oğlak görmek ve bulmak, bir çocuk ile tâbir olunur.
    Hazret-i Ali (r.a.) demiştir ki:
    “- Rüyada bir erkek oğlağı kulağından tutup hanesine çektiğini ve orada onu kesip
    etinden yediğini görmek, kırk sene fakirlikten beri olmaya delâlet eder."
    Rüyada dişi oğlak, kız evlada, erkek oğlak da erkek evlada işarettir. Rüyada birçok
    dişi oğlak otlattığını görmek, üzüntü, keder ve sıkıntıya delâlet eder.
    Rüyada keçi boynuzu görmek, hasta kimse için ölüme alâmettir. Bazı kere de keçi
    boynuzu görmek, yıkık duvara delâlet eder. Bazan da zenci ve hizmetçiye işarettir.

    * KEÇİ KILI: Rüyada keçi kılı görmek, az bir mala delâlet eder. Yine eti yenen
    hayvanların kılını görmek helâl mala, kılın uzunluğu, malın çokluğuna, kısalığı da
    azlığına delâlet eder. Eti yenilmez hayvanların kılını görmek de haram mal ile tâbir
    olunur.

    * KEDER: İnsanın rüyada kederlenmesi, üzüntüden sonra meydana gelecek sevince
    işarettir. Rüyada dost ve yaranlarını kederde görmek, o kişinin sıkıntıya ve kedere
    düşeceğine delâlet eder.
    Yine rüyada keder, dert ve üzerine alacağı bir işe delâlet eder. Bazı kere de keder,
    kederin tam tersi olarak sevince ve sürura alâmettir.

    * KEDİ: Kedi rüyası hizmetçi ile tâbir olunur. Bazı kere de kedi görmek şu şekilde
    tâbir edilir:
    a) Düşmanlık,
    b) Hırsız,
    c) Hüzün ve keder.
    Kirmanî demiştir ki: Rüyada bir kedi öldürdüğünü görmek, hırsızı yakalamaya ve ona
    galip gelmeye delâlet eder.
    Rüyada kedi ile kavga ettiğini ve kedinin kendisini tırmaladığını görmek, büyük bir
    hastalığa delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada kedinin etinden veya yağından bir şey aldığını görmesi, hırsızın
    malından elde edilecek menfaata işaretrtir.
    Rüyada insanı kedinin ısırıp tırmalaması, uzun sürecek hastalığa alâmettir. Rüyada
    kedi sattığını görmek, malını infak etmeye işarettir.
    Rüyada kendi evinin dişi kedisinin kendi sahibini ısırması, ev sahibinin rahat edeceği
    bir seneye delâlet eder. Yabani ve vahşi kedinin ısırması ve çokça zahmet vermesi,
    rüya sahibinin eziyet ve meşakkat çekeceği şiddetli bir seneye işarettir.
    Kedi rüyasını şöyle de tâbir etmişlerdir:
    a) Zevce için cefa,
    b) Evlat,
    c) Düşmanlık,
    d) Hırsızlık,
    e) Zina ve vefasızlık,
    f) Koğuculuk,
    g) Feryat ve figan...
    Nablusî demiştir ki: Rüyada kedi görmek, zinadan meydana gelmiş ve yol üzerine
    atılmış bilinmeyen çocuğa delâlet eder. Bazı kere de kedi, söz ve şaka yapan,
    mânâsız ve akıl dışı söz söyleyerek, köçekler gibi oynayarak halka kendisini
    sevdirmeye çalışan bir adama delâlet eder.
    Bazı kere de rüyada kedi görmek, çocuğun terbiyesi hususunda çok hırslı olan
    kadına delâlet eder.
    Rüyada kedinin bir kimseyi tırmalaması veya kanını akıtması, yahut gözünü
    çıkarması, düşmanlığı açık olan bir düşman ile tâbir olunur.
    Bir kimsenin rüyada kedi olduğunu görmesi, hırsızlık ve kendisine fayda vermeyen
    şeylere geçirmeye delâlet eder...

    * KEFAL BALIĞI: Rüyada kefal balığı görmek, rızka, mala ve menfaata delâlet eder.
    Denizde kefal balığı tuttuğunu görmek, ele geçecek paraya işarettir.

    * KEFALET: Rüyada bir şeye kefil olduğunu görmek, rüya sahibinin o şeyi üzerine
    almasına işarettir.
    Rüyada hayırlı bir şey için kefil olduğunu görmek, hayırlı bir şeye yardım etmeye
    delâlet eder. Eğer kefil olunan şey haram mal ise, rüya sahibinin çoluk çocuğunun
    geçimi hakkında sıkıntı çekmesine ve fakirliğe düşmesine delâlet eder.
    Bazı kere de kefillik rüyası, uyanıkken yapılacak borca delâlet eder.

    * KEFE: Rüyada kefe görmek, işlerde adil olmaya ve dikkatli davranmaya delâlet
    eder.

    * KEFEN: Bir kimsenin rüyada ölülerin kefene sarıldığı gibi kefene sarıldığını
    görmesi, ecelin kapıda olduğuna delâlet eder.
    Kefen, avret yerini örtmeye de işarettir. Yine kefen rüyası, işlerini gizli tutmaya veya
    bekâr için dengi ve emsali olmaya bir kimseyle evlenmeye delâlet eder.

    * KEFEN SOYUCU: Rüyada kefen soyucuyu görmek, haram mala delâlet eder. Yine kefen soyucusunu görmek, her işe müdahale eden, ilimlerden, hazinelerden ve gizli
    işlerden bahseden bir kimseye delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada birçok kabri açtığını ve ölülere ilişmediğini görmesi, sıkıntı ve
    şiddetten kurtulmağa, müjde ve sevince nail olmaya delâlet eder.

    * KEFİL OLMAK: Rüyada bir Müslümana kefil olduğunu görmek, rızka ve Allahu
    Teâlâ'nın düşmanları üzerine galip gelmeye delâlet eder.
    Rüyada küçük bir çocuğa kefil olduğunu görmek, bir düşmana öğüt vermek ile tâbir
    olunur.
    Yine rüyada bir insana kefil olmak, iyi bir rızıkla rızıklanmaya işarettir. Kefalet rüyası,
    gerek kefil ve gerekse kefil olunan kimse için bir işte sebat göstermeğe delâlet eder.

    * KEHLE: Rüyada kehle, yani bit görmek, bol kazanca ve menfaata delâlet eder.

    * KEHRİBAR: Rüyada kehribar görmek hastalık ile tâbir olunur.
    Rüyada elindeki kehribarı düşürüp zayi ettiğini görmek, hastalıktan şifa bulmaya
    işarettir. Rüyada bir kadının kehribardan gerdanlık taktığını görmesi, zengin ve fakat
    kötü huylu bir adamla evlenmesine delâlet eder. Tabii ki bu tâbir bekârlar için...
    Rüyada birçok kehribar aldığını veya birçok kehribara mâlik olduğunu görmek,
    zahmet ve meşakkatla para kazanmaya delâlet eder.
    Hasta bir kimsenin rüyada kehribarı kırdığını veya yaktığını görmesi, hastalıktan şifa
    bulmaya delâlet eder.

    * KEKELEMEK: Rüyada konuşurken kekelediğini görmek, fakih ve edip olmaya ve
    güzel konuşmaya delâlet eder. Bazan da bu rüya, düşmanlarına galip olmak ile tâbir
    edilir.
    Rüyada kekemeli konuşan bir kimseyi görmek, doğacak evlada işarettir. Çünkü
    çocuklar da ilk konuştukları zaman böyle konuşurlar.

    * KEKİK: Bir kimsenin rüyada kekik görmesi, üzüntü ve kedere delâlet eder.

    * KEKLİK: Rüyada dişi keklik görmek, hür temiz bir kadına veya sözü güzel bir
    adama işarettir.
    Keklik kuşu rüyası, güzel ve geçimsiz bir kadına delâlet eder. Kekliği, aldığını veya
    tuttuğunu görmek de bu kadınla evlenmeğe işarettir.
    Bir kimsenin rüyada birçok keklik kuşu avladığını görmesi, devlet reisine yakın
    birtakım adamlardan çok mal ve menfaat teminine delâlet eder. Yine keklik kuşları,
    kadınlara ve güler yüzlü insanlara alâmettir.
    Rüyada keklik etini yediğini görmek, yeni elbiselere delâlet eder ve o kimse elbiselere
    nail olur.
    Kirmanî demiştir ki: Rüyada keklik görmek, güzel zevceye ve güzel hizmetçiye
    delâlet eder. Bir keklik tuttuğunu gören, bir kadınla evlenir. Bir keklik satın aldığını
    görmek, bir hizmetçi almaya işarettir.

    * KEL: Rüyada kel olduğunu görmek, sermayesinin elden gitmesine ve insanlar
    arasında kötü görülmesine delâlet eder.
    Rüyada kel bir kadın görmek, kıtlık ve sıkıntıya işarettir.

    * KELEBEK: Rüyada kelebek görmek, sözü büyük, kendisi zayıf ve bayağı bir
    düşmana delâlet eder.
    Ziraatla uğraşan kimselerin kelebek görmesi, işsizlik, sıkıntı, şerli adamların ve kötü
    kadınların söz sahibi olmalarına delâlet eder.
    Bazı kere de kelebek görmek, dostluk ve sevgiye ve kendisini mahvedecek bir şeye
    atmaya delâlet eder.
    Rüyada, lâmba, kandil ve mumdan uzakta kelebek görmek, hayırlarını sarfeden ve
    şerden kaçınan kimselere veya kısa ömürlü çocuğa delâlet eder.
    Kelebek görmek, erkek ve kadınların birbirleriyle yarış etmelerine ve resim sanatına
    düşkün olanlarına delâlet eder. Yine kelebek rüyası, zayıflık ve acizliğe alâmettir.

    * KELLECİ:
    Kişinin rüyada kelle satan adamı görmesi, kuyumcu gibi halkın
    sermayesini tasarruf eden kimseye işarettir. Bazı kere de kelleci görmek, ölüme veya
    sıkıntıya düşmeye delâlet eder.
    Rüyada kelleci görmek, şu şekilde de tâbir olunur:
    a) Alimlerin yok olması,
    b) Baştaki adamların cimriliği,
    c) Kıymetli ve şerefli reis.
    Bazı kere de kelleci görmek, gerek saltanat ve gerek sanat ve tedbir ciheti ile halkın
    reisini kahredendir. Sultan ile de tâbir olunur.

    * KELEPÇE: Rüyada kelepçe görmek, münakaşa ve kavgaya işarettir. Kendi eline
    polis tarafından kelepçe takıldığını görmek, mahrumiyete ve çok zor işlere delâlet
    eder.

    * KELİME-İ ŞEHADET: Rüyada kelime-i şehadet getirdiğini ve Cenab-ı Hakk'ı
    zikrettiğini görmek, sevinç ve sürura, selâmete, hidayete, geniş ve helal rızka, üzüntü
    ve kederden kutulmaya delâlet eder.

    * KEMAN: Rüyada keman görmek veya keman sesi duymak, rütbe ve mevki sahibi
    birinden gelecek menfaata delâlet eder. Rüyada büyük bir zatın kendisine keman
    verdiğini görmek, müjdeli habere veya yüksek makama delâlet eder.

    * KEMER: Bir kimsenin rüyada kemer görmesi, çeyiz veya çocuk sahibi bir hanıma
    işarettir. Yine kemer rüyası, hizmetçi sahipleri için hizmetçilere ve bunlardan
    başkaları için de kemerin kıymeti miktarınca zinet ve mala delâlet eder.
    Ebu Saidü'l-Vaaz demiştir ki: Rüyada kemer görmek, baba, amca, evlat,
    büyüklerden bir zat veya işlerinde muavenet göreceği bir kimse ile tâbir olunur.
    Rüyada bir kemeri sağ eli ile almak, yolculuğa, sol eliyle almak memuriyete delâlet eder. Murassa kemer görmek, büyük bir makama nailiyete işarettir.
    Rüyada kendisine bir kemer verildiğini görmek, üç veçhe ile tâbir olunur:
    a) Evlat,
    b)Mal,
    c) Uzun ömür.
    Yine kişinin rüyada beline kemer bağladığını görmesi, hayırlı bir yolculuğa delâlet
    eder. Rüya sahibi o yolculukta izzet ve şerefe nail olur.

    * KEMİK: Rüyada kemik görmek, dört şekilde tâbir olunur:
    a) Din,
    b) Mal,
    c) Azamet,
    d) İzzet...
    Rüyada bir kırık kemiği bağlayıp sardığını görmek, kudret, şevket, izzet ve devlete
    delâlet eder.
    Rüyada kemiği kırdığını ve döverek un haline getirdiğini görmek, hayra, bir kavle göre
    de şerre delâlet eder.
    Ebu Saidü'l-Vaaz demiştir ki: Rüyada bir insanın bütün kemiklerini görmek, sünnete
    ittibaya ve mala delâlet eder.
    Yine rüyada görülen insan ve hayvan kemikleri, mala delâlet eder...

    * KENDİNİ BEĞENMEK: Bir kimsenin rüyada kendini beğenmek halini görmesi,
    zulme işarettir. Çünkü benlik ve gurur en kötü huylardan biridir. Kendi nefsini
    beğenen de zalimdir. Dünyadan ahirete intikal etmiş bir kimsenin rüyada kendini
    beğendiğinin görülmesi, o zatın kıyamet gününde Allah'ın rahmetinden uzak
    olduğunun işaretidir.
    Yine rüyada kendisiyle veya zenginlik ve kuvvetiyle kendini beğendiğini görmek,
    başkalarına zulmetmek ile tâbir olunur.

    * KENDİR: Rüyada kendir otundan kınnap yaptığını görmek, uzun ömre ve dinde
    kuvvete delâlet eder. Yine üzerinde kınnaptan mamul bir şey görmek, sırat-ı
    müstakime sülük etmeye işarettir. Rüyada kendir ve bunun otunu görmek, helâl mala
    delâlet eder.
    Rüyada deve, at, inek v.s. kendirle ip yaptığını görmek, rızka ve düşmanı kahretmeye
    delâlet eder.

    * KENE: Kene rüyası, asaletsiz alçak düşman ile tâbir olunur.
    Rüyada kene toplayıp attığını görmek, malını yemek isteyen bir kimseyi def etmeye
    işarettir. Rüyada bir keneyi öldürdüğünü gören böyle bir düşmanı üzerine galip gelir
    ve onu kahreder.
    Denilmiştir ki: Rüyada kene görmek, karnını haram ile dolduran bir adama delâlet
    eder. Çünkü kene sadece kan yer ve kan içer. (Kene: Hayvanların etine yapışıp
    kanlarını emen bir küçük böcektir).

    * KEP: Rüyada yeni bir kep giydiğini görmek, yeni bir işe veya vazifeye delâlet eder.

    * KEPÇE: Kişinin rüyada kepçe görmesi, yiyecek, içecek ve malların harcanması ve
    sarfedilmesi kendisine havale edilen bir dairenin müdiresi veya âmiri olan bir kadına
    delâlet eder.

    * KEPEK: Rüyada kepek aldığını veya yediğini görmek, fakirliğe, geçim sıkıntısına,
    üzüntü ve kedere delâlet eder.
    Kepek satıcısını görmek, halkın kilerine, sadaka ve zekâtları gibi malları üzerine
    memur edilen kimseye delâlet eder.

    * KERESTE: Kereste rüyası, nifak ile tâbir olunur. Denilmiştir ki: Rüyada kereste
    görmek, dininde nifak olan, dışı içinden iyi görünen bir kimseye işarettir. Yaş ağaç
    görmek, çocuğa delâlet eder.
    Keresteci rüyası da münafıklık ile tâbir edilir. Rüyada keresteciyi görmek,
    münafıkların reisine delâlet eder. Bazan da keresteci rüyası, mamur bir yeri görmeye
    alâmettir. Bazı kere de nifaka delâlet eder.

    * KEREVİZ: Rüyada kereviz görmek, devlet reisi tarafından erişecek helâl mala
    delâlet eder ve iyi bir zenginlikle yâd edilir. Bazı kere de kereviz görmek, sırların
    meydana çıkmasına ve amellerde riyaya, bazan da küfre delâlet eder.

    * KERPETEN: Rüyada kerpeten görmek, kuvvet ve izzete delâlet eder. Çünkü insan
    kerpetenle zor bir çiviyi yerinden söker.
    Rüyada kerpetenle ateşten bir şey çıkardığını görmek, hükümet tarafından gelecek
    menfaat ve faydaya delâlet eder. Rüyada elindeki kerpetenin zayi olduğunu görmek,
    zarar ve ziyan ile tâbir olunur.
    Ebu Saidü'l-Vaaz demiştir ki: Rüyada kerpeten görmek, devlet reisinin adamlarına ve
    büyük kimselere delâlet eder.

    * KER***: Ker*** rüyası, rüya gören için bir maldır. Rüyada görülen her ker***, rüya
    sahibinin kadir ve miktarına göre, yüz veya bir, yahut on dirhem ile tâbir olunur.
    Rüyada henüz binaya konmamış ker*** görmek mala; binaya konmuş ker*** iyi
    amele ve dine delâlet eder. Ker*** rüyası, hizmetçilere de şamildir.
    Rüyada binada olan ker***leri görmek, rüya sahibinin yakınlarına ve çocuklarına
    delâlet eder. Rüyada binadan bir kerpicin düşmesi, orada bulunan bir hastanın
    ölümüne veya orada meydana gelecek perişanlığa delâlet eder.
    Rüyada kendisinin ker*** yaptığını görmek, mala, mülke ve rızka delâlet eder.
    Yine rüyada ker*** yaptığını görmek, rüya sahibinin erkek çocuklarının çok olacağına
    alâmettir. Rüyada ker***ten bir bina yaptığını görmek, halk üzerine reis olmaya
    alâmettir.
    Rüyada binada olmayan ve fakat bir yerde yığılı ker*** görmek, altına delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada ker***çiyi görmesi, o kerpicin miktarınca mal biriktiren bir adama
    delâlet eder. Rüyada ker*** kesip kuruttuğunu görmek ve bir yere toplamak, mal
    biriktirmeye işarettir.

    * KERTENKELE: Rüyada kertenkele görmek, hastalık ile tâbir edilir ve rüya sahibi
    hasta olur.
    Denilmiştir ki: Kertenkele, kötü ve mel'un bir kimsedir. Zira kertenkele sureti değişmiş
    olan şeylerdendir.
    Yine rüyada kertenkele görmek, halkın malına hile yapan bedevi bir araba delâlet
    eder.
    Bazı kere de kertenkele kendisinden vahşet duyulan korkunç bir adama işarettir.
    Rüyada büyük kertenkele görmek, iş hususunda azimli ve sebatlı bir kimseye
    işarettir. Büyük kertenkele görmek, işsiz adam için çalışmaya, dinde fitneye veya
    ateşe tapan bir kadına delâlet eder. Zira bu kertenkele güneş ile beraber meydana
    çıkar ve güneş batınca kendini gizler.
    Bazan da bu rüya, ölü üzerine ağlamaya ve ölünün meziyetlerini saymaya alâmettir.
    Rüyada alaca kertenkele görmek, fakirliğe, üzüntüye veya alçak, ahlâksız bir kimseye
    ve bir kavimden gelecek zararlara delâlet eder.
    Yine alaca kertenkele görmek, koğuculuk ve gammazlıkla halkın arasını bozan ve
    onları fitneye sürükleyen kötü bir adama delâlet eder.

    * KERVAN: Rüyada kervan görmek, hayırlı işlere, ticaret hayatında başarıya ve
    yolculuğa delâlet eder.
    Rüyada Mekke istikametinde giden Hac kervanını görmek, günahtan tevbeye,
    hidayete ve helâl rızka delâlet eder.
    Rüyada bir kervanın bulunduğu şehre girdiğini gören kimse, bir mirasa konar ve
    ondan menfaat sağlar.

    * KESE: Rüyada kese görmek, insanın vücudu ile tâbir olunur. Bu sebeple rüyada içi
    boş kese görmek, rüya sahibinin ölümüne alâmettir.
    Rüyada kese içinde altın ve gümüş görmek, nimet ve hayra, kesenin boş olduğunu
    görmek de iflasa delâlet eder.
    İbn-i Kesir demiştir ki: Rüyada kese görmek, rüya sahibinin sırrına delâlet eder. Eğer
    kesenin içindekiler dökülürse, sırların meydana çıkmasına işarettir. Kesenin ağzının
    kapalı olması, sırların muhafazasına alâmettir.
    Rüyada belinde kese olduğunu görmek, rüya sahibinin hayatında istifade ettiği bir
    ilmin kendisinde bulunmasına delâlet eder. Eğer kesenin içindeki paralar sağlam ise,
    o ilim de doğru ve kurtarıcı bir ilimdir. Şayet paralar eski yırtık ve kırık iseler, o kişi
    ilim öğrenir, ama tekrar ders almaya ihtiyaç duyar.
    Rüyada kesesinin içinde ağaç kurdu olduğunu görmek, rüya sahibinin ölümüne
    delâlet eder. Kese görmek, insanın ihtiva ettiği şeye de işarettir. Bazı kere de kese
    sahibinin kalbine delâlet eder.
    Rüyada keseyi baş aşağı çevirip içinde bulunan paraları döktüğünü görmek, sırların
    açığa çıkmasına alâmettir.

    * KESER: Bir kimsenin rüyada keser görmesi, bulunduğu hal üzerinde devam
    etmesine alâmettir. Rüyada keser görmek, şu şekilde de tâbir olunur:
    a) Geçim,
    b) Hizmetçi,
    c) Çocuk,
    d) Zevce tarafından gelecek rızık,
    e) Fayda ve menfaat.
    Bazı kere de keser görmek, malı kendi tarafına çekmeye ihtiraslı kimseye; uzun dilli
    ve kötü söz söyleyen şerli bir kadına delâlet eder.
    Keser, baştan çıkmış adamları terbiye eden zabıta memuruna da delâlet eder.
    Rüyada keserle bir ağaç yonduğunu görmek, yongalarının miktarı kadar para
    kazanmaya delâlet eder.
    Bazan da keser, bekârın evlenmesine, evlinin çocuğu olacağına işarettir.

    * KESİLMİŞ ŞEYLER: Rüyada kesilmiş bir şey görmek, dost, arkadaş ve çoluk
    çocuğundan ayrılmış ve uzak düşmüş kimsenin geri dönmesine ve kavuşmaya
    delâlet eder.
    Rüyada kesilmiş bir şeyin hastanın yanına getirildiğini görmek, o hastanın vefatına
    delâlet eder.
    Bazı kere de kesilmiş şey görmek, günah ve kötü işlerden ve haramlardan uzak
    kalmaya delâlet eder.
    Rüyada bir insanı kesip derisini yüzdüğünü görmek, bütün insanların gıybetini
    yapmaya delâlet eder.

    * KESTANE: Rüyada kestane görmek, sıhhat ve afiyete ve rızka delâlet eder. Yine
    kestane rüyası, cimri bir kimseden mal almaya işarettir.
    Rüyada kestane görmek veya yemek, ecnebi memleketlerinden mal almaya ve
    ticarette bulunmaya delâlet eder.
    Bazı kerede kestane rüyası, vücudun sıhhat ve afiyette olmasına delâlet eder.

    * KEŞKEK:
    Bir kimsenin rüyada keşkek görmesi, üzüntü ve kedere işarettir. Hasta
    kişinin rüyada keşkek pişirdiğini görmesi, ecelin kapıda olduğuna delâlet eder.
    Rüyada birtakım askerlerin keşkek veya pişmiş kelle yediklerini görmek, askerler
    arasında çıkacak cenge ve ölümlere delâlet eder.

    *ŞEKKEÇİ: Rüyada keşkekçiyi görmek, hiç de iyi değildir.
    Bu rüya, çok şerli ve boş söz söyleyen ve halkı aldatan bir kimseye işarettir.
    Rüyada kışın keşkek yapanı görmek, sabit ve devamlı olan faydalara ve helal olan
    rızıklara delâlet eder.
    Denilmiştir ki: Keşkekçi, sultanın celladı ve geçimini cellatlıkla temin eden bir
    kimsedir.

    * KETEN:
    Bir kimsenin rüyada keten giydiğini görmesi, helal ve iyi mala delâlet eder
    ve o kimse mal biriktirmeğe muvaffak olur.
    Keten görmek, rızık ve nimete de işarettir.
    Rüyada keten bitkisini söken adamı görmek, işleri bozmaya, yer değiştirmeye, söz
    götürüp getirmeye delâlet eder.
    Kişinin rüyada ketenciyi görmesi, zillete ve kadınlara düşkünlüğe alâmettir. Bazı kere
    de rüyada ketenciyi görmek, üzüntü, keder, sıkıntı ve meşakkate delâlet eder.

    * KEVSER: Kevser, Resûl-i Ekrem (s.a.v.) efendimize verilen büyük nimetlerden
    biridir. Bu sebeple rüyada Cennette bulunan kevserden su içtiğini görmek, şu şekilde
    tâbir olunur:
    a) İlim ve marifet,
    b) Amel,
    c) Güzel ve sağlam itikat,
    d) Nebiyy-i Zîşan Efendimiz'in sünnetine ittiba...
    Bir kâfirin rüyada kevser ırmağından su içtiğini görmesi, Müslüman olacağına ve
    hidayetine; günahkârın su içmesi, tevbeye ve Allahu Teâlâ'ya ilticaya delâlet eder.
    Yine rüyada kevserden içmek veya kevseri görmek, saliha bir hanıma, haram
    kazançtan helal kazanca intikale delâlet eder.
    Bazı kere de kevser rüyası, insanlar üzerine reis olmaya, düşmana galip gelmeye ve
    helâl rızka delâlet eder.
    Hasta kişinin rüyada kevserden içtiğini görmesi, şifa bulmaya ve sıkıntıdan
    kurtulmaya delâlet eder.

    * KIBLE: Rüyada kıbleyi görmek, ferah, sürür ve neşe ve kurtuluşa delâlet eder.
    Rüyada Müslümanların kıblesi olan Kabe'yi görmek, beş veçhe ile tâbir olunur:
    a) Halife (devlet reisi),
    b) Büyük bir imam,
    c) îman,
    d) İslâm,
    e) Korkudan emin olmak.

    * KIL: Bir kimsenin rüyada gövdesinde veya herhangi bir yerinde kıl bittiğini görmesi,
    malın artmasına, rızkın genişliğine, mevki ve itibarın yüksekliğine delâlet eder.
    Rüyada sakalının kılını uzamış görmek, halk arasında mevkiinin ve itibarının
    artmasına delâlet eder. Yine rüyada sakalındaki tüylerin bembeyaz hale geldiğini
    görmek, dinde kuvvete, sözünde doğruluğa ve amellerde devama işarettir.
    Rüyada, vücudun kıl bitmeyen bir yerinde kıl bitmiş görülmesi, makam ve mevkiin
    yüceliğine ve rızka delâlet eder.

    * KILAVUZ: Rüyada kılavuz görmek veya onun ardınca gitmek, uzun bir yolculuk ile
    tâbir olunur. Kılavuzdan yol sorduğunu görmek, bir kimseden akıl danışmaya işarettir.

    * KILÇIK:
    Kişinin rüyada balık kılçığı görmesi, malda ve mevkide noksanlığa delâlet
    eder.

    * KILIÇ: Rüyada kılıç takındığını görmek, yüksek bir memuriyete delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada kılıç görmek, altı şekilde tâbir olunur:
    a) Evlat,
    b) Memuriyet,
    c) Hak,
    d) Menfaat,
    e) Mal ve mülk,
    f) Düşman üzerine zafer.
    Rüyada keskin, parlak ve güzel bir kılıç görmek, Hak söze ve güzel hitabete delâlet
    eder.
    Rüyada hanımına kını içinde bir kılıç verdiğini görmek, bir kız çocuğu ile tâbir olunur
    ve hanımı kız doğurur. Bunun tersi zevcesi kını içinde bir kılıç verse, o kişinin
    zevcesinden bir erkek çocuğu dünyaya gelir.
    Rüyada görülen kılıç, çocuğa, devlet reisine ve mülke delâlet eder. Kılıcın
    kabzasındaki gümüş ve kılıcın namlusu yine çocuğa delâlet eder.
    Rüyada kılıç görmek, şunlara da işarettir:
    a) Rızık,
    b) Mülk,
    c) İlim,
    d) Mal,
    e) Edebiyat...
    Rüyada yerde olan bir kılıca elini uzatarak aldığını görmek, Hakkı aradığını ve onu
    bulacağına delâlet eder.
    Rüyada kılıcının kınının kırıldığını görmek, rüya sahibinin hanımının vefatına delâlet
    eder.
    Cabirü'l-Mağribî demiştir ki: Rüyada altından bir kılıcı olduğunu görmek,
    büyüklerden gelecek menfaata delâlet eder. Demirden kılıcı olduğunu görmek, işin
    güzelliğine ve kuvvete delâlet eder.
    Rüyada, demir, bakır, kalay ve ağaçtan dört kılıç taktığını görmek, evliler için dört
    tane erkek çocuğun olmasına delâlet eder. Demir kılıç, o çocuklardan birinin şecaatli,
    cesur ve bahadır olmasına, bakır kılıç onlardan birisinin zengin ve bol rızıklı olmasına,
    kalay kılıç, onlardan birisinin fena tabiatlı olmasına ve ağaç kılıç da o
    çocuklardan birisinin münafık olmasına alâmettir. Çünkü ağaç kılıç bir işe yaramaz.
    Bir kimsenin rüyada kılıcının körlenip kesmediğini görmesi, sözünün tesirsiz ve
    dinlenmez olduğuna işarettir.
    Rüyada kılıcının kabzasının kırıldığını görmek, eğer ana babası hayatta ise onlardan
    birinin ölümüne delâlet eder. Rüyada kılıcın namlusunun kırıldığını görmek,
    hizmetçinin ölümü ile tâbir olunur.
    Fihrist’e dön
    Rüyada, kendisine bir kılıç verildiğini görmek, zevceye delâlet eder. Zira Lokman
    (a.s.) şöyle demiştir:
    "- Kadın kılıç gibidir. Görmez misin görünüşü ne güzel ve eseri ne çirkindir."
    Rüyada kılıc görmek, şu vech üzere de tâbir olunur:
    a) Rızık,
    b) İlim,
    c) Zevce,
    d) Mülk,
    e) Evlat...
    Rüyada elinde camdan imal edilmiş bir kılıç görmek, hanımı hamile olanlar için
    doğacak çocuğun kısa ömürlü olacağına delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada kılıcının kınını kırılmış görmesi ve kılıcın sağlam kalması, rüya
    sahibinin hanımının ölümüne ve ana rahmindeki çocuğun sağ olarak kurtulmasına
    delâlet eder.
    Rüyada elinde düşman kılıcından daha uzun bir kılıç olduğunu görmek, düşman
    üzerine zafer bulmaya delâlet eder.

    * KILIÇ BAĞI: Kişinin rüyada kılıç bağını görmesi, kendi kendisine büyüklenen ve
    kendisini beğenen kibirli kimseye delâlet eder. Bazı kere de bu rüya, yardım talebinde
    bulunan kimseye yardım etmeye, çetinlik ve meşakkatten sonra rahat ve huzura
    işarettir.
    Yine rüyada kılıç bağını görmek, erkekleri terbiye edici veya doğru yola götürücü ve
    yol gösterici kimseye alâmettir.

    * KILIÇ BİLEYİCİ: Rüyada kılıç bileyicisini görmek, üzüntü ve kederin gitmesine
    delâlet eder. Yine bu rüya, cehaletten sonra ilme kavuşmaya ve salih kimselerle
    arkadaş olmaya işarettir.
    Bazı kere de kılıç bileyicisini görmek, iyi kötü, küçük ve büyük işler kendisine ait olan
    adil ve heybetli bir adama delâlet eder.

    * KILIÇÇI: Bir kimsenin rüyada kılıççıyı görmesi, düşmana galip gelmeye, güç ve
    kuvvete delâlet eder. Rüyada kılıç yapan ustayı görmek, ilim ve edebiyata vâkıf bir
    zata işarettir.
    Rüyada kılıçların konduğu torbayı görmek, emniyetli mutemet ve korunması için
    kendisine mal, para, eşya emanet edilen yaşlı kadına delâlet eder.
    Rüyada kılıcın ucunu görmek, talebe için ilim öğrenmeye, malı harcamaya ve sırları
    gizli tutmaya delâlet eder.

    * KILIÇ VE BIÇAK SAPI: Rüyada kılıç ve bıçak sapı görmek, mal, mülk, deve,
    koyun, sığır veya altın ve gümüşten kendisinde çok derecede servet bulunan ve üzerine zekât vacip olan kimseye delâlet eder.

    * KINA: Rüyada kına yaprağı görmek, mal ve menfaata delâlet eder. Kına rüyası, mal
    ve ailedeki zinete de işarettir.
    Rüyada avucuna kına koyduğunu görmek, kuvvet ve kudrete delâlet eder. Bir kadının
    rüyada avucuna kına koyduğunu ve fakat tutmadığını görmesi, efendisi tarafından
    şiddetli bir muhebbetle sevileceğine delâlet eder.
    Rüyada başına kına yaktığını ve kınanın tuttuğunu görmek, yüce Allah tarafından o
    kimsenin ayıplarının örtüleceğine ve günahının affedileceğine delâlet eder. Kına
    tutmadığı takdirde, gizli işlerin meydana çıkacağına işarettir.

    * KINACI: Bir kimsenin rüyada kınacıyı görmesi, müjde ve sevince, merhamet ve
    şefkate alâmettir. Yine kınacı rüyası, gönül safasına, sürür ve feraha delâlet eder.

    * KINAKINA: Kişinin rüyada kınakına görmesi, hastalıktan şifaya ermesine ve
    yardıma delâlet eder.

    * KINNAP:
    Rüyada ip görmek, dine delâlet eder. Gökten sarkıtılan bir ip görmek,
    Kur'ân-ı Kerim ile tâbir olunur. Yine ip, izzet ve mevkidir.

    * KINAMAK: Rüyada kendisini kınadığını görmek, bir fitneye düşmeye ve karışık
    işlere delâlet eder. Fakat Cenab-ı Hak o kimseyi uğradığı fitneden kurtarıp
    düşmanına üstün getirir ve insanların kınamasından kurtularak dünya ve ahiretçe
    hayırlı bir şeye eriştirir. O kişi böylece muradına erer.
    Rüyada bir başkasını kınadığını görmek, iyi değildir. Ve kınadığı şey sonra kendi
    başına gelir ve o kimse kınanmaya müstahak olur.

    * KINCI: Bir kimsenin rüyada kın yapan ustayı görmesi, işleri örtmeye ve sırları
    gizlemeye ve malı muhafaza etmeye alâmettir.
    Rüyada kın görmek, bekâr erkek ve bakar kadına delâlet eder.

    * KIRAĞI:
    Mevsimi içinde kırağı görmek, üzüntü ve kederden kurtulmaya, düşman ve
    kıskançları kahretmeye ve onlar üzerine galip gelmeye delâlet eder.
    Rüyada her tarafı donduran ve kapıları kaplayan kırağıyı görmek, geçim ve yaşayışın
    iptaline, işlerin durgunluğuna işarettir.
    Buz halinde kırağı görmek, gam, keder, acı ve ızdıraba delâlet eder. Ancak kendisi
    su alıp bir kap içerisine koyduğunu ve o kapta suyun donduğunu görürse, bu rüya,
    mala ve menfaata delâlet eder.
    Rüyada ağaçlar üzerine çiğ ve kırağı yağmış ve yaprakları ıslatmış olduğunu görmek,
    o mahal halkının kerem sahibi bir kimseden menfaat elde edeceklerine işarettir.
    Bir kimsenin rüyada kırağı ve çiğ'i toplayıp içtiğini görmesi, nimet ve rızka delâlet
    eder. Yine rüyada üstü ve elbisesi çiğ ve kırağı ile ıslandığını görmek, büyük kimseler
    tarafından muavenet ve kereme mazhariyete delâlet eder.

    * KIRAET-İ KUR'ÂN: Rüyada Kur’ân-ı Kerim'den bir âyet okuduğunu ve fakat hangi
    âyeti okumakta olduğunu bilmediğini görmek, hastalıktan şifaya, üzüntü, keder ve
    sıkıntıdan kurtulmaya delâlet eder.
    İbn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada Kur'ân okuduğunu gören kimse eğer ehil ve
    Fihrist’e dön
    layık ise hakim ve vali olur.
    Rüyada hafız olmadığı halde Hafız-ı Kur'ân olduğunu görmek, pek çok hayır ve
    hasenata delâlet eder.

    * KIRBAÇ: Rüyada kırbaç görmek, menfaat ve yüce makam ile tâbir olunur.

    * KIRIK: Bir kimsenin rüyada ayağının kırıldığını görmesi, eldeki malın zayiine ve
    fakirliğe delâlet eder.
    Elinin kırıldığını görmek, bir şeyi arzu edip de ona kavuşamamaya işarettir.

    Tüm forumdan rastgele konular:

    • » Otobüs duraklarına internet modemi!
    • » Eski dosttan düşman olur mu?
    • » Ayrımcılık Belası
    • » Tasavvuf Düşüncesi
    • » Acve
    • » PaPaĞaN
    • » İhlas ve niyet 2
    • » merhaba can'lar......
    • » Ah !!! ... Yar/e(i)m
    • » Düşündüm ve Sonuç..

    Aynı kategoriden rastgele konular:

    • » Ebu Bekr İbn Bedreddin El-Baytar /...
    • » Cahit Zarifoğlu
    • » Ekmeleddin İhsanoğlu
    • » Kartalların Zafer uçuşu...
    • » Bize bir Gemuhluoğlu lazım
    • » Kız Kulesinin Tarihçesi
    • » Ferik - Ferik Nedir - Ferik Hakkında
    • » Rauf Denktaş (1924 - .... )
    • » Şems-i Tebrizi (1185 - 1247)
    • » Cahit Zarifoğlu kimdir ?

  2. #2

    • Katre-i Umman
    • Offline

      Üyelik tarihi
      10-12-2007
      Mesajlar
      2.983
      Konular
      340

    Standart

    * KIRIK: Bir kimsenin rüyada ayağının kırıldığını görmesi, eldeki malın zayiine ve
    fakirliğe delâlet eder.
    Elinin kırıldığını görmek, bir şeyi arzu edip de ona kavuşamamaya işarettir.

    * KIRLANGIÇ: Rüyada kırlangıç kuşu görmek, sevinçli habere ve müjdeye; bereketli
    ve kerim bir kimseye delâlet eder.
    Bazı kere de kırlangıç kuşu, kadın ve okuyan çocuğa delâlet eder. Rüyada kendi
    evine kırlangıç kuşlarının dolduğunu görmek, helâl mala işarettir. Yine kırlangıç kuşu,
    edip, güzel geçimli ve takva sahibi bir adama delâlet eder.
    Rüyada kırlangıç kuşuna bir faydası dokunduğunu gören, bir ahbaba veya arkadaşa
    faydalı olmaya delâlet eder.
    Rüyada kadınların kırlangıç kuşu görmeleri, hayır ve berekete delâlet eder. Kırlangıç,
    emin, itimat edilir, evi için idareci ve tedbirli bir hanımla evlenmeye de alâmettir.
    Mesleği çiftçilik ve ziraat olan bir kimsenin rüyada kırlangıç kuşu görmesi, menfaata
    ve rızka delâlet eder.
    Rüyada birtakım kırlangıçların kendi evinden uçup gittiklerini görmek, yolculuğa
    delâlet eder ve rüya sahibi yakınlarından uzakta kalır.

    * KIRAT (Ağırlık ölçüsü): Kişinin rüyada kırat görmesi, zimmetinde bulunan bir
    borçtan dolayı sıkıntı ve zahmete düşeceğine delâlet eder.

    * KISA ENTARİ: Bir kimsenin rüyada kısa entari giydiğini görmesi, keder ve
    üzüntüden kurtulup sevinçli olmasına alâmettir.
    Hanımı hamile bir kimsenin rüyada kısa entari giydiğini görmesi, doğacak çocuğun
    kız olacağına alâmettir.
    Yine kısa entari görmek, çocuk ile tâbir olunur...

    * KISKAÇ: Rüyada kıskaç görmek, mal ve rızka delâlet eder. Çünkü demirci kızgın
    demiri kıskaç ile tutar ve bu yolla rızkını temin eder.
    Yine rüyada kendisinin bir kıskacı olduğunu görmek, geçimini temin için bir âlet
    almaya işarettir.

    * KISAS: Bir kimsenin rüyada şer'î hükümlere göre kısas yapıldığını görmesi:
    "Kısasta sizin için hayat vardır" âyeti gereğince uzun ömre ve güzel hayata delâlet
    eder.
    Yine kısas rüyası, insanın bulunduğu halden ayrılmasına işarettir. Bazı kere de kısas
    görmek, namaz kılmaya ve oruç tutmaya cebretmek gibi, kişiyi günahlardan
    Fihrist’e dön
    temizleyecek bir şeye zorlamaya delâlet eder.

    * KISAS YAPMAK: Kişinin rüyada katil olduğundan dolayı kısas olarak
    öldürüldüğünü görmesi, bir işin sonucunu bekleyerek itaat etmeye delâlet eder.
    Nablusî demiştir ki: Rüyada arslan veya karakuş gibi yırtıcı bir hayvan tarafından
    kısas olarak öldürüldüğünü gören o kimseye saltanat sahibi birisi tarafından erişecek
    zillete, hakarete veya bir hastalık sebebiyle gelecek büyük âfete ve belaya delâlet
    eder.

    * KISIR: Bir kimsenin rüyada âciz ve iktidarsız olduğunu görmesi, daima masum bir
    halde bulunmasına delâlet eder. Yine bu rüya, o kişinin dünyaya muhabbet
    etmemesine ve şöhretinin elden gitmesine işarettir.
    Rüyada iktidarsızlığının gittiğini ve kuvvet bulduğunu görmek, devlet ve şöhrete
    delâlet eder.

    * KISKANÇLIK: Rüyada, başkasını çekememek ve kıskançlık yaptığını görmek, fitne
    ve fesada delâlet eder. Kıskançlık rüyası, rüya sahibi için fakirliğe işarettir.
    Bazı kere de rüyada kıskançlık kine, gurur ve kibire, sihire ve şerre delâlet eder.
    Rüyada herhangi bir şeyi kıskandığını görmek, dünya işlerine tamah etmeye işarettir.
    Rüyada zevcesini, çoluğunu çocuğunu hain gözlerden kıskanmak ise, din ve iman
    gayretine ve iffetli olmaya delâlet eder.

    * KISRAK: Rüyada kısrak görmek, hizmetçiye veya şerefli bir kadına delâlet eder.
    Bekâr bir kimsenin rüyada bir kısrağa bindiğini veya ona mâlik olduğunu, ya da onu
    satın aldığını görmesi, şerefli ve mübarek bir hanımla evlenmeye delâlet eder. Eğer
    kısrak siyah ise, o kadın zengin ve şerefli bir hanımdır. Eğer kısrağın rengi siyah ile
    beyaz ise, bu rüya, o kadının güzelliğine delâlet eder.
    Yine renk doru görülürse, kadının dindar ve kavminin efendisi olduğuna işarettir.
    Bir kimsenin rüyada kısrağının doğurduğunu veya doğurmasının yakın olduğunu
    görmesi, işlerinin yolunda ve düzgünlüğüne ve malının fazlalığına delâlet eder.
    Rüyada kısrağının sütünü içtiğini görmek, devlet reisine yakınlığa ve ondan gelecek
    hayırlı mala delâlet eder.
    Rüyada kısrağının öldüğünü veya çalındığını ya da zayi olduğunu görmek, o kişinin
    hanımı ile arasında meydana gelecek bir hadiseye delâlet eder.
    Yine rüyada kısrağını terk ettiğini veya ondan indiğini görmek, talak sebebiyle
    zevceden ayrılmaya yahut evinden çıkmaya delâlet eder.

    * KIRBA: Rüyada kırba görmek, rızka veya yolculuğa delâlet eder. Rüyada görülen
    kırbanın yeni olması, yaşayış ve sefada meydana gelecek bulanıklığa işarettir. Kırba
    eski ve su damlatıyorsa, bu rüya, harbe delâlet eder.

    * KIRKIMCI: Rüyada kırkımcı görmek, zayıf ve fakir insanlar için çok faydalı,
    zenginler için de çok zararlı bir kimseye delâlet eder.
    Fihrist’e dön
    Bazı kere de kırkımcıyı görmek, halkın malını şer ve düşmanlıkla elinden alan bir
    polise işarettir.
    Rüyada boğazlanması lazım olan bir hayvanı boğazladığını görmek, o hayvan veya
    sahibi için hayır ve rahata alâmettir.

    * KIRMIZI GAGALI KARGA:
    Bir kimsenin rüyada kırmızı gagalı karga görmesi, oyun,
    neşe ve kuvvet sahibi bir adama delâlet eder.
    Yine bir kargayı görmek, ortaklığı ve fakir bir kavmi seven ve devamlı olmayan
    ızdıraba delâlet eder.

    * KIVILCIM: Kişinin rüyada kıvılcımlar görmesi, sözün kötü ve çirkin olmasına delâlet
    eder. Rüyada üzerine kıvılcım düştüğünü görmek, devlet sahibi bir kimseden gelecek
    zarara ve çirkin söze delâlet eder. Görülen kıvılcımlar, alevleniyor ve genişli yorsa, o
    söz de büyür ve artar.
    Rüyada kıvılcımların kendi üzerinde çoğaldığını görmek, şiddet ve azaba delâlet
    eder.
    Rüyada kıvılcımların düştüğü yeri yediğini görmek, söz, şer, kavgaya veya bir kavim
    arasında vuku bulacak harbe ve onlara isabet edecek üzüntü, keder ve zarara delâlet
    eder.
    Bazı kere de kıvılcım görmek, ateşi ve ateşin kıvılcımlarını görmeyi gerektiren kötü
    amellere işarettir. Kötü amelin karşılığı ise ancak ateş olur.

    * KIVIRCIK SAÇ: Başında saç bulunmayan kişinin rüyada kıvırcık saçlı olduğunu
    görmesi, sünnet üzere amel yapmasının meydana çıkmasına delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada saçlarının kıvırcık hale geldiğini görmesi, mal, hanım ve elbise
    için bir rehin vermesine işarettir.
    Rüyada elbisesi bükülüp kıvırcık hale geldiğini görmek, işte sabır ve sebat etmeye;
    elbiseleri giymeden evvel bükmek, güzelliğe ve zinete alâmettir.

    * KIYAMET: Rüyada kıyametin dehşetini görmek, rüya sahibi için çirkin şeylerden
    korkutulmaya ve onu günahlardan sa-kındırmaya "İşte bak, önünde böyle bir gün var"
    diyerek uyandırmaya delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada salih kimselerin kıyameti görmeleri dört
    veçhe ile tâbir olunur:
    a) Felah,
    b) Ferah ve sürür,
    c) Bela ve felaketten kurtuluş,
    d) Saadetli bir ölüm ve salâhı hale vusul...
    Ehl-i fesat ve şerli kimselerin rüyada kıyameti görmeleri bunun tam zıddı.
    Rüyada mahşer kurulup Allahu Teâlâ'nın bütün insanlar hakkında hüküm verdiğini
    görmek, adaletli devlet reisine, rüya sahibinin ondan istifade edeceğine işarettir.
    Rüyada amel defterini sağ eliyle aldığını görmek, salâh ve saadete, izzet ve şerefe
    delâlet eder. Sol eliyle aldığını görmek ise, günaha ve fakirliğe ve helake delâlet
    eder.
    Rüyada kıyameti görmek, adalet, insaf ve mazlumların zalimlerden intikam almasına
    delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada sadece kendisi üzerine kıyamet koptuğunu görmesi, ömrünün
    bittiğine ve ecelinin geldiğine alâmettir.
    Yine rüyada ve kıyamet gününde Arasat meydanında durduğunu görmek, yolculuk ile
    tâbir olunur.
    Rüyada mahşer yerini görmek, şerefli bir kadına veya çok faydalı, kerim, cömert ve
    şerefli bir kimseye delâlet eder. Sura ü fürüldüğünü görmek, salih kimselerin
    kurtuluşuna işarettir.
    Rüyada savaş yapan iki taraftan birisi kıyamet koptuğunu görse, bu rüya, Allahu
    Teâlâ'nın yardımıyla zalim güruhun helak olmasına delâlet eder.
    Rüyada kabirlerin yarılıp açıldığını ve ölülerin mezarlarından çıktığını görmek, o
    yerde adaletin tam ve kemal üzere olduğuna delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada kıyamet gününde hesabının çok kolay görüldüğünü ve
    kurtulduğunu görmesi, hanımının kendisine şefkat ve merhamet etmesine veya
    hanımının halinin iyi ve dininin çok güzel olduğuna delâlet eder. Bunun aksine
    hesabının çok şiddetli ve çetin olarak görüldüğünü görmek, rüya sahibi için meydana
    gelecek zarar ve ziyana, üzüntü ve kedere delâlet eder.
    İmam Nablusî (rh.a.) demiştir ki: "Bir kimsenin rüyada hesaba çekildiğini, amellerinin
    teraziye konulduğunu ve sevaplarının günahlarına karşı ağır geldiğini görse, o kişinin
    çokça ibadet ve taat yaptığına ve kendisi için Rabbi'nin katında çokça sevap ve
    mükâfat bulunduğuna delâlet eder. Bunun tersi, eğer günahları, sevabından çok olur
    ve sevabına galip gelirse, o zatın din ve itikatça korkunç bir halde bulunduğuna
    delâlet eder."

    * KIYMA: Rüyada kişinin kıyma pişirdiğini ve insanlara dağıttığını görmesi, kazanç
    yollarını aramak için para harcamaya delâlet eder.
    Kıyma görmek bazı kere de sevince ve müjdeli habere işarettir. Yine kıyma, etin
    delâlet ettiği şeye delâlet eder.

    * KIYMA TAHTASI: Bir kimsenin rüyada kıyma tahtası veya benzeri şeyleri görmesi,
    atalete, kötürüm olmaya ve hareket sizliğe delâlet eder.
    Mesleği kebapçılık ve aşçılık olan kimseler için rüyada görülen kıyma tahtası, rızka,
    menfaata ve geçime delâlet eder.

    * KIZ: Rüyada kız görmek, yüksek makam ve rütbe sahipleri için, şiddet ve güçlüğe
    delâlet eder.
    Bazan da rüyada kız görmek, genç deveye, menfaati! araziye, yeni yazılmış mektuba
    ve serkeş hayvana delâlet eder. Bekâr kız görmek bazı kere de gam ve kedere ve
    imkânların güçlenmesine işarettir.
    Rüyada bekâr bir kıza rastladığını görmek, bir mülke mâlik olmaya ve ticarette
    kazanca delâlet eder.

    * KIZ KARDEŞ: Kişinin rüyada kız kardeşini görmesi, sevinç ve müjdeli habere, ferah
    ve sürura delâlet eder. Çünkü kardeşler bir araya gelince sevinçleri artar.
    Rüyada üvey kız kardeş görmek ise, gam ve kedere ve haram mala delâlet eder.

    * KIZAMIK: Bir kimsenin rüyada kızamık olduğunu görmesi, ele geçecek mal ile tâbir
    olunur. Kızamık, ziraata isabet edecek âfete de delâlet eder.

    * KIZARTILMIŞ BALIK SATICISI: Kişinin rüyada balık kızartıp satanı görmesi,
    üzüntü ve şiddetten sonra kurtuluşa delâlet eder.
    Rüyada taze balık satıcısını görmek, hizmetçi ve uşak simsarına, cevher ve inci
    satıcısına, rızık ve helal mala delâlet eder.
    Rüyada taze balık satıcısın görmek, şöyle de tâbir olunur:
    a) İlim,
    b) Şiddet,
    c) Sıkıntı,
    d) Hile etmek,
    e) Sırları açığa vurmak...
    Rüyada balıkçılardan taze balık aldığını görmek, bir hizmetçi almaya delâlet eder.

    * KIZ ÇOCUĞU: Rüyada küçük kız çocuğu görmek, bolluğa, şerefe, zorluktan sonra
    kolaylığa, büyüyen, genişleyen ve artan şeylere delâlet eder.
    Rüyada kız çocuğu görmek, rüya sahibi için dünyaya delâlet eder. Rüyada küçük kız
    çocuğu, san'ata ve ona sahip olan kişi için de, dünyanın kendisine yönelmesine
    alâmettir.
    Rüyada anne kucağında ve henüz meme emen kız çocuğu görmek, övülmeye şayan
    ve kendisinden iyilik ümid edilen hayırlı bir şeye delâlet eder.
    Rüyada hasta kadın veya hasta adam kız çocuğu doğurduğunu görse, bu rüya
    onların hastalıktan şifa bulmalarına delâlet eder.
    Yine küçük kız çocuğu görmek, dünyalık ile tâbir olunur.
    Hamile bir kadının rüyada küçük kız çocuğu doğurduğunu görmesi, karnındaki
    çocuğun kendisine benzeyen bir kız çocuğu olduğuna alâmettir.
    Nablusî demiştir ki: Hanımı hamile olan bir kişi rüyada bir erkek çocuğu olduğunu
    görse, o kadın bir kız çocuğu, bir kız çocuğu olduğunu görse, erkek bir çocuğu olur.
    Tabiatlar değişik olduğundan bazan da rüyada görüldüğü gibi tecelli eder.
    Bir kimsenin rüyada çocuk olduğunu ve beşikte veya kundakta bağlı bulunduğunu
    görmesi, hapsedilmeye ve hastalığa delâlet eder.

    * KIZIL BOYA: Rüyada bir kimsenin kızıl boya denilen kökü görmesi, hastalıkla
    beraber mala ve rızka delâlet eder.

    * KIZIL DUT: Rüyada kızıl dut ağacı görmek, para, mal ve evladı çok efendi bir
    kimseye delâlet eder. Rüyada kızıl dut yediğini görmek, bol kazanca rızka delâlet
    eder. Rüyada görülen kızıl dutun siyahı altın, beyazı gümüş ile tâbir olunur.

    * KIZILLIK: Rüyada kızıllık görmek kadınlar için gerek elbisesinde ve gerek yüzünde
    ve de bedeninde iyi ve hayra delâlet eder. Erkek için ise mekruh ve fena olarak tâbir
    olunur.

    * KIZMAK: Bir kimsenin rüyada kızmak hali görmesi, hapse işarettir. Rüyada evinden
    öfkeli çıktığını görmek, zindana delâlet eder ve o kişi hapsedilir.
    Rüyada, bir haksızlığa tahammül edemeyip Allah rızası için kızdığını görmek, kuvvet,
    şeref ve rütbeye delâlet eder.

    * KİBİR: Kibir sevilmeyen bir huydur. Bu sebeple rüyada kibirlendiğini görmek ve
    kibirle vasıflanmak, günah, şer ve kötü işlere ve insanı ateşe sürükleyecek amellere
    delâlet eder.
    Yine rüyada kişinin işlerinin yolundan gitmesinden dolayı sürür ve zevk içinde
    kibirlenmesini görmesi, ömrünün sona erdiğine işarettir. Bazı kere de rüyada
    kibirlenmek, sonu şer olan rızka ve rütbeye alâmettir.

    * KİBRİT:
    Rüyada kibriti yanıyor veya kendisi yakıyor görmek, talihinin açıklığına ve
    iyi hale delâlet eder. Sönmüş kibrit görmek, üzüntü ve kedere işarettir.

    * KIL: Rüyada kil görmek, bir miktar mala delâlet eder. Kil yediğini görmek, haram
    mala işarettir. Evli bir kadının rüyada kil yediğini görmesi, hamile kalmaya delâlet
    eder.

    * KİLE: Rüyada kile görmek, bekâr için evlenmeye, rızkın artmasına ve hidayete
    delâlet eder.

    * KİLER: Rüyada içi erzakla dolu kiler görmek, bekâr için evlenmeye işarettir. Yine
    kiler görmek, rüya sahibinin içinde gizlediği iyi ve kötü şeylere, ahlâk ve tabiatının
    güzellik ve çirkinliğine delâlet eder.
    Rüyada kendi evinde kullanılmayan bir kiler olduğunu görmek, kendisiyle Allahü
    Teâlâ arasında olan niyet ve arzusunun yenilenmesine alâmettir.

    * KILIM: Rüyada büyük ve yeni bir kilim görmek, rızkın genişliğine ve rütbenin
    yüceliğine delâlet eder. Kilim, elbiseye ve insanı muhafaza edecek şeylere de
    işarettir.

    * KİLİSE: Rüyada kilise görmek, çöplük ve hamam gibi şeytan yuvalarına ve cinlerin
    cirit attığı yerlere delâlet eder. Rüyada görülen kilisenin yeniliği ve yüksekliği dinde
    zayıflığa ve Müslümanların perişanlığına delâlet eder.
    Bir müslümanın rüyada kilisenin yıkıldığını veya yandığını ve bir afete uğradığını
    görmesi, Kelimei Tevhidin yücelmesine, şirk ve nifak ehlinin perişanlığına delâlet
    eder.
    Hıristiyan olan bir kişinin rüyada kilise görmesi, müslüman-larm zıttına, onun için ilim,
    amel, takva ve haşyete delâlet eder.
    Bazı kere de kilise görmek, üzüntü, keder, sıkıntı, yalan, bühtan ve iftiraya işarettir.
    Nablusî (rh.a) demiştir ki:
    "Bir kimse rüyada kendi evinin kilise olduğunu görse, o kişinin sözü Hıristiyan sözüne
    benzer. Ve onun evi nefs ve nevalarına uyan kimselere, bid'at ve günah işleyenlere
    toplantı yeri olur. Ba-zan da bu rüyanın sahibi âmiri tarafından azarlanır."
    Rüyada bir ölünün kilise içine gömüldüğünün görülmesi, o kişinin günahkâr
    kimselerle beraber cehennemde hapsedilmiş olduğuna delâlet eder.
    Rüyada kilise görmek, yedi şekilde tâbir edilir:
    a) Kabristan,
    b) Umumhane,
    c) Meyhane,
    d) Bid'at ve küfür ocakları,
    e) Çalgı ve oyun evleri,
    f) Cehennem,
    g) Hapishane...
    Rüyada kiliseye girdiğini fakat Hıristiyanların fiil ve hareketlerini kabul etmeyerek
    Allahü Teâlâ'yı zikrettiğini görmek, kudrete, izzete ve herkese iyilikle emretmeye
    delâlet eder.

    * KİLİT:
    Kişinin rüyada kilit görmesi, doğru ve emin bir adama işarettir. Zindandan
    olan bir kimsenin rüyada bir kilit açtığını görmesi, bütün bu üzüntülerden kurtulmaya
    delâlet eder.
    Rüyada kilit görmek, bekar ve evlenmek isteyen kimse için, emniyetli ve ev işlerini
    güzel yapan, şerefli ve itibarlı bir kadına delâlet eder. Kilit rüyası, hizmetçi almak
    isteyen için de hayırlı ve iyi bir hizmetçiye işarettir.
    Rüyada kilidi kilitlediğini görmek, keder ve üzüntü, açtığını görmek de üzüntüden
    kurtulmaya delâlet eder. Rüyada demir kilitler görmek de zevceye delâlet eder. Yine
    kilit rüyası, bütün hür kadınları ve cariyeleri nikâhlamaya, evlada, ilim ve hikmete, güç
    şeylerin kolaylaşmasına delâlet eder. Bazı kere de sözünde sadık olmaya işarettir.
    Yine kilitler: "Daha doğrusu onların kalbleri üzerinde (kat kat) kilitler vardır."
    mealindeki âyet gereğince, gaflete ve dinde noksanlığa delâlet eder.
    Rüyada ağaçtan kilitler görmek, nifaka, sözde şüphe etmeye ve rüşvet almaya delâlet
    eder.
    Rüyada kilit ve kapalı yerleri açtığını görmek, zor ve güç işleri kolaylaştırmaya ve
    geçimini kolay kazanmaya delâlet eder.
    cuk ve erkeklerin kulağında küpe görmek, makbul değildir. Çünkü onlar için küpe
    takmak ayıptır ve onlara inecek kötü bir şeye veya akıl noksanlığına delâlet eder.
    Rüyada kendi kulağında küpe görmek, güzel, ahenkli şeyleri dinlemeyi sevmeye
    işarettir. Yine kulağında birçok küpeler olduğunu görmek, Kur'ân-ı Kerim'i
    ezberlemeye, halk içinde şeref ve itibar göreceği bir ilme delâlet eder.
    Bazı kere de küpe, nasihata ve güzel öğütlere delâlet eder. Çünkü bu sözüm
    kulağına küpe olsun derler.
    Küpe, kadın için kocasına, küpenin salkımları da çocuklarına işarettir.
    Rüyada hanımının veya hizmetçisinin kulağında salkımla süslü küpeler görmek, ele
    geçecek mala, menfaat ve hayıra delâlet eder.
    Küpe, erkek için ilmen çok yüksek derecelere de alâmettir.

    * KÜTÜPHANE:
    Rüyada içi dinî kitaplarla dolu bir kütüphane görmek, ilme meraka,
    makam ve rütbeye delâlet eder.
    Bomboş bir kütüphane görmek, üzüntü, keder ve sıkıntıya delâlet eder.
    Rüyada kütüphaneden bir tefsir alıp okuduğunu görmek, izzet, şeref ve makama
    işarettir.
    Yağmıştır bu âlemde çoğunun bahtına kar,
    Rüya bu, kimine mâh, kimine zühre çıkar!

    * KİMYAGER: Rüyada kimyager görmek, boş şeylerle vakit öldürmeye ve para
    sarfına delâlet eder.

    * KİMYON: Rüyada kimyon görmek, ıtıra ve güzel kokulara delâlet eder.

    * KİR: Rüyada vücut ve elbisede görülen kir şeyle tâbir olunur:
    a) Üzüntü ve keder,
    b) Günah,
    c) Dinde noksanlık,
    d) Sıkıntı,
    e) Hastalık...
    Rüyada kirli paslı elbiseleri görmek, günaha delâlet eder. Rüyada elbisesini kir ve
    pastan yıkadığını görmek, rüya sahibinin tevbe etmesine ve günahlarının
    bağışlanmasına delâlet eder.
    Rüyada bir ölü üzerinde kirli ve paslı elbiseler görülmesi, o ölünün durumunun iyi
    olmadığına ve dince bozukluğuna delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada kulağının kirini giderdiğini ve temizlediğini görmesi, neşeye ve
    müjdeli bir habere delâlet eder.
    Rüyada kulağı içinde çokça kir olduğunu görmek, çirkin ve kötü bir söz işitmeye
    işarettir.
    Bazı kere de bu rüya, o kişinin düşmanından korunacağına delâlet eder.
    Rüyada kendi ellerini kir ve pas içinde görmek, arzu ve isteklerin yerine
    gelmeyeceğine delâlet eder.

    * KİRA: Rüyada bir hayvanı kiraladığını görmek, hastalıklardan kurtulmaya, günah
    kazanmaya ve ağır şeyleri uhdesine almaya delâlet eder.
    Rüyada bir atı kiraladığını ve ona binip işine gittiğini görmek, geniş rızka, mal ve
    menfaata, üzüntü ve kederden kurtuluşa delâlet eder.
    Yine rüyada bir ev veya daire kiraladığını görmek, korkulardan emin olmaya ve hayırlı
    kazanca delâlet eder.

    * KİRAYA VERMEK: Rüyada kendi mülkünden bir şeyi veya evi kiraya verdiğini
    görmek, korkudan emin olmaya delâlet eder. Bazı kere de bir şey kiraya vermek
    nikaha delâlet eder.
    Rüyada kira ile tutulan bir şey görmek, kiraya veren kimseyi güya sevindirecek bir
    şey üzerine teşvik eden hilekâr bir adama işarettir.

    * KİRAMEN KATİBİN: Rüyada insanın amellerini yazan kiramen katibin meleklerini
    görmek, korkudan emin olmaya, sevince; dünya ve âhiret selâmetine delâlet eder.

    * KİRAZ: Hasta kimsenin rüyada kiraz görmesi, hastalıktan şifa bulmaya, ferah ve
    sevince delâlet eder.
    Rüyada bir kiraz ağacından kiraz toplayıp yediğini görmek, helâl rızka, sıhhat ve
    afiyete, sürür ve feraha delâlet eder.

    * KİREÇ VE KUM: Rüyada kireç ve kum görmek, helâl rızka işarettir.

    * KİREÇÇİ VE SIVACI: Kireççi ve sıvacı rüyası, ayıplayıcı ve kavga edici münafık
    kimse ile tâbir olunur. Çünkü, kireç, kiremit ve tuğla ile ilk bina yapan Firavundur.
    Rüyada duvar ve bir kısım yerleri sıvı kireçle yapan ustayı görmek, işlerinin kuvvetli
    yapılmasına, üzüntü, keder, sıkıntı ve serlerin defedilmesine alâmettir.

    * KİREÇ FIRINI: Rüyada kireç fırını görmek, yüksek makam ve rütbelere delâlet
    eder.
    Bir kimsenin rüyada kendisini kireç fırını yapıyor görmesi, velayet ve saltanata delâlet
    eder. Eğer yaptığı şey muntazam ve kıvamında değilse, bu rüya, insanları büyük bir
    işle meşgul etmeye işarettir.

    * KİREMİT: Rüyada kiremit görmek, nifak çıkaran ve halkın arasını bozan mevki
    sahibi bir kimseye delâlet eder.
    Bazı kere de kiremit görmek, helâl mal ile tâbir olunur.

    * KİREMİTÇİ: Kişinin rüyada kiremmitçiyi görmesi, üzüntü, keder ve sıkıntıya,
    başkası hesabına mal yığmaya ve çocuğu yaşamayan herkese delâlet eder.

    * KİRPİ: Bir kimsenin rüyada kirpi görmesi, kalbi dar ve gönlü sıkıntılı, şefkati az ve
    hemen sinirlenen kişilere delâleteder.
    Yine kirpi rüyası, hileye, onun bunun ayıbını araştırmaya, gizlenmeye, şerre ve kişinin
    kendisi için sakladığı şeye delâlet eder.
    Rüyada bekâr bir kızın kirpi görmesi, akıllı ve becerikli birisi ile evleneceğine işarettir.

    * KİRPİK: Kirpik rüyası şunlara işarettir:
    a)Dini muhafaza etmek,
    b) Mal,
    c) İlim,
    d) Sevinç ve sürür.
    Bir kimsenin rüyada kirpik görmesi, dini muhafaza etmeye ve hayra delâlet eder.
    Kirpiklerinin çok güzel olduğunu görmek de yine dine delâlet eder.
    Rüyada kirpiklerinin uzadığını görmek, üç veçhe ile tâbir olunur:
    a) İzzet,
    b) Şeref,
    c) Hayırlı evlat...
    Rüyada kaşlarının uzadığını görmek ise, mal, zinet ve uzun ömre delâlet eder.
    Rüyada kaşından veya kirpiğinden birini kopardığını görmek veya tıraş etmek,
    mülkün efendisine ve mala delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada kirpiklerinin olmadığını görmesi, dini muhafaza edememeye
    işarettir.
    Rüyada kirpiklerinin beyaz olduğunu görmek, baş veya göz hastalığına alâmettir.

    * KİR VE PAS: Rüyada kir, pas ve bunun gibi şeyler görmek, borç, hastalık ve
    fakirliğe delâlet eder. Vücutta görülen kir, yolculuğu gerektiren şeye işarettir. Yine
    rüyada yüz ve vücut üzerinde kir görmek, günahın çokluğuna delâlet eder.

    * KİSVE: Rüyada erkek üzerinde kadın elbisesi görmek, üzüntü ve kedere; kadın
    üzerinde erkek elbisesi görmek de mertliğe ve iyiliğe alâmettir.

    * KİTAP: Kişinin rüyada kitap görmesi, kuvvet ve kudrete delâlet eder. Bu sebeple
    rüyada elinde bir kitap olduğunu gören kimse, kuvvete, şerefe ve rütbeye erişir.
    Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada mushaf görmek, yedi veçhe ile tâbir olunur:
    a) İlim,
    b) Hikmet,
    c) Miras,
    d) Emanet,
    e) Helal rızık,
    f) Hüküm,
    g) Kuvvet...
    Rüyada elinde fıkıh kitapları olduğunu görmek, hayırlı yola sülük etmeye, onları
    okuduğunu görmek, İlâhî emirlere tabi olmaya ve kötülüklerden kaçınmaya delâlet
    eder.
    Rüyada elinde dürülü bir kitap görmek, ömrün bittiğine ve hayat defterinin
    dürüleceğine delâlet eder.
    Rüyada açık kitap, geniş habere, kapalı kitap, gizli habere işarettir. Kitabı bir erkek
    çocuk elinde görmek, müjdeye, hizmetçi elinde görmek, yine müjdeli bir habere
    delâlet eder.
    Kadın elinde görmek, sevindirici bir işi beklemeye işarettir. Eğer rüyada görülen kadın
    koku sürünmüş güzel bir kadın ise, kendisine övgü bulunan bir habere delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada müslümanlarm liderlerinden bir yazı aldığını görmesi, saltanat ve
    gıpta edilecek bir nimete delâlet eder.
    Rüyada bir kitabı sağ tarafında görmek, bolluk, ucuzluk içinde geçecek bir seneye
    delâlet eder. Sol tarafında görmek, yapılan işden pişmanlığa ve kedere delâlet eder.
    Rüyada bir kitabı kestiğini ve yırtıp parçaladığını görmek, üzüntü ve kederden
    kurtulmaya, fitne ve serden hayra nâiliyete delâlet eder.
    Bazı kere de rüyada kitap vermek, kişinin kendisiyle iyi anlaşan arkadaşına, üzüntü
    ve kederden kurtulmaya, hastalıklardan şifa bulmaya delâlet eder.
    Rüyada, içinde ne olduğu bilinmeyen ciltli bir kitap görmek, hile yapmaya, gizli
    yapılan alışverişe veya yaşından dolayı ayıplanan bir kadına işarettir.

    * KİTAPÇI: Kişinin rüyada kitapçıyı görmesi, üzüntü ve kederden kurtulmaya, müşkil
    ve zor işleri halletmeye ve garip haberlere muttali ve vâkıf olmaya delâlet eder.
    Günahkâr bir kimsenin rüyada kitapçı görmesi, günahtan tev-beye ve kâfirin
    müslüman olmasına delâlet eder.

    * KOÇ: Kişinin rüyada koç görmesi, şerefli ve kıymetli bir adama işarettir.
    Rüyada bir koçu boğazladığını ve derisini yüzdüğünü görmek, düşmanın malını
    almaya delâlet eder. Koçun etinden yemek, düşmanın malından yemeye işarettir.
    Rüyada bir koçun boynuzlarından birini kırdığını görmek, büyük ve kuvvetli bir
    kimseyi zayıf düşürmeye ve onun kuvvetini kırmaya delâlet eder.
    Yine rüyada bir koçun sırtına bindiğini, dilediği gibi onu kullandığını ve koçun da itaat
    ettiğini görmek, iri yarı, güçlü ve kuvvetli bir adamı mağlûp etmeye alâmettir.
    Rüyada kendi sırtına bir koçun bindiğini görmek, iri yarı ve şiddetli bir düşmanın
    varlığına delâlet eder. Ve o düşman rüya sahibine galip gelir.
    Rüyada bir koçun kesildiğini ve etinin insanlar arasında taksim edildiğini görmek, o
    mahalde büyük bir kimsenin ölmesine ve malının taksim edilmesine delâlet eder.
    Yine rüyada bir kurban veya eti için bir koç kestiğini görmek, sıkıntı ve üzüntüden
    kurtulmaya, korkudan emin olmaya, borcun ödenmesine ve hacca gitmeye delâlet
    eder. Hasta ise Allahü Teâlâ o kişiye şifa ihsan buyurur.
    Rüyada bir koçu kızarttığını görmek, hastalığa veya devlet reisi
    itarafmdan erişecek bir azaba, ya da zindana düşmeye delâlet eder. Ehil bir
    kimsenin koç boğazladığını görmesi, bir şehre vali olacağına alâmettir.
    Bu sebeple kendisine rüyada bir koç verildiğini gören kişi, bir sene valilik yapar.
    Çokların miktarı çok olursa, her bir koç bir sene valiliğe işarettir.
    Kendisi vali olan kimsenin bu rüyayı görmesi, koçların ade-dince bulunduğu vilayette
    vali olarak kalacağına delâlet eder. .
    Rüyada dişi bir koyunun koç olduğunu görmek, hanımın hamile kalmayacağına
    işarettir. Bekâr için bu rüya, kuvvet, izzet ve düşman üzerine zafer bulmaya delâlet
    eder.

    * KOÇ DÖĞÜŞTÜRMEK: Rüyada koç döğüştürdüğünü görmek, harp ve savaş için
    hazırlanmaya alâmettir. Bazı kere de koç döğüştürmek, bid'at sahibi ve sapık
    kimselerin toplantı yerini görmeye delâlet eder.
    Kişinin rüyada tıpkı koçlar gibi arkadaşı ile kafa kafaya dö-ğüştüğünü görmesi,
    onların her ikisine isabet edecek belaya ve aralarında meydana gelecek şerre delâlet
    eder.
    Bazı kere de kafa kafaya koç döğüştürmek, soyla iftihar etmeye işarettir.

    * KOĞUCULUK: Koğuculuk eden bir adamı rüyada görmek, kin tutan ve içinde
    düşmanlık besleyen bir kimseye delâlet eder. Rüyada kendisinin koğuculuk ettiğini
    görmek, nedamet ve mahzun olmaya işarettir.

    * KOĞUŞ: Rüyada asker koğuşu görmek, kuvvete ve şerefe delâlet eder. Çünkü
    asker devletin bekçisidir.

    * KOKLAMAK: Rüyada güzel bir koku kokladığmı görmek, hafif bir hastalık ile tâbir
    olunur. Çirkin ve ikrah verici koku koklamak, rüya sahibi için, çirkin söz veya kedere
    delâlet eder.

    * KOKU: Rüyada koku görmek, iyi ve güzel bir hayata işarettir. Bekâr bir kadın güzel
    bir koku görecek olsa, bu onun evleneceğine işarettir. Güzel koku görmek, erkekler
    için de, iyilikle anılmaya ve övülmeye delâlet eder.
    Hilekâr ve hırsız birisinin rüyada güzel koku, süründüğünü görmesi, hırsızlık ve
    hilekârlıktan tevbe etmeye alâmettir. Çünkü güzel koku, zinet ve insan için şereftir.
    Rüyada genç bir kızın kendisine güzel koku hediye edildiğini görmesi, iyi ve şerefli bir
    kimse ile evleneceğine delâlet eder.
    Rüyada güzel kokular ve güzel koku neşreden çiçekler görmek, daima hayra, iyiye ve
    güzel rızka alâmettir.
    Yine rüyada misk görmek, sevinç, sürür ve feraha; Ud görmek, güzel bir kimse ile
    dostluğa, sevilen ve övülen şeylere delâlet eder...

    * KOL: Rüyada kol görmek, şu şekilde tâbir olunur:
    a) Kuvvet,
    b) İktidar,
    c) Maharet,
    d) Sanat,
    e) Mal ve nimet.
    Bir kimsenin rüyada kolunu kuvvetli, sağlam ve metin görmesi, maharet ve san'ata,
    kudret ve kuvvete, mal ve servete delâlet eder...
    İmam Nablusî (r.a) demiştir ki: Rüyada görülen kollar, rüya sahibinin iki dostu, yakın
    kardeşi, kemale ermiş çocukları ya da kendine uygun ve kendisiyle faydalanacağı ve
    kendilerine itimad edeceği iki ortağıdır.
    Rüyada, kolları kısa bir kimse görmek, o adamın yiğit, cömert ve kendisini
    beğendiğine delâlet eder.
    Rüyada kolunun işe yaramaz derecede sakat ve zayıf olduğunu veya kısa ve noksan
    olduğunu görmek, kuvvet ve kudretinde, san'at ve maharetinde, mal ve servetinden
    noksana ve bütün mahrumiyete delâlet eder.
    Bunun aksine kolunun kalın, sinirli, kıllarla bezeli olduğunu görmek, teşebbüs
    edeceği işlerde ve san'atta muvaffak olmağa delâlet eder. Erkek için kıllı kol daha
    hayırlıdır. Kadın için ise iyi sayılmaz.
    Rüyada bir kolunu uzun, diğerini kısa görmek, ümit ettiği iki kimseden birinden hayır
    ve fayda görüp, diğerinden fayda göremi-yeceğine delâlet eder.

    * KOLA: Rüyada kola ve tutkal görmek, birbirine sıkı sıkıya bağlı iki dosta delâlet
    eder.

    * KOLANYA: Rüyada güzel kokulu kolanya görmek, sevinç ve feraha ve övülmeye
    delâlet eder.

    * KOLAYLIK: Bir kimsenin rüyada herhangi bir şeyde kolaylık hissetmesi: "Kim
    Allah'tan korkarsa o kendine işinde bir kolaylık verir." (Talak, 4) mealindeki âyet
    işaretince, takva ve verâ üzere olmağa delâlet eder.

    * KOLÇAK (Nazar için bağlanan şey): Rüyada nazar isabet etmesin diye bağlanan
    kolluk, kadınlar için zinet, iftihar ve güzelliğe delâlet eder. Bu rüya, erkek için, erkek
    kardeşin elindeki kuvvete işarettir. Çünkü bilek ve pazı erkek kardeş ile tâbir olunur.
    Rüyada görülen kolçak eğer altından ise ve pazısından taşkın olursa, bu rüya,
    kendisiyle dövülen kamçılara alâmettir...
    Rüyada üzerinde iki gümüş kolçak olduğunu görmek, kardeşleri tarafından
    terkedilmeye delâlet eder.
    Rüyada kendi üzerinde bir takım zinet eşyası olduğunu görmek, memuriyete ve
    maaşlı bir işe delâlet eder. Yine rüyada görülen zinet eşyası elbiseler ile beraber
    olursa, bu defa, o kişinin şe-hid olarak vefat edeceğine alâmettir.

    * KOL İLE ÖLÇMEK: Rüyada kol veya karış ile bir şeyi ölçtüğünü görmek, yolculuk
    ile tâbir olunur.
    Rüyada bir yeri kulaçla ölçtüğünü görmek, hac, cihat veya uzak bir yolculuğa delâlet
    eder.

    * KOLTUK ALTI: Rüyada koltuk altı kokusunu kokladığını görmek, fakirlik, ihtiyaç ve
    kötü sırlara vâkıf olmaya delâlet eder.
    Rüyada bir başkasının koltuğunu kokladığmı veya koklayanı görmek, baş ağırısma,
    nezleye, kötü haberlere, sırların meydana çıkmasına delâlet eder.

    * KOL VE DİRSEK: Bir kimse rüyada kol ve dirsekte hissedilen acıyı görse, bu rüya,
    şiddet ve üzüntüye ve el ile yapılan şeylerin bâtıl olduğuna delâlet eder.
    Rüyada kolları ve dirsekler açık bir kadın görmek, o kişi için dünyaya delâlet eder.

    * KOLYE: Rüyada bir kolyeye mâlik olduğunu görmek, sevinç ve sürura delâlet eder.
    Kadının rüyada kolye görmesi, onun süs eşyası ve cevher satan bir kimseden
    meydana gelecek kız çocuklarına delâlet eder. Eğer rüyada kadının gördüğü
    gerdanlık mücevherden ve kıymetli taşlardan olursa, o kadın kadri yüce bir adamla
    evlenir ve ondan erkek çocuklar doğurur ve muradının incisini elde eder.
    Erkeklerin rüyada gerdanlık görmesi, boğmaca hastalığına işarettir.

    * KOLERA: Rüyada kolera ve veba gibi salgın hastalıkları görmek, harp ve fitne,
    üzüntü ve keder ile tâbir olunur. Rüyada bu hastalıklara tutulduğunu görmek, aynı
    illete delâlet eder.
    Yine rüyada, ta'un, veba ve koleradan birçok insanın vefat ettiklerini görmek, harbe
    ve çok kimsenin şehiden vefat edeceğine alâmettir.

    * KORKAK: Rüyada korkak ve ürkek bir adamı görmek, gevşekliğe ve hastalıktan
    kurtulmaya işarettir. Harp esnasında böyle bir rüya görmek hiç de iyi değildir ve hayır
    yoktur.
    Bazı kere de rüyada korkak kimseyi görmek, şecaata, kahramanlığa ve düşmanı
    kaçırıncaya kadar üzerine hücum etmeye delâlet eder.

    * KORKAKLIK: Rüyada korku halini görmek ve yaşamak, emn-ü eman ile tâbir
    olunur.
    İbn-i Şîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada korku görmek, nusret ve zafere delâlet eder.
    Bir kimsenin rüada korktuğunu görmesi, zalimlerden kurtulmaya, emn-ü emana
    delâlet eder.
    Nablusî de şöyle demiştir: Rüyada korkaklık, kazançta haram ve çirkinlikten
    kaçınmaya veya harpte emirler ve yasaklara vakıf olmaya alâmettir.
    Yine rüyada korkmak, emniyet ve kurtuluşa delâlet eder. Bazı kere de korkmak
    tevbeye işarettir. Çünkü yarınını düşünen işini bu günden yapar ve hatasını düzeltir.
    Denilmiştir ki: Rüyada korktuğunu ve korkudan kaçtığını görmek, insanlar üzerine reis
    olmaya delâlet eder.
    Rüyada bir kimsenin Allahü Teâlâ ile korkutulduğunu ve fakat kendisinin kormadığmı
    görmesi, kendi nefsi hesabına zarar ve kötü şeydir. Ama onu korkutan kişi kurtuluşa
    ve hayra nail olur.

    * KORUMAK: Şiddet ve zahmet içinde bulunan bir kimsenin rüyada bir başka kimse
    tarafından korunduğunu görmesi, şiddet ve zahmetten kurtulmaya ve korkudan emin
    olmaya delâlet eder.
    Rüyada bir adamın kendisini koruduğunu ve etrafında gezindiğini görmek, zor işlere,
    zahmet çekmeye ve şiddetli hastalığa delâlet eder.

    * KOŞMAK: Rüyada atlı veya yaya olarak koştuğunu görmek, hırs ve dünya tama'ına
    delâlet eder. Rüyada koşarken durduğunu görmek, kanaat ehli olmaya işarettir.
    Kirmanî demiştir ki: Rüyada bildiği bir işin arkasından koştuğunu görmek, o işe
    çabucak vasıl olmaya alâmettir.
    Yine Kirmani demiştir ki: Rüyada yaya veya süvari olarak yavaş yavaş yürüdüğünü
    görmek, izzet ve şerefe delâlet eder. Rüyada toprak üstünde yürüdüğünü gören
    kimsenin eline en yakın zamanda mal geçer. Kum üzerinde yürüdüğünü görmek ise,
    müşkül ve çetin bir işe delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada koşarak bir yerden diğer bir yere sıçradığını görmesi, kalbini
    sıkıştıracak ve ızdırap verecek bir habere delâlet eder.
    Rüyada koşan bir kimseyi görmek, acele gelecek bir habere işarettir.
    Koşu meydanı görmek, sevinç ve zafere, talebeler için de ilme delâlet eder.

    * KOVA: Rüyada kova görmek, zahmetli, çileli ve müşkül bir işe delâlet eder.

    * KOVAN: Rüyada arı kovanı görmek, evlada, hayırlı rızka ve menfaata delâlet eder.

    * KOYUN: Bir kimsenin rüyada koyunlara rastladığını ve onlara malik olduğunu
    görmesi, büyük bir ganimete delâlet eder.
    Koyun rüyası, kadına da delâlet eder. Bu sebeple rüyada bir koyuna rast geldiğini
    görmek, bir kadın almaya alâmettir. Rüyada, bir koyunun kendi önünde yürüdüğünü
    fakat ona yetişemediğini görmek, bir kadının peşine düşmeye ama onu almaya
    muktedir olamamaya delâlet eder.
    Rüyada bir koyunu sağdığını ve onun sütünü içtiğini görmek, o sene içinde çok hayra
    ve nimete ermeye işarettir.
    Rüyada koyun eti yediğini görmek, büyük bir hayra alâmettir. Rüyada bir koyun
    bulduğunu görmek ve ona mâlik olmak, şu şekilde tabir olunur:
    a) Velayet,
    b) Başkanlık,
    c) Mülk,
    d) Hüküm,
    e) Nimet...
    Yine koyun rüyası şunlara da delâlet eder:
    a) Ganimet,
    b) Zevce,
    c) Evlat,
    d) Emlâk,
    e) Ziraat,
    f) Meyveli ağaç,
    g) Şeref,
    h) Güzel mal ve iffet sahibi kadın...
    Rüyada dişi bir koyuna bindiğini gören kimse, muradına erişir ve eline çok nimet
    geçer.
    Rüyada toplu halde koyun sürüsü görmek, sevincin ve saadetin devamına delâlet
    eder.

    * KOYUN KUYRUĞU: Rüyada koyun kuyruğu görmek, yemin etmeye ve bazı
    isteklere alâmettir. Bazı kere de bu rüya, bol nimete, faideli ve hayırlı evlada ve
    kadının malına delâlet eder.

    * KOYUN VE KEÇİ AĞILI: Bir kimsenin rüyada koyun ve keçi ağılı görmesi, rızık,
    nimet, ticaret ve menfaata delâlet eder.
    Bazı kere de bu rüya, mazzen ve kasabada malı muhafazaya, rüya sahibinin ailesini,
    hizmetçisini ve çoluk çocuğunu koyduğu evine delâlet eder.
    Rüyada koyun sağdığını görmek, güzel ilişkiye, siyasete ve rızık temin etmeye
    işarettir.
    Rüyada bir sığırı sağıp sütünü içtiğini görmek, zenginliğe, şan ve şerefe delâlet eder.
    Rüyada bir kimsenin dişi deveyi sağdığını görmesi, sultan tarafından gelecek mal ve
    nimete alâmettir.
    Bazı kere de sağmak, hile ve sihir gibi şeylere delâlet eder.
    Rüyada bir tüccarın deveden halis süt sağdığını görmesi, helâl rızık ve kazanca
    delâlet eder. Ve sağdığı süt miktarınca dünya o kimseye meyleder.
    Bekâr bir kimsenin rüyada dişi deveyi sağıp sütünü içtiğini görmesi, saliha ve şerefli
    bir kadınla evlenmeye delâlet eder.

    * KOYUN BACAĞI: Rüyada koyun ve sığır bacağının ince yerini görmek, yetim
    malına delâlet eder. Bundan dolayı rüyada koyun ve sığır bacağının ince yerini
    emdiğini görmek, yetim malı yemeye alâmettir.
    Denilmiştir ki: Rüyada koyun ve sığır bacağı yediğini gören kişi, halkın ileri
    gelenlerinin malını yer. Çünkü koyun insandan sonra hayvanların en iyisi ve
    bereketlisidir.

    * KOYUN YÜZÜCÜ: Rüyada koyun yüzen bir kimseyi görmek, kahredici sultana veya
    halkın malını alıp gizlenen polise delâlet eder.

    * KOZA: Rüyada koza görmek, haram mala delâlet eder.

    * KÖÇEK: Rüyada kendisinin köçek olduğunu ve halkı oynattığını görmek, korku,
    üzüntü, keder ve sıkıntıya delâlet eder.

    * KÖK: Rüyada ağaç kökü görmek, neslin devamına ve aile huzuruna işarettir.

    * KÖKNAR: Bir kimsenin rüyada köknar ağacı görmesi, olgun ve kâmil bir adam ile
    tâbir olunur. Köknar ağacının meyvesini görmek, mala delâlet eder.

    * KÖLE: (Artık köle ismi altında insanlar alınıp satılmadığından buna hizmetkar
    demek daha isabetlidir): Rüyada kendisini bir kimsenin hizmetkarı olarak görmek,
    üzüntü, keder ve sıkıntıya delâlet eder.
    Ama Allah'ın velî kullarından veya İslâm âlimlerinden birinin hizmetine girmek, sürür,
    refah ve sevince delâlet eder...

    * KÖMÜR: Rüyada ağaç kömürü görmek, hürmetli bir kimseye delâlet eder. Yine
    kömür rüyası, sultan tarafından gelecek rızka veya haram mala işarettir.
    Rüyada kömürün büyüğüne ihtiyacı varken ufak kömür görmek, malın bozulmasına
    ve işlerin zorluğuna delâlet eder. Kış günü kömür görmek, mal ve rızık ile tâbir olunur.
    Çünkü kömür insana en çok kış mevsiminde lâzım olur.
    Rüyada kömürün ateşle tutuşturulduğunu görmek, sultanın gazabına uğramış ve malı
    zorla elinden alınmış bir kimseye delâlet eder.
    Rüyada yanıp kül haline gelmiş ve kendisinden faydalanıla-mayan kömür görmek,
    bâtıl bir işe alâmettir.
    Küçük ve az bir kömüre ihtiyacı olanın büyük kömür görmesi üzüntü, keder,
    meşakkat ve güçlüğe delâlet eder.
    Bazı tabirciler demişlerdir ki: Rüyada kendisiyle ateş tutuşturulan her şey günah
    işlemeye alâmettir.

    * KÖMÜRCÜ: Rüyada kömürcüyü görmek, şu şekilde tâbir olunur:
    a) Şer,
    b) Sıkıntı,
    c) Fitne,
    d) Yüz karalığı,
    e) Yalan.
    Bazı kere de rüyada kömürcüyü görmek, halkın malını alarak onların zulüm ateşiyle
    yakan zalim kimselere delâlet eder.

    * KÖPEK: Köpek rüyası, günah işlemekten çekinmeyen, zevk ve sefaya düşkün,
    ahlakı kötü bir adama delâlet eder. Eğer rüyada köpeğin havladığı görülse, o adi
    kimsenin haddi aşarak fenalığını daha da artırmasına işarettir.
    Rüyada kendisini bir köpeğin ısırdığını veya tırmaladığını görmek, rüya sahibinin
    hissettiği acı kadar düşman tarafından gelecek bir zarara delâlettir.
    Rüyada bir köpeğin kendi elbisesini yırttığını görmek, akılsız bir adamın onu gıybet
    ettiğine alâmettir.
    Rüyada dişi köpek görmek, inatçı ve kötü bir kavim ve millete mensup âdi bir kadına
    delâlet eder. Köpek yavrusu ise, sevimli bir çocuk ile tabir olunur. Eğer köpek beyaz
    ise, o çocuk mümindir. Siyah olursa, çocuk ailenin büyüğü olacaktır.
    Rüyada çoban köpeği görmek ve ona mâlik olmak, mülk, mal ve menfaata delâlet
    eder. Âdi ev köpeği, zalim düşmana delâlet eder.
    Saltanat ve memuriyete ehil bulunan bir adam rüyada av ve tazı köpeği görse, bu
    rüya, onun için bir şehre vali olmaya delâlet eder.
    Tazı köpeği görmek, kuvvete ve düşmana galip gelmeye de delâlet eder. Rüyada
    köpekleri öldürdüğünü görmek, düşman üzerine galip olmaya işarettir.
    Rüyada köpeklerle beraber havladığını görmek, arzu ve isteklere erişmeye işarettir.
    Yine rüyada köpekleri öldürdüğünü görmek, düşman üzerine galip gelmeye delâlet
    eder.
    Rüyada bir köpeğin kendisini ısırdığını görmek, hizmetçi, dost ve yakın kimselerden
    gelecek sıkıntı ve musibete alâmettir.
    Bazı kere de köpekler, perişan bir kavme delâlet eder. Rüyada oynatmak ve
    birbirleriyle boğuşturmak için kullanılan köpekleri görmek, ferah ve zevkli yaşamağa
    ve sefaya delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada köpek görmek, dört veçhe ile tâbir olunur:
    a) Alçak düşman,
    b) Tamahkâr zengin,
    c) İşleri ve amelleri çirkin âlim,
    g) Gammaz ve cahil adam.
    Rüyada bir siyah köpeğin uluduğunu görmek, humma hastalığına delâlet eder.
    Yine bir köpeğin biri üzerine havladığını görmek, diğeri aleyhinde kötü ve fena söz
    söyleyen kimseye delâlet eder.
    Rüyada köpek eti yediğini görmek, düşmanı üzerine galip gelmeye ve onun malını
    yemeye işarettir.
    Köpeğin sütünü içmek ise, korku ve telaşa delâlet eder.
    Rüyada bir köpekle sohbet ettiğini görmek, "Ashab-ı Kehff in Kur'ân'da beyan edilen
    meşhur kıssasına binaen gizlenmeye delâlet eder.
    Köpek rüyası çeşit çeşit tâbir edilmiştir. Köpekler şu kısımlar ile de tâbir olunur:
    Bütün köpekler dünya ehline delâlet eder.
    Av köpeği, izzete, yüceliğe ve rızka,
    Koyun köpeği, hanımı, çoluk-çocuğu ve komşusu hakkında kıskanç bir kimseye
    delâlet eder.
    Dişi köpek, nesli çok ve kocasını koruyan bir kadına delâlet eder.
    Bazı kere de köpek, küfre ve Allahü Teâlâ'nın rahmetinden ümit kesmeye ve
    yalancılığa delâlet eder.

    * KÖPEK BALIĞI: Bir kimsenin rüyada köpek balığı görmesi, himmet sahibi, şerefli
    ve soylu bir zata işarettir. Çünkü bu balık güçlü kuvvetli bir yaratıktır ve mağlub
    edilmesi zordur.
    Köpek balığı görmek, kötü ve üzücü bir habere de delâlet eder.

    * KÖPEK YALCISI: Rüyada bu kimsenin görülmesi, koğu-culuk yapan ve sadece
    kendi menfaatini düşünen, halk arasına düşmanlık sokan şerli bir adama delâlet eder.

    * KÖPRÜ: Köprü rüyası, hayır ve iyiliğe delâlet eder. Rüyada bir köprü üzerinden
    geçtiğini görmek, yüce makama, mal ve mülke, arzu ve isteğin yerine gelmesine
    delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Rüyada köprü ve kemer görmek, dört şekilde
    tâbir olunur:
    a) Şecaat,
    b) Saltanat,
    c) Hayır,
    d) Murad...
    Rüyada köprü görmek, zenginliğe, uzun ömre, bazı kere de hastalığa, ahdini
    bozmaya; gemiye, sırat köprüsüne delâlet eder.
    Rüyada köprü üzerinden geçip bir mescide ulaştığını görmek, yolculuğunda
    muradına erişme, hacca gitmeye, han ve dergâh gibi hayırlı eserleri ihya etmeye ve
    iyi amele delâlet eder.
    Köprü rüyası, insanların kendisiyle iş ve ihtiyaçlarına eriştikleri lüzumlu ve kıymetli bir
    kimseye de alâmettir.
    Yine köprü görmek, şüpheye "Dünya bir köprüdür. Oradan geçiniz fakat orayı
    tamir etmeyiniz." hadis-i şerifine binaen, dünyaya delâlet eder. Herkes dünyaya
    gelir ve bu dünya köprüsünden öte tarafa geçer. Ben geçmem demek kimsenin
    elinde değildir.
    Bazı kere de rüyada köprü görmek, rahatlık ve yakınlık itibariyle zevceye, üzüntü,
    keder ve sıkıntıları gidermeye delâlet eder.
    Rüyada köprüye binmek, hayvana binmeye işarettir. Köprü kiremitten imal edilmişse,
    zulüm sebebiyle şehir halkının durum ve hallerinin bozulmasına delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada kendisinin köprü olduğunu ve insanların üzerinden geçtiğini
    görmesi, saltanat ve kuvvete delâlet eder. Halk da artık o kişiye, onun şöhretine ve
    onun nezdinde bulunan şeye m»uhtaç olur..
    Rüyada köprü görmek:
    a) İlim,
    b) Doğru yol,
    c) Hidayet,
    d) Namaz,
    Oruç ve dünyanın sıkıntı ve meşakkatinden, âhiretin korku ve azabından kendisini
    kurtaracak her şeyine delâlet eder.
    Yine köprü görmek, mal, zevce, ana ve babaya işarettir.
    Rüyada köprüden at ile geçmek, dünyâ ve âhiret muradına ve hayırlı kazanca delâlet
    eder.

    * KÖR OLMAK: Körlük, dünyada bile insan için bir musibettir. Bu sebeple rüyada kör
    olduğunu görmek, dince sapıklığa delâlet eder.
    Kör olmak, Kur'ân-ı Kerîmi unutmak ile de tâbir olunur.
    Rüyada kör olduğunu gören kişinin eline miras geçer ve zenginlik kapısı ona açılır.
    Rüyada bir adamın kendisini kör ettiğini görmek, onun eliyle sapıklığa düşmeye
    delâlet eder. Bir kâfirin rüyada gözünün kör edildiğini görmesi, kör eden kimse
    tarafından doğru yola getirilir.
    Fihrist’e dön
    Rüyada kör olduğunu arkasını kıbleye döndüğünü görmek, sapıklık ve delâlet içinde
    bulunmaya işarettir. Rüyada iki gözünün de kör olduğunu görmek, haya ve edepten
    yoksun olmaya ve utan-mamaya delâlet eder.
    Bazı kere de rüyada kör olmak, iyilikle anılmaya ve sözünde durmaya alâmettir.
    Bazan da İshak (a.s) ve Hazret-i Yakub (a.s) 'ın kıssalarına binaen ilim ve hikmet
    sahibi olmaya delâlet eder.
    Zindanda bulunan bir kişinin gözünün kör olduğunu görmesi, hapisten kurtulmaya
    alâmettir. Çünkü insanlar köre merhamet ederek acırlar...
    Yine rüyada körlük, bazı kere sapıklığa, bazı kere de ibadet sahileri için dünyayı haklı
    görmemeye, dünyaya kem gözle bakmaya ve dünya muhabbetine sırt çevirmeye
    delâlet eder. Çünkü bütün kötülüklerin başı dünya sevgisidir.
    Rüyada kör bir adama yardım ettiğini, onu elinden tutup bir yere götürdüğünü
    görmek, iyilik ve ihsan sahibi olmaya ve güzel amele delâlet eder.

    * KÖRFEZ: Rüyada kendinizi bir körfezde görmeniz, işlerinizin zor ve çetin
    olacağına, üzüntü ve kedere delâlet eder.

    * KÖRÜK: Rüyada bir körüğe malik olduğunu görmek, saltanat ve memuriyete
    delâlet eder.
    Rüyada kendisinin ağaçtan bir körük olduğunu görmek, makam ve mevkiden
    düşmeye, eldeki mülkün gitmesine delâlet eder.
    Rüyada körüğü ve ateşi bir arada görmek, ihtiyaçların giderilmesine ve rızka işarettir.
    Çünkü demirci körükle ateşi alevlendirir ve rızkını bu yolla temin eder.
    Ateş olmazsızın sadece körük görmek, üzüntü, keder, sıkıntı ve meşakkata delâlet
    eder.
    Rüyada altın ve gümüş eritmeye mahsus körüğü görmek, Ke-limei Tevhide, İhlâsa ve
    ibâdet için inzivaya çekilmeye alâmettir. Camcıların körüğü hile ve şerre delâlet eder.
    Bazı kere de rüyada körük görmek, çok hamile kalan ve tez düşük yapan kadına,
    çabuk kızan ve darılan bir kimseye delâlet eder. Demirci körüğü, işleri
    kolaylaştırmaya, menfaata ve rızka delâlet eder.
    Yine körük rüyası, fikirleri ihya etmeye, hastanın şifa bulmasına, rızık ve maişetin
    yolundan gitmesine ve evli kadının erkek bir çocuğa hamile olduğuna delâlet eder.

    * KÖS: Rüyada kös, yani büyük davul görmek, bâtıl söze ve yalan habere delâlet
    eder.
    Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada kös ve davul çalmak yalan ve uydurma söze
    delâlet eylediğinde hayırsızdır.
    Devlet reisinin rüyada kös ve davul görmesi, onun hesabına hayırlıdır. Çünkü
    mehterhane saltanatın icaplarmdandır ve ordunun şevkini artırır...

    * KÖSE: Rüyada köse bir kimseyi görmek, fena insanlara delâlet eder.

    * KÖSTEBEK: Rüyada köstebek görmek, zillete, buğz ve adavete, haram rızka,
    aksaklığa, duvar delen hırsıza delâlet eder.
    Köstebek etini yediğini görmek, fasık bir kimsenin gıybetine işarettir. Yine köstebek
    rüyası, günah, eziyet, zevce, toplantı, ve evlada delâlet eder.
    Rüyada bir köstebek aldığını veya köstebeğin kendi nezdine geldiğini görmek,
    şehirden göç etmeye alâmettir.

    * KÖSTEK: Bir kimsenin rüyada göğsüne veya saatine köstek taktığını görmesi,
    işinde kendisine ayakbağı olacak ve kendisini zor duruma düşürecek adama delâlet
    eder.

    * KÖŞK: Rüyada güzel bir köşke girdiğini görmek, mal ve nimete delâlet eder.
    Köşkün yandığını görmek, eldeki malın hükümet tarafından alınacağına işarettir.
    Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada köşk görmek, on türlü tâbir edilir:
    a) Nimet,
    b) Mal,
    c) Velayet,
    d) Mertebe,
    e) Riyaset,
    f) Şeref,
    g) Saltanat,
    h) Murada ermek,
    ı) Ferah,
    i) Sürür...
    Bazı kere de köşk görmek, hidâyet ve İslâm'a delâlet eder.
    Rüyada cennet köşklerinden birinde olduğunu görmek, reisliğe, saltanata, düşman
    üzerine galip gelmeye ve güzel bir hizmetçiye delâlet eder.
    Rüyada ker***ten yapılmış köşk görmek, bir miktar dünyalığa, kiremitten yapılmış
    görmek, haram mala delâlet eder.
    Yine köşk rüyası, yalana, kibre ve helak olmaya da işarettir.
    Fâsık bir kimsenin rüyada köşk görmesi, zindana, darlığa mal ve şöhretinin
    noksanlığına alâmettir.
    Rüyada tâ uzaklarda bir köşk görmek, mülke ve mala işarettir. Bazı kere de köşk,
    mütedeyyin, takva sahibi, izzetli ve namuslu bir kişiye delâlet eder.
    Rüyada bir köşke girdiğini görmek, büyük bir devlete ve saltanata erişmeye delâlet
    eder.
    Bekâr bir kimsenin rüyada bir köşke girdiğini görmesi, evlenmek ile tâbir olunur ve o
    kendine münasip bir hanımla evlenir.
    Nablusî (rh.a) demiştir ki: Rüyada bir kimse köşk üzerinde ayakta durduğunu görse,
    o köşk de kendisinin ise, yüce bir mevki-ye, büyük bir dereceye, kuvvet kudrete erişir.
    Eğer köşk başkasının ise, o kimseye o köşk sahibinden hayır ve menfaat erişir...
    Yine köşk rüyası şunlara da delâlet eder:
    a) Salih amel,
    b) Nimet,
    c) Mal ve memuriyet,
    d) Sevinç ve sürür,
    e) Murada erişmek,
    f) Reislik ve saltanat...
    Rüyada şehir içinde bulunan büyük köşklere ve yüksek çardaklara ve kule
    burçlarında yüksek köşklere çıkmak, dünya rütbelerinden erişeceği mertebe ve
    makama delâlet eder.

    * KÖTÜLÜK: Rüyada bir başka kimseye şer ve kötülük öğrettiğini görmek, o
    kimsenin sonunun kötü olmasına ve dinden çıkmasına delâlet eder.

    * KÖTÜRÜM OLMAK: Kişinin rüyada kötürüm olduğunu görmesi, mahrumiyete, acze
    ve meşakkata delâlet eder. Bazı kere de el ve ayak ile yapılan kazançtan men
    edilmeye işarettir.

    * KÖTÜ SÖZ: Rüyada, edebe, ahlâka ve insana aykırı söz söylediğini görmek, ağız
    hastalığına ve yapılması arzu edilen bir şeyde usanca ve bıkmaya alâmettir.
    Rüyada ilim ehlinden bir kimsenin fena söz söylediğini görmek, fitne ve karışıklığa ve
    dinde bozukluğa delâlet eder.

    * KÖTÜ ZAN: Rüyada görülen kötü zan, yüce Allah'ın: "Muhakkak bazı zan (vardır
    ki) günahtır." (Hucurat, 12) mealindeki âyet gereğince, günaha delâlet eder.

    * KÖY: Rüyada bir köyden şehre göç ettiğini görmek, dinde salâha, işlerde refaha,
    korkudan emniyete delâlet eder. Rüyada bir köyün harap olduğunu veya sel
    götürdüğünü görmek, o beldenin hükümdarının halka zulm edeceğine işarettir.
    Bir kimsenin rüyada memur bir köye girdiğini görmesi, bir adamla kavga etmeye
    alâmettir.
    Bir köyü mamur bir halde görmek, dindarlığa ve salâha delâlet eder. Önceden mamur
    olan yerleri görmek de böyledir...
    Rüyada bir köyden çıktığını ve başka diyara sefer ettiğini gören kimse, sıkıntıdan
    halâs olur ve rahata erişir.
    Ibn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada bir köy camiine girdiğini ve orada Allahü
    Teâlâyı zikrettiğini görmek, güzel amellere, cennete ulaştıracak işleri yapmaya ve
    dinde sıdka delâlet eder.
    Rüyada bir şehirden bir köye göç ettiğini görmek, rahatlıktan meşakkata, emniyetten
    korkuya düşmeye delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada köy imamı görmesi, istek ve arzusunun tahakkuk edeceğine
    işarettir.

    * KÜBA MESCİDİ: Rüyada Küba mescidini görmek veya orada namaz kılmak, hayır
    ve berekete, üzüntü ve kederden kurtuluşa delâlet eder.

    * KUBBE: Kişinin rüyada kubbe görmesi, kadın ile tâbir olunur. Bekâr bir kimsenin
    rüyada bir kubbe yaptığını görmesi, veya satın alması, iyi bir hanımla evlenmeye
    delâlet eder.
    Rüyada yerle gök arasında yeşil kubbelerden bir takım binalara malik olduğunu
    görmek, rüya sahibinin şehiden vefat edeceğine alâmettir.
    Rüyada kubbe ile beraber üzerinde bir kuş olduğunu görmek, makam ve mertebenin
    yüksekliğine delâlet eder. Yine rüyada bulut üzerinde bir kubbe yaptığını görmek,
    zevceye, kuvvet ve kudrete nâiliyete delâlet eder.
    Kubbe rüyası, ona giren veya malik olan kimse için memuriyete alâmettir.
    Rüyada bir kubbe üzerinde otağı kurulduğunu görmek, heybetli bir saltanata, izzet ve
    şerefe delâlet eder.

    * KUCAKLAMAK: Rüyada bir dostunu kucakladığını veya onunla el sıkıştığını
    görmek, zafer ve muhabbete delâlet eder.
    Kirmanı demiştir ki: Rüyada ölü veya diri bir kimsenin kendisini kucakladığını
    görmek, çok yaşamaya ve uzun ömre delâlet eder.
    Rüyada düşmanı ile kucaklaştığını görmek, onunla aralarının düzeleceğine ve sulha
    işarettir.

    * KUCAKLAŞMAK: Rüyada bir kimse ile kucaklaştığını görmek, kucaklaştığı
    miktarca o kişi ile anlaşmaya ve o nisbette aralarında sevgiye delâlet eder.
    Rüyada bir ölü, bir kimsenin boynuna sarılsa ve onu kendine doğru çekse, bu rüya, o
    kimsenin ölümüne delâlet eder.
    Rüyada bir kadınla kucaklaştığını görmek, âhirete ait ve lüzumlu olan şeyleri terk
    ederek sadece dünyaya ait şeylere meyletmesine delâlet eder

    * KUDRET HELVASI: Rüyada kudret helvası görmek, kudret helvasından yemek,
    zahmet ve meşakkat çekmeden kazanılan rızka delâlet eder.
    Kudret helvası, helâl rızık ile tâbir olunur. Yine kudret helvası görmek, Allahü Teâlâ
    tarafından gönderilen güzel ve temiz rızka delâlet eder.
    Bazı kere de kudret helvası görmek, mal feda etmeye, köle azat etmek için gayret
    göstermeye veya boynunun vurulmasından kurtulmasına delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada kudret helvası görmesi: "Size kudret hel-vasiyle bıldırcın kuşunu
    gönderdik ve helâl rızıklarımızdan yeyin, dedik." (Bakara, 57) mealindeki âyet
    gereğince mahlûkattan hiç birinin mineti olmadan güzel rızka delâlet eder.

    * KUDUZ HAYVAN: Rüyada kuduz hayvan görmek, düşman ile tâbir olunur. Kuduz
    hayvanı öldürdüğünü görmek, düşman üzerine galip olmaya işarettir.

    * KUĞU: Rüyada suda yüzen kuğu görmek, sevinç ve sürura delâlet eder. İki
    kuğunun birbiriyle oynadıklarını ve suya dalıp çıktıklarını görmek, bekâr kimseler için
    iyi bir hanımla evlenmeye delâlet eder.

    * KULAK: Rüyada kulak görmek şu şekilde tâbir olunur:
    a) İlim,
    b) Akıl,
    c) Din,
    d) Padişah,
    e) Kendisiyle iftihar edilen evlat,
    f) Mal ve rütbe...
    Kulak, zînet ve hıfz mahallidir. Bu sepele kulak görmek işitmektir. Rüyada kulağının
    büyüdüğünü veya güzelleştiğini, yahut ondan nur çıktığını ya da nur girdiğini görmek,
    hidayet ve Allahü Teâlâ'ya itaate delâlet eder.
    Rüyada kulağının küçük olduğunu, ona kötü bir kokunun girdiğini veya çıktığını
    görmek, haktan ayrılıp delâlete düşmeye ve Yüce Allah'ın gazabını celbedecek bir
    şeyin yanında bulunmaya işarettir.
    Bir kimsenin rüyada kulağının kesildiğini veya yok olduğunu görmesi, yeryüzünde
    meydana gelecek fesada delâlet eder.
    Rüyada kendi izniyle kulağı üzerine bir kulak daha takıldığını görmek, arzu edilen bir
    şeyin tahakkukuna delâlet eder.
    Rüyada, kulağının hayvanlardan birisinin kulağı gibi olduğunu görmek, rütbe ve
    makamın gitmesine alâmettir.
    Bir kimsenin rüyada kulağının çok olduğunu görmesi, çeşitli ilim dallarına vâkıf
    olmaya delâlet eder.
    Yine rüyada kulak, içerisine eşya saklanan kasa, sandık, kutu ve hazine gibi şeylere
    delâlet eder. Kulakta görülen fazlalık ve eksiklik, zikredilen tâbirler üzerine delâlet
    eder.
    Bir kimsenin kulağında mühür asılı olduğunu görmesi, eğer kızı varsa, onu
    evlendirmeye ve ondan doğacak bir erkek çocuğuna delâlet eder.
    Rüyada sağır olduğunu görmek, dinde fesada işarettir. Kulağının yarım olduğunu
    görmek, zevcenin ölümüne alâmettir.
    Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada kulak görmek, sekiz veçhe ile tabir olunur:
    a) Zevce veya akrabasından bir kadın,
    b) Sadık dost,
    c) Kendi ayarında muvafık arkadaş,
    d) Salih ve makbul evlat,
    e) Keder ve gam,
    f) Ferah ve sürür,
    g) Tevbe ve kötülüklerden dönüş...
    Ibn-i Kesir demiştir ki: Rüyada kulağını büyümüş görmek, Hak Kelâmı dinlemeğe,
    kulağı küçülmüş görmek kelâm-ı hakkı redde, tıkalı görmek, doğru sözlere inanıp
    iltifat etmemeğe delâlet eder.
    Ibn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada kulak görmek, zevce, kız evlat, kızkardeş,
    hala ve teyze gibi kadın akraba ile tâbir olunur.
    Rüyada kulağının kesildiğini görmek, bu kadın akrabalardan birisinin vefatına delâlet
    eder.

    * KULAK ÇINLAMASI: Rüyada kulağının çınladığını görmek, rüya sahibinin
    kendisine ait bir söze delâlet eder. Eğer iki kulağı birden çınlar ve bu da uzun
    sürerse, insanlar arasında uzun müddet ondan söz edilir.

    * KULAK KİRİ: Nablusî demiştir ki: Rüyada kendisinin veya bir başkasının
    kulağından kir çıkardığını gören kimsenin, eliyle hainlerin yapacakları hileye mani
    olacak ve zararlarını gidere cek bir yardım yapılır.
    Rüyada kulağında meydana gelen iltihap ve kiri temizlediğini görmek, bazı yerlerden
    gelecek sevindirici haberlere işarettir.

    * KULP: Bir kimsenin rüyada kulp görmesi, dindir. Bu sebeple rüyada bir kulpa
    tutunduğunu görmek: "Artık kim şeytanı tanımayıp da Allah'a iman ederse, o ,
    muhakkak ki kopması (mümkün) olmaya en sağlam kulpa yapışmıştır." (Bakara:
    256) mealindeki âyet gereğince o kişinin İslâm'a sarıldığına ve onda sebat ettiğine
    delâlet eder.
    Bazı kere de kulp ve düğme, kişinin hanımına alâmettir.
    Kâfir kimsenin rüyada bir kulpa yapıştığını ve elini içine koyduğunu görmesi, İslâm ile
    şereflenmeye ve Kur'ân-ı Kerime sımsıkı sarılmasına delâlet eder.

    * KULUNÇ: Kulunç rüyası, zahmet ve meşakkata delâlet eder. Bir kadının rüyada
    kendisine kulunç girdiğini görmesi, onun hamile olduğuna ve şerefli kimselere
    yaklaşmasına delâlet eder. Bazı kere de acı sözler işitmesine alâmettir.

    * KUM: Kum görmek, mal ile tâbir olunur. Çok kum görmek,din ve dünyaca
    meşguliyet demektir.
    Rüyada elini kum içine soktuğunu görmek, dünya işlerinden bir şeye karışmamaya
    delâlet eder. Kumun çok fazla olması tabirde azaba işarettir.
    Kirmanî demiştir ki: Rüyada kum görmek, hesapsız mala işarettir. Büyük bir kum
    kümesi üzerinde oturduğunu görmek, nihayetsiz servete ve mülke delâlet eder.
    Rüyada bir kaba kum koyduğunu görmek, çoluk çocuğu için mal biriktirmeye
    alâmettir...
    Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada kum görmek, dört şekilde tâbir olunur:
    a) Din ve dünya ile meşgul olmak,
    b) Mal,
    c) Menfaat,
    d) Zahmet ve meşakkatle hasıl olacak rif at (Yükseklik)...
    Ibn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada bir mahalde tozun ve kumun kalkıp gittiğini
    görmek, mal ve nimete delâlet eder.
    Rüyada kum içinde yürüdüğünü görmek, mal biriktirmeye ve o malı hayra sarf
    etmeye işarettir.
    Kum rüyası türlü türlü tâbir edilmiştir. Kum görmek, ölüm ve hayata, zenginlik ve
    tembelliğe, üzüntü ve kedere, düşmanlık ve zulme delâlet eder.
    Rüyada bir kadının kum içinde yürüdüğünü görmesi, uzun zaman kecasız kalacağına
    delâlet eder.
    Kırmızı kum görmek, işsiz kimse için güzel bir mevki, hayırlı
    bir rızıktır. Rüyada sarı kumu yüklenip taşımak hastalığa delâlet eder.
    Rüyada, ağaç ve nebatat köklerinden toplanmış kumu görmek, mal ve emlâktan olan
    rızka delâlet eder.

    * KUMA: Kadınların rüyada kuma görmesi, hastalığa, zarar ve körlüğe işarettir. Yine
    kuma, kötü amele, sırları açıklamaya, üzüntü, keder ve uğursuzluğa alâmettir...

    * KUMANDAN: Rüyada kumandan görmek, şecaat sahibi ve korkusuz bir kimseye
    delâlet eder.
    Rüyada askerler üzerine kumandan olduğunu görmek, mal, şöhret ve rütbeye delâlet
    eder. Eğer bunlara ehil değilse, bu rüya onun ölümüne işarettir.
    Fakir kimsenin rüyada asker üzerine kumandan olduğunu görmesi, ızdırap, zahmet
    ve kedere düşüp feryad etmesine alâmettir.

    * KUMAR: Rüyada kumar oynadığını görmek, batıl ve şerli bir işte bulunmaya delâlet
    eder. Çünkü kumar, belalı bir illettir. Yine kumar, düşmanlık ve kavgalara da
    alâmettir.
    Rüyada kumar oynayıp kazandığını görmek, belâlı işler peşinden sürüklenmeye ve
    sonunda nedamet duymaya delâlet eder.

    * KUMAŞ: Rüyada türlü renkteki kumaşı görmek, din ve dünyaya delâlet eder.
    Devlet adamlarından birisinin rüyada üzerinde muhtelif renkli kumaş olduğunu
    görmesi, o senenin ucuzluk içinde geçeceğine delâlet eder.
    Türlü renkte kumaş, kadınlar için fazlaca şeref ve sevince delâlet eder.

    * KUMAŞÇI: Rüyada kumaşçı görmek, izzet ve şerefe, kadir ve kıymete delâlet eder.
    Bez satıcısını görmek, rızka işarettir.

    * KUMAŞ PARÇASI: Bir kimsenin rüyada bir top kumaş parçası durduğunu yahut
    satın aldığını veya bir yerden kendisine hediye edildiğini görmesi, uzak bir yere
    yolculuğa delâlet eder.
    Rüyada tezgâh başında kumaş dokuduğunu, durduğunu veya açıp dağıttığını
    görmek, yine sefer ile tâbir olunur.

    * KUM KERTENKELESİ: Rüyada bir hayvanı görmek, aciz ve adi bir düşmana
    işarettir.
    Bazı kere de kum kertenkelesi, kendisine tabi olmakla cehalet karanlıklarından
    kurtularak hidayete erilen bir mürşide alâmettir.

    * KUMBARA: Rüyada kumbaraya para attığını görmek veya ondan para çıkarmak,
    dünyaya meyletmeye delâlet eder.

    * KUMRU: Rüyada erkek kumru görmek, kaside okuyan makamı ve sesi güzel bir
    kimseye delâlet eder.
    Kumru rüyası, güvercin rüyası gibi tâbir edilir.
    Rüyada başına veya omuzuna yahut ensesine bir kumru konduğunu görmek, rüya
    sahibinin anıeline işarettir. Eğer konan kumru beyaz ve güzel ise, iyi amele, siyah ve
    çirkin ise kötü amele delâlet eder.
    Yine rüyada kumru kuşunu gören, hayra ve hoş şeylere erer. Eğer gurbette bir adamı
    varsa o döner gelir. Eğer üzüntü ile kederli ise üzüntü ve kederden halâs olur.
    Erkek kumru görmek, hamile kadının erkek çocuk doğurmasına, dişi kumru da kız
    doğurmasına delâlet eder.
    Rüyada kumru kuşunun erkeğini görmek, bazan da, garip, hor ve bayağı bir kimseye
    işarettir.
    Yine bu kuşun erkeğini rüyada görmek, haber ve elçiye delâlet eder.
    Bekâr kimsenin kumru kuşunu görmesi, çok konuşan bir kadınla evlenmeye delâlet
    eder.

    * KUM SAATİ: Nablusî demiştir ki: Kum saatinin alt ve üst iki şişesi iki çocuk veya iki
    kardeş yahut iki ortaktır.
    Rüyada kum saati görmek, rüya sahibi için bezek ve güzelliğe delâlet eder.

    * KUM VE TOPRAK: Rüyada bir yerden kum ve toprak aldığını görmek, fakirlik,
    ihtiyaç, keder, üzüntü ve meşakkata delâlet eder. Bazı kere de memurlar için rüşvete
    işarettir.

    * KUNDAK BEZİ: Hamile kadının rüyada kundak bezi görmesi, çocuğa delâlet eder.
    Çünkü kundak, çocuğu bağlamak için ihdas edilmiş bir nesnedir.
    Bazı kere de kundak bezi görmek, düşmanı kahretmeye, kırılmış kemiğe sarılacak
    sargıyla korkutmaya delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada kundak bezi ile bağlanmış hanımını çözdüğünü görmesi,
    zevcesini boşamaya alâmettir.
    Hasta, misafir ve dövülmüş kişilerin rüyada kundak bezi görmelerinde hayır yoktur.
    Rüyada kendisini bir kundak içinde bağlı görmek, sıkıntıya, müşkülât ve zarurete
    delâlet eder.
    Rüyada içinde bağlı bulunduğu kundağın çözüldüğünü ve kundaktan çıktığını görmek
    ise, sıkıntı ve müşkülâttan, üzüntü ve kederden kurtulmaya delâlet eder.

    * KURA ÇEKMEK: Bir kimsenin rüyada kura çektiğini görmesi, üzüntü ve sıkıntılara
    delâlet eder. Yine kura çekmek, galip gelmek için gayret göstermeye işarettir.
    Rüyada herhangi bir adamla karşılıklı kura çektiğini ve kuranın da kendisine isabet
    ettiğini görmek, borçlusu olan bir kimseye galip geleceğine işarettir.

    * KUNDURA: Rüyada yeni bir kundura aldığını görmek, hayrılı ve sevindirici
    yolculuğa delâlet eder.
    Kunduracıyı görmek, halk arasında simsarlık eden ve insanların arasını bulan bir
    kimseye delâlet eder.
    Ebu Saidü'l-Vaâz demiştir ki: Kunduracı, halkın umur ve hususatmda yani işleri
    hususunda herkese iyilik eden bir zata delâlet eder.

    * KUR'AN-I KERÎM: Kur an-ı Kerim, Allah'ımızın kelamı ve insanlık kulağına
    erişen en son kelam... Kur'ân'ın saadet cennetlerinde yaşayanlara iki cihanın da
    baharı tüllenir. Ama Kur'ân'dan yüz çevirenlere hiç bir saadet vaad edilmemiştir.
    Nebiyy-i Zîşan Efendimiz:
    "- Kim Rabbi ile konuşmayı seviyorsa Kur'an okusun!"
    Buyurmuşlardır. O halde rüyada Kur'ân-ı Kerîm âyetlerini Kur'ân'ın üzerinde
    okuduğunu görmek, şeref ve sevinç tacıdır. Ve rüya sahibi için yardıma delâlet eder.
    Rüyada Kur'ân-ı Kerim'i aşikâre okuduğunu görmek, iyilikle emretmeye, emaneti
    edaya ve Hakkı müdafaaya delâlet eder.
    Rüyada hafız olmadığı halde Kur'ân'ı hıfz ettiğini görmek, mülk ve nimete, kudret ve
    kuvvete delâlet eder.
    Rüyada Kur'ân-ı Kerîm okuduğunu ve manasını da anladığını görmek, akıl ve hikmet
    sahibi olmaya ve Rabbinin ona akıl ve zeka ikram ettiğine alâmettir.
    Rüyada Kur'ân-ı Kerim'i yediğini görmek, Kur'ân okuyarak ve karşılığında para alarak
    geçinmeye delâlet eder.
    Rüyada Kur'ân-ı Kerim'i baştan sona okuyup hatmettiğini görmek, Allahu Teâlâ
    nezdinde büyük ecre ve sevaba nailiyete, arzu ve temenni ettiği şeyin husulüne
    delâlet eder.
    Cahil bir kimsenin rüyada Kur'ân okuduğunu görmesi, ömrünün sona erdiğine
    işarettir.
    Çıplak halde Kur'ân-ı Kerim okuduğunu görmek, nefs ve nevanın arzusuna tabi
    olmaya delâlet eder.
    Rüyada bir başkasının okuduğu Kur'ân'ı dinlediğini görmek, devlet ve saltanata ve
    güzel akıbete delâlet eder.
    Hasta bir adamın rüyada Kur'ân okuduğunu ve fakat okuduğu ayeti bilmediğini
    görmesi: "Müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir." (Yûnus, 57) mealindeki ayeti
    kerimenin işa-retince şifa ve afiyete delâlet eder ve Allahü Teâlâ ona şifa ihsan
    buyurur.

    KUR'ÂN-I KERİM SURELERİ: İmam Nablusî (rh.a) demiştir ki:
    "- Ekseriya ölüler üzerine okunan Kur'ân-ı Kerîm sûrelerini rüyada hastanın üzerine
    okumak, o hastanın ölümüne; hastalığın şifası için okunan sûreleri okumak sevince,
    sürür ve feraha, rızka, Kur'ân okuyacak bir çocuğun dünyaya geleceğine delâlet eder.
    Yine Kur'ân sûresi, zevce yahut evlat veya sûre adedince altın ve gümüşe alâmettir."
    Biliyorsunuz ki, Kur'ân-ı Kerim ilk defa Mekke'de, sonra Medine'de nazil oldu. Hem
    Mekke hem de Medine'de nazil olan âyetler de vardır.
    Mâide, En'am, Nahl, Hac, Lokman, Secde, Teğabun gibi hem Mekke, hem de
    Medine'de nazil olan sûreleri rüyada görmek, hacca delâlet eder.
    Rüyada Kur'ân-ı Kerimi hatmeylediğini görmek, maksad ve murada erişmeğe
    alâmettir. Kur'ân-ı Kerîmi doğru olarak okuduğunu görmek, malının artmasına, güzel
    sesle okumak, ulûvv-i mertebeye delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada Bismillâhirrahmanirrahîm okuduğunu veya başkası tarafından
    okunduğunu görmesi, Allahu Teâlâ tarafından malına verilecek berekete, rızkında
    genişliğe, duasının kabulüne delâlet eder.
    Rüyada Besmeleyi tekrar tekrar okuduğunu yahut okunduğunu görmek, Allahu Teâlâ
    indinde makbuluyete ve insanlar arasında seçilmişlerden olmaya delâlet eder.

    * FATİHA: Rüyada Fâtiha-i şerifeyi okuduğunu veya oku-nulduğunu görmek, güç
    işlerin kolaylaşmasına, maişetin bolluğuna, hayır ve berekete delâlet eder. Rüyada
    Fâtiha'yı okuduğunu gören kişiye Yüce Allah hayırlı sebepler ve kapılar açar.
    Cafer-i Sâdık, Ibn-i Kesir ve daha niceleri demişlerdir ki:
    - Bir kimse rüyada Fatihayı veya ondan bir ayeti okuduğunu yahut okunduğunu
    görse, bir şey hakkında yaptığı duası kabul olur.
    Rüyada Fâtiha'yı veya ondan bir ayeti okuduğunu, yahut kendi üzerine okunduğunu
    görmek, rüya sahibine bütün şer kapılarının kapanmasına, hayır ve iyilik kapılarının
    da açılmasına delâlet eder.
    Yine rüyada Fâtiha'yı okumak, hac ile de tâbir olunur ve o kimse Hacca gider.

    * BAKARA: Bir kimsenin rüyada Sûre-i Bakarayı veya ondan bir ayeti, yahut bir
    parçayı okuduğunu ya da kendi üzerine okunduğunu görmesi, ilme, uzun ömre, dinde
    iyilik ve çocuğu hakkında kurtuluşa delâlet eder.
    Hazret-i Aişe (r.a) validemiz demiştir ki:
    - Rüyada Sûre-i Bakarayı tamamen veya bir kısmını okuduğunu gören, bir yerden
    diğer bir yere gider ve nasibi gittiği yerden olur.
    Rüyada Bakara Sûresi'nden olan Ayetü'l-Kürsî'yi okuduğunu veya üzerine
    okunduğunu görmek, korku, dehşet ve afetten emin olmağa, murada ermeye ve
    afiyete delâlet eder.
    Ibn-i Sîrîn demiştir ki: Rüyada Ay e tül Kürsî'yi okuyan şifa bulur ve murada erer.
    Bazı kere de Ayetül Kürsî, hafızaya ve keskin zekaya işarettir.

    * AL-I IMRAN: Rüyada Al-i Imran Sûresi'ni veya ondan bir ayeti okuduğunu, yahut
    kendi üzerine okunduğunu görmek, insanlar arasında muteber olmaya, her türlü
    fenalıktan korunmaya ve ihtiyarlık anında bir evlada kavuşmaya delâlet eder.
    Câfer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Rüyada Al-i İmran Sûresi'ni okumak veya
    okunduğunu görmek, insanlar arasında makbul ve aziz tutulmaya, dünya ve ahirette
    hayır ve nimete mazhar olmaya delâlet eder.

    * NİSA:
    İbn-i Sîrîn (rh.a.) demiştir ki: Rüyada Sûre-i Nisayı veya ondan bir parçayı
    okuduğunu veya kendi üzerine okunuldu-ğunu görmek, miras mala, akraba iyalin
    çocukluğuna delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretleri de: "Rüyada bu sûreyi okuduğunu gören iffet ve istikamet ile
    meşhur olur ve insanlar arasında muazzez ve muhterem tutulur" demiştir.
    Bir talebenin rüyada Nisa Sûresi'ni veya ondan bir ayeti okuduğunu görmesi, feraiz
    ilmiyle mahir olmasına delâlet eder.
    Yine Cafer-i Sâdık hazretlerinden. O demiştir ki: Rüyada Nisa Sûresi'ni okuyan
    kimse, Ömrünün sonunda geçinemiyeceği bir hanımla evlenir.

    * MAIDE: Bir kimsenin rüyada Mâide Sûresi'ni veya ondan bir parçayı okuduğunu
    yahut kendi üzerine okunduğunu görmesi, iyilik etmeye, yemek yedirmeye hayırlı ve
    güzel işleri sevmeye delâlet eder.
    Yine bu sûreyi okumak, güzel itikada, ibadet ve huşu sahibi olmaya; yüce şana,
    kuvvetli îmana, takvaya ve Allahu Teâlâ indinde duaların kabul olmasına delâlet eder.
    Ibn-i Sîrîn demiştir ki: Kim rüyada Mâide Sûresi'ni okuduğunu veya üzerine
    okunduğunu görürse, kavmi arasında aziz ve mükerrem olur.
    Câfer-i Sâdık hazretleri şöyle der: O kişi dininde kavi olur ve muradına erer.

    * EN'AM:
    Rüyada En'am sûresini veya ondan bir parçayı okumak veya kendi üzerine
    okunduğunu görmek, çoluk çocuğun selâmetine, dünya ve âhirette güzel rızıkla
    rızıklanmaya ve saadet müjdesine delâlet eder...
    Rüyada En'am Sûresi'ni okuduğunu veya okunduğunu görmek, şu vech üzere de
    tâbir olunur:
    a) İhsan,
    b) Cömertlik,
    d) Hak rahmetine mazhariyet,
    e) Dünya ve ahiret rızkı,
    f) Meleklerin o kişi için istiğfar etmesi...

    * A'RAF: Bir kimsenin rüyada A'râf sûresini veya ondan bir parçayı okuduğunu, yahut
    üzerine okunulduğunu görmesi, ilme nailiyete, dinde kuvvete ve hâlis müminliğe
    alâmettir.
    Ibn-i Sîrîn hazretlerinin beyanına göre, bu sûreyi rüyada okuyan kişi Tûr-i Sina'yı
    ziyarete mazhar olur, düşmanına galip gelir.
    Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada A'râf Sûresi'ni okuduğunu görmek, Cenâb-ı
    Hak'km rızasına nailiyete delâlet eder ve her korkudan emin olur.
    Bazan da rüyada bu sûreyi okumak, şeytanın hilesinden emin olmaya, ahirette
    Hazret-i Âdem (a.s) şefaatine ermeye delâlet eder.

    * ENFAL: Rüyada Enfal sûresini okumak, kuvvete, ilme ve takvaya işarettir.
    Güzide Sahabîlerden Ibn-i Abbas (r.a) demiştir ki:
    “-Bir kimsenin rüyada Enfal Sûresi veya ondan bir parçayı okuduğunu veya üzerine
    okunduğunu görmesi, zafere ermeye, izzet ve yücelik tacını giymeye delâlet eder."
    Cafer-i Sâdık hazretleri de şöyle tâbir buyurmuşlardır:
    - O kimsenin dini salim olur, saadet güneşi ona gülümser.
    Yine denilmiştir ki: Kim rüyada Enfal Sûresi'ni okuduğunu görürse, kıyamet günü
    Resûl-i Ekrem (s.a.s)'in şefaatine nail olur.

    * TEVBE: Rüyada Tevbe Sûresi'ni veya ondan bir parçayı okuduğunu yahut üzerine
    okunduğunu görmek, salih ve arif kişileri sevmeye delâlet eder.
    Yine bu mübarek sûreyi okuyan tevbe etmedikçe ölmez ve insanlar arasında
    mükerrem olur.
    Tevbe Sûresi'ni görmek ve okumak şu şekilde de tâbir olunur:
    a) Allahu Teâlâ o kimsenin dinini ıslah eder,
    b) Nifaktan uzak olarak âhirete gider,
    d) Nebiyy-i Zişan ona şehadette bulunur,
    e) Bütün melekler onun için istiğfar ederler,
    f) Cenâb-ı Hak'ı kişiye ihlas nimeti verir...

    * YUNUS: Rüyada Sure-i Yûnus'u veya ondan bir parçayı okuduğunu veya üzerine
    okunduğunu görmek, geniş ve bol rızka delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretleri buyururlar ki: O kişinin sözü ve ibadeti güzel ve makbul olur.
    Bazı kere de bu sûreyi okuyan kimseye Cenâb-ı Hak ilim ve güzel itikad verip ondan
    hilekarların hilesini ve sihirbazların sihrini uzaklaştırır.
    Bu sûreyi rüyada görmek ve okumak, takva ve verâ sahibi olmaya da delâlet eder.

    * HÛD: Rüyada Hûd Sûresi'ni veya ondan bir parçayı okuduğunu veya kendi üzerine
    okunduğunu görmek, güzel ve düzgün itikada, Allahü Teâlâ'ya hüsn-ü zan sahibi
    olmaya, ekin ve ziraati sebebiyle rızıklanmaya delâlet eder.
    Ibri-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Bu sûreyi rüyada okuyan kimse, ziraat, bağ bahçe
    yüzünden zengin olur.

    * YUSUF: Bir kimsenin rüyada Sûre-i Yusuf u veya ondan bir parçayı okuduğunu
    görmesi, Ibn-i Kesir'e göre, akrabalarından düşmanı çok olmaya delâlet eder. Çünkü
    kardeşleri de Yusuf (a.s)'a hased etmişler ve onu kuyuya atmışlardı.
    Bazı kere de rüyada bu mübarek sureyi okuduğunu görmek, fakirlikten sonra
    zenginliğe, zilletten izzete, sıkıntıdan feraha ermeye delâlet eder. Hazret-i Yusuf
    kölelikten sonra Mısır tahtına sultan olmuştu.
    Ibn-i Sîrîn hazretleri derler ki: Rüyasında Sûre-i Yûsuf u tamamen veya kısmen
    okuduğunu yahut okunduğunu görmek, önce zulme duçar olmaya ve fakat
    arkasından hayır ve nimete ermeye delâlet eder.

    * RAD: Rüyada Sûre-i Rad'ı tamamen veya kısmen okuduğunu görmek veya
    kendi üzerine okunduğunu görmek, Yüce Allah'a boyun eğip itaate, kıyamet günü
    kendisine verilecek çok sevaba ve hayra ve sözü yerine getirmeye delâlet eder.
    Ibn-i Kesir demiştir ki: O kişi çabuk ihtiyarlar, Yüce Rabbine duâ ve ilticaya devam
    eder.
    Ibn-i Sîrîn (rh.a) demiştir ki: Rad Sûresi'ni rüyada okuduğunu veya okunduğunu
    görmek, ilim ve Kur'ân kıraetinde üstad olmaya, teşbih ve tehlile devama delâlet
    eder.

    * İBRAHİM: Bir kimsenin rüyada Sûre-i İbrahim'i okuduğunu veya kendi üzerine
    okunduğunu görmesi, çok sevaba, düşmandan emin olmaya, Allahü Teâlâ indinde
    makbuliyete delâlet eder.
    Hazret-i Aişe (r.a) demiştir ki: Rüyada Sûre-i ibrahim'i tamamen veya kısmen
    okuduğunu görmek, Cenâb-ı Hakkı zikre ve tesbih etmeye delâlet eder ve o kimse
    zikir ehlinden olur, gam ve üzüntüden kurtulur.
    Ibn-i Sîrîn hazretleri de şöyle tâbir buyururlar: Hayrat ve hasenata, taat ve ibadete
    devam üzere olur, kerem ve zenginlik ile şereflenir.
    Yine denilmiştir ki: O kişinin sevabı kat kat olur, Rabbi onu sakındığı ve korktuğu
    herşeyden emin kılar ve onun dini Allah indinde güzel ve makbuldür.

    * HICR: Bir kimsenin rüyada Sûre-i Hicr'i veya ondan bir parçayı okuduğunu görmesi,
    Allah indinde ve halk nazarında iyi bir insan olmaya delâlet eder.
    Yine bu mübarek sûreyi okumak, güzel rızka, çok sevaba, günah ve hatadan
    kurtuluşa alâmettir.
    Ibn-i Sîrîn demiştir ki: Rüyada Sûre-i Hicr'i veya ondan bir parçayı okuduğunu
    görmek, halk indinde aziz ve mükerrem olmaya, yüksek makama ve vekara delâlet
    eder.
    Cafer-i Sâdık hazretleri de: O kimse Rabbi indinde makbul ve muhterem olur,
    demişlerdir.

    * NAHL: Bir kimsenin rüyada Nahl Sûresi'ni veya ondan bir parçayı okuduğunu yahut
    üzerine okunduğunu görmesi, ulema ve salihleri sevmeye işarettir.
    Ibn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada Nahl Sûresi'ni veya ondan bir parçayı
    okuduğunu görmek, helâl rızk ile merzuk olmaya, ehl-i din ve diyanet indinde
    makbuliyete ve mahbubiyete delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada Nahl Sûresi'ni okumak veya okunduğunu
    görmek, şu şekilde tâbir olunur:
    a) Allah Teâlâ, ona ilim ve hikmet verir,
    b) Şifa bulur,
    c) Üzüntü ve kederden kurtulur,
    d) Mal ve geniş rızıkla nimetlenir...
    Hasta bir kimsenin rüyada Nahl sûresini okuduğunu görmesi, hastalıktan şifa
    bulmaya ve afiyete ermeye delâlet eder.

    * İSRA: Kişinin rüyada Sûre-i İsrâ'yı veya ondan bir parçayı, yahut bir ayeti
    okuduğunu görmesi, Allahu Teâlâ nezdinde makbuliyete, halk arasında hürmete,
    yüce rütbelere, düşman üzerine galibiyete delâlet eder.
    Ibn-i Sîrîn demiştir ki: Rüyada Sûre-i İsra'yı veya ondan bir parçayı okuduğunu
    görmek, yüce mertebelere, huşu ve huzû ile müzeyyen olmaya ve insanlar indinde
    hayır ile yâdedilmeye delâlet eder.

    * KEHF
    : tbn-i Şîrîn hazretleri demiştir ki: Bir kimsenin rüyada Kehf suresini veya
    ondan bir parçayı okuduğunu yahut üzerine okunulduğunu görmesi, afat ve
    musibetlerden emin olmaya, din yolunda sıdk ve ihlâsa delâlet eder.
    Yine bu mübarek süreyi rüyada ukuduğunu görmek, uzun ömre, güzel hale, bol ve
    çok rızka alâmettir.

    * MERYEM: Hazret-i Âişe validemiz demişlerdir ki: Rüyada Sûre-i Meryem'i veya bir
    kısmını rüyada okuduğunu görmek, Cenâb-ı Hakk'ın keremiyle gam, keder, üzüntü
    ve sıkıntıdan kurtulmaya ve ihtiyaçların teminine delâlet eder.
    Bazı kere de rüyada bu mübarak süreyi okuduğunu görmek, salihleri sevmeye,
    kuvvet ve kudrete, mal ve menfaata delâlet eder.
    Ibn-i Sîrîn (r.a) demiştir ki: Kim rüyada Meryem Sûresi'ni okuduğunu görürse,
    kıyamet gününde Allah huzurunda âfât ve azabdan mahfuz olur ve Rabbi onu
    korktuğundan emin kılar.

    * TAHA: Rüyada Sûre-i Tâhâ'yı veya ondan bir parçayı okuduğunu yahut kendi
    üzerine okunulduğunu görmek, gece namazına ve hayra, düşman üzerine galibiyete,
    tevbe ve istiğfare delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: Rüyada Sûre-i Tâhâ'yı okuduğunu veya okunulduğunu
    görmek, şu şekilde tâbir olunur:
    a) Din ve diyanet,
    b) İnsanlar nezdinde meşhur ve mâruf olmak,
    c) Onun eliyle sihrin iptali,
    d) Hayır ve iyiliği sevmek..
    Denilmiştir ki: Rüyasında Taha Sûresi'ni okuyan kimse ile melekler musafaha eder ve
    onun için istiğfarda bulunurlar.

    * ENBİYA: Ibn-i Şîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada Sûre-i Enbiyâ'yı veya ondan bir
    parçayı okuduğunu yahut kendi üzerine okunulduğunu görmek, Nebilerin ahlâkı ile
    ahlâklanmaya, iç ve dış temizliğine delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık (r.a) ise şöyle buyururlar:
    - Bu mübarek sûreyi okuyan kişi, ilmiyle âmil olur. Darlıktan sonra genişliğe erer,
    zahmetten rahata kavuşur.
    Bu sûre-i celîleyi rüyada okumak veya okunduğunu görmek, Peygamberlerin ilim ve
    niyazları ile rızıklanmaya işarettir. İlim ve tevazu sahibi olmak ile de tâbir edilir.
    Yine denilmiştir ki: Allahü Teâlâ o kişiyi emanet ve taate yöneltir ve ona kolaylık
    sağlar.

    * HAC:
    Rüyada sûre-i Haccı veya ondan bir parçasını okuduğunu yahut kendi
    üzerine okunulduğunu görmek, defalarca hacca gitmeye, malını Hak yolda
    harcamaya delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Rüyada Hac Sûresi'ni veya ondan bir parçayı
    okumak, şu şekilde tâbir olunur:
    a) Zühd,
    b) Takva,
    c) Tasavvuf yoluna sülük,
    d) Allah Teâlâ'ya ibadet ve taatte devamlılık,
    e) yilik ve hayır işlerine muvaffakiyet.
    Fuzale demiştir ki: Hasta bir kimsenin Hac Sûresi'ni rüyada okuması vefatına
    işarettir. Veya hacca gider, fakat oradan dönmeden ölüm ona yetişir.

    * MÜ'MİNÛN: Rüyada Sûre-i Mu minûn'u veya ondan bir âyeti okuduğunu veya
    üzerine okunduğunu görmek, hayret edilecek hallere işarettir ve halk ona teaccüp
    eder.
    Ibn-i Sîrîn (rh.a) demiştir ki: Rüyada bu mübarek sureyi veya ondan bir parçayı
    okuduğunu görmek veya okunduğunu işitmek, müminlerle beraber cennete girmeye
    delâlet eder.
    Ibn-i Kesir de: Dini kuvvet bulup iman üzere vefat eder, demiştir.
    Yine denilmiştir ki: O kimse iffet sahibi olur ve belalardan kurtulur. Yüce Allah
    dünyada delillerle onu teyid eder ve müminlerle beraber hasreder ve melekler ölümü
    anında ruhunu müjdele-yici kelimeler söylerler ve güzel şeyler gösterirler.

    * NUR: Rüyada Nûr Sûresi'ni veya ondan bir parçayı okumak veya okunduğunu
    işitmek, şu şekilde tâbir olunur:
    a) İlim,
    b) Hikmet,
    c) Cömertlik ve ihsan,
    d) Kalbin nur ile pırıldaması,
    e) Hastalıktan kurtuluş...
    Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Bir kimsenin rüyada Sûre-i Nûr'u veya ondan bir
    parçayı okuduğunu görmesi, yahut okunduğunu işitmesi, iyilikle emretmeye,
    kötülükten menetmeye, Allah için sevmeye ve Allah için düşmanlığa delâlet eder.

    * FURKAN: Bir kimsenin rüyada Sûre-i Furkan'ı veya ondan bir parçayı okuduğunu
    görmesi veya okunduğunu işitmesi, Hakkı sevmeye, batıldan nefret etmeye, hayır
    işlerine koşmaya, günah ve isyandan kaçınmaya delâlet eder.
    Bazı kere de rüyada bu mübarek sûreyi okuduğunu görmek veya okunduğunu
    işitmek, Hak ile batılın arasını ayırd etmeye ve Allah'ın izniyle hesapsız olarak
    cennete girmeye delâlet eder.

    * ŞUARA: Rüyada Sûre-i Şuaraâ'yı veya ondan bir parçayı okuduğunu veya üzerine
    okunduğunu görmek, kötü ve yalan sözden kendisini muhafaza etmeye delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Yüce ve kerim olan Allah onu kötü ve fena
    işlerden korur.
    Yine denilmiştir ki: O sûreyi rüyada gören kimse rızkı hususunda güçlük ve zahmet
    çeker ve bir şeye ancak zorlukla nail olabilir.

    * NEML: Rüyada Sûre-i Neml'i veya ondan bir parçayı okuduğunu veya üzerine
    okunduğunu görmek, kavminin efendisi ve yektası olmaya delâlet eder. Ve o kişi
    kendisini meşhur edecek bir ilme malik olur.
    Yine bu rüya şunlara da işarettir: Rızkın, servetin ve malın artması, duanın kabulü,
    güzel söz söyleme sanatı...

    * KASAS: Rüyada Kasas suresini veya ondan bir parçayı okuduğunu veya üzerine
    okunduğunu görmek, Hazret-i Ebu Bekir (r.a)'in tabirine göre, Allahü Teâlâ tarafından
    bir yerde imtihana delâlet eder.
    İbn-i Sîrîn demiştir ki: O kişinin eline gaipten bir mal ve servet geçer. Bir define
    bulmak ihtimali vardır. Rabbi'ni çok zikreder.
    Cafer-i Sadık (r.a) demiştir ki: Rüyada Kasas Sûresi'ni okuduğunu görmek veya
    okunduğunu işitmek şunlara işarettir.
    a) Hayır ve hasenat
    b) Nimet,
    c) Malın ziyadeleşmesi,
    d) Geniş ve bol rızık...

    * ANKEBUT: Bir kimsenin rüyada bu mübarek sureyi okuduğunu veya okunduğunu
    görmesi, ölünceye dek Allah'ın muhafazası altında olmaya ve korkulardan emin
    bulunmaya delâlet eder.
    Bazı kere de bu rüya, yalnızlıkla imtihan edilmeye ve sabrından dolayı müjdelenmeye
    delâlet eder.

    * RUM: Rüyada Sûre-i Rum'u veya ondan bir parçayı okuduğunu yahut kendi üzerine
    okunduğunu görmek, mal ve ilme nâiliyete, kazanca, düşman üzerine galibiyete, arzu
    ve isteklerinyerine gelmesine delâlet eder.
    ibn-i Sîrîn, o kimse matlubuna erişir, muradına vasıl olur, demiştir...

    * LOKMAN: Rüyada Sûre-i Lokman'ı veya ondan bir parçayı okuduğunu veya
    üzerine okunduğunu görmek, Allah Teâlâ'nın ona kitabı ve hikmeti öğretmesine ve
    onu halis itikadla rızıklandırmasına delâlet eder.
    ibn-i Sîrîn demiştir ki: O kişi âlim, âbid ve hâkim olur.

    * SECDE:
    Bir kimsenin rüyada Sûre-i Secde'yi veya ondan bir ayeti okuduğunu veya
    kendi üzerine okunduğunu görmesi, Allahü Teâlâ'ya yakınlığa, ibadet ve taat ehli
    olmaya, takva, zühd ve veraya delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretleri demişlerdir ki: Rüyada bu mübarek süreyi okumak, dört
    şekilde tabir edilir:
    a) İman,
    b) Hayır,
    c) Selâmet,
    d) İyilik..
    Yine denilmiştir ki: O kimsenin Tevhidi kuvvetli ve kavî olur ve nefsi selâmet budur.

    * AHZAB:
    Rüyada Sûre-i Ahzab'ı tamamen veya kısmen okuduğunu yahut kendi
    üzerine okunduğunu görmek veya bir başkasından işitmek, Takva sahibi olmaya,
    kabir azabından kurtulmaya, batıldan uzak durmaya ve salihleri, alimleri sevmeye
    delâlet eder.
    Ibn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: O kimse emanet ehli olur. Ve birinin zayi ettiği şeyi
    bulup sahibine teslim eder.
    Yine o kimseye Peygamberlerden birini rüyada görmek nimeti bahşedilir, bilmediği ve
    beklemediği yerden rızkı gelir ve zafere ulaşır...

    * SEBE': Rüyada Sebe' Sûresi'ni veya ondan bir parçayı okuduğunu yahut
    okunduğunu görmek veya işitmek, dünyada zühd üzere yaşamaya, silah taşımayı
    sevmeye, şecaatli ve atılgan olmaya, taat ve ibadete devama delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık (r.a) demiştir ki: O kimse, salihlerin ahlâkı ile ahlaklanır ve dini yolda
    salih olur.

    * FATIR: Kişinin rüyada Sûre-i Fâtır'ı veya ondan bir parçayı okuduğunu veya
    üzerine okunduğunu görmesi, kendisi için mukarrebîn meleklerinin istiğfarına,
    kıyamet günü cennet kapılarının açılmasına ve düşmanına galip gelmeye alâmettir.
    Denilmiştir ki: Rabbi o kimsenin sözünü ve duasını kabul eder. İstediği kapıdan
    cennete girmek saadetine erişir.

    * YASİN: Rüyada Yâsîn Sûresi'ni veya ondan bir parçayı, ya da bir âyeti okuduğunu
    veya üzerine okunduğunu görmek, kıyamet gününde Nebiler Sultanı ve onun ehl-i
    beyti ile beraber bulunmaya ve haşredilmeye delâlet eder.
    Yine o kişiye, Kur'ân-ı Kerim'i defalarca hatmetmiş gibi sevap verilir, bütün haceti
    giderilir.
    Denilmiştir ki: Rüyada Yâsin-i Şerifi okuyan dünya nimetlerine nail olur ve o nimetle
    halk arasında rağbet görür ve sevilir. Kalbi temiz, imanı sağlam, şüphelerden uzak bir
    kimse olmakla da nimetlendirilir. Çünkü Yâsîn Kur'ân'ın kalbidir.

    * SAFFAT: Rüyada bu mübarek sûreyi veya ondan bir parçayı okuduğunu veya
    üzerine okunduğunu görmek, düzgün ve sağlam itikada ve itaatkâr evlada, şeytan
    şerrinden muhafazaya, hayır ve dine delâlet eder.
    Ibn-i Sîrîn demiştir ki: O kimse tevfik ve hidâyete mazhar olur ve Huda'nın indinde
    makbuliyet kazanır.
    Bazıları de demişlerdir ki: O kişi insanların hayrete düşeceği bir sanatı öğrenir.

    * SAD:
    Rüyada Sad Sûresi'ni veya ondan bir parçayı okuduğunu veya kendi üzerine
    Fihrist’e dön
    okunduğunu görmek, çok mala, sanatta mahir olmaya, günahtan tevbe ve istiğfara,
    doğru yemine delâlet eder.
    Kirmanı demiştir ki: Rüya sahibi rahmet ve Mağfiret-i Mevlâ'ya talib, vaad ve
    sözünde sâdık ve sabit olur.

    * ZÜMER:
    Rüyada Sûre-i Zümer'i veya ondan bir parçayı okuduğunu veya kendi
    üzerine okunduğunu görmek, kıyamet günü mü'minlerle ön safta bulunmaya, dinde
    salaha, güzel akıbete, çok sevaba ve kitaplara delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretleri demişlerdir ki: O kimsenin kadri yükselir, dini kuvvetlenir,
    muhterem ve mükerrem olur.
    Ibn-i Kesir de: Kıyamette mü'minlerin ilk safında bulunur, demiştir.

    * GAFIR: Rüyada bu mübarek sûreyi okuduğunu veya okunduğunu görmek, imanda
    kemale ve halis müminliğe, çok hayır işlemeye, dünya va ahirette yücelikle
    rızıklanmaya ve Cenâb-ı Hakk'ın mağfiretine mazhar olmaya delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretleri demişlerdir ki: Rüyada bu sûreyi okumak şu şekilde tâbir
    olunur:
    a) İzzet ve şeref,
    b) Yücelik,
    c) Merhamet ve mağfiret,
    d) Ahlâkda güzellik..

    * FUSSILET: Bir kimsenin rüyada Fussilet sûresinin tamamını veya ondan bir parçayı
    okuduğunu veya okunduğunu görmesi, insanları hidayet ve doğru yola çağırmaya ve
    surenin harflerinin sayısınca sevaba delâlet eder.
    Ibn-i Sîrîn demiştir ki: Rüyada bu sûreyi tamamiyle veya bir parça okuduğunu yahut
    okunduğunu görmek, şu şekilde tabir olunur:
    a) Taât ve ibadet ile Rabbe yakınlık
    b) Kâmil insan olmak,
    c) Gizli ve açık salih amel işlemek
    e) Saadet yoluna sülük...

    * ŞURA: Rüyada Şurâ'yı veya ondan bir parçayı okuduğunu veya kendi üzerine
    okunduğunu görmek, uzun ömre, meleklerin istiğfar ve duasına delâlet eder.
    Ibn-i Sîrîn (rh.a) demiştir ki: Rüyada bu sûreyi okuyan veya okunduğunu işiten
    cehennem azabından halas olur.
    Cafer-i Sâdık da: O kimse uzun zaman sıhhat ve afiyet üzere yaşar ve muradına
    erer, demiştir.

    * ZUHRUF: Rüyada bir kimsenin bu mübarek sureyi okuduğunu veya kendi üzerine
    okunduğunu görmesi, Allahu Teâlâ'nın:
    "- Ey benim ayetlerime iman edip de müslüman olan kullarım! Bugün size
    hiçbir korku yoktur, siz mahzun da olmayacaksınız!" buyurduğunu müjdelenmiş
    kullardan olacağına delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretleri de şu türlü tâbir etmişlerdir:
    a) Disk ve dooğru sözlülük,
    b) Güzel iş, salih amel,
    c) Fenalıktan uzaklaşmak,
    d) İnsanlara iyilikle muamele...
    Bazıları da: O kimsenin sözü doğru, dünyadan nasibi az olur, ahirette saadete erer ve
    müjdelenir demişlerdir.

    * DUHAN: Rüyada Sûre-i Duhan'ı tamamen veya ordan bir parça okuduğunu ya da
    üzerine okunduğunu görmek, düşmandan kurtulmaya, izzet ve yüceliğe, kalb
    safasına delâlet eder.
    İbn-i Sîrîn hazretleri demişlerdir ki: Bu mübarek sûreyi rüyada okumak, ibâdet ve taât
    ehli olmaya ve Allah'tan korkmaya delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık (r.a)'in tabiri ise şöyle:
    a)Bol ve geniş rızık,
    b) İhsan tarfindan ihsan edilecek servet,
    d) Salâh ve refah,
    e) Siretin yani için güzelliği...

    * CASİYE: Rüyada casiyeyi veya ondan bir miktarını okuduğunu veya okunduğunu
    görmek, zühd ve takva sahibi ve Allah'tan korkan biri olmaya delâlet eder.
    ibn-i Sîrîn demiştir ki: o kimse tevbe ve istiğfara ve Cenâb-ı Hakk'a rücu ile taât ve
    ibadete nail olur.
    Cafer-i Sâdık hazretleri de: Rüya sahibi zikrullah, teşbih, tevbe ve istiğfar ile
    Rabbisinin rızasına nail olur, buyurmuşlardır.

    * AHKAF: Bu mübarek sûreyi rüyada okuduğunu veya okunduğunu görmek, ana
    babaya ihsan etmeye, tevbe ve istiğfara delâlet eder.
    Yine o kimsenin ölümü anında ölüm meleği ona güzel surette gelir ve merhametli
    davranır.

    * MUHAMMED (S.A.S): Rüyada bir kimsenin bu süreyi okuduğunu veya kendi
    üzerine okunduğunu görmesi, düşman üzerine galip gelmeye delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık demiştir ki: O kimse iyi huylu ve güzel amelli olur ve herkes onu sever.
    Kirmanî de şu türlü tâbir ederler:
    a) Allah'ın hıfz ve emanı,
    b) Ulûvv-i mertebe,
    c) Yüce şeref,
    d) Allah'ın zikri,
    e) Güzel şöhret...

    * FETİH: Rüyada Fetih Sûresi'nin tamamını veya ondan bir parçayı okuduğunu yahut
    Fihrist’e dön
    üzerine okunduğunu görmek, Allah yolunda cihad etmeye, darlıktan genişliğe ve
    arzusuna nail olmaya delâlet eder.
    İbn-i Sîrîn hazretleri demişlerdir ki: Kim Fetih Sûresi'nin tamamını veya bir kısmını
    rüyada okuduğunu görürse, Allahu Teâlâ ona nusret verir, hayır ve menfaat kapılarını
    onun için açar ve onu muradına erdirir.
    Yine bu mübarek sûreyi rüyada okumak şu şekilde tâbir edilmiştir:
    a)Allah azze ve celle günahlarını mağfiret eder,
    b) Duasını makbul buyurur,
    c) Onu korkudan emin kılar,
    d) Düşmana karşı zafer kazanır.

    * HUCURAT: Bir kimsenin rüyada Sûre-i Hucurat'ın tamamını veya ondan bir
    parçayı okuduğunu veya kendi üzerine okunduğunu görmesi Allahu Teâlâ'nın
    hükmüne tâbi olmaya, kardeşlerini ziyarete, insanların arasını iyilikle bulmaya ve çok
    çok sevaba delâlet eder.
    ibn-i Sîrîn (rh.a.) demişlerdir ki: Bu mübarek sûreyi rüyada okuyan veya okunduğunu
    işiten kimse, insanlar arasında muhterem ve muazzez olur ve onların sevgisini
    kazanır.
    Cafer-i Sâdık hazretlerinin tâbiri de şöyle:
    a) Hısım ve akrabayı gözetmek,
    b) Herkese iyilik etmek,
    c) İnsanların muhabbetini kazanmak.

    * KAF: Rüyada bu mübarek sûreyi veya ondan bir parçayı okuduğunu veya
    okunduğunu görmek, peygamberlerin amelleri gibi güzel ameller yapmaya, ilme,
    hayır kapılarının açılmasına ve geniş rızka delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık (r.a.) buyururlar ki: Allahu Teâlâ o kimseye hayır ve bereket ihsan
    eder ve nimetini artırır. Kirmanî'ye göre tâbir şöyle:
    a) Halka karşı ihsan ve kerem sahibi,
    b) Sözünde doğruluk,
    c) Ahdine vefa,
    d) Allah rızasını taleb

    * ZARIYAT: Rüyada Sûre-i Zâriyât'ı veya ondan bir parçayı okuduğunu yahut kendi
    üzerine okunduğunu görmek veya işitmek, yeryüzündeki nebatlardan rızıklanmaya ve
    kendisiyle temasta bulunan kimselerle iyi geçinmeye delâlet eder.
    Yüce Allah onu zühd ve takva ile rızıklandırır, salâha ve necata nail olur. Onun için
    güç işler kolaylaşır, bekâr ise iyi bir hanımla evlenir.
    Cafer-i Sâdık hazretleri demişlerdir ki: Rüyada bu mübarek sûreyi okuyanın ziraat
    işlerinde kısmeti ve rızkı bol olur ve nice menfaat kapıları kendisine açılır.

    * TUR: Kişinin rüyada Sûre-i Tûr'u veya ondan bir parçayı okuduğunu veya kendi
    Fihrist’e dön
    üzerine okunduğunu görmesi, salih amellere ve bekârlar için mübarek bir evliliğe
    delâlet eder.
    Ibn-i Sîrîn hazretleri demişlerdir ki: Rüyada bu mübarek sûreyi okumak veya işitmek,
    Allah'ın inayetiyle düşmana galip gelmeye delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık (r.a.):
    - O kimse Mescid-i Haram'da mücavir olur, demişlerdir.

    * NECM: Rüyada Necm Sûresi'nin tamamını veya ondan bir parçayı okuduğunu
    yahut kendi üzerine okunduğunu görmek, Allah yolunda cenk edecek ve o yolda
    ölecek hayırlı bir evlada delâlet eder.
    İbn-i Sîrîn hazretlerinin tâbiri de şöyle:
    a) O kimsenin yüzüne Cenab-ı Hak hayır kapılarını açar,
    b) İyilik etmeye muvaffak kılar,
    c) Rahmet ve mağfirete mazhar buyurur.
    Cafer-i Sâdık (r.a.)'a göre, düşmanları üzerine galip olur ve hayırlı bir evlada
    kavuşur.

    * KAMER: Bir kimsenin rüyada Kamer Sûresi'nin tamamını veya ondan bir kısmını
    okuduğunu veya kendi üzerine okunduğunu görmesi, kıyamet gününde yüzünün ayın
    ondördü gibi parlayacağına işarettir.
    Yine o kimse, düşmanları üzerine galip olur, zafer kazanır. Sihir ona tesir etmez,
    Cenab-ı Hak onu kâfirlerin şerrinden muhafaza buyurur.

    * RAHMAN: Rüyada Sûre-i Rahman'ın tamanmı veya bir kısmını okuduğunu veya
    üzerine okunduğunu görmek, yahut okuyandan işitmek, yüce Allah'ın af ve
    mağfiretine ermeye, fıkha ve ilme, şer ve kötülüklerden masuniyete delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretleri derler ki:
    - O kişi dünyada bol nimete ve ahirette Allah'ın rahmetine nail olur ve muradına erer.
    Nablusî de: O kimse Haremeynden birine gidip orada vefat eder ve Allah'ın
    rahmetine mazhar olur, demişlerdir.

    * VAKIA: Rüyada bu mübarek sûrenin tamamını veya bir parçasını okuduğunu veya
    kendi üzerine okunduğunu görmek, okuyan birinden işitmek, dünyada fakirlikten emin
    olmaya, ahirette iyi ve güzel amelle rızıklanmaya ve ilk cennete girenler zümresinde.
    bulunmaya delâlet eder.
    ibn-i Sîrîn: O kimse ömrünün sonunda bütün günahlarına tevbe eder ve ümmetin
    salihleri arasında yerini alır, demişlerdir.

    * HADİD: Bir kimsenin rüyada Hadid Sûresi'nin tamamını veya ondan bir parçayı
    okuduğunu yahut kendi üzerine okundu ğunu görmesi, güzel ahlâka ve dince kuvvete
    delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık (r.a.)'ın tâbiri şöyledir:
    a) Din yoluna sülük,
    b) Ahlâk güzelliği,
    c) İman kuvveti,
    d) İbadet ve taata muvaffakiyet...

    MÜCADELE: Rüyada Mücadele Sûresinin tamamını veya ondan bir parçayı
    okuduğunu görmek, yahut bir başkasından işitmek, küfür ve batılla mücadelede
    bulunmaya ve Hak yolda yürümeye delâlet eder.

    * HAŞR: Bir kimsenin rüyada Haşr Sûresi'nin tamamını veya ondan bir parçayı
    okuduğunu veya kendi üzerine okunduğunu görmesi, kıyamet gününde takva ve vera
    sahibi kimselerle haşrol-maya ve ilâhî rahmete ermeye delâlet eder.
    Yine bu mübarek sûreyi okuduğunu görmek; üzüntü, keder ve meşakkattan
    kurtulmaya, genişlik ve bolluğa ermeye ve yolculuğa delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretleri demişlerdir ki: O kimse düşmanına galip gelir ve onu
    kahreder.

    * MÜMTEHİNE: Rüyada bu mübarek sûrenin tamamını veya ondan bir parçayı
    okuduğunu, yahut kendi üzerine okunduğunu görmek, imtihana tabi tutulmaya ve
    imtihanı kazanmaya delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretleri demişlerdir ki:
    - Rüya sahibi aşk ve muhabbete düşer ve bundan helak olmak derecesine gelir.
    Ömrünün sonunda tevbe eder.
    Kirmanî'ye göre, o kimse sahillerden olur ve lisanını hıfz eder.

    * SAF: Bir kimsenin rüyada Saf Sûresi'ni veya ondan bir parçayı okuduğunu görmesi,
    yahut bir başkasından işitmesi, hayır ve hasenata, Allah yolunda cihada delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretleri:
    - Rüya sahibi Allah yolunda cihad edip şehid olarak vefat eder, demişlerdir.
    Nablusî'nin tâbiri de şöyle:
    a) Sebat ve azim,
    b) Nezrine sadakat,
    c) Lisanı hıfz etmek,
    d) Din-i İslâm'a hizmet.

    *CUM'A: Rüyada Cum'a Sûresi'ni veya ondan bir âyeti okuduğunu veya kendi
    üzerine okunduğunu görmek, Cum'a namazına gelenlerin sayısı adedince sevaba
    delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretlerine göre de şöyle: O kimse hayra, güzel ve salih amele
    muvaffak kılınır.

    * MÜNAFİKUN: Rüyada bu mübarek sûrenin tamamını veya bir kısmını okuduğunu
    veya kendi üzerine okunduğunu görmek, kendi itikadında olmayan kimselerle düşüp
    kalkmaya işarettir.
    Ibn-i Sîrîn: O kimseden sırren nifak zuhur eder, demiştir.

    * TEGABUN:
    Bir kimsenin rüyada Tegabun Sûresi'ni veya ondan bir âyeti okuduğunu
    ya da kendi üzerine okunduğunu görmesi, ölümün acılığından ve kıyametin
    şiddetinden emin olmaya delâlet eder.
    Ibn-i Sîrîn hazretleri demişlerdir ki: O kişi cömertlik ve kerem ile şereflenir, fakir
    fukaraya çok sadaka verir ve herkes tarafından sevilir.
    Cafer-i Sâdık (r.a.)'ın tâbiri di şöyle:
    a) Hak yolda devam,
    b) İş ve kavlinde sıdk,
    c) Salih ve muhlis olmak,
    d) Kerem ve cûd...

    * TALAK: Rüyada bu mübarek sûreyi veya ondan bir parçayı okuduğunu veya kendi
    üzerine okunduğunu görmek, dost ve yârânı hesabına üzüntü ve kedere düşmeye
    delâlet eder.
    Denilmiştir ki: Zevcesi ile arası bozulur. Kadın yüzünden mahzun olur. Bu sebeple
    malında ve canında zarara uğrar.

    * TAHRIM: Bir kimsenin rüyada Tahrim Sûresi'ni veya ondan bir kısmını okuduğunu
    yahut kendi üzerine okunduğunu görmesi, yüce Allah'ın o kula tevbe nasib edeceğine
    ve tevbesini kabul buyuracağına delâlet eder.
    Bazı kere de bu rüya, eziyet verecek bir zevce ile tâbir olunur.
    Nablusî demiştir ki: O kimse canında ve malında kendisini üzen bir zevceye mübtelâ
    olur. Sonra kadın bu haline nedamet ederek iyilik yolunu tutar ve efendisini ezadan
    çekinir.

    * MÜLK: Rüyada Mülk Sûresi'nin tamanmı veya bir kısmını okuduğunu veya kendi
    üzerine okunduğunu görmek, çok mala ve geniş rızka mâlik olmaya, Allahu Teâlâ'nın
    kudret ve azametini tefekküre delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık (r.a.)’ın tâbiri şöyle:
    a) İnsanlar nezdinde ulüvv-ü kadr,
    b) Şan ve şöhret ile yâd,
    c) Ahirette af ve mağfirete mazhariyet,
    d) İlâhî gufran.
    Ibn-i Sîrîn de: O kimseyi Cenab-ı Hak kabir azabından ve kıyametin şiddetinden
    kurtarır, demiştir.
    Kirmanı de demiştir ki: Rüya sahibinin akıbeti güzel olur, ruhu kabzedilirken acı ve
    azabdan kurtulur, hayır ve berekete erer.

    * NUN: Bir kimsenin rüyada Sûre-i Nun'u veya ondan bir âyeti okuduğunu veya kendi
    üzerine okunduğunu görmesi, hitabet ve belagatla rızıklanmaya, akla, ilme ve güzel
    ahlâka delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretleri buyururlar ki: Allahu Teâlâ o kimseye, fesahat, ilim ve hitabet
    ihsan eder.
    Yine rüyada bu sûreyi okumak, hayır ve hasenat işlemeyi sevmeye, kerem ve
    cömertliğe ve sadaka dağıtmaya delâlet eder.

    * HAKKA: Rüyada bu mübarek sûrenin tamamını veya ondan bir parçayı okuduğunu
    veya kendi üzerine okunduğunu görmek, Allahu Teâlâ'ya yakınlığa, günah ve
    hatalardan tevbeye, Hak üzere olmaya, bol nimet ve rızka delâlet eder.
    Bu sûreyi rüyada bir melek okumuş olsa, rüya sahibinin mülkü elinden gider. Hasta
    adamın okuduğunu görmesi, vefatına delâlet eder.

    * MEARİC: Rüyada Sûre-i Mearic'i veya ondan bir âyeti okuduğunu yahut kendi
    üzerine okunduğunu görmek, ömrünün sonunda takva sahibi olmaya, çok oruca, her
    işinde galibiyete delâlet eder.
    Ibn-i Sîrîn demiştir ki: O kimse Allah rızası için hayır ve hasenatta bulunur.
    Cafer-i Sâdık hazretlerine göre ise, korku ve helâktan emin ve mahfuz olur.

    * NUH: Bir kimsenin rüyada Sûre-i Nuh'u veya ondan bir parçayı okuduğunu veya
    kendi üzerine okunduğunu görmesi, düşmanı üzerine galibiyete, ahlâksızlık ve
    kötülüğü iptal etmeye, Hak ve insafı meydana çıkarmaya işarettir.
    Ibn-i Sîrîn (rh.a.) demiştir ki: Rüya sahibinin akıbeti hayır olur, tevbe ve istiğfar
    ederek salihler zümresine karışır ve muradına erer.
    Cafer-i Sâdık hazretleri de şöyle tâbir etmişlerdir:
    a) İyilikle emreder,
    b) Kötülükten men eder,
    c) Düşmanı üzerine galip gelir,
    d) Mansur ve muzaffer olur.

    * CİN: Rüyada bu mübarek sûreyi veya ondan bir parçayı okuduğunu veya kendi
    üzerine okunduğunu görmek, yahut okuyan birinden işitmek, rızkın bol ve genişliğine,
    Cin taifesinin o kimseye itaatine ve cinlerin şerrinden emin olmaya, ince ve keskin
    zekâya delâlet eder.

    * MÜZZEMMİL: Bir kimseyi rüyada Sûre-i Müzzemmü'i veya ondan bir parçayı
    okuduğunu veya kendi üzerine okunduğunu görmesi, iyilik ve hayır sahibi olmaya,
    geceleri namaz kılmaya, Kur'ân-ı Kerim tilavetine, dünya ve ahiret müşküllerinden kur
    tulmaya, salihler zümresinden olmaya delâlet eder.
    Nablusî demiştir ki: O kimse gece gündüz ibadetle rızıklanır ve ümmetin
    sahillerinden olur.

    * MÜDDESSIR: Rüyada bu mübarek sûreyi veya ondan bir parçayı okuduğunu veya
    kendi üzerine okunduğunu görmek, ya da bir başkasından işitmek, çok oruç tutmaya,
    güzel sırra, sabır ve kanaat ehli olmaya, iyilikle emretmeye ve kötülükten men etmeye
    delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretleri buyururlar ki: Bu sûreyi rüyada okuyan kimsenin sireti güzel,
    rey ve sözü kavî ve herkesçe makbul olur...

    * KIYAME: Rüyada Sûre-i Kıyame'yi veya ondan bir parçayı okuduğunu yahut kendi
    üzerine okunduğunu görmek ve de bir başkasından işitmek, iyilik ve hayır sahibi
    olmaya, fakir ve fukaraya bol yemek yedirmeye, atâ ve ihsana, yemin etmekten
    kaçınmaya delâlet eder.
    Ibn-i Sîrîn hazretleri demişlerdir ki: Bu sûrenin tamamını veya bir kısmını rüyada
    okuyan kimse şehid olarak vefat eder.

    * İNSAN: Bir kimsenin rüyada Sûre-i İnsan'ı veya ondan bir parçayı okuduğunu veya
    kendi üzerine okunduğunu görmesi ve de işitmesi, şükür ve ibadetle rızıklanmaya,
    zühd ve takvayı nefsine tercih etmeye, Nebiler Sultanının ehl-i beytine karşı sevgi ve
    muhabbete ve güzel ahlâka delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık (r.a.)'ın tâbiri şöyle:
    a) Cömertlik ve kerem sahibi olmak,
    b) Nimete ermek,
    c) Çok mal ile beraber o malı hayra vermek.
    Ibn-i Sîrîn demiştir ki: Rüya sahibi Cenab-ı Hakkın rızasını talip eder, Allah için fakir
    fukaraya yemek yedirir ve Rabbi'nin makamından korkar.

    * MURSELAT: Rüyada bu mübarek sûreyi veya ondan bir parçayı okuduğunu veya
    kendi üzerine okunduğunu görmek, korku ve şiddetten emin olmaya, genişlik ve
    rahmetle rızıklanmaya, aile efradı hakkında cömert davranmaya, tevbe ve istiğfara,
    bâtılı terke ve güzel huya delâlet eder.

    * NEBE': Bir kimsenin rüyada Nebe' Sûresi'ni veya ondan bir parçayı okuduğunu
    veya kendi üzerine okunduğunu görmesi ve de bir yerden işitmesi, Hazret-i Ebu Bekir
    (r.a.)'e göre, güzellikle medh edilmeye ve Allahu Teâlâ'nın o kişiyi halka sevdirmesine
    delâlet eder.
    Denilmiştir ki: O zatın şanı büyük olur ve güzel ismi her yerde hürmetle anılır. Ve
    hidayet üzere bulunur, ömrü uzun olur.
    Cafer-i Sâdık hazretleri derler ki: O kişinin kederi yüce, kelâmı güzel, kendisi
    muhterem ve mükerrem olur.

    * NAZIAT: Rüyada bu sûre-i celîleyi veya ondan bir parçayı okuduğunu veya kendi
    üzerine okunduğunu görmek, ticarette nasibe, sanatta faydaya, kalbdeki şüphe ve
    hıyanetin gitmesine ve kalbin mutmain olmasına delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık ve Ibn-i Şîrîn hazretleri, o kimsenin tevbe etmesi gerektiğini beyan
    ediyorlar.

    * ABESE: Bir kimsenin rüyada Sûre-i Abese'yi veya ondan bir parçayı okuduğunu
    veya kendi üzerine okunduğunu görmesi, sadaka ve zekâtı çok vermeye ve doğu
    tarafına yolculuğa delâlet eder.
    Kirmani demiştir ki: O kişi insanları hakir görüp gurur ve kibire kapılır. Cafer-i Sâdık
    ise:
    - Fakir ve fukaraya karşı hayır ve hasenatı olursa da, bütün bunları riya ile yapar ve
    başa kakar demektedir.

    * TEKVIR: Rüyada bu mübarek sûrenin tamamını veya bir kısmını okuduğunu veya
    kendi üzerine okunduğunu görmek, yolculuğa ve ele geçecek rızka, huşu ve tevbeye
    ve Hakk'ın muhafazasına delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretleri buyururlar ki: O kimse korkudan sonra emniyete, sıkıntıdan
    sonra bolluğa nail olur.

    * INFITAR: Bir kimsenin rüyada İnfitar Sûresi'nin tamamını veya ondan bir âyeti
    okuduğunu görmesi, namaz hususunda tembellik göstermeye, sultan ile sohbete,
    dünya ve dünya nimetlerine düşkün olmaya, ahiret hayatını düşünmemeye delâlet
    eder.

    * MUTAFFİFÎN: Rüyada bu mübarek sûreyi veya ondan bir parçayı okuduğunu ya da
    kendi üzerine okunduğunu görmek, adalet ve insafla ölçü ve tartısını yapmaya,
    Allah'tan korkmaya ve haşyet üzere olmaya, hıfz ve emana delâlet eder.
    Kirmanî demiştir ki: O kimse adil ve emin olup emaneti ehline verir.

    * İNŞİKAK: Kişinin rüyada Sûre-i İnşikak'ı veya ondan bir parçayı okuduğunu veya
    kendi üzerine okunduğunu görmesi, nefsi muhasebe etmeye, kıyamet günü amel
    defterini sağ tarafından almaya ve cennet nimetlerine nail olmaya delâlet eder.

    * BÜRUC: Rüyada bu mübarek sûreyi veya ondan bir parçayı okuduğunu veya kendi
    üzerine okunduğunu görmek, ilim ve güzel amele, Allahu Teâlâ'nın sevgi ve rızasını
    kazanmaya, üzüntü ve kederden halâs olmaya, ilim ve ameli sevmeye delâlet eder.
    Kirmani demiştir ki: Rüyada bu sûreyi okuduğunu gören kimsenin ahireti mâmur olur,
    ulüvv-ü dereceye çok sevaba erer.
    Nablusî: O kimse ilim ve ameli sever, dinde kavi olur, yıldız ilmine merak eder,
    demiştir.

    * TARIK: Rüyada Sûre-i Tarık'ı veya ondan bir âyeti okuduğunu veya kendi üzerine
    okunduğunu görmek ve de işitmek, kız ve erkek evlada, şanı yüce Allah'ı zikretmeye,
    tesbih ve tehlîle, hayır ve hasenata delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Bu sûreyi rüyada okuyan kimse evladı yüzünden
    sevinir, hayır ve menfaat görür.
    Kirmanı de, bir salih evlada mâlik olur, demiştir.

    * ALA: Bir kimsenin rüyada bu mübarek sûreyi veya ondan bir parçayı okuduğunu
    veya kendi üzerine okunduğunu görmesi, çok tesbih etmeye, işlerin yolunda ve kolay
    olmasına, ahireti dünyaya tercih etmeye, ümmetin salihleri arasına karışmaya delâlet
    eder.
    Cafer-i Sâdık' tan. O şöyle tâbir buyurmuştur:
    a) Güç işler Allah'ın lütfü ile kolay olur,
    b) Dindar ve ahireti dünyaya tercih edici olur,
    c) Lisanı hep Rabbihi zikreder,
    Fihrist’e dön
    d) Sık sık rüya görür ve gördüklerini unutur.

    * GAŞIYE: Rüyada bu mübarek sûreyi veya ondan bir parçayı okuduğunu veya kendi
    üzerine okunduğunu görmek, Cenab-ı Hakk'ın lütfü keremiyle geçimin kolaylaşmasına,
    ilim ve takvaya, iyilik ve hayra, rütbe ve şana, kerem ve cömertliğe ve
    halk arasında sevilmeye delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretleri şöyle buyururlar:
    - Kadri ve makamı yüce ve sözü güzel olur.
    Kirmani demiştir ki: İşlerinde sabır ve sebat edici, Allahu Teâlâ'nın rızasını arayıcı,
    kerem ve ihsan edici olur ve kendisi halk arasında sevilir.

    * FECR: Bir kimsenin rüyada Sûre-i Fecr'i veya ondan bir parçayı okuduğunu veya
    üzerine okunduğunu görmesi, ölüm anına kadar sünnet üzere yaşamaya, yetim ve
    fakirleri sevmeye, hem kendi hem müminler için dua etmeye ve bu dua sebebiyle
    menfa-atlenmeye delâlet eder.
    Ibn-i Sîrîn hazretleri demiştir ki: Rüyada bu sûreyi okuduğunu gören kimse şanı yüce
    Allah'ın taat ve ibadetine devamlı olur ve salihler zümresine karışır.
    Bazı kere de rüyada bu sûreyi okuduğunu görmek, hac ibadetine işarettir ve o kimse
    hacca gider.

    * BELED: Rüyada bu sûreyi veya ondan bir parçayı okuduğunu veya kendi üzerine
    okunduğunu görmek, yetimleri terbiye etmeye, yoksulları doyurmaya, merhametli ve
    şefkatli olmaya, lütuf ve kereme delâlet eder.
    Bazı kere de rüyada bu sûre-i celileyi görmek, korkudan sonra emniyete, yeisten
    sonra kurtuluşa ve sadaka vermeyi sevmeye delâlet eder.

    * ŞEMS: Kişinin rüyada Sûre-i Şems'i veya ondan bir âyeti okuduğunu veya kendi
    üzerine okunduğunu görmesi, zafer ve galibiyet elde etmeye, salih bir evlada, ahiret
    ve dünyada emin olmaya, âlimlere muhabbet etmeye, tevbe ve istiğfara delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık (r.a.)'ın tâbiri şöyle:
    a) İlmiyle âmil âlim,
    b) Üstün idrak,
    c) Kuvvetli zeka,
    d) Sıdk ehli olmak...

    * LEYL: Bir kimsenin rüyada Sûre-i Leyl'i veya ondan bir âyeti okuduğunu veya kendi
    üzerine okunduğunu görmesi ve de bir başkasından işitmesi, geceleri ibadetle
    geçirmeye ve Rabbi kerimine çok ibadette bulunmakla şereflenmeye, insanlara iyilik
    etmeye delâlet eder.
    İbn-i Kesir demiştir ki: Rüya sahibinin rızkı az olur, gece gündüz ibadetle şereflenir
    ve şehid olarak vefat eder.
    Yine bu sûreyi rüyada okuduğunu görmek, afat ve belâdan emin olmaya işarettir.

    * DUHA: Rüyada bu mübarek sûreyi okuduğunu veya kendi üzerine okunduğunu
    görmek, hayır ve hasenata nailiyete, zayıf ve yoksullara iyilik etmeye, merhamet
    sahibi bulunmaya, korku ve şiddetten halâs olmaya ve emniyete delâlet eder.
    Ibn-i Sîrîn (rh.a.) demişti ki: Bu sûre-i şerifeyi rüyada okuyan veya okunduğunu
    gören, yetime acır, dilenciyi reddetmez, kendisinden istenileni verir, fakir fukaraya
    iyilik ve ihsanda bulunur.

    * İNŞİRAH: Bir kimsenin rüyada bu mübarek sûreyi okuduğunu veya kendi üzerine
    okunduğunu görmesi, dert ve hastalıklardan emin olmaya, kalbinin İslâm ve hidayet
    nuru ile pırıldamasına, işlerinin kolaylaşmasına, üzüntü ve kederden kurtulmaya
    delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretlerinden. O dedi ki:
    - Bu sûre-i celileyi rüyada okumak şunlara delâlet eder:
    a) Zahmetten sonra rahata,
    b) Hastalıktan şifaya,
    c) Üzüntü ve kederden beri olmaya,
    d) Kalb safasına,
    e) Ferah ve sürura...

    * TİN:
    Rüyada bu mübarek sûreyi veya ondan bir âyeti okuduğunu veya kendi
    üzerine okunduğunu görmek, Peygamber-i Zîşanın, evliyanın ve salihlerin yolunda
    gitmeye ve güzel ameller işlemeye delâlet eder.
    İbn-i Sîrîn demiştir ki: Bu sûreyi rüyada okuyan kişinin rızkı bol, sireti güzel, işleri
    kolay, duası makbul olur.
    Bazı kere de bu rüya, sıhhat ve afiyete, dünya ve ahiret saadetine delâlet eder.

    * ALAK: Rüyada Alâk Sûresi'nin tamamını veya ondan bir âyeti okuduğunu yahut
    kendi üzerine okunduğunu görmek, Kur'ân-ı Kerim öğrenmeye ve tefsir ilmine, yazı
    yazmaya ve mütevazi olmaya delâlet eder.
    ibn-i Sîrîn: O kimse ilim ve Kur'an ile rızıklanır, demiştir.
    Nablusî de demiştir ki: Bu sûre-i şerifeyi okuyan kişi bir erkek evlada nail ve ümmetin
    salihlerinden olur..

    * KADİR: İbn-i Sîrîn hazretleri buyururlar ki: Kadir Sûresi'ni tamamen veya kısmen
    okuduğunu veya okunduğunu gören, derece ve makamını görmedikçe dünyadan
    ayrılmaz. Allahu Teâlâ ona sayısız sevaplar ihsan buyurur.
    Yine bu sûreyi rüyada görmek, hayırlı işlere, gidişatın güzelliğine, çok sevaba, uzun
    ömre, doğru söze ve şanın yüceliğine delâlet eder.

    * BEYYİNE: Bir kimsenin rüyada Sûre-i Beriyye'yi veya ondan bir âyeti okuduğunu
    veya kendi üzerine okunduğunu görmesi, onun eliyle birçoklarının hidayete ermesine,
    kalbinde tam itikadın meydan bulmasına, korku ve müjdeye delâlet eder.
    ibn-i Sîrîn hazretleri derler ki: O kişi tevbe etmedikçe dünyadan ahirete göçmez.

    * ZILZAL:
    Rüyada Sûre-i Zilzal'i veya ondan bir âyeti okuduğunu yahut kendi üzerine
    okunduğunu görmek, rızka ve hazineye nailiyete işarettir.
    Cafer-i Sâdık hazretleri buyuruyorlar ki:
    - Onun eliyle ve vasıtasıyla kâfirlerden bir kavim helak olur...

    * ADIYAT: Bir kimsenin rüyada Sûre-i Adiyat'ı veya ondan bir âyeti okuduğunu veya
    üzerine okunduğunu görmesi, Allahu Telâlâ'yı çok zikretmeye, uzun ve bereketli
    ömre, hayır ve iyilik yapmaya, sahabileri ve Resûl-i Ekrem'i sevmeye ve onlara karşı
    muhabbete delâlet eder.

    * KARİA: Rüyada Sûre-i Karia'yı veya ondan bir âyeti okuduğunu veya üzerine
    okunduğunu görmek, sevinç ve müjdeye, takva ve ibadet sahibi olmaya, mizanda
    sevabın ağır gelmesine, akıbetin hayır ve saadetine delâlet eder.

    * TEKASUR: Rüyada bu mübarek sûreyi veya ondan bir âyeti okuduğunu veya
    üzerine okunduğunu görmek, çok mal ile rı-zıklanmaya ve dünya için biriktirmeye
    işarettir.
    Cafer-i Sâdık hazretleri buyururlar ki:
    - O kimse zahid ve dünyadan uzak olur ve fakat dünya bütün nimetleriyle ona
    teveccüh eder.

    * ASR: Bir kimsenin rüyada Sûre-i Asr'ı veya ondan bir âyeti okuduğunu yahut kendi
    üzerine okunduğunu görmesi, ilâhî müjdeye, kazanç ve menfaate, düşman üzerine
    galip gelmeye, sabır ve sebata ve hak olanı tavsiyeye delâlet eder.

    * HÜMEZE: Rüyada bu sûreyi veya bundan bir âyeti okuduğunu veya kendi üzerine
    okunduğunu görmek, selim kalbe, mal biriktirip hayır yolunda harcamaya, güzel söz
    söyleme sanatına ve insanlar nezdinde meşhur olmaya delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretleri buyururlar ki:
    - O zat malını Allah rızası için hayra verir. Kardeşlerine ve akrabasına iyilik eder.

    * FİL: Rüyada Sûre-i Fil'i veya ondan bir âyeti okuduğunu veya üzerine okunduğunu
    görmek ve de bir başkasından işitmek, düşmanı kahretmeye, fetih ve zaferlere ve
    hacca gitmeye, şiddet ve korkudan hayatı müddetince emin olmaya delâlet eder.

    * KUREYŞ: Bir kimsenin rüyada Sûre-i Kureyş'i veya ondan bir âyeti okuduğunu
    veya kendi üzerine okunduğunu görmesi, halkın arasını ıslah etmeye, meşakkatsiz
    rızka, muhtaçları yedirmeye ve sefer ettiğinde çok menfaatli şeylere mâlik olmaya
    delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık (r.a.)'ın tâbiri şöyle:
    a) Herkese iyiliği murad eder,
    b) İnsanlar tarafından sevilir,
    c) Her yerde muhterem tutulur.

    * MAUN: Rüyada Maun Sûresi'ni veya ondan bir âyeti okuduğunu veya kendi üzerine
    okunduğunu görmek, komşuları ve arkadaşları menfaatlendirmeye ve herkesi razı
    kılmaya delâlet eder.
    Ibn-i Sîrîn demiştir ki: O kimse namazı ara sıra ve vakitsiz olarak kılar, itikadı zayıf
    olur.

    * KEVSER: Rüyada Sûre-i Kevser'i veya ondan bir âyet okuduğunu veya kendi
    üzerine okunduğunu görmek, çok kurban kesmeye, zenginliğe ve her iki âlemde de
    çok çok hayra nailiyete delâlet eder.
    Ibn-i Sîrîn demiştir ki: Rüyada bu sûre-i celileyi görenin mal ve nimeti çok olur,
    devlete erer, ancak evladı olmaz.
    Cafer-i Sâdık (r.a.) şöyle tâbir buyurur:
    a) Hayır ve hasenat işler,
    b) Ecir ve sevaba nail olur,
    c) Ahireti sevenlerle oturup kalkar,
    d) İki cihanda da saadete erer.

    * KAFIRUN: Bir kimsenin rüyada Kâfinin Sûresi'ni veya ondan bir âyeti okuduğunu
    veya kendi üzerine okunduğunu görmesi, kâfir ve münafıklarla mücahede etmeye,
    kıyamet gününde Allah'ın Resulü ve şehidlerle beraber olmaya, hayır ve hasenat iş
    lerinde muvaffakiyete delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık hazretleri: O kimsenin dinde ve şeriatte itikadı kavi ve metin olur,
    demişlerdir.

    * NASR: Rüyada bu mübarek sûreyi veya ondan bir âyeti okuduğunu veya kendi
    üzerine okunduğunu görmek, düşmanlar üzerine galip gelmeye, kıyamet gününde
    Resûl-i Ekrem (s.a.v.) ile olmaya delâlet eder.
    Bazı kere de bu rüya, dinde salâha, halis imana, tevbe ve istiğfara delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık, rüyada bu sûreyi okuyan kimsenin eceli yaklaşmıştır, buyururlar.
    Nablusî, sultanların bu sûreyi rüyada görmeleri, zaferler ve fetihlere delâlet eder,
    demiştir.
    okuduğunu veya kendi üzerine okunduğunu görmesi, arzu ettiği işinin sırasıyla
    meydana çıkmasına ve düşmanlara galip gelmesine işarettir.
    Ibn-i Sîrîn demiştir ki: Allahu Teâlâ onu nazardan, kötü kimselerin ve cinlerin şer ve
    zararından muhafaza buyurur.
    Yine denilmiştir ki: Kim rüyada bu sûre-i celileyi okursa, Rabbi onu insanların ve
    şeytanın şerrinden kurtarır.
    Bazı kere de Nâs Sûresi'ni rüyada görmek, aile ve akrabaların toplanmasına işarettir.
    Nablusî (rh.a.) demiştir ki:
    - Rüya tâbir eden kimsenin sûreyi muteber tutması ve onda rüya görenler için
    münasip âyetlerle hükmetmesi ve her insana tâbirce münasip ve durumuna uygun
    olanı vermesi gerekir.
    Allah'ın kitabından, fayda temin etmek ve kötü şeyleri def etmek için tecrübe edilmiş
    sûre ve âyetlerin rüyada görülmesi, bu sûre ve âyetlere muhtaç olunacak hayır veya
    şer bir hadisenin meydana gelmesine delildir.
    Öyle herkesin aklına estiği gibi tâbir etmesi veya böyledir demesi hikmete uygun
    değildir.

    * KURÂN-I KERİM VEYA DİĞER ŞEYLER OKUMAK: Malumdur ki, Kur'ân-ı Kerim Rabbimizin mübarek kelâmıdır, ondan hem hayatta
    olanlar, hem de ölüler için şifa ve rahmet vardır. Bu sebeple rüyada Kur'ân veya
    ondan bir şey okuduğunu görmek, izzet ve yüceliğe, şeref ve şana delâlet eder.
    O kişi günahkârsa Allahu Teâlâ onun günahlarını af ve tevbe-sini kabul buyurur. Fakir
    ise zenginlik ile nimetlenir, borçlu ise, borcu ödenir. Eğer şahitlik yapacak ise doğru
    şahitlik yapar. Rüyada Kur'ân-ı Kerim'i güzel sesle ve makamla okuduğunu görmek,
    izzet, yücelik ve güzel bir şöhrete delâlet eder.
    Yine rüyada Kur'ân-ı Kerim'i harflerini tahrif ederek okuduğunu görmek, haktan
    dönmeye ve ahdini bozmaya işarettir. Eğer okuduğunu ne olduğunu bilemiyorsa, bu
    kere rüya yalan şahitliğine delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada Kur'ân-ı Kerim okuyan meşhur hafızları görmesi, kavmin
    şereflilerine ve reislerine delâlet eder. Çünkü Resûl-i Ekrem (s.a.v.): "Sizin en
    şerefliniz Kur'an'ı ezberleyenlerdir." buyurmuşlardır.
    Bu sebeple bir kimse rüyada Kur'ân hafızlarını bir yerde toplu halde görse, o yerde
    insanların şereflilerinden bir cemaat toplanır.
    Rüyada Kur'ân okurken insanların kendisini dinlediğini görmek, bir yere memur
    olmaya delâlet eder ve artık onun sözü herkes tarafından dinlenir.
    Rüyada ölüler üzerine okunan sûreleri okuduğunu görmek, hastanın vefatına işarettir.
    Uyanıkken iyi ve düzgün okuma bilmeyen bir adamın, rüyada kıyamet gününde amel
    defterini okuduğunu görmesi, o kimsenin bundan sonra zenginleşeceğine, bütün
    ihtiyaçlarının görüleceğine ve korktuğundan emin olacağına delâlet eder.
    Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada Kur'ân görmek, yedi veçhe ile tâbir olunur:
    a) İlim,
    b) hikmet,
    c) Miras,
    d) Emanet,
    e) Helal rızık,
    f) Hüküm,
    g) Kuvvet.
    Rüyada Kur'ân-ı Kerim satın aldığını görmek, din yolunda malını harcamaya delâlet
    eder. Kur'an'ı tahrif ettiğini görmek, dinde fesada, kıt akla ve itikad bozukluğuna
    delâlet eder.
    Rüyada bir sayfa veya herhangi bir kitap okuduğunu görmek, mirasa delâlet eder.
    Sayfayı ters tarafından okumak, borç altına girmeye ve üzüntüye işarettir.
    Rüyada güzel ve doğru bir şekilde yabancı bir kitabı okuduğunu görmek, bilmediği bir
    memlekete yolculuk etmeye işarettir.
    Bir kimsenin rüyada elinde tefsir kitabı olduğunu görmesi, yolunun doğruluğuna, tefsir
    mütalaa ettiğini görmek, müşkülâtın hallollmasma delâlet eder.
    Kirmanı demiştir ki: Rüyada Mushaf-ı Şerifi açarak bir minber üzerine koyduğunu
    görmek -rüya sahibi ehl-i Kur'ân ise-hayırla anılmaya, bir cemaatın başında reis
    olmağa delâlet eder.
    Cabirül-Mağribî demiştir ki: Rüyada Kur'an-ı Kerim'i öptüğünü görmek bir hayra
    muvaffakiyete, Kur'ân-ı Kerim'deki yazıları toprak üzerine yazmak, ilhada, çıplak
    olduğu halde Kur'ân okumak, Kur'ân'dan medar-ı maişetini tedarike delâlet eder.
    Yine rüyada Mushafa dayanmak veya onu başı altına koymak, -eğer rüya sahibi
    takva ehli ise- Kur'ân-ı Kerim'e karşı muhteris olmağa ve Kur'ân'ı hıfzetmeğe delâlet
    eder.
    Rüyada kendi nezdinde olan Kur'ân-ı Kerim'i kaybettiğini görmek, ilim ve Kur'ân'ı
    unutmağa işarettir. Bir Kur'ân'ı boynuna astığını görmek, bir şehre vali olmağa veya
    kendisine bir emanet tevdi olunmağa alâmettir.

    * KURBAĞA: Bir kimsenin rüyada kurbağa görmesi, âbid ve Allahu Tâlâ'nın
    emirlerini yerine getirmeye çalışan adama delâlet eder.
    Rüyada kurbağa eti görmek, dostlardan menfaate, kurbağa ile konuşmak, hayır ve
    berekete işarettir.
    Rüyada birçok kurbağayı bir yerde görmek, hayır ve berekete delâlet eder. Rüyada
    bir kurbağa bulduğunu görmek, hayırlı ve faziletli bir zat ile sohbete delâlet eder.
    Denilmiştir ki: Rüyada kurbağa sesi işitmek bela ve felakete delildir.
    Geçimini sudan kazanan kimsenin rüyada kurbağa görmesi, hayra ve berekete
    delâlet eder. Rüyada kurbağa yediğini görmek, bir mülke mâlik olmağa delâlet eder.
    Rüyada kurbağaları avladığını görmek, emsal ve akranlarını kahretmeye alâmettir.
    Bazı kere de rüyada kurbağa görmek, hür, temiz, mütedeyyin,
    gönlü alçak ve hiç kimseye eziyet vermeyen iyi bir hanıma delâlet eder.

    * KURBAN: Bir kimsenin rüyada Allah rızası için kurban kestiğini görmesi, bütün
    keder ve gamdan kurtulmağa, sevinç ve berekete, şiddetten halâsa ve hastalıktan
    şifaya delâlet eder.
    Rüyada halka kurban eti dağıttığını görmek, üzüntü ve kederden kurtulmaya, izzet ve
    şerefe, ecir ve sevaba delâlet eder.
    Bazı kere de rüyada kurban görmek, zevceye, kendisiyle iftihar edilecek çocuğa ve
    kendisiyle Hak rızasına yaklaşılan güzel ve salih amele delâlet eder.
    Rüyada kurban adağını yerine getirdiğini görmek, şiddetten halâsa ve hastanın şifa
    bulmasına alâmettir.
    Koyun, keçi, sığır gibi ev hayvanlarını kurban ettiğini görmek, onlardan gelecek
    menfaatlere ve helal rızka delâlet eder.
    Kirmanı demiştir ki: Rüyada kurban etini insanlara taksim ettiğini görmek, muhteşem
    ve zengin bir zatın vefat ederek malının ehil ve akrabalarına taksim olunacağına
    delâlet eder.
    Zindanda olan bir kimse rüyada bir deve veya sığır kurban ettiğini görse, bu rüya,
    onun hapisten kurtulacağına delâlet eder.
    Herhangi bir şeyden korkan adamın rüyada kurban kestiğini görmesi, korku ve
    şiddetten emin olmaya işarettir.
    Rüyada kurban eti çaldığını görmek, hiçbir veçhile iyi değildir. Hastanın rüyada kendi
    nefsini kurban ettiğini görmesi, ölümüne delâlet eder.

    * KURBAN BAYRAMI: Bir kimsenin rüyada Kurban Bayramı görmesi, Tekbir ve
    Tehlil getirmesi, sevinç ve sürura, müjdeye, günahların bağışlanmasına ve Hakk'ın
    rızasına delâlet eder.
    Rüyada kurban bayramı görmek, geçmiş bir sevincin tekrar gelmesine, huzur ve
    refaha delâlet eder.
    Zindanda olan kimsenin rüyada kurban bayramında olduğunu görmesi, hapisten
    kurtulmaya alâmettir. Borçlunun görmesi, borçtan halâs olmaya delâlet eder.
    Rüyada ramazan bayramında olduğunu görmek, üzüntü ve kederden kurtulmaya,
    sevinç ve sürura, işlerde kolaylığa, tevbe-nin kabulüne delâlet eder.
    Bazı kere de rüyada bayram görmek, ferahlık ve sevinç, genişlik ve bol rızka delâlet
    eder.

    * KURNA: Rüyada hamam veya çeşme kurnası görmek, sıhhat ve afiyete delâlet
    eder.

    * KURŞUN: Rüyada bir tüfekle hedefe kurşun attığını ve hedefi vurduğunu görmek,
    bahtın açıklığına ve uğurlu habere delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada külçe halde kurşun bulduğunu görmesi, mal ile tâbir olunur.
    Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada kurşun görmek, üç vech ile tâbir olunur:
    a) Menfaat,
    b) Hizmetkâr,
    c) Ev eşyası...
    Rüyada develere yüklenmiş denklerde kurşun görmek, çok mal ve servete işarettir.
    Kurşun erittiğini görmek de kazanç teminime delâlet eder.

    * KURŞUNKALEM: Rüyada kurşun kalemle bir şey yazdığını görmek, iyi bir habere
    ve edebiyata işarettir.

    * KURT: Rüyada kurt görmek, zalim bir düşmana ve yalancı bir hırsıza alâmettir.
    Rüyada bir kurt ile boğuştuğunu ve onu kahrettiğini görmek, düşmanı kahretmeye ve
    ona karşı galibiyete delâlet eder.
    Rüyada kurt derisi veya kemiği bulduğunu görmek, mala ve menfaata delâlet eder.
    Kendisinin rüyada kurt olduğunu görmek, sevinç ve feraha delâlet eder.
    Bazı kere de kurt görmek, zalim ve insafsız bir hırsızın eve girmesine delâlet eder.
    Kurt rüyası, senenin günleri ile de tâbir olunur. Sebze ve meyvelerin içine düşen yeşil
    kurt, tırtıl da diyebileceğimiz mahlûku görmek, hırsız bir kimseye delâlet eder.

    * KURTULMAK: Kişinin rüyada şiddet ve sıkıntıdan kurtulduğunu görmesi, oruç ve
    sadaka gibi güzel amellerin neticesini müşahade etmeye işarettir.

    * KURUMAK: Rüyada insanın vücudunun yaşlıktan kuruması veya ağacın, yaprağın
    kuruması, fakirliğe ve geçim sıkıntısına, dert ve hastalığa delâlet eder.

    * KURU ÜZÜM: Bir kimsenin rüyada kuru üzüm görmesi, rengi ne olursa olsun
    faydalı rızka ve menfaata delâlet eder.

    * KURU YEMİŞ: Rüyada kuru yemiş görmek, kâr ve kazancın artmasına ve faydaya
    işarettir. Kuru yemiş alıp yemek, üzüntü ve kedere delâlet eder.

    * KURU YEMİŞÇİ: Rüyada kuru yemişçi görmek, halkın sırlarını bilen ve nezdinde
    birtakım hürmete değer kimselerin malları toplanmış bulunan emin ve güvenilir bir
    adama delâlet eder.
    Yine rüyada kuru yemişçi görmek, işleri bitirmeye, sözünde sadık olmaya, garip
    şeyleri bilen kimseye, üzüntü, keder, şiddet, sıkıntı ve hastalıktan kurtulmaya delâlet
    eder.

    * KURUYAN YER: Rüyada daha önce yaş olduğu halde sonradan kuruyan yeri
    görmek, bir mübarek âyetin işaretince korkudan emin olmaya delâlet eder.
    Rüyada kuraklıktan dolayı hasta olduğunu görmek, sıkıntıya duçar olmak, rüya
    sahibinin Allahu Teâlâ'nın rızasının dışına malını harcamasına, borcunu ödemekten
    kaçındığı için de, üzerine Allah'ın azabının ineceğine alâmettir.

    * KURU YONCA: Bir kimsenin rüyada kuru yonca veya hayvanları diğer yiyeceklerini
    görmesi, geniş ve çok rızka delâlet eder.

    * KUSMAK: Bir kimsenin rüyada oruç olduğu halde kustuğunu ve onu tekrar
    yaladığını görmesi, borcunu ödemeye gücü yettiği halde onu ödemediğine ve bundan
    dolayı günaha battığına delâlet eder.
    Rüyada bir kimsenin yemek veya kan ya da balgam kustuğunu görmesi, hayır ve
    menfaata, mal ve servete delâlet eder.
    Rüyada leğen içine kustuğunu görmek, günahlardan tevbe etmeye işarettir.
    Bazı kere de rüyada kusmak, rüya sahibinin haksız olarak almış olduğu bir şeyi tekrar
    sahibine iade etmesine işarettir. Bu hal ise, tevbe ve pişmanlıktır.
    Rüyada süt içip sonra bal kustuğunu görmek, tevbe etmeye delâlet eder. Yine rüyada
    inci, yakut, bal kustuğunu görmek, doğru olarak Kur'ân-ı Kerim'i tefsir etmeye delâlet
    eder.
    Rüyada kusuntu yemeği tekrar yuttuğunu görmek, yapılan bir bağıştan geri dönmeye
    alâmettir. Yine rüyada kusuntu yediğini görmek, mal, hayır ve şöhrete delâlet eder.
    Rüyada çok çok kan kustuğunu görmek, fakir için mala, bir çocuğun dünyaya
    gelmesine veya yakın akrabalardan gurbette bulunan birinin evine dönmesine delâlet
    eder.
    Bazı kere de rüyada kusmak, haram mala, günaha ve kötü işlere alâmettir.
    Rüyada şarap kustuğunu görmek ise, günahtan tevbeye işarettir. Hasta bir kimsenin
    rüyada yılan kustuğunu görmesi, ecelin geldiğine delâlet eder ve o kimse vefat eder.
    Denilmiştir ki: Rüyada kusmak, fakirler için hayra, zenginler için zarara delâlet eder.

    * KUŞ:
    Rüyada tanınmayan bir kuşu görmek, Azrail (a.s.)'a delâlet eder. Çünkü ona
    çok kere ecel kuşu adı verilmiştir. Yine rüyada görülen ve tanınmayan kuş, hasta olan
    evden herhangi bir şeyi kaldırıp gökyüzüne uçsa, o evdeki hastanın vefatına delâlet
    eder.
    Rüyada bir kuşun kendi üzerine düştüğünü görmek, gelecek bir misafire işarettir.
    Rüyada görülen büyük kuşlar melik, reis, âlim, tüccar ve zengin kimselere delâlet
    eder. Su kuşlarını görmek, iki cihetten riyasete ve iki sultan tarafından hususi
    vazifelere nail olmuş şerefli kimselere delâlet eder.
    Rüyada birçok kuşun başı üstünde uçtuğunu görmek, eğer ehilse, bir şehre vali
    olmaya veya reisliğe delâlet eder.
    Rüyada kuşların sesi, sesle ağlamaya işarettir. Güzel bir sesle öten kuşları görmek,
    ister erkek ister dişi olsunlar, ses sanatkârlarına delâlet eder.
    Kuş kümeleri görmek, onları yiyen yahut onlara rastlayan kimse için, altın, gümüş ve
    saltanata nail olmaya işarettir.
    Bir kimsenin rüyada bir kuşun gökyüzünden gelip yanına indiğini görmesi, sevineceği
    bir müjdenin geleceğine delâlet eder.
    Ibn-i Sîrîn (rh.a.) demiştir ki: Rüyada büyük kuş görmek, ulüvv-ü himmettir. Bir
    mahalde kuşların ötüştüklerini görmek, o yer için üzüntü, keder ve şiddete delâlet
    eder.
    Rüyada bir kuş ile konuştuğunu görmek, izzet ve şerefe, elinde bir kuşun öldüğünü
    görmek, keder ve üzüntüye delâlet eder.
    Bir kuşun gelip başı üstüne konduğunu görmek, menfaata ve faydaya ve hayırlı rızka
    işarettir.
    Rüyada serçe kuşu görmek, kadri yüce bir zata delâlet eder. Bir serçe kuşu
    bulduğunu görmek, böyle büyük bir zatla muhabbete delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada bir dişi serçe kuşu bulduğunu veya aldığını görmesi, şeref ve iffet
    sahibi bir kadınla evlenmeye delâlet eder.
    Rüyada elindeki serçe kuşunun uçtuğunu ve bir daha geri gelmediğini görmek, erkek
    veya kız çocuktan birinin vefatına işarettir.

    * HÜDHÜD:
    Cafer-i Sâdık hazretleri demişlerdir ki: Rüyada hüdhüd kuşu görmek,
    dört türlü tâbir edilir:
    a) Uzaktan gelecek sahih haber,
    b) Ulüvv-ü kadr,
    c) Düşmana karşı zafer,
    d) Fehim ve idrak...
    Rüyada hüdhüdün etini ve tüyünü görmek, hayırlı mala işarettir.

    * SÜLÜN: Cafer-i Sâdık (r.a.) demiştir ki: Rüyada Sülün görmek, beş vech ile tâbir
    olunur:
    a) Güzel yüzlü ve güzel sözlü cevze,
    b) Hasna ve müstesna ve hoş hizmetçi,
    c) Okumuş, zarif ve halim evlat,
    d) Güzel kelâm,
    e) Kuvve-i natıkası yani konuşması güzel âlim...

    * SIĞIRCIK: Rüyada sığırcık kuşu görmek, yalancı, hilebaz bir arkadaşa işarettir.
    Cafer-i Sâdık demişlerdir ki: Rüyada sığırcık kuşu görmek, dört şekilde tâbir olunur:
    a) Erkek evlat,
    b) Helal rızık,
    c) Mal,
    d) Hayır ve menfaat..
    Bazı kere de rüyada sığırcık görmek, çok yolculuk eden ve uzaklara gidip gelen
    kimseye delâlet eder.

    * BÜLBÜL: Rüyada bülbül görmek, fasih konuşan, güzel sesli, iyi sözlü bir evlada
    delâlet eder. Evinde bülbül olduğunu görmek, böyle bir evlada veya böyle güzel
    konuşan bir arkadaşa işarettir.
    Ebu Saidü'l-Vaaz demiştir ki: Rüyada bülbül görmek, dört vech ile tâbir olunur:
    a) Zengin kimse,
    b) Zengin ve iffetli kadın,
    c) Kur'ân-ı Kerim hafızı,
    d) Hayırlı evlat...

    * BILDIRCIN: Rüyada bıldırcın görmek, uzaktan hâsıl olacak mal ve nimete delâlet
    eder. Bıldırcın avladığını veya tuttuğunu görmek, hiç ümit etmediği yerden Allah'ın
    izniyle gelecek rızka ve nimete işarettir.

    * ÜVEYK: Ibn-i Sîrîn (rh.a.) demiştir ki: rüyada üveyk görmek, ahlâkı kötü, dini
    noksan ve insanlarla iyi geçinmez bir kadına delâlet eder. Rüyada bir üveyk tuttuğunu
    veya kendisine verildiğini görmek, öyle bir kadınla (bekâr için) evlenmeye delâlet
    eder.
    Üveyk eti yediğini görmek, rızık ve mala işarettir.

    * KEKLİK: Rüyada keklik görmek zevceye veya güzel bir hizmetçiye işarettir. Bir
    keklik tuttuğunu gören yakında evlenir. Keklik satın aldığını görmek, hizmetçi almaya
    alâmettir. Keklik eti yemek yeni elbise ile tâbir olunur.

    * TARLA KUŞU: Rüyada tarla kuşu görmek, ahmak ve aptal bir kimse ile iş yapmaya
    delâlet eder. Tarla kuşu tuttuğunu veya satın aldığını görmek, hastalık ile tâbir olunur.

    * KUŞAK: Rüyada kuşak görmek, babaya, erkek kardeşe veya amcaya işarettir.
    Rüyada beline kuşak bağladığını görmek, ömrün yarısına eriştiğine delâlettir. Çok
    kuşak görmek onları giyen kimse için, uzun ömre delâlet eder.
    Bazı kere kuşak çocuk ile de tâbir olunur.
    Bir kimsenin rüyada üzerinde bezeksiz bir kuşak bulunduğunu görmesi, şerefli, aziz
    ve kuvvetli bir zata intisap etmeye ve ondan hayır ve nimete nail olmaya delâlet eder.
    Fakir bir adamın rüyada beline kuşak bağladığını görmesi, zengin olacağına, sıkıntı
    ve şiddetten kurtulacağına işarettir.
    Devlet reisinin rüyada beline kuşak bağladığını görmesi, kuvvetinin ve devletinin
    artacağına delâlet eder.
    Eğer görülen kuşak altın ve zinetle bezenmiş ise, onlar da devletin vali ve
    idarecilerine işarettir.
    Kuşağın süsleri eğer demirden ise, vali yardımcılarının kuvvetli ve şiddetli olduklarına
    işarettir.
    Yüksek makamdaki bir kimsenin rüyada gümüş kuşak bağladığını görmesi, şöhret ve
    mal sahibi olacağına delâlet eder.
    Bazı kere de rüyada kuşak görmek, kısa olursa, yarım bir ömre, uzun olursa, uzun
    ömre delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada kuşak kuşandığını görmesi, herkes tarafından gıpta edilecek bir
    nimete ve rütbeye delâlet eder.
    Nablusî (rh.a.) demiştir ki:
    - Rüyada belinde kuşak bulunduğu yerde bir yılan bulunduğunu gören kişi, beline
    içinde para bulunan bir kemer kuşanır. Eğer belindeki kuşak iplikten ise o kişinin
    ömrünün yarısı geçmiştir. Bazı kere de kuşak görmek, posta arabasına binmeye
    delâlet eder.

    * KUŞÇU:
    Kişinin rüyada kuşçu görmesi, hizmetçi ve köleleri satan bir adama
    işarettir. Bazan da kuşçu görmek, ferah ve geniş yerde toplanmaya delâlet eder.
    Rüyada kuş gagası görmek, ona mâlik olan kişi için, yaygın bir şöhrete delâlet eder.

    * KUŞ KANADI: Bir kimsenin rüyada kuş kanadı görmesi, mala ve menfaata delâlet
    eder. Bazı kere de çok kıymetli şeylere işarettir. Bazan da makam ve mevkiye delâlet
    eder.
    Kuş kanadı şu şekilde de tâbir olunur:
    a) Kılıç,
    b) Bıçak,
    c) Süngü,
    d) Elbise,
    e) Mal ve nimet.
    Rüyada kuş tüyü görmek, hayır ve menfaate delâlet eder.
    Kirmanî demiştir ki: Rüyada bir yere kuş tüyü doldurduğunu görmek, evlenmeye
    işarettir.
    Eti yenen kuşun tüyünü görmek, helal mala işarettir. Eti yenmeyen kuşun tüyü de
    haram mala delâlet eder.

    * KUŞ DARISI: Rüyada kuş darısı görmek, zorluk ve meşakkatle elde edilen mala
    işarettir.
    Kirmani demiştir ki: Rüyada kuş darısı görmek, az veya çok, toplu veya dağınık,
    pişmiş veya çiğ olsun helal mala delâlet eder.

    * KUŞ YEMİ: Rüyada kuş yemi görmek, şerif bir kimse tarafından gelecek helal mala
    delâlet eder.

    * KUŞ PİSLİĞİ: Bir kimsenin rüyada kuşun kendi üzerine pislediğini görmesi,
    elbiseye işarettir. Bazı kere de Akbaba veya başka büyük kuşun insan üzerine
    pislemesi, devlet reisinin düşmesine delâlet eder.

    * KUŞ TUZAĞI:
    Bir şey ümit eden kimsenin rüyada kuş tuzağı görmesi, ümidinin
    meydana gelmesine işarettir. Kaçak bir adamın kuş tuzağı görmesi, yakalanmasına
    delâlet eder.
    Rüyada kuşun ağzı ile yavrusuna yem verdiğini görmek, sıkıntı ve darlığa, kötü işleri
    gizlemeye delâlet eder.

    * KUŞ YUVASI: Rüyada kuş yuvası görmek, münzevî hayat yaşayan âbid kimselerin
    mescidlerine işarettir.
    Yine kuş yuvası, zevceye, ticarette başarıya ve menfaata delâlet eder.

    * KUTU :Rüyada kutu görmek, ne çeşit kutu olursa olsun, zevceye delâlet eder.
    Bekâr bir kızın rüyada kutu görmesi, evlen mesine ve iyi bir adama delâlet eder.
    Şeker ve helva dolu kutu görmek, güzel yüzlü, güzel sözlü ve tatlı dilli zevcedir. İçi
    biber dolu kutu ise bunun tam zıddı.

    * KUVVET: Nablusî demiştir ki: Rüyada güçlüzlükten sonra kendisini kuvvetli
    hissetmek hastalığın uzamasına ve artmasına işarettir. Ancak, rüya sahibinin hayra
    erişmesi ve uzun bir ömre nail olması ümid edilir.
    Bir kimsenin rüyada çok çok kuvvetli olduğunu görmesi, onun din ve dünyasında olan
    kuvveti ile tâbir olunur.

    * KUYRUK: Kişinin rüyada kuyruk görmesi, teb'a ile tâbir edilir. Bundan dolayı rüyada
    kuyruğunun olduğunu görmek, halktan olan teb'aya delâlet eder.

    * KUYRUKLUYILDIZ:
    Rüyada kuyruklu yıldız görmek, talihin ve bahtın açıklığına,
    sevinçli habere ve servete delâlet eder.

    * KUYU: Bir kimsenin rüyada kuyu görmesi, hileye ve halkı aldatmaya işarettir.
    Cafer-i Sâdık hazretleri demiştir ki: Rüyada kuyu görmek, beş vech ile tâbir olunur:
    a) Evlenmek,
    b) Âlim,
    c) Büyük ve kerim bir zat,
    d) Ölüm,
    e) Merk ve hile...
    Bazı kere de rüyada kuyu görmek, kadın ile, suyu da kadının malı ile tâbir olunur.
    Rüyada bir kuyudan su içtiğini görmek, zevcesinin malı ile menfaatlenmeye işarettir.
    Kuyunun suyunun taştığını görmek, hanımın salâhına ve malının telef olmasına
    delâlete der.
    Ebu Saidü'l-Vaaz demiştir ki: Rüyada kuyu görmek için mal ve hayırlı zevceye, kadın
    için de güzel ahlâk sahibi kocaya delâlet eder. Kuyunun suyu yine mal ile tâbir
    olunur. Rüyada kuyunun dibine düştüğünü görmek, ölüme işarettir. Çünkü mezar da
    ölü için bir kuyu mesabesindedir.
    Rüyada kuyuya indiğini fakat oradan gökyüzünü göremediğini görmek, mallarının
    hırsız tarafından çalınacağına delâlet eder. Yolcunun bu rüyayı görmesi, yolcunun
    kesilmesine işarettir.
    Bazan da rüyada kuyuya düştüğünü fakat kendisini çıkararak bir kimse bulamadığını
    görmek, kabre delâlet eder.
    Kirmani demiştir ki: Rüyada kuyu suyu içtiğini görmek, hastalığa, kuyuya indiğini
    görmek de zindana delâlet eder. Kuyudan çıktığını görmek, Allah'ın izniyle ferah ve
    sürura ermeye ve zindandan kurtulmaya alâmettir.
    Rüyada zemzem kuyusunu bir mahalde görmek, o yere hayır sahibi ve salâh ehli bir
    kimsenin geleceğine delâlet eder.
    Rüyada zemzem kuyusundan su içtiğini veya abdest aldığını görmek, hayır ve
    berekete ve hacca delâlet eder.

    * KUYU ÇIKRIĞI: Bir kimsenin rüyada kuyu çıkrığı görmesi, din ve dünya işlerinde
    halka yardım eden çok faydalı ve kerim bir mümine delâlet eder.
    Rüyada kuyudan su çekip onunla abdest aldığını ve abdestini tamamladığını görmek,
    üzüntü, sıkıntı, hastalık ve darlıktan kurtulmaya işarettir.
    Bazı kere de kuyu çıkrığı görmek, hal ve hareketlerinde çok neşeli ve sevinçli bir
    hizmetçiye delâlet eder. Yine bu rüya, zevce ve çok konuşan bir çocuk ile de tâbir
    olunur.

    * KUYUMCU: Kişinin rüyada kuyumcu veya işlenmiş altınları satan sarrafı görmesi,
    sevinç ve sürura delâlet eder.
    Kuyumcu görmek şu vech ile de tâbir olunur:
    a) Riya,
    b) Yalan,
    c) Hile,
    d) Yaramazlık yapan kimse.
    Bazı kere de rüyada kuyumcu görmek, güzel şiir söylemeye, birtakım cümleleri bir
    araya getirmeye, ilim, hidayet, sevinç, sürür, evlenmek ve evlada delâlet eder.
    Denilmiştir ki: Kuyumcu, kendisinde hayır ve bereket olmayan şerli bir adamdır.
    Kişinin rüyada tanımadığı bir kuyumcuyu görmesi, sözü dilediği kalıba döken ve
    yalan söz uyduran bir adama delâlet eder.
    Nablusî demiştir ki: Rüyada altın ve gümüşü ateşten çıkarıp sonra yine ateşe sokup
    kızdırdığını gören kimsenin, yalancı olduğunu ve insanlar arasına fitne soktuğuna
    delâlet eder.

    * KUYU TEMİZLEYİCİ: İnsanın rüyada kuyu temizleyicisi görmesi, sefere ve orta halli
    olmaya delâlet eder.
    Hasta için bu rüya, ölüm ile tâbir edilir.

    * KUZGUN: Rüyada kuzgun görmek, çocuğa, hizmetkâra işarettir. Kuzguna
    rastladığını veya mâlik olduğunu görmek, bir şehre vali olmaya delâlet eder. O kimse
    valiliğe ehil değilse hak olan bir söz söyler, fakat sözü tasdik edilmez.
    Rüyada üzerine kuzgun düştüğünü görmek, yolunun kesileceğine işarettir.

    * KUZU
    : Bilirsiniz ki, koyun bereketli ve faydalı bir hayvandır. Bu sebeple rüyada
    kuzu görmek, ana babasına itaat eden bir çocuk ile tâbir olunur.
    Hanımı hamile olan kimsenin rüyada bir kuzu bağışladığını görmesi, doğacak
    çocuğun erkek olacağına işarettir ve o erkek çocukla müjdelenir.
    Rüyada kuzu kestiğini görmek, aileden bir çocuğun ölümüne işarettir.
    Rüyada bütün hayvanların küçük yavrularını görmek, onlara mâlik olan kimse için
    üzüntü ve kederdir. Çünkü onlarin terbiyesi ve büyütülmesi güçlük ve zahmet iledir.
    Ancak insanların küçük kız çocukları dünyalığa delâlet eder.

    * KUZU KULAĞI:
    Rüyada kuzu kulağı görmek, hastalıklardan şifaya işarettir.

    * KUZU VE OĞLAK: Rüyada kuzu ve keçinin yavrusu olan oğlağı görmek, insanın
    çocuğuna delâlet eder. Rüyada kuzu veya oğlak keserek etini yediğini görmek, rüya
    sahibinin veya akraba dan bir kimsenin çocuğunun ölümüne delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada kendisine bir kuzu veya bir oğlak bağışlandığını görmesi, iyi ve
    temiz bir çocuğunun olacağına alâmettir.

    * KÜÇÜK DÜKKAN: Rüyada kendi evinin kapısında küçük bir dükkan görmek, o evin
    hanımına delâlet eder. Bazı kere de, bu rüya, hanımın dost ve arkadaşlarına işarettir.
    Rüyada bir dükkan üzerinde oturduğunu görmek, eğer ehilse velayete, şeref ve
    rütbeye delâlet eder.
    Bazı kere de dükkan görmek, ana babaya delâlet eder. Çünkü ana baba, insanın
    varlığına ve yaşamasına sebeptir.
    Bekâr bir adamın rüyada dükkanının hoş ve güzel koktuğunu görmesi, temiz ve pak
    bir hanımla evlenmeye delâlet eder.

    * KÜÇÜK ÇOCUKLAR: Rüyada kendisine küçük, sevimli ve güzel yüzlü bir erkek
    çocuğun geldiğini görmek, iki veçhe ile tâbir olunur:
    a) Melek,
    b) Müjde.
    Rüyada kendisini kundakta bağlı küçük çocuk olmuş görmek, dört şekilde tâbir
    olunur:
    a) Malın elden gitmesi,
    Bir kimsenin rüyada devamlı su içinde bulunan kuşu görmesi, geçimi su üzerinde
    olan adama veya takva sahibi kimseye ve temizliğe delâlet eder.
    Rüyada yırtıcı ve paralayıcı büyük kuşu görmek, yabanî canavara ve yerdeki zehirli
    haşerelere işarettir.
    Yine yaralayıcı ve fakat insanlar tarafından terbiye edilmiş bir kuşu görmek, izzete,
    devlete, şerefe ve faydalı rızka delâlet eder.
    Rüyada şerri olmayan sadece hayrı olan bir kuşu görmek, korkudan emin olmaya,
    helal rızka ve elbiselere delâlet eder.

    * KÜÇÜK SİNEK: Rüyada insanların kulaklarına giren küçük sinekleri görmek, halkın
    başında olan adam bir düşmana işarettir.

    * KÜÇÜK TEPE: Rüyada küçük tepe görmek, dört veçhe ile tâbir olunur:
    a) İzzet,
    b) Hürmet,
    c) Rif at,
    d) Şan sahibi olmak.
    Rüyada yüksek ve düz bir yerde küçük bir tepe görmek, gördüğü düz yerin büyüklüğü
    miktarmca, dünya genişliğine erişmeye işarettir.
    Bir kimsenin rüyada kendisini yüksek bir tepe üzerinde görmesi, saltanat ve reisliğe,
    malın artmasına, rütbe ve şerefli olmasına delâlet eder.
    Yine rüyada çamurdan küçük bir tepe üzerinde olduğunu görmek, mülk ve saltanata
    delâlet eder. İnsanlar topraktan yaratıldıkları cihetle, yer, insana delâlet ettiği için her
    yüksek tepe ve yerler, neseb, ilim, mal ve saltanat cihetiyle, şöhreti ve medhi diğer
    insanlardan yüce olan kimseye alâmettir.
    Rüyada bir tepe veya yüksek bir yer üzerinde durup oraya raptedildiğini görmek,
    makamın yüksekliğine ve işin güzelliğine delâlet eder.
    Bazı kere de yüksek yerler, güzel eve, yüksek mertebeye ve güzel bineğe işarettir.
    Rüyada evlenmeyi arzu eden bir kişinin yüksek bir tepe veya yüksek bir yerde bir şey
    üzerinde olduğunu görmesi, zengin, şerefli ve medhe lâyık bir hanımla evlenmeye
    delâlet eder.
    Hasta adamın rüyada yüksek bir tepe üzerinde olduğunu ve altında da insanlar
    bulunduğunu görmesi, onun tabutuna ve mezarına işarettir.
    Rüyada yüksek bir mekânda halka hitap ettiğini veya ezan okuduğunu görmek, mülke
    ve saltanata delâlet eder.
    Yine bu rüya, hâkimlik, fetva, ezan ve hitabet gibi şöhret veren ve halkın şereflilerinin
    ve keremlilerinin bulundukları bir makama delâlet eder.
    Rüyada yüksek ve düz arazisi olan bir tepe görmek, o düzlük arazinin genişliği
    nisbetinde insanlar arasında şöhreti ve namı yaygın bir kişiye delâlet eder.

    * KÜF: Rüyada küf görmek, nice zaman kendisiyle görüşülmeyen bir arkadaşla
    buluşmaya delâlet eder.

    * KÜFFAR: Rüyada kendi evine bir müşrik girdiğini ve fenalık etmek istediğini
    görmek, azılı ve hain düşmanlara delâlet eder.
    Fihrist’e dön
    Rüyada bir kâfirin eline esir düştüğünü görmek, üzüntü, keder, gam ve şiddete
    işarettir. Bir kâfiri esir aldığını görmek, üzüntü ve kederden halâs olmaya delâlet eder.

    * KÜFÜR: Nablusî demiştirki: Rüyada Allahu Teâlâ'nın nimetlerini inkâr zenginliğe
    işarettir. Küfür, kurtuluşu olmayan ve ilâsı bulunmayan bir illettir. Küfür, zulümdür.
    Bundan dolayı rüyada kâfir olduğunu gören kimse, zevk ve sefaya düşkün ve halka
    zulmeder.'
    Şunu da biz ilave edelim ki, kâfir evvelâ kendi nefsine zulmetmiştir. Çünkü kendisini
    yaratan ve nimetleriyle rızıklandıran Rabbini tanımamak, cehenneme razı olmaktır.
    Bu ise, kişinin kendi nefsine bile bile zulümdür.
    Ekseri zenginlerin ne halde olduğu da aşikârdır. Zevk, sefa, har vurup harman
    savurmak ve öteleri hiç düşünmemek. İşte ahmaklık budur. Ve yukarıdaki rüyanın
    tâbiri böyle anlaşılmalıdır.
    Bir kimsenin rüyada kendisini zevk ve sefaya düşmüş görmesi, dinin bozukluğuna
    işarettir ve onun itikadı bozulur. Rüyada sapıklığa düştüğünü görmek, hataya
    düşmeye delâlet eder.
    Denilmiştir ki: Küfür, hakkı inkâr etmektir. Ve yine küfür, ihsanda bulunan kimsenin
    nimetini veya sözünü inkâr etmektir.
    Bazı kere de rüyada küfür, dinde fitneye düşmeye ve adam öldürmeye delâlet eder.

    * KÜKÜRT:
    Kişinin rüyada kükürt görmesi, fazla yalancı ve sözünde durmayan bir
    adama delâlet eder. Çünkü kükürt gümüşle karıştığı zaman, gümüşün rengini
    değiştirir. Kükürt kötü koktuğu için de haram mal ile tâbir olunur.
    Rüyada kükürt ve kibritle aydınlık olması için mum, kandil veya herhangi bir şey
    yaktığını ve alevlendirdiğini görmek, hidayet ve menfaata, üzüntü ve kederin
    gitmesine delâlet eder.

    * KÜL:
    Rüyada ateş külü görmek, haram mal ile tâbir olunur. Bazı kere de kül
    görmek, üzüntüye, göz ağrısına, hidayetten sonra sapıklığa delâlet eder.
    Bir kimsenin rüyada küle rastladığını veya onu yüklendiğini yahut topladığını görmesi,
    faydasız olan batıl söz ve ilmi toplamaya işarettir.
    Rüyada fırınlardan toplanan külü görmek, sadakadan biriktirilen mala veya faydası
    olmayan boş söze elâmettir.

    * KÜLAH: Rüyada kendisine bir külah verildiğini görmek, uzak bir sefer ile tâbir
    olunur ve o kimse bir yolculuğa çıkar.
    Yine külah görmek, reislik veya yolculuğa yahut bekâr için evlenmeye veya
    hizmetçiye delâlet eder.
    Rüyada başına güzel bir külah geçirdiğini gören kimse, izzet ve devlete erişir.
    Uyanıkken giydiği külah ve takkelerden birisini rüyada görmek, rüya sahibinin
    fevkinde olan âmirine veya baba, amca, ya da âlim bir kimseye delâlet eder.
    Rüyada külahının başından düştüğünü görmek, âmirden ayrılmaya veya işinden
    azledilmeye delâlet eder.
    Rüyada külahını tersine giydiğini görmek, memurlar için, âmirinin ona kızmasına ve
    öfkelenmesine işarettir.
    Rüyada başına giydiği külahın salih kimselerin giydiği külahlardan olduğunu görmek,
    rüya sahibinin salihlere benzemesine ve onların eserlerini okumasına delâlet eder.
    Bekâr bir kadının rüyada başında takke olduğunu görmesi, evleneceğine işarettir.
    Hamile kadının görmesi, erkek bir çocuğa delâlet eder. Çünkü külahı erkekler giyer.
    Bazı kere takke ve külah görmek, takva ve veraya da işarettir.
    Rüyada başında samurdan veya tilki ve sincap derisinden bir takke olduğunu
    görmek, rüya sahibi tüccar ise, pis şeyler ile ticaret yaptığına delâlet eder. Âmir ise,
    zalimlik ile tâbir olunur.

    * KÜLAHÇI: Rüyada külah ve takke yapan veya satan kimseyi görmek, halkın giydiği
    külahların değer ve miktarmca riyaset sahibi bir zata işarettir.

    * KÜLHAN: Kişinin rüyada hamam külhanı görmesi, üzüntü, keder, sıkıntı ve
    şüphelere alâmettir. Rüyada alçı ve kireç ocağını görmek:
    "Çünkü taşın öylesi vardır ki, ondan ırmaklar kaynar, öylesi vardır ki, yarılıp ondan su
    fışkırır, öylesi de vardır ki, Allah korkusuyla yukarıdan aşağı düşer." (Bakara: 57)
    mealindeki âyetin gereğince âlimleri kötülemeye, onlara tariz yapmakla meşgul
    olmaya ve onlar hakkında kötü söz söylemeye işaretler.
    Rüyada kiremit ocağı görmek, haddi tecavüz, zulüm ve küfre delâlet eder. Zira kiremit
    ocağı Firavunların icat ettikleri bir şeydir.
    Bazı kere de hamam külhanı görmek, cehennem ve cehennem ehline, zindana ve
    zindandaki hapislere delâlet eder.

    * KÜLHANBEYİ: Rüyada külhanbeyi görmek, şecaate, cesur bir kimse ile
    arkadaşlığa ve doğru söze delâlet eder.

    * KÜLÜNK: Rüyada külünk görmek, iyi ve güzel şeylere, kalbin kuvvet bulmasına ve
    mala delâlet eder.

    * KÜMES: Rüyada tavuklara mahsus kümes görmek, berekete, eve, sevinç ve feraha
    delâlet eder. İçi civcivlerle dolu kümes görmek, iyi bir kadınla evliliğe, hayırlı bir
    hizmetçiye ve rızka delâlet eder.

    *KÜRDAN: Rüyada kürdan görmek, helâl rızka, temizliğe, tevbe ve istiğfara ve
    hatadan dönmeye delâlet eder.
    Yine rüyada kürdan görmek, işçiye, çocuğa ve menfaatli bir hizmetçiye işarettir.

    * KÜRDANCI: Rüyada kürdancıyı görmek, rüya sahibinin malını yiyen ve malına
    noksanlık getiren hane halkına delâlet eder. Çünkü kürdan yürüdüğü zaman süpürge
    gibidir. Dişler o kişinin ehl-i beytidir. Dişleri temizlemek de malı temizlemektir.
    Bazan da kürdancıyı görmek, hastalıklardan şifaya ve sünnet-i seniyyeye tâbi olmaya
    delâlet eder.

    * KÜREK: Rüyada kürek görmek, faydalı ve menfaatli kimselere delâlet eder. Çünkü
    insan kürekle birçok işini görür ve ondan faydalanır.
    Rüyada yeni bir kayık küreği aldığını görmek, işlerinde kendisine yardım edecek bir
    dosta delâlet eder.

    * KÜREK KEMİĞİ: Rüyada kürek kemiği görmek, kadın ile tâbir olunur. Bazan da
    kürek kemikleri, kuvvet ve kudrete işarettir.
    Rüyada kendi omuzunda ağır bir yük olduğunu ve onu taşımaktan âciz kaldığını, ona
    kuvveti yetmediğini görmek, rüya sahibinin birçok günah işlediğine delâlet eder.

    * KÜRK: Bir kimsenin rüyada kış mevsiminde kürk giydiğini görmesi, hayır isabet
    edeceğine, fakirlik ve ihtiyacını onunla gidereceğine delâlet eder.
    Çünkü fakirlik soğuk gibidir. İnsanı soğuktan muhafaza eden kürk, bu sebeple
    menfaata delâlet eder.
    Rüyada kürk görmek beş veçhe ile de tâbir edilmiştir:
    a) Refah,
    b) Zenginlik,
    c) Helal kazanç,
    d) Rütbe ve makam,
    e) Bekar için evlilik.
    Rüyada ve yaz gününde kürk giydiğini görmek, üzüntü ve keder içinde gelecek
    menfaata ve hayra delâlet eder.
    Tilki derisinden kürk görmek, hilekâr ve dubaracı bir kimseye delâlet eder. Çünkü tilki
    hayvanların en kurnazıdır. Kaplan derisinden kürk görmek, zalim kimselere işarettir.
    Rüyada koyun derisinden mamul kürk görmek, şerefli ve iti-mad edilecek bir kimseye
    delâlet eder.
    Sincap derisinden yapılan kürk, izzet, böbürlenmek, gurur ve ' dinsizlikle beraber
    rütbeye de işarettir.
    Rüyada bir kürkü veya bir keten bezini düzenlediğini görmek, hiç ümit edilmeyen
    yerden bir şeyin gelmesine delâlet eder.

    * KÜRKÇÜ: Rüyada ve yaz mevsiminde kürkçüyü görmek, üzüntü, keder ve
    hastalıklara delâlet eder. Çünkü kürk yaz mevsiminde giyilmez. Bu rüyanın kış
    mevsiminde görülmesi, sıhhat, afiyet, şenlik, üzüntü ve kederden kurtulmaya
    alâmettir.
    Kürkçü görmek, bazı kere de helâl kazanca ve rızka delâlet eder.

    * KÜRSÜ: Bir kimsenin rüyada kürsü görmesi, devlet başkanı tarafından meydana
    gelecek yüceliğe veya kadına delâlet eder.
    Rüyada demirden kürsü görmek, kuvvet ve yardımcıya işarettir. Ağaç kürsü, nifakla
    beraber az bir kuvvete ve yardımcıya işarettir.
    Kürsü rüyası şu şekilde de tâbir edilmiştir:
    a) İzzet ve yücelik,
    b) Zevce,
    c) Evlat,
    d) Yüksek evler,
    e) Çok mal,
    f) Elbise..
    Âlim ve fazıl bir kimsenin rüyada göklerin üzerindeki kürsüyü görmesi, derecesinin
    yükselmesine ve yüksek rütbelere delâlet eder.
    Rüyada bir kürsü üzerinde oturduğunu görmek, bir kimsenin velisi veya varisi olmaya
    delâlet eder. Eğer hüner sahibi bir kişi ise kendisine bir memuriyet verilir ve o
    makamda yükselir.
    Rüyada üzerinde elbise olan bir kürsü yahut sedir üstünde oturduğunu görmek,
    büyük bir ilme, acil bir hayra, çabucak yapılan bir iyiliğe, izzet ve rütbeye delâlet eder.
    Hamile bir kadının rüyada kürsü üzerinde oturduğunu görmesi, doğum yaparken
    ebenin üzerine oturacağı sandalyeye işarettir.
    Yine kürsü üzerinde oturmak, oturan kimse için kürsünün kıymeti, güzelliği, yüksekliği
    ve yeniliği nisbetinde ahiretçe kurtuluş ve felaha delâlet eder.
    Rüyada bir kürsüye rastladığını ve üzerine oturduğunu görmek, saltanata veya
    kürsünün kıymet ve şekline göre bir kadınla evlenmeye alâmettir.
    Rüyada kürsünün kırılıp parçalandığını görmek, rüya sahibinin veya zevcesinin
    ölümüne işarettir.
    Bazı kere de rüyada kürsü görmek, hamile kadın için sıkıntıdan kurtulmaya, bekâr
    için evlenmeye ve evli için de çocuğa delâlet eder.

    * KÜP: Rüyada küp görmek, zina eden kadın ile tâbir olunur. Her küpün tâbiri onun
    kıymetine göre yapılır.
    Rüyada şarap küpü görmek, hazineye delâlet eder. içinde su bulunduğu halde bir
    evin içindeki küp, zengin ve kederli bir kadına işarettir.
    Rüyada, yol üzerinde yapılmış su küpü görmek, Allah yolunda çok infakta bulunan bir
    kimseye delâlet eder. İçinde sirke bulunan küp görmek, takva ve vera sahibi bir
    adama işarettir.
    Bazı kere de küp, evin idarecisine, onun mahzen ve dükkanına ve hamile zevcesine
    delâlet eder.
    Toprağa gömülmüş bir küp görmek, görülmemiş derecede ele geçecek bir servete ve
    mirasa delâlet eder.

    * KÜPE:
    Cafer-i Sâdık hazretleri demişlerdir ki: Rüyada küpe görmek, dört veçhe ile
    tâbir olunur:
    a) Zinet ve ziyade ilim,
    b) Kur'ân-ı kerim'i öğrenmek,
    c) Şeref ve makam,
    d) Talak sebebiyle hüzün ve gam.
    Rüyada kulaklarında gümüş küpeler görmek, Kur'ân-ı Kerim'i ezberlemeye delâlet
    eder.
    Yine rüyada kulağındaki küpelerin her birinde inciler olduğunu görmek, Kur'ân-ı
    Kerim'i ezberlemeye delâlet eder.
    Yine rüyada kulağındaki küpelerin her birinde inciler olduğunu görmek, Kur'ân-ı
    Kerim'i ve din ilimlerini hıfzetmeye, hayır ve berekete delâlet eder.
    Rüyada kulağında gümüş küpe gören hamile kadın erkek çocuk doğurur.
    Bir kimsenin rüyada hanımının veya hizmetçisinin kulağında küpe görmesi, ticarete
    işarettir ve o kişi işinden kazançlı çıkar.
    Yukarıda da ifade edildiği gibi, rüyada kulaklarında incili küpe görmek, dünya
    bezeklerinden güzellik ve mala ve güzel bir sesle Kur'ân-ı Kerim'i ezberlemeye
    delâlet eder.
    Rüyada erkek çocuğun kulağında küpe görmek, süs ve zinete işarettir. Bekâr bir kız
    küpelerden birini görse, bu rüya, onun evlenmesine delâlet eder.
    Hamile bir kadının kulağında küpe görmesi, karnındaki çocuğun erkek olduğuna
    alâmettir. Eğer küpe gümüşten ise, onun çocuğu Kur'ân'ın yarısını ezberlemeye
    muvaffak olur. Eğer altından olursa Kur'ân'ın tamamını ezberler. Küpe incisiz ise, o
    çocuk sesle şarkı ve türkü çağırır.
    Nablusî (rh.a.) demiştir ki: Rüyada buluğ çağına girmiş çocuk ve erkeklerin
    kulağında küpe görmek, makbul değildir. Çünkü onlar için küpe takmak ayıptır ve
    onlara inecek kötü bir şeye veya akıl noksanlığına delâlet eder.
    Rüyada kendi kulağında küpe görmek, güzel, ahenkli şeyleri dinlemeyi sevmeye
    işarettir. Yine kulağında birçok küpeler olduğunu görmek, Kur'ân-ı Kerim'i
    ezberlemeye, halk içinde şeref ve itibar göreceği bir ilme delâlet eder.
    Bazı kere de küpe, nasihata ve güzel öğütlere delâlet eder. Çünkü bu sözüm
    kulağına küpe olsun derler.
    Küpe, kadın için kocasına, küpenin salkımları da çocuklarına işarettir.
    Rüyada hanımının veya hizmetçisinin kulağında salkımla süslü küpeler görmek, ele
    geçecek mala, menfaat ve hayıra delâlet eder.
    Küpe, erkek için ilmen çok yüksek derecelere de alâmettir.

    * KÜTÜPHANE:
    Rüyada içi dinî kitaplarla dolu bir kütüphane görmek, ilme meraka,
    makam ve rütbeye delâlet eder.
    Bomboş bir kütüphane görmek, üzüntü, keder ve sıkıntıya delâlet eder.
    Rüyada kütüphaneden bir tefsir alıp okuduğunu görmek, izzet, şeref ve makama
    işarettir.
    Yağmıştır bu âlemde çoğunun bahtına kar, Rüya bu, kimine mâh, kimine zühre çıkar!




    kaynak: Mustafa Necati Bursalı / Büyük İslami Rüya Tabirleri Ansiklopedisi

+ Yeni Konu aç

Bu Konudaki Etiketler

Yetkileriniz

  • Konu Acma Yetkiniz Yok
  • Cevap Yazma Yetkiniz Yok
  • Eklenti Yükleme Yetkiniz Yok
  • Mesajınızı Değiştirme Yetkiniz Yok
  •  
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67