Mehdilik Paranoyası

hirahos

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
9 Kas 2006
Mesajlar
35,948
Puanları
83
Yaş
51
GÜLİSTAN DERGİSİ 112. Sayı
Nisan 2010​
Kendini ‘Mehdi’ sananlar

Bazı psikiyatrik hastalıklarda muhakeme melekesi bozulur ve hezeyanlar ortaya çıkar. Gerçeğe uymayan düşüncelere, hadiselere inanmak anlamına gelen hezeyanlar, hastanın içinde bulunduğu çevre ve kültür ile paralel bir muhteva kazanır. Sözgelimi Fransa’da, sık olarak kendini Napolyon zanneden akıl hastalarına rastlanması bu yüzdendir.

Dini bilgisi olan çevrelerde ise en sık “Mehdilik” hezeyanı görülmektedir. İstanbul’da Fatih’te oturan bir arkadaşım “Bu semtte 20’ye yakın ‘mehdi’ tanıyorum” demişti. Aslında akıl hastanelerinde bu kabilden hastalar pek çoktur. Eğer hasta şizofren, manyak ve frengili ise herkes rahatsızlığın farkına vardığı ve hastaneye yatırıldığı için kimse zarar görmez.

Fakat “paranoya” dediğimiz akıl hastalığı bu açıdan çok ilginçtir ve bunları ancak bir psikiyatrist, ciddi bir incelemeden sonra anlayabilir. Tarih bu tiplerin örnekleri ile doludur.


İçinde bulunduğumuz bu zamanda, paranoyak bazı akıl hastaları, ilmi ve haddi olmadığı halde etrafında talebe toplamakta, çeşitli yayınlar yapmakta ve İslam’a zıt, gülünç içtihatlarda bulunmaktadır. Bu durum ümmet içersinde fitneye sebep olmaktadır.


Bu tip yalancı mehdileri teşhis edip aldanmamak için “Mistik Paranoya” denilen akıl hastalığını bilmek gerekir.


Paranoya tarifi ve çeşitleri

Bu psikoz (delilik), esas olarak muhakeme bozukluğunun belirtisi olan hezeyanlar ile ortaya çıkar. Paranoyanın tek klinik belirtisi sarsılmaz, sistemli ve hiçbir delille, izahla değişmeyen müzmin hezeyandır.

Paranoya, hezeyanın muhtevasına göre; icat, keşif, hak arama, büyüklük, erotomanik paranoya gibi çeşitlere ayrılır.

Mehdilik hezeyanında ise “Mistik Paranoya”dan söz edilir. Dediğimiz gibi hasta, mehdilik iddiasından başka belirgin belirti vermez ve bu hezeyan sarsılmaz, sistematik ve müzmin şekildedir.

Hastalık öncesi kişilik

Paranoyak daha çocukluğundan bu hastalığa adaydır. Hırçın, inatçı, vesveseli, ana babaya ve okul disiplinine karşı dik başlı, kindardır. Diğer çocuklarla oynamaz; oyunbozandır. Yaş ilerledikçe huysuzluğu daha da artar. Kendini beğenmişlik, fikirlerindeki kişilik, hareketlerindeki sertlik günden güne daha da belirginleşir. Şüpheci, kimsenin bağlılıklarına güvenmeyen bir kişilikleri vardır.

Paranoyaktaki mehdilik hezeyanı giderek aşikâr bir hal alır. 30-40 yaşlarından sonra açığa çıkmaya başlar. Sinsi ve yavaş bir başlangıç ve hezeyan sistemine uygun bir teessüriyet (hislenme) ve davranış şekli görülür.

Belirtileri

Paranoyaklar zekidirler. Zekâ seviyeleri (IQ) yüksektir ki bu hastaların çoğu zekâları ile uygun ölçüde, hayatta başarı elde edememiş kişilerdir. Çoğu zaman üniversite tahsilini yarıda bırakırlar.

Yalancı mehdi, bütün dikkatini hezeyanına yöneltmiştir. Bu hususta en küçük bir ayrıntıyı hatırında tutar (hipermnezi). Bu hastalarda bir araz da hezeyanına uygun moral uydurmaktır. Uydurduğu masala, çoğu zaman kendi de inanır ve çevrensinin inanmasını da ister.

En basit hadiselere mühim anlamlar yükler. “Boğazda gemi mi yandı?” muhakkak hezeyanı ile bir bağ kurar. “Bir devlet adamı suikasta mı kurban gitti!” mehdiliğine işaretler çıkartır.

Bütün çektiklerini üstün zekâsına, güzelliğine, servetine, asaletine hamleder. Alaylı, kinayeli şekilde konuşur. Kendini insanlara doğru yolu gösterecek, halkı kurtaracak bir ıslahatçı olarak görür. (Çoğu defa) Saçını sakalını uzatır, derviş kıyafetini alır.

Mehdilik iddiasının gülünç ve tehlikeli olduğunu düşünmeksizin, herkesi hezeyanına inandırmaya çalışır. Bazen bu tarz hastaların bir cemaat topladığı, hatta tarikat kurduğu bile görülür.

Mehdilik hezeyanının dışında kalan konularda ve hallerde, düşünme yeteneği ve sosyal ilişkiler bozulmamıştır. Çoğu zaman bu kişiler, kendi kendilerine yeterli, üstün ve sağlıklı bir izlenim verirler.

Hastanın bütün hissi gücü, hezeyanının gösterdiği istikamette toplanmıştır. Böylece hezeyanlı fikir ve inancı bütün davranışlarını tesiri altına alır. Mehdiliğine kuvvetle ve samimiyetle inanan ve çevresini inandırmak için de sayısız deliller bulmaya çalışan hastanın günlük hayatı, hezeyanı ile uygunluk arz eder. Ona göre mağrur, kibirli, kendini beğenmiş, şüpheci, etrafını tetkik eden tavırlar takınır.

Müzmin bir seyre rağmen, kişilik diğer müzmin psikozlarda olduğu gibi yıkılmaz. Çoğu hastane dışında, toplumun hoşgörüsü ile müzminleşerek yaşantısını sürdürür.

Nasıl ayırt edeceğiz?

Paranoyakların hakiki İslam davetçilerinden nasıl ayırt edileceği şeklinde bir soru sorulabilir. Aradaki pek çok farktan bazılarını sıralayalım:

• Sahte mehdilerin en belirgin farkları mağrur, kibirli, kendilerine aşırı güvenen, insanlarla alaylı ve kinayeli konuşma özellikleridir.

• Paranoyaklar, tavsiye ve telkini hiçbir zaman dikkate almazlar. En akıllı, en üstün kendileridir ve böyle şeylere ihtiyaçları yoktur.

• Paranoyaklar kullara teşekkürü bilmezler. Kendilerine ikram edilen her nimeti, kendilerine gösterilen her yakınlığı, mehdiliklerine bağlarlar. Herkes ona hizmet etmelidir. O, Allah’ın sevgili kulu ve yeryüzündeki halifesidir.

• Her olayı ve tavrı, kendisine yarayacak şekilde yorumlar. Kabahati, günahı, kusuru hiçbir zaman üstlenmezler. Yeni bir durumla karşılaştıklarında, durumun tümünü göz önüne almaksızın dar bir açıdan, beklentilerini tasdik edecek veriler bulmaya girişirler. Vardıkları sonuç, başlangıçta istediklerinin aynısıdır.

• Her sözünü, her davranışını mehdilik hezeyanına uydurmak için aşırı çaba gösterirler. Söz gelimi; mehdinin herkesten dindar olacağına inanmışsa geceleri uyumaksızın sabahlara kadar namaz kılarlar.

Mehdi olduklarını ilk başta gizlerler. Fakat uygun lisanla ağızları arandığında topuklarına kadar gevşedikleri, memnun bir ifade takındıkları gözlenir. Bu konuda kesin inanç sahibidirler ve en ufak şüpheye bile kafalarında yer yoktur.

• Sık sık aşırılıklar arasında fikir değiştirirler. Bir gün tek evliliği savunurlarken, yarın sınırsız evlenmeyi ileri sürebilirler. Bu gün nafile namazları farzmış gibi yerine getirirken, yarın farz namazları 3 vakte, her vakti ise iki rekâta düşürebilirler. Bugün karşı cinse şehvetle baktığında gusül abdesti almayı kabul ederken, yarın guslün farz olmadığını ve kadın erkek ihtilatının caiz olduğunu söyleyebilirler. İşin ilginç yanı ise bunların hepsini mehdiliği açısından yoruma tabi tutmalarıdır. Her akıllarına gelen, ilahi ilhamla(!) olduğu için -hâşâ- doğrudur…

• Paranoyak mehdiler, sathi bakışla kuvvetli dini yaşayışa sahip görünseler de incelendiklerinde; dinin hükümlerini altüst ettikleri, birçok farz ibadeti reddettikleri veya saptırdıkları halde, olmayan bazı ibadet türlerini ortaya çıkarttıkları (bid’at) görülür.

• En mühim özelliklerinden biri de yalancı olmaları ve takiyye yapmalarıdır. Bunu mehdiliklerini ispat etmek için gerekli ve şart görürler. Mehdiliklerine inandırabilmek için rahatlıkla herkese değişik ve zıt davranışlarda ve açıklamalarda bulunurlar.

Tedavisi mümkün mü?

Maalesef paranoyaklara tedavi açısından hiçbir şey yapılamamakta ve ömür boyu hezeyanları sürmektedir.

Avrupa ve ABD’de etrafına hayli kişi toplayan, çoğunluğunu Hindistan ve Uzakdoğu’lu şarlatanların teşkil ettiği ceste’lerin benzerleri, maalesef son zamanlarda Türkiye’de de görülmektedir. Bu tip kişilere karşı uyanık olmak ve tuzaklarına düşmemek için ortak özelliklerini belirttik. Rabbimiz cümlemizi sıratı müstakimden ayırmasın.

Kaynaklar: 1- Özaydın, Selim; “Psikiyatri”, İstanbul Tıp Fakültesi Yayınları, 1984. 2- Ayhan Songar; “Psikiyatri” Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Yayınları, 1976. 3- Çifter, İsmail; “Psikiyatri” 1986. 4- Arkonaç, Oğuz: “Psikiyatrik Semptomlar ve Sendromlar” 1987.


**************************

Mehdi (as) ve ‘Mehdi’ ilan etme yarışı

Seyda Muhammed Konyevî

Kıyametin büyük alametlerinden biri de kıyamet kopmadan önce Mehdi aleyhisselamın gelmesidir. Nitekim Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem, Mehdi (as)'ın geleceğini haber veren bir hadisi şerifte şöyle buyurmuştur:

“Dünyada yalnızca bir gün kalsa bile, yeryüzünü zulmün kapladığı gibi adaletle dolduracak, ismi benim ismime, babasının ismi benim babamın ismine uyan, benden veya Ehli Beyt'imden birini göndermek için Allahu Teâlâ o günü uzatacaktır.” (Ebu Davud)

Mehdi (as), Hz. Peygamber'in yolundan gidecek, uyuyan kimseyi uyandırmayacak, kan da akıtmayacaktır. İhya etmedik sünnet, kaldırmadık bid'at bırakmayacaktır. Ahirzamanda, aynen Hz. Peygamber (sav) gibi dinin icaplarını yerine getirecektir. Mehdi (as) Zülkarneyn ve Süleyman aleyhimüsselam gibi bütün dünyaya hakim olacaktır. Haçı kıracak, domuzu öldürecektir. Yeryüzü zulüm ve işkence yerine adaletle dolacaktır.

Her şeyi (mal ve para) hak ve adalet ölçüleriyle eşit bir halde taksim edecektir. Böylece yer ve gök sakinleri ondan razı oldukları gibi, havadaki kuşlar, ormandaki yırtıcı hayvanlar, denizdeki balıklar bile memnunluk duyacaklardır. Rivayetlere göre, Mehdi (as) bu adalet ve bolluk içinde, yedi yıl yahut sekiz yıl veya dokuz yıl yaşayıp hükümdar kalacaktır.

Yalancı Mehdi'lere dikkat!

Şunu belirtmekte fayda görüyorum: Bazı insanlar: “Şu Mehdi midir?” ya da “Bu Mehdi midir?” diye soruyorlar. Hâlbuki Mehdi (as) kısaca anlatılan bu özelliklere sahiptir.

Maalesef zamanımızdaki bazı sapık insanlar, kendilerini Mehdi olarak müslümanlara lanse ettiriyorlar. Hâlbuki Mehdi (as) Hz. Peygamber (sav)'in yaşadığı gibi yaşayacak ve onun ahlakı, Hz. Peygamber (sav)'in ahlakı gibi olacaktır.

Bazı insanlar, aynı anda yüz kişiyi Mehdi ilan edebiliyorlar. Hâlbuki Mehdi (as) bir tanedir. Bir grup insan ortaya çıkıyor ve: “Bizim dediğimiz kimse Mehdi'dir.” diyorlar. Diğer tarafta başka bir grup atılarak: “Yok sizin dediğiniz kimse değil, bizim dediğimiz kimse Mehdi'dir” diyorlar ve aralarında kıskançlık ve kin meydana geliyor.

Gerçek Mehdi (as) zuhur ettiğinde, bu gibi insanların ona tabi olmamasından korkulur. Mehdi (as)'ın zuhuru, Allahu Zülcelal'in görevidir (insanların yapacağı bir şey değildir; Allah bunu vaat etmiştir), O, dilediği zaman, mutlaka gönderecektir.


PROF. DR. SEFA SAYGILI
 

türkü

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
18 Tem 2007
Mesajlar
4,973
Puanları
113
başlıga bakınca insan beklentiye dair bir paranoyadan sözediliyor sanıyor oysa beklentiyi perçinleyen hangisi sahte hangisi gerçek arayışlarına iten başka türlüsünden bir paronaya yönlendiriliyor insan:) tombaladan, sürpriz yumurtadan çıkacak gibi düşünsek ne yoluna baksak ne umudumuzu söndürsek ikisi arasında bir yerlerde dursak olmuyor mu?
 

reis

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
15 Eki 2006
Mesajlar
10,901
Puanları
0
Mehdi, tıpkı Fatih Sultan Mehmet misyonunda siyasi kimliği olan dindar bir şahsiyettir.
Yani bizden olan emir sahiplerinin ulema, hoca, şeyh kısmından değildir.
Yani misyonu ulema, hoca, şeyh olan Ak Şemseddin değildir. Misyonu siyasi ve devlet adamlığı olan Fatih'tir...

Sadece bunu bilsek bile piyasada ki Mehdi(!)lerin %99.9'unu elemiş oluruz... :)
 

Hikem

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
31 Ağu 2009
Mesajlar
6,073
Puanları
0
Mehdi, tıpkı Fatih Sultan Mehmet misyonunda siyasi kimliği olan dindar bir şahsiyettir.
Yani bizden olan emir sahiplerinin ulema, hoca, şeyh kısmından değildir.
Yani misyonu ulema, hoca, şeyh olan Ak Şemseddin değildir. Misyonu siyasi ve devlet adamlığı olan Fatih'tir...

Sadece bunu bilsek bile piyasada ki Mehdi(!)lerin %99.9'unu elemiş oluruz... :)
Doğrusu sadece siyasi ve devlet adamlığı söylemi eksik bir söylemdir.Sıraladıklarınızın hepsini cem etsek doğruya yaklaşmış oluruz.Şöyleki hem hoca, hem şeyh, hem alim(mutlak müctehid)

hem devlet adamı....Özellikle atlanılan husus mehdi aleyhisselamın MUTLAK MÜCTEHİD olması dır.Günümüz sahte mehdilerinin arabcadan bile aciz olması, traji-komik bir durumdur.
 

talib

Kıdemli Üye
İhvan Üyesi
Katılım
11 Tem 2006
Mesajlar
21,906
Puanları
113
Bazı cemaatlerin ileri gelenleri geçmiş gitmiş liderleri hakkında Mehdi propagandası yaparak, milleti elde tutmaya çalışırlar. E gençlerin de hoşuna gider tabi böyle muhabbetler..

Hemen yanımızda milletin ırzına geçilirken, dünyanın her yerinde oluk oluk müslüman kanı akıtılırken, bizim müslümancıklar da başka cemaatlere üstün gelmek adına Mehdi yarışında..

Mehdi geldi gitti de bu iş için mi geldi? Tövbe Ya Rabbi. Ne akılsız insanlarımız var..

Saysak epey bir Mehdi! buluruz bu zamanda...
 
Üst