Sorgulayan Müslüman !

Kaptan

Mecra Yazarı
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ocak 2012
Mesajlar
15,445
Puanları
113


- Sen alimlerden çok mu biliyorsun? madde 1,2,4'e

- Senin ilmin yetmez! madde 1 ve 2 ye
- O kadar insan yanlış bi sen doğru! madde 3'e
- Şeyh efendi dediyse vardır bir bildiği. madde 2 ve 4'e takılıryor.

MADDELER DOĞRU MU?

- X konudan anlamayan y kişisinin konuyla ilgili doğru söyleyebilme olasılığı vardır dolayısıyla madde 1 doğrudur.
- Tek bir konuda bile x prof ile z prof fikir ayrılığına gidiyor ise mantıksal zorunlu oalrak madde 2 doğrudur.
- Azınlığın doğruyu söylebilme olılığı varsa bu madde de otomatik olarak doğrudur. Ek olarak bir müslüman bu maddenin geçerliliğini red edemez. ( bkz. 6-116)
- Halk içinde saygın olan birinin yanlışlanma olasılığının varolması bu maddeyi doğrular. Müslüman için bu madde yine red edilemezdir zira Kur'an'da bu konu birçok yerde işlenir. (bakınız Sebe 31. ve aynı manayı izhar eden çeşitli ayetler.)

 

Kaptan

Mecra Yazarı
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ocak 2012
Mesajlar
15,445
Puanları
113



Yanlış anlaşılmaya müsait olmasa da yine de nasıl dua etmeye laf uzatırsınız şeklinde itirazlar gelebilir. Bu görselden ne ÇIKMAZ?

-Duanın önemsiz bir şey olduğu.
-Duanın hiçbir işe yaramadığı
-Dua etmenin yanlış olduğu.


Bu 3 şey ile ilgili herhangi bir eleştride bulunan her kim olursa olsun eleştirisi yanlıştır çünkü biz böyle şeyleri savunmuyoruz.
Bu açıklamaya ne gerek var derseniz de, o kadar basit olayları karmaşıklaştıran insan gördük ki her olasılığa karşı lafımızı önceden ifade edelim dedik.

Eğer dua ederek şiddet durdurulabilseydi peygamber savaşmazdı, insanları müslüman yapmak için o kadar kelamcı ortaya çıkmazdı oturur bir köşede dua ederlerdi.
 

müttaki

Profesör
İhvan Üyesi
Katılım
20 Kas 2006
Mesajlar
2,773
Puanları
48
Sorgulama çözümle. Çözmek için sormak vardır. Fakat sorgulamak yargılamaya çıkıyor. Yargılardan kurtulmak için sorgulayalım derken yargıcıya dönüşmeyelim.
 

Kaptan

Mecra Yazarı
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ocak 2012
Mesajlar
15,445
Puanları
113




Allah, hiç kimseye güç yetireceğinden başkasını yüklemez.
 

Kaptan

Mecra Yazarı
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ocak 2012
Mesajlar
15,445
Puanları
113
Kuran temel kaynaktır dedıgımızde hadis inkarcısı veya sapık ilan ediliyoruz

Ya bunlara ne demeli

 

Kaptan

Mecra Yazarı
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ocak 2012
Mesajlar
15,445
Puanları
113
İster başkanlık sistemini getirsinler,
İster parlamenter sisteme devam etsinler. İstedikleri kadar laik, istedikleri kadar demokrat olsunlar.
Mevzu A partisi B partisi farkı değil, hepsi;
Allahı razı etme yolunda gitmeyen,
Allahın ismini yüceltmeyen,
Allahın kriterlerini gözetmeyen,
Allahın yasalarına tâbi olmayan sistemi islamî görmüyor ve bu nedenle desteklemiyoruz.
 

Kaptan

Mecra Yazarı
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ocak 2012
Mesajlar
15,445
Puanları
113
Allah'a davet eden, doğruları yapan ve “Ben Müslümanlardanım” diyen kimseden daha güzel sözlü kim vardır?
41 Fussilet 33

 

Kaptan

Mecra Yazarı
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ocak 2012
Mesajlar
15,445
Puanları
113
..Artık İslam ile küfrün değil, İslam ile “demokratik/alternatif/ılımlı İslam”ın mücadelesine şahit olacağız. Müslüman ile kâfirin mücadelesinden değil, müslüman ile “demokratik müslüman”ın, ya da “ılımlı müslüman”ın kavgasına... İşte asıl tehlike de bu. Fitne içimizde büyümeye başladı çünkü.

Faruk Köse
 

Kaptan

Mecra Yazarı
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ocak 2012
Mesajlar
15,445
Puanları
113
Demokrasi, egemenliğin kaynağını halkta (insanda) arayan özelliğiyle "profan" (kutsallığından boşandırılmış)
bir zihniyete sahip kılınmayı istiyor. Oysa Müslümanlar, Müslüman olmanın getirdiği doğal hasıla olarak
egemenliğin kaynağını vahye (ilahi yasaya) dayandırırlar. Bu iki farklı zihniyet örtüşmez. Yani bir Müslüman,
kendi tanımı icabı, aynı zamanda demokrat olamaz.


"Secular" ve "profane" bir zihniyetle koymayı uygun gördüğüm her yasa, kendi kutsal muhteviyatından
boşaltılmış ve boşandırılmış olarak konulmuş olacaktır. İşte müslümanlar nezdinde demokrasi meselesinin
kritik noktası burada ortaya çıkıyor.

Şöyle ki, bu zihniyetle ben dini hükümleri de uygulanmak üzere yürürlüğe
koysam, bu hükümler artık onun vahye ilişkin değerinden boşandırılmış sayılacaktır. Çünkü onu yürürlüğe
koymayı uygun gören ben'im benim irademdir. Ben o hükmü yürürlüğe koymayı uygun gördüğüm gibi,
yürürlükten kaldırmayı da uygun görme hakkını ve yetkisini elimde tutmakta olduğumu ifade ediyorum demektir.
Burada egemenliğin kaynağının insan (halk veya millet iradesi) olduğu hususu öne çıkıyor.


Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti sf 49-50
Rasim ÖZDENÖREN


Allahın emrini Allah istediği için yerine getirirseniz islam olur ama kendiniz(insanlar-çoğunluk) istediği için yerine getirirseniz islam değil demokrasi olur. Bu temel ve önemli farkı ortaya koyuyor yazar.

 

Kaptan

Mecra Yazarı
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ocak 2012
Mesajlar
15,445
Puanları
113
İslami kimlik, insanın din olarak İslam’ı seçmesiyle başlar. Din olarak İslam’ı seçen kişi Müslüman olur ve Müslüman olarak hayatını sürdürürken uyması gerekli olan kanunları yani emir ve yasakları İslam’dan alır. Yani ‘nasıl yaşayacağıma dair kanunları koyacak olan yalnız Allah’tır’ der. İşte bu seçim ona bir kimlik kazandırmıştır. Bu kimlik İslami kimliktir. İslami kimlik sahipleri bu kimliğe sahip olurken ilk söyledikleri cümle Allah’ın ilahlığını ve rabliğini kabul ediyorum. Tüm sahte ilahları ve rableri, tağutları reddediyorum olur.

Unutulmaması gereken önemli husus, Müslümanlar olarak sahip olmamız gereken kimliğimizin, bizi silik, edilgen, sıradan birer canlılar topluluğu olmaktan çıkarıp, izzet ve sorumluluk sahibi bir ümmet olma bilincine eriştirmesi gerektiğidir.

Hamza Er
 

Kaptan

Mecra Yazarı
İhvan Üyesi
Katılım
9 Ocak 2012
Mesajlar
15,445
Puanları
113
İslamdışı bir hukuk rejiminde, islami siyasal partilerin kurulmasını tecviz eden rejim, aslında, son tahlilde, kendi sıhhatini, hayatiyetini devam ettirebilme gayesini gerçekleştirebilmeyi öngörmektedir. Böyle bir zeminde İslam'ın hayata geçirilmesi niyetiyle yola çıkanlar, gene son tahlilde, belki de, farkına varmadan, karşısında olduklarını düşündükleri bir nizamın devamına hizmet etmiş olacaklardır.

Yeni Dünya Düzeninin Sefaleti sf 63
Rasim ÖZDENÖREN
 
Üst