Mi'rac
Ahmed Cesur
Sübhan O Allah ki, şanlı kul'unu,
Kâ'beden Aksa'ya açtı yolunu
Altında burak
Kudüs ilk durak.
Bu yolda Cebrail O'nun rehberi.
Aldı ve götürdü yüce önderi.
Her nebi hazır
O'na muntazır
Nebiler cemaat oldular tamam.
O, geçti mihraba ve oldu imam.
Kılındı namaz
Edildi niyaz.
Yükseldi oradan ve açıldı gökler.
O'nu karşıladı saf saf melekler
Safâ geldiniz
Şeref verdiniz
Muhteşem göklerde haşmetli tören
Devlete erer O'nu bir an gören
Melekler tamam
Ettiler kıyam.
Geçerken gökleri Hakk'ın Habibi
İhtiram içinde O'na her nebi
Merhaba diyor
Senâ ediyor.
Geçerken gökleri O, durak durak
Açıldı perdeler hep duvak duvak.
Fetholdu surlar.
Keşfoldu sırlar.
Hak, gösterdi O'na pek çok âyeti.
Arş'ı, Kürsi, Levh ve Cenneti
Eyledi seyran
Dolaştı hayran.
İzzetle geçtiler kat kat semâyı
Keremle buldular Arş'ı Âlâyı
Hududsuz haşmet
Sonsuz azamet.
Muhammed'e dedi Cibril-i Emin
Buradan öteye artık yol senin.
Senindir meydan
Senindir seyran.
Sözü tamamlarken o büyük melek
Geldi o an Refref denilen binek
Bindi Refrefe
Uçtu hedefe.
Kavuştu en mahrem halvete Ahmed
Rabbini gözüyle gördü Muhammed.
Girdi dergâha
Vardı Allah'a.
Allah'a tazimle O, verdi selâm
Sana da Habibim rahmet ve selâm
Hadsiz bereket
Sınırsız nimet.
Anlattı mi'racı ashaba bir bir.
Dediler (İnandık) aldılar, tekbir
Allahu Ekber
Doğrudur haber.
Söz O'nun sözü, iz O'nun izi
O izden ayırma Allah'ım bizi.
Sözü sadıktır
Vahyi nâtıktır.
Hidayet, hakikat rehberi O'dur.
Saâet, doğruluk önderi O'dur.
O'na selâm et!
Ve bul selâmet!
Altınoluk Dergisi


Alıntı ile Cevapla