
GAZALİ ESMA'ÜL HUSNA 261
Şişe inceldi, meşrubat süzüldü,
Birbirine benzediler, mesele güçleşti.
Sanki meşrubat var da şişe yok,
Yahut, sanki şişe var da meşrubat yok.
Sofilerden biri, "Enelhakk = ben hakkım!" demişti. Bunun manası, ya şairin, "ben sevdiğimim. Sevdiğim de ben!" şeklindeki sözünün manasına benzer. Bu takdirde, daha önce de îzah ettiğimiz gibi. bu söz te'vil yoluyla açıklanabilir ve doğrudur. Veya Hıristiyanların, ulühiyyetin insaniyetle birleştiğini zannederek yanılmaları gibi yanılmıştır.
Bayezîd Bestamî'nin de:Sübhanî ma azame sam = kendimi tesbîh ve tenzih ederim. Şanım ne yücedir!
Dediği rivayet edilir. Eğer, o gerçekten bu sözü söylediyse bunu iki şekilde açıklayabiliriz:
1) Bayezîd Bestamî bu sözü, ya şanı yüce olan Allah'dan hikaye mahallinde söylemiştir. Nitekim, mesela o:
"Hiç bir ilah yoktur. Ancak ben varım. O halde bana ibadet et" (Ta ha Süresi, ayet: 14.)
Mealindeki ayeti okurken işitilse elbette kendisine hamledilmez. Allah'dan hikaye olarak okuduğuna hamledilir.
2) Veya daha önce de kaydettiğimiz gibi, kuds sıfatından aldığı bir kemali müşahede etmiştir de kendisinin kudsiyetinden haber vererek şöyle demiştir: