Cehennem İşkence Yeri Değildir!!!

Hakperest

Kıdemli Üye
Katılım
13 May 2013
Mesajlar
10,232
Tepkime puanı
3,208
Puanları
113
Konum
:::::YerKüre:::::

Ku'ran-ı Kerim'in Allah katından olduğuna zerre şüphe yoktur. Ne var ki bazı ayetlerin, diğer ayetler olmadan yorumlanıp yanlış anlaşılması ortaya bazı mühim sorunlar ortaya çıkarmıştır. Bu yanlış çıkarımlardan biri haşa Rahman olan Allah'a ebedi bir işkencehane isnat edilmesidir. Allah cc hiçbir kuluna işkence etmez. Allah yanlış yapan zalimlere azap eder; Gazabı ile onları ebedi cehenneme koyar ama Külli olan Rahmeti ile azap eder. Bu azabın işkence ile alakası yoktur hatta azap, onların korkunç işkence görmemeleri için bir vasıta ve sigortadır.

Kafir komşunuzu yada bir arkadaşınızı düşünün.. Kendince geçerli bazı sebeplerden dolayı iman etmez. İşte bu komşunuza iman etmediği için dayanılmaz işkence edileceği fikri kadar sadistçe bir fikir olamaz; üstelik bunun sonsuz merhamet sahibine isnat edilmesi; Allah'ın cc milyarlarca insana ebedi işkence edeceği anlayışı; Allah'a istemeden de olsa yapılmış bir iftiradır.

İslam felsefecileri, kelamcıları, müfessirleri bu noktada meseleyi çözememeleri, tarihte çok sorun çıkarmamış olsa da; günümüzde ortalama yedi yaşından eğitim alarak, analitik düşünen insanlarda soruna yol açmaktadır. İşkenceci sadist bir ilah fikri, onlarda dinin yalan olduğu izlenimi oluşturmaktadır. İnsanlar yanlış anlaşılmadan dolayı Cenneti kaybetmemelidirler.


Bu bağlamda, yani cehennemin işkence yeri olmadığı konusunda ayetler ışığında bir kitap yazıp yayınladım. Kitap şimdilik sadece google play üzerinden elektronik ortamda okunabilmektedir. Alacak durumda olamayacak bir mali sıkıntınız varsa forumda özelden ulaşırsanız ücretsiz okuyabilmeniz için link vermeye çalışacağım.

Nesillerin Deizme kaymaması için; daha önemlisi Allah'a yapılmış bir iftiradan kurtulmanız için lütfen önemseyiniz, destekleyiniz.

Kitaba bu linkten ulaşabilirsiniz.

https://play.google.com/store/books/details?id=rPagEAAAQBAJ

yada google kitaplık üzerinden; İŞKENCE EDİCİ TANRI DEĞİL; MERHAMETİ SONSUZ ALLAH (cc) adıyla aratabilirsiniz.
 

Ebu Computer

Kıdemli Üye
Katılım
11 Haz 2013
Mesajlar
25,037
Tepkime puanı
1,507
Puanları
113
Cehennem işkence yeri değildir mantığı ile cennette keyif yeri ödüllendirme yeri değildir diyebilir miyiz.

Muallak konular...

Selam ve dua ile.
 

Hakperest

Kıdemli Üye
Katılım
13 May 2013
Mesajlar
10,232
Tepkime puanı
3,208
Puanları
113
Konum
:::::YerKüre:::::
Cehennem işkence yeri değildir mantığı ile cennette keyif yeri ödüllendirme yeri değildir diyebilir miyiz.

Muallak konular...

Selam ve dua ile.
diyebilmen için Kur'an ile delillendirmelisin abi

ebedi seçim için bu konular muallak olmaması lazım;
ki Kur'an bolca bu konuları işlemiş


Elbette iman ehli muallak bile olsa tercihini Allah'tan yana yapar

Ama eğer dediğim gibi ise Allah'a zımnen de olsa bir iftira yapılmış oluyor; bu da din imajını bozuyor
 

ihvanistanbul

AkhenAton
Katılım
4 Eki 2009
Mesajlar
7,680
Tepkime puanı
2,348
Puanları
113
Konum
istanbul
İrinli suyu içmeye çalışır fakat fakat boğazından geçiremez. Ona her taraftan ölüm gelir, fakat o ölmez" (İbrahîm, 17),

"İnkâr edenlere de cehennem ateşi vardır. Öldürülmezler ki ölsünler, cehennem azabı da onlara biraz olsun hafifletilmez..." (Fâtır, 36),

"(Cennetlikler) ilk tattıkları ölüm dışında orada artık ölüm tatmazlar. Ve Allah onları cehennem azabından korumuştur" (Duhân, 56)
 

Hakperest

Kıdemli Üye
Katılım
13 May 2013
Mesajlar
10,232
Tepkime puanı
3,208
Puanları
113
Konum
:::::YerKüre:::::
İrinli suyu içmeye çalışır fakat fakat boğazından geçiremez. Ona her taraftan ölüm gelir, fakat o ölmez" (İbrahîm, 17),

"İnkâr edenlere de cehennem ateşi vardır. Öldürülmezler ki ölsünler, cehennem azabı da onlara biraz olsun hafifletilmez..." (Fâtır, 36),

"(Cennetlikler) ilk tattıkları ölüm dışında orada artık ölüm tatmazlar. Ve Allah onları cehennem azabından korumuştur" (Duhân, 56)
ha şöyle ayetle gelin :)

bunların gerçekleşeceğinden zerre şüphe yoktur

ayetin tamamını bırak, bilerek sadece irinli suyu bile inkar küfrü gerektirir

Azap asla hafiflemeyecektir
ama azap işkence için yapılmayacak;
Azap azap için yapılacak
hatta onların iyiliği için yapılacaktır



bak ihvancığım
kabul edersen kitabı ücretsiz sana hediye edeyim

yok bir gıcığın hediyesini kabul etmem dersen sen alırsın

ama yok üç kuruşta olsa boşuna bir kitaba para vermem dersen
Linki sana atayım ücretsiz okursun
baktın işe yaramıyor roman okumuş olursun
Ama baktın cidden var bir şeyler dersen, o zaman başka bir hesaptan satın alır benden hediye almamış olursun
 

Darul_Beka

Profesör
Katılım
17 Kas 2013
Mesajlar
2,227
Tepkime puanı
175
Puanları
63
Bunu hakprestin yazması şaşırttı beni aynı zamanda da üzdü
cehennem işkence yeri değildir yok sefa yeridir ? tevbeestağfirullah
Herhalde bu hatayı yapmasında iki sebep var
1-Ateistlerin konu ile ilgili bilgisizce ve mantıksızca itirazlarını doğur kabul edip cevap verme gayreti
2-Allahın mutlak adaleti ve merhametini kavrayamamak
yukarıdaki yazısına bir örnek "Kafir komşunuzu yada bir arkadaşınızı düşünün.." kafir komşu ve arkadaşımız yaratan tarafından hergün imtihana tabi tutulmakta bu imtihanda onların güçlerinin üstünde yük asla yüklenmemekte aldıkları yada alabildikleri mesaj kadar yada kavrıyabildikleri doğrular kadar sorumludurlar
her zaman derim Mekke imamının oğlu ile dünyanın en ücra yerinde yaşayan hristiyan domuz çobanın oğlunun cennete gitme şansları eşittir.Haşa kimse bu imtihanda doğuştan torpilli değildir.herkes kendine ulaşan mesaj ve tabi tutulduğu imtihanlara gücü ve kavrayış yeteneği kadar verdiği tepki ile sorumludur.
Bütün bu imtihanlardan sonra sonsuz pişmanlığı seçen kişi elbette çetin elim azaba tabi tutulacak bu adaletin gereği
 

Hakperest

Kıdemli Üye
Katılım
13 May 2013
Mesajlar
10,232
Tepkime puanı
3,208
Puanları
113
Konum
:::::YerKüre:::::
Bunu hakprestin yazması şaşırttı beni aynı zamanda da üzdü
cehennem işkence yeri değildir yok sefa yeridir ? tevbeestağfirullah
Herhalde bu hatayı yapmasında iki sebep var
1-Ateistlerin konu ile ilgili bilgisizce ve mantıksızca itirazlarını doğur kabul edip cevap verme gayreti
2-Allahın mutlak adaleti ve merhametini kavrayamamak
yukarıdaki yazısına bir örnek "Kafir komşunuzu yada bir arkadaşınızı düşünün.." kafir komşu ve arkadaşımız yaratan tarafından hergün imtihana tabi tutulmakta bu imtihanda onların güçlerinin üstünde yük asla yüklenmemekte aldıkları yada alabildikleri mesaj kadar yada kavrıyabildikleri doğrular kadar sorumludurlar
her zaman derim Mekke imamının oğlu ile dünyanın en ücra yerinde yaşayan hristiyan domuz çobanın oğlunun cennete gitme şansları eşittir.Haşa kimse bu imtihanda doğuştan torpilli değildir.herkes kendine ulaşan mesaj ve tabi tutulduğu imtihanlara gücü ve kavrayış yeteneği kadar verdiği tepki ile sorumludur.
Bütün bu imtihanlardan sonra sonsuz pişmanlığı seçen kişi elbette çetin elim azaba tabi tutulacak bu adaletin gereği
Eyvallah hocam
ateistler ile uğraşmam ve sorularıyla muhatap olmam. Elbette sorularına cevap bulma hakları vardır. Demek istediğim sitelerine girmem ve günlük yaşamda etrafımda yok denecek kadar az.

vaktim olunca ayetler ışığında geniş cevap vereceğim size inşallah ama kısaca bir iki şey söyleyeyim.

madem mutlak adalet üzerinden konuya bakıyorsunuz o zaman ilk olarak buradan başlayalım. İmtihanın adil olup olmadığı konusunu sonra işleyeceğiz, bundan değil verilen ceza üzerinden adalet konusundan bahsediyorum. Kafirler ve müminler ne tür bir teste tabi sonra konuşuruz.

Söyleyeceğim şey senin Adalet argümanı üzerine kurulu ceza anlayışı bağlamındadır. Eğer kafir ameli yüzünden ceza alıyorsa bu yaşadığı yada yaptığı ile sınırlı olmalı yani kısas usulü olması icap eder. Yok eğer bilerek yada anlamadığı için inkarından ise işkence etmenin gereği ve hikmeti nedir?! Çünkü zaten cehenneme düştüğünde artık inkar edemeyecektir.

Allah cc mutlak adalet sahibi ise ( bunda zerre şüphe yoktur) bu dediğiniz asla olmaması icap eder.
 

ihvanistanbul

AkhenAton
Katılım
4 Eki 2009
Mesajlar
7,680
Tepkime puanı
2,348
Puanları
113
Konum
istanbul
İşkence kavramını değiştirdiğinde olay işkence olmaktan çıkmıyor. Kivranmaya gerek yok. Birisine azap etmek ona işkence etmektir. Kişinin bunu haketmesi ayrı bir konudur. Allah adildir. Aynı zamanda kahredici ve alcalticidir. Kimseye yaranmak gibi bir derdimiz yok. Allah CC. inkar edenleri içlerinde ebedi kalacaklari acıklı bir azapla mujdelemistir.
 

Hakperest

Kıdemli Üye
Katılım
13 May 2013
Mesajlar
10,232
Tepkime puanı
3,208
Puanları
113
Konum
:::::YerKüre:::::
İşkence kavramını değiştirdiğinde olay işkence olmaktan çıkmıyor. Kivranmaya gerek yok. Birisine azap etmek ona işkence etmektir. Kişinin bunu haketmesi ayrı bir konudur. Allah adildir. Aynı zamanda kahredici ve alcalticidir. Kimseye yaranmak gibi bir derdimiz yok. Allah CC. inkar edenleri içlerinde ebedi kalacaklari acıklı bir azapla mujdelemistir.
olay kavram değiştirme değil tabi ki
çocuk oyuncağı mı bu haşa

yani adamı dövüp yok okşadım demekle dayak olmaktan çıkan bir durum değil bu

azap içindeki cehennemliklerde kulaklar ve kalp mühürlenir;
yürekleri ve bilinçleri bomboştur;
şuurdan uzaktırlar;
ölüm ile yaşam arasındadırlar
 

ihvanistanbul

AkhenAton
Katılım
4 Eki 2009
Mesajlar
7,680
Tepkime puanı
2,348
Puanları
113
Konum
istanbul
öyle birşey yok. Allah cc, melekleri şuursuz varlıklarla mı konuşacak haşa? Allah her zalim zorbaya diz çöktüreceğine söz verdi. Ayrıca cehennemliklerin şeytanla konuşması, birbirleriyle konuşmaları..vs hepsi dünyadaki bilinçlerine sahip olduğunun delilidir. kendi kendinize birşeyler uydurmayın

"Neredeyse cehennem öfkeden çatlayacaktır! Oraya her bir topluluk atıldıkça oranın bekçileri onlara, “Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?” diye sorarlar.
Onlar: "Evet; doğrusu bize bir uyarıcı geldi, fakat biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içindesiniz demiştik" derler.
"Eğer kulak vermiş veya akletmiş olsaydık, çılgın alevli cehennemlikler içinde olmazdık" derler."
mülk suresi
 

Hakperest

Kıdemli Üye
Katılım
13 May 2013
Mesajlar
10,232
Tepkime puanı
3,208
Puanları
113
Konum
:::::YerKüre:::::
öyle birşey yok. Allah cc, melekleri şuursuz varlıklarla mı konuşacak haşa? Allah her zalim zorbaya diz çöktüreceğine söz verdi. Ayrıca cehennemliklerin şeytanla konuşması, birbirleriyle konuşmaları..vs hepsi dünyadaki bilinçlerine sahip olduğunun delilidir. kendi kendinize birşeyler uydurmayın

"Neredeyse cehennem öfkeden çatlayacaktır! Oraya her bir topluluk atıldıkça oranın bekçileri onlara, “Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?” diye sorarlar.
Onlar: "Evet; doğrusu bize bir uyarıcı geldi, fakat biz yalanladık ve Allah hiçbir şey indirmemiştir, siz büyük bir sapıklık içindesiniz demiştik" derler.
"Eğer kulak vermiş veya akletmiş olsaydık, çılgın alevli cehennemlikler içinde olmazdık" derler."
mülk suresi
öyle bir şey var; bu konudaki ayetleri sonra getiririm inşallah
Konuşma meselesine gelince Allah'ın bırak illetli (bozuk, hastalıklı) canlıları cansız varlıklarda da konuştuğu vakidir
Bu yüzden konuşuyor olmak yeterli bir şuura delil değildir.
Zaten şuurlarındaki bozukluk ile ilgili ayetleri sana getirince görmek istersen görebileceksin.

Sonra (Allah), duman (gaz bulutları) halinde olan göğe yöneldi; böylece ona ve yerküreye dedi ki: "İsteyerek veya istemeyerek (meydana) gelin." İkisi de: "İsteyerek (itaat ederek) geldik" dediler.
Ayeti cansız varlık ile iletişimine delil olsun.


şimdilik senin verdiğin ayetlerden bazı şeyler irdeleyelim
Ayetlerde kafirlerin akıllarını kullanamadığından söz ediyor.
Bu durum iki şeyden kaynaklanıyor olabilir. Ya özlerinde yani kalplerinde bir bozukluk vardır yada şartlar dolayısıyla edindikleri bilgi ve mantık örgüleri yeterli gelmemiştir.
Yani birisinde yaratılma biçimleri diğerinde kader sorumludur. Bu türler iman edemezler, uyarsan da uyarmasan da birdir. Hatta bu illetli varlıklar arasından bazıları şuursuzca iman etmesinler diye göğüslerine baskı uygulanır. Yani Allah iman etmelerine musaade etmez.
Bunların her birinin hikmeti vardır elbette.
Şimdi soruyorum sana ihvancım
İman etmeye güç getiremeyecek aklı olan biri hatta iman etmeye müsaade edilmeyen birine sen nasıl ebedi işkenceyi reva görürsün.



Diyanet Meali:17.46 - İSRA

Kur'an'ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur'an'da (ibadete lâyık ilâh olarak) sadece Rabbini andığın zaman arkalarına dönüp kaçarlar

6.25 -İçlerinden, (Kur'an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız. Her türlü mucizeyi görseler de onlara inanmazlar. Hatta tartışmak üzere sana geldiklerinde inkâr edenler, "Bu (Kur'an) evvelkilerin masallarından başka bir şey değil" derler


Verdiğim ayetlerde ise kafirlerin iman etmesi engelleniyor. Kalplerinde hastalık olan bu yapılar üstelik anlayışları da engellenince nasıl iman edebilsin İhvancım. Elbette iman edemezler. Bunun nedenlerini şimdilik detaylandırmayacağım çünkü bu daha öte bir konu.

Şimdi sorumu tekrar edeyim. Sen iman etmeye güç yetiremeyen yada engellenen bir varlığa nasıl ebedi bir işkence reva görürsün? Bunun adilane olmadığını en basit vicdan bilebilir.

yetersiz varlık ya yok edilir yada pasif hale getirilir. Dünyada yada cehennem öncesi ilkel bir halde şuurlu yada bozuk şuurlu olmaları olağandır ama cehennemde tümden şuurları kapanır, gözleri kulakları ve kalplerine mühür vurulur. Dünyada iken de bazılarına bu mühür vurulur. Sen onları seninle konuştuklarını da sanabilirsin; bu yaşam işleyişin ruhtaki yorumuyla alakalıdır. Bu konuda da şimdilik detaylı konuşacak vaktim yok.
 

Darul_Beka

Profesör
Katılım
17 Kas 2013
Mesajlar
2,227
Tepkime puanı
175
Puanları
63
Eyvallah hocam
ateistler ile uğraşmam ve sorularıyla muhatap olmam. Elbette sorularına cevap bulma hakları vardır. Demek istediğim sitelerine girmem ve günlük yaşamda etrafımda yok denecek kadar az.

vaktim olunca ayetler ışığında geniş cevap vereceğim size inşallah ama kısaca bir iki şey söyleyeyim.

madem mutlak adalet üzerinden konuya bakıyorsunuz o zaman ilk olarak buradan başlayalım. İmtihanın adil olup olmadığı konusunu sonra işleyeceğiz, bundan değil verilen ceza üzerinden adalet konusundan bahsediyorum. Kafirler ve müminler ne tür bir teste tabi sonra konuşuruz.

Söyleyeceğim şey senin Adalet argümanı üzerine kurulu ceza anlayışı bağlamındadır. Eğer kafir ameli yüzünden ceza alıyorsa bu yaşadığı yada yaptığı ile sınırlı olmalı yani kısas usulü olması icap eder. Yok eğer bilerek yada anlamadığı için inkarından ise işkence etmenin gereği ve hikmeti nedir?! Çünkü zaten cehenneme düştüğünde artık inkar edemeyecektir.

Allah cc mutlak adalet sahibi ise ( bunda zerre şüphe yoktur) bu dediğiniz asla olmaması icap eder.
Değerli hocam senin kafan bir hayli karışmış yazımı okur gibi yapmışsın ama okumamışsın
mutlak adalet
mutlak merhamet
kimseye gücü üzerinde yük yüklememek
bu üç kavram tüm sorulara cevap veriyor
 

Darul_Beka

Profesör
Katılım
17 Kas 2013
Mesajlar
2,227
Tepkime puanı
175
Puanları
63
öyle bir şey var; bu konudaki ayetleri sonra getiririm inşallah
Konuşma meselesine gelince Allah'ın bırak illetli (bozuk, hastalıklı) canlıları cansız varlıklarda da konuştuğu vakidir
Bu yüzden konuşuyor olmak yeterli bir şuura delil değildir.
Zaten şuurlarındaki bozukluk ile ilgili ayetleri sana getirince görmek istersen görebileceksin.

Sonra (Allah), duman (gaz bulutları) halinde olan göğe yöneldi; böylece ona ve yerküreye dedi ki: "İsteyerek veya istemeyerek (meydana) gelin." İkisi de: "İsteyerek (itaat ederek) geldik" dediler.
Ayeti cansız varlık ile iletişimine delil olsun.


şimdilik senin verdiğin ayetlerden bazı şeyler irdeleyelim
Ayetlerde kafirlerin akıllarını kullanamadığından söz ediyor.
Bu durum iki şeyden kaynaklanıyor olabilir. Ya özlerinde yani kalplerinde bir bozukluk vardır yada şartlar dolayısıyla edindikleri bilgi ve mantık örgüleri yeterli gelmemiştir.
Yani birisinde yaratılma biçimleri diğerinde kader sorumludur. Bu türler iman edemezler, uyarsan da uyarmasan da birdir. Hatta bu illetli varlıklar arasından bazıları şuursuzca iman etmesinler diye göğüslerine baskı uygulanır. Yani Allah iman etmelerine musaade etmez.
Bunların her birinin hikmeti vardır elbette.
Şimdi soruyorum sana ihvancım
İman etmeye güç getiremeyecek aklı olan biri hatta iman etmeye müsaade edilmeyen birine sen nasıl ebedi işkenceyi reva görürsün.



Diyanet Meali:17.46 - İSRA

Kur'an'ı anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler, kulaklarına da ağırlık koyarız. Kur'an'da (ibadete lâyık ilâh olarak) sadece Rabbini andığın zaman arkalarına dönüp kaçarlar

6.25 -İçlerinden, (Kur'an okurken) seni dinleyenler de var. Onu anlamamaları için kalpleri üzerine perdeler (gereriz), kulaklarına ağırlık koyarız. Her türlü mucizeyi görseler de onlara inanmazlar. Hatta tartışmak üzere sana geldiklerinde inkâr edenler, "Bu (Kur'an) evvelkilerin masallarından başka bir şey değil" derler


Verdiğim ayetlerde ise kafirlerin iman etmesi engelleniyor. Kalplerinde hastalık olan bu yapılar üstelik anlayışları da engellenince nasıl iman edebilsin İhvancım. Elbette iman edemezler. Bunun nedenlerini şimdilik detaylandırmayacağım çünkü bu daha öte bir konu.

Şimdi sorumu tekrar edeyim. Sen iman etmeye güç yetiremeyen yada engellenen bir varlığa nasıl ebedi bir işkence reva görürsün? Bunun adilane olmadığını en basit vicdan bilebilir.

yetersiz varlık ya yok edilir yada pasif hale getirilir. Dünyada yada cehennem öncesi ilkel bir halde şuurlu yada bozuk şuurlu olmaları olağandır ama cehennemde tümden şuurları kapanır, gözleri kulakları ve kalplerine mühür vurulur. Dünyada iken de bazılarına bu mühür vurulur. Sen onları seninle konuştuklarını da sanabilirsin; bu yaşam işleyişin ruhtaki yorumuyla alakalıdır. Bu konuda da şimdilik detaylı konuşacak vaktim yok.
işte az önce söylediğim şeyi dikkate almayarak yine hatalı bir bakış açısı getirmişsin
mutlak adalet
mutlak merhamet
kimseye gücü üzerinde yük yüklememek
bu üç kavram tüm sorulara cevap veriyor
kalbe mühür vurma olayını tabiki yine hatalı anlamışsın
müşrikler imtihana tabidir onların bazıları tüm imtihanlarda ısrarla ve keyfi olarak inkarı ve zülümü seçmişlerdir
tüm bu fiillerine rağmen Allahu tealanın onlara torpil yaparak kalplerini hidayete açması mümkündür ancak Allah onların ısrarlı inkarlarından dolayı böyle bir torpili yapmayacağını söylüyor aksi düşünlemez işte açık ayet De ki: İşte Rabbiniz tarafından gelen gerçek. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” (Kehf, 18/29) İmanı haketmek gerekiyor birden paket halinde senin kalbine indirilmez bu adil olmaz
Seni tanıyan biri olarak yukarıdaki yazılarını düzeltmeni istiyorum sonra açıklayacağım dediğin şeyler açıklanmadığı için çok yanlış anlaşılabilir yada bir kötülüğe vesile olabilirsin
selamlar
 

Hakperest

Kıdemli Üye
Katılım
13 May 2013
Mesajlar
10,232
Tepkime puanı
3,208
Puanları
113
Konum
:::::YerKüre:::::
işte az önce söylediğim şeyi dikkate almayarak yine hatalı bir bakış açısı getirmişsin
mutlak adalet
mutlak merhamet
kimseye gücü üzerinde yük yüklememek
bu üç kavram tüm sorulara cevap veriyor
kalbe mühür vurma olayını tabiki yine hatalı anlamışsın
müşrikler imtihana tabidir onların bazıları tüm imtihanlarda ısrarla ve keyfi olarak inkarı ve zülümü seçmişlerdir
tüm bu fiillerine rağmen Allahu tealanın onlara torpil yaparak kalplerini hidayete açması mümkündür ancak Allah onların ısrarlı inkarlarından dolayı böyle bir torpili yapmayacağını söylüyor aksi düşünlemez işte açık ayet De ki: İşte Rabbiniz tarafından gelen gerçek. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” (Kehf, 18/29) İmanı haketmek gerekiyor birden paket halinde senin kalbine indirilmez bu adil olmaz
Seni tanıyan biri olarak yukarıdaki yazılarını düzeltmeni istiyorum sonra açıklayacağım dediğin şeyler açıklanmadığı için çok yanlış anlaşılabilir yada bir kötülüğe vesile olabilirsin
selamlar
senin nasıl anladığın benim nasıl anladığım önemli değildir. Allah'ın cc bize ne anlattığı önemlidir.

Kalbe ve kulaklara mühür vurulması, gözlere perde çekilmesi ile ne murad edilmekte bunu anlamak için diğer ayetlere bakmamış icap eder.
Hiç kimse başkasının kalbinde ve bilincinde ne var bilemez. Diyelim ki uyutuldun ve bin yıl sonrasına uyandın. Seni uyandıran tamamen insana benzeyen bir robot olsun. Onun robot olduğunu işaretleri görmeden bilemezsin. Bir robotu bile bilemeyen biz başkasının bilincinde ne var asla bilemeyiz. Bunu sadece Allah bilebilir. Bu yüzden bakacağımız yer bellidir; Allah'ın kitabı.

Konu çok geniş söyleyeceğim dediğim zaman ilerde söyleyeceğim anlamındadır. Eğer tekrar konu geçmeden direk açıklamalara ulaşmak istiyorsan yayınladığım kitabımı okursun. istiyorsan özelden ücretsiz okuyabilmeniz için link bırakayım hocam.


Kafirlerin nasıl varlıklar olduğu hakkında kuranda çok detaylı izahlar var Ayetler derli toplu değil henüz bende yani konuyla tam alakalı yada yarım alakalı ayrımı yapmadım henüz. Zaman içinde paylaşabilirim.
ama şimdilik bir tane sana yazayım. Ardı gelecek korkma.


Diyanet Meali:

7.179 -Andolsun biz, cinler ve insanlardan, kalpleri olup da bunlarla anlamayan, gözleri olup da bunlarla görmeyen, kulakları olup da bunlarla işitmeyen birçoklarını cehennem için var ettik. İşte bunlar hayvanlar gibi, hatta daha da aşağıdadırlar. İşte bunlar gafillerin ta kendileridir

Şimdi soruyu sorayım sana hocam
madem anlamıyor niye iman etsin
yada anlamadığı için neden işkence görsün

yada hayvandan daha aşağı ise neden sorumlu tutulsun
Elbette bunların cevapları vardır; Allah cc asla hikmetsiz ve zalim değildir. Bilakis o Rahman, Hakim, Adildir.
 

ihvanistanbul

AkhenAton
Katılım
4 Eki 2009
Mesajlar
7,680
Tepkime puanı
2,348
Puanları
113
Konum
istanbul
Bu ne ibretlik bir sapmadir...
Bunlar saçma bir cikarimlardir yahu!

Bilinçle işlenen suçun cezasını bilinçsiz beden cekecekse adalet nerede? Yok suç işlerken bilinç yoksa adalet nerede? Kalplere mühür vurulma olayını çok yanlış anlamışsın. Biraz tefsir oku lütfen
 

Hakperest

Kıdemli Üye
Katılım
13 May 2013
Mesajlar
10,232
Tepkime puanı
3,208
Puanları
113
Konum
:::::YerKüre:::::
Bu ne ibretlik bir sapmadir...
Bunlar saçma bir cikarimlardir yahu!

Bilinçle işlenen suçun cezasını bilinçsiz beden cekecekse adalet nerede? Yok suç işlerken bilinç yoksa adalet nerede? Kalplere mühür vurulma olayını çok yanlış anlamışsın. Biraz tefsir oku lütfen
sakin ol hak ne ise odur

Onları doğru yola çağırırsanız duymazlar. Sana baktıklarını görürsün, oysa görmezler (araf 198)

konuyla ilgi başka ayetler de vardır
şimdilik bununla yetin
 

kebîkec

İhvan Forum Üye
Katılım
21 Eyl 2007
Mesajlar
8,091
Tepkime puanı
1,924
Puanları
113
Cehennem işkence yeri değil tabii. Kendi zulümlerinin karşılığını bulma yeridir. Ne kadar ekmek o kadar köfte misali...

''Allah onlara zulmetmedi onlar kendilerine zulmetti '' şeklinde epey bi ayet var. Senin dediğin gibi bitkisel hayat misali uykuda, yahut morfinlenmiş gibi azap göreceklerse bu ayetler boşa düşmez mi.

Hiç birimiz Allahtan daha merhametli değiliz. Hak eden hak ettiğini bulacak. Ama cennet ama cehennem... ilahi adalet bunu gerektirir.
 

Hakperest

Kıdemli Üye
Katılım
13 May 2013
Mesajlar
10,232
Tepkime puanı
3,208
Puanları
113
Konum
:::::YerKüre:::::
Cehennem işkence yeri değil tabii. Kendi zulümlerinin karşılığını bulma yeridir. Ne kadar ekmek o kadar köfte misali...

''Allah onlara zulmetmedi onlar kendilerine zulmetti '' şeklinde epey bi ayet var. Senin dediğin gibi bitkisel hayat misali uykuda, yahut morfinlenmiş gibi azap göreceklerse bu ayetler boşa düşmez mi.

Hiç birimiz Allahtan daha merhametli değiliz. Hak eden hak ettiğini bulacak. Ama cennet ama cehennem... ilahi adalet bunu gerektirir.


Cehennem yaptıklarına karşılık gelen uygun ceza (karşılıktır) bunda zerre şüphe yoktur.
Sizin mantığa göre hakkı göremeyen kalplerinde hastalık bulunan kulların hakkettikleri ebedi bir işkencedir.
Yani söz konusu olan amel de değildir zira amel ya dünyada tövbe yada ahirette bir süre cehennemde kalma ile izale edilir. Söz konusu olan Allahı kabul yada rettir.
Eğer söz konusu iman ise ve buna gücü yetmiyorsa, yani anlama sorunu varsa cehenneme gitmesinin hikmeti nedir. Öte yandan Allah delilleri daha güçlü de yapıp onların anlayabileceği bir hale sokabilirdi. işte burada Allah cc kuranda yanlış aklımda kalmadıysa gök parça parça üstlerine dökülse iman edecek değillerdir, der. Yani akıllarında ve kalplerinde bir problem vardır. Bunu geçtim yahu cehhennem azabından çıkarılsalar hadi iyi olun deseler düzelmiyorlar (ilgili yeri kuranda bulabilirsin). Şimdi bu yetersizlikten iman edemeyen kafire, işkence ile Allah ne kazanacak ve hikmeti nedir. Üstelik eğer cehennemde zişuur olacaklarsa ve kalplerindeki hastalık gidecekse ebedi işkencenin anlamı nedir. Öyle beni kabul etmiyor diye işkence etmek hiç bir etiğin kabul etmeyeceği bir şeydir.
Dünyada hiçbir sistemde işkence ahlaki değildir. Haşa ahlaki olmayan bir şey Allaha yakıştırılacak en son şeydir.

Size tavsiyem kafirleri tasvir eden ayetleri okumanız. Orada onların kör sağır ve dilsiz olduklarını görebileceksin.
Müferssirler bunları benim gibi direk yada en azından metafizik anlamda değil de anlama yeteneklerinin olmadığı şeklinde anlamışlardır.
Şimdi bu müfessirlere sormaz mısın madem anlamıyorlar neden işkence edilecekler diye?

Resmin tümünü görmeden anlamak zor ve resmin tümü uyuşmuyorsa ortada yanlış bir anlama var demektir.

Saygılarımla kebikeç hocam
 

ihvanistanbul

AkhenAton
Katılım
4 Eki 2009
Mesajlar
7,680
Tepkime puanı
2,348
Puanları
113
Konum
istanbul
Ya kime ahlak satiyorsun arkadaş? Oradaki problem kibir/mal mülk mevki sevdasi gibi problemler. Yaratılıştan eksilik değil yani. Allah kimseye taşıyabileceği den fazlasini yüklemez.
 

kebîkec

İhvan Forum Üye
Katılım
21 Eyl 2007
Mesajlar
8,091
Tepkime puanı
1,924
Puanları
113
Cehennem yaptıklarına karşılık gelen uygun ceza (karşılıktır) bunda zerre şüphe yoktur.
Sizin mantığa göre hakkı göremeyen kalplerinde hastalık bulunan kulların hakkettikleri ebedi bir işkencedir.
Yani söz konusu olan amel de değildir zira amel ya dünyada tövbe yada ahirette bir süre cehennemde kalma ile izale edilir. Söz konusu olan Allahı kabul yada rettir.
Eğer söz konusu iman ise ve buna gücü yetmiyorsa, yani anlama sorunu varsa cehenneme gitmesinin hikmeti nedir. Öte yandan Allah delilleri daha güçlü de yapıp onların anlayabileceği bir hale sokabilirdi. işte burada Allah cc kuranda yanlış aklımda kalmadıysa gök parça parça üstlerine dökülse iman edecek değillerdir, der. Yani akıllarında ve kalplerinde bir problem vardır. Bunu geçtim yahu cehhennem azabından çıkarılsalar hadi iyi olun deseler düzelmiyorlar (ilgili yeri kuranda bulabilirsin). Şimdi bu yetersizlikten iman edemeyen kafire, işkence ile Allah ne kazanacak ve hikmeti nedir. Üstelik eğer cehennemde zişuur olacaklarsa ve kalplerindeki hastalık gidecekse ebedi işkencenin anlamı nedir. Öyle beni kabul etmiyor diye işkence etmek hiç bir etiğin kabul etmeyeceği bir şeydir.
Dünyada hiçbir sistemde işkence ahlaki değildir. Haşa ahlaki olmayan bir şey Allaha yakıştırılacak en son şeydir.

Size tavsiyem kafirleri tasvir eden ayetleri okumanız. Orada onların kör sağır ve dilsiz olduklarını görebileceksin.
Müferssirler bunları benim gibi direk yada en azından metafizik anlamda değil de anlama yeteneklerinin olmadığı şeklinde anlamışlardır.
Şimdi bu müfessirlere sormaz mısın madem anlamıyorlar neden işkence edilecekler diye?

Resmin tümünü görmeden anlamak zor ve resmin tümü uyuşmuyorsa ortada yanlış bir anlama var demektir.

Saygılarımla kebikeç hocam
Saygılar bizden,

Dünyada hiç bir sistemde işkence olmayabilir, mutlak manada doğru bir söz fakat; ceza evlerinde hapis yatanlar, müebbed hapis yatacaklar ve bazı ülkelerde idam edilenler vb insanlara sorarsan bu hallerinden çok da memnun olmazlar herhalde... Hiç bir şey olmamış gibi yaşamaya devam etmek de isterler kendilerine kalsa ama uygulama öyle mi ? Devlet bize zulmediyor işkence ediyor biz kader mahkumuyuz demeleri inandırıcı mıdır. Tabiiki işkence edilmez ama kötülüklerine denk bir cezayı hak ederler.

Öte yandan, Ceza evlerinin otel olduğunu iddia etmek bile mümkündür senin pencereden bakarsak :)

''Kim doğru yola giderse, sırf kendi iyiliği için gider; kim de sapıklık ederse, ancak kendi aleyhine eder; Hiçbir günahkar başkasının günahını yüklenmez! Biz bir peygamber göndermedikçe azap da etmeyiz.'' İsra 15

Geçerli mazereti olanı Allah cc affediyor zaten ama cezayı hak eden de ettiğine denk bir cezaya çarptırılır. Bu adaletin gereğidir. Aksi halde düzgün davranan ile suç işleyen aynı sona ulaşmış olur.
 
Üst