Dânâ isminin anlamı nedir?

HaZiRuN

Revizyonda
Katılım
15 Ara 2010
Mesajlar
2,591
Tepkime puanı
354
Puanları
0
Erkek/Farsça

1. Bilen, bilici, bilgin
 

_Berceste_

bir tutam delilik...
Katılım
21 Eyl 2010
Mesajlar
6,798
Tepkime puanı
1,525
Puanları
0
adi üstünde Dana iste :p
 

talib

Kıdemli Üye
Katılım
11 Tem 2006
Mesajlar
21,906
Tepkime puanı
1,074
Puanları
0
Konum
İstanbul
Sahibül Vefa Hâce Musa Topbaş hz.leri müstear isim olaran Sâdık Dânâ ismini kullanırdı. O, Sami Efendi hz.lerinin sâdık bir takipçisiydi, alim ve arif olarak.
 

Meryem

Komplike
Katılım
6 Tem 2006
Mesajlar
15,309
Tepkime puanı
759
Puanları
0
Yaş
36
Konum
İstanbul
Behlül Dânâ hazretleri de var, bir hak aşığı olarak... :)
 

talib

Kıdemli Üye
Katılım
11 Tem 2006
Mesajlar
21,906
Tepkime puanı
1,074
Puanları
0
Konum
İstanbul
Hazreti anmış iken kıymetli sözlerinden bir nebze de olsa nasiplenelim:

"Az yapılan zikir, kalbin yumuşamasına kâfi gelmez. Kalp çok zikirle yumuşar. İnsanın mükerrem oluşu, zikr-i daimî ile tecelli eder. Beden bununla nurlanır, temizlenir. Her uzvun kendi zikri vardır. Bunların hepsi, bedenin zikrini ve devamlı huzuru kazandığı zaman, insan vücudu artık toprağın içinde çürümekten kurtulur."

İnsan, cesedi ile diğer hayvalardan farklı değil. Ver yiyeyim, ört uyuyayım, çal oynayayım. Böyle birinin hayvandan farkı kalmaz. İnsanın mükerrem oluşu ancak zikri daimi ile olur. Bu da nasıl olacak? İnsan bedeninde latifeler vardır. Nakşibendi derslerinde salik buralara yoğunlaşarak Allah'ı çokca zikrederse, letaiflerde zikrin tesiri görünmeye başlar ve artık o hale gelir ki tüm cesed zikretmeye başlar. İşte bu zamanda insan vücudu toprağa yem olmaktan kurtulur. Her uzvun kendine has bir zikri vardır. Zikrin esası Allah'ı hiç bir an unutmamaktır. Yoksa sadece dilin kıpırdaması değil.
 

talib

Kıdemli Üye
Katılım
11 Tem 2006
Mesajlar
21,906
Tepkime puanı
1,074
Puanları
0
Konum
İstanbul
İkinci olarak Behlül Dana hz.lerinden güzel sözler getirelim diyecektik, Allah razı olsun hazine ihvanım daha evvel zikretmişler.

Behlül Dânâ hz.leri:

<Meczûb. Hak âşığı. Çok tanınmış evliyâdan biri. Asıl ismi Vüheyb bin Ömer Sayrâfî'dir. Behlûl-i Dânâ adıyla şöhret buldu. Doğum târihi kesin olarak bilinmemektedir. Kûfeli olduğu hâlde ömrünün çoğunu Bağdât'ta geçirdi. Hârûn Reşîd'in kardeşi olduğuna dâir rivâyetler varsa da aslı yoktur. Hârûn Reşîd'e nasîhat verirdi. Herkese ders olacak hikmetli sözleri çok meşhûrdur. 805 (H.190) senesi Bağdât'ta vefât etti. Dicle kenarında Şunûziyye kabristanlığına defnedildi.

Behlül-i Dânâ, zamânın büyüklerinin sohbetlerinde bulundu. Eymen bin Nâbil, Amr bin Dînâr ve Âsım bin Ebi'n-Necîd'den hadîs-i şerîf öğrendi. İbretli mânâlı sözler söyledi. Menkıbeleri dilden dile aktarıldı.

Bir menkıbesi:

Bir gün halka doğru yolu göstermek için söylediği sözlerden rahatsız olanlar, Hârûn Reşîd'e gidip;

"Sultanım, bizim yaptıklarımızın ona ne zararı var? Bizi kendi hâlimize bıraksın. Sonra her koyun kendi bacağından asılır." gibi sözlerle şikâyet ettiler. Bunun üzerine Hârûn Reşîd, Behlül Dânâ'yı çağırtıp, halkın isteğini bildirdi.

Behlül Dânâ hiç sesini çıkarmadan sarayı terk etti. Birkaç koyun alıp kesti, bacaklarından mahallenin köşe başlarına astı. Bunu gören halk gülerek; "Deliden başka ne beklenir, yaptığı işler hep böyle zâten." diyorlardı. Aradan günler geçtikçe, asılan hayvanlar kokuyor, bundan da bütün mahalle zarar görüyordu. Kokudan durulmaz hâle gelince, aynı kişiler Hârûn Reşîd'e gidip, durumu anlattılar. Behlül Dânâ'yı çağırtıp, sorduğunda:

"Bir kötünün herkese zararı olduğunu herhalde anladılar. Ben bir şey yapmadım, her koyunun kendi bacağından asıldığını onlara gösterdim." diye cevap verdi.>
 

Ebu Computer

Kıdemli Üye
Katılım
11 Haz 2013
Mesajlar
23,523
Tepkime puanı
1,154
Puanları
113
Dana değil Dânâ

gif-4.gif
 

Hakperest

Kıdemli Üye
Katılım
13 May 2013
Mesajlar
9,896
Tepkime puanı
3,089
Puanları
113
Konum
:::::YerKüre:::::
Bilen bilici bilgin farsçada ZANA olarak biliyorum. İddia etmiyorum, sadece öyle biliyordum (dedim)

"dânâ" (bilen, bilgin) dar zabne farsi az vajaye "danistand" mi ayed va manaşu "bilmek" ast
"mi dunam" dar zabane torki "biliyorum" ast

şayed, "zanâ" vajeye zabane kurdi mi başed

(farsça konuşmaya çalıştım çat pat, kürtçe sanıp kafa karışmasın)
 

Mugalata

Kıdemli Üye
Katılım
10 Mar 2014
Mesajlar
4,252
Tepkime puanı
146
Puanları
0
Konum
izmir
evet, dana "bilen" demek. zana da onun d-z dönüşümüne uğramış hâli.

mesela leyla zana ile ismail bilen, aynı anlamda soyadına sahipler.

kürdçe "dı zani kirmanci? (kürdçe biliyor musun?)" sorusu ve "na, ez nı zani kırmanci (hayır, kürdçe bilmiyorum)" cevabındaki "zani", "zana"nın fiil hâli. (yanlış yazmış olabilirim kelimeleri.)
 

hirahos

Kıdemli Üye
Katılım
9 Kas 2006
Mesajlar
35,948
Tepkime puanı
483
Puanları
0
Yaş
53
Bir anlamı da "akıllı" demek. Divane'nin zıddı.
 
Üst