Cengiz Kallek / Hz.Peygamber Döneminde Devlet ve Piyasa | ihvan forum – Özgür Düşünce ve Paylaşım Platformu!

Cengiz Kallek / Hz.Peygamber Döneminde Devlet ve Piyasa

ismail

Yeni
İhvan Üyesi
Katılım
3 Mar 2007
Mesajlar
20,475
Puanları
0
Yaş
42


ASR-I SAADET İKTİSADI




Peygamber nasıl bir ekonomi uyguladı
Tarihi arka planı, getirdiği normlar, denetim mekanizmaları ve devlet ile ilişkileri bağlamında Hz. Peygamber döneminde iktisat.




“Hz. Peygamber (s.a.s.) Döneminde Devlet ve Piyasa”, Cengiz Kallek’in 1992 yılında Bilim ve Sanat Vakfı Yayınları tarafından neşredilen eseri… Eserde Cahiliye dönemi Arap Yarımadası’nda iktisadî yapı ve müesseselere değinilerek Hz. Peygamber (s.a.s.) döneminde oluşacak olan iktisadî sistem ve müesseselerin arka planı açıklanmıştır. Uluslar arası ticaret ağının yarımadadaki merkezi konumunda bulunan Mekke’de Kureyş kabilesi ticarî aktivite ve tecrübe bakımından temayüz etmiş bulunuyordu. Dönemin hâkim güçlerinin gölgesinde lokal olarak ticaretlerini sürdürmek durumunda kalan Mekke tüccarlarına bir çıkış noktası gerekiyordu ki bu da îlâf olmuştur.​
Rihletu’ş-Şitâ’i ve’s-Sayf
Mekke asilleri ile komşu devletlerin başkanları arasında akdedilen ticari antlaşmaları ifade eden îlafın, Kureyş ticaretini canlandırmada hayati bir rolü olmuştur. Bizans’la, Habeşistan’la, İran’la ve Yemen’le yapılan bu ticarî antlaşmalar Kureyş ticaretini mahallî sınırlardan beynelmilel boyutlara ulaştırmıştır. Bir rivayete göre de Kureyş Sûresi’nde yer alan “Rihletu’ş-Şitâ’i ve’Sayf” ifadeleri de îlaf için kışın Yemen’e ve yazın Şam’a yapılan seyahatleri ifade etmektedir. Bunun yanı sıra ticareti canlandırmak için ticaret yolları üzerinde konaklama tesisleri inşa edilmiş ve malını mülkünü kaybedip batan tacirin çöle çekilip ölümü beklemesi gibi (i’tifad) anormal uygulamalara da son verilmiştir. Bu dönemde dikkat çeken müesseseler ise, Mekke’nin kutsiyetini muhafaza etme bahanesi ile şehre dışarıdan yiyecek içecek sokulmasına yasak getiren hums, daha sonraları Hz. Peygamber’in de (s.a.s.) içinde yer alacağı haksızlığa uğrayanları koruyan hilfu’l-fudûl ve bir anlamda günümüzdeki Devlet Planlama Teşkilatı ve Ticaret Odası’nın işlevlerini yerine getiren dâru’n-nedvedir.
İktisadî bağımsızlık
Medine’de bir şehir devleti kurulduğunda siyasî bağımsızlık Medine Anayasası ile sağlanmıştı. Ticaret maksadıyla Filistin, Yemen ve Bahreyn gibi bölgeleri dolaşan, saygın bir tacir olan ve bunun yanı sıra şiddetli bir ekonomik ambargoya da maruz kalmış olan Hz. Peygamber (s.a.s.) iktisadî bağımsızlığın önemini de çok iyi biliyordu. Bu sebeple Müslümanlara ait olan ve İslam ahkâmının uygulanacağı Medine Pazarı’nın kurulması ile işe başlandı. Bu pazarda vergi alınmayacak ve satıcıların sabit yerler tutmasına müsaade edilmeyecekti. Böylece hem pazara rağbeti artmış olurken hem de pazar esnafının müteyakkız olması temin ediliyordu ki sabit yer tutamayan satıcı sabah erken kalkarak yer tutmaya gelecek ve bir disiplin sağlanacaktı. Daha sonra faiz, ihtikâr (karaborsacılık), şehirlinin köylü adına mal satması ve bundan haksız kazanç elde etmesi yasaklandı. Simsarlık ve şehre mal getiren ticaret kafilesini yolda karşılayıp mal alımını ucuza gerçekleştirme ve sonra pazarda fahiş fiyata satma anlamına gelen telâkki’r-rukbân da yasaklanan faaliyetler arasındaydı.
Efendimiz (s.a.s.) tabii şartlarda piyasaya negatif yönde etki edecek her türlü suni müdahaleyi gereksiz görmüş ve uygulamamıştır. Bir kıtlıkta kendisinden fiyatları belli bir seviyede tutmaya yönelik olan narhın uygulanması istendiğinde O, bunu reddetmiştir. Daha sonra narh konusunda bir makale de yazacak olan Kallek, bu konudaki farklı görüşlere de bu eser de yer vermiştir.
İlk Muhtesip: Hz. Muhammed (s.a.s.)
Piyasaya suni bir müdahaleden kaçınılması bir başıboşluk anlamına gelemezdi ve bir denetim mekanizmasına ihtiyaç vardı ki bu da hisbe müessesesidir. Hisbe, emr bi’l-ma’ruf nehy ani’l-münker yapmakla görevli müesseseyi ifade etmektedir. Her Müslüman bununla görevliydi ancak ümmetin belli bir bölümüne bu farz-ı kifâye kılınmıştı. İlk muhtesip ise Hz. Peygamber (s.a.s)’dir. Daha sonra gittikçe sistemleşerek tekâmülünü tamamlayacak olan bu müessesenin ifası için Efendimiz (s.a.s), ashabından da pek çok şahsı özel olarak görevlendirmişti. Muhtesip, Allah hakları, kul hakları ve bu ikisinin bir arada bulunduğu pek çok meseleyi denetleme yetkisine sahipti. Ancak eserin muhtevası gereği iktisadî meselelerdeki görevlerine değinilmiştir. Bunlardan bazıları fiyatların kontrolü, pazardaki malların kalitesinin kontrolü, ölçü ve tartıların kontrolüdür. Muhtesibin iktisadî konularda müdahil olduğu geniş alanlara eserde teferruatlı değinilmiştir.
Kitabın sonunda yer alan ekte ise Hz. Peygamber (s.a.s.) dönemindeki hayat seviyesini ortaya koyması açısından bir fiyat listesine yer verilmiştir. Burada kölelerin, hayvanların, su kuyularının, arazilerin ve elbiselerin fiyatlarına yer verilmiştir.
İktisat, hukuk ve tarih ilimlerinde yetkin bir isim olan Cengiz Kallek’in bu çalışmasında Hz. Peygamber’in iktisadî görüşlerini ve ümmete her konuda olduğu gibi iktisadî meselelerde de nasıl en güzel örnek olduğunu da gözlemleyebilmek mümkün.
Muhammet Enes Midilli haber verdi
 
Üst