Aldanış Destanı | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Aldanış Destanı

saf deha

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
26 Kas 2007
Mesajlar
1,295
Puanları
63
Gözünde dolaşır bakar yabancı,

Her bakışta renkler, değişir istek!

Yol kendi seçimi insan yalancı

Vicdanı aldatır nefisten dilek...



Kaybetse şuura imdattır kurşun

Benliği acı çeker olursa azgın!

Gelse itfaiye sönmez ki yangın

Karabasan basar terlerken yatak...



Ruhen uzaydadır beden dünyalı

Kalmadı ardan bir surat, hayâsı

Anı andan çalmak boştur gayesi

Farkında değildir çekerken batak...



Yayılır kokular enfes burnunda,

Cahil tuzak kurar yetim yurdunda!

Tilki mayasında kadın koynunda,

Güler de günahkâr ederken kaltak!



Her şeyi bilir de içerken belli

Yaşarken güzeldir vicdandır ehli!

Tutsağı olmuştur güzel ya peri

Unutur günahı dokunsa dürtük!



Şer bas bas bağırır dilde ballanır,

Göz görmemiş gibi bakar aldanır,

Kulaksa pür dikkat şerre katlanır,

Kaybeder ruhunu güzelden uzak!



Haksızlığa bakar görmezden gelir,

Zenginlik çoğalır günah serpilir,

Kusur arayıcı gıybet yayılır...

Onca boş yük taşır harami kucak!



Her anı sıkıntı patlar yanardağ

Ne yanmadık orman kor ne de tek bağ!

Gece yastık boğar gün önünde dağ...

Sızlanarak yaşar huzurdan ırak!



Doymak nedir bilmez ne bulursa yer

Hastaneden geçmez mezarlıksa şer

Eğlenmektir gaye gülmeliyim der

Karışan oldu mu delirtir yasak!



Dünyalık olsun da bunaltmaz kafes

Nemrut misalidir aldığı nefes...

Yalnızlık şikâyet Hak bilmez nefis

Ne olsa benimser yürürken ayak!



İnkârı yayılır kan dolaştıkça,

Güzeli tanır da kul dalaştıkça!

Ben neymişim derde neler aştıkça,

Cehennem hisleri cennete uzak!



Ey biçare sefil uyan uykudan,

Nisan yağmurunda arın kuşkudan,

Aklan hemen sonu gelmez tutkudan!

Ölüm telaşken der yakamı bırak...



Doğa isyan etmez, olmaz da hasta

Her duruş zikirdir nur yayar nasla!

Gökkuşağı ağıt, geceler yasta...

Mevla’yı bileni korkutur firak!



Her bir yaprağında yeşil titrerken,

Beyazın raksında karlar erirken,

Toprak renginde ayak yürürken,

Zehri bile bile yenir mi katık?



Renkler dans ederken resim sergide

Yansımayı inkâr duçar ezgide,

Mana gölgelenir aşkta-sevgide

Aslı her inkârda eder infilak!



Ressam fırçasında doğar aykırı,

İnsan resmi farklı doğaysa aynı!

Renklerde hilafet egemen baskı,

Değişim hayaldir dese de dudak…



Doğar muhtaç çocuk yaşar da buruk…

Renkli simasında kıvranır yokluk!

Kul olmak marifet alırken soluk,

Fıtratında has renk süt gibidir ak!



Madem ki her eşya renge tabidir,

Evren döngüsünde mana alidir,

İçinde dışında her şey fanidir,

Neden kul düşünmez, yapar kaçamak!



Renk bence önemli-beşinci boyut,

En, boy ve derinlik bilinir soyut…

Gözde hayat bulur kalp verir komut,

Güzeli sevdiren evrendir duvak!



Gözü aldatır renk kuluna göre

Yaşadıkça kabul görür bu töre!

İnsan hep aynıdır değişse yöre

Günaha aldanır kururken balçık…





Saffet Kuramaz
 
Üst